BİR MİLLETİN HAFIZASINDA KAHRAMANLIK: EREN BÜLBÜL VE FERHAT GEDİK
BİR MİLLETİN HAFIZASINDA KAHRAMANLIK: EREN BÜLBÜL VE FERHAT GEDİK
Doç. Dr. Yüksel Turğut Akın (Sosyolog- Pedagog- Araştırmacı Yazar) yazdı...
Doç. Dr. Yüksel Turğut Akın (Sosyolog- Pedagog- Araştırmacı Yazar) yazdı...
Japonya’da yeni nesillere tarih bilinci kazandırılırken Hiroşima’nın taşıdığı hafıza özel bir yere sahiptir. Çocukların Hiroşima’daki anma mekânları ve müzeler aracılığıyla geçmişte yaşanan büyük acılarla tanıştırılması, yalnızca tarih öğretmek amacı taşımaz. Asıl amaç; yaşananların unutulmamasını, toplumsal hafızanın kuşaktan kuşağa aktarılmasını ve geleceğin geçmişten alınan derslerle inşa edilmesini sağlamaktır.
Çünkü milletler yalnızca başarılarını değil, acılarını, fedakârlıklarını ve kahramanlarını da çocuklarına anlatabildikleri ölçüde güçlü bir tarih bilinci oluşturabilirler.
Bizim de kendi çocuklarımıza anlatmamız gereken kahramanlarımız, unutturmamamız gereken fedakârlıklarımız vardır.
11 Ağustos 2017 tarihinde Trabzon’un Maçka ilçesinde yaşanan hain terör saldırısı, milletimizin ortak hafızasında derin bir acı bıraktı. Henüz 15 yaşındaki Eren Bülbül ile onu korumaya çalışırken şehit düşen Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik, farklı kuşaklardan iki insanın aynı vatan sevgisinde nasıl buluşabileceğinin unutulmaz sembolleri oldular.
Eren Bülbül’ün hikâyesi, yaşının çok ötesinde bir cesaretin hikâyesidir. Çocukluğun masumiyetini taşıyan bir gencin vatanına ve yaşadığı topraklara karşı gösterdiği duyarlılık, onu milletimizin gönlünde müstesna bir yere taşımıştır. Onun ardından hafızalara kazınan “İyi ki varsın Eren” sözü ise zamanla bireysel bir hatırlamanın ötesine geçmiş, toplumsal vefanın güçlü ifadelerinden biri hâline gelmiştir.
Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik ise mesleğinin ve üniformasının taşıdığı sorumluluğu son ana kadar yerine getirmiştir. Eren’i korumaya çalışırken kendi bedenini siper etmesi; görev bilincinin, insan sevgisinin, cesaretin ve fedakârlığın en yüksek örneklerinden biri olarak hafızalarımıza kazınmıştır.
Sosyolojik açıdan bakıldığında toplumları bir arada tutan yalnızca ortak sınırlar değildir. Ortak acılar, ortak değerler, ortak hatıralar ve ortak kahramanlar da millet olma bilincinin temel unsurlarıdır. Şehitlerimizin hatırasına sahip çıkmak bu nedenle geçmişi anmaktan çok daha büyük bir anlam taşır. Bu sahiplenme, gelecek kuşaklara vatan sevgisinin, sorumluluk bilincinin ve toplumsal dayanışmanın aktarılmasıdır.
Buna verilebilecek en güçlü toplumsal cevap ise acılar karşısında ayrışmak değil, ortak değerler etrafında kenetlenmektir. Eren Bülbül ve Ferhat Gedik’in isimlerinin yıllar geçmesine rağmen milyonların gönlünde yaşamaya devam etmesi, bu toplumsal dayanışmanın en anlamlı göstergelerindendir.
Bugün bize düşen görev; onların isimlerini yalnızca şehadet yıl dönümlerinde hatırlamak değil, temsil ettikleri değerleri gelecek nesillere aktarmaktır. Çünkü bir millet, kahramanlarını hatırladığı ve onların uğruna fedakârlık yaptığı değerleri koruduğu müddetçe tarihsel hafızasını da korur..
2017 yılında Trabzon’un Maçka ilçesinde şehit edilen Eren Bülbül ve kahraman hemşehrimiz Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik’i şehadetlerinin yıl dönümünde saygı, minnet ve rahmetle anıyorum.
Mekânınız cennet, makamınız âli olsun.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.




