<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
                 <rss version="2.0" 
                 xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
                 xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" 
                 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" 
                 xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
                 <channel><title>Aktürk Haber | Güncel Son Dakika Gelişmeler</title>
                      <link>https://www.akturkhaber.com/rss.xml</link>
                      <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.akturkhaber.com/rss.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                      <language>tr</language>
                      <description>Tarafsız, objektif ve en etkili organik haberleriyle Türkiyenin en iyi haber sitesidir</description>
                      <category>News</category>
                      <lastBuildDate>Mon, 03 Aug 2026 15:58:48 +0000</lastBuildDate>
                      <ttl>1</ttl>
                      <generator>Aktürk Haber | Güncel Son Dakika Gelişmeler - Haberler</generator>
                      <copyright>Copyright - 2026 - Aktürk Haber | Güncel Son Dakika Gelişmeler</copyright><item><title><![CDATA[HALICI: “DEREBOĞAZI YOLU’NDA AK PARTİ’NİN ÇELİŞKİLERİ İTİRAF NİTELİĞİNDE”]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-halici-derebogazi-yolunda-ak-partinin-celiskileri-itiraf-niteliginde-560.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-halici-derebogazi-yolunda-ak-partinin-celiskileri-itiraf-niteliginde-560.html</link>
                    <description><![CDATA[Yeni Parti Parti Meclisi Üyesi ve Isparta Milletvekili Hikmet Yalım Halıcı, Dereboğazı Yolu üzerinden AK Parti milletvekillerinin açıklamalarını sert sözlerle eleştirdi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Yeni Parti Parti Meclisi Üyesi ve Isparta Milletvekili Hikmet Yalım Halıcı, Dereboğazı Yolu üzerinden AK Parti milletvekillerinin açıklamalarını sert sözlerle eleştirdi. Halıcı, yolun yıllardır tamamlanamamasının Isparta’nın ulaşım, turizm, tarım ve ticaretine zarar verdiğini belirterek, “Verilen sözleri de tutulmayan vaatleri de Ispartalılar çok iyi biliyor ve hatırlıyor” dedi. “ESKİSİYLE YENİSİYLE BÜYÜK BİR ÇELİŞKİ VAR” AK Parti Isparta Milletvekili Mehmet Uğur Gökgöz’ün Dereboğazı Yolu’nun iki etap halinde ihale edileceğini ve 2027 yılında ihale sürecinin gerçekleştirileceğini açıklamasını değerlendiren Halıcı, diğer AK Parti Milletvekili Osman Zabun’un ise Isparta’nın önceliklerini şehrin ortak beklentilerinin belirlediğine yönelik açıklamasını hatırlattı. Halıcı, önceki dönem AK Parti Milletvekili ve TBMM eski Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç’in, Dereboğazı Yolu tamamlanmadan önce Isparta’nın altyapısının güçlendirilmesinin daha öncelikli olduğu yönündeki sözlerine de dikkat çekti. Halıcı, “Eskisiyle, yenisiyle AK Parti milletvekillerinin büyük bir çelişki ve kafa karışıklığı içinde olduğunu görüyoruz. Aslında bu durum bir nevi itiraf niteliğinde. Antalya yolunun, Burdur yolunun, Konya yolunun neden bitirilemediğinin itirafı” ifadelerini kullandı. “GERÇEKLERİ KONUŞALIM” “Peki gerçekler nedir?” diyerek sözlerini sürdüren Halıcı, Isparta’nın ekonomik durumuna dikkat çekti. Isparta’nın Batı Akdeniz’in en fakir illerinden biri olduğunu ve ilçelerin göç verdiğini savunan Halıcı, vatandaşların ekonomik sıkıntılar yaşadığını belirterek, “Açlık sınırı altında hayatta kalmaya çalışan emekliler, asgari ücretliler ve işsiz yurttaşlar Antalya’da değil, evinde bile kahvaltı yapamıyor” dedi. “24 YILDIR TEK BAŞINIZA İKTİDARSINIZ” AK Parti’nin uzun yıllardır iktidarda olduğunu ve Isparta Belediyesi’nin de AK Parti yönetiminde bulunduğunu belirten Halıcı, altyapı konusunda şu soruları yöneltti: “Altyapıyı güçlendirmek için ne beklediniz? Elinizi tutan mı vardı? Sen yolu yap, vatandaşı da açlık ve yoksulluk sınırından kurtar, ondan sonra kim nerede kahvaltı yaparsa yapsın!” Halıcı, Dereboğazı Yolu’nun tamamlanmamasının ekonomik gerekçelerle açıklanamayacağını savunarak, “Yol yol gidemiyor, para yok yiyemiyorken bu sözler AK Parti’nin beceriksizliğine kılıf aramaktan başka bir şey değildir” ifadelerini kullandı. “YOL YILLARDIR BİTİRİLEMEDİ” Dereboğazı Yolu’nun yıllardır tamamlanacağının söylendiğini ancak projenin bir türlü bitirilemediğini belirten Halıcı, yaşanan kazalara da dikkat çekti. “Bu yolun bitmemesi yüzünden vatandaşlarımız kazalarda can veriyor ve yaralanıyor. Maalesef bu kayıplar yol bitmediği için halen devam ediyor” diyen Halıcı, yolun yalnızca Isparta-Antalya ulaşımını sağlayan bir güzergâh olmadığını vurguladı. Halıcı, “Bu yol turizmin, tarımın, ticaretin ve bölge ekonomisinin can damarıdır. Bu yolu geciktirmek, Isparta’nın kalkınmasını da geciktirmektir” dedi. “10 BİN LİRA AYIRARAK MI BU YOLU BİTİRECEKSİNİZ?” Dereboğazı Yolu için resmi teşvik programında yalnızca 10 bin lira ayrıldığını öne süren Halıcı, yolun tamamlanması konusunda verilen eski sözleri de gündeme taşıdı. Yolun daha önce 2015 yılında tamamlanacağının söylendiğini hatırlatan Halıcı, “Bırakın ihaleyi; siz 2015 yılında bu yolun bitirileceğini söylediniz. 10 bin lira ayırarak mı bu yolu bitireceksiniz?” diye sordu. Halıcı, her seçim döneminde Dereboğazı Yolu’nun tamamlanacağı yönünde sözler verildiğini belirterek, “Siz ya Ispartalı hemşerilerimizle alay ediyorsunuz ya da onların aklını ve hafızasını küçümsüyorsunuz” dedi. “ISPARTALILAR VERİLEN SÖZLERİ UNUTMADI” Açıklamasının sonunda iktidarın harcama politikalarını da eleştiren Halıcı, “Faize, müteahhitlere, yandaşlara, uçaklara, lükse, saraylarınıza para var ama Ispartalılara yok!” ifadelerini kullandı. Ispartalıların verilen ve tutulmayan sözleri unutmadığını savunan Halıcı, sözlerini şöyle tamamladı: “Ispartalılar verilen sözleri de, tutulmayan vaatleri de çok iyi biliyor ve hatırlıyor. İlk seçimde hem Ispartalı hemşerilerim hem de Türkiye’deki tüm yurttaşlarımız sandıkta gereken yanıtı verecektir.” ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/siyaset-haberleri">Siyaset</category><dc:creator><![CDATA[HALICI: “DEREBOĞAZI YOLU’NDA AK PARTİ’NİN ÇELİŞKİLERİ İTİRAF NİTELİĞİNDE” - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 14:59:51 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/halici-derebogazi-yolunda-ak-partinin-celiskileri-itiraf-niteliginde-180215-20260803.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/halici-derebogazi-yolunda-ak-partinin-celiskileri-itiraf-niteliginde-180215-20260803.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/halici-derebogazi-yolunda-ak-partinin-celiskileri-itiraf-niteliginde-180215-20260803.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[BASIN PLATFORMU, GAZETECİLERİ ÇATALCA'DA BULUŞTURDU]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-basin-platformu-gazetecileri-catalcada-bulusturdu-559.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-basin-platformu-gazetecileri-catalcada-bulusturdu-559.html</link>
                    <description><![CDATA[Başkan Mehmet Remzi Tanış: "Güçlü Basın İçin Dayanışma ve Kamu Desteği Şart"]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İSTANBUL – 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı dolayısıyla Basın Platformu tarafından Çatalca'da düzenlenen geleneksel buluşma programı, gazeteciler, kamu temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla gerçekleştirildi. Çatalca'daki Çatal Mangal Tesisleri'nde düzenlenen etkinliğe Türkiye'nin farklı illerinden gazeteciler, medya kuruluşlarının temsilcileri, kamu kurumlarından yetkililer, siyasi parti temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri katıldı. Programın açılışında konuşan Basın Platformu Başkanı Mehmet Remzi Tanış, basın camiasında birlik ve dayanışmanın her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirterek, sektörün ortak akılla hareket etmesinin hem mesleğin gelişimi hem de toplumun doğru bilgilendirilmesi açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Basın Platformu'nun uzun yıllardır gazeteciler arasında dayanışmayı güçlendirmeye yönelik çalışmalar yürüttüğünü ifade eden Tanış, güçlü bir iletişim ağı oluşturmanın sektörün geleceği açısından önemli katkılar sağlayacağını dile getirdi. Konuşmasında basın sektörünün karşı karşıya bulunduğu ekonomik sorunlara da değinen Tanış, özellikle yazılı ve görsel medyanın artan maliyetler nedeniyle zorlu bir süreçten geçtiğini belirtti. Bağımsız ve güçlü bir basının demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Tanış, sektörün sürdürülebilirliğinin sağlanabilmesi için kamu desteklerinin artırılmasının önem taşıdığını kaydetti. Etkinlik boyunca gazeteciler mesleğin güncel sorunları, yerel medyanın geleceği, dijital dönüşüm süreci ve sektörün beklentileri konusunda görüş alışverişinde bulundu. Yoğun çalışma temposunun dışında bir araya gelen basın mensupları, mesleki dayanışmayı güçlendirme fırsatı buldu. Program sonunda katılımcılar hatıra fotoğrafı çektirirken, gelecek dönemde gerçekleştirilecek ortak projeler ve etkinliklere ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. Basın Platformu tarafından geleneksel olarak düzenlenen buluşmanın, basın camiasındaki birlik ve beraberliğin güçlendirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[BASIN PLATFORMU, GAZETECİLERİ ÇATALCA'DA BULUŞTURDU - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 14:45:35 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/basin-platformu-gazetecileri-catalcada-bulusturdu-175140-20260803.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/basin-platformu-gazetecileri-catalcada-bulusturdu-175140-20260803.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/basin-platformu-gazetecileri-catalcada-bulusturdu-175140-20260803.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ADEM OFLAZ: “TOPRAĞINI KAYBEDEN GELECEĞİNİ KAYBEDER”]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-adem-oflaz-topragini-kaybeden-gelecegini-kaybeder-558.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-adem-oflaz-topragini-kaybeden-gelecegini-kaybeder-558.html</link>
                    <description><![CDATA[Saadet Partisi Isparta İl Başkanı Adem Oflaz, Türkiye’nin ve Isparta’nın tarımsal geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, tarımın yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda milli güvenlik ve bağımsızlık meselesi olduğunu söyledi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[  Hüseyin GÖZTEPE / ISPARTA Saadet Partisi Isparta İl Başkanı Adem Oflaz, Türkiye’de tarım alanlarının son yıllarda ciddi biçimde azaldığına dikkat çekerek, üreticinin yaşadığı sorunların çözülmesi ve tarım arazilerinin korunması gerektiğini belirtti. Oflaz, 2002 yılında 26 milyon 579 bin hektar olan tarım alanlarının 2025 yılı itibarıyla 23 milyon 978 bin hektara gerilediğini ifade ederek, yaklaşık 2 milyon 601 bin hektarlık tarım arazisinin üretim dışına çıktığını kaydetti. Bu durumun üretimin azalması, ithalatın artması ve gıda fiyatlarının yükselmesi gibi sonuçlar doğurduğunu belirten Oflaz, gelecekte gıda güvenliğinin ciddi bir risk altında kalabileceği uyarısında bulundu. “ÇİFTÇİNİN EN BÜYÜK SORUNU ÜRETMEK DEĞİL, ÜRETEBİLMEK” Çiftçinin artan üretim maliyetleri karşısında zorlandığını belirten Oflaz, “Bugün çiftçimizin en büyük sorunu üretmek değil; üretebilmektir” değerlendirmesinde bulundu. Mazot, gübre, yem ve elektrik maliyetlerinin üreticiyi zorladığını ifade eden Oflaz, gençlerin de tarımı geleceğini kurabilecekleri bir alan olarak görmediğini söyledi. Oflaz, bu durumun yalnızca üreticilerin değil, Türkiye’nin üretim kültürünün de geleceğini tehdit ettiğini vurguladı. ISPARTA TARIMINDA ÖNE ÇIKAN SORUNLAR Isparta’nın tarımsal yapısına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Oflaz, kırsal nüfusun yaşlanması, gençlerin kentlere göç etmesi, küçük aile işletmelerinin yaygınlığı, arazi parçalanması ve tarımsal eğitim eksikliğinin önemli sorunlar arasında bulunduğunu belirtti. Oflaz; kadın emeğinin kayıt dışı kalması, mevsimlik işçi ihtiyacı, elma ve gül üretiminde ürün çeşitliliğinin sınırlı olması, iklim değişikliği, su kaynaklarının azalması, yüksek girdi maliyetleri, pazarlama sorunları ve tarımsal sanayinin yetersizliğine de dikkat çekti. “ISPARTA’NIN TARIMSAL POTANSİYELİ GÜÇLENDİRİLMELİ” Isparta’nın önemli elma ve gül üretim merkezlerinden biri olduğuna, tarımsal bilgi birikimine ve gelişmiş bir meyvecilik kültürüne sahip bulunduğuna dikkat çeken Oflaz, mevcut potansiyelin daha yüksek katma değere dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti. Bu kapsamda alternatif ürünlerin, organik ve iyi tarım uygulamalarının, tarımsal ihracatın, dijital tarım teknolojilerinin ve kırsal turizmin desteklenmesi gerektiğini belirtti. Oflaz ayrıca genç çiftçilerin desteklenmesi, kırsal kalkınma yatırımlarının artırılması, arazi toplulaştırmasının hızlandırılması, kooperatifçiliğin güçlendirilmesi, modern sulama yöntemlerinin yaygınlaştırılması ve tarımsal sanayinin geliştirilmesi gerektiğini kaydetti. “GÜÇLÜ TÜRKİYE’NİN YOLU, GÜÇLÜ TARIMDAN GEÇER” Saadet Partisi olarak tarımı milli güvenlik meselesi olarak gördüklerini ifade eden Oflaz, üretim merkezli bir kalkınma anlayışının önemine vurgu yaptı. Tarım politikalarının genç çiftçilerin sektöre kazandırılması, kadın üreticilerin güçlendirilmesi, dijitalleşme, su yönetimi ve katma değerli üretim üzerine odaklanması halinde Isparta’nın tarımsal rekabet gücünün önemli ölçüde artabileceğini belirten Oflaz, şu ifadeleri kullandı: “Biz inanıyoruz ki, toprağını koruyan millet geleceğini korur. Saadet Partisi olarak, ‘Önce Ahlâk ve Maneviyat’ anlayışıyla, insanı merkeze alan Milli Görüş vizyonu doğrultusunda; üreticinin emeğini koruyan, gıda güvenliğini önceleyen, kendi kendine yeten ve tarımda yeniden güçlü bir Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki; toprağını kaybeden geleceğini kaybeder. Üreten Türkiye ise her zaman güçlü Türkiye’dir.” ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/siyaset-haberleri">Siyaset</category><dc:creator><![CDATA[ADEM OFLAZ: “TOPRAĞINI KAYBEDEN GELECEĞİNİ KAYBEDER” - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 13:25:04 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/adem-oflaz-topragini-kaybeden-gelecegini-kaybeder-164904-20260803.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/adem-oflaz-topragini-kaybeden-gelecegini-kaybeder-164904-20260803.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/adem-oflaz-topragini-kaybeden-gelecegini-kaybeder-164904-20260803.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[SAADET PARTİSİ ISPARTA TEŞKİLATI ŞARKİKARAAĞAÇ’TA ESNAF VE VATANDAŞLARIN TALEPLERİNİ DİNLEDİ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-saadet-partisi-isparta-teskilati-sarkikaraagacta-esnaf-ve-vatandaslarin-taleplerini-dinledi-557.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-saadet-partisi-isparta-teskilati-sarkikaraagacta-esnaf-ve-vatandaslarin-taleplerini-dinledi-557.html</link>
                    <description><![CDATA[Hüseyin Göztepe'nin haberi]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Saadet Partisi Isparta İl Teşkilatı, Şarkikaraağaç ilçesinde gerçekleştirdiği teşkilat çalışması kapsamında esnaf, vatandaş ve sanayici iş insanlarıyla bir araya gelerek ilçenin sorun ve taleplerini dinledi.



İlçe genelinde yoğun katılımla gerçekleştirilen programda vatandaşların ekonomik sıkıntıları, esnafın yaşadığı sorunlar ve sanayi sitesindeki iş yerlerinin yetersizliği gündeme geldi.

SANAYİ ESNAFININ İŞ YERİ VE KİRA SORUNU

Saadet Partisi Isparta İl Teşkilatı tarafından yapılan açıklamada, özellikle sanayi esnafının iş yeri bulmakta zorlandığı ve mevcut iş yerlerinin kiralarının yüksek olduğu belirtildi.

Sanayi esnafının taleplerinin yerinde dinlendiği ifade edilen açıklamada, “İş yerlerinin yetersiz yapıldığını, esnafımızın iş yeri bulmakta zorlandığını ve kiraların çok yüksek olduğunu gördük. Esnafımız bu sorunların ilgili mercilere acilen iletilmesini talep etti. Vatandaşlarımızın taleplerini gerekli mercilere bildirerek konunun takipçisi olacağız” denildi.

Esnafın ekonomik durumuna da dikkat çekilen açıklamada, bazı işletmelerin siftah yapmakta dahi zorlandığının görüldüğü belirtilerek, “Esnaflarımızın işlerinin çok kötü olduğunu gördük. Siftah yapamayan esnaflarımız olduğunu bizzat gördük. Onların dertleri bizim dertlerimizdir” ifadelerine yer verildi.

“MAHMUT ARIKAN’I GELECEĞİN CUMHURBAŞKANI OLARAK GÖRMEK İSTİYORUZ”

Saadet Partisi Isparta Teşkilatı açıklamasında, Şarkikaraağaç ziyaretinde vatandaşlardan Genel Başkan Mahmut Arıkan’a yönelik olumlu değerlendirmeler aldıklarını da belirtti.

Açıklamada, Şarkikaraağaç halkının Mahmut Arıkan’ın TBMM’de yaptığı konuşmaları takip ettiğinin ifade edildiği belirtilerek, “Vatandaşlarımız Genel Başkanımız Mahmut Arıkan’ı çok beğendiklerini ve kendisini geleceğin Cumhurbaşkanı olarak görmek istediklerini dile getirdiler” denildi.

Teşkilat tarafından bu ilgiden duyulan memnuniyet de dile getirilerek, vatandaşların Genel Başkan Arıkan’ı yakından takip etmesinin Saadet Partisi’nin toplumdaki karşılığının ve yükselişinin önemli bir göstergesi olduğu ifade edildi.

Saadet Partisi Isparta İl Teşkilatı, program boyunca kendilerini ilgiyle karşılayan ve taleplerini paylaşan Şarkikaraağaç halkına teşekkür etti.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/siyaset-haberleri">Siyaset</category><dc:creator><![CDATA[SAADET PARTİSİ ISPARTA TEŞKİLATI ŞARKİKARAAĞAÇ’TA ESNAF VE VATANDAŞLARIN TALEPLERİNİ DİNLEDİ - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 12:48:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/saadet-partisi-isparta-teskilati-sarkikaraagacta-esnaf-ve-vatandaslarin-taleplerini-dinledi-155348-20260803.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/saadet-partisi-isparta-teskilati-sarkikaraagacta-esnaf-ve-vatandaslarin-taleplerini-dinledi-155348-20260803.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/saadet-partisi-isparta-teskilati-sarkikaraagacta-esnaf-ve-vatandaslarin-taleplerini-dinledi-155348-20260803.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[KAPI KAPI DOLAŞTI, GÖNÜLLERE DOKUNDU]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-kapi-kapi-dolasti-gonullere-dokundu-556.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-kapi-kapi-dolasti-gonullere-dokundu-556.html</link>
                    <description><![CDATA[Keçiborlu’da 148 iş yerini ziyaret eden İmam Hatip Erkan Afet, esnafa “Ailem” kitabını hediye ederek aile değerlerinin önemine dikkat çekti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 

Keçiborlu Merkez Çorak Camii İmam Hatibi Erkan Afet, cami ile toplum arasındaki gönül bağını güçlendiren anlamlı bir çalışmaya imza attı.

İlçede faaliyet gösteren iş yerlerini kapı kapı dolaşarak ziyaret eden Afet, 148 esnafla bir araya geldi. Ziyaretlerinde Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan “Ailem” kitabını esnafa ücretsiz olarak hediye eden Afet, aynı zamanda hayırlı ve bereketli kazançlar temennisinde bulundu.

Esnafla sohbet eden Erkan Afet, aile kurumunun toplumun temel taşı olduğuna dikkat çekerek aile bağlarının korunması ve güçlendirilmesine yönelik tavsiyelerini de paylaştı.

“GÖNÜL HİZMETİNİN GÜZEL BİR ÖRNEĞİ”

Gerçekleştirdiği ziyaretlerle dikkat çeken Erkan Afet, yalnızca bir kitap dağıtmakla kalmayıp esnafla birebir iletişim kurarak önemli bir gönül köprüsü oluşturdu.

Diyanet-Sen Isparta Şube Başkanı Mevlüt Tosun da Erkan Afet’i bu anlamlı ve özverili çalışmasından dolayı ziyaret ederek tebrik etti ve kendisine hediye takdiminde bulundu.

Tosun, Afet’in çalışmasının örnek teşkil ettiğini belirterek, “Hocamızı bu örnek davranışından dolayı kutluyoruz. Keçiborlu’da gerçekleştirdiği bu özverili çalışma, gönül hizmetinin güzel bir örneğidir.” dedi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[KAPI KAPI DOLAŞTI, GÖNÜLLERE DOKUNDU - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 12:31:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/kapi-kapi-dolasti-gonullere-dokundu-153631-20260803.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/kapi-kapi-dolasti-gonullere-dokundu-153631-20260803.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/kapi-kapi-dolasti-gonullere-dokundu-153631-20260803.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[GÖKGÖZ: “DEREBOĞAZI YÜREĞİMİ SIZLATIYOR”]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-gokgoz-derebogazi-yuregimi-sizlatiyor-555.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-gokgoz-derebogazi-yuregimi-sizlatiyor-555.html</link>
                    <description><![CDATA[AK Parti Isparta Milletvekili ve TBMM Milli Savunma Komisyonu Üyesi Mehmet Uğur Gökgöz, Dereboğazı yolunun iki etap halinde ihale edileceğini belirterek, “2027 yılında ihale edilmesiyle ilgili müjdeyi vermek istiyorum” dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 

Isparta’nın sorunlarını, beklentilerini ve geleceğine ilişkin hedeflerini ortak akılla değerlendirmek amacıyla bir süre önce kurulan Isparta Platformu, ilk konuğu olarak AK Parti Isparta Milletvekili ve TBMM Milli Savunma Komisyonu Üyesi Mehmet Uğur Gökgöz’ü ağırladı.

Yaklaşık 5 saat süren buluşmada, başta uzun yıllardır Isparta’nın önemli gündem maddelerinden biri olan Dereboğazı yolu olmak üzere eğitim, sağlık, spor, su kaynakları, turizm, Miryokefalon Zaferi ve Ispartaspor gibi kentin geleceğini ilgilendiren çok sayıda konu ele alındı.

Toplantının moderatörlüğünü yapan Isparta Platformu Koordinatörü Müslüm Aktürk, Platformun yalnızca kentin sorunlarını konuşan bir yapı olarak düşünülmediğini belirterek, kuruluş felsefesini şöyle anlattı:

“Biz Isparta Platformu’nu geniş bir aile olarak düşünüyoruz. Bu yola da böyle bir anlayışla çıktık. Elbette Isparta’nın sorunlarını konuşacağız, eksiklerimizi dile getireceğiz, çözüm önerileri üzerinde duracağız. Ancak sadece sorunları konuşup dertlenerek evlerimize dönmek istemiyoruz. Aynı zamanda bir dostlar meclisi anlayışıyla sohbet etmek, birbirimizi daha yakından tanımak, kaynaşmak ve güzel bir akşamın ardından evlerimize mutlu dönmek istiyoruz.

Bizim hedefimiz zaman içerisinde Isparta Platformu’nu kentin önemli buluşma noktalarından biri haline getirmek. Isparta’ya gelen önemli bir ismin, ‘Isparta Platformu’nu da ziyaret edelim, oradaki dostlarla görüşelim, kentin insanlarıyla fikir alışverişinde bulunalım’ diye düşünmesini arzu ediyoruz. Bunun gerçekleşmesi için çeşitli faaliyetler düzenleyecek, farklı kesimleri bir araya getirecek ve Platformun Isparta adına ağırlığını hissettiren bir konuma ulaşması için çalışacağız.

Bizim için önemli olan sadece konuşmak değil; birbirimizi dinlemek, ortak akıl geliştirmek, dostlukları güçlendirmek ve mümkün olduğunca Isparta’nın yarınlarına katkı sağlayacak fikirleri birlikte ortaya koyabilmek.”

DEREBOĞAZI İÇİN 52 KİLOMETRELİK PROJE

Toplantının en önemli gündem maddelerinden biri Dereboğazı yolu oldu.

Isparta’nın Antalya ile bağlantısını sağlayan güzergâhta meydana gelen kazaların kendisini de derinden etkilediğini ifade eden Milletvekili Mehmet Uğur Gökgöz, yolun tamamlanması için ilgili kurumlarla temasların sürdüğünü ve konuyu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da bizzat ilettiğini söyledi.

Gökgöz, Dereboğazı konusunda şu bilgileri verdi:

“Dereboğazı yolu konusunda halkımız taleplerinde haklı. Oradan gelen her kaza haberi benim de yüreğimi sızlatıyor. Biz de yolun bir an önce tamamlanmasını istiyoruz. Çalışmaların arzu ettiğimiz hızda ilerlemediği noktalar olabilir ancak konunun takipçisiyiz.

Geçtiğimiz günlerde Sayın Cumhurbaşkanımızla bizzat görüştüm ve Dereboğazı yolu ile ilgili dosyayı kendisine teslim ettim. Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Abdulkadir Uraloğlu ile de sürekli temas halindeyim.

Proje iki etap halinde ihale edilecek. Birinci etap yaklaşık 41,5 kilometre uzunluğunda ve maliyeti 7,9 milyar lira. İkinci etap ise 10,5 kilometre uzunluğunda ve maliyeti 12,6 milyar lira. Toplamda yaklaşık 52 kilometrelik bir projeden söz ediyoruz. Projede 6 köprü ve 6 tünel bulunuyor. Toplam yatırım maliyeti ise yaklaşık 20,5 milyar lira.

2027 yılında ihale edilmesiyle ilgili müjdeyi vermek istiyorum. Bu konunun da takipçisi olmaya devam edeceğiz.”

Gökgöz, Türkiye genelinde ulaşım altyapısına önemli yatırımlar yapıldığını belirterek, ihtiyaç duyulan güzergâhlarda çalışmaların sürdüğünü ve Dereboğazı sorununun da çözümü için gayret gösterdiklerini ifade etti.

“ISPARTA’NIN GELECEĞİNE İNANIYORUZ”

Isparta’nın eğitim, sağlık ve spor altyapısında önemli bir noktaya geldiğini dile getiren Gökgöz, özellikle Davraz Kayak Merkezi ve Davraz Kamp Merkezi’nin spor turizmi açısından taşıdığı potansiyele dikkat çekti.

Davraz’a farklı spor kulüplerinin kamp amacıyla geldiğini belirten Gökgöz, suni kar uygulamasıyla kayak sezonunun uzatılması ve golf turizminin geliştirilmesine yönelik çalışmaların da gündemde bulunduğunu söyledi.

Gökgöz, “Ektiklerimizi biçmeye başladık. Son üç yılda 217 parça tesis yaptık. Eğitim ve sağlık yatırımlarının yanı sıra spor alanında da Isparta’nın önemli bir merkez haline gelmesi için çalışıyoruz” dedi.

Sağlık yatırımlarına da değinen Gökgöz, Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi için 1032 yataklı yeni bir bina planlandığını açıkladı.

“Şehirle ilgili aşkımız var” diyen Gökgöz, Isparta’nın gelişimi için yatırımların ve projelerin takipçisi olduklarını vurguladı.

EĞİRDİR GÖLÜ VE OKULLARDAKİ GÜÇLENDİRMELER

Isparta’nın su kaynakları konusunda da değerlendirmelerde bulunan Gökgöz, yaklaşık üç yıldır bu alanda çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.

Eğirdir Gölü’nden su kullanımının artık söz konusu olmadığını belirten Gökgöz, kaçak ve kontrolsüz su kullanımıyla mücadele edilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Okullardaki güçlendirme çalışmalarıyla ilgili konunun yargıya intikal ettiğini de belirten Gökgöz, sürecin takipçisi olacaklarını ve yargıya güvenlerinin tam olduğunu ifade etti.

MİRYOKEFALON İÇİN ÇALIŞTAY

Toplantıda Isparta’nın tarihi açısından büyük önem taşıyan Miryokefalon Zaferi de gündeme geldi.

Gökgöz, Miryokefalon Zaferi’nin Isparta topraklarında kazanıldığının tescillenmesi yönündeki çalışmaların devam ettiğini belirterek, Türk Tarih Kurumu ile görüşmelerin sürdüğünü söyledi.

Türk Tarih Kurumu bünyesinde gerçekleştirilecek çalıştayın konunun bilimsel açıdan daha da netleşmesine katkı sağlayacağını ifade etti.

ISPARTASPOR’A KALICI GELİR HEDEFİ

Gökgöz, Ispartaspor’un ekonomik açıdan daha güçlü bir yapıya kavuşması için yeni stadyum projesinde kulübe kalıcı gelir sağlayacak bir model üzerinde durulduğunu da açıkladı.

Yıkılacak mevcut stadyumun yerine yapılacak yeni projede dükkânların bulunacağını belirten Gökgöz, bu alanların işletilmesinden Ispartaspor’un yararlanmasının planlandığını söyledi.

Gökgöz, böylece kulübün düzenli gelir elde etmesinin ve finansal açıdan daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasının hedeflendiğini kaydetti.

PLATFORM ÜYELERİNDEN GÖKGÖZ’E TEŞEKKÜR

Yaklaşık 5 saat süren buluşmanın ardından Isparta Platformu üyeleri, Milletvekili Mehmet Uğur Gökgöz’ün toplantı boyunca sergilediği samimi, açık ve çözüm odaklı yaklaşımın kendileri açısından memnuniyet verici olduğunu belirtti.

Prof. Dr. Adnan Çalık, Gökgöz’ün Isparta’nın meselelerine ilişkin bilgi birikimi ve konu başlıklarına hâkimiyetinin dikkat çekici olduğunu belirterek, “Sayın Milletvekilimizin samimi ve içten tavrı, Isparta’nın meselelerine gösterdiği ilgi ve özellikle takip ettiği konular hakkında doğrudan bilgi vermesi bizim açımızdan oldukça kıymetliydi. Sorularımızı açık şekilde yanıtlaması ve Platform üyelerinin görüş, öneri ve eleştirilerini dikkate alacağını ifade etmesi, ortak akıl açısından önemli bir yaklaşım. Kendisine Isparta adına gösterdiği gayretler için teşekkür ediyoruz” dedi.

Hakkı Yaman, özellikle Dereboğazı yolu konusunda Gökgöz’ün verdiği bilgilerin önemli olduğunu ifade ederek, “Sayın Milletvekilimizden Dereboğazı yoluyla ilgili projenin kapsamını, etaplarını, maliyetini ve 2027 yılına ilişkin ihale hedefini doğrudan dinleme fırsatı bulduk. Konuya hâkimiyeti ve sorularımıza açık cevaplar vermesi bizim için önemliydi. Isparta’nın en önemli sorunlarından birinin çözümü noktasında gösterdiği gayreti takdirle karşılıyoruz” diye konuştu.

Prof. Dr. İskender Akkurt, Gökgöz’ün Isparta’nın ekonomik ve sosyal potansiyeline ilişkin değerlendirmelerinin de önemli olduğunu belirterek, “Sayın Gökgöz’ün Isparta’nın yalnızca bugünkü sorunlarına değil, gelecekte ulaşabileceği noktaya da odaklandığını gördük. Özellikle tarım, üniversite-sanayi iş birliği ve katma değerli üretim konularındaki yaklaşımını önemli buluyorum. Kentin potansiyelini bilen ve bunu daha ileriye taşımaya yönelik çaba gösteren yöneticilerimizin yanında olmak hepimiz için değerli” dedi.

Dt. Özgür Tandoğan, toplantının son derece samimi bir ortamda geçtiğini belirterek, “Gecenin en güzel taraflarından biri, Sayın Milletvekilimiz Mehmet Uğur Gökgöz’ün sorularımızı içtenlikle karşılaması ve Isparta ile ilgili konuları büyük bir samimiyetle paylaşmasıydı. Farklı düşüncelerin rahatlıkla ifade edilebildiği, karşılıklı saygı ve anlayış içerisinde geçen çok güzel bir buluşma gerçekleştirdik. Bu güzel organizasyon için Platform yöneticilerimize, ev sahipliği yapan Av. Ercan Çimenkaya’ya, Sayın Milletvekilimize ve bütün katılımcılara teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Suat Meydan ise Gökgöz’ün daveti kabul ederek Platform buluşmasına katılmasının kendileri açısından anlamlı olduğunu belirterek, “Sayın Milletvekilimize davetimizi kırmayarak aramıza katıldığı ve Isparta’nın meselelerini bizimle samimiyetle paylaştığı için teşekkür ediyorum. Kendisiyle aynı masa etrafında kentimizin sorunlarını, beklentilerini ve geleceğini konuşmak bizim için değerliydi. Bu tür buluşmaların Isparta adına karşılıklı anlayış ve iş birliğini güçlendireceğine inanıyorum” dedi.

Isparta Platformu’nun, önümüzdeki dönemde farklı alanlardan önemli isimleri ağırlayarak kent gündeminin konuşulduğu, fikirlerin paylaşıldığı ve dostlukların güçlendirildiği buluşmalar düzenlemeyi sürdürmesi hedefleniyor.










 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/siyaset-haberleri">Siyaset</category><dc:creator><![CDATA[GÖKGÖZ: “DEREBOĞAZI YÜREĞİMİ SIZLATIYOR” - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 17:16:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/gokgoz-derebogazi-yuregimi-sizlatiyor-202317-20260802.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/gokgoz-derebogazi-yuregimi-sizlatiyor-202317-20260802.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/gokgoz-derebogazi-yuregimi-sizlatiyor-202317-20260802.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Başkan Başdeğirmen’den yeni ev için malzeme desteği]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-baskan-basdegirmenden-yeni-ev-icin-malzeme-destegi-554.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-baskan-basdegirmenden-yeni-ev-icin-malzeme-destegi-554.html</link>
                    <description><![CDATA[Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Şarkikaraağaç ilçesine bağlı Göksöğüt köyünde 19 Mart 2026 tarihindeki yangında evlerini kaybettikten sonra tandır olarak kullanılan yerde yaşamaya başlayan yaşlı çifte, yeni ev yapımı için malzeme desteğinde bulundu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Şarkikaraağaç ilçesine bağlı Göksöğüt köyünde Mehmet Eren (65) ve Türkan Eren (69) çiftinin yaşadığı 2 katlı ev 19 Mart 2026 tarihinde elektrik kontağından çıkan yangında kullanılamaz hale geldi. O günden sonra köy halkı ve komşularının desteğiyle ayakta durmaya çalışan Eren ailesi, evlerinin önünde bulunan ve bir zamanlar ekmek pişirdikleri tek gözlü tandır alanında yaşamaya başladı. Köy halkı ve ilgili kurumların desteğiyle yaşlı çifte yeni ev yapılması için hareke geçildi. İnşaat çalışmalarının devam ettiği yeni ev yapımı için Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen de briket, kereste, kiremit ve cam desteğinde bulundu. Isparta Belediyesi, yeni ev yapım sürecini yakından takip ediyor. Eren ailesi inşaat çalışmalarının tamamlanmasını ve yeni evlerine kavuşmayı bekliyor. Türkan Eren: “Tandırda yaşamaya başladık” Türkan Eren, 2 katlı evlerinin yandığını, yangından sonra daha önce tandır olarak kullanılan yerde yaşamaya başladıklarını söyledi. Komşularının kendilerine destek verdiğini belirten Eren, “Yemeğimizi komşularımız getiriyor” dedi. Mehmet Eren: “Şükrü başkanımızdan da Allah razı olsun” Mehmet Eren ise yangından sonra Şarkikaraağaç Belediye Başkanı Ali Göçer’in destek verdiğine belirterek, Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in de yeni ev yapımı için briket başta olmak üzere gerekli malzemeyi gönderdiğini söyledi. Eren, “Şükrü başkanımızdan da Allah razı olsun. Tuttuğu altın olsun. Şükrü başkanımıza da teşekkür ediyorum. Şarkikaraağaç ilçe jandarma komutanımıza da teşekkür ediyorum. Cumhurbaşkanımıza da teşekkür ediyorum. Türkiye Cumhuriyeti yanımızda. Allah razı olsun. Herkes bize el açtı. Komşularımız da yardımcı oldu. Herkesten Allah razı olsun” diye konuştu. Kara: “Devlet millet el ele” Eren ailesinin komşularından Hilmi Kara, Göksöğüt köyünde 19 Mart 2026 tarihinde Mehmet Eren’in evinde yangın çıktığını, yangında evin ağır hasar aldığını ve yıkıldığını söyledi. Kara, “Bu süreçte evin birçok varisi olduğundan tek tapuya düşürmek için zaman sarf ettik. Tek tek kişileri bularak, evi tek tapu olarak Mehmet amcamızın üstüne aldık. Bu süreçten sonra inşaatımız başladı. İnşaat başladığından bugüne Şarkikaraağaç Belediye Başkanımız Ali Göçer bizlere beton, demir ve ekipman desteğinde bulundu. İl AFAD Müdürlüğümüz bir miktar nakdi destekte bulundu. Olayın ilk anından bu yana haberdar olan Isparta Belediye Başkanımız Şükrü Başdeğirmen, gerekli talimatları vererek evin hızlı bir şekilde yapımının tamamlanması amacıyla briket, kiremit, kereste ve cam desteğinde bulundu. Başkanımız da desteğini bizden hiç esirgemedi. Bu yardımlar yapılırken bizlere gerek ikmal, ekipman ve personel konusunda yardımcı olan Isparta Belediye Başkan Yardımcımız Serkan Kaya’ya da teşekkür ederiz. Mehmet Eren amcamızın evlerini tamamlamak için ellerinden gelen mücadeleyi vermektedirler. Sadece iç dekorasyon malzemelerine ihtiyacımız kaldı. En kısa zamanda elektrik, su tesisatları ile iç dekorasyon malzemeleri de tamamlandığı takdirde Mehmet amcamız inşallah kendi evlerine kavuşacaktır. Emeği geçen tüm kurumlara ve belediye başkanlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz. Allah razı olsun. Devlet millet el ele, bunu bir kez daha burada gördük. Hiçbir zaman Mehmet amcamızı yalnız hissettirmediler” ifadelerinde bulundu. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Başkan Başdeğirmen’den yeni ev için malzeme desteği - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 11:23:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/baskan-basdegirmenden-yeni-ev-icin-malzeme-destegi-142515-20260802.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/baskan-basdegirmenden-yeni-ev-icin-malzeme-destegi-142515-20260802.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/baskan-basdegirmenden-yeni-ev-icin-malzeme-destegi-142515-20260802.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[PAŞA HAN ÇORBA BALÇOVA’DA HİZMETE AÇILDI]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-pasa-han-corba-balcovada-hizmete-acildi-553.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-pasa-han-corba-balcovada-hizmete-acildi-553.html</link>
                    <description><![CDATA[İzmir Balçova’da hizmete giren Paşa Han Çorba, düzenlenen açılış programında yoğun bir katılımla kapılarını açtı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 

İzmir’in Balçova ilçesinde hizmet vermeye başlayan Paşa Han Çorba, şık ve ferah mekânı, zengin menüsü ve geleneksel lezzetleriyle misafirlerini ağırlamaya başladı.

Mithatpaşa Caddesi, Korutürk Mahallesi’nde hizmete giren işletmenin açılışına; kamu, siyaset, sivil toplum ve iş dünyasından çok sayıda davetlinin yanı sıra dost ve vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.

ÇORBA, KEBAP, PİDE VE KAHVALTI BİR ARADA

İki katlı salonu ve açık teras katıyla hizmet veren Paşa Han Çorba’nın menüsünde birbirinden farklı çorba çeşitlerinin yanı sıra kebap, pide, lahmacun ve zengin kahvaltı seçenekleri bulunuyor.

İşletme, günün farklı saatlerinde misafirlerine hizmet sunarken, paket servis imkânıyla da lezzetlerini müşterilerinin adreslerine ulaştırıyor.

“MUTLULUĞUMUZA ORTAK OLDULAR”

Paşa Han Çorba’nın sahiplerinden Serhun Alakuş, açılışa gösterilen yoğun ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirerek davetlilere teşekkür etti.

Alakuş, açılışta kendilerini yalnız bırakmayan Vali’ye, siyasi partilerin il ve ilçe başkanları ile yöneticilerine, sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerine, iş dünyasının değerli isimlerine, dost, akraba ve tüm misafirlere teşekkür ederek, “Bu güzel ve anlamlı günümüzde gösterdiğiniz ilgi, dostluk ve samimiyet bizler için unutulmayacak bir hatıra oldu” dedi.

Açılışa çeşitli nedenlerle katılamayan ancak telefon ve mesajlarıyla iyi dileklerini ileten dostlarına da teşekkür eden Alakuş, “Rabbim dostluğumuzu, muhabbetimizi ve soframızın bereketini daim eylesin. İyi ki varsınız, iyi ki bu güzel günümüzde yanımızda oldunuz” ifadelerini kullandı.

BALÇOVA’DA YENİ BİR LEZZET DURAĞI

Paşa Han Çorba, geleneksel Türk mutfağının sevilen lezzetlerini modern ve nezih bir ortamda buluşturmayı hedefliyor. Mekân, özellikle çorba, kebap, pide, lahmacun ve kahvaltı seçenekleriyle Balçova’da yeni bir lezzet durağı olmayı amaçlıyor.

Paşa Han Çorba: Mithatpaşa Caddesi, Korutürk Mahallesi No:167/A, Balçova–İZMİR

TEL: 0232 279 23 24 - 0530 549 32 35




 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[PAŞA HAN ÇORBA BALÇOVA’DA HİZMETE AÇILDI - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 10:50:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/pasa-han-corba-balcovada-hizmete-acildi-135955-20260802.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/pasa-han-corba-balcovada-hizmete-acildi-135955-20260802.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/pasa-han-corba-balcovada-hizmete-acildi-135955-20260802.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ERDOĞAN’IN DİKKATİ ENGELLEME PLANINI CANLI YAYINDA BOZDU!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-erdoganin-dikkati-engelleme-planini-canli-yayinda-bozdu-552.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-erdoganin-dikkati-engelleme-planini-canli-yayinda-bozdu-552.html</link>
                    <description><![CDATA[Prof. Dr. Yakup Civelek'in haberi...]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TÜRKİYE-IRAK İMZA TÖRENİNDE TARİHİ "HAMSE" MÜDAHALESİ: ERDOĞAN’IN DİKKATİ ENGELLEME PLANINI CANLI YAYINDA BOZDU!

Geçtiğimiz günlerde Türkiye - Irak&nbsp; Arasında ikili anlaşmaların canlı yayınlanan tarihi imza töreninde akılalmaz bir diplomatik skandal yaşandı. İran yanlısı Iraklı ulaştırma bakanının atmak istemediği imzayı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın müthiş dikkati ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a verdiği Arapça "Hamse" (Beş) talimatı kurtardı. Irak Başbakanı Zeydi'ye kendi kabinesi içinden kurulan kumpas, dünya kamuoyunun gözü önünde bozuldu.

&nbsp;

ANKARA-&nbsp;Bölgesel ticareti ve kalkınmayı yeniden şekillendirecek tarihi Kalkınma Yolu Projesi’nin imza töreni, diplomasi tarihine geçecek bir vesayet savaşına sahne oldu. İki ülke heyetlerinin, diplomatlarının ve uluslararası basının hazır bulunduğu, canlı yayınlanan törende, Irak hükümeti içindeki Tahran nüfuzu doğrudan bir kumpasla gün yüzüne çıktı.

Irak Başbakanına Canlı Yayında Tuzak Kuruldu!

İmza töreninde Türkiye ile Irak arasında 5 kritik anlaşmanın imzalanması planlanırken, sıra Kalkınma Yolu sözleşmesine geldiğinde büyük bir kriz patlak verdi. İran’a yakınlığı ve Bedir Örgütü Şura Meclisi üyeliğiyle bilinen Irak Ulaştırma Bakanı Web Haseni, sözleşmeyi imzalamamak için direndi ve adeta donup kaldı.

"Beş değil dört anlaşma yok muydu?" diyerek durumu bilmezden gelmeye çalışan bakan, daha sonra "kalemim yoktu" gibi inandırıcılıktan uzak bahanelerin arkasına sığındı. Kendi kabinesindeki bakanın bu ani direnişi karşısında neye uğradığını şaşıran Irak Başbakanı Ali Zeydi, canlı yayında büyük bir şaşkınlık ve derin bir mahcubiyet yaşayarak son derece zor durumda kaldı. Uzmanlar, bu sabotaj girişiminin aslında doğrudan Başbakan Zeydi’yi ve Türkiye’yi hedef alan diplomatik bir tuzak olduğunu belirtiyor.



Erdoğan Duruma El Koydu: "Hamse!"

Törendeki tuhaf aksaklığı ve dönen kumpası saniyeler içinde fark eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, olağanüstü diplomatik refleksiyle duruma doğrudan müdahale etti. Başbakan Ali Zeydi’ye dönerek net bir şekilde "Beş anlaşma değil miydi?" sorusunu yönelten Erdoğan, hemen ardından Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a talimat vererek durumu çözmesini istedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Iraklı bakanın kaçış alanını tamamen kapatmak adına hem Türkçe "Beş" hem de doğrudan muhatapların anlayacağı şekilde Arapça "Hamse" (Beş) diyerek tarihi bir kararlılık sergiledi. Bu güçlü diplomatik irade ve uyarının ardından, köşeye sıkışan ulaştırma bakanı geri adım atarak sözleşmeyi imzalamak zorunda kaldı.

Törendeki Bölgesel&nbsp;"Van Minut (One Minute)"

Bölge uzmanları, yaşanan bu durum, İran’ın Irak devlet mekanizması üzerindeki derin vesayetini ve adeta bir "paralel yapı" gibi hareket eden uzantılarını tüm dünyaya gösterdiğine işaret ediyorlar. Irak Başbakanı Zeydi'nin, Tahran’ın kontrolü dışına çıkarak Türkiye, Arap Körfezi ve Batı ile ilişkilerini geliştirme çabaları, kendi bakanları üzerinden sabote edilmeye çalışıldığını belirten bölge uzmanları, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tören sırasındaki "Hamse" çıkışını, Irak sahasında İran vesayetine karşı vurulmuş tarihi bir diplomatik darbe ve adeta bölgesel bir&nbsp;"Van Minut (One Minute)"&nbsp;olarak nitelendiriyorlar.



Irak'taki "Paralel Yapı" Deşifre Oldu

Yaşanan bu skandal, İran’ın Irak devlet mekanizması üzerindeki derin vesayetini ve adeta bir "paralel yapı" gibi hareket eden uzantılarını tüm dünyaya gösterdi. Irak Başbakanı Zeydi'nin, Tahran’ın kontrolü dışına çıkarak Türkiye, Arap Körfezi ve Batı ile ilişkilerini geliştirme çabaları, kendi bakanları üzerinden sabote edilmeye çalışıldı.

&nbsp;Bölgesel Dengeler ve Vesayet Tartışmaları

Bölge analistleri ve konunun uzmanları, imza töreninde yaşanan bu anlık krizi daha geniş bir perspektifle değerlendirmektedir:


	İç Siyasi Dengeler ve Dış Etki Yorumları:&nbsp;


Uzmanlar, Irak Ulaştırma Bakanı Haseni'nin, bölgede etkinliğiyle bilinen Bedir Örgütü Şura Meclisi üyesi olduğuna dikkat çekmekte ve Irak kabinesindeki bu tereddütün, Tahran yönetiminin Kalkınma Yolu Projesi’ne yönelik çekincelerinin Bağdat bürokrasisindeki bir yansıması olabileceğini, İran'ın, projenin hayata geçmesiyle kendi kontrolündeki&nbsp;Hürmüz Boğazı'nın, jeopolitik ağırlığının azalmasından&nbsp;endişe duyduğunu dile getirmektedir.

Diğer taraftan analistler, Kalkınma Yolu güzergahının aktif hale gelmesi durumunda Hürmüz Boğazı'nın küresel ticaretteki ağırlığının dengeleneceğini, bunun da bölgedeki rekabetçi refleksleri tetiklediğini belirtiyor. Uzmanlara göre Türkiye'nin "kazan-kazan" ilkesine dayalı bu kapsayıcı stratejisi, bölge ülkelerinin kendi çıkarları doğrultusunda daha bağımsız hareket edebilmelerine olanak tanıyor


	Bağdat’ın Çok Yönlü Denge Arayışı:&nbsp;


Siyasi uzmanlar, Başbakan Ali ez-Zeydi’nin son dönemde ABD, Körfez ülkeleri ve Türkiye ile ilişkilerini dengeli bir zeminde geliştirerek ülkesinin dış politikasını çeşitlendirmeye çalıştığını belirtmektedir. Ancak uzmanların analizlerine göre, Irak devlet aygıtı içindeki farklı yapıların dış aktörlerle olan organik bağları, Bağdat hükümetinin bu denge politikasını zaman zaman sabote etme riski taşımaktadır. Uzmanların, Irak devlet mekanizması içindeki bu farklı grupların varlığını, Bağdat’ın ortak kararlar alma süreçlerini zaman zaman zorlaştırdığını ifade etmektedirler


	Doğrudan Temas ve Kazan-Kazan Vizyonu:&nbsp;


Analistler, Türkiye'nin&nbsp;Ovaköy Sınır Kapısı&nbsp;üzerinden doğrudan Bağdat ile aracısız bağ kurma stratejisinin, bölge ülkelerini üçüncü tarafların nüfuz alanlarından çıkararak kendi bağımsız çıkarları doğrultusunda politika geliştirmelerine imkan tanıdığı görüşündedir. Bu durum, bölge ekonomisinde %93 petrole bağımlı olan Irak için, bu oranı %40-60 seviyelerine indirerek ekonomik bağımsızlığını kazanma fırsatı sunmaktadır.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[ERDOĞAN’IN DİKKATİ ENGELLEME PLANINI CANLI YAYINDA BOZDU! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/turkiye-irak-imza-toreninde-tarihi-hamse-mudahalesi-erdoganin-dikkati-engelleme-planini-canli-yayinda-bozdu-145448-20260801.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/turkiye-irak-imza-toreninde-tarihi-hamse-mudahalesi-erdoganin-dikkati-engelleme-planini-canli-yayinda-bozdu-145448-20260801.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/turkiye-irak-imza-toreninde-tarihi-hamse-mudahalesi-erdoganin-dikkati-engelleme-planini-canli-yayinda-bozdu-145448-20260801.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[GELECEĞİ BEKLEYEN DEĞİL, GELECEĞİ İNŞA EDEN NESİLLER]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-gelecegi-bekleyen-degil-gelecegi-insa-eden-nesiller-551.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-gelecegi-bekleyen-degil-gelecegi-insa-eden-nesiller-551.html</link>
                    <description><![CDATA[Doç. Dr. Yüksel Turğut Akın yazdı...]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Türkiye’nin geleceği üzerine yapılan her tartışmada ortak bir gerçek vardır: Bir milletin en büyük gücü, yetiştirdiği nesildir. Ekonomik kalkınma, teknolojik atılımlar, savunma sanayiindeki başarılar ya da diplomatik kazanımlar ancak sağlam karakterli, eğitimli ve milli şuur sahibi gençlerle kalıcı hâle gelir.

RAMS Park’ta gerçekleştirilen TÜGVA 2026 Yaz Okulları Final Programı, yalnızca bir kapanış organizasyonu değil; Türkiye’nin yarınlarına dair ortaya konulan güçlü bir vizyonun, ortak idealin ve milli iradenin sembolü olmuştur. On binlerce gencin aynı heyecan, aynı inanç ve aynı hedef etrafında buluşması; geleceğin Türkiye’sine duyulan güvenin en somut göstergelerinden biri olarak tarihe geçmiştir. 

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın programda dile getirdiği; “ Geçmişte defalarca yaptıkları gibi bu milletin tertemiz evlatlarını kirli oyunlarına alet edemezler. O günler artık geride kaldı”. ifadeleri, yalnızca geçmişe yönelik bir değerlendirme değil; aynı zamanda Türkiye’nin gençliğine duyulan güvenin ve milli iradeye olan inancın güçlü bir beyanıdır. Bugün artık gençlerimiz, bilgi ile donanırken kimliğini kaybetmeyen; dünyayı takip ederken kendi medeniyet değerlerinden kopmayan; teknolojiyi üretirken ahlaki sorumluluğunu da unutmayan bir anlayışla yetişmektedir. İşte Türkiye Yüzyılı’nın temelini oluşturacak en büyük güç de budur.&nbsp;

Program boyunca sergilenen&nbsp; &nbsp;“Şanlı Bir Maziden, Parlak Bir İstikbale”.&nbsp; temalı koreografi, yalnızca estetik bir gösteri değil; köklü tarihimiz ile güçlü geleceğimiz arasında kurulan anlamlı bir köprü olmuştur. Çünkü geçmişini unutan toplumlar gelecek inşa edemez; tarihinden güç alan milletler ise medeniyet yürüyüşünü kararlılıkla sürdürür.&nbsp;

Stadyumu dolduran gençlerin hep bir ağızdan getirdiği salavatlar, aynı hedefe yönelen dualar ve ortak heyecan; millet olma bilincinin, manevi birlikteliğin ve ortak aidiyet duygusunun en güçlü yansımalarından biri olmuştur. Sınıflardan salonlara, salonlardan meydanlara, meydanlardan stadyumlara taşan bu enerji; Türkiye’nin geleceğine dair umutları daha da büyütmektedir. Gençlik, yalnızca biyolojik bir dönem değildir; aynı zamanda bir medeniyet tasavvurunun taşıyıcısıdır. 

Bu nedenle ilim, bilim, sanat, teknoloji ve spor alanlarında yetişen gençlerin aynı zamanda ahlak, vicdan, merhamet ve sorumluluk bilinciyle donatılması hayati önem taşımaktadır. Bilgiyi karakterle buluşturan nesiller, yalnızca güçlü bireyler değil; güçlü devletlerin de mimarlarıdır. 

Bugün Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu gençlik profili; sorgulayan ama değerlerinden kopmayan, üreten ama insanı merkeze alan, rekabet eden ama adaletten vazgeçmeyen, dünyaya açık ama milli kimliğini koruyan bir gençliktir. Türkiye Yüzyılı vizyonu da tam olarak bu anlayış üzerine yükselmektedir. Bu anlamlı organizasyonun gerçekleşmesinde emeği bulunan TÜGVA Genel Başkanı Sayın İbrahim Beşinci başta olmak üzere, tüm eğitimcilere, gönüllülere, ailelere ve büyük özveriyle çalışan herkese teşekkür etmek gerekir. Asıl teşekkürü ise umutlarıyla yarınları aydınlatan gençlerimiz hak etmektedir. Çünkü güçlü Türkiye; yalnızca güçlü ekonomiyle değil, güçlü karakter sahibi nesillerle yükselecektir.&nbsp;

Gelecek, kendiliğinden oluşmaz. Gelecek; inananların, çalışanların, üretenlerin ve değerlerine sahip çıkanların omuzlarında yükselir.&nbsp;

Bugün stadyumları dolduran gençler, yarın laboratuvarlarda bilim insanı, üniversitelerde akademisyen, fabrikalarda mühendis, mahkemelerde adalet savunucusu, hastanelerde hekim, sınıflarda öğretmen ve devlet yönetiminde söz sahibi bireyler olacaktır.&nbsp;

Bizlere düşen görev ise onları yalnızca bugüne değil, geleceğe hazırlamaktır.&nbsp;

Çünkü..

Şanlı bir maziden aldığımız güçle, parlak bir istikbali hep birlikte inşa ediyoruz.

Güçlü Türkiye, güçlü nesillerle yükselir. Ve biliyoruz ki;

Geleceği bekleyenler tarih yazarlarını okur. Geleceği inşa edenler ise tarihin kendisini yazar.

Ne mutlu geçmişine sahip çıkan, geleceğini bilgiyle, ahlakla ve milli şuurla inşa eden aziz Türk milletine…

&nbsp;

Doç. Dr. Yüksel Turğut Akın

Sosyolog-Pedagog —Araştırmacı Yazar, Doğu ve Güneydoğu Kültür ve Sanat Derneği Kadın Kolları Genel Başkanı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[GELECEĞİ BEKLEYEN DEĞİL, GELECEĞİ İNŞA EDEN NESİLLER - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 07:53:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/gelecegi-bekleyen-degil-gelecegi-insa-eden-nesiller-111925-20260801.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/gelecegi-bekleyen-degil-gelecegi-insa-eden-nesiller-111925-20260801.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/gelecegi-bekleyen-degil-gelecegi-insa-eden-nesiller-111925-20260801.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[TERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE, SİVİL VE MİLLİ YENİ ANAYASA]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-terorsuz-turkiyeye-sivil-ve-milli-yeni-anayasa-550.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-terorsuz-turkiyeye-sivil-ve-milli-yeni-anayasa-550.html</link>
                    <description><![CDATA[Türkiye, uzun yıllardır terörün, çatışmaların ve toplumsal gerilimlerin ağır bedellerini ödemiş bir ülkedir. Bugün gelinen noktada ise milletimizin en büyük beklentilerinden biri, terörün tamamen sona erdiği, huzurun ve kardeşliğin hâkim olduğu bir Türkiye’dir.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Milli dayanışmayı, kardeşliği ve demokrasiyi güçlendirmek amacıyla yürütülen çalışmaların toplumda oluşturduğu umut son derece önemlidir. 86 milyon vatandaşımızın ortak beklentisi; hiçbir insanımızın kökeni, dili, inancı veya siyasi düşüncesi nedeniyle birbirinden ayrıştırılmadığı, herkesin kendisini bu ülkenin eşit ve değerli bir ferdi olarak gördüğü bir Türkiye’dir. Barış sürecinde yapılan görüşmeler ve atılan adımlar, milletimizin umutlarını artırmaktadır. Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla ve diğer bütün unsurlarıyla bu millet, tarih boyunca olduğu gibi bundan sonra da aynı vatan üzerinde kardeşlik içinde yaşayacaktır. Irki ve etnik meseleleri sürekli gündemde tutmak yerine, ortak vatandaşlık bilinci ve kardeşlik duygusunu güçlendirmek zorundayız. Türkiye’yi sevmeyen, ülkemizin birlik ve beraberliğini bozmak isteyen ihanet odaklarının planlarını boşa çıkarmanın yolu da milletimizin birbirine daha fazla kenetlenmesinden geçmektedir. İnsanlık da Türkiye de terörden çok çekmiştir. Artık yeni acılar yaşamak istemiyoruz. Bu nedenle Türk siyasetinin dili de değişmelidir. Siyasi aktörler arasındaki gerilimin azaltılması, iyi niyetin öne çıkarılması ve kırmadan, dökmeden, suçlamadan bir barış dili kullanılması Türkiye'nin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Herkes elini taşın altına koymalıdır. İyi niyet, sağduyu, akıl, vicdan, birlik, beraberlik ve kardeşlik duygusuyla hareket edildiğinde terörsüz Türkiye hedefinin gerçekleşmesi mümkündür. Kötülükten iyilik çıkmaz. Kavga ve gerilimden Türkiye kazanmaz. Türkiye; ancak ortak akılla, dayanışmayla ve kardeşlikle büyür ve güçlenir. Terörsüz Türkiye hepimizin ortak arzusudur. İnşallah bu hedef gerçekleşecektir. Ancak terörsüz Türkiye hedefinin kalıcı hale gelmesi için yeni ve sivil bir anayasa da gereklidir. MİLLİ VE YERLİ BİR ANAYASA İHTİYACI Türkiye'nin yürürlükteki anayasası, 12 Eylül 1980 darbesinin ardından hazırlanan ve 1982 yılında halkoyuyla kabul edilen anayasadır. Bu anayasa, milli iradenin askıya alındığı bir dönemin ürünü olması nedeniyle başlangıcından itibaren ciddi tartışmalara konu olmuştur. Aradan geçen yıllarda defalarca değiştirilmiş, anayasanın önemli bölümleri yeniden düzenlenmiştir. Anayasanın defalarca değiştirilmiş olması, Türkiye'nin artık yeni ihtiyaçlara cevap verecek, bütün vatandaşların üzerinde uzlaşabileceği, sivil ve demokratik bir anayasa yapma ihtiyacını açıkça ortaya koymaktadır. 1982 Anayasası hazırlanırken temel yaklaşım, devlet otoritesini ön plana çıkaran bir anlayış üzerine kurulmuştur. Oysa çağdaş demokratik hukuk devletinde esas olan; insanı, insan onurunu, temel hak ve özgürlükleri ve milli iradeyi merkeze alan bir anayasal düzendir. Devlet güçlü olmalıdır. Ancak güçlü devlet, güçlü vatandaşla mümkündür. Vatandaşın hak ve özgürlüklerinin güvence altında olmadığı bir sistemin gerçek anlamda demokratik olduğunu söylemek mümkün değildir. Bu nedenle Türkiye'nin yeni anayasası, geçmişin darbe anlayışlarından ve vesayetçi zihniyetlerden tamamen arındırılmış, milli iradeyi esas alan, sivil, demokratik, özgürlükçü ve hukuk devleti ilkesini güçlendiren bir anayasa olmalıdır. YENİ ANAYASA GECİKTİRİLMEMELİDİR Türkiye'nin yeni ve sivil bir anayasaya ihtiyacı artık ertelenmemelidir. Bugün Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile yönetilen Türkiye'de, anayasal düzenin de yeni yönetim sistemiyle uyumlu ve açık bir şekilde yeniden ele alınması mümkündür. Türkiye Büyük Millet Meclisi, milletimizin temsilcilerinin bulunduğu en önemli demokratik zemindir. Yeni anayasa çalışması da elbette Meclis'in öncülüğünde, toplumun bütün kesimlerinin görüşleri alınarak ve mümkün olan en geniş uzlaşma sağlanarak hazırlanmalıdır. Yeni anayasa bir siyasi partinin, bir hükümetin veya bir grubun anayasası olmamalıdır. Milletin anayasası olmalıdır. Dünyada yazılı ve yazısız anayasa örnekleri bulunmaktadır. İngiltere'nin anayasal sistemi bunun en bilinen örneklerinden biridir. Ancak anayasanın şekli kadar, onu uygulayanların hukuk ve demokrasi anlayışı da önemlidir. Dünyanın en iyi hazırlanmış anayasası bile kötü niyetli ellerde anlamını yitirebilir. Buna karşılık iyi niyetli, vatansever ve demokratik bir yönetim anlayışı; vatandaşın hak ve özgürlüklerini koruyan, adaleti ve hukuku esas alan bir yönetim ortaya koyabilir. Dolayısıyla mesele sadece anayasa metnini yazmak değildir. Asıl mesele, o anayasanın ruhuna uygun bir yönetim anlayışını da ortaya koyabilmektir. YENİ ANAYASA MİLLİ İRADEYİ ESAS ALMALI Türkiye'nin siyasi tarihinde uzun yıllar parlamenter sistem, koalisyon hükümetleri ve hükümet krizleri tartışılmıştır. Adnan Menderes'ten Turgut Özal'a, Alparslan Türkeş'ten Süleyman Demirel'e ve Necmettin Erbakan'a kadar birçok siyasi lider, Türkiye'nin daha güçlü ve istikrarlı bir yönetim sistemine kavuşması gerektiğini savunmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin hayata geçirilmesi ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan döneminde mümkün olmuştur. Şimdi yapılması gereken, Türkiye'nin yönetim sisteminin anayasal çerçevesini de çağın ihtiyaçlarına uygun şekilde yeniden değerlendirmektir. YENİ ANAYASA NASIL OLMALI? Yeni anayasa; Milli iradeyi esas almalı, İnsan haklarını ve temel özgürlükleri genişletmeli, Hukuk devletini güçlendirmeli, Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığını güvence altına almalı, Devlet ile vatandaş arasındaki güveni güçlendirmeli, Hiçbir vatandaşın kendisini dışlanmış hissetmesine izin vermemeli, Etnik, mezhepsel veya siyasi farklılıkları çatışma nedeni olmaktan çıkarmalı, Türkiye'nin birlik ve beraberliğini güçlendirmeli, Gençlerin, kadınların, çocukların ve gelecek nesillerin haklarını güvence altına almalı, Demokratik siyasetin önünü açmalı, Terörün ve şiddetin her türünü reddeden güçlü bir hukuk düzeni oluşturmalıdır. En önemlisi de yeni anayasa, milletin ortak iradesini ve Türkiye'nin ortak geleceğini temsil etmelidir. Terörsüz Türkiye hedefi ile yeni anayasa hedefi birbirinden ayrı düşünülemez. Terörün sona erdiği, toplumsal barışın güçlendiği, kardeşliğin pekiştiği bir Türkiye'yi kalıcı hale getirmenin yolu; güçlü demokrasi, güçlü hukuk devleti ve vatandaşın temel haklarını güvence altına alan sivil bir anayasadan geçmektedir. Türkiye artık geçmişin darbeleriyle şekillenen anayasa tartışmalarını geride bırakmalıdır. Yeni anayasa; milletin iradesiyle, millet için ve milletin geleceği düşünülerek hazırlanmalıdır. Bu fırsat daha fazla geciktirilmemelidir. Türkiye'nin ihtiyacı kavga değil uzlaşmadır. Ayrışma değil kardeşliktir. Vesayet değil milli iradedir. Korku değil özgürlüktür. Terörsüz Türkiye için, güçlü demokrasi için, güçlü hukuk devleti için ve gelecek nesiller için sivil, milli ve özgürlükçü yeni bir anayasa artık bir tercih değil, Türkiye'nin temel ihtiyaçlarından biridir. Av. Mustafa Kuran Tüm Hukukçular Birliği Genel Başkanı ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[TERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE, SİVİL VE MİLLİ YENİ ANAYASA - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 07:11:53 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/terorsuz-turkiyeye-sivil-ve-milli-yeni-anayasa-102838-20260801.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/terorsuz-turkiyeye-sivil-ve-milli-yeni-anayasa-102838-20260801.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/terorsuz-turkiyeye-sivil-ve-milli-yeni-anayasa-102838-20260801.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Rektör Saltan: “Macaristan’da SDÜ’nün ismini duymak gurur verici”]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-rektor-saltan-macaristanda-sdunun-ismini-duymak-gurur-verici-549.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-rektor-saltan-macaristanda-sdunun-ismini-duymak-gurur-verici-549.html</link>
                    <description><![CDATA[SDÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Saltan, üniversitenin uluslararası bilinirliğine dikkat çekerek, geçtiğimiz günlerde çalışma amacıyla gittiği Macaristan’da hem SDÜ’nün hem de kendi isminin biliniyor olmasından duyduğu memnuniyeti anlattı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Saltan, www.akturkhaber.com’a yaptığı açıklamada, SDÜ’nün akademik yapısı, öğrenci sayısı, tercih edilme oranı ve uluslararası bilinirliği hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. SDÜ’nün Türkiye’nin köklü ve prestijli üniversiteleri arasında yer aldığını belirten Saltan, üniversitenin yalnızca Türkiye’de değil, yurt dışında da bilinirliğinin yüksek olduğunu söyledi. “İLK KEZ GİTTİĞİM ÜLKEDE İSMİMİ BİLİYORLAR” Geçtiğimiz günlerde çeşitli çalışmalar gerçekleştirmek amacıyla Macaristan’a gittiğini anlatan Rektör Saltan, burada karşılaştığı durumun kendisini ayrıca mutlu ettiğini ifade etti. Saltan, ilk kez gittiği ve daha önce bulunmadığı bir ülkede hem Süleyman Demirel Üniversitesi’nin hem de kendi isminin biliniyor olmasının kendisi açısından gurur verici olduğunu belirtti. Bu durumun yalnızca şahsı açısından değil, Isparta ve SDÜ açısından da önemli olduğunu vurgulayan Saltan, üniversitenin uluslararası alandaki bilinirliğinin geldiği noktaya dikkat çekti. “ÖĞRENCİ SAYISINDAKİ DÜŞÜŞ İLGİNİN AZALDIĞI ANLAMINA GELMİYOR” SDÜ’nün geçmişte 100 bine yaklaşan öğrenci sayısının bugün 34 bine yakın seviyede bulunmasına da açıklık getiren Rektör Saltan, rakamlardaki değişimin üniversiteye yönelik ilginin azalması şeklinde yorumlanmaması gerektiğini söyledi. Isparta’da ikinci bir üniversite olarak Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nin kurulmasının ardından bazı öğrencilerin bu üniversiteye aktarılması, ikinci öğretimin kaldırılması ve bazı öğrencilerin kayıtlarının silinmesi gibi gelişmelerin öğrenci sayısındaki düşüşte etkili olduğunu belirten Saltan, SDÜ’nün halen yoğun biçimde tercih edildiğini ifade etti. Üniversitenin genel doluluk oranının yüzde 99,48 olduğunu açıklayan Saltan, bu oranın SDÜ’nün tercih edilirliğini ortaya koyduğunu vurguladı. 34 BİNE YAKIN ÖĞRENCİ, 77 LİSANS PROGRAMI 14 fakülte, 3 meslek yüksekokulu, 2 yüksekokul, konservatuvar ve 6 enstitüsü bulunan SDÜ, yaklaşık 34 bin öğrencisine eğitim hizmeti sunuyor. Üniversitede 77 lisans, 20 ön lisans, 118 yüksek lisans ve 64 doktora ile sanatta yeterlilik programı bulunuyor. Modern laboratuvarları, araştırma merkezleri, uygulama alanları ve 7 gün 24 saat hizmet veren Bilgi Merkezi ile SDÜ, öğrencilerine yalnızca akademik eğitim değil, kapsamlı bir üniversite deneyimi sunuyor. PROJE VE ARAŞTIRMADA DİKKAT ÇEKEN RAKAMLAR SDÜ’nün son dönemde öne çıkan alanlarından biri de öğrenci projeleri ve araştırma faaliyetleri. TÜBİTAK’ın 2209-A ve 2209-B programları kapsamında 2025 ve 2026 yıllarında SDÜ öğrencilerine ait toplam 461 proje yürütülüyor. SDÜ, TÜBİTAK 2209-A Programı’nın 2024/1 çağrı döneminde proje sayısı ve yüzde 53 kabul oranıyla Türkiye’de 17’nci sırada yer aldı. 2025 yılından 2026 yılı Temmuz ayına kadar ise 40 araştırma projesi TÜBİTAK, 20 araştırma projesi Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı tarafından desteklendi. ULUSLARARASI SIRALAMALARDA SDÜ SDÜ’nün akademik üretimi ve toplumsal katkı alanındaki çalışmaları ulusal ve uluslararası sıralamalarda da karşılık buluyor. 2025 UI GreenMetric sıralamasında dünyanın en yeşil kampüsleri arasında dünya genelinde 773’üncü, Türkiye’de 82’nci sırada yer alan SDÜ, URAP 2025-2026 Dünya Üniversite Sıralaması’nda dünya genelinde 1634’üncü oldu. SDÜ, Türkiye’deki devlet üniversiteleri arasında 34’üncü, tüm üniversiteler arasında ise 42’nci sırada yer aldı. Times Higher Education Impact Rankings 2026 sonuçlarında da SDÜ dünya genelinde 801-1000 bandında yer aldı. SPORDAN SOSYAL YAŞAMA GÜÇLÜ KAMPÜS SDÜ, akademik faaliyetlerinin yanı sıra güçlü kampüs imkânlarıyla da öğrencilerine geniş bir yaşam alanı sunuyor. Doğu ve Batı Yerleşkelerinde 42 bin metrekarenin üzerinde alana yayılan spor tesisleri; yüzme, basketbol, voleybol, hentbol, fitness, tırmanma, badminton, squash ve bilardo gibi çok sayıda branşta öğrencilere hizmet veriyor. Erasmus ve diğer değişim programları, öğrenci toplulukları, kültür-sanat faaliyetleri, kısmi zamanlı çalışma imkânları, burs ve yemek destekleri ile 7 gün 24 saat güvenlik hizmetleri de üniversitenin öğrenci odaklı yapısını güçlendiriyor. Rektör Mehmet Saltan’ın Macaristan örneği üzerinden verdiği mesaj ise SDÜ’nün Isparta sınırlarını aşan bilinirliğini ortaya koyması bakımından dikkat çekiyor. Bir Isparta üniversitesinin ve rektörünün, ilk kez gidilen bir ülkede dahi tanınıyor olması, kent adına da üniversite adına da önemli bir gurur tablosu olarak öne çıkıyor. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/egitim-haberleri">Eğitim</category><dc:creator><![CDATA[Rektör Saltan: “Macaristan’da SDÜ’nün ismini duymak gurur verici” - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 15:27:48 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/rektor-saltan-macaristanda-sdunun-ismini-duymak-gurur-verici-183139-20260731.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/rektor-saltan-macaristanda-sdunun-ismini-duymak-gurur-verici-183139-20260731.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/rektor-saltan-macaristanda-sdunun-ismini-duymak-gurur-verici-183139-20260731.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[MİRYOKEFALON İÇİN BİLİMSEL ATAK: SDÜ ARAŞTIRMA MERKEZİ KURUYOR]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-miryokefalon-icin-bilimsel-atak-sdu-arastirma-merkezi-kuruyor-548.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-miryokefalon-icin-bilimsel-atak-sdu-arastirma-merkezi-kuruyor-548.html</link>
                    <description><![CDATA[*Miryokefalon Zaferi’nin bilimsel olarak araştırılması için SDÜ bünyesinde araştırma merkezi kurulması yönünde çalışma başlatıldı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 1176 Miryokefalon Zaferi’nin tarihî gerçekliğinin ortaya çıkarılması ve savaşın gerçekleştiği bölgenin bilimsel veriler ışığında belirlenmesine yönelik çalışmalar yeni bir boyut kazanıyor.

1176 Isparta Miryokefalon Zafer Derneği Başkanı Mehmet Ali Çelik, beraberinde Müslüm Aktürk ve Sezai Önal ile birlikte Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Saltan’ı ziyaret etti.

Ziyarette Miryokefalon Zaferi’nin tarihsel önemi, savaşın gerçekleştiği bölgenin bilimsel yöntemlerle tespit edilmesi, Eğirdir Gölü’nün altında bulunduğu değerlendirilen tarihi köprünün araştırılması ve bu çalışmaların akademik bir çatı altında yürütülmesi konusunda görüş alışverişinde bulunuldu.

“BU SAMİMİ ÇALIŞMA İLGİMİZİ ÇEKTİ”

SDÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Saltan, heyetin yürüttüğü çalışmanın üniversitenin dikkatini çektiğini belirterek, Miryokefalon konusunda özel bir araştırma merkezi kurulması yönünde karar aldıklarını açıkladı.

Saltan, “Bu samimi çalışma ilgimizi çekti. Biz de araştırma merkezi kurmaya karar verdik. Araştırma merkezi insan, tarih ve toplum bilimlerini ilgilendiriyor. Araştırma merkezi kurmamızın uygun olduğuna karar verdik” dedi.

YÖNETMELİK ÇALIŞMASI BAŞLATILDI

Araştırma merkezinin kurulması için gerekli çalışmaların başlatıldığını ifade eden Rektör Saltan, kuruluş sürecinin yönetmelik çerçevesinde yürütüldüğünü söyledi.

Saltan, “Merkezin kurulması için dekanımız Bilge Hürümüzlü hocamız yönetmeliğini başlattılar. Merkezlerin kurulumu yönetmelikle oluyor ve YÖK’e ileteceğiz” ifadelerini kullandı.

GÖLÜN ALTINDAKİ KÖPRÜ ARAŞTIRILACAK

SDÜ’nün kuracağı araştırma merkezinin üzerinde duracağı en önemli konulardan biri, Eğirdir Gölü’nün suları altında kaldığı değerlendirilen ve Miryokefalon Savaşı’nın yerinin tespit edilmesinde önem taşıyan köprü olacak.

Rektör Saltan, “Eğirdir Gölü’ndeki su altında kalan ve Miryokefalon Savaşı’nın tescilinde önemli olan köprünün var olup olmadığını tespit etmek için çalışacağız. Üniversite olarak iyi bir cihaz altyapısına sahibiz” diyerek, araştırmanın bilimsel yöntemlerle yürütüleceğini ifade etti.

ÇELİK: “BU BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR ADIM”

1176 Isparta Miryokefalon Zafer Derneği Başkanı Mehmet Ali Çelik ise SDÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Saltan’ın konuya gösterdiği ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Çelik, uzun süredir Miryokefalon Zaferi’nin gerçek yerinin bilimsel verilerle ortaya çıkarılması ve zaferin Türkiye kamuoyunda hak ettiği yere taşınması için çalışma yürüttüklerini belirterek, üniversitenin sürece dahil olmasının kendileri açısından son derece önemli olduğunu söyledi.

Çelik, “Bizim için en önemli konu, Miryokefalon Zaferi’nin tarihî gerçekliğinin bilimsel olarak ortaya konulmasıdır. Üniversitemizin bu konuya sahip çıkması ve araştırma merkezi kurulması yönünde adım atması bizleri son derece memnun etti” dedi.

“MİRYOKEFALON TÜRKİYE’NİN GÜNDEMİNE TAŞINMALI”

Çelik, Miryokefalon Zaferi’nin Isparta ile sınırlı bir konu olmadığını, Türk tarihinin önemli dönüm noktalarından biri olduğunu vurgulayarak, yapılacak bilimsel çalışmaların ardından zaferin ülke gündemine taşınması gerektiğini söyledi.

Çelik, “Bizim arzumuz, bilimsel gerçeklerin ortaya konulması ve bunun ardından Miryokefalon Zaferi’nin Türkiye’nin gündemine taşınarak hak ettiği şekilde ve coşkuyla kutlanmasıdır. Bunun için üniversitemizle, bilim insanlarımızla ve ilgili bütün kurumlarla iş birliği yapmaya hazırız” ifadelerini kullandı.

BİLİMSEL ÇALIŞMA TARİHİ GERÇEĞİ AYDINLATACAK

SDÜ’nün araştırma merkezi kurma kararı, 1176 Miryokefalon Zaferi’nin yerinin ve tarihsel gerçekliğinin bilimsel yöntemlerle ortaya çıkarılması açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Özellikle Eğirdir Gölü altında bulunduğu ileri sürülen köprünün tespit edilmesi, savaşın gerçekleştiği güzergâh ve bölgeye ilişkin tartışmalara da yeni bir boyut kazandırabilecek.

Dernek tarafından yürütülen çalışmalar ile SDÜ’nün akademik ve teknik imkânlarının buluşması, Miryokefalon Zaferi’nin bilimsel olarak araştırılması ve tarihsel gerçeklerin ortaya çıkarılması adına önemli bir iş birliği zemini oluşturuyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[MİRYOKEFALON İÇİN BİLİMSEL ATAK: SDÜ ARAŞTIRMA MERKEZİ KURUYOR - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 13:05:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/miryokefalon-icin-sduden-guclu-mesaj-uzerimize-duseni-yapmaya-haziriz-161145-20260731.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/miryokefalon-icin-sduden-guclu-mesaj-uzerimize-duseni-yapmaya-haziriz-161145-20260731.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/miryokefalon-icin-sduden-guclu-mesaj-uzerimize-duseni-yapmaya-haziriz-161145-20260731.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ISPARTA’NIN GURURU VALİLİKTE BULUŞTU]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-ispartanin-gururu-valilikte-bulustu-547.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-ispartanin-gururu-valilikte-bulustu-547.html</link>
                    <description><![CDATA[LGS Türkiye birincisi Onur Çiftçi ile YKS’de Türkiye genelinde ilk 1000’e giren 20 öğrenci, Isparta Valisi Abdullah Erin tarafından Valilikte ağırlandı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Isparta Valisi Abdullah Erin, Liselere Geçiş Sistemi’nde (LGS) 500 tam puan alarak Türkiye birincisi olan Onur Çiftçi ile Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda (YKS) Türkiye genelinde ilk 1000’e giren 20 öğrenciyi Valilikte misafir etti. Başarılarıyla Isparta’ya büyük gurur yaşatan öğrencileri tebrik eden Vali Erin, gençlerin elde ettiği derecelerin yalnızca aileleri ve öğretmenleri için değil, tüm Isparta için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirtti. “YARININ TÜRKİYE’SİNİ İNŞA EDECEKLER” Öğrencilerin azim, disiplin, gayret ve inancın en güzel temsilcileri olduğunu ifade eden Vali Erin, gençlerin gelecekte Türkiye’nin bilim, ilim, teknoloji, sanat ve edebiyat alanlarındaki gelişimine önemli katkılar sağlayacağına dikkat çekti. Erin, “Elde ettikleri başarılarla yalnızca ailelerini ve öğretmenlerini değil, tüm Isparta’mızı gururlandıran gençlerimiz; yarının Türkiye’sinde bilimde, ilimde, teknolojide, sanatta ve edebiyatta ülkemizi daha güçlü yarınlara taşıyacak en kıymetli hazinemizdir” ifadelerini kullandı. AİLELERE VE ÖĞRETMENLERE TEŞEKKÜR Bu anlamlı başarıların arkasında ailelerin ve öğretmenlerin büyük emeği bulunduğunu vurgulayan Vali Erin, öğrencilerin yetişmesinde fedakârlık gösteren aileleri ve eğitimcileri de tebrik etti. Erin, “Rabbim yollarını ve bahtlarını açık eylesin. Evlatlarımızın başarılarının daim olmasını diliyor, her birini gönülden kutluyorum” sözleriyle öğrencilerin başarılarının devamını diledi. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/egitim-haberleri">Eğitim</category><dc:creator><![CDATA[ISPARTA’NIN GURURU VALİLİKTE BULUŞTU - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 11:49:49 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/ispartanin-gururu-valilikte-bulustu-145219-20260731.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/ispartanin-gururu-valilikte-bulustu-145219-20260731.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/ispartanin-gururu-valilikte-bulustu-145219-20260731.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[CUMA: BİR GÜN DEĞİL, BİR MEDENİYETİN İNŞASI]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-cuma-bir-gun-degil-bir-medeniyetin-insasi-546.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-cuma-bir-gun-degil-bir-medeniyetin-insasi-546.html</link>
                    <description><![CDATA[Doç. Dr. Yüksel Turğut Akın yazdı...]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ “Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığında Allah’ı anmaya koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.”&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; 

(Cuma Suresi, 9. Ayet )

Tarih boyunca milletleri ayakta tutan yalnızca orduları, ekonomileri veya görkemli şehirleri olmamıştır. Bir milleti asıl güçlü kılan; ortak değerleri, inancı, adalet anlayışı ve toplumsal dayanışmasıdır. İşte İslam medeniyetinin asırlardır diri tuttuğu bu ortak ruhun en güçlü tezahürlerinden biri Cuma günüdür.

Cuma, haftanın diğer günlerinden farklı olarak yalnızca belirli bir vakitte kılınan namazın adı değildir. O; insanın kendisini muhasebeye çektiği, dünyevî meşguliyetlerinden sıyrılarak Rabbine yöneldiği, kardeşlik hukukunu yeniden hatırladığı ve toplumla manevi bağlarını kuvvetlendirdiği müstesna bir gündür. Kur’an-ı Kerim’de adına müstakil bir sûre bulunan tek gün olması bile onun İslam düşüncesindeki eşsiz yerini göstermeye yeterlidir.

Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) ise, “Üzerine güneş doğan en hayırlı gün Cuma günüdür.”(Müslim Cum’a, 18)) buyurarak bu günün faziletini açıkça ifade etmiştir. Yine hadis kaynaklarında Hz. Âdem’in yaratılışı, cennete girişi ve yeryüzüne indirilişiyle ilgili rivayetler de Cuma gününün manevi değerini pekiştirmektedir.

Ancak Cuma’nın anlamı yalnızca bireysel ibadetle sınırlı değildir. Tarihe baktığımızda, özellikle Osmanlı Devleti bu mübarek günü bir medeniyet anlayışına dönüştürmüş; dinî, sosyal ve siyasî hayatın merkezine yerleştirmiştir.

Osmanlı’da Cuma günü, devlet ile millet arasındaki bağın en güçlü şekilde hissedildiği gündü. Padişahın halkın arasından geçerek cuma namazına gitmesi, tarihimize Cuma Selamlığı adıyla geçen önemli bir devlet geleneğiydi. Bu merasim yalnızca dinî bir vazifenin yerine getirilmesi değil; hükümdarın halkıyla buluştuğu, devletin şeffaflığını ve meşruiyetini gösterdiği sembolik bir buluşmaydı.

Tarihçi Halil İnalcık, Osmanlı siyasal kültürünü incelerken hükümdarın meşruiyetinin yalnızca askerî güçten değil, toplumun kabulünden ve İslam hukukunun çizdiği çerçeveden beslendiğini ifade eder. Bu yönüyle Cuma Selamlığı, devletin halk karşısındaki görünürlüğünün ve sorumluluğunun da önemli bir göstergesiydi.

Cuma günleri halk, arzuhallerini doğrudan padişaha sunabilirdi. Haksızlığa uğrayan bir vatandaş, bir memurun zulmünü veya çözüm bekleyen bir meselesini dilekçeyle hükümdara ulaştırma imkânı bulurdu. Bu uygulama, Osmanlı’nın “adalet dairesi” anlayışının somut örneklerinden biriydi. Devletin büyüklüğü yalnızca fetihlerle değil, mazlumun sesini duyabilme kudretiyle ölçülürdü.

Osmanlı şehirlerinde cuma namazı öncesinde çarşılar sessizleşir, dükkânlar kapanır, insanlar camilere akın ederdi. Zengin ile fakir, âlim ile esnaf, asker ile tüccar aynı safta omuz omuza durur; hiçbir makam veya servet üstünlüğü kalmazdı. O saf, insanlığın eşitliğini en güzel anlatan tablolardan biriydi. Camiler ise yalnızca ibadet edilen mekânlar değildi. Etraflarında medreseler, imarethaneler, kütüphaneler, şifahaneler ve vakıf eserleri yükselirdi. Böylece cami, sadece dinî hayatın değil; ilmin, sosyal yardımlaşmanın, eğitimin ve şehir kültürünün merkezi hâline gelirdi. Tarihçi İlber Ortaylı, Osmanlı şehir yapısını değerlendirirken cami merkezli şehirleşmenin toplumun birlik ve dayanışmasına büyük katkı sağladığını vurgular. Bir diğer önemli unsur ise hutbelerdi. Günümüzde iletişim araçları saniyeler içinde milyonlara ulaşırken, Osmanlı döneminde hutbeler toplumun ortak vicdanına seslenen en güçlü kürsülerdi. Hutbelerde yalnızca dinî bilgiler değil; adalet, dürüstlük, kul hakkı, yardımlaşma, aile, komşuluk ve toplumsal sorumluluk gibi temel değerler anlatılırdı. Aynı zamanda devleti ilgilendiren önemli gelişmeler de hutbeler aracılığıyla halka duyurulurdu. Bu yönüyle hutbe, dinî olduğu kadar sosyal bir eğitim kurumu niteliği taşıyordu.&nbsp;

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’sinde tasvir edilen cuma günleri, Osmanlı şehirlerinin ruhunu anlamamız açısından oldukça kıymetlidir. Sabahın ilk ışıklarıyla başlayan hareketlilik, camilere yönelen kalabalıklar, çarşıların ezanla birlikte sessizliğe bürünmesi ve ardından yeniden canlanan hayat.. Bunlar yalnızca tarihî ayrıntılar değil, bir medeniyetin günlük yaşama yansıyan değerleridir.&nbsp;&nbsp;

Bugün modern hayatın hızlı temposu içerisinde Cuma’yı bazen sadece haftanın son iş günü veya kısa bir ibadet vakti olarak görüyoruz. Oysa Cuma, insana yavaşlamayı, düşünmeyi ve kendisiyle yüzleşmeyi öğreten ilahî bir davettir. Kırgınlıkların sona erdiği, anne-babanın gönlünün alındığı, komşunun hâlinin sorulduğu, yoksulun gözetildiği ve gönüllerin birbirine yaklaştığı gündür.&nbsp; &nbsp;
Sosyolojik açıdan bakıldığında Cuma namazı, toplumsal bütünleşmenin en güçlü kurumlarından biridir. Aynı inanç etrafında toplanan bireyler arasında güven duygusunu artırır, ortak kimliği güçlendirir ve toplumsal dayanışmayı canlı tutar. Güçlü toplumlar yalnızca ekonomik başarıyla değil; ortak değerlerini yaşatabilme iradesiyle ayakta kalırlar. Bugün bize düşen görev, Cuma’nın ruhunu yalnızca camilerde değil; hayatımızın her alanında yaşatmaktır. Adalette, ticarette, aile hayatında, eğitimde, komşuluk ilişkilerinde ve insan onuruna verdiğimiz değerde Cuma’nın mesajını hissedebiliyorsak, işte o zaman bu mübarek günün gerçek anlamını idrak etmiş oluruz.&nbsp; 

Çünkü Cuma, yalnızca haftanın en mübarek günü değildir..Cuma; adaletin merhametle buluştuğu, insanın Rabbiyle ve toplumuyla yeniden sözleşme yaptığı, bir medeniyetin kalbidir.

Doç. Drr. Yüksel Turğut Akın
Sosyologg-Pedagog - Araştırmacı Yazar, Doğu ve Güneydoğu Kültür ve Sanat Derneği Kadın Kolları Genel Başkanı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/asayis-haberleri">Asayiş</category><dc:creator><![CDATA[CUMA: BİR GÜN DEĞİL, BİR MEDENİYETİN İNŞASI - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 11:27:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/cuma-bir-gun-degil-bir-medeniyetin-insasi-143401-20260731.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/cuma-bir-gun-degil-bir-medeniyetin-insasi-143401-20260731.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/cuma-bir-gun-degil-bir-medeniyetin-insasi-143401-20260731.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ÖZÇINAR: "GIDA GÜVENLİĞİ VE İKLİM KRİZİYLE MÜCADELE ORTAK AKILLA MÜMKÜN"]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-ozcinar-gida-guvenligi-ve-iklim-kriziyle-mucadele-ortak-akilla-mumkun-545.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-ozcinar-gida-guvenligi-ve-iklim-kriziyle-mucadele-ortak-akilla-mumkun-545.html</link>
                    <description><![CDATA[Kıbrıs Türk Belediyeler Birliği Başkanı Mahmut Özçınar, Konya'daki UCLG-MEWA toplantısında iklim krizi, gıda güvenliği ve sürdürülebilir tarım konusunda yerel yönetimlere ortak hareket çağrısı yaptı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Kıbrıs Türk Belediyeler Birliği Başkanı, Güzelyurt Belediye Başkanı, UCLG-MEWA Eş Başkanı ve Çevre Komitesi Eş Başkanı Mahmut Özçınar, Konya'da düzenlenen UCLG-MEWA İnovasyon ve Gıda Sistemleri Forumu kapsamında gerçekleştirilen Gıda ve Tarım Çalışma Grubu Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, iklim krizi, su yönetimi ve gıda güvenliği konularında yerel yönetimlerin ortak hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

Konya'da düzenlenen UCLG-MEWA İnovasyon ve Gıda Sistemleri Forumu kapsamında gerçekleştirilen Gıda ve Tarım Çalışma Grubu Toplantısı'nda konuşan Mahmut Özçınar, kentlerin geleceği, iklim krizine karşı toplumsal dayanıklılık ve doğal kaynakların korunmasının yerel yönetimlerin en önemli sorumluluk alanlarından biri haline geldiğini söyledi.

"HİÇBİR BELEDİYE BU SORUNLARLA TEK BAŞINA MÜCADELE EDEMEZ"

İklim değişikliği, su kıtlığı ve gıda güvenliği gibi küresel sorunların sınır tanımadığına dikkat çeken Özçınar, hiçbir şehir ya da belediyenin bu sorunlarla tek başına mücadele edemeyeceğini belirtti.

UCLG-MEWA bünyesinde oluşturulan Gıda ve Tarım Çalışma Grubu'nun belediyeler arasında bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirdiğini ifade eden Özçınar, iyi uygulama örneklerinin yaygınlaştırılması ve ortak projelerin geliştirilmesi açısından bu platformun büyük önem taşıdığını dile getirdi.

"YEREL ÜRETİMİ DESTEKLEYEN POLİTİKALAR GELİŞTİRMELİYİZ"

Yerel yönetimlerin üreticiyi destekleyen, doğal kaynakları koruyan ve sürdürülebilir tarımı önceleyen politikalar geliştirmesi gerektiğini vurgulayan Özçınar, şöyle konuştu:

"Yerel yönetimler olarak üreticiyi destekleyen, doğal kaynakları koruyan, suyun verimli kullanımını teşvik eden, gıda israfını azaltan, yerel üretimi güçlendiren ve vatandaşlarımızın sağlıklı, güvenilir gıdaya erişimini kolaylaştıran politikaları hayata geçirmek zorundayız."

"GÜZELYURT DOĞU AKDENİZ'İN ÖNEMLİ TARIM MERKEZLERİNDEN BİRİ"

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni temsil etmekten gurur duyduğunu ifade eden Özçınar, Güzelyurt'un ülkenin en verimli tarım ovalarından birine sahip olduğunu söyledi.

Özellikle narenciye üretimiyle uluslararası alanda tanınan Güzelyurt'un portakal, mandalina, limon ve greyfurt üretiminde önemli bir merkez olduğuna dikkat çeken Özçınar, sebzecilik, seracılık ve tarımsal çeşitliliğin de bölgesel gıda güvenliğine önemli katkı sağladığını belirtti.

Tarımın Güzelyurt için yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını ifade eden Özçınar, bunun aynı zamanda kültürel kimliğin, sosyal yaşamın ve yerel kalkınma anlayışının temel unsurlarından biri olduğunu kaydetti.

SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM VE ÇEVRE VURGUSU

Güzelyurt Belediyesi olarak çevresel sürdürülebilirliği esas alan projeleri kararlılıkla sürdürdüklerini belirten Özçınar, tarım alanlarının korunması, yeşil alanların artırılması, çevre bilincinin yaygınlaştırılması, atık yönetiminin geliştirilmesi ve iklim değişikliğine uyum sağlayacak uygulamaların öncelikli çalışma alanları arasında yer aldığını söyledi.

ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİ ÇAĞRISI

Konuşmasının sonunda belediyeler arasındaki uluslararası iş birliklerinin önemine dikkat çeken Özçınar, akıllı tarım uygulamaları, su yönetimi, iklim dostu üretim modelleri, döngüsel ekonomi, kırsal kalkınma ve gıda israfının azaltılması gibi alanlarda geliştirilecek ortak projelerin hem bölgenin hem de dünyanın geleceğine önemli katkılar sunacağını ifade etti.


 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[ÖZÇINAR: "GIDA GÜVENLİĞİ VE İKLİM KRİZİYLE MÜCADELE ORTAK AKILLA MÜMKÜN" - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 09:08:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/ozcinar-gida-guvenligi-ve-iklim-kriziyle-mucadele-ortak-akilla-mumkun-121551-20260730.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/ozcinar-gida-guvenligi-ve-iklim-kriziyle-mucadele-ortak-akilla-mumkun-121551-20260730.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/ozcinar-gida-guvenligi-ve-iklim-kriziyle-mucadele-ortak-akilla-mumkun-121551-20260730.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[NADİR ÖNGÖREN: "TÜRKİYE İÇİN ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ"]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-nadir-ongoren-turkiye-icin-calismaya-devam-edecegiz-544.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-nadir-ongoren-turkiye-icin-calismaya-devam-edecegiz-544.html</link>
                    <description><![CDATA[Gelecek Partisi Isparta İl Başkanı Nadir Öngören, partisinin aldığı fesih kararına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Gelecek Partisi Isparta İl Başkanı Nadir Öngören, Genel Başkan Ahmet Davutoğlu'nun liderliğinde 2019 yılında kurulan Gelecek Partisi'nin fesih kararı aldığını açıkladı. Öngören, olağanüstü kongreye kadar il başkanlığı görevini sürdüreceğini belirterek birlikte görev yaptığı tüm teşkilat mensuplarına teşekkür etti.

Gelecek Partisi Isparta İl Başkanı Nadir Öngören, partisinin aldığı fesih kararına ilişkin yaptığı açıklamada, Genel Başkan Ahmet Davutoğlu liderliğinde 2019 yılında kurulan Gelecek Partisi'nin bugün itibarıyla fesih kararı aldığını ifade etti.

"DAVUTOĞLU'NUN ÇİZDİĞİ VİZYON DOĞRULTUSUNDA YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ"

Yaklaşık yedi yıllık süreç boyunca partinin çeşitli kademelerinde büyük bir onurla görev yaptığını belirten Öngören, şu ifadeleri kullandı:

"Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Sayın Ahmet Davutoğlu'nun ifade ettiği anlayış doğrultusunda Türkiye için düşünmeye, çalışmaya, üretmeye ve konuşmaya devam edeceğim."

"OLAĞANÜSTÜ KONGREYE KADAR GÖREVİMİ SÜRDÜRECEĞİM"

Ağustos ayında gerçekleştirilecek olağanüstü kongreye kadar Gelecek Partisi Isparta İl Başkanlığı görevini, Genel Başkan Ahmet Davutoğlu'nu temsil etme sorumluluğuyla sürdüreceğini kaydeden Öngören, birlikte görev yaptığı tüm teşkilat mensuplarına teşekkür etti.

Öngören açıklamasını, "Birlikte çalıştığım tüm arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum. Hepsine hakkımı helal ediyor, varsa haklarını helal etmelerini diliyorum." sözleriyle tamamladı.

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/siyaset-haberleri">Siyaset</category><dc:creator><![CDATA[NADİR ÖNGÖREN: "TÜRKİYE İÇİN ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ" - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 08:55:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/nadir-ongoren-turkiye-icin-calismaya-devam-edecegiz-115653-20260730.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/nadir-ongoren-turkiye-icin-calismaya-devam-edecegiz-115653-20260730.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/nadir-ongoren-turkiye-icin-calismaya-devam-edecegiz-115653-20260730.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[OTİZMDEKİ ARTIŞ VE MUTFAKLARIMIZDAKİ SESSİZ DEĞİŞİM]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-otizmdeki-artis-ve-mutfaklarimizdaki-sessiz-degisim-543.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-otizmdeki-artis-ve-mutfaklarimizdaki-sessiz-degisim-543.html</link>
                    <description><![CDATA[Doç. Dr. Yüksel Turğut Akın yazdı...]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Son yıllarda Otizm Spektrum Bozukluğu tanılarında dikkat çekici bir artış yaşandığı görülüyor. Elbette bu artışta tanı yöntemlerinin gelişmesinin, toplumsal farkındalığın yükselmesinin ve sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaşmasının önemli bir payı vardır. Ancak ben, meselenin yalnızca tanı sistemlerindeki değişikliklerle açıklanmasının yeterli olmadığını düşünüyorum.

Çünkü aynı dönemlerde yalnızca sağlık alanındaki ölçütler değişmedi. Beslenme alışkanlıklarımız, tükettiğimiz gıdalar, mutfak kültürümüz ve yemek pişirme biçimlerimiz de büyük ölçüde değişti. Geleneksel mutfaklarımızda kullanılan bakır, kalaylı bakır, toprak ve döküm kapların yerini zamanla paslanmaz çelik ve farklı metal alaşımlarından üretilen tencereler aldı.

Bu noktada şu soruyu sormamız gerektiğine inanıyorum:

Çelik tencerelerin ve diğer endüstriyel pişirme kaplarının yaygınlaşmasıyla otizm tanılarındaki artış arasında araştırılması gereken bir bağlantı olabilir mi?

Burada kesin bir hüküm vermiyorum. “Çelik tencereler otizme neden olur” demiyorum. Ancak aynı dönemlerde belirginleşen bu iki toplumsal değişimin bilimsel olarak karşılaştırılmasının ve araştırılmasının gerekli olduğunu düşünüyorum.

Çünkü pişirme kapları yalnızca yemeği ısıtan sıradan mutfak gereçleri değildir. Tencerenin üretildiği malzeme, alaşımın içeriği, üretim kalitesi, kullanım süresi, yüzeyindeki çizilme ve aşınmalar, maruz kaldığı sıcaklık ve pişirilen gıdanın asitlik düzeyi, bazı maddelerin gıdaya geçiş miktarını etkileyebilir.

Özellikle domates, limon ve sirke gibi asitli besinlerin yüksek sıcaklıkta ve uzun süre pişirilmesi, kullanılan kabın yapısına bağlı olarak metal geçişini artırabilir. Bu nedenle bir tencereyi yalnızca “çelik”, olarak adlandırmak yeterli değildir. Asıl önemli olan ürünün kalitesi, üretim standardı, içeriği ve zaman içinde ne ölçüde yıprandığıdır.

İnsan vücudunda demir, bakır, çinko, magnezyum ve kalsiyum gibi doğada ve toprakta bulunan çeşitli elementler ve mineraller vardır. Bunların bazıları sağlıklı bir yaşam için gereklidir. Ancak çelik, doğada tek başına bulunan bir element değil; başta demir olmak üzere karbon, krom ve nikel gibi farklı maddelerin bir araya getirilmesiyle oluşturulan endüstriyel bir alaşımdır.

Bu gerçek tek başına çeliğin zararlı olduğunu kanıtlamaz. Ancak çelik alaşımında bulunan maddelerin hangi koşullarda ve ne kadarının gıdaya geçtiğinin daha kapsamlı biçimde araştırılması gerektiğini gösterir. Aynı şekilde bakırın vücut için gerekli bir eser element olması da her bakır kabın koşulsuz biçimde güvenli olduğu anlamına gelmez. Kalaysız veya aşınmış bakır kaplar ile standart dışı toprak ve seramik ürünler de risk oluşturabilir.

Dolayısıyla amacım geçmişte kullanılan her ürünü yararlı, günümüzde kullanılan her ürünü zararlı ilan etmek değildir. Benim dikkat çekmek istediğim asıl konu, günlük yaşamda sürekli maruz kaldığımız ve çoğu zaman hiç sorgulamadığımız çevresel unsurlardır.

Ağır metallerin ve çevresel toksinlerin gelişmekte olan sinir sistemi üzerindeki etkileri uzun yıllardır araştırılmaktadır. Kurşun, cıva, arsenik ve kadmiyum gibi maddelerin nörogelişim açısından risk oluşturabileceği bilinmektedir.

O hâlde pişirme gereçlerinden kaynaklanabilecek uzun süreli ve düşük doz metal maruziyetinin de nörogelişim araştırmalarına dâhil edilmesi gerekmez mi?

Ben bunun üzerinde durulması gereken ciddi bir halk sağlığı sorusu olduğuna inanıyorum.

Otizmli çocukların yaşadığı evlerde kullanılan pişirme gereçleriyle otizm tanısı bulunmayan çocukların yaşadığı evlerde kullanılan kaplar karşılaştırılabilir. Tencerelerin malzemesi, yaşı, üretim standardı, alaşım içeriği, çizilme durumu ve kullanım biçimi kayıt altına alınabilir.

Bu kaplarda hazırlanan yemeklerdeki metal miktarları ölçülebilir. Elde edilen sonuçlar, çocukların kan ve idrar değerleriyle birlikte değerlendirilebilir. Elbette genetik yatkınlık, annenin gebelik dönemindeki maruziyetleri, beslenme biçimi, yaşanılan çevre ve diğer çevresel etkenler de araştırmaya dâhil edilmelidir.

Belki yapılacak araştırmalar sonucunda anlamlı bir bağlantı bulunmayacaktır. Belki de bugüne kadar yeterince üzerinde durulmayan önemli bir çevresel faktör ortaya çıkarılacaktır.

Bilim yalnızca bilinen cevapları tekrarlayarak gelişmez. Bilim, başkalarının sormadığı soruları cesaretle sormak ve ortaya konulan hipotezleri tarafsız yöntemlerle sınamakla ilerler.

Ben, çelik tencerelerin ve diğer endüstriyel pişirme gereçlerinin yaygınlaşmasıyla otizm tanılarındaki artış arasındaki zamansal paralelliğin göz ardı edilmemesi gerektiğini düşünüyorum.

Bu bir suçlama değildir.

Bu, kesinleşmiş bir bilimsel sonuç da değildir.

Bu yazı; bilim insanlarına, sağlık kuruluşlarına, üniversitelere ve araştırmacılara yöneltilmiş samimi bir araştırma çağrısıdır.

Çocuklarımızın sağlığı söz konusu olduğunda, mutfağımızdaki en sıradan görünen ayrıntıları dahi sorgulamak zorundayız. Kaliteli, güvenilir ve sağlık standartlarına uygun ürünler kullanmak hepimizin sorumluluğudur.

Çünkü bazen büyük soruların yanıtları, hayatımızın en sıradan köşelerinde saklı olabilir.

&nbsp;

Doç. Dr. Yüksel Turğut Akın

Sosyolog - Pedagog —Araştırmacı Yazar
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[OTİZMDEKİ ARTIŞ VE MUTFAKLARIMIZDAKİ SESSİZ DEĞİŞİM - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 08:39:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/otizmdeki-artis-ve-mutfaklarimizdaki-sessiz-degisim-114252-20260730.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/otizmdeki-artis-ve-mutfaklarimizdaki-sessiz-degisim-114252-20260730.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/otizmdeki-artis-ve-mutfaklarimizdaki-sessiz-degisim-114252-20260730.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ÇEVRE BASKISI GÖLGESİNDE ANNELİK]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-cevre-baskisi-golgesinde-annelik-542.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-cevre-baskisi-golgesinde-annelik-542.html</link>
                    <description><![CDATA[Sena Ertürk annelik konusunu yazdı...]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Merhaba, ben&nbsp;Sena. Gazeteci babanın Telekomcu annenin 4’ünce ve son çocuğuyum. Halihazırda evlat, eş, kardeş ve bir yıldır anne gibi vasıflarım var. Teoride de coğrafya öğretmeniyim. Babam gazeteci olduğu için lisede hep deneme yazıları yazdım. Yazarken çok mutluydum çünkü balık burcu olarak hayalperest olmak beni geniş bir düşünce havuzuna sokuyor. Yapı olarak da genelde yalnızlığı sevdiğim için “düşüncelilik” kaçınılmaz oluyor.

Uzun zamandır bir şeyler karalamadığımı ve ihtiyaç hissettiğimi fark ettim. Hem içimi dökmek hem de katkı sunmak istiyorum. Bu yüzden beni en meşgul eden konuyla giriş yapmak istiyorum; annelik.

Demiştim ya henüz bir yıllık taze anneyim. Dünyalar tatlısı bir oğlum var. Z kuşağı annenin beta oğlu…

Bu yazımda annelikte en çok zorlandığım şeylerden birine değinmek istiyorum; Çevre.

Doğum sonrası duygusal ve hormonal değişimler, bebek bakımı, kimlik karmaşası vs bile çevreden sonra geliyor. Çünkü yeni bir annenin algıları hiç olmadığı kadar açık oluyor ve çevre denilen zât kendini haklı görerek konuşuyor…

Bir anneye en ağır gelen şey, kendi vicdanından sonra başkalarının sözleridir dostlar.

Bir kadın anne olduğunda yalnızca bir çocuk dünyaya gelmez.

Aynı anda yeni bir kimlik doğar.

Daha önce hiç tanımadığı duygular, korkular, kaygılar ve tarifsiz bir sorumluluk hissi de onunla birlikte hayata gözlerini açar.

Anne olduğu ilk günden itibaren artık hiçbir karar eskisi kadar basit değildir. Çocuğunun üzerine örttüğü battaniyeden yediği ilk lokmaya, uyuduğu saatten giydiği çorabın kalınlığına kadar her ayrıntı, zihninde onlarca kez tartılır.

“Acaba üşür mü?”

“Acaba çok mu kalın giydirdim?”

“Yeterince doydu mu?”

“Bugün onunla yeterince ilgilenebildim mi?”

Belki de anneliğin en görünmeyen yanı budur.

Dışarıdan güçlü görünen kadınların içinde, durmaksızın konuşan bir vicdan vardır.

Çünkü anneler, çocuklarını herkesten önce kendilerine emanet bilirler.

Bu yüzden en büyük eleştiriyi çoğu zaman kendilerine yaparlar.

Fakat ne yazık ki o iç ses, hiçbir zaman yalnız kalmaz.

Bir süre sonra etrafındaki herkes konuşmaya başlar.

“Çocuğa neden çorap giydirmedin?”

“Bu havada böyle mi dolaştırılır?”

“Neden bu kadar kalın giydirdin, çocuk ter içinde.”

“Kucağına çok alıştırıyorsun.”

“Bırak biraz ağlasın.”

&nbsp;“Neden mama vermiyorsun?”

“Neden mama veriyorsun?”

“Neden yürümüyor?”

“Neden konuşmuyor?”

Sanki annelik, herkesin yorum yapma hakkına sahip olduğu ortak bir alanmış gibi…

Oysa kimse, o annenin gecenin üçünde ateş ölçerken yaşadığı korkuyu bilmiyor.

Kimse sabaha kadar uyumayan bir bebeğin ardından gün boyu ayakta kalmaya çalışan kadının yorgunluğunu görmüyor.

Kimse banyoda sessizce ağladığı dakikaları bilmiyor.

Kimse “Bugün iyi bir anne olamadım galiba.” diyerek vicdan azabı çektiği gecelere şahit olmuyor.

Çünkü annelik, dışarıdan bakıldığında görünenin çok ötesinde bir emektir.

Bir çocuk büyütmek yalnızca onu beslemek değildir.

Onun güven duygusunu büyütmektir.

Korkularını hafifletmektir.

İlk düştüğünde yanında olmaktır.

İlk başarısında gözleri dolmaktır.

Kendi uykusundan, kendi zamanından, bazen kendi hayatından vazgeçmektir.

İşte tam da bu yüzden, dışarıdan söylenen küçük bir cümle bile bazen bir annenin içinde kocaman bir yaraya dönüşebilir.

Çünkü zaten kendini sorgulayan bir kalbe bir soru daha eklemek, yükünü hafifletmez.

Aksine ağırlaştırır.

⸻

Toplum olarak annelere öğüt vermeyi çok seviyoruz.

Fakat çoğu zaman onların neye ihtiyaç duyduğunu sormayı unutuyoruz.

Oysa belki de bir annenin duymaya en çok ihtiyacı olan cümleler şunlardır:

“Çok yorulduğunu biliyorum.”

“Elinden gelenin en iyisini yapıyorsun.”

“Mükemmel olmak zorunda değilsin.”

“Çocuğun için gösterdiğin çaba görülüyor.”

Bazen bir kadını ayakta tutan şey, saatler süren nasihatler değil; birkaç cümlelik anlayıştır.

Çünkü annelik yarış değildir.

Kimsenin madalya kazanmadığı, ama herkesin elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştığı uzun bir yolculuktur.

Ve bu yolculukta hiçbir anne, bir başkasının yargısıyla daha iyi anne olmaz.

Tam tersine…

Her eleştiri, zaten omuzlarında görünmez yükler taşıyan bir kadının sırtına yeni bir ağırlık ekler.

⸻

Belki de artık annelere sürekli neyi yanlış yaptıklarını söylemeyi bırakmalıyız.

Çünkü onlar bunu zaten kendilerine fazlasıyla söylüyor.

Belki kusur aramak yerine emeği görmeyi öğrenmeliyiz.

Bir annenin çocuğuna çorap giydirip giydirmediğine değil, gözlerinin altındaki uykusuzluğa bakmalıyız.

Çünkü iyi annelik; kusursuz kararlar vermek değil; her gün yeniden öğrenebilmek, hata yaptığında kendini affedebilmek ve her şeye rağmen çocuğuna sevgiyi hissettirebilmektir.

Bir gün çocuklar büyüyecek.

O çoraplar küçülecek.

Montlar dolabın bir köşesinde kalacak.

Ama bir annenin şefkatle tuttuğu el, güvenle sarıldığı kucak ve sevgiyle bakan gözler, bir ömür hatırlanacak.

Belki de anneliğin özü tam burada saklıdır.

Çocuklar, annelerinin onları kaç kat giydirdiğini değil; kendilerini yanında ne kadar güvende hissettiklerini hatırlar.

Bu yüzden sevgili anne…

Eğer bugün kendini yetersiz hissediyorsan, bil ki yalnız değilsin.

Ve eğer çevrenden gelen bitmek bilmeyen yorumlar bazen seni kendinden şüphe ettiriyorsa, şunu unutma:

İyi anneler, hiçbir zaman kendini kusursuz sananlar değildir.

İyi anneler; her gün yeniden öğrenen, hata yapmaktan korksa da vazgeçmeyen ve sevgisini her şeyin önüne koyan kadınlardır.

Belki de bir anneye verebileceğimiz en büyük hediye, ona yeni tavsiyeler vermek değil; zaten taşıdığı yükü biraz olsun hafifletecek anlayışı gösterebilmektir.

Çünkü bazen bir annenin ihtiyacı olan tek şey, yargılanmadan anlaşılmaktır.


 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[ÇEVRE BASKISI GÖLGESİNDE ANNELİK - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 12:15:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/cevre-baskisi-golgesinde-annelik-152044-20260729.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/cevre-baskisi-golgesinde-annelik-152044-20260729.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/cevre-baskisi-golgesinde-annelik-152044-20260729.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[VALİ ERİN: “YEŞİL VATAN’I KORUMAK HEPİMİZİN ORTAK SORUMLULUĞUDUR”]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-vali-erin-yesil-vatani-korumak-hepimizin-ortak-sorumlulugudur-541.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-vali-erin-yesil-vatani-korumak-hepimizin-ortak-sorumlulugudur-541.html</link>
                    <description><![CDATA[.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[  Isparta Valisi Abdullah Erin başkanlığında, il genelindeki orman yangını risklerinin değerlendirildiği Orman Yangınları ile Mücadele Koordinasyon Kurulu Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, özellikle yangın riski taşıyan bölgelerde alınan tedbirler, kurumların hazırlık durumu ve koordinasyon çalışmaları kapsamlı şekilde ele alındı. Vali Erin, olası yangınlara karşı tüm kurumların en üst seviyede hazırlıklı olması gerektiğini belirterek, sahada görev yapan ekiplerin koordinasyonunun önemine dikkat çekti. HAZIR BEKLEYEN EKİP VE EKİPMANLAR SÜREKLİ KONTROL EDİLECEK Toplantıda konuşan Vali Abdullah Erin, risk taşıyan bölgelerde hazır bekletilen araç, iş makinesi ve diğer ekipmanların düzenli olarak kontrol edilmesi talimatını yineledi. İlgili tüm kurumların görev ve sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmesini isteyen Erin, yangın sezonu boyunca teyakkuz halinin sürdürülmesini istedi. “ORMANLARIMIZ GELECEĞİMİZE EMANETTİR” Ormanların korunmasının yalnızca kamu kurumlarının değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayan Vali Erin, şu değerlendirmede bulundu: "Yeşil Vatan'ımızı korumak ve gelecek nesillere sağlıklı bir çevre bırakmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu süreçte tüm hemşehrilerimizden, orman yangını riskine karşı her zamankinden daha dikkatli ve duyarlı olmalarını önemle rica ediyoruz." VATANDAŞLARA DUYARLILIK ÇAĞRISI Yaz aylarında artan sıcaklıklar ve kuraklık nedeniyle orman yangını riskinin yükseldiğine dikkat çekilen toplantıda, vatandaşların özellikle ormanlık alanlarda ateş yakmaması, anız ve bahçe atıklarını kontrolsüz şekilde yakmaması, duman veya yangın belirtisi görülmesi halinde ise vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bilgi vermesi gerektiği hatırlatıldı. Vali Abdullah Erin, açıklamasını, "Allah (c.c.) memleketimizi her türlü afetten muhafaza eylesin." duasıyla tamamladı. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[VALİ ERİN: “YEŞİL VATAN’I KORUMAK HEPİMİZİN ORTAK SORUMLULUĞUDUR” - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 10:58:45 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/vali-erin-yesil-vatani-korumak-hepimizin-ortak-sorumlulugudur-142744-20260729.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/vali-erin-yesil-vatani-korumak-hepimizin-ortak-sorumlulugudur-142744-20260729.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/vali-erin-yesil-vatani-korumak-hepimizin-ortak-sorumlulugudur-142744-20260729.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item></channel></rss>