<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
                 <rss version="2.0" 
                 xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
                 xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" 
                 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" 
                 xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
                 <channel><title>Aktürk Haber | Güncel Son Dakika Gelişmeler</title>
                      <link>https://www.akturkhaber.com/rss.xml</link>
                      <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.akturkhaber.com/rss.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                      <language>tr</language>
                      <description>Tarafsız, objektif ve en etkili organik haberleriyle Türkiyenin en iyi haber sitesidir</description>
                      <category>News</category>
                      <lastBuildDate>Wed, 14 Oct 2026 18:30:52 +0000</lastBuildDate>
                      <ttl>1</ttl>
                      <generator>Aktürk Haber | Güncel Son Dakika Gelişmeler - Haberler</generator>
                      <copyright>Copyright - 2026 - Aktürk Haber | Güncel Son Dakika Gelişmeler</copyright><item><title><![CDATA[UZMAN ÇAVUŞ MUSTAFA ASLAN ŞEHİT OLDU]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-uzman-cavus-mustafa-aslan-sehit-oldu-946.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-uzman-cavus-mustafa-aslan-sehit-oldu-946.html</link>
                    <description><![CDATA[Pençe-Kilit Harekâtı bölgesinde meydana gelen silah kazasında yaralanan Piyade Uzman Çavuş Mustafa Aslan, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Millî Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, görev bölgesinde meydana gelen silah kazasında yaralanan Mustafa Aslan'ın hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybettiği bildirildi. Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler de yayımladığı taziye mesajında şehit askere Allah'tan rahmet dileyerek ailesine ve millete başsağlığı temennisinde bulundu. TÜRKİYE'Yİ YASA BOĞAN HABER Görevi başında yaşanan bu acı kayıp, şehit ailesini ve tüm Türkiye'yi yasa boğdu. Şehit askerin ailesine, yakınlarına ve silah arkadaşlarına başsağlığı diliyoruz. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/asayis-haberleri">Asayiş</category><dc:creator><![CDATA[UZMAN ÇAVUŞ MUSTAFA ASLAN ŞEHİT OLDU - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 18:24:23 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/uzman-cavus-mustafa-aslan-sehit-oldu-213018-20261014.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/uzman-cavus-mustafa-aslan-sehit-oldu-213018-20261014.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/uzman-cavus-mustafa-aslan-sehit-oldu-213018-20261014.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[İSTANBUL'DA SAĞANAK FELAKETİ! CADDELER GÖLE DÖNDÜ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-istanbulda-saganak-felaketi-caddeler-gole-dondu-945.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-istanbulda-saganak-felaketi-caddeler-gole-dondu-945.html</link>
                    <description><![CDATA[İstanbul'da etkili olan kuvvetli sağanak, kent genelinde hayatı olumsuz etkiledi. Çok sayıda noktada su baskınları yaşanırken trafik durma noktasına geldi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Sabah saatlerinden itibaren etkisini artıran yağış nedeniyle bazı ev ve iş yerlerini su bastı. Alt geçitlerde ve yollarda biriken sular araçların ilerlemesini güçleştirdi. Bazı vatandaşlar mahsur kalırken toplu ulaşım duraklarında da yoğunluk oluştu. İstanbul Valiliğinin açıklamasına göre, 14 Ekim günü saat 06.00 ile 20.00 arasında AFAD ve 112 Acil Çağrı Merkezi'ne toplam 2 bin 518 ihbar ulaştı. Bu ihbarlar kapsamında 1.277 su baskını, 15 heyelan ve 47 mahsur kalma olayı bildirildi. EKİPLER SAHADA İlgili kurumların ekipleri, su baskınlarına müdahale etmek ve ulaşımın yeniden normale dönmesini sağlamak amacıyla çalışmalarını sürdürdü. Yetkililer, yağışın etkili olduğu bölgelerde vatandaşların dikkatli olmasının önemine işaret etti. İstanbul'da yaşananlar, kuvvetli yağışlarda altyapının ve afet müdahale kapasitesinin önemini bir kez daha gündeme taşıdı. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[İSTANBUL'DA SAĞANAK FELAKETİ! CADDELER GÖLE DÖNDÜ - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 18:18:38 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/istanbulda-saganak-felaketi-caddeler-gole-dondu-212347-20261014.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/istanbulda-saganak-felaketi-caddeler-gole-dondu-212347-20261014.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/istanbulda-saganak-felaketi-caddeler-gole-dondu-212347-20261014.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Başkan Başdeğirmen’in tanıtım desteği Isparta gülünü Çin’e taşıdı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-baskan-basdegirmenin-tanitim-destegi-isparta-gulunu-cine-tasidi-944.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-baskan-basdegirmenin-tanitim-destegi-isparta-gulunu-cine-tasidi-944.html</link>
                    <description><![CDATA[Başkan Başdeğirmen: “Bunlar bizim için değerli tanıtımlar”]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 

Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, gül hasat sezonunda Çin’de yaşayan ve sosyal medya platformlarında toplam 40 milyon takipçisi bulunan Enes Demirbaş’ın canlı yayınına katılarak, Isparta gülü ve gül ürünlerini tanıtmıştı. Enes Demirbaş, Çinli eşiyle birlikte Başkan Başdeğirmen’i makamında ziyaret ederek, o günkü yayının sosyal medya platformlarında toplam 100 milyon izlendiğini belirterek, teşekkür etti.

Geçtiğimiz gül hasat sezonunda Çin’de yaşayan ve sosyal medya platformlarında toplam 40 milyon takipçisi bulunan Enes Demirbaş ve Çinli eşi Yan Zhang, Gülbirlik’te canlı yayın açmıştı. Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen de yayına konuk olarak Isparta gülü ve gül ürünlerini tanıtmıştı. Sosyal medya fenomeni Enes Demirbaş ve eşi Yan Zhang, beraberinde Gülbirlik Genel Müdürü İbrahim Işıdan ve Şerife Gökdoğan ile birlikte Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’i makamında ziyaret etti.

Işıdan: “Katkılarınız için çok teşekkür ederiz”

Gülbirlik Genel Müdürü İbrahim Işıdan, Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in Isparta gülü ve gül üreticilerine büyük destekler verdiğini belirterek, “Aynı zamanda Gülbirlik’e de vermiş olduğunuz destekler için çok teşekkür ederiz. Enes Bey, şirketimizi ve sizleri ziyaret etmek istedi. Bu anlamda da buradayız. Katkılarınız için çok teşekkür ederiz” dedi.

Demirbaş: “Yaptığımız yayının ortalaması 100 milyon izlendi”

Enes Demirbaş, desteklerinden dolayı Başkan Başdeğirmen’e teşekkür etti. Yayını tek başlarına yapmış olsalardı bu kadar izlenmeye ulaşamayacaklarına değinen Demirbaş, “Yaptığımız yayının ortalaması 100 milyon izlendi. Isparta gülü eşi benzeri olmayan bir güldür. Bunu orada tek başımıza anlatabilmemiz zor oluyordu. O yüzden sizin de bize destek verip, garantörümüz olmanız çok onur verici oldu. Çok güzel bir sonuç aldık. Şu anda Çinliler de bunu çok seviyorlar. Hali hazırda Uygur bölgesinde gül var ama tabi Isparta’nın gülünden farklı bir gül. Buranın yüksekliği, gülün çeşidi, verimliliği olsun onları da düşündüğümüz de bizim burası gül açısından açık ara önde oluyor. Sizin, bizim yanımızda olmanız bizi çok şereflendirdi” şeklinde konuştu.

Başkan Başdeğirmen: “Bunlar bizim için değerli tanıtımlar”

Ziyaretten duyduğu memnuniyetini ifade eden Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Enes Demirbaş ile mayıs ayında Çin’deki sosyal medya platformları için bir çekim yaptıklarını söyledi. Başkan Başdeğirmen, “Bu yayının da 100 milyon kişi tarafından izlendiğini söylediniz. Bunlar bizim için değerli tanıtımlar. Hem Isparta’mızın bilinirliğini tanıtmak hem de gülünün ne olduğunu anlatmak ve ülkemizde bu güzelliklerin olduğunu Çinli vatandaşlarımıza anlatmak çok değerli. Çin bölgesinde Güney Kore, Tayvan, Japonya o bölgelerde güle çok önem veriliyor. Gülün motifini hemen hemen her yerde kullanıyorlar. Böylelikle de Çinli vatandaşlarımız Isparta’nın üretmiş olduğu gül ürünlerine de çok büyük sevgi gösteriyorlar. Bununla da alakalı Çin’e önemli miktarda ihracat yapan, Isparta’nın firması olan Gülbirlik çok güzel, sağlıklı, kaliteli ürünleri o bölgeye sunuyor. Bu arada sizler buraya gelip giderek bu iş birliğini devam ettiriyorsunuz. Böylelikle bizler de sizleri görme fırsatı buluyoruz” ifadelerinde bulundu.

“Wuhan ile kardeş belediye olduk”

Isparta Belediyesi ile Çin’in Wuhan kenti arasında kardeşlik anlaşması yapıldığını hatırlatan Başkan Başdeğirmen, “Bizlerle kardeş olma taleplerini, Dışişleri Bakanlığı’mıza bildiler. Bakanlığımız da böyle bir teklifin olduğunu bize bildirdi. Biz de meclisimize sunduk ve meclisimiz onayladı. Daha sonra da başkan yardımcımız, Çin’e giderek oradaki sözleşmeyi ve kardeşliği onaylayıp geldi. Bundan sonra Çin ile iş birliğimiz devam edecek. Oraya gidiş gelişlerimizle ve orada yaptığımız kardeşlik anlaşması dahilinde sizleri de orada göreceğiz. Sizlerin, bizim yanımıza geldiğiniz gibi biz de sizlerin yanınıza geleceğiz. Bu iş birliğini kardeşlik seviyesinde hem ticari anlamda hem de dostluk anlamında daha ileriye taşıyacağız” dedi.

“Ülkemizin güzelliklerini tanıtmak istiyoruz”

Amaçlarının Isparta’nın Çin’de çok iyi şekilde tanıtılması olduğuna değinen Başkan Başdeğirmen, “Beklentimiz oradaki vatandaşların da bizleri görmesi, bilmesi ve şehrimizi merak edip gelmesidir. Ülkenizden, bizim ülkemize turist olarak gelmelerini istiyoruz. Onlara burada Isparta’mızın, ülkemizin güzelliklerini tanıtmak istiyoruz. İnşallah bu birlik, beraberlik daim olur. Hem ticari hem de turizm anlamında daha güzel ilişkiler geliştiririz. Bu dostluğu, kardeşliği daha üst seviyelere taşırız. Böylelikle de hem siz hem de biz bu güzel iş birliğini devam ettiririz” görüşlerinde bulundu.

Ziyaretin sonunda Enes Demirbaş, Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’e hediye takdiminde bulundu.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[Başkan Başdeğirmen’in tanıtım desteği Isparta gülünü Çin’e taşıdı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 12:14:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/baskan-basdegirmenin-tanitim-destegi-isparta-gulunu-cine-tasidi-152208-20261014.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/baskan-basdegirmenin-tanitim-destegi-isparta-gulunu-cine-tasidi-152208-20261014.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/baskan-basdegirmenin-tanitim-destegi-isparta-gulunu-cine-tasidi-152208-20261014.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[HALK TV’YE KAYYUM ATANDI]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-halk-tvye-kayyum-atandi-943.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-halk-tvye-kayyum-atandi-943.html</link>
                    <description><![CDATA[İstanbul’da sabah saatlerinde Halk TV’nin merkezine düzenlenen polis operasyonunun ardından kanala kayyum atandı. Yayınların durdurulduğu olayda 17 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Halk TV’nin İstanbul'daki merkez binasına 14 Ekim sabahı polis ekipleri tarafından operasyon düzenlendi. Operasyonun ardından televizyon kanalının yönetimine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak atandı. Kanalın yayın akışının da durdurulduğu bildirildi. SORUŞTURMA SÜRÜYOR İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu ile bağlantılı kişi ve şirketler hakkında inceleme başlatıldı. Soruşturmada rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama iddiaları üzerinde duruluyor. Başsavcılığın açıklamasına göre 17 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken, operasyon sırasında 11 kişi gözaltına alındı. Soruşturmanın sürdüğü belirtildi. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[HALK TV’YE KAYYUM ATANDI - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 12:01:09 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/halk-tvye-kayyum-atandi-150522-20261014.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/halk-tvye-kayyum-atandi-150522-20261014.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/halk-tvye-kayyum-atandi-150522-20261014.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Yunanistan Suçluların Sığınağı Olmamalı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-yunanistan-suclularin-siginagi-olmamali-942.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-yunanistan-suclularin-siginagi-olmamali-942.html</link>
                    <description><![CDATA[Yunanistan Suçluların Sığınağı Olmamalı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, resmi ziyareti kapsamında bulunduğu Atina’da Yunanistan Vatandaşı Koruma Bakanı Michalis Chrisochoidis ile görüştü. Bakan Çiftçi, “Umut ediyorum ki, bugünkü görüşmemiz güvenlik ve kolluk iş birliği alanlarındaki iş birliğimizin güçlenmesi adına olumlu sonuçlar doğuracaktır.” dedi.  Yunanistan’da yakalanan bazı suç örgütü liderlerinin tutuklu oldukları hâlde örgütleriyle irtibata geçmeye ve eylemler gerçekleştirmeye devam ettiklerini Yunanistan’ın suçluların sığınılabileceği yer olmaması gerektiğinin altını çizdi. Bakan Çiftçi, “Buna engel olunması çok önemlidir. Özellikle bu şahısların iade süreçlerinin hızlandırılmasını bekliyoruz. Gerçekleştirdiğiniz ve gerçekleştireceğiniz iadeler neticesinde Yunanistan’ın suçluların sığınabileceği bir yer olmadığının da altı çizilmiş olacaktır.” dedi.&nbsp;  FETÖ’nün mülteci statüsünü kötüye kullanması gibi faaliyetlerinin Yunanistan’ın kamu düzeni ve çıkarları açısından da tehdit oluşturduğunu belirten Bakan Çiftçi, “Siz dostlarımızdan beklentimiz FETÖ’nün gerçek yüzünü görerek mücadelemize destek vermeniz ve örgüt mensuplarını ülkemize iade etmeniz yönündedir.” dedi.  ATİNA/  İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bir dizi program kapsamında gerçekleştirdiği resmi ziyaret çerçevesinde Yunanistan’ın başkenti Atina’da Yunanistan Vatandaşı Koruma Bakanı Michalis Chrisochoidis ile heyetler arası görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede terör örgütleri, yeni nesil suç örgütleri ve sınır aşan suçların önlenmesine yönelik yürütülen çalışmalar ile güvenlik ve kolluk iş birliğinin geliştirilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.  “TÜRKİYE-YUNANİSTAN İLİŞKİLERİ SON YILLARDA GELİŞMEKTE”  Türkiye ile Yunanistan ilişkilerinin son yıllarda liderlerin öncülüğünde geliştiğini belirten Bakan Çiftçi, pek çok önemli başlıkta iki ülke arasındaki iş birliğinin devam ettiğini söyledi ve özellikle düzensiz göçle mücadelede Türkiye ve Yunanistan arasında, ayrıca Bulgaristan’ın da dahil olduğu Üçlü Mekanizma çerçevesinde önemli mesafeler kaydedildiğini belirterek “Ülkemizi, düzensiz göçmenlerin kolaylıkla giremeyeceği; girse bile çıkamayacağı, rahatça dolaşamayacağı, çalışamayacağı ve yakalandıkları takdirde de sınır dışı edilecekleri bir yer hâline getirmeyi başardık.” İfadelerini kullandı.  YUNANİSTAN’DAKİ SUÇ ÖRGÜTLERİNE YÖNELİK OPERASYONLAR ARTTI  Son dönemde iki ülkenin kolluk birimleri arasında birtakım temaslar ve görüşmeler gerçekleştirildiğini belirten Bakan Çiftçi, diyalog ve iletişim kanalları ile özellikle anlık bilgi paylaşımlarının katkısıyla Yunanistan’da bulunan organize suç örgütlerine yönelik operasyonların sayısının arttığını söyledi. Bu çalışmalar sonucunda çok sayıda suçlunun adalete teslim edildiğini belirten Bakan Çiftçi, “Bu durumdan memnuniyet duyuyor ve çabalarınız için teşekkür ediyoruz.” dedi.  “625 SUÇ ÖRGÜTÜNÜ ÇÖKERTTİK”  Organize suçlarla mücadele kapsamında gerçekleştirilen operasyonlara ilişkin bilgi veren Bakan Çiftçi, bu yılın başından bu yana bin 741 operasyon gerçekleştirildiğini ve söz konusu operasyonlarda 22’si uluslararası nitelikte olmak üzere toplam 625 suç örgütünün çökertildiğini, 8 bin 170 organize suç örgütü üyesinin tutuklandığını söyledi. Aynı dönemde uyuşturucu kaçakçılığıyla etkin mücadele sonucunda 35 bin 819 zehir tacirinin de tutuklandığını ifade eden Çiftçi, suç örgütlerine karşı operasyonların bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğini kaydetti.  “YENİ NESİL SUÇ ÖRGÜTLERİYLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİ ÖNEM KAZANDI”  Yeni nesil suç örgütlerinin son dönemde önemi artan bir konu olduğunu belirten Bakan Çiftçi, bu yapıların sosyal medya ve dijital iletişim platformları üzerinden örgütlendiğini, propaganda yaptığını ve eleman kazandığını söyledi. Bakan Çiftçi, yeni nesil suç örgütleriyle mücadele kapsamında sosyal medya üzerinden örgütlerin eylemlerinin ve suç gelirlerinin takip edildiğini belirterek, “Hiçbir ülkenin suçla mücadelede tek başına sonuç alması mümkün değildir. Eski tip konvansiyonel suç örgütlerine nazaran, yeni nesil suç örgütleriyle mücadelede uluslararası iş birliği daha da büyük bir önem kazanmıştır. Ülkemiz açısından öncelikli tehdit alanlarından biri durumundaki yeni nesil organize suç örgütlerinin lider ve üyelerinin yakalanarak ülkemize iade edilmeleri konusunda özellikle hassasiyetinizi bekliyoruz.” dedi.  YUNANİSTAN SUÇLULARIN SIĞINAĞI OLMASIN  Yunanistan’da yakalanan bazı suç örgütü liderlerinin tutuklu oldukları hâlde örgütleriyle irtibata geçmeye ve eylemler gerçekleştirmeye devam ettiklerini Yunanistan’ın suçluların sığınılabileceği yer olmaması gerektiğinin altını çizdi. Bakan Çiftçi, “Buna engel olunması çok önemlidir. Özellikle bu şahısların iade süreçlerinin hızlandırılmasını bekliyoruz. Gerçekleştirdiğiniz ve gerçekleştireceğiniz iadeler neticesinde Yunanistan’ın suçluların sığınabileceği bir yer olmadığının da altı çizilmiş olacaktır.” dedi.&nbsp;  MÜLTECİLİK BAŞVURULARINDA HIZLI BİLGİ ALIŞVERİŞİ VURGUSU  Mültecilik başvurusunda bulunan Türk vatandaşları hakkında bilgi alışverişinin önemine dikkati çeken Bakan Çiftçi, insani açıdan önem taşıyan mültecilik kavramının suçlular tarafından içinin boşaltılmasının engellenebileceğini ve bu noktada özellikle Interpol kanalı üzerinden hızlı bilgi alışverişi yapılabileceğini ifade etti.  İADE SÜREÇLERİNİN ÖNGÖRÜLEBİLİRLİĞİ OLUMSUZ ETKİLENMEKTEDİR  Yunanistan’da yakalanan suçluların iade süreçlerinde yaşanan sorunlara da değinen Bakan Çiftçi, “İade süreçleri tamamlanma aşamasına gelen bu şahısların seyahat programı ve bilet işlemleri tamamlandıktan sonra, Yunanistan’da devam eden yargılamaları gerekçe gösterilerek, bazı durumlarda ise son anda AİHM’ye başvuru yapılması sebebiyle iade işlemi son aşamada iptal edilmiş ya da durdurulmuştur. Görevli personelimizin iade görevi için Yunanistan’a veya kara sınır kapılarımıza kadar gitmelerinden sonra ortaya çıkan bu durumlar son dönemde maalesef sıklaşmıştır. Bu tür olaylar, iade süreçlerinin öngörülebilirliğini olumsuz etkilemektedir. Bu durumun önüne geçilmesi amacıyla, mevcut Geri Kabul Anlaşması hükümlerinden de yararlanabiliriz. Şartları oluşan şahıslar için sınır dışı mekanizması uygulanabilir.” açıklamasında bulundu.  TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ OLUMSUZ ETKİLENMESİN&nbsp;  Güvenlik güçlerinin PKK/PYD, DEAŞ, DHKP/C ve FETÖ gibi terör örgütleriyle kararlılıkla ve etkin biçimde mücadele ettiğini belirten Bakan Çiftçi, bu mücadele sayesinde Türkiye’ye yönelik fiili terör tehdidinin büyük ölçüde sonlandırıldığını söyledi. Bakan Çiftçi, “Bu süreçte örgütün ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin oluşturduğu olumlu atmosferi, EUROPOL ve istihbarat raporlarına da yansıyan yasal görünümlü faaliyetlerine alan açmak amacıyla istismarına engel olunmalıdır.” ifadelerini kullandı.  “FETÖ’NÜN GERÇEK YÜZÜNÜ GÖREREK MÜCADELEMİZE DESTEK VERMENİZİ BEKLİYORUZ”  Türkiye’nin mücadele ettiği bir diğer terör örgütünün FETÖ olduğunu belirten Bakan Çiftçi, örgütün mülteci statüsünün kötüye kullanılması gibi suç oluşturan faaliyetlerinin Yunanistan’ın ve faal olduğu diğer ülkelerin kamu düzeni ve çıkarları için de tehdit oluşturduğunu söyleyerek, “Siz dostlarımızdan beklentimiz FETÖ’nün gerçek yüzünü görerek mücadelemize destek vermeniz ve örgüt mensuplarını ülkemize iade etmeniz yönündedir.” dedi.  İşbirliğini ve güç birliğini geliştirerek, suç ve suçlularla daha etkin mücadele edilebileceğini ifade eden Bakan Çiftçi, “Günümüzde artık hiçbir ülke diğerinin güvenliğini ilgilendiren bir alanda güvenli liman olmamalıdır diye düşünüyoruz. Bu da bizi iş birliğine zorluyor. Burada bulunmamızın tek gayesi bu.” diyerek sözlerini tamamladı. &nbsp; M.Fethi Aktürk &nbsp; ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/siyaset-haberleri">Siyaset</category><dc:creator><![CDATA[Yunanistan Suçluların Sığınağı Olmamalı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 08:26:07 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/yunanistan-suclularin-siginagi-olmamali-113334-20261014.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/yunanistan-suclularin-siginagi-olmamali-113334-20261014.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/yunanistan-suclularin-siginagi-olmamali-113334-20261014.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[KARDEŞLİK HUKUKU SADECE SÖYLEMDE Mİ KALACAK?]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-kardeslik-hukuku-sadece-soylemde-mi-kalacak-941.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-kardeslik-hukuku-sadece-soylemde-mi-kalacak-941.html</link>
                    <description><![CDATA[KARDEŞLİK HUKUKU SADECE SÖYLEMDE Mİ KALACAK?]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp; İlham Aliyev’e açıkça sormak gerekir: Biz aynı soydan gelen, ortak bir tarihi ve güçlü bağları paylaşan iki kardeş millet değil miyiz? Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik, yalnızca güzel sözlerden, törenlerde verilen fotoğraflardan ve siyasi konuşmalardan mı ibarettir? Yoksa bu kardeşlik, zor zamanlarda birbirinin yanında durmayı, haksızlık karşısında ses çıkarmayı ve mazlumun acısını yüreğinde hissetmeyi de gerektirir mi? &nbsp; Türkiye, Azerbaycan’ın en zor günlerinde yanında durdu. Karabağ mücadelesinde siyasi, diplomatik ve askerî desteğini esirgemedi. Bu destek, basit bir ticari anlaşmanın ya da maddi çıkar hesabının ürünü değildi. Ortada tarihî bağlar, kardeşlik duygusu ve ortak bir gelecek anlayışı vardı. Peki, Türkiye’nin gösterdiği bu vefanın karşılığı, bugün insanlığın en ağır vicdan sınavlarından biri yaşanırken nasıl bir tutumla veriliyor? M.Fethi Aktürk &nbsp; Kardeşlik, yalnızca işler yolundayken birbirine “gardaşım” demek değildir. Asıl kardeşlik, çıkarların çatıştığı ve zor kararların verilmesi gerektiği zamanlarda belli olur. &nbsp; Türkiye’de, Azerbaycan’daki başörtülü kızlarımızın eğitim haklarının engellendiğine ilişkin iddialara ve dinî özgürlükler konusundaki tartışmalara tepki gösterilmesi, kardeşlik hukukunun bir parçası olarak görülebilir. Elbette her ülkenin kendi hukuk düzeni ve iç işleyişi vardır. Ancak insan hakları, inanç özgürlüğü ve eğitim hakkı söz konusu olduğunda, dost ülkelerin birbirlerine yapıcı eleştiriler yöneltmesi düşmanlık değil, samimiyet göstergesidir. Kardeşlik, yanlışları görmezden gelmek değil, gerektiğinde doğruyu söyleyebilmektir. &nbsp; Peki, aynı hassasiyet Filistin’de yaşananlar karşısında neden aynı ölçüde gösterilmiyor? &nbsp; Geçmişte, Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki çatışmalarda Filistin yönetiminin tutumu üzerinden eleştiriler dile getirildi. Bu eleştirileri yapanların bugün de kendi siyasi tercihlerine aynı ölçüyle bakmaları gerekmez mi? Türkiye, Azerbaycan’ın yanında dururken yalnızca kendi çıkarlarını mı düşündü? Karabağ’da verilen desteğin arkasında kardeşlik duygusu yok muydu? Öyleyse Türkiye’nin Filistin konusunda sergilediği hassasiyete karşı farklı bir tutum takınmak nasıl açıklanabilir? &nbsp; Elbette devletlerin dış politikaları farklı hesaplar ve dengeler üzerine kurulabilir. Ancak diplomatik çıkarlar, insanlık vicdanının önüne geçtiğinde geriye cevaplanması gereken ciddi sorular kalır. &nbsp; Siyonist İsrail’in işgali ve Gazze’de insanlığın tükenen vicdanı &nbsp; Filistin meselesi, yalnızca bugünün meselesi değildir. On yıllardır süren işgal, yerleşimlerin genişletilmesi, Filistinlilerin topraklarından edilmesi, hareket özgürlüklerinin kısıtlanması ve tekrar tekrar yaşanan askerî saldırılar, bölgede derin bir insani trajedi meydana getirmiştir. &nbsp; Siyonist İsrail yönetiminin politikalarını eleştirirken meselenin özünü açıkça ortaya koymak gerekir: Filistin halkının da yaşama, güvenlik, özgürlük ve kendi geleceğini belirleme hakkı vardır. Hiçbir devlet, güvenlik gerekçesini sınırsız bir şiddetin bahanesine dönüştüremez. Hiçbir siyasi hedef, masum insanların hayatından daha değerli değildir. &nbsp; Gazze’de yaşanan yıkım, insanlığın vicdanında kapanması zor yaralar açmıştır. Evler enkaza dönmüş, hastaneler ağır saldırılar ve yıkım nedeniyle hizmet veremez hâle gelmiş, çocuklar ailelerini kaybetmiş, kadınlar, yaşlılar ve siviller tarifsiz acılar yaşamıştır. Suya, gıdaya, ilaca ve güvenli barınmaya erişimin engellenmesi ya da ağır biçimde kısıtlanması, zaten felaket yaşayan bir halkın hayatını daha da zorlaştırmıştır. &nbsp; Bir çocuğun enkaz altından çıkarılan cansız bedeni karşısında hangi siyasi hesap anlamını koruyabilir? Hastane koridorlarında hayat mücadelesi veren yaralıların, ailesini kaybeden çocukların, evine dönemeyen insanların acısı hangi diplomatik ilişkinin gölgesinde bırakılabilir? &nbsp; Gazze’de yaşananlar yalnızca Filistinlilerin değil, insanlık onurunu savunduğunu söyleyen herkesin meselesidir. &nbsp; Siyonist İsrail yönetiminin Gazze’deki eylemleri, uluslararası hukuk ve insan hakları bakımından son derece ağır suçlamalara konu olmuştur. Uluslararası Adalet Divanı’nda Güney Afrika’nın İsrail’e karşı açtığı soykırım davası, bu suçlamaların uluslararası hukuk zeminindeki önemini ortaya koymuştur. Mahkemenin ihtiyati tedbir kararları ile nihai bir soykırım hükmü birbirine karıştırılmamalıdır; ancak bu hukuki süreç, yaşananların ciddiyetini ortadan kaldırmaz. Gazze’deki sivillerin korunması, insani yardımların ulaştırılması ve ihlallerin bağımsız biçimde soruşturulması ertelenemez sorumluluklardır. &nbsp; Soykırım suçlamalarını yalnızca siyasi tartışmaların konusu olarak görmek de büyük bir yanılgıdır. Soykırım, uluslararası hukukta özel unsurları bulunan ağır bir suçtur. Hukuki nitelendirme mahkemelerin değerlendirmesine tabi olsa da yaşanan ölümler, yıkım ve insani felaket karşısında sessiz kalmamak için nihai bir karar beklemek gerekmez. İnsanlık vicdanı, mazlumların acısını duymak için mahkeme kararını beklemez. &nbsp; Netanyahu’ya gösterilen yakınlık hangi mesajı veriyor? &nbsp; Birleşmiş Milletler salonlarında, uluslararası toplantılarda ve diplomatik görüşmelerde verilen görüntüler bazen uzun açıklamalardan daha fazla anlam taşır. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Gazze’deki politikaları nedeniyle dünya çapında yoğun eleştirilere maruz kaldığı bir dönemde, onunla kurulan ilişkiler ve sergilenen tutumlar doğal olarak sorgulanmaktadır. &nbsp; Türkiye ile İsrail arasında yaşanan siyasi gerilimler, İsrailli yetkililerin Türkiye’ye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sert açıklamaları da ortadayken, Azerbaycan’ın İsrail ile ilişkileri hangi ölçülere göre şekillenmektedir? Türkiye’nin Azerbaycan’a verdiği destek, dostluk ve dayanışma üzerinden değerlendirilirken İsrail ile ilişkilerde aynı hassasiyet neden tartışma konusu olmaktadır? &nbsp; Burada mesele, Azerbaycan’ın herhangi bir devletle diplomatik ilişki kurma hakkını inkâr etmek değildir. Mesele, dostluk iddiasıyla insanlık karşısındaki sorumluluk arasında bir çelişki oluşup oluşmadığını sorgulamaktır. Bir devlet ekonomik, askerî veya stratejik çıkarlarını gözetebilir. Ancak bu çıkarlar, sivillerin yaşadığı acılar karşısında ahlaki sorumluluğu ortadan kaldırmaz. &nbsp; Netanyahu yönetiminin politikalarına yönelik eleştiriler, Yahudilere yönelik bir düşmanlıkla karıştırılmamalıdır. Burada hedef alınan bir din ya da halk değil; işgal, sivillere yönelik şiddet, hukuksuzluk ve bunları sürdüren siyasi anlayıştır. İnsan haklarını savunmak, hangi millete veya dine mensup olursa olsun masum insanların hayatını korumayı gerektirir. &nbsp; Türkiye’nin vefası unutulabilir mi? &nbsp; Türkiye, Azerbaycan’ın Karabağ mücadelesinde yanında yer alırken önemli siyasi riskleri göze aldı. İki ülke arasındaki ilişkiler, ortak tarih ve karşılıklı güven üzerinden gelişti. Türkiye’nin savunma sanayisinde karşılaştığı engeller, F-35 programından çıkarılması ve kendi savunma kapasitesini geliştirmek için verdiği mücadele de bilinen gerçeklerdir. &nbsp; Bütün bunlara rağmen Türkiye, Azerbaycan’a verdiği desteği yalnızca ekonomik kazanç üzerinden hesaplamadı. Öyleyse şu soru sorulmalıdır: Kardeşlik yalnızca Azerbaycan’ın Türkiye’ye ihtiyaç duyduğu dönemlerde mi hatırlanacaktır? Türkiye’nin hassasiyetleri, çıkarların farklılaştığı zamanlarda kolayca bir kenara mı bırakılacaktır? &nbsp; Unutulmamalıdır ki uluslararası ilişkilerde güven, yıllar boyunca kurulur; fakat yanlış tercihler ve vefasızlık algısı bu güveni kısa sürede zedeleyebilir. Bir ülkenin güçlü olması kadar güvenilir olması da önemlidir. Güç, imkânlara sahip olmaktır; güvenilirlik ise o imkânları hangi değerler doğrultusunda kullandığınızla ilgilidir. &nbsp; Türkiye’nin bölgesel gücü, Azerbaycan’ın güvenliği ve Türk dünyasının geleceği açısından önemlidir. Ancak bu ilişkiyi yalnızca askerî ve stratejik hesaplara indirgemek de doğru değildir. Asıl değer, halklar arasında oluşmuş gönül bağlarının korunmasıdır. &nbsp; Dünya ülkeleriyle ilişkiler, vicdanla çelişmemeli &nbsp; Türkiye; Katar, Kuveyt, Pakistan, Endonezya ve başka ülkelerle farklı alanlarda ilişkiler geliştirmektedir. Bu ilişkilerde ekonomik ortaklıkların yanı sıra diplomatik dayanışma ve karşılıklı güven de önem taşımaktadır. Özellikle Türkiye ile Pakistan arasındaki tarihî yakınlık, zor dönemlerde dayanışmanın ne anlama geldiğini gösteren örneklerden biridir. &nbsp; Aynı şekilde Kafkasya’daki güç dengeleri, Ermenistan’ın Fransa başta olmak üzere çeşitli ülkelerle geliştirdiği ilişkiler ve bölgedeki rekabet de Türkiye-Azerbaycan ortaklığının stratejik önemini ortaya koymaktadır. Türkiye’nin desteğinin Azerbaycan açısından taşıdığı önem inkâr edilemez. Fakat bu önem, hiçbir ülkeye eleştiriden muaf olma ayrıcalığı da vermez. &nbsp; Dostluk, karşılıklı çıkarların ötesine geçebildiği ölçüde kalıcıdır. Bir ülkenin yanında durmak, onun her kararını sorgulamadan desteklemek anlamına gelmez. Gerçek dost, gerektiğinde yanlış gördüğü tutumu dile getirir; çünkü uzun vadeli güven, samimiyet ve karşılıklı saygıyla ayakta kalır. &nbsp; Kardeşlik zor günde belli olur &nbsp; İlham Aliyev’e ve Azerbaycan yönetimine yöneltilmesi gereken soru aslında çok açıktır: Türkiye’nin yıllardır gösterdiği dayanışma ile Azerbaycan’ın bugün izlediği politikalar arasında nasıl bir denge kurulmaktadır? Filistin’de yaşanan insanlık dramı karşısında alınan tutum, yalnızca bir dış politika tercihi olarak mı görülmektedir, yoksa insanlık vicdanının gerektirdiği sorumluluk da hesaba katılmakta mıdır? &nbsp; Filistin halkının yaşadığı acıları dile getirmek, Azerbaycan düşmanlığı değildir. Türkiye’nin kardeşlik hukukunu hatırlatmak da iki ülke arasındaki ilişkileri zayıflatmak için yapılmış bir çağrı değildir. Tam tersine, bu bağların samimiyetini ve geleceğini önemseyen herkesin sorabileceği meşru sorulardır. &nbsp; Kardeşlik, alkışlanırken değil, hakikat karşısında sınanırken belli olur. Vefa, yalnızca geçmişte yapılan iyilikleri hatırlamak değil, bugün de doğru olanın yanında durabilmektir. &nbsp; Gazze’de çocuklar ölürken, insanlar açlıkla ve yerinden edilmenin acısıyla mücadele ederken, hastaneler ve yaşam alanları yıkılırken dünyanın hiçbir köşesindeki siyasi hesaplar bu gerçeği örtemez. Filistin halkının özgürlüğü, güvenliği ve onurlu bir yaşam hakkı savunulmalıdır. İşgalin sona ermesi, sivillerin korunması ve uluslararası hukukun herkes için eşit biçimde uygulanması talep edilmelidir. &nbsp; Bugün asıl mesele, kimin hangi devletle ne kadar yakın olduğu değil; insanlık ağır bir sınavdan geçerken kimin nerede durduğudur. &nbsp; Ve son söz şudur: Türkiye-Azerbaycan kardeşliği yalnızca ortak bir geçmişin hatırası değildir; adalet, vefa ve vicdanla geleceğe taşınması gereken bir sorumluluktur. Siyonist İsrail yönetiminin Filistin’deki işgaline ve Gazze’deki ağır insani yıkıma karşı ses yükseltmek, bu sorumluluğun da insanlık vicdanının da bir gereğidir. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[KARDEŞLİK HUKUKU SADECE SÖYLEMDE Mİ KALACAK? - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 08:08:48 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/kardeslik-hukuku-sadece-soylemde-mi-kalacak-111947-20261014.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/kardeslik-hukuku-sadece-soylemde-mi-kalacak-111947-20261014.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/kardeslik-hukuku-sadece-soylemde-mi-kalacak-111947-20261014.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[13 İLDE DEV UYUŞTURUCU OPERASYONU]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-13-ilde-dev-uyusturucu-operasyonu-940.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-13-ilde-dev-uyusturucu-operasyonu-940.html</link>
                    <description><![CDATA[42 GÖZALTI, 7,6 MİLYAR TL’LİK MAL VARLIĞINA EL KONULDU]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İstanbul merkezli 13 ilde uluslararası uyuşturucu şebekesine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 42 şüpheli yakalandı. Operasyonlarda, suçtan elde edildiği ve aklama faaliyetlerine konu olduğu belirtilen 7 milyar 657 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu. İçişleri Bakanlığının açıklamasına göre, uluslararası uyuşturucu şebekesine yönelik operasyonlar, Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı, İnterpol-Europol Daire Başkanlığı, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde gerçekleştirildi. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüklerince yürütülen çalışmalarda, 13 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. 13 İLDE 2 BİN POLİS GÖREV ALDI İstanbul merkezli operasyonlar; Antalya, Bursa, Diyarbakır, Edirne, Hakkâri, Hatay, Kayseri, Kocaeli, Mersin, Sakarya, Samsun ve Van’da gerçekleştirildi. Operasyonlara yaklaşık 2 bin personel katılırken, toplam 42 şüpheli yakalandı. 10 TONU AŞKIN UYUŞTURUCUYLA BAĞLANTI Soruşturma kapsamında yakalanan şüphelilerin, uluslararası düzeyde farklı ülke ve şehirlerde uyuşturucu madde imalatı, sevkiyatı ve dağıtımını organize ettikleri belirlendi. Şüphelilerin ayrıca kimyasal maddelerin temininden uluslararası sevkiyatların nakliye ve lojistik süreçlerine kadar çeşitli faaliyetleri yönettikleri tespit edildi. Şifreli haberleşme verilerinin incelenmesiyle örgütün uluslararası tedarik faaliyetleri ile Türkiye’deki dağıtım ağı arasındaki bağlantılar ortaya çıkarıldı. Yapılan incelemelerde şüphelilerin toplam 10 ton 100 kilogram eroin, esrar ve kokainle bağlantılı oldukları belirlendi. 7 MİLYAR 657 MİLYON TL’LİK MAL VARLIĞINA EL KONULDU Operasyonun mali boyutunda da önemli sonuçlara ulaşıldı. Suçtan elde edildiği ve aklama faaliyetlerine konu olduğu değerlendirilen mal varlıklarına yönelik tedbirler kapsamında;   163 gerçek kişiye ait banka hesapları ve kripto varlıklar,   556 taşınmaz,   155 motorlu taşıt,   71 şirketteki ortaklık payları   olmak üzere toplam 7 milyar 657 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu. EMNİYET BİRİMLERİNE TEBRİK İçişleri Bakanlığının açıklamasında, operasyonda görev alan polisler ile Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı, İnterpol-Europol Daire Başkanlığı, MASAK, İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tebrik edildi. Uluslararası uyuşturucu ticaretine yönelik operasyon, uyuşturucu sevkiyatının yanı sıra suç gelirlerinin tespit edilmesi ve bu gelirlerin aklanmasının önlenmesine yönelik mali takibin de önemini ortaya koydu. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/asayis-haberleri">Asayiş</category><dc:creator><![CDATA[13 İLDE DEV UYUŞTURUCU OPERASYONU - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 13 Oct 2026 15:36:36 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/13-ilde-dev-uyusturucu-operasyonu-183838-20261013.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/13-ilde-dev-uyusturucu-operasyonu-183838-20261013.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/13-ilde-dev-uyusturucu-operasyonu-183838-20261013.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ISPARTA TİCARET BORSASI’NDA YENİ DÖNEM RESMİYET KAZANDI]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-isparta-ticaret-borsasinda-yeni-donem-resmiyet-kazandi-939.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-isparta-ticaret-borsasinda-yeni-donem-resmiyet-kazandi-939.html</link>
                    <description><![CDATA[AKTÜRK HABER]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Organ seçimlerinin tamamlanmasının ardından Isparta Ticaret Borsası’nda (ITB) yeni dönem resmiyet kazandı. Isparta Merkez İlçe Seçim Kurulu Başkanı Hâkim Mehmet Uysal’dan mazbatasını teslim alan ITB Yönetim Kurulu Başkanı Hüdai Şahin, yeni dönemdeki görevine resmiyet kazandırdı. Mazbatasını alan Yönetim Kurulu Başkanı Hüdai Şahin, seçim sürecinin geride kaldığını ve artık tüm meclis üyeleriyle birlikte tamamen Isparta için çalışmaya odaklandıklarını belirtti. Yeni dönemin tüm borsa meclisine ve Isparta iş dünyasına hayırlı olmasını dileyen Başkan Şahin, şunları söyledi: "Üyelerimizin takdiriyle oluşan Meclisimiz, Isparta’mızın tarım, hayvancılık ve ticaret potansiyelini büyütmek, yeni hedef pazarlar bulmak ve üyelerimizin sorunlarını çözüme kavuşturmak adına ortak akılla hareket edecektir. Seçim sürecimizi tamamladık; şimdi tüm meclis üyelerimizle birlikte el birliğiyle üyelerimiz ve İlimiz için yeni projeler üretme ve çalışma zamanı. Güven tazeleyen tüm Meclis Üyelerimizi tekrardan tebrik ediyor, yeni dönemin hayırlı olmasını diliyorum." ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[ISPARTA TİCARET BORSASI’NDA YENİ DÖNEM RESMİYET KAZANDI - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 13 Oct 2026 15:28:07 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/isparta-ticaret-borsasinda-yeni-donem-resmiyet-kazandi-182952-20261013.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/isparta-ticaret-borsasinda-yeni-donem-resmiyet-kazandi-182952-20261013.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/isparta-ticaret-borsasinda-yeni-donem-resmiyet-kazandi-182952-20261013.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[URFALI KEBAPÇIM MUHARREM’DEN ÖĞRENCİLERE ASKIDA LAHMACUN İKRAMI]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-urfali-kebapcim-muharremden-ogrencilere-askida-lahmacun-ikrami-938.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-urfali-kebapcim-muharremden-ogrencilere-askida-lahmacun-ikrami-938.html</link>
                    <description><![CDATA[Ankara’da hizmete giren Urfalı Kebapçım Muharrem, Şanlıurfa’nın meşhur kebap ve lahmacun lezzetlerini sofralara taşırken öğrencilere yönelik askıda lahmacun uygulamasıyla da dikkat çekiyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 

Reşat Kuşçuoğlu/ANKARA

Ankara’nın Beşevler-Beştepe bölgesinde kapılarını açan Urfalı Kebapçım Muharrem, zengin menüsü ve misafirlerine sunduğu ikramlarla hizmet vermeye başladı. Kebap ustası Muharrem Usta’nın tecrübesiyle faaliyet gösteren işletme, yöresel lezzetleri sevenleri ağırlıyor.

ÖĞRENCİLERE ASKIDA LAHMACUN DESTEĞİ

İşletmenin en dikkat çeken uygulaması ise öğrencilere yönelik askıda lahmacun geleneği oldu.

Askıda ekmek uygulamasına benzer şekilde yürütülen sistemde hayırsever vatandaşlar, ücretini ödedikleri lahmacunların ihtiyaç sahibi öğrencilere ve vatandaşlara ücretsiz ikram edilmesine katkı sunabiliyor. Böylece bir kişinin yaptığı iyilik, başka birinin sofrasına sıcak bir yemek olarak ulaşıyor.

Özellikle öğrencilerin ekonomik açıdan zorlandığı dönemlerde önem taşıyan bu uygulama, paylaşma ve dayanışma kültürünü yaşatması bakımından takdir topluyor.

URFA LEZZETLERİ ANKARA’DA

Şanlıurfa mutfağının öne çıkan lezzetleri arasında yer alan kebap ve lahmacun, Urfalı Kebapçım Muharrem’in menüsünde müşterilerle buluşuyor. Tecrübeli kebap ustası Muharrem’in işlettiği mekânda temizlik ve titizliğe önem verildiği, müşterilere çay ve kahve ikramlarının da sunulduğu belirtiliyor.

Lezzetli yemeklerin yanı sıra misafir memnuniyetini de ön planda tutan işletme, Ankara’da Urfa mutfağını tercih edenlerin yeni adreslerinden biri olmayı hedefliyor.

SİPARİŞ VE REZERVASYON

Urfalı Kebapçım Muharrem’den sipariş vermek veya önceden yer ayırtmak isteyenler 0532 799 11 87 numaralı telefondan işletmeyle iletişime geçebilir.




 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[URFALI KEBAPÇIM MUHARREM’DEN ÖĞRENCİLERE ASKIDA LAHMACUN İKRAMI - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 13 Oct 2026 15:11:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/urfali-kebapcim-muharremden-ogrencilere-askida-lahmacun-ikrami-181521-20261013.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/urfali-kebapcim-muharremden-ogrencilere-askida-lahmacun-ikrami-181521-20261013.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/urfali-kebapcim-muharremden-ogrencilere-askida-lahmacun-ikrami-181521-20261013.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[4 ülkeden 22 Erasmus öğrencisi ve 8 akademisyen Isparta Belediyesi’ni ziyaret etti]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-4-ulkeden-22-erasmus-ogrencisi-ve-8-akademisyen-isparta-belediyesini-ziyaret-etti-937.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-4-ulkeden-22-erasmus-ogrencisi-ve-8-akademisyen-isparta-belediyesini-ziyaret-etti-937.html</link>
                    <description><![CDATA[Başkan Yardımcısı Büyükçulcu: Bu tür programlar Isparta’nın tanıtımı için çok önemli]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[  Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi öncülüğünde ve Avrupa Birliği desteğiyle gerçekleştirilen Erasmus Karma Yoğun Programı kapsamında Litvanya, Romanya, Polonya ve Arnavutluk’tan gelen 22 öğrenci ile 8 akademisyen Isparta Belediyesi’ni ziyaret etti. Belediye Başkan Yardımcısı Uğur Büyükçulcu tarafından karşılanan heyet, Isparta’daki izlenimlerini anlattı. Başkan Yardımcısı Büyükçulcu, bu tür programların Isparta’nın tanıtımı için önemli olduğunu söyledi. Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi öncülüğünde ve Avrupa Birliği desteğiyle gerçekleştirilen Sumdived Erasmus Karma Yoğun Programı kapsamında Litvanya, Romanya, Polonya ve Arnavutluk’tan Isparta’ya gelen 22 öğrenci ile 8 akademisyen, Isparta Belediyesi’ni ziyaret etti. Isparta Belediye Başkan Yardımcısı Uğur Büyükçulcu tarafından Meclis Salonu’nda karşılanan öğrenciler ve akademisyenlere, proje yürütücüsü Prof. Dr. Ömer Kürşad Tüfekçi ve Proje İletişim Sorumlusu Dr. Ferdi Akbıyık’ta eşlik etti.&nbsp; Isparta Belediye Başkan Yardımcısı Uğur Büyükçulcu, programı kapsamında 4 ülkeden 30 kişilik heyeti Isparta’da ağırlamaktan mutluluk duyduklarını belirterek, 5 gün sürecek programın kentin tarihi, kültürel ve turistik değerlerinin uluslararası alanda tanıtılmasına ve eko turizm potansiyelinin ortaya çıkarılmasına önemli katkı sağlayacağını söyledi. Başkan Yardımcısı Büyükçulcu, “Bugün Isparta’mızda Uygulamalı Bilimler Üniversitemizin öncülüğünde yürütülen ERASMUS Karma Yoğun Programı Avrupa Birliği desteğiyle gerçekleşen proje kapsamında Litvanya, Romanya, Polonya ve Arnavutluk’tan 22 öğrenci 8 akademisyenimizle birlikte Isparta Belediyemizdeyiz. 4 farklı ülkeden gelen bu katılımcılar hem ülkemizin hem şehrimizin eko turizminin gelişmesiyle alakalı, eko turizm potansiyelini ortaya çıkarmak, bunu dijital platformlarda yayınlamak, paylaşmak ve tabi ki şehrimizin tanıtımına destek sağlamak amacıyla gerçekleşen bir program. Bu vesileyle şahsım Isparta Belediyemiz ve Belediye Başkanımız Sayın Şükrü Başdeğirmen adına misafirlerimize hoş geldiniz demek istiyorum. Son günlerde Isparta’nın ve ülkemizin önemi gün geçtikçe artmakta. Uluslararası ilişkiler noktasında da yaptığımız çalışmalarla misafirlerimiz burada. 5 gün sürecek olan Isparta’nın tarihi, kültürel ve turistik alanlarının tanıtılması ve bunların gelen misafirlerimizin kendi ülkelerinde Isparta’nın tanıtımına katkı sunacağını düşündüğümüz bu projenin bir parçası olmaktan, onlarla birlikte olmaktan biz de çok mutluyuz. Verimli geçen bir program olsun düşüncesindeyiz. İlimizdeki belediyemize ait birçok tesisimizi gezme fırsatları oldu. Çok memnun kaldıklarını duyduk. Koku müzemizi, cam terasımızı, Kirazlıdere’mizi, Andık Bezirgan Suframızı ziyaret ettiler. Bu projede emeği olan katkısı olan herkese de teşekkürlerimizi ve saygılarımızı sunuyoruz” dedi. Program kapsamında Isparta’ya gelen Prof. Dr. Lidija Kraujaliene, Isparta’nın çok güzel bir şehir olduğunu belirterek, misafirperverlik için teşekkür etti. Prof. Dr. Kraujaliene, “Misafirperverliğiniz için çok teşekkür ederiz. Isparta çok güzel bir şehir. Isparta Belediyesi tarafından yapılan yatırımları inceledik ve hepsi çok güzeldi. Çok pozitif düşüncelerimiz oldu. Aynı zamanda Isparta’nın büyüyen bir şehir olduğunu gördük” dedi. Ziyarette konuşan Orest Shemshur, “Isparta’daki yatırımlardan çok etkilendik. Yapılan çalışmalarda detayların büyük önemi vardı. Bu da biz ziyaretçileri oldukça memnun etti. Şehrin ismi bizim için merak konusu oldu. Çünkü Yunanistan’daki Sparta ile Isparta’nın isimleri birbirine benziyor. Bir benzerlik var mı? Bunu merak ediyoruz” diye sordu. Soru üzerine Başkan Yardımcısı Büyükçulcu, Isparta isminin nereden geldiğini yabancı misafirlere&nbsp; anlattı. Erasmus Karma Yoğun Programı kapsamında Isparta’ya gelen Litvanya’dan öğrenci Mariia Pitsenko, kentteki yatırımlardan ve ziyaret ettikleri alanlardan etkilendiğini belirterek, Isparta’nın daha fazla kişi tarafından keşfedilmesini istediğini söyledi. Pitsenko, “Programa Litvanya’dan katılıyorum. Isparta’ya ilk defa geliyorum. Buradaki çalışmalardan ve yatırımlardan çok etkilendim. Şehirde yapılan aktiviteler çok yerinde. Gün içerisinde gittiğimiz yerler Isparta için çok faydalı. Böyle yerlerin varlığı artmalı. Herkesin Isparta’ya gelmesini ve buraları görmesini istiyorum. Ben bir Ukraynalı’yım. Bu süreçte bizlere desteğinizi esirgemediğiniz için çok mutluyum. Çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. Öğrenciler Pola Mastalerz ve Cercel Augusta Simana’da Isparta’da olmaktan dolayı mutlu olduklarını belirterek, “Isparta çok güzel bir şehir. Burada farklı kültürlere yönelik birçok yatırım ve hizmet var. Bize de burada çok mütevazı davranıldı. Buda bizi çok etkiledi. Kültür ve tarihin tanıtılması oldukça önemli. Şehrin imajının yükseltilmesi için yapılan çalışmaları gördük. Çok etkileyiciydi. Çok mutluyuz” dediler. Isparta’da olmaktan büyük keyif duyduklarını belirten Prof. Dr. Olimpia State, Isparta’da belediye ile üniversite arasındaki işbirliğinin önemine vurgu yaptı. Prof. Dr. State, “Isparta’da olmak çok güzel. Burada birçok güzellikleri gördük. Kentte belediye ve üniversite işbirliği çok hayran kaldım. Sizi de Romanya’ya davet ediyoruz” dedi. Konuşmaların ardından Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in yabancı misafirler için hazırlattığı kravat ve şal hediyeleri verildi. Gerçekleştirilen ziyaret hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/egitim-haberleri">Eğitim</category><dc:creator><![CDATA[4 ülkeden 22 Erasmus öğrencisi ve 8 akademisyen Isparta Belediyesi’ni ziyaret etti - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 13 Oct 2026 11:55:06 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/4-ulkeden-22-erasmus-ogrencisi-ve-8-akademisyen-isparta-belediyesini-ziyaret-etti-145829-20261013.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/4-ulkeden-22-erasmus-ogrencisi-ve-8-akademisyen-isparta-belediyesini-ziyaret-etti-145829-20261013.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/4-ulkeden-22-erasmus-ogrencisi-ve-8-akademisyen-isparta-belediyesini-ziyaret-etti-145829-20261013.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[SAHTE ŞECERELER MESELESİ VE OSMANLI’DA GÖREV YAPAN NAKÎBÜ’l-EŞRÂF KAYMAKAMLARINA YÖNELTİLEN İDDİALARA CEVABIMIZ!!!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-sahte-secereler-meselesi-ve-osmanlida-gorev-yapan-nakibul-esraf-kaymakamlarina-yoneltilen-iddialara-cevabimiz-936.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-sahte-secereler-meselesi-ve-osmanlida-gorev-yapan-nakibul-esraf-kaymakamlarina-yoneltilen-iddialara-cevabimiz-936.html</link>
                    <description><![CDATA[Seyyid Hüseyin Zerraki yazdı...]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ehl-i Beyt’in nesebini araştırırken tarihî belgeler, arşiv kayıtları ve ilmî ölçütler esas alınmalıdır;&nbsp;GİRİŞ: EHL-İ BEYT’İN NESEBİ HAKKINDAKİ İDDİALAR VE TARİHÎ SORUMLULUK &nbsp; Son dönemlerde televizyon programlarında, sosyal medya mecralarında ve çeşitli internet sitelerinde, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (sallallahu aleyhi ve sellem) mübarek nesli olan seyyid ve şerifler hakkında çeşitli iddialar gündeme getirilmektedir. Bu iddiaların bir kısmı,tarihî kaynaklara ve arşiv belgelerine dayandırılmadan ileri sürülmekte; bazı yayınlarda ise Osmanlı Devleti döneminde nesep kayıtlarının tutulması ve denetlenmesinden sorumlu olan Nakîbü’l-Eşrâflık kurumu hakkında genelleyici değerlendirmeler yapılmaktadır. Ehl-i Beyt’in nesebi gibi dinî,tarihî ve toplumsal bakımdan hassas bir mesele ele alınırken ilmî sorumluluğun gereği; kişisel kanaatlerden, genellemelerden ve doğrulanmamış rivayetlerden ziyade, güvenilir tarihî kaynaklara, arşiv belgelerine ve karşılaştırmalı araştırmalara başvurmaktır. Kamuoyunda dile getirilen görüşleri dikkatle takip ediyor,ilgili makaleleri ve açıklamaları mümkün olduğu ölçüde tetkik ediyorum. Bu incelemeler sırasında bazı değerlendirmelerin yeterli tarihî delile dayandırılmadığı kanaatine varıyorum. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki Kürt aşiretlerinin tamamının nesebini Hz. Peygamber’e dayandırdığı yönündeki iddialar,ilmî bakımdan ihtiyatla ele alınmalıdır. Herhangi bir topluluğun tamamını aynı nesep iddiasıyla ilişkilendirmek, tarihî ve sosyolojik gerçekliği açıklamak bakımından yeterli değildir. Nesep meselesi,toplu kabullerle değil,her aileye ait belgelerin, şecerelerin ve tarihî kayıtların ayrı ayrı incelenmesiyle değerlendirilebilir. Bununla birlikte, Türklerin ve Kürtlerin tarih boyunca Hz. Peygamber’e, onun Ehl-i Beyt’ine ve mübarek ailesine duydukları muhabbetin İslam kültüründe önemli bir yeri bulunduğu da unutulmamalıdır. Bu vesileyle aziz milletimizin bütün fertlerine,Türk ve Kürt kardeşlerimize sevgi,saygı ve muhabbetlerimi sunuyorum. Ancak bir topluluğun Ehl-i Beyt’e duyduğu sevgi ile o topluluğun bütün fertlerinin nesep bakımından seyyid veya şerif olduğuna ilişkin iddia birbirinden farklı meselelerdir. Birincisi dinî ve kültürel bir bağlılığı, ikincisi ise tarihî belgelerle araştırılması gereken bir nesep meselesini ifade eder. "HZ. PEYGAMBER’İN NESLİNİN DEVAMI MESELESİ" Bazı yayınlarda, Kerbelâ hadisesinde Hz.Hüseyin’in (radıyallahu anh) ve beraberindeki birçok kişinin şehit edilmesinden hareketle, Hz. Peygamber’in neslinin bütünüyle sona erdiği ileri sürülmektedir. Hatta günümüzde seyyid ve şerif olarak tanınan ailelerin nesebinin nereden geldiği sorgulanmaktadır. Öncelikle tarihî gerçekleri birbirinden ayırmak gerekir. Hicrî 61, milâdî 680 yılında meydana gelen Kerbelâ hadisesinde Hz.Hüseyin ve beraberindeki birçok kişi şehit edilmiştir. Bu hadise, İslam tarihinin en acı ve derin izler bırakan olaylarından biridir.Bununla birlikte,Hz. Hüseyin’in neslinden gelenlerin tamamının Kerbelâ’da şehit edildiğini söylemek tarihî gerçeklerle bağdaşmaz. Tarihî ve nesep kaynaklarında, Hz.Hasan’ın (radıyallahu anh) ve Hz. Hüseyin’in nesillerinin devam ettiği kabul edilmektedir. Özellikle Hz. Hüseyin’in oğlu Ali Zeynelâbidîn’in, Kerbelâ hadisesinden sonra hayatta kalarak Hüseynî neslin devamında önemli bir yere sahip olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla Kerbelâ’da yaşanan büyük felaketten hareketle Hz. Peygamber’in neslinin bütünüyle kesildiğini iddia etmek doğru değildir. Bununla beraber, günümüzde seyyidlik veya şeriflik iddiasında bulunan her kişinin nesebinin ayrıca araştırılması gerektiği de açıktır.Bir nesebin tarihî bakımdan devam etmiş olması,bu iddiada bulunan bütün ailelerin soy kayıtlarının kendiliğinden doğrulanmış olduğu anlamına gelmez. Burada birbirinden ayrılması gereken iki temel mesele vardır: Hz. Peygamber’in neslinin tarih boyunca devam edip etmediği ve belirli bir ailenin bu nesebe mensubiyetinin belgelerle doğrulanıp doğrulanamadığı. İlmî bir yaklaşım,bu iki meseleyi birbirine karıştırmadan değerlendirmeyi gerektirir. "YEZİD’İN KERBELÂ HADİSESİNDEKİ KONUMU" Kerbelâ hadisesi, Emevî yönetimi döneminde ve Yezid b. Muâviye’nin iktidarı sırasında meydana gelmiştir.Hz. Hüseyin’in ve beraberindekilerin şehit edilmesi,İslam tarihinde büyük bir trajedi olarak yerini almıştır. Yezid’in yönetimi ve Kerbelâ hadisesindeki sorumluluğu, İslam tarihçileri ve âlimleri tarafından farklı yönleriyle ele alınmıştır. Bununla birlikte,Hz. Hüseyin’in şehadeti ile Hz. Peygamber’in neslinin tamamen sona erdiği iddiası arasında tarihî bir bağ kurulamaz. Yezid’in halifelik unvanını kullanmış olması ayrı, onun yönetiminin dinî ve ahlâkî bakımdan nasıl değerlendirilmesi gerektiği ayrı bir meseledir.Bu sebeple,tarihî olayları açıklarken unvanlar ile kişilerin dinî ve ahlâkî değerlendirmelerini birbirinden ayırmak gerekir. Asıl üzerinde durulması gereken husus, Kerbelâ hadisesinin Hz. Peygamber’in nesebinin devamını ortadan kaldırmadığı ve nesep araştırmalarının tarihî belgeler ışığında yürütülmesi gerektiğidir. "SEYYİD VE ŞERİFLERİN NESEPLERİNİN KAYIT ALTINA ALINMASI" İslam tarihinde Hz. Peygamber’in ailesine mensup kişilerin nesebinin korunması, tanınması ve kayıt altına alınması önemli bir gelenek hâline gelmiştir. İslam toplumlarında Ehl-i Beyt’in toplumsal konumu,nesep bilgilerinin muhafazası ve bu bilgilerin doğrulanması farklı dönemlerde çeşitli yöntemlerle ele alınmıştır. Özellikle Abbasîler döneminde gelişen nakâbet teşkilatı,Hz. Peygamber’in nesebine mensup ailelerle ilgili işlerin yürütülmesinde önemli bir idarî kurum olarak öne çıkmıştır.Daha sonraki dönemlerde farklı İslam devletlerinde de seyyid ve şeriflerin nesep kayıtlarıyla ilgilenen görevliler ve kurumsal yapılar oluşturulmuştur. Bu tarihî gelişim içerisinde Selçuklular, Eyyûbîler, Memlükler ve Osmanlılar dönemindeki uygulamalar, kendi idarî ve hukukî şartları çerçevesinde değerlendirilmelidir.Her devletin aynı teşkilat yapısına,aynı yetkilere ve aynı kayıt usullerine sahip olduğunu varsaymak doğru değildir. Osmanlı Devleti’nde Nakîbü’l-Eşrâflık, seyyid ve şeriflerin nesep işlerinin yürütülmesi bakımından önemli bir kurum olmuştur. Nakîbü’l-Eşrâf, seyyid ve şeriflerin işlerini takip etmek,nesep iddialarını incelemek ve kendilerine tanınan hakların korunmasına ilişkin görevleri yürütmekle sorumluydu. Taşrada bu görevlerin yerine getirilmesinde merkezî teşkilata bağlı görevliler ve kaymakamlar da rol oynayabiliyordu. Ancak her dönemdeki görev unvanlarının, yetkilerin ve idarî uygulamaların ilgili tarihî belgeler üzerinden ayrı ayrı araştırılması gerekir. Bu kurumun varlığı, Osmanlı yönetiminde Ehl-i Beyt’e mensubiyet meselesinin belirli bir idarî düzen çerçevesinde ele alındığını göstermesi bakımından önemlidir. Dolayısıyla Osmanlı döneminde düzenlenmiş nesep belgelerini ve bu belgelerin arkasındaki kurumsal yapıyı bütünüyle yok sayan genellemeler, tarihî araştırmanın gerektirdiği dikkatle bağdaşmaz. Bununla birlikte, geçmişte düzenlenen her şecerenin mutlaka doğru olduğunu kabul etmek de ilmî bir yaklaşım değildir.Her belgenin düzenlendiği dönem,belgeyi hazırlayan kişi veya kurum, kullanılan kayıtlar, mühürler ve diğer doğrulama unsurları dikkate alınmalıdır. "SAHTE ŞECERELER MESELESİ: BELGE, MÜHÜR VE ARŞİVİN ÖNEMİ" Seyyidlik ve şeriflik iddialarının tarih boyunca toplumsal bir değer taşıması,bazı kişilerin bu itibardan yararlanmaya çalışmış olabileceği ihtimalini de beraberinde getirmiştir.Bu nedenle nesep belgelerinin doğruluğu, yalnızca üzerlerinde yazılı bulunan ifadelerle değil, tarihî ve idarî özellikleriyle birlikte incelenmelidir. Bir şecerenin üzerinde bir kişinin adının bulunması,o belgenin tek başına nesebi kesin olarak kanıtladığı anlamına gelmez.Aynı şekilde,bir belgede mühür veya imza bulunması da onun gerçekliğini tartışmasız biçimde ispatlamaz. Belgenin düzenlendiği dönem,kâğıdın ve yazının özellikleri, mühür ve imza örnekleri, kayıt zinciri ve ilgili arşiv belgeleri birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle Osmanlı dönemine ait olduğu ileri sürülen bir şecerenin doğruluğu araştırılırken, belgenin ilgili dönemin idarî uygulamalarıyla uyumlu olup olmadığına bakılmalıdır. Bu noktada şu hususun altını çizmek isteriz: Sahte olduğu kanıtlanmış bir belge ile gerçekliği henüz doğrulanamamış bir belge aynı şey değildir. Bir belgenin doğruluğunun henüz kanıtlanamaması,onun mutlaka sahte olduğu anlamına gelmez.Buna karşılık,bir belgenin eski tarihli olması da onun gerçek ve güvenilir olduğunu tek başına göstermez. Bu nedenle, sahte şecere düzenlendiğine ilişkin iddialar somut delillerle ortaya konulmalı; belirli kişilerin veya ailelerin nesep iddiaları da ilmî ölçütler çerçevesinde incelenmelidir. Geçmişte bazı kişilerin para veya başka menfaatler karşılığında gerçeğe aykırı belgeler düzenlemiş olabileceği ileri sürülebilir. Ancak bu tür uygulamaların kapsamı, yaygınlığı ve hangi dönemlerde görüldüğü, tarihî belgelerle ortaya konulmalıdır. Belirli bir döneme ait örneklerden hareketle bütün seyyid ve şerif ailelerini töhmet altında bırakmak ne hakkaniyetle ne de ilmî sorumlulukla bağdaşır. &nbsp;"NAKÎBÜ’L-EŞRÂF KAYMAKAMLARINA YÖNELTİLEN İDDİALAR VE TARİHÎ ADALET" &nbsp; Osmanlı Devleti’nde Nakîbü’l-Eşrâflık teşkilatında görev yapan kişilerin tamamını, sahte şecere düzenlenmesiyle ilişkilendirmek veya bu görevlilerin tarihî faaliyetlerini hiçbir araştırma yapmadan geçersiz saymak doğru değildir. Bu görevlilerin faaliyetleri, görev yaptıkları dönemin resmî kayıtları,arşiv belgeleri,tayin ve görev kayıtları, mühürler ve ilgili hukukî düzenlemeler ışığında incelenmelidir. Bir kişinin yetkisiz biçimde belge düzenlemiş olması ihtimali, resmî görev yürüten bütün Nakîbü’l-Eşrâf görevlilerinin aynı şekilde hareket ettiğini göstermez. Aynı şekilde, herhangi bir görevlinin yanlış işlem yapmış olabileceği ihtimali de bütün kurumun tarihî değerini ortadan kaldırmaz. Tarihî kurumları değerlendirirken kişisel eylemler ile kurumsal sorumluluğu birbirinden ayırmak gerekir. Buradan hareketle, Osmanlı döneminde görev yapan Nakîbü’l-Eşrâf kaymakamlarının ve nesep kayıtlarıyla ilgilenen diğer görevlilerin tamamını sahtekârlıkla suçlayan genelleyici söylemlere itiraz ediyoruz. Tarihî şahsiyetler ve kurumlar hakkında hüküm verirken delil, belge ve hakkaniyet esas alınmalıdır. Eğer belirli bir belge hakkında şüphe bulunuyorsa, yapılması gereken o belgeyi ilmî yöntemlerle incelemektir. Eğer bir görevlinin usulsüzlük yaptığı iddia ediliyorsa, bu iddia somut tarihî kanıtlarla ortaya konulmalıdır. İthamların genelleştirilmesi, tarihî gerçeklerin aydınlatılmasına katkı sağlamaz; aksine, belgeler üzerinden yürütülmesi gereken araştırmaların önünü kapatır. &nbsp;"3 MART 1924 VE NAKÎBÜ’L-EŞRÂFLIK KURUMUNUN TARİHÎ SONU" 3 Mart 1924 tarihi, Türkiye’nin idarî ve dinî kurumlarının dönüşümü bakımından önemli bir dönüm noktasıdır.Bu tarihte hilâfetin kaldırılması ve ilgili düzenlemelerin kabul edilmesiyle Osmanlı’dan devralınan çeşitli kurumların yapısında önemli değişiklikler meydana gelmiştir. Nakîbü’l-Eşrâflık kurumunun tarihî sonu da bu dönüşüm çerçevesinde ele alınmalıdır. Ancak kurumun hukukî olarak hangi düzenlemeyle, hangi tarihte ve hangi idarî işlem sonucunda sona erdiği, ilgili mevzuat ve arşiv belgeleri üzerinden ayrıntılı biçimde ortaya konulmalıdır. Kurumun ortadan kalkmasından sonra seyyid ve şeriflerin nesep kayıtlarının doğrulanması ve bu alandaki idarî denetimin sürdürülmesi meselesi, ayrıca incelenmesi gereken bir konudur. Özellikle geçmişte resmî görev yürüten kişilerin denetimi altında tutulan kayıtların korunması, tasnif edilmesi ve araştırmacıların erişimine açılması büyük önem taşımaktadır. Bununla birlikte,1924 sonrasında ortaya çıkan bütün sahte şecerelerin yalnızca kurumun kaldırılması nedeniyle düzenlendiğini ileri sürmek, ayrıca kanıtlanması gereken tarihî bir iddiadır. Bizim üzerinde durduğumuz temel husus, Nakîbü’l-Eşrâflık gibi tarihî bir kurumun işlevlerinin, arşiv belgeleri ve ilmî araştırmalar ışığında değerlendirilmesi gerektiğidir. "OSMANLI ARŞİVLERİ VE ŞECERE-İ TAYYİBE DEFTERLERİNİN ÖNEMİ" &nbsp; Seyyid ve şerif ailelerinin nesep araştırmalarında Osmanlı dönemine ait arşiv belgeleri önemli kaynaklar arasında yer almaktadır. Bu belgeler, ailelerin geçmişini, nesep iddialarını ve devletin ilgili idarî uygulamalarını araştırmak bakımından değerli bilgiler içerebilir. Ancak belirli bir belgenin nerede muhafaza edildiği, lhangi arşiv tasnifinde bulunduğu ve hangi adla kaydedildiği, doğrudan arşiv katalogları ve kurum kayıtları üzerinden doğrulanmalıdır. Bu çerçevede, Şecere-i Tayyibe veya Nakîbü’l-Eşrâf kayıtları olarak anılan defterlerin mevcudiyeti, kapsamı, muhafaza edildiği yer ve günümüzdeki arşiv durumu titizlikle araştırılmalıdır. İstanbul’daki tarihî dinî kurumlara ait arşivler ve Osmanlı bürokrasisinden devralınan belgeler,bu araştırmalar açısından önem taşıyabilir. Bununla birlikte, söz konusu defterlerin tamamının belirli bir arşivde eksiksiz biçimde korunduğu yönündeki bir iddia,ilgili katalog ve envanterlerle desteklenmelidir. Bu sebeple, Hz. Peygamber’in nesebinin devamını veya belirli ailelerin seyyidlik iddialarını araştırmak isteyen herkesi, güvenilir arşiv belgelerine, tarihî kayıtlara ve uzman incelemelerine başvurmaya davet ediyoruz. Arşiv belgelerinin ilmî yöntemlerle incelenmesi, hem gerçek nesep kayıtlarının korunmasına hem de sahte belgelerin tespit edilmesine katkı sağlayacaktır. &nbsp;"SELÂHADDİN-İ EYYÛBÎ VE İSLAM TARİHİNDE EHL-İ BEYT’E GÖSTERİLEN HÜRMET" İslam tarihinde Ehl-i Beyt’e duyulan muhabbet ve hürmet,farklı dönemlerde çeşitli devletlerin ve toplumların kültürel,dinî ve idarî hayatında kendisini göstermiştir. Selâhaddin-i Eyyûbî dönemi de İslam tarihinin önemli safhalarından biridir.Ancak Eyyûbîler dönemindeki nesep kayıtlarının mahiyetini ve işleyişini değerlendirirken, ilgili tarihî kaynakların ve döneme ait belgelerin incelenmesi gerekir. Geçmişte Ehl-i Beyt’e mensubiyet meselesinin çeşitli idarî uygulamalara konu edilmiş olması,bu alandaki tarihî araştırmaların önemini ortaya koymaktadır. Bu noktada sorulması gereken soru şudur: İslam tarihindeki devletlerin nesep kayıtlarına ilişkin uygulamalarını, dönemin belgelerini incelemeden ve tarihî şartları dikkate almadan bütünüyle geçersiz saymak ne derece doğrudur? Elbette geçmişteki bütün devlet görevlilerinin hatasız olduğunu iddia etmek mümkün değildir.Hiçbir tarihî kurum, yalnızca resmî niteliğinden dolayı eleştiriden muaf tutulamaz. Ancak eleştiri de delile, belgeye ve tarihî bağlama dayanmalıdır. Selâhaddin-i Eyyûbî’den Osmanlı sultanlarına kadar İslam tarihindeki yöneticilerin Ehl-i Beyt’e ilişkin uygulamaları araştırılırken, her dönemin kendi kaynakları ve kayıtları esas alınmalıdır. "MUSTAFA KEMAL ATATÜRK VE SEYYİD ABDULLAH EL-HÂŞİMÎ HAKKINDAKİ RİVAYETLER" Seyyid ve şeriflerin tarihî konumu ele alınırken, yakın dönem tarihine ilişkin rivayetlerin de belgeler ışığında incelenmesi gerekir. Mustafa Kemal Atatürk’ün Anadolu’daki seyahatleri sırasında çeşitli dinî şahsiyetlerle görüştüğüne ilişkin anlatılar bulunmaktadır. Bunlardan biri de Sivas çevresinde yaşadığı belirtilen, Arap Şeyhi olarak tanınan Seyyid Abdullah el-Hâşimî ile ilgili rivayettir. Bu anlatıda, Atatürk’ün söz konusu şahsın misafiri olduğu ve kendisinden dua istediği ifade edilmektedir. Ancak bu olayın tarihî bir gerçek olarak kesin biçimde ortaya konulabilmesi için seyahat kayıtları, hatıratlar, dönemin belgeleri ve diğer güvenilir kaynaklar üzerinden doğrulanması gerekir. Bu rivayetin belgelerle doğrulanması hâlinde, dönemin toplumsal ve dinî ilişkilerinin incelenmesine katkı sağlayabileceği açıktır. Bununla birlikte, herhangi bir tarihî şahsiyetin bir dinî şahısla görüşmüş olması, o şahsın nesebinin tek başına kesin olarak doğrulandığı anlamına gelmez. Bizim burada vurgulamak istediğimiz husus,seyyid ve şerif ailelerine ilişkin tarihî anlatıların peşinen reddedilmemesi; aynı zamanda belgesiz iddiaların da kesin tarihî gerçekler olarak sunulmamasıdır. Tarihî araştırma,hem geleneksel anlatılara hem de bunları doğrulayan veya sorgulayan belgelere karşı dikkatli ve ölçülü olmayı gerektirir. "SEYYİD VE ŞERİF AİLELERİNİN NESEBİ NASIL ARAŞTIRILMALIDIR? Seyyidlik ve şeriflik iddialarının sağlıklı biçimde araştırılabilmesi için belirli ilmî ölçütlerin esas alınması gerekir. Bu çerçevede şu hususlar önem taşımaktadır: Birincisi: Ailenin elinde bulunan şecere, icazetname ve diğer nesep belgeleri asılları veya güvenilir suretleri üzerinden incelenmelidir. İkincisi: Belgelerde adı geçen şahıslar, tarihî kaynaklarda ve arşiv kayıtlarında bulunan bilgilerle karşılaştırılmalıdır. Üçüncüsü: Nesep zincirinde yer alan kişilerin yaşadıkları dönemler, baba-oğul ilişkileri ve tarihî olaylarla bağlantıları araştırılmalıdır. Dördüncüsü: Belgenin düzenlendiği tarih,yazı özellikleri, mühür,imza ve varsa resmî kayıt numaraları incelenmelidir. Beşincisi: Farklı kaynaklarda yer alan bilgiler karşılaştırılmalı; çelişkiler varsa bunlar açıkça belirtilmelidir. Altıncısı: Bir belgenin doğruluğu hakkında kesin bir hüküm verilemiyorsa, bu durum bilimsel dürüstlük gereği açıkça ifade edilmelidir. Bu yöntem, hem nesebi tarihî kayıtlarla desteklenen ailelerin haklarının korunmasına hem de gerçeğe aykırı iddiaların ortaya çıkarılmasına yardımcı olacaktır. Ayrıca seyyidlik iddiasının araştırılması ile kişinin dinî ve ahlâkî değeri birbirinden ayrılmalıdır. İslam ahlâkında insanın üstünlüğü yalnızca soy iddiasıyla değil,iman, takva,güzel ahlâk ve salih amellerle ilişkilidir. Dolayısıyla nesep araştırmalarında amaç,bir aileyi başkalarından üstün göstermek değil; tarihî gerçekleri ortaya çıkarmak, belgeleri korumak ve gerçeğe aykırı iddiaların önüne geçmektir: &nbsp; SONUÇ: TARİHÎ GERÇEKLERİN, EHL-İ BEYT MUHABBETİNİN VE İLMÎ SORUMLULUĞUN KORUNMASI &nbsp; Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (sallallahu aleyhi ve sellem) Ehl-i Beyt’i,İslam tarihinde müstesna bir yere sahiptir. Onlara duyulan muhabbet, Müslümanların dinî ve kültürel hayatında önemli bir değer olarak varlığını sürdürmüştür. Ancak Ehl-i Beyt’e duyulan muhabbetin korunması kadar,onların nesebi hakkında ileri sürülen iddiaların ilmî ölçütlerle değerlendirilmesi de önemlidir. Gerçek seyyid ve şerif ailelerinin nesep kayıtlarının korunması, tarihî belgelerin muhafaza edilmesi ve sahte olduğu kanıtlanan belgelerin tespit edilmesi, ortak bir sorumluluktur. Bu sorumluluk yerine getirilirken, geçmişte görev yapmış Nakîbü’l-Eşrâf kaymakamlarının ve diğer resmî görevlilerin tamamını delilsiz biçimde suçlamak doğru değildir. Aynı şekilde, bir belgenin yalnızca eski tarihli veya mühürlü olmasından hareketle kesin biçimde sahih olduğu sonucuna varmak da ilmî bakımdan yeterli değildir. Bizim itirazımız, nesep araştırmalarının kendisine değil; tarihî deliller ortaya konulmadan yapılan genellemelere, doğrulanmamış ithamlara ve bütün aileleri töhmet altında bırakan söylemleredir. Bir şecere hakkında şüphe varsa, o belge incelenmelidir. Bir nesep iddiası tartışmalıysa, tarihî kaynaklar araştırılmalıdır. Bir görevli hakkında usulsüzlük iddiası varsa, somut deliller ortaya konulmalıdır. Hiç kimse, yalnızca şahsî kanaatinden hareketle bir ailenin nesebini kesin biçimde reddetmemeli; aynı şekilde hiçbir aile de yalnızca kendi iddiasına dayanarak tarihî araştırmanın dışında tutulmamalıdır. Osmanlı Nakîbü’l-Eşrâflık kurumunun tarihî mirası da bu anlayışla ele alınmalıdır. Kurumun arşiv kayıtları, görevleri ve tarihî uygulamaları bilimsel araştırmalarla ortaya konulmalı; elde edilen sonuçlar tarafsız ve hakkaniyetli bir biçimde kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Bizler, Ehl-i Beyt’in tarihî mirasının korunmasını, seyyid ve şerif ailelerinin nesep kayıtlarının ilmî esaslarla araştırılmasını ve gerçek dışı iddiaların somut delillerle ortaya çıkarılmasını savunuyoruz. Çünkü tarihî hakikat, ne peşin kabullerle ne de genelleyici ithamlarla ortaya çıkar. Hakikat; belge, araştırma, karşılaştırma ve ilmî dürüstlükle anlaşılır. Cenâb-ı Hak bizleri hakkı hak olarak görüp ona tâbi olanlardan, bâtılı bâtıl olarak görüp ondan sakınanlardan eylesin. Ehl-i Beyt-i Mustafa’ya duyduğumuz muhabbeti samimiyet, adalet ve güzel ahlâkla yaşamayı hepimize nasip etsin. Vesselâm. Önemli tarihî ve akademik notlar Bu metni yayımlamadan önce özellikle şu üç hususun birincil kaynaklarla desteklenmesini tavsiye ederim: 3 Mart 1924 ve Nakîbü’l-Eşrâflık: Kurumun hangi mevzuat ve idarî düzenlemeyle sona erdiği, ilgili kanun ve arşiv belgeleri üzerinden kesinleştirilmelidir. Şecere-i Tayyibe defterleri: Defterlerin günümüzde hangi arşivde, hangi tasnif altında bulunduğu ve hangi ailelere ilişkin kayıtları içerdiği katalog bilgileriyle gösterilmelidir. Seyyid Abdullah el-Hâşimî ve Atatürk anlatısı: Atatürk’ün bu şahsı ziyaret ettiği ve kendisinden dua istediği iddiası, güvenilir tarihî kaynaklarla doğrulanmalıdır. Özellikle önemli bir nokta: Osmanlı döneminde sahte şecere düzenleyen herkesin yakalanıp şeceresinin imha edildiği ve ağır biçimde cezalandırıldığı yönündeki ifadeler, belirli tarihî belgelere dayandırılmadıkça kesin bilgi olarak sunulmamalıdır. Bu ihtiyat, makalenizin akademik güvenilirliğini güçlendirecektir. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[SAHTE ŞECERELER MESELESİ VE OSMANLI’DA GÖREV YAPAN NAKÎBÜ’l-EŞRÂF KAYMAKAMLARINA YÖNELTİLEN İDDİALARA CEVABIMIZ!!! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 13 Oct 2026 11:42:34 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/sahte-secereler-meselesi-ve-osmanlida-gorev-yapan-nakibul-esraf-kaymakamlarina-yoneltilen-iddialara-cevabimiz-144921-20261013.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/sahte-secereler-meselesi-ve-osmanlida-gorev-yapan-nakibul-esraf-kaymakamlarina-yoneltilen-iddialara-cevabimiz-144921-20261013.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/sahte-secereler-meselesi-ve-osmanlida-gorev-yapan-nakibul-esraf-kaymakamlarina-yoneltilen-iddialara-cevabimiz-144921-20261013.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ARINMA ŞAFAĞINDA TÜRKİYE YÜZYILI]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-arinma-safaginda-turkiye-yuzyili-935.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-arinma-safaginda-turkiye-yuzyili-935.html</link>
                    <description><![CDATA[Dr. İbrahim Özcan yazdı...]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp; İslami literatürde dünya, ebedi hayatın tarlası ve hazırlık mekanlığı olarak telakki edilirken; insan akıl sahibi bir iradeyle donatılmış, bu tarlaya ektiğini ahirette biçecek bir varlık olarak konumlandırılmıştır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ülkemizi her alanda kalkındırmak, hak ettiği küresel konuma taşımak ve milletimizi her türlü haksızlıktan, sömürüden ve krizlerden korumak uğruna ortaya koyduğu gayretli çabalar, bu toprakların kaderini dönüştüren tarihi bir liderlik iradesidir. Son dönemde yaşanan fon krizleri ile ekonomik sarsıntılar karşısında, sermaye piyasalarının ve toplumsal bünyenin "açgözlü parazitlerden ve safralardan arınacağı" yönünde ortaya koyduğu kararlı duruş da bu vizyoner mücadelenin somut bir tezahürüdür. Bu güçlü liderlik vizyonunun ardasından Milliyetçi Hareket Partisi Lideri Devlet Bahçeli’nin vurguladığı şekliyle Türkiye’nin pek çok alanda bir "arındırma ve aklanma sürecinden" geçtiği bu tarihsel eşik, yalnızca siyasi veya idari bir temkinlilik hali değil, aynı zamanda medeniyet köklerimize dönük derin bir manevi silkinişin adıdır. Coğrafyamızın dört bir yanında fitne, münafıklık ve emperyalist hesapların toplumları nasıl uçuruma sürüklediği, kardeş kavgalarının doğurduğu trajediyle her gün yeniden müşahede edilmektedir. Bu ağır bedeller, dışarıdan kurgulanan algı operasyonlarının ve sinsi planların aksine, milletlerin kendi öz akıllarına dönmesi gerektiğinin acı ama uyarıcı ikazlarıdır. Şükürler olsun ki, Türkiye’nin köklü devlet aklı ve milletimizin basireti, içeride ve dışarıda kurulan tuzakları bertaraf ederek cumhuriyetimizin ikinci yüzyılını huzurlu ve güvenli bir geleceğe taşımaktadır. Terörün kökünün kazındığı bu güçlü iklim, ülkemizi yalnızca bölgesel bir istikrar adası kılmakla kalmamış, aynı zamanda "terörsüz Türkiye" idealini somut bir gerçeğe dönüştürmüştür. Ancak bu şahlanışın kalıcı kılınması ve ömrünün uzatılması, sadece sınır güvenliğiyle veya makro politikalarla sınırlı kalamaz. Haksız kazanç peşinde koşanların, ekonomiyi ve toplumsal huzuru manipüle edenlerin hem bu dünyada adalet önünde hem de mahkeme-i kübrada hesap vereceği bilinci, adaletin tesisinde vazgeçilmezdir. Zaman zaman iç huzurumuzu sarsan kadın cinayetleri, akran zorbalığı, dijital ve manipülatif algı operasyonları ile gençlerimizi hedef alan uyuşturucu bataklığı gibi toplumsal yaralarla da etraflıca yüzleşmek mecburiyetindeyiz. Emperyalizmin en büyük fitnesi, milletlerin zihinlerini ve ahlaki dokularını içten çürütmektir; buna direnecek yegane güç ise bilinçli, erdemli ve çalışkan nesiller yetiştirmektir. İslam aleminin birliği ve Orta Doğu'nun huzuru, doğrudan Türkiye'nin kendi iç cephesini sağlam tutmasıyla ve "Türkiye Ortak Aklı" etrafında kenetlenmesiyle mümkündür. Dünyanın geçiciliğini, her amelin hesabının sorulacağı o büyük hakikati idrak eden bir gençlik; şiddete, harama, haksızlığa ve ahlaki çürümeye karşı en güçlü kaledir. Bu toprağın mayasındaki irfan, merhamet ve adalet anlayışını kuşanmış parlak, donanımlı ve liyakatli nesiller; yanlış algılara kapılmadan, sadece çalışarak ve çok çalışarak Türkiye Yüzyılı'nı taçlandıracaktır. Elbette, dünyayı güzel ekenlerin ahireti kazanacağı hakikati gibi, bu vatanı sevgiyle, fedakarlıkla ve ahlaki sorumlulukla imar edenler de yarının müreffeh ve güçlü Türkiye'sinin müjdeleyicileri olacaktır. Yeter ki kardeşliğimize halel getirmeyelim, aklımızı ve vicdanımızı ortak geleceğimiz için yorulmaksızın çalıştıralım. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[ARINMA ŞAFAĞINDA TÜRKİYE YÜZYILI - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 13 Oct 2026 11:32:08 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/arinma-safaginda-turkiye-yuzyili-143410-20261013.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/arinma-safaginda-turkiye-yuzyili-143410-20261013.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/arinma-safaginda-turkiye-yuzyili-143410-20261013.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[SDÜ’DE AKADEMİK YIL AÇILIŞI BİLAL ERDOĞAN’IN KATILIMIYLA YAPILACAK]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-sdude-akademik-yil-acilisi-bilal-erdoganin-katilimiyla-yapilacak-934.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-sdude-akademik-yil-acilisi-bilal-erdoganin-katilimiyla-yapilacak-934.html</link>
                    <description><![CDATA[Dünya Etnospor Birliği Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan’ın katılacağı programda, kendisine Toplumsal Katkı Ödülü verilecek.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[  Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi, 2026-2027 akademik yılına törenle başlayacak. Dünya Etnospor Birliği Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan’ın katılacağı programda, kendisine Toplumsal Katkı Ödülü verilecek. SDÜ’nün ev sahipliğinde düzenlenecek Akademik Yıl Açılış Töreni, 16 Ekim 2026 Cuma günü saat 11.15’te Prof. Dr. M. Lütfü Çakmakçı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Üniversite Rektörü Prof. Dr. Mehmet Saltan’ın davetiyle düzenlenen programa akademisyenlerin, öğrencilerin ve davetlilerin katılması bekleniyor. BİLAL ERDOĞAN’A TOPLUMSAL KATKI ÖDÜLÜ Törenin öne çıkan bölümlerinden birini, Dünya Etnospor Birliği Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan’a takdim edilecek Toplumsal Katkı Ödülü oluşturacak. Akademik yılın açılışı kapsamında düzenlenecek programda, üniversitenin akademik faaliyetlerinin yanı sıra toplumsal katkı konusu da gündeme gelecek. PROGRAM BİLGİLERİ  Tarih: 16 Ekim 2026 Cuma Saat: 11.15 Yer: Prof. Dr. M. Lütfü Çakmakçı Kültür Merkezi Etkinlik: 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni Ödül: Toplumsal Katkı Ödülü  ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/egitim-haberleri">Eğitim</category><dc:creator><![CDATA[SDÜ’DE AKADEMİK YIL AÇILIŞI BİLAL ERDOĞAN’IN KATILIMIYLA YAPILACAK - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 13 Oct 2026 11:19:21 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/sdude-akademik-yil-acilisi-bilal-erdoganin-katilimiyla-yapilacak-142128-20261013.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/sdude-akademik-yil-acilisi-bilal-erdoganin-katilimiyla-yapilacak-142128-20261013.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/sdude-akademik-yil-acilisi-bilal-erdoganin-katilimiyla-yapilacak-142128-20261013.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[BAŞDEĞİRMEN, ERDOĞAN’IN GÖZDELERİ ARASINDA OLDUĞUNU KANITLADI]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-basdegirmen-erdoganin-gozdeleri-arasinda-oldugunu-kanitladi-933.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-basdegirmen-erdoganin-gozdeleri-arasinda-oldugunu-kanitladi-933.html</link>
                    <description><![CDATA[Müslüm Aktürk yazdı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’i eşi Şadiye Başdeğirmen, oğlu Celal Başdeğirmen ve gelini Tansu Başdeğirmen ile birlikte Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti.

İlk bakışta bu buluşma, oğlunun düğününe katılamayan Cumhurbaşkanının genç çifti tebrik etmesinden ibaret görülebilir. Ancak edindiğim bilgiye göre yaklaşık bir saat süren kabulde Erdoğan, Başdeğirmen ailesiyle sohbet etti, genç çifti kutladı ve Belediye Başkanı’na saat hediye etti.

Ülkenin yoğun gündemi düşünüldüğünde bu buluşma, üzerinde durulmayı hak ediyor. Peki, bu ilgi nasıl okunmalı? Başdeğirmen, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önem verdiği isimlerden biri mi?

Bana göre bu sorunun cevabını yalnızca Külliye’deki görüşmede değil, Başdeğirmen’in siyasi geçmişinde ve Isparta’da elde ettiği sonuçlarda da aramak gerekiyor.

HER BELEDİYE BAŞKANINA BU İLGİ GÖSTERİLİR Mİ?

Türkiye’de yüzlerce belediye başkanı bulunuyor. Cumhurbaşkanıyla görüşmek, şehirlerinin taleplerini iletmek ve projelerine destek istemek isteyen yöneticilerin sayısı da az değil.

Elbette belediye başkanlarının Cumhurbaşkanı tarafından kabul edilmesi olağan. Ancak burada dikkat çeken, görüşmenin ailece gerçekleşmesi, yaklaşık bir saat sürmesi ve saat hediyesiyle tamamlanması.

Diğer belediye başkanlarıyla yapılan görüşmelerin sürelerini karşılaştırabileceğimiz verilere sahip değiliz. Dolayısıyla kesin bir kıyaslama yapmak doğru olmaz. Buna rağmen Erdoğan’ın Başdeğirmen ailesine gösterdiği yakınlığın dikkat çekici olduğunu söyleyebiliriz.

Hatırlanacağı üzere Şükrü Başdeğirmen’in oğlu Celal Başdeğirmen, 5 Eylül 2026’da Isparta’da düzenlenen düğünle Tansu Korkmaz ile hayatını birleştirmişti. Düğüne katılamayan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın genç çifti Külliye’de ağırlayarak tebrik etmesi, aile açısından anlamlı bir jest oldu.

BAŞDEĞİRMEN BU İLGİYİ HAK EDİYOR MU?



Bence bu soruyu değerlendirirken Başdeğirmen’in belediye başkanlığı dönemine bakmak gerekiyor.

2019 yılında ilk kez Isparta Belediye Başkanı seçilen Şükrü Başdeğirmen, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde de halkın desteğini alarak ikinci dönemine başladı. Üstelik AK Parti’nin birçok ilde belediye başkanlıklarını kaybettiği bir seçimde Isparta’da yeniden kazanmayı başardı.

Bu sonuç, siyasi açıdan çok kıymetli bir başarıdır.

Yerel seçimlerde seçmen yalnızca parti tercihiyle hareket etmiyor; belediye başkanının çalışmalarını, vatandaşla ilişkisini ve şehrin ihtiyaçlarına ne ölçüde karşılık verdiğini de değerlendiriyor. Başdeğirmen’in ikinci kez seçilmesi, Isparta’daki desteğini koruduğunu gösteren önemli bir işaret.

Elbette seçim sonuçlarını yalnızca adayın kişisel performansıyla açıklamak mümkün değil. Parti desteği ve yerel siyasi dengeler de belirleyici. Ancak farklı illerde kayıpların yaşandığı bir seçimde görevini koruması, Başdeğirmen’in siyasi hanesine yazılan önemli bir sonuç.

Ben, Başdeğirmen’in ortaya koyduğu çalışmaların ve seçim başarısının, Cumhurbaşkanı Erdoğan nezdindeki yakınlığını değerlendirmede göz ardı edilmemesi gerektiğini düşünüyorum.

ISPARTA KÜÇÜK AMA ÖRNEK BİR ŞEHİR

Isparta, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerle nüfus bakımından kıyaslanamaz. Ancak bir şehrin önemini yalnızca nüfusuyla ölçmek ne kadar doğru?

Bir belediye başkanının başarısı, yönettiği şehrin büyüklüğünden önce ortaya koyduğu çalışmalarla, projeleriyle ve vatandaşın hayatına sağladığı katkıyla değerlendirilmelidir.

Başdeğirmen’in iki dönem üst üste seçilmesi, Isparta’da güçlü bir siyasi karşılık bulduğunu gösteriyor. Cumhurbaşkanı tarafından ailesiyle birlikte Külliye’de ağırlanması da bu tablonun dikkat çeken ayrıntılarından biri.

Bu kabulden hareketle Erdoğan’ın önem verdiği belediye başkanları arasında bulunduğu yorumunu yapmak mümkün. Bununla birlikte, Cumhurbaşkanının siyasi çevresindeki konumunu kesin biçimde değerlendirmek için tek bir ziyaretin ötesindeki gelişmeleri de dikkate almak gerekir.

Yine de ailece gerçekleşen bu buluşmanın sıradan bir protokol görüşmesinden daha sıcak bir atmosfer taşıdığı anlaşılıyor.

BU YAKINLIK ISPARTA’YA NE KAZANDIRACAK?

Cumhurbaşkanıyla güçlü bir iletişim kurabilmek, belediye başkanları açısından önemli bir avantaj. Bu ilişki, şehrin yatırım taleplerinin ilgili makamlara ulaştırılmasına, projelerin hızlanmasına ve çözüm bekleyen sorunların gündeme taşınmasına katkı sağlayabilir.

Şükrü Başdeğirmen’den beklenti de bu imkânı Isparta’nın yararına değerlendirmesidir.

Ulaşım, altyapı, ekonomi ve turizm başta olmak üzere şehrin önünde çözüm bekleyen meseleler bulunuyor. Ankara ile kurulan iletişim, bu alanlarda yeni fırsatlar doğurabilir. Başdeğirmen’in önceliği, Cumhurbaşkanıyla ilişkilerini Isparta’nın ihtiyaçları doğrultusunda kullanmak olmalı.

BAŞDEĞİRMEN’İN SİYASİ GELECEĞİ



Önümüzdeki yerel seçimlere yaklaşık iki buçuk yıl kala, Şükrü Başdeğirmen’in siyasi geleceği de merak ediliyor.

Benim öngörüm, şartların uygun seyretmesi hâlinde Başdeğirmen’in 2029 yerel seçimlerinde AK Parti tarafından üçüncü kez aday gösterilme ihtimalinin güçlü olduğudur. İki seçimde elde ettiği başarı, Isparta’daki siyasi karşılığı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilişkileri bu değerlendirmede dikkate alınması gereken unsurlar.

Elbette adaylık konusunda son sözü parti yönetimi söyleyecek, seçimin sonucunu ise Isparta halkı belirleyecek. Bugünden kesin hüküm vermek mümkün değil. Ancak mevcut tablo, Başdeğirmen’in üçüncü dönem için yeniden aday gösterilmesini makul bir ihtimal olarak değerlendirmemize imkân veriyor. Allah’ın izniyle yeniden aday gösterilir ve halkın desteğini korursa üçüncü kez belediye başkanı seçilmesi de ihtimal dışı değil.

Başdeğirmen’in siyasi geleceğinde konuşulabilecek bir başka seçenek de milletvekilliği.

Yerel yönetim tecrübesi, iş dünyasını tanıması ve siyasi çevrelerle kurduğu ilişkiler, ilerleyen yıllarda milletvekilliği için de bir zemin oluşturabilir. Ancak şu an böyle bir kararın alındığına veya kendisinin bu yönde bir adım attığına ilişkin elimizde bilgi bulunmuyor. Bu nedenle milletvekilliği ihtimalini mevcut bir gelişme olarak değil, uzun vadeli bir siyasi öngörü olarak değerlendirmek gerekir.

Şimdilik öncelik, yürüttüğü belediye başkanlığı görevidir. Isparta’ya kazandıracağı hizmetler ve vatandaşın beklentilerine vereceği karşılık, bundan sonraki siyasi yolculuğunda belirleyici olacaktır.

SAAT HEDİYESİNİN ÖTESİNDE

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başdeğirmen ailesini Külliye’de ağırlaması, genç çifti kutlaması ve Belediye Başkanı’na saat hediye etmesi, bu buluşmayı dikkat çekici kıldı.

Bana göre ziyaret, Sayın Şükrü Başdeğirmen’in Sayın Cumhurbaşkanı nezdindeki yakınlığı açısından anlamlı bir gösterge. Ancak bu ilginin Isparta için somut kazanımlara dönüşmesi çok daha önemli.

Başdeğirmen’in önünde hem şehrine hizmet etmek hem de siyasi geleceğini şekillendirmek için önemli bir dönem bulunuyor. Bu süreci ne ölçüde başarılı değerlendireceğini ise zaman gösterecek.

Başdeğirmen ailesini tebrik ediyor, Celal ve Tansu çiftine ömür boyu mutluluklar diliyorum.

Dileğimiz, Külliye’deki bu sıcak buluşmanın Isparta’ya yeni yatırımlar, güçlü projeler ve kalıcı hizmetler olarak yansımasıdır. 


 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[BAŞDEĞİRMEN, ERDOĞAN’IN GÖZDELERİ ARASINDA OLDUĞUNU KANITLADI - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 22:20:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/basdegirmen-erdoganin-gozdeleri-arasinda-oldugunu-kanitladi-012622-20261013.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/basdegirmen-erdoganin-gozdeleri-arasinda-oldugunu-kanitladi-012622-20261013.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/basdegirmen-erdoganin-gozdeleri-arasinda-oldugunu-kanitladi-012622-20261013.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[İZMİR’DE URFA KÜLTÜRÜ İÇİN YENİ ADIM]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-izmirde-urfa-kulturu-icin-yeni-adim-932.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-izmirde-urfa-kulturu-icin-yeni-adim-932.html</link>
                    <description><![CDATA[AKTÜRK HABER]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İzmir Urfa Kültür ve Sanat Derneği, Şanlıurfa’nın köklü kültürünü, sanatını ve kadim değerlerini yaşatmak amacıyla Sezai Arıkan başkanlığında kuruldu. Derneğin, İzmir’de yaşayan Şanlıurfalılar arasındaki birlik ve beraberliğin güçlendirilmesine, kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlaması hedefleniyor. AMAÇ, KÜLTÜREL MİRASI YAŞATMAK Tarihi, müziği, sıra geceleri, halk oyunları, mutfak kültürü ve gelenekleriyle Türkiye’nin önemli kültür merkezlerinden biri olan Şanlıurfa’nın değerlerini İzmir’de yaşatmak amacıyla kurulan dernek, kültür ve sanat alanında faaliyet göstermeyi hedefliyor. İzmir’de yaşayan Şanlıurfalıları ortak değerler etrafında buluşturmayı amaçlayan derneğin, hemşehriler arasındaki iletişim ve dayanışmanın gelişmesine de katkıda bulunması bekleniyor. Kültürel etkinlikler aracılığıyla Şanlıurfa’nın zengin mirasının daha geniş kitlelere tanıtılması ve genç kuşakların kendi kültürlerini yakından tanıması da derneğin kuruluş amacının önemli bir parçasını oluşturuyor. FERİT MIZRAKLI’DAN TEBRİK MESAJI İzmir Şanlıurfa Federasyonu Başkanı Ferit Mızraklı, derneğin kuruluşundan duyduğu memnuniyeti dile getirerek Sezai Arıkan ve yönetim kurulunu tebrik etti. Yeni derneğin İzmir’deki kültürel ve sanatsal faaliyetlere önemli katkılar sunacağına inandıklarını belirten Mızraklı, Şanlıurfa’nın kültürünü ve tarihî mirasını yaşatmak amacıyla atılan her adımın değerli olduğunu vurguladı. Mızraklı, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Yeni kurulan derneğin İzmir’de kültürel ve sanatsal faaliyetlere önemli katkılar sunacağına inanıyoruz. İzmir Şanlıurfa Federasyonu olarak Sayın Sezai Arıkan’ı ve değerli yönetim kurulunu tebrik ediyor, çıktıkları bu yolda başarılar diliyoruz. Şanlıurfa’nın kültürünü, sanatını ve kadim mirasını yaşatmak için atılan her adımın kıymetli olduğuna inanıyoruz. Birlikten güç doğar! Kültürümüzle, sanatımızla ve dayanışmamızla daha güçlüyüz.” İZMİR’DE KÜLTÜREL DAYANIŞMAYA KATKI İzmir Urfa Kültür ve Sanat Derneği’nin kuruluşu, farklı şehirlerde yaşayan Şanlıurfalıların kendi kültürlerini yaşatma ve tanıtma çabalarına yeni bir katkı olarak değerlendiriliyor. Derneğin önümüzdeki dönemde gerçekleştireceği çalışmalarla Şanlıurfa’nın kültürel zenginliklerinin İzmir’de daha fazla tanınmasına, hemşehriler arasındaki bağların güçlenmesine ve kültürel değerlerin genç nesillere aktarılmasına katkı sunması bekleniyor. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[İZMİR’DE URFA KÜLTÜRÜ İÇİN YENİ ADIM - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 20:49:38 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/izmirde-urfa-kulturu-icin-yeni-adim-235210-20261012.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/izmirde-urfa-kulturu-icin-yeni-adim-235210-20261012.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/izmirde-urfa-kulturu-icin-yeni-adim-235210-20261012.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Mukaddes Emanetler Sergisi için ücretsiz otobüs seferleri düzenleniyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-mukaddes-emanetler-sergisi-icin-ucretsiz-otobus-seferleri-duzenleniyor-931.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-mukaddes-emanetler-sergisi-icin-ucretsiz-otobus-seferleri-duzenleniyor-931.html</link>
                    <description><![CDATA[AKTÜRK HABER]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Isparta Belediyesi’nin de katkılarıyla Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Atatürk Spor Salonu’nda açılan “Mukaddes Emanetler Sergisi” için her gün saat 14.30 ve 17.30’da belediye hizmet binası önünden ücretsiz otobüs seferleri düzenleniyor.&nbsp; İslam tarihinin manevi ve kültürel mirasını yansıtan “Mukaddes Emanetler Sergisi” 9 Ekim Cuma günü SDÜ Atatürk Spor Salonu’nda açılmıştı. Sergide Sakal-ı Şerif, Saç-ı Şerif, Kadem-i Şerif, Nal-ı Şerif ve Kâbe Örtüleri, kutsal beldelerin maketleri başta olmak üzere çok sayıda Mukaddes Emanet ziyaretçilerle buluşuyor. Isparta Belediyesi, Mukaddes Emanetler Sergisi için her gün saat 14.30 ve 17.30’da belediye hizmet binası önünden vatandaşlar için ücretsiz otobüs seferleri düzenliyor.&nbsp; &nbsp;Sergi, 19 Ekim Pazartesi gününe kadar 10.00-20.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[Mukaddes Emanetler Sergisi için ücretsiz otobüs seferleri düzenleniyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 19:33:12 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/mukaddes-emanetler-sergisi-icin-ucretsiz-otobus-seferleri-duzenleniyor-223533-20261012.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/mukaddes-emanetler-sergisi-icin-ucretsiz-otobus-seferleri-duzenleniyor-223533-20261012.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/mukaddes-emanetler-sergisi-icin-ucretsiz-otobus-seferleri-duzenleniyor-223533-20261012.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Dünya Kız Çocukları Günü’nde Nurdağı ve İslahiye’de Çocuklara Anlamlı Destek]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-dunya-kiz-cocuklari-gununde-nurdagi-ve-islahiyede-cocuklara-anlamli-destek-930.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-dunya-kiz-cocuklari-gununde-nurdagi-ve-islahiyede-cocuklara-anlamli-destek-930.html</link>
                    <description><![CDATA[11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü kapsamında Nurdağı ve İslahiye’de deprem bölgesinde yaşayan kız çocuklarına oyuncak, toka, kırtasiye malzemeleri, çiçek ve çeşitli hediyeler dağıtıldı. Gaye Erden, Nurdağı Hayır Gönülleri Ekibi ve hayırseverlerin katkılarıyla gerçekleştirilen etkinlikte, köylerde yaşayan çocuklara ve rehabilitasyon merkezlerindeki kız çocuklarına da ulaşıldı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü kapsamında Nurdağı ve İslahiye’de deprem bölgesinde yaşayan kız çocuklarına oyuncak, toka, kırtasiye malzemeleri, çiçek ve çeşitli hediyeler dağıtıldı. Gaye Erden, Nurdağı Hayır Gönülleri Ekibi,&nbsp; &nbsp; Meral Çiftçi ve hayırseverlerin katkılarıyla gerçekleştirilen etkinlikte, köylerde yaşayan çocuklara ve rehabilitasyon merkezlerindeki kız çocuklarına da ulaşıldı.

İslahiye ve Nurdağı İlçe Müftülüklerinin de destek verdiği etkinlikte, çocukların yüzünü güldürmek ve onlara moral vermek amacıyla çeşitli hediyeler dağıtıldı. Çalışma kapsamında yalnızca ilçe merkezlerinde değil, köylerde yaşayan kız çocukları da unutulmadı.



TOKA Projesi ile Türkiye’nin dört bir yanından destek

Gaye Erden’in de katkı sunduğu TOKA Projesi kapsamında Türkiye’nin farklı illerinden hayırseverlerin gönderdiği tokalar kız çocuklarına ulaştırıldı. Oyuncaklar ve çocukların ilgisini çeken çeşitli hediyeler de dağıtılarak Dünya Kız Çocukları Günü sevgi ve dayanışma içerisinde kutlandı.



Oyuncak, kırtasiye ve çiçek desteği

Projeye destek veren Nurdağı Umut Kırtasiye, çocuklara kırtasiye malzemeleri sağlayarak eğitimlerine katkıda bulundu. Nurdağı’nda hizmet veren Gökçe Çiçekçilik ise kız çocuklarına gül hediye ederek etkinliğe anlam kattı.

Nurdağı Özlem Aksu Eczanesi de maddi ve manevi desteğiyle projeye katkı sunarken, Gaye Erden ve Türkiye’nin farklı illerinden hayırseverler de çeşitli yardımlarla dayanışmaya ortak oldu.





İyilik paylaştıkça büyüyor

Nurdağı Hayır Gönülleri Ekibi, Gaye Erden,&nbsp;Meral Çiftçi,&nbsp;hayırseverler, yerel işletmeler ve kamu kurumlarının katkılarıyla gerçekleştirilen etkinlik, deprem bölgesindeki çocuklara destek olmanın ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmenin güzel bir örneği oldu.

Her kız çocuğunun sevgiyle büyümeyi, eğitim olanaklarına erişmeyi ve geleceğe umutla bakmayı hak ettiğini hatırlatan etkinlik, çocukların yüzlerinde tebessüm bıraktı.







&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[Dünya Kız Çocukları Günü’nde Nurdağı ve İslahiye’de Çocuklara Anlamlı Destek - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 17:00:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/dunya-kiz-cocuklari-gununde-nurdagi-ve-islahiyede-cocuklara-anlamli-destek-200709-20261012.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/dunya-kiz-cocuklari-gununde-nurdagi-ve-islahiyede-cocuklara-anlamli-destek-200709-20261012.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/dunya-kiz-cocuklari-gununde-nurdagi-ve-islahiyede-cocuklara-anlamli-destek-200709-20261012.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[EMO’DAN SAAT POLİTİKASI ÇAĞRISI]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-emodan-saat-politikasi-cagrisi-929.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-emodan-saat-politikasi-cagrisi-929.html</link>
                    <description><![CDATA[TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Mersin Şubesi, Türkiye’de 2016 yılından bu yana uygulanan kalıcı yaz saati politikasının bilimsel veriler ışığında yeniden değerlendirilmesini istedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[  TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Mersin Şubesi, Türkiye’de 2016 yılından bu yana uygulanan kalıcı yaz saati politikasının bilimsel veriler ışığında yeniden değerlendirilmesini istedi. Şube Başkanı Prof. Dr. Alkan Alkaya, enerji tasarrufunun yanı sıra eğitim, sağlık ve güvenlik etkilerinin de dikkate alınması gerektiğini belirtti. EMO Mersin Şubesi, Türkiye’nin kış aylarında da GMT+3 saat dilimini kullanmasına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Oda, enerji tasarrufu sağlandığı yönündeki açıklamalarla elektrik tüketim verileri üzerinden yapılan farklı değerlendirmeler arasında yöntem ve sonuç bakımından önemli ayrılıklar bulunduğuna dikkat çekti. ENERJİ TASARRUFU VERİLERİ AÇIKLANSIN Açıklamada, saat uygulamasının elektrik tüketimine etkisinin sağlıklı biçimde değerlendirilebilmesi için hesaplama yöntemlerinin ve saatlik tüketim verilerinin kamuoyuyla paylaşılması istendi. Toplam tüketimin yanı sıra elektriğin günün hangi saatlerinde yoğun kullanıldığının da önemli olduğu vurgulandı. ÇOCUKLARIN GÜVENLİĞİ ÖNEMLİ Kış aylarında ikili öğretimde okul saatlerinin 07.00’de başlayabildiğine dikkat çekilen açıklamada, çocukların gün ağarmadan yola çıkmasının güvenlik, uyku düzeni ve eğitim açısından doğurabileceği etkilerin değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Mersin başta olmak üzere İzmir, Muğla, Antalya, İstanbul, Çanakkale ve Edirne gibi batı illerinin de mevcut saat uygulamasından etkilendiği ifade edildi. BİLİMSEL DEĞERLENDİRME İSTENDİ EMO Mersin Şubesi, saat politikasının enerji, ekonomi, sağlık, eğitim ve güvenlik yönleriyle bağımsız bir akademik heyet tarafından incelenmesini önerdi. Açıklamada ayrıca GMT+2, GMT+2:30 ve GMT+3 seçeneklerinin güncel verilerle karşılaştırılması, yaz ve kış saati uygulamalarının yeniden değerlendirilmesi ve okul ile mesai başlangıç saatlerinin illerin ihtiyaçlarına göre düzenlenmesi çağrısı yapıldı. Şube Başkanı Prof. Dr. Alkan Alkaya, kamu yararını ilgilendiren kararların şeffaf ve denetlenebilir verilere dayanması gerektiğini belirterek yetkilileri konuyu bilimsel zeminde yeniden ele almaya çağırdı. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/bilim-teknoloji-haberleri">Bilim-Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[EMO’DAN SAAT POLİTİKASI ÇAĞRISI - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 14:21:49 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/emodan-saat-politikasi-cagrisi-172358-20261012.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/emodan-saat-politikasi-cagrisi-172358-20261012.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/emodan-saat-politikasi-cagrisi-172358-20261012.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[SAADET PARTİSİ’NDEN ÇIRAKLIK SİGORTASI ÇAĞRISI]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-saadet-partisinden-ciraklik-sigortasi-cagrisi-928.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-saadet-partisinden-ciraklik-sigortasi-cagrisi-928.html</link>
                    <description><![CDATA[Saadet Partisi Isparta İl Başkanı Adem Oflaz, çıraklık ve mesleki eğitim dönemlerinde sigorta kaydı bulunan vatandaşların yaşadığı emeklilik mağduriyetinin giderilmesini istedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[  Saadet Partisi Isparta İl Başkanı Adem Oflaz, çıraklık ve mesleki eğitim dönemlerinde sigorta kaydı bulunan vatandaşların yaşadığı emeklilik mağduriyetinin giderilmesini istedi. Oflaz, fiilen çalışılan yılların emeklilik hesabında dikkate alınması için yasal düzenleme çağrısında bulundu. Saadet Partisi Isparta İl Başkanı Adem Oflaz, çıraklık ve mesleki eğitim dönemlerinde çalıştıkları hâlde bu süreleri emeklilik başlangıcında değerlendirilmeyen vatandaşların yaşadığı mağduriyete dikkat çekti. Geçmişte çıraklık eğitimi sırasında sigorta kaydı oluşturulan vatandaşların durumunun hakkaniyet çerçevesinde yeniden ele alınması gerektiğini belirten Oflaz, sosyal güvenlik sisteminde düzenleme yapılmasını istedi. ÇIRAKLAR ÜRETİME KATKI SAĞLADI Çıraklık ve mesleki eğitim kapsamında fabrikalarda, atölyelerde ve işletmelerde çalışan gençlerin üretime katkı sunduğunu vurgulayan Oflaz, bu süreçte meslek öğrenen ve iş kazası ile meslek hastalığı riskleriyle karşı karşıya kalan vatandaşların, bugün söz konusu yılların emeklilik hesaplamasında dikkate alınmaması nedeniyle mağduriyet yaşadığını ifade etti. Milli Görüş anlayışının merkezinde insanın bulunduğunu belirten Oflaz, emeğin ve adaletin çalışma hayatının temel unsurları olması gerektiğini kaydetti. BORÇLANMA İMKÂNI SAĞLANSIN Geçmişte çıraklık ve mesleki eğitim kapsamında sigorta kaydı bulunan vatandaşların durumunun yeniden değerlendirilmesini isteyen Oflaz, fiilen çalışılan dönemlerin ve mevcut kayıtların dikkate alınması gerektiğini belirtti. Oflaz, eksik uzun vadeli sigorta primlerinin uygun bir borçlanma modeliyle tamamlanmasına imkân sağlayacak yasal bir düzenlemenin değerlendirilmesi çağrısında bulundu. BUGÜNÜN ÇIRAKLARI DA KORUNMALI Sorunun yalnızca geçmişte yaşanan mağduriyetlerle sınırlı olmadığını vurgulayan Oflaz, bugün çıraklık eğitimi alan gençlerin ve meslek lisesi öğrencilerinin sosyal güvencelerinin de güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. İş sağlığı ve güvenliği, çalışma şartları, ücretler ve sosyal haklar başta olmak üzere mesleki eğitim sisteminin bütün yönleriyle ele alınması gerektiğini kaydeden Oflaz, gençlerin ucuz iş gücü olarak görülmediği, meslek edinmelerini ve geleceğe güvenle hazırlanmalarını sağlayan bir yapının önemine işaret etti. “EMEĞİN HAKKI KORUNMALI” Devletin görevinin emeği görmezden gelmek değil, çalışanların haklarını korumak olduğunu belirten Oflaz, sosyal devlet anlayışının da bunu gerektirdiğini dile getirdi. Geçmişte oluşan mağduriyetlerin hakkaniyetli biçimde giderilmesini, mevcut sistemin yeniden düzenlenmesini ve gelecek nesillerin aynı sorunlarla karşılaşmamasını istediklerini belirten Oflaz, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Emek değerlidir. Alın teri değerlidir. İnsan değerlidir. Çıraklıkta geçen yıllar yok sayılamaz.” ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/siyaset-haberleri">Siyaset</category><dc:creator><![CDATA[SAADET PARTİSİ’NDEN ÇIRAKLIK SİGORTASI ÇAĞRISI - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 14:03:21 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/saadet-partisinden-ciraklik-sigortasi-cagrisi-170628-20261012.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/saadet-partisinden-ciraklik-sigortasi-cagrisi-170628-20261012.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/saadet-partisinden-ciraklik-sigortasi-cagrisi-170628-20261012.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ISPARTA İL KOORDİNASYON KURULU YARIN TOPLANIYOR]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-isparta-il-koordinasyon-kurulu-yarin-toplaniyor-927.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-isparta-il-koordinasyon-kurulu-yarin-toplaniyor-927.html</link>
                    <description><![CDATA[AKTÜRK HABER]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Isparta’da 2026 yılı 4. Dönem İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı, 13 Ekim Salı günü gerçekleştirilecek. Kamu kurum ve kuruluşlarının yürüttüğü çalışmaların ele alınacağı toplantı, saat 14.00’te İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Şehit Uzman Çavuş Ali Yılmaz Toplantı Salonu’nda yapılacak. KAMU YATIRIMLARI VE ÇALIŞMALAR ELE ALINACAK Isparta Valiliği İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü tarafından düzenlenen toplantının, kentte devam eden kamu yatırımlarının ve kurumlar arası koordinasyon gerektiren çalışmaların değerlendirilmesine katkı sağlaması bekleniyor. İl Koordinasyon Kurulu toplantılarında, kamu kurumlarının yürüttüğü projelerin mevcut durumu, yatırımların ilerleyişi ve kurumlar arasındaki iş birliği konuları gündeme geliyor. TOPLANTI SAAT 14.00'TE Toplantı bilgileri:   Tarih: 13 Ekim 2026 Salı   Saat: 14.00   Yer: İl Tarım ve Orman Müdürlüğü   Salon: Şehit Uzman Çavuş Ali Yılmaz Toplantı Salonu   Toplantıda ele alınacak gündem maddelerine ilişkin ayrıntılı bilgi ise henüz paylaşılmadı. &nbsp; ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[ISPARTA İL KOORDİNASYON KURULU YARIN TOPLANIYOR - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 13:46:58 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/isparta-il-koordinasyon-kurulu-yarin-toplaniyor-165129-20261012.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/isparta-il-koordinasyon-kurulu-yarin-toplaniyor-165129-20261012.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/isparta-il-koordinasyon-kurulu-yarin-toplaniyor-165129-20261012.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item></channel></rss>