<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
                 <rss version="2.0" 
                 xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
                 xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" 
                 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" 
                 xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
                 <channel><title>Aktürk Haber | Güncel Son Dakika Gelişmeler</title>
                      <link>https://www.akturkhaber.com/rss.xml</link>
                      <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.akturkhaber.com/rss.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                      <language>tr</language>
                      <description>Tarafsız, objektif ve en etkili organik haberleriyle Türkiyenin en iyi haber sitesidir</description>
                      <category>News</category>
                      <lastBuildDate>Mon, 10 Aug 2026 11:01:25 +0000</lastBuildDate>
                      <ttl>1</ttl>
                      <generator>Aktürk Haber | Güncel Son Dakika Gelişmeler - Haberler</generator>
                      <copyright>Copyright - 2026 - Aktürk Haber | Güncel Son Dakika Gelişmeler</copyright><item><title><![CDATA[MEKKE ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI: BÖLGESEL GÜVENLİKTE YENİ BİR STRATEJİK DÖNEM]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-mekke-ortak-savunma-anlasmasi-bolgesel-guvenlikte-yeni-bir-stratejik-donem-594.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-mekke-ortak-savunma-anlasmasi-bolgesel-guvenlikte-yeni-bir-stratejik-donem-594.html</link>
                    <description><![CDATA[Doç. Dr. Yüksel Turğut Akın yazdı...]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Uluslararası sistemde artan belirsizlikler ve bölgesel krizlerin giderek daha karmaşık bir nitelik kazanması, devletleri güvenlik politikalarını yeniden değerlendirmeye yöneltmektedir. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında şekillenen Mekke Ortak Savunma Anlaşması da bu değişimin önemli göstergelerinden biridir. Anlaşmayı yalnızca güncel tehditlere karşı geliştirilmiş askerî bir tedbir olarak değil, bölge ülkelerinin kendi güvenlikleri konusunda daha fazla sorumluluk üstlenme iradesinin bir sonucu olarak değerlendirmek gerekir.

Türkiye; güçlü askerî kapasitesi, gelişmiş savunma sanayisi ve operasyonel tecrübesiyle, Pakistan; büyük ve profesyonel ordusu ile stratejik kapasitesiyle, Suudi Arabistan ise ekonomik gücü, küresel enerji piyasalarındaki ağırlığı ve İslam dünyasındaki özel konumuyla bu iş birliğine farklı fakat birbirini tamamlayan imkânlar kazandırmaktadır. Bu üç ülkenin sahip olduğu kapasitenin ortak bir güvenlik anlayışı etrafında buluşması, bölgesel güç dengeleri açısından önemli bir stratejik değer taşımaktadır.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da vurguladığı kolektif caydırıcılık anlayışı, anlaşmanın temelini oluşturan başlıca unsurlardan biridir. Bir savunma mekanizmasının başarısı, ne ölçüde savaşa girebildiğiyle değil, muhtemel saldırıları ne ölçüde engelleyebildiğiyle değerlendirilmelidir. Bu açıdan Mekke Anlaşması’nın temel amacı yeni cepheler oluşturmak değil; saldırının askerî, siyasi ve ekonomik maliyetini yükselterek çatışma ihtimalini azaltmaktır.

Anlaşmanın bir diğer önemli boyutu bölgesel sahiplenme anlayışıdır. Ortadoğu ve Körfez güvenliği uzun yıllar boyunca bölge dışındaki büyük güçlerin askerî ve siyasi varlığıyla yakından ilişkili olmuştur. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki bu iş birliği ise bölge devletlerinin kendi güvenliklerinin sorumluluğunu daha fazla üstlenme yönündeki iradesini göstermektedir. Bu yaklaşım mevcut uluslararası ittifaklara alternatif oluşturmak değil, bölgesel stratejik kapasiteyi güçlendirmek anlamına gelmektedir.

Bu noktada anlaşmanın herhangi bir devlete veya mezhebe karşı kurulmuş askerî bir blok şeklinde değerlendirilmemesi özellikle önemlidir. İran dâhil bölgedeki ülkelerle yaşanan görüş ayrılıkları ve stratejik rekabet, yeni kutuplaşmaların gerekçesi hâline getirilmemelidir. Türkiye ve Pakistan’ın İran ile sınır komşusu olması, ekonomik ve diplomatik ilişkilerin devam etmesi; güvenlik politikaları ile diplomasinin birlikte yürütülmesini gerekli kılmaktadır.

Bölgenin ihtiyacı yeni Sünni-Şii ayrışmaları veya vekâlet mücadeleleri değil; devletlerin egemenliğine saygı gösterildiği, saldırganlığın caydırıldığı ve anlaşmazlıkların diplomasi yoluyla çözülebildiği sürdürülebilir bir güvenlik düzenidir. Güçlü olmak ile çatışmacı olmak birbirinden farklıdır. Asıl stratejik başarı, askerî kapasiteyi barışı koruyabilecek bir caydırıcılık unsuruna dönüştürebilmektir.

Mekke Anlaşması’nın uzun vadeli değeri yalnızca askerî dayanışmayla da sınırlı değildir. Savunma sanayisi, hava ve füze savunması, insansız sistemler, siber güvenlik, istihbarat paylaşımı, askerî eğitim ve deniz güvenliği gibi alanlarda geliştirilecek iş birlikleri üç ülkenin stratejik dayanıklılığını artıracaktır. Özellikle ortak teknoloji geliştirilmesi ve savunma sistemlerinin birlikte üretilmesi, dışa bağımlılığın azaltılması ve stratejik özerkliğin güçlendirilmesi açısından önem taşımaktadır.

Pakistan’ın sahip olduğu nükleer kapasite de bu stratejik denkleme ayrı bir ağırlık kazandırmaktadır. Bununla birlikte anlaşmayı doğrudan bir nükleer güvenlik garantisi şeklinde yorumlamak doğru değildir. Açık ve resmî bir nükleer savunma taahhüdü bulunmadığı sürece böyle bir değerlendirme hukuki ve siyasi açıdan ihtiyatla ele alınmalıdır. Buna rağmen Pakistan’ın stratejik kapasitesinin genel caydırıcılık denkleminde önemli bir psikolojik ağırlık oluşturduğu açıktır.

Bu nedenle Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı bugünden bir “İslam NATO’su” şeklinde tanımlamak yerine, İslam dünyasında stratejik öz yeterlilik ve ortak güvenlik bilincinin güçlenmesi bakımından değerlendirmek daha doğru olacaktır. NATO benzeri kurumsal bir yapıdan söz edebilmek için ortak komuta mekanizmaları, açık askerî yükümlülükler ve kalıcı savunma protokolleri gerekir. Bugünkü aşamada önemli olan isimlendirmeden çok, ortaya çıkan iş birliğinin hangi ilkeler doğrultusunda geliştirileceğidir.

Türkiye’nin askerî ve teknolojik birikimi, Pakistan’ın stratejik kapasitesi ve Suudi Arabistan’ın ekonomik imkânları; uluslararası hukuk, egemenliğe saygı, diplomasi ve barış ilkeleri etrafında birleştiğinde yalnızca üç ülkenin güvenliğine değil, daha geniş bir coğrafyanın istikrarına katkı sağlayabilecek önemli bir güç ortaya çıkmaktadır.

Müslüman ülkeler; kendi topraklarını, halklarını, millî egemenliklerini ve kutsal değerlerini koruyabilecek güce sahip olmalıdır. Ancak bu gücün nihai amacı yeni çatışmalar üretmek değil, çatışmaların ortaya çıkmasını engelleyecek bir caydırıcılık düzeni kurmak olmalıdır.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın tarihî değeri de tam olarak burada ortaya çıkmaktadır. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki stratejik dayanışmanın başarısı, bu ülkelerin birlikte bir savaşa girmesiyle değil; oluşturdukları ortak güç sayesinde muhtemel saldırıların daha başlamadan önlenmesiyle ölçülecektir.

“Çünkü gerçek güç, savaşı kazanabilmekten önce barışı koruyabilmektir.”

&nbsp;

Doç. Dr. Yüksel Turğut Akın

Sosyolog-Pedagog- Araştırmacı Yazar
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[MEKKE ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI: BÖLGESEL GÜVENLİKTE YENİ BİR STRATEJİK DÖNEM - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 08:26:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/mekke-ortak-savunma-anlasmasi-bolgesel-guvenlikte-yeni-bir-stratejik-donem-113024-20260810.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/mekke-ortak-savunma-anlasmasi-bolgesel-guvenlikte-yeni-bir-stratejik-donem-113024-20260810.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/mekke-ortak-savunma-anlasmasi-bolgesel-guvenlikte-yeni-bir-stratejik-donem-113024-20260810.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[VALİLİK MAKAMI ŞORTLA ZİYARET EDİLİR Mİ?]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-valilik-makami-sortla-ziyaret-edilir-mi-591.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-valilik-makami-sortla-ziyaret-edilir-mi-591.html</link>
                    <description><![CDATA[Müslüm Aktürk yazdı...]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Bir sanatçı, Isparta Valisi Sayın Abdullah Erin’i ziyaret etmiş. Buraya kadar mesele yok. Üstelik Sayın Vali’nin hemşehrisiymiş. Valimizin hemşehrisine kapısını açması, onu makamında ağırlaması da gayet doğal. Ama bir de fotoğraf var. Ve o fotoğraf, ister istemez şu soruyu gündeme getiriyor: Valilik makamına şortla, gömleğin birkaç düğmesi açık şekilde girilir mi? Benim derdim sanatçı Berdan Mardin’in şahsıyla değil. Meselem, makama gösterilmesi gereken saygıyla. Çünkü valilik sıradan bir ziyaret yeri değildir. Orası devletin temsil edildiği bir makamdır. Oraya girerken insanın kim olduğu, ne kadar tanındığı, kaç kişinin onu takip ettiği veya sanatçı olup olmadığı değil; makama duyduğu saygı önemlidir. HEMŞEHRİLİK AYRICALIK DEĞİLDİR Sayın Abdullah Erin’in hemşehrisi olmak elbette güzel bir bağdır. İnsan hemşehrisini gördüğünde daha sıcak davranabilir, daha hoşgörülü olabilir. Ama hemşehrilik, makamın ciddiyetini ortadan kaldıran bir ayrıcalığa dönüşmemelidir. Vali hoşgörülü olabilir. Vali misafirini kırmamak için kıyafetine dahi dikkat çekmemiş olabilir. Fakat bu hoşgörü, makamın temsil ettiği değerin önüne geçmemelidir. Çünkü devlet makamları kişilere göre şekil değiştirmez. SANATÇI OLMAK İSTİSNA SAĞLAMAZ Bir sanatçı olmak elbette farklı bir hayat tarzına, farklı bir sahne kimliğine sahip olmayı gerektirebilir. Sahnede giyilen kıyafet başka, devletin bir makamına girerken tercih edilen kıyafet başka olmalıdır. Bu, özgürlüğe müdahale değildir. Bu, kişinin sanatçılığına yönelik bir eleştiri de değildir. Bu, sadece yerine ve makamına göre davranma nezaketidir. Bir vatandaş kaymakamlığa, valiliğe, adliyeye veya başka bir kamu makamına giderken nasıl davranması gerektiğini biliyorsa; tanınmış bir sanatçının bunu daha fazla bilmesi gerekir. Çünkü tanınmışlık, sorumluluğu azaltmaz. Tam tersine artırır. MAKAMIN AĞIRLIĞI, MAKAMA GİREN HERKESİ BAĞLAR Bugün bir valilik makamına giriyoruz. Yarın bir belediye başkanlığı makamına, başka bir gün bir üniversitenin rektörlük makamına... Her makamın kendine göre bir ciddiyeti, temsil ettiği bir değer vardır. O makama giren kişinin de bu ciddiyete uygun davranması beklenir. Kimseye “şunu giy, bunu giyme” deme meraklısı değiliz. Ama şortla ve gömleğin birkaç düğmesi açık şekilde valilik makamında fotoğraf vermek, bana göre tartışılması gereken bir görüntüdür. SÖZÜN ÖZÜ... Sayın Vali Abdullah Erin’in hemşehrisine gösterdiği misafirperverliğe diyecek sözümüz yok. Ancak hoşgörü ile makam ciddiyetini birbirine karıştırmamak gerekir. Sanatçı olmak kimseye devlet makamlarının karşısında sınırsız bir kıyafet özgürlüğü tanımaz. Hemşehri olmak da tanımaz. Tanınmış olmak hiç tanımaz. Çünkü mesele Berdan Mardin’in ne giydiğinden çok daha büyüktür. Mesele, devletin makamına duyulan saygıdır. Ve bazı yerlerde insanın önce kendi kimliğini değil, karşısındaki makamın ağırlığını hatırlaması gerekir. Valilik makamı da işte o yerlerden biridir. Bizden söylemesi… ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[VALİLİK MAKAMI ŞORTLA ZİYARET EDİLİR Mİ? - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 17:59:54 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/valilik-makami-sortla-ziyaret-edilir-mi-210329-20260809.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/valilik-makami-sortla-ziyaret-edilir-mi-210329-20260809.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/valilik-makami-sortla-ziyaret-edilir-mi-210329-20260809.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[VALİLİK MAKAMI ŞORTLA ZİYARET EDİLİR Mİ?]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-valilik-makami-sortla-ziyaret-edilir-mi-592.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-valilik-makami-sortla-ziyaret-edilir-mi-592.html</link>
                    <description><![CDATA[Müslüm Aktürk yazdı...]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Bir sanatçı, Isparta Valisi Sayın Abdullah Erin’i ziyaret etmiş. Buraya kadar mesele yok. Üstelik Sayın Vali’nin hemşehrisiymiş. Valimizin hemşehrisine kapısını açması, onu makamında ağırlaması da gayet doğal. Ama bir de fotoğraf var. Ve o fotoğraf, ister istemez şu soruyu gündeme getiriyor: Valilik makamına şortla, gömleğin birkaç düğmesi açık şekilde girilir mi? Benim derdim sanatçı Berdan Mardin’in şahsıyla değil. Meselem, makama gösterilmesi gereken saygıyla. Çünkü valilik sıradan bir ziyaret yeri değildir. Orası devletin temsil edildiği bir makamdır. Oraya girerken insanın kim olduğu, ne kadar tanındığı, kaç kişinin onu takip ettiği veya sanatçı olup olmadığı değil; makama duyduğu saygı önemlidir. HEMŞEHRİLİK AYRICALIK DEĞİLDİR Sayın Abdullah Erin’in hemşehrisi olmak elbette güzel bir bağdır. İnsan hemşehrisini gördüğünde daha sıcak davranabilir, daha hoşgörülü olabilir. Ama hemşehrilik, makamın ciddiyetini ortadan kaldıran bir ayrıcalığa dönüşmemelidir. Vali hoşgörülü olabilir. Vali misafirini kırmamak için kıyafetine dahi dikkat çekmemiş olabilir. Fakat bu hoşgörü, makamın temsil ettiği değerin önüne geçmemelidir. Çünkü devlet makamları kişilere göre şekil değiştirmez. SANATÇI OLMAK İSTİSNA SAĞLAMAZ Bir sanatçı olmak elbette farklı bir hayat tarzına, farklı bir sahne kimliğine sahip olmayı gerektirebilir. Sahnede giyilen kıyafet başka, devletin bir makamına girerken tercih edilen kıyafet başka olmalıdır. Bu, özgürlüğe müdahale değildir. Bu, kişinin sanatçılığına yönelik bir eleştiri de değildir. Bu, sadece yerine ve makamına göre davranma nezaketidir. Bir vatandaş kaymakamlığa, valiliğe, adliyeye veya başka bir kamu makamına giderken nasıl davranması gerektiğini biliyorsa; tanınmış bir sanatçının bunu daha fazla bilmesi gerekir. Çünkü tanınmışlık, sorumluluğu azaltmaz. Tam tersine artırır. MAKAMIN AĞIRLIĞI, MAKAMA GİREN HERKESİ BAĞLAR Bugün bir valilik makamına giriyoruz. Yarın bir belediye başkanlığı makamına, başka bir gün bir üniversitenin rektörlük makamına... Her makamın kendine göre bir ciddiyeti, temsil ettiği bir değer vardır. O makama giren kişinin de bu ciddiyete uygun davranması beklenir. Kimseye “şunu giy, bunu giyme” deme meraklısı değiliz. Ama şortla ve gömleğin birkaç düğmesi açık şekilde valilik makamında fotoğraf vermek, bana göre tartışılması gereken bir görüntüdür. SÖZÜN ÖZÜ... Sayın Vali Abdullah Erin’in hemşehrisine gösterdiği misafirperverliğe diyecek sözümüz yok. Ancak hoşgörü ile makam ciddiyetini birbirine karıştırmamak gerekir. Sanatçı olmak kimseye devlet makamlarının karşısında sınırsız bir kıyafet özgürlüğü tanımaz. Hemşehri olmak da tanımaz. Tanınmış olmak hiç tanımaz. Çünkü mesele Berdan Mardin’in ne giydiğinden çok daha büyüktür. Mesele, devletin makamına duyulan saygıdır. Ve bazı yerlerde insanın önce kendi kimliğini değil, karşısındaki makamın ağırlığını hatırlaması gerekir. Valilik makamı da işte o yerlerden biridir. Bizden söylemesi… ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[VALİLİK MAKAMI ŞORTLA ZİYARET EDİLİR Mİ? - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 17:59:54 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/valilik-makami-sortla-ziyaret-edilir-mi-210339-20260809.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/valilik-makami-sortla-ziyaret-edilir-mi-210339-20260809.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/valilik-makami-sortla-ziyaret-edilir-mi-210339-20260809.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[VALİLİK MAKAMI ŞORTLA ZİYARET EDİLİR Mİ?]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-valilik-makami-sortla-ziyaret-edilir-mi-593.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-valilik-makami-sortla-ziyaret-edilir-mi-593.html</link>
                    <description><![CDATA[Müslüm Aktürk yazdı...]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Bir sanatçı, Isparta Valisi Sayın Abdullah Erin’i ziyaret etmiş. Buraya kadar mesele yok. Üstelik Sayın Vali’nin hemşehrisiymiş. Valimizin hemşehrisine kapısını açması, onu makamında ağırlaması da gayet doğal. Ama bir de fotoğraf var. Ve o fotoğraf, ister istemez şu soruyu gündeme getiriyor: Valilik makamına şortla, gömleğin birkaç düğmesi açık şekilde girilir mi? Benim derdim sanatçı Berdan Mardin’in şahsıyla değil. Meselem, makama gösterilmesi gereken saygıyla. Çünkü valilik sıradan bir ziyaret yeri değildir. Orası devletin temsil edildiği bir makamdır. Oraya girerken insanın kim olduğu, ne kadar tanındığı, kaç kişinin onu takip ettiği veya sanatçı olup olmadığı değil; makama duyduğu saygı önemlidir. HEMŞEHRİLİK AYRICALIK DEĞİLDİR Sayın Abdullah Erin’in hemşehrisi olmak elbette güzel bir bağdır. İnsan hemşehrisini gördüğünde daha sıcak davranabilir, daha hoşgörülü olabilir. Ama hemşehrilik, makamın ciddiyetini ortadan kaldıran bir ayrıcalığa dönüşmemelidir. Vali hoşgörülü olabilir. Vali misafirini kırmamak için kıyafetine dahi dikkat çekmemiş olabilir. Fakat bu hoşgörü, makamın temsil ettiği değerin önüne geçmemelidir. Çünkü devlet makamları kişilere göre şekil değiştirmez. SANATÇI OLMAK İSTİSNA SAĞLAMAZ Bir sanatçı olmak elbette farklı bir hayat tarzına, farklı bir sahne kimliğine sahip olmayı gerektirebilir. Sahnede giyilen kıyafet başka, devletin bir makamına girerken tercih edilen kıyafet başka olmalıdır. Bu, özgürlüğe müdahale değildir. Bu, kişinin sanatçılığına yönelik bir eleştiri de değildir. Bu, sadece yerine ve makamına göre davranma nezaketidir. Bir vatandaş kaymakamlığa, valiliğe, adliyeye veya başka bir kamu makamına giderken nasıl davranması gerektiğini biliyorsa; tanınmış bir sanatçının bunu daha fazla bilmesi gerekir. Çünkü tanınmışlık, sorumluluğu azaltmaz. Tam tersine artırır. MAKAMIN AĞIRLIĞI, MAKAMA GİREN HERKESİ BAĞLAR Bugün bir valilik makamına giriyoruz. Yarın bir belediye başkanlığı makamına, başka bir gün bir üniversitenin rektörlük makamına... Her makamın kendine göre bir ciddiyeti, temsil ettiği bir değer vardır. O makama giren kişinin de bu ciddiyete uygun davranması beklenir. Kimseye “şunu giy, bunu giyme” deme meraklısı değiliz. Ama şortla ve gömleğin birkaç düğmesi açık şekilde valilik makamında fotoğraf vermek, bana göre tartışılması gereken bir görüntüdür. SÖZÜN ÖZÜ... Sayın Vali Abdullah Erin’in hemşehrisine gösterdiği misafirperverliğe diyecek sözümüz yok. Ancak hoşgörü ile makam ciddiyetini birbirine karıştırmamak gerekir. Sanatçı olmak kimseye devlet makamlarının karşısında sınırsız bir kıyafet özgürlüğü tanımaz. Hemşehri olmak da tanımaz. Tanınmış olmak hiç tanımaz. Çünkü mesele Berdan Mardin’in ne giydiğinden çok daha büyüktür. Mesele, devletin makamına duyulan saygıdır. Ve bazı yerlerde insanın önce kendi kimliğini değil, karşısındaki makamın ağırlığını hatırlaması gerekir. Valilik makamı da işte o yerlerden biridir. Bizden söylemesi… ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[VALİLİK MAKAMI ŞORTLA ZİYARET EDİLİR Mİ? - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 17:59:54 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/valilik-makami-sortla-ziyaret-edilir-mi-210347-20260809.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/valilik-makami-sortla-ziyaret-edilir-mi-210347-20260809.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/valilik-makami-sortla-ziyaret-edilir-mi-210347-20260809.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[SAADET PARTİSİ ISPARTA İL BAŞKANI OFLAZ’DAN “MEKKE ANLAŞMASI” UYARISI]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-saadet-partisi-isparta-il-baskani-oflazdan-mekke-anlasmasi-uyarisi-590.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-saadet-partisi-isparta-il-baskani-oflazdan-mekke-anlasmasi-uyarisi-590.html</link>
                    <description><![CDATA[Oflaz, İslam ülkelerinin birbirine karşı cepheleştirilmemesi gerektiğini belirterek D-8’i işaret etti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 

Adem Oflaz, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan anlaşmaya ilişkin değerlendirmesinde, “Siyonizm ve ABD, bir Türkiye-İran savaşı mı çıkarmak istiyor?” sorusunu gündeme taşıdı. Oflaz, İslam ülkelerinin birbirine karşı cepheleştirilmemesi gerektiğini belirterek D-8’i işaret etti.

Saadet Partisi Isparta İl Başkanı Adem Oflaz, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan ve kamuoyunda “Mekke Anlaşması” olarak nitelendirilen savunma anlaşmasına ilişkin yazılı bir değerlendirmede bulundu.

Anlaşmanın zamanlamasına dikkat edilmesi gerektiğini savunan Oflaz, bölgedeki gelişmeler üzerinden Türkiye’nin İran’la karşı karşıya getirilebileceği yönünde endişelerini dile getirdi.

“SİYASETTE HİÇBİR ŞEY TESADÜF DEĞİLDİR”

ABD’nin eski Başkanı Franklin D. Roosevelt’e atfedilen “Siyasette hiçbir şey tesadüf değildir” sözünü hatırlatan Oflaz, anlaşmanın bölgedeki gelişmelerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Oflaz, İran’ın çevresindeki İslam ülkelerinde bulunan ABD üslerinin bölgedeki çatışmalarda önemli bir unsur haline geldiğini öne sürerek, bu üslerden İran’a yönelik saldırılar gerçekleştirildiğini ve İran’ın da kendisini savunmak amacıyla söz konusu üsleri hedef aldığını belirtti.

“TÜRKİYE-İRAN SAVAŞI MI ÇIKARILMAK İSTENİYOR?”

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan anlaşmanın en kritik maddesinin, taraflardan birine yönelik saldırının üç ülkeye birden yapılmış sayılması olduğunu belirten Oflaz, şu soruyu gündeme taşıdı:

“Siyonizm ve ABD, bir Türkiye-İran savaşı mı çıkarmak istiyor?”

Oflaz, bölgedeki gelişmelerin Müslüman ülkelerin birbirleriyle karşı karşıya getirilmesine hizmet etmemesi gerektiğini savunarak, “Arz-ı Mevud” anlayışı üzerinden Müslümanların birbirine karşı kullanılabileceği yönündeki endişesini dile getirdi.

“MÜSLÜMAN ŞUURLU OLUR”

Anlaşmanın İslam ülkeleri arasındaki iş birliği açısından olumlu görülmesine yönelik olası eleştirilere de değinen Oflaz, İslam dünyasının gerçek anlamda bir iş birliği zemini oluşturması gerektiğini söyledi.

Oflaz, bu noktada merhum Necmettin Erbakan’ın 1997 yılında öncülüğünü yaptığı D-8 oluşumuna dikkat çekerek, “Gerçekten bir mücadele verilecekse D-8 toplanır ve küresel güçlere karşı net bir duruş sergilenir” değerlendirmesinde bulundu.

“İSLAM COĞRAFYASI KENDİ İÇİNDE SAVAŞA SÜRÜKLENMEMELİ”

Suudi Arabistan gibi ABD üslerinin bulunduğu ülkelerden İran’a yönelik saldırılar gerçekleştirilmesi halinde, İran’ın bu üsleri hedef almasının anlaşma kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceğini sorgulayan Oflaz, böyle bir durumun İran’a karşı ortak bir cephe oluşturulmasına yol açabileceği uyarısında bulundu.

Bu senaryonun İslam coğrafyasını kendi içinde çatışmaya sürükleyebileceğini savunan Oflaz, “Siyonist oyunlara ve tuzaklara karşı son derece uyanık olunmalıdır” ifadelerini kullandı.

“DIŞ POLİTİKAYA GÜVENMİYORUM”

Saadet Partisi Isparta İl Başkanı Adem Oflaz, açıklamasının sonunda mevcut iktidarın dış politikasına güvenmediğini belirterek, Müslümanların bölgedeki gelişmelere karşı basiret ve ferasetle hareket etmesi gerektiğini söyledi.

Oflaz, tüm Müslümanları “tehlikeli senaryolara karşı dikkatli olmaya” davet etti.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/siyaset-haberleri">Siyaset</category><dc:creator><![CDATA[SAADET PARTİSİ ISPARTA İL BAŞKANI OFLAZ’DAN “MEKKE ANLAŞMASI” UYARISI - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 12:26:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/saadet-partisi-isparta-il-baskani-oflazdan-mekke-anlasmasi-uyarisi-153013-20260809.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/saadet-partisi-isparta-il-baskani-oflazdan-mekke-anlasmasi-uyarisi-153013-20260809.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/saadet-partisi-isparta-il-baskani-oflazdan-mekke-anlasmasi-uyarisi-153013-20260809.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA["İSLAM NATO'SU" SAHNEDE: MEKKE ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI ARAP BASININDA DEPREM ETKİSİ YAPTI]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-islam-natosu-sahnede-mekke-ortak-savunma-anlasmasi-arap-basininda-deprem-etkisi-yapti-589.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-islam-natosu-sahnede-mekke-ortak-savunma-anlasmasi-arap-basininda-deprem-etkisi-yapti-589.html</link>
                    <description><![CDATA[Ortadoğu'nun güvenlik mimarisinde yeni bir dönem başlıyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ortadoğu'nun güvenlik mimarisinde yeni bir dönem başlıyor. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında geçtiğimiz gün imzalanan tarihi savunma paktı, Arap dünyasında "Batı vesayetine karşı bölgesel bağımsızlık" ve Tartışmalı biir kavram olan "İslam NATO'su" yorumlarıyla manşetlere taşındı.

&nbsp;

ARAP – TÜRK MEDYASI/AJANSLAR&nbsp; – AKTÜRK HABER – ANKARA - &nbsp;Suudi Arabistan'ın Mekke şehrindeki Sefa Sarayı'nda 7 Ağustos Cuma günü imzalanan "Mekke Ortak Savunma Anlaşması" (اتفاقية مكة للدفاع المشترك), tüm dünyada olduğu gibi Arap basınında da bir numaralı gündem maddesi olmaya devam ediyor. Anlaşmanın belkemiğini oluşturan "Birimize yapılan saldırı hepimize yapılmıştır" prensibi, Ortadoğu entelektüel çevreleri ve medyasında bölgesel bir caydırıcılık kalkanının en net adımı olarak değerlendirildi.

Suudi Basını: Güvenlik Dengeleri Yeniden Şekilleniyor

Ev sahibi Suudi Arabistan'ın önde gelen medya kuruluşları, anlaşmayı ülkenin askeri ve diplomatik gücünü perçinleyen bir vizyon hamlesi olarak okurlarına duyurdu.




	Şarku'l Avsat: Pan-Arap dünyasının etkili gazetelerinden Şarku'l Avsat, haberi “Mekke Ortak Savunma Anlaşması... Bölgesel Güvenlik Dengelerini Yeniden Şekillendiren Bütünleştirici Bir İttifak” manşetiyle gördü. Gazete, bu hamlenin yalnızca coğrafi veya ekonomik değil, derin siyasi anlayışlara dayandığını vurguladı.





	Suudi Arabistan Haber Ajansı (SPA): Resmi ajans, paktın saldırgan bir tutum barındırmadığını, bilakis “Herhangi Bir Saldırıya Karşı Ortak Caydırıcılığın Güçlendirilmesi” manşetiyle bölge barışını tesis etmeyi amaçladığını öne çıkardı.


Suudi siyasi analist &nbsp;Casir el-Casir'dir (Jasser Aljasser), gelişmenin önemini şu çarpıcı sözlerle özetledi: "Mekke Anlaşması, Ortadoğu'yu tamamen değiştirecek. Barış her zaman diplomasiyle gelmez; bölge çalkantılıysa güvenlik ve istikrar ancak stratejik caydırıcılıkla sağlanır."

Körfez ve Kuzey Afrika: Öz Yeterlilik ve Yeni İttifak Çekirdeği

Körfez medyasında, özellikle Katar cephesinde, anlaşma ABD'nin bölgede giderek azalan etkisine karşı atılmış bir "kendi ayakları üzerinde durma" adımı olarak yankı buldu.

Al Jazeera (Katar): Konuyu detaylı analizlerle ekranlarına taşıyan medya devi, paktın Batı'ya olan güvenlik bağımlılığını azaltacak bağımsız bir güç bloğu potansiyeli taşıdığına dikkat çekti. Ortadoğu siyasi uzmanları, ittifakın genişlemesinin bölgesel güçlere "Güç kullanarak fiili durum yaratmanın artık kabul edilemez olduğu" mesajını verdiğini belirttiler.

Mısır Basını: Mısır devlet medyası (el-Ehram) gelişmeyi ihtiyatlı ancak olumlu bir dille haberleştirdi. el Caziera'de yer alan dış politika analizlerinde, ileride Mısır'ın da katılımıyla Batı'dan bağımsız bir "bölgesel ittifak çekirdeği" oluşturulması için tarihi bir fırsat doğduğu yüksek sesle dillendirilmeye başlandı.



Uluslararası Arap Medyası: "Stratejik Sınav Şimdi Başlıyor"

Bu tarihi adımın gerçekten bir "İslam NATO'su"na dönüşüp dönüşemeyeceği sorusu, Londra merkezli Pan-Arap basınının odak noktasıydı.



Re’yul--Yevm gazetesi, "Mekke Ortak Savunma Anlaşması: İlan Edilen Caydırıcılık ve Stratejik Etkinliğin Sınırları Arasında" başlıklı kapsamlı analizinde, anlaşmanın geleceğine dair kritik bir uyarıda bulundu. Gazete, NATO'nun sadece meşhur 5. Maddesi ile değil, kurumsal askeri yapısıyla ayakta kaldığını hatırlatarak şu tespiti yaptı:

"Mekke Anlaşması'nın başarısı; salt siyasi koordinasyon aşamasından 'savunma entegrasyonu' aşamasına, sadece bir dayanışma beyanından somut ve bağlayıcı bir 'taahhüt' kavramına geçip geçemeyeceğine bağlıdır."

&nbsp;Arap basını, "Mekke Ortak Savunma Anlaşması"nı kağıt üzerinde kalan klasik bir metin olmaktan ziyade, İslam dünyasının kendi güvenlik mimarisini kurduğu ve Ortadoğu dinamiklerini temelden sarsacak tarihi bir kırılma noktası olarak görüyor. Analistlerin gözler şimdi, bu diplomatik zaferin sahada nasıl bir askeri entegrasyona dönüşeceğinde yöneldi.

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA["İSLAM NATO'SU" SAHNEDE: MEKKE ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI ARAP BASININDA DEPREM ETKİSİ YAPTI - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 09:48:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/islam-natosu-sahnede-mekke-ortak-savunma-anlasmasi-arap-basininda-deprem-etkisi-yapti-130147-20260809.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/islam-natosu-sahnede-mekke-ortak-savunma-anlasmasi-arap-basininda-deprem-etkisi-yapti-130147-20260809.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/islam-natosu-sahnede-mekke-ortak-savunma-anlasmasi-arap-basininda-deprem-etkisi-yapti-130147-20260809.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Orta Doğu'da Dengeleri Değiştiren Üçlü Savunma Kalkanı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-orta-doguda-dengeleri-degistiren-uclu-savunma-kalkani-588.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-orta-doguda-dengeleri-degistiren-uclu-savunma-kalkani-588.html</link>
                    <description><![CDATA[Türkiye, Pakistan, Sudi Arabistan savunma anlaşması]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın kutsal topraklarda imzaladığı ortak savunma misakı, bölgedeki dengeleri kökten değiştirecek nitelikte. Konunun temel boyutlarını içeren özgün analiz şu şekildedir:  ​1. Kutsal Topraklarda Kurulan Yeni Bölgesel Güç ​Mekke'de varılan mutabakat, Birinci Dünya Savaşı'ndan beri süregelen geleneksel Orta Doğu düzeninin kapandığını ilan ediyor. Körfez’deki tırmanış ve stratejik hatlara yönelik tehditler; Ankara, Riyad ve İslamabad hattındaki askeri bütünleşmeyi kaçınılmaz kıldı. Ortak savunma ilkesine dayanan bu yapı, bölgesel aktörlere karşı çok güçlü bir caydırıcı kalkan işlevi görecek.  ​2. Üçlü Sacayağı: Teknoloji, Finans ve Nükleer Güç ​İttifakın en dikkat çekici yönü, tarafların sahip olduğu kritik avantajları tek bir çatıda birleştirmesidir. Türkiye’nin sahada kendini kanıtlamış gelişmiş savunma teknolojisi, Suudi Arabistan’ın mali ve ekonomik imkanları, Pakistan’ın ise atomik caydırıcılığı bir araya gelerek bölgede dengeleri değiştiren stratejik bir güç odağı oluşturuyor.  ​3. Küresel Sistem Tıkanırken Doğan Müttefiklik ​İkinci Dünya Savaşı sonrası şekillenen uluslararası güvenlik mekanizmalarının ve kurumların etkisini yitirmesi, Doğu'da ve Batı'da yeni paktların doğumunu tetikledi. Bölge ülkelerinin kendi göbek bağını kesme iradesi olarak öne çıkan bu ittifak, geleneksel yapılara bağımlılığı azaltmayı hedefliyor.  ​4. NATO Düzlemi ve Batı'nın Yaklaşımı ​Kurulan bu yeni güvenlik mimarisi, Türkiye’nin mevcut NATO yükümlülükleriyle çelişmeyecek şekilde kurgulanıyor. Batılı müttefiklerin ve ABD’nin mevcut konjonktürde tamamen karşı durmadığı bu hamle, Ankara’nın çok boyutlu dış politika kartlarını daha da güçlendiriyor.  ​5. Caydırıcı Kalkan ve Egemenlik Dengesi ​İttifak doğrudan tek bir devleti hedef almasa da bölgesel yayılmacılığa karşı güçlü bir duruş sergiliyor. Üye devletlerin kendi anayasal karar mekanizmalarını ve egemenlik haklarını koruyarak hareket edeceği bu yapı, savunma odaklı bir esneklik barındırıyor.  ​6. Genişleme İhtiyacı ve Mısır’ın Kritik Rolü ​Bu stratejik halkanın tam anlamıyla amacına ulaşabilmesi ve Orta Doğu'da kalıcı bir istikrar sağlayabilmesi için kapsama alanının genişlemesi şart. Özellikle Mısır gibi askeri sıkleti yüksek güçlü ülkelerin yanı sıra Katar, Suriye ve Irak gibi aktörlerin de dahil edilmesi, ittifakın bölgesel etkisini zirveye taşıyacaktır. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[Orta Doğu'da Dengeleri Değiştiren Üçlü Savunma Kalkanı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 14:13:35 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/orta-doguda-dengeleri-degistiren-uclu-savunma-kalkani-171803-20260808.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/orta-doguda-dengeleri-degistiren-uclu-savunma-kalkani-171803-20260808.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/orta-doguda-dengeleri-degistiren-uclu-savunma-kalkani-171803-20260808.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Hakkâri’de JİHA Destekli Düzenlenen Operasyonda 253 Kilogram Esrar Ele Geçirildi.]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-hakkaride-jiha-destekli-duzenlenen-operasyonda-253-kilogram-esrar-ele-gecirildi-587.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-hakkaride-jiha-destekli-duzenlenen-operasyonda-253-kilogram-esrar-ele-gecirildi-587.html</link>
                    <description><![CDATA[Uyuşturucu operasyonu]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[         Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, 7’nci Hudut Alay Komutanlığı ve Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; Hakkâri İl Jandarma Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce uyuşturucu madde ticaretine yönelik operasyon gerçekleştirildi. Yapılan istihbari çalışmalar sonucunda Jandarma İnsansız Hava Aracının (JİHA) desteğiyle düzenlenen operasyonda 253 kilogram esrar ele geçirilirken, 1 şüpheli yakalandı. Kahraman Jandarmamızı, Daire Başkanlığımızı, 7’nci Hudut Alay Komutanlığımızı, Hakkari İl Jandarma Komutanlığımızı, Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. &nbsp;         &nbsp; &nbsp; &nbsp; ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/asayis-haberleri">Asayiş</category><dc:creator><![CDATA[Hakkâri’de JİHA Destekli Düzenlenen Operasyonda 253 Kilogram Esrar Ele Geçirildi. - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 13:04:27 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/hakkaride-jiha-destekli-duzenlenen-operasyonda-253-kilogram-esrar-ele-gecirildi-160830-20260808.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/hakkaride-jiha-destekli-duzenlenen-operasyonda-253-kilogram-esrar-ele-gecirildi-160830-20260808.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/hakkaride-jiha-destekli-duzenlenen-operasyonda-253-kilogram-esrar-ele-gecirildi-160830-20260808.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[İTALYA’DAN TÜRKİYE’YE BİRİNCİLİK: HALİL EL’E ULUSLARARASI EDEBİYAT ÖDÜLÜ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-italyadan-turkiyeye-birincilik-halil-ele-uluslararasi-edebiyat-odulu-586.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-italyadan-turkiyeye-birincilik-halil-ele-uluslararasi-edebiyat-odulu-586.html</link>
                    <description><![CDATA[Yazar Halil El, “İnsan İnsanı Anlayamadı” adlı eseriyle İtalya’daki Lucius Annaeus Seneca Uluslararası Çağdaş Edebiyat Akademi Ödülleri’nde birincilik ödülüne layık görüldü.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[  Türk edebiyatının uluslararası alandaki başarılarına bir yenisi daha eklendi. Yazar Halil El, “İnsan İnsanı Anlayamadı” adlı eseriyle İtalya’daki Lucius Annaeus Seneca Uluslararası Çağdaş Edebiyat Akademi Ödülleri’nde birincilik ödülüne layık görüldü. Seneca Bilim Felsefe ve Sanat Akademisi tarafından düzenlenen uluslararası edebiyat ödüllerinde, farklı ülkelerden şair ve yazarların eserleri değerlendirildi. Yarışmada Halil El’in “İnsan İnsanı Anlayamadı” adlı çalışması birincilik ödülüne değer görüldü. “ŞİİRİN DİLİ, ÜLKESİ VE SINIRI YOKTUR” Uluslararası bir platformda Türkiye’yi ve Türk edebiyatını temsil etmenin kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını belirten Halil El, ödülün ardından yaptığı değerlendirmede insanın ortak duygularına dikkat çekti. El, eserine ilişkin düşüncesini şu sözlerle ifade etti: “Şiirin dili, ülkesi ve sınırı yoktur. Çünkü insanın acısı da umudu da sevgisi de vicdanı da dünyanın her yerinde aynı dili konuşur.” “İnsan İnsanı Anlayamadı” derken anlatmaya çalıştığının temelinde insanın birbirini gerçekten anlayabilmesi olduğunu belirten El, “İnsan, insanı gerçekten anlayabildiği gün dünya daha yaşanabilir bir yer olacaktır” mesajını verdi. “KALEM YAZMAYA, SÖZ İYİLİĞİ ARAMAYA DEVAM EDECEK” Aldığı ödülü ailesine, edebiyata gönül verenlere ve gençlere ithaf eden Halil El, daha adil ve yaşanabilir bir dünya umudunu dile getirdi. El, ödül dolayısıyla yaptığı açıklamada, “Bu kıymetli ödülü; güzel ülkeme, kadim memleketime, aileme, edebiyata gönül verenlere, gençlerimize ve insanın insana yeniden gönül diliyle yaklaşacağı daha adil bir dünya umuduna ithaf ediyorum” ifadelerini kullandı. Halil El’in İtalya’dan aldığı bu uluslararası birincilik, Türk edebiyatının farklı ülkelerdeki platformlarda temsil edilmesi açısından da dikkat çekici bir başarı olarak değerlendirildi. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[İTALYA’DAN TÜRKİYE’YE BİRİNCİLİK: HALİL EL’E ULUSLARARASI EDEBİYAT ÖDÜLÜ - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 12:47:22 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/italyadan-turkiyeye-birincilik-halil-ele-uluslararasi-edebiyat-odulu-155342-20260808.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/italyadan-turkiyeye-birincilik-halil-ele-uluslararasi-edebiyat-odulu-155342-20260808.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/italyadan-turkiyeye-birincilik-halil-ele-uluslararasi-edebiyat-odulu-155342-20260808.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[SAADET PARTİSİ AKSU'DA SAHAYA İNDİ: İLÇE BAŞKANLIĞINA AKIN SERHAT TOSUN ATANDI]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-saadet-partisi-aksuda-sahaya-indi-ilce-baskanligina-akin-serhat-tosun-atandi-585.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-saadet-partisi-aksuda-sahaya-indi-ilce-baskanligina-akin-serhat-tosun-atandi-585.html</link>
                    <description><![CDATA[Saadet Partisi Isparta İl Başkanlığı, ilçe teşkilatlanma çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[  Saadet Partisi Isparta İl Başkanlığı, ilçe teşkilatlanma çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Şarkikaraağaç'ın ardından bu kez Aksu ilçesinde vatandaşlarla bir araya gelen parti yöneticileri, hem saha çalışması gerçekleştirdi hem de uzun yıllardır kapalı olan ilçe teşkilatını yeniden faaliyete geçirdi. Mübarek Cuma gününde gerçekleştirilen Aksu programına Saadet Partisi Isparta İl Başkanı Adem Oflaz'ın yanı sıra İl Sorumlusu Cevat Gençay, Onursal Müfettiş Muhammed Mustafa Gülal, İl Sekreteri Süleyman Zengi, İl Teşkilat Başkanı İbrahim Ateş, İl Hukuk İşleri Başkanı Av. Faruk Algınkılıç ve İl Sosyal İşler Başkanı Ali Soyçiçek katıldı. VATANDAŞLARIN TALEPLERİ DİNLENDİ İl yönetimi, Aksu ilçe pazarında vatandaşlarla birebir görüşerek Saadet Partisi'nin çalışmaları hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Ziyaretlerde Genel Başkan Mahmut Arıkan'ın selamları iletilirken, partiyi tanıtan broşürler de vatandaşlara dağıtıldı. Parti yöneticileri, vatandaşların talep, öneri ve şikâyetlerini dinleyerek ilgili notları aldı. Bu taleplerin değerlendirilmek üzere Genel Merkeze iletileceği ifade edildi. AKSU İLÇE BAŞKANLIĞINA AKIN SERHAT TOSUN ATANDI Program kapsamında önemli bir teşkilatlanma adımı da atıldı. Uzun yıllardır faaliyet göstermeyen Saadet Partisi Aksu İlçe Teşkilatı yeniden faaliyete geçirilirken, Aksu'da ikamet eden ve gül üretimiyle uğraşan Akın Serhat Tosun, Saadet Partisi Aksu İlçe Başkanı olarak görevlendirildi. Saadet Partisi Isparta İl Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, yeni İlçe Başkanı Akın Serhat Tosun'a görevinde başarılar dilenerek, "Rabbimizden yeni ilçe başkanımıza görevinde yar ve yardımcı olmasını niyaz ediyoruz." ifadelerine yer verildi.  ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/siyaset-haberleri">Siyaset</category><dc:creator><![CDATA[SAADET PARTİSİ AKSU'DA SAHAYA İNDİ: İLÇE BAŞKANLIĞINA AKIN SERHAT TOSUN ATANDI - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 19:42:47 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/saadet-partisi-aksuda-sahaya-indi-ilce-baskanligina-akin-serhat-tosun-atandi-224827-20260807.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/saadet-partisi-aksuda-sahaya-indi-ilce-baskanligina-akin-serhat-tosun-atandi-224827-20260807.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/saadet-partisi-aksuda-sahaya-indi-ilce-baskanligina-akin-serhat-tosun-atandi-224827-20260807.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ŞEVKET DEMİR, MTSO 31. GRUP DESTEK HİZMETLERİ MECLİS ÜYELİĞİNE ADAYLIĞINI AÇIKLADI]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-sevket-demir-mtso-31-grup-destek-hizmetleri-meclis-uyeligine-adayligini-acikladi-584.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-sevket-demir-mtso-31-grup-destek-hizmetleri-meclis-uyeligine-adayligini-acikladi-584.html</link>
                    <description><![CDATA[Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) 31. Grup Destek Hizmetleri Meclis Üyeliği için adaylığını açıklayan Şevket Demir, sektörün ortak sorunlarına çözüm üretmek ve üyeleri etkin şekilde temsil etmek amacıyla yola çıktığını belirtti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Uzun yıllardır Mersin'de destek hizmetleri sektöründe faaliyet gösterdiğini ifade eden Şevket Demir, sektörün beklenti ve ihtiyaçlarını yakından bildiğini söyledi. Meclis üyeliğine, sektör temsilcilerinin sesi olmak ve ortak menfaatleri kararlılıkla savunmak amacıyla aday olduğunu belirten Demir, "Sektörümüzün sorunlarını ilgili platformlara taşıyacak, çözüm süreçlerine katkı sunacak ve üyelerimizi güçlü bir şekilde temsil edeceğiz." dedi. "HER ZAMAN ULAŞILABİLİR BİR TEMSİL ANLAYIŞIYLA HAREKET EDECEĞİM" Temsil anlayışının sadece seçim dönemleriyle sınırlı olmadığını vurgulayan Demir, meclis üyeliği süresince sektör temsilcileriyle sürekli iletişim halinde olacağını ifade etti. Şevket Demir, "Sorunları dinleyen, talepleri yakından takip eden, şeffaf, dürüst ve ulaşılabilir bir temsil anlayışıyla görev yapacağım. Sektörümüzün beklentilerini doğrudan MTSO'nun karar mekanizmalarına taşıyacak, üyelerimizle odamız arasında güçlü bir iletişim köprüsü oluşturacağız." diye konuştu. "ORTAK AKIL VE DAYANIŞMAYLA DAHA GÜÇLÜ BİR SEKTÖR" Destek hizmetleri sektörünün gelişiminin ortak akıl ve istişare kültürüyle mümkün olacağını dile getiren Demir, üyelerin görüş ve önerilerinin her zaman yol gösterici olacağını belirtti. Birlik ve dayanışmayı güçlendirecek projeler üretmeyi hedeflediklerini kaydeden Demir, "31. Grup Destek Hizmetleri ailesiyle birlikte hareket ederek sektörümüzü daha güçlü bir noktaya taşıyacağız. Bu süreçte tüm meslektaşlarımızın desteği ve güveni en büyük gücümüz olacaktır." ifadelerini kullandı. Demir, açıklamasının sonunda MTSO 31. Grup Destek Hizmetleri üyelerine destek çağrısında bulunarak, seçim sürecinin sektör adına hayırlı olmasını temenni etti. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[ŞEVKET DEMİR, MTSO 31. GRUP DESTEK HİZMETLERİ MECLİS ÜYELİĞİNE ADAYLIĞINI AÇIKLADI - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 09:20:16 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/sevket-demir-mtso-31-grup-destek-hizmetleri-meclis-uyeligine-adayligini-acikladi-122221-20260807.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/sevket-demir-mtso-31-grup-destek-hizmetleri-meclis-uyeligine-adayligini-acikladi-122221-20260807.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/sevket-demir-mtso-31-grup-destek-hizmetleri-meclis-uyeligine-adayligini-acikladi-122221-20260807.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM GURUSU ALİ BIDI’DAN EZBER BOZAN SAĞLIKLI YAŞAM REÇETESİ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-saglikli-yasam-gurusu-ali-bididan-ezber-bozan-saglikli-yasam-recetesi-583.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-saglikli-yasam-gurusu-ali-bididan-ezber-bozan-saglikli-yasam-recetesi-583.html</link>
                    <description><![CDATA[77 YAŞINDA BİR GENÇLİK MUCİZESİ: ALİ BIDI’DAN SAĞLIK DEVRİMİ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 

Anfaş Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı iş insanını ve sağlıklı yaşam gurusu Ali Bıdı İzmir Ege Medya Platformu Üyesi gazeteci yazarlar ile bir araya geldi.&nbsp; Bıdı, ilginç hayat hikayesini ve tıbbi müdahale olmaksızın beslenme zincirini değiştirerek başardığı mucizevi iyileşmesini gazeteciler ile paylaştı.

İlerleyen yaşına rağmen zorlu spor disiplini, atletik başarıları ve yüksek yaşam enerjisiyle dikkat çeken 77 yaşındaki iş insanı ve sağlıklı yaşam gurusu Ali Bıdı, modern tıbbın ve beslenme alışkanlıklarının ötesine geçen yaşam felsefesiyle adından söz ettirmeye devam ediyor.

ALİ BIDI’DAN EZBER BOZAN SAĞLIKLI YAŞAM REÇETESİ

İzmir Ege Medya Platformu Başkanı Ahmet Kaplan moderatörlüğü’nde medya mensupları ile bir araya gelen Ali Bıdı, sağlıklı yaşam reçetesine ilişkin ezber bozan açıklamalarda bulundu. 35 yıl boyunca kronik rahatsızlıklar yaşadı. Bel, sırt, diz ağrıları, romatizma ve nihayetinde kalın bağırsak kanseri (3 adet polip) teşhisiyle karşı karşıya kaldı. Tıp dünyasının ameliyat ve kemoterapi önerilerini reddeden Bıdı, kendi vücudunu bir laboratuvara dönüştürerek tıp kitaplarını ve doğadaki canlıların yaşam mekanizmalarını inceledi. “Doğadaki canlıların veterineri yok, abur cubur yemiyorlar ve hastalanmıyorlar” felsefesinden yola çıkarak, 24 yıl önce hayvansal olan her şeyi hayatından çıkardı ve vegan beslenmeye geçti. 23 yıldır hiçbir ilaç kullanmadan ve doktora gitmeden yaşamını sürdürüyor.

Ali Bıdı yaşam felsefesini, “Fakir doğdum, bu benim suçum değildi. Bilgisiz doğdum, o da suçum değildi. Ama bilgisiz ve fakir öleceksem suç bende” sözleriyle özetliyor.

BİR YANDA SAĞLIK MÜCADELESİ DİĞER YANDA İLHAM VERİCİ GİRİŞİMCİLİK HİKAYESİ

Sağlıklı yaşam gurusu Ali Bıdı’nın sağlık mücadelesinin ardında aynı zamanda ilham verici bir girişimcilik hikâyesi yatıyor. Gençlik yıllarında "Fakir doğdum ama fakir ölmeyeceğim" diyerek yola çıkan Bıdı, ticari hayatında Aquatherm firması ile tanışarak markanın Türkiye distribütörlüğünü üstlendi. İş hayatında dürüstlüğü ana ilke edindiğini söyleyen Bıdı, "Hayatım boyunca kimseye yanlış yapmadım. Para kazanmasını bilmeyen, para harcamasını da bilmez. Alın teri ve emek olmadan kazanılan paranın değeri kıymeti bilinmez" diyor.

VERMEDEN PAYLAŞMADAN SADECE ALARAK MUTLU OLAMAZSINIZ

Kazandığı maddi ve manevi birikimi toplumla paylaşmanın mutluluğuna inanan Bıdı, "Ben vererek ve paylaşarak mutlu olmayı öğrendim. Paylaşmadan, vermeden sadece alarak hiçbir zaman mutlu olamazsınız" ifadelerini kullanıyor. Ali Bıdı’nın en büyük gelecek hayali ise edindiği tüm hücresel sağlık birikimini aktaracağı dev bir "Ali Bıdı Sağlıklı Yaşam Merkezi" kurarak insanlığa hizmet etmek

MODERN İNSAN DAMAK TADINA MAHKUM OLARAK SAĞLIĞINI SABOTE EDİYOR 

77 yaşında olmasına karşın yapılan ölçümlerde biyolojik yaşının 33 olarak belirlendiğini iddia eden Bıdı, kronik rahatsızlıklardan korunmanın yolunun ağır tıbbi müdahalelerden değil, beslenme zincirini kökten değiştirmekten geçtiğini savunuyor. Dünyanın en büyük savunma gücünün insan vücudunun kendi hücresel yapısında saklı olduğunu vurgulayan ünlü guru, modern insanın damak tadına mahkûm olarak kendi sağlığını sabote ettiğini ifade ediyor.

Bıdı,”insan vücudundaki 150 bin kilometrelik damar ağının korunması gerektiğine işaret ederek, yanlış beslenmenin ve asidik gıdaların damarları yıprattığının altını çiziyor.

Eklem ağrılarının en birincil sebebinin vücuttaki sıvı kaybı ve yetersiz su tüketimi olduğuna dikkat çeken Bıdı, "Halkımız su içmiyor. Kalbin kanı rahatça pompalaması için suya hayati ihtiyacı var. 95 farklı hastalığa zemin hazırlayan en temel faktör hücresel bazda susuzluktur" uyarısında bulunuyor.

“BESLENME ALIŞKANLIĞINI DEĞİŞTİRMEK YÜKSEK DİSİPLİN GEREKTİRİR”

Beslenme alışkanlıklarını değiştirmenin yüksek bir disiplin gerektirdiğinin altını çizen Bıdı, bencil beynin ve damak tadı bağımlılığının aşılması gerektiğini ifade ediyor. Ancak radikal değişikliklerin vücutta şok etkisi yaratabileceği konusunda da uyarıda bulunarak, "Hemen birdenbire veganlığa geçmeyin, bu tehlikeli olabilir. Geçiş yavaş yavaş yapılmalıdır. Eti minimuma düşürün; eğer ille de yiyecekseniz yağda kızartılmış olanları değil, mutlaka haşlama olanları tercih edin. İneklerin yediği otları ve yeşillikleri tüketin." şeklinde konuştu.

İçecek alışkanlıklarına da değinen Bıdı, siyah çay tüketimini asidik yapısı nedeniyle tavsiye etmediğini, Çay’ın açlık hissini yalancı şekilde kapatarak vücudun temel su dengesini bozduğunu kaydediyor.

DİŞLERİN GÖREVİNİ MİDEYE YAPTIRMAYIN

Sağlıklı yaşam gurusu Bıdı, "Dişlerin görevini mideye yaptırmayın. Çiğnemeden yutulan her lokma metabolizmaya yük getirir. Günlük hayatta sporu eksik etmeyin; koşabiliyorsanız koşun, koşamıyorsanız yürüyün, yürüyemiyorsanız yüzün, merdiven inip çıkın ama mutlaka hareket edin." Sözleriyle sağlıklı yaşam uyarılarında bulunuyor.&nbsp;&nbsp;

KENDİ SAĞLIK FELSEFESİNİ OLUŞTURDU

Almanya’da geçirdiği 15 yıllık çalışma hayatı boyunca hastalıklarla yoğun bir mücadele veren ve edindiği tecrübelerle kendi sağlık felsefesini oluşturan Ali Bıdı, edindiği disiplini uluslararası alanda spor başarılarına dönüştürüyor. Yaklaşık 400 kitap okuyarak anatomi, hücresel sağlık ve beslenme üzerine uzmanlaşan Bıdı, 27 Eylül’de Rusya’da düzenlenecek uluslararası zorlu yarışlarda Türkiye’yi temsil etmeye hazırlanıyor.

"VÜCUT MOTORUNU KENDİ ELLERİMİZLE YAKIYORUZ"

İş insanı ve sağlıklı yaşam gurusu Ali Bıdı, beslenme analizlerinde hayvansal gıdalar ile işlenmiş karbonhidratların insan fizyolojisine uygun olmadığını savunuyor. İnsanoğlunun anatomik olarak hayvansal gıdaya göre dizayn edilmediğini belirten Bıdı, et ve süt ürünlerinin vücutta asidik reaksiyon yarattığını dile getiriyor.&nbsp;

Özellikle günümüz insanının göbekli olmasının arkasındaki ana sebebin buğday tüketimi olduğunu belirten Bıdı, şu uyarılarda bulunuyor:

"Buğday vücutta tutkal gibi bir etki yaratır. Ekmek yiyen bir kişi 1-2 saat sonra yeniden acıkır. Çünkü egoist beyin sürekli daha fazlasını ister. Bugün erkeklerde prostat, kadınlarda ise göğüs kanseri vakalarının bu kadar yaygınlaşmasının temelinde beslenme zincirindeki bu kırılmalar yer almaktadır. Trans yağlar ise adeta birer hücre katilidir; bütün canlı hücre yapısını öldürür."



İşte İş İnsanı ve Sağlıklı Yaşam Gurusu Ali Bıdı’nın sağlıklı yaşam için tavsiyeleri:

•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Tavuk ve Yumurta Yanılgısı: Tavuk yumurtayı insan yesin diye değil, çoğalmak ve kendi neslini devam ettirmek için yapar. Hayvansal protein yerine bitkisel kaynaklara yönelmeliyiz. 

•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Doğal Protein Kaynakları: Siyah meyveler, enginar, lahana, mercimek ve brokoli gibi gıdalar yüksek protein ve enerji barındırır. Kırmızı pancar hücresel yenilenme için kesinlikle tüketilmelidir. 

•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kolesterol Gerçeği: Kolesterol vücudun ana gücüdür ve vücut ihtiyaç duyduğunda bunu kendisi kullanır. 

•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Meyve Tüketim Kuralları: Meyveler yemekten sonra değil, mutlaka yemekten önce tüketilmelidir. Meyve suyu sıkılarak değil, meyvenin kendisi lifleriyle yenmelidir.


 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM GURUSU ALİ BIDI’DAN EZBER BOZAN SAĞLIKLI YAŞAM REÇETESİ - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 09:03:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/saglikli-yasam-gurusu-ali-bididan-ezber-bozan-saglikli-yasam-recetesi-120955-20260807.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/saglikli-yasam-gurusu-ali-bididan-ezber-bozan-saglikli-yasam-recetesi-120955-20260807.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/saglikli-yasam-gurusu-ali-bididan-ezber-bozan-saglikli-yasam-recetesi-120955-20260807.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[BAŞDEĞİRMEN'İN BAŞARISI TÜRKİYE ÇAPINDA TESCİLLENDİ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-basdegirmenin-basarisi-turkiye-capinda-tescillendi-582.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-basdegirmenin-basarisi-turkiye-capinda-tescillendi-582.html</link>
                    <description><![CDATA[Müslüm Aktürk yazdı...]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Bir belediye başkanının gerçek karnesi, görevde olduğu yıllardan ziyade; görevini bıraktıktan sonra yazılır.

Aradan yıllar geçer...

Seçim sonuçları unutulur.

Partiler değişir.

Siyasi tartışmalar sona erer.

Ancak şehre kazandırılan eserler konuşmaya devam eder.

İnsanlar bir parkın önünden geçerken, bir meydanda otururken, bir sosyal tesisten faydalanırken ya da şehrin siluetine bakarken;

"İşte burayı şu başkan yapmıştı..."

"Bu proje onun eseriydi..."

"Şehrin değişimi o dönemde başlamıştı..." diyorsa...

İşte gerçek başarı budur.

Bazı belediye başkanları görev süreleri boyunca gelir, gider. Makamlarını devreder, isimleri birkaç yıl sonra hafızalardan silinir. Adeta saman alevi gibi parlar ve sönerler.

Ama bazı belediye başkanları vardır ki, görevleri sona erse bile eserleri yaşamaya devam eder. Çünkü insan ömrü sınırlıdır; şehre bırakılan izler ise bazen nesilleri aşar.

İşte bugün Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen'in Ankara'da Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu tarafından "Yılın En Başarılı Belediye Başkanı" ödülüne layık görülmesini de bu pencereden değerlendirmek gerekiyor.

Bu sadece bir plaket değildir.

Bu ödül, Isparta'da ortaya konulan belediyecilik anlayışının Türkiye çapında takdir gördüğünün tescilidir.

Ankara'da düzenlenen törende Türkiye'nin farklı illerinden gelen muhtarlar ve federasyon temsilcileri, Başkan Şükrü Başdeğirmen'in hizmet anlayışını örnek gösterirken, Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Genel Başkanı Kadir Delibalta'nın, "Isparta modelini Türkiye'nin birçok ilinde anlattım. Hak edene hakkını vermek gerekir." sözleri, ödülün anlamını tek cümlede özetledi.

Programda söz alan farklı illerden gelen muhtarların ifadeleri de dikkat çekiciydi.

"Türkiye'de örnek bir belediye başkanısınız."

"Keşke her ilde sizin gibi bir belediye başkanı olsa."

"Gönüllerimizin başkanı oldunuz."

"Allah sizin gibi belediye başkanlarının sayısını artırsın."

Bu sözler, aynı siyasi düşünceyi paylaşan insanların değil; Türkiye'nin dört bir yanında görev yapan, vatandaşın nabzını tutan muhtarların ortak kanaatiydi.

Elbette herkesin siyasi görüşü farklı olabilir.

Belediyenin eksikleri eleştirilebilir.

Daha iyisi istenebilir.

Bunların tamamı demokrasinin gereğidir.

Ancak hakkı teslim etmek de en az eleştirmek kadar önemli bir erdemdir.

Bugün Isparta'da hayata geçirilen birçok yatırım, sosyal yaşam alanı, çevre düzenlemesi ve vatandaş odaklı hizmet anlayışı, şehrimizin gelişimine önemli katkılar sunmuştur. Bu çalışmaların Türkiye ölçeğinde takdir görmesi ise sadece Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen'in değil, Isparta'nın da başarısıdır.

Buradan özellikle muhalefet partilerine de samimi bir çağrıda bulunmak istiyorum.

Genel seçimlerde elbette iktidara muhalefet edebilirsiniz.

Hükümet politikalarını eleştirebilirsiniz.

Sandıkta farklı tercihler yapabilirsiniz.

Bunlar demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır.

Ancak konu Isparta olduğunda gelin siyasi rozetlerimizi bir kenara bırakalım.

Çünkü başarılı bir belediye başkanı sadece ona oy verenlerin değil, bu şehirde yaşayan herkesin belediye başkanıdır.

Yapılan bir parkı sadece iktidar partisine oy verenler kullanmıyor.

Yeni yolları sadece belli bir siyasi görüşten insanlar kullanmıyor.

Çocuk oyun alanlarından, spor tesislerinden, kültür merkezlerinden, yeşil alanlardan ve sosyal projelerden hepimiz faydalanıyoruz.

Bugün biz yararlanıyoruz...

Yarın çocuklarımız yararlanacak...

Sonra torunlarımız...

Şehre kazandırılan her eser, herhangi bir siyasi partinin değil, Isparta'nın ortak mirasıdır.

İşte bu nedenle diyorum ki;

Genel seçimlerde muhalefetinizi yapın...

Eleştirilerinizi de yapın...

Ama Isparta adına başarılı bir belediye başkanı bulmuşken, gelin onun etrafında kenetlenelim.

Çünkü destek verdiğimiz her güzel hizmet, yarın şehrimize kazandırılacak yeni hizmetlerin de önünü açacaktır.

Şükrü Başdeğirmen'in bugün aldığı ödül sadece şahsına verilmiş bir ödül değildir.

Bu ödül, Isparta'nın adının Türkiye'de başarıyla anılmasının da ödülüdür.

Ben inanıyorum ki bundan 20 yıl sonra da Şükrü Başdeğirmen'in adı sadece belediye başkanları listesinde yer alan bir isim olarak anılmayacaktır.

Şehre kazandırdığı eserlerle...

Hayata geçirdiği projelerle...

Ortak akla verdiği önemle...

Vatandaşın gönlünde bıraktığı izlerle...

"Isparta'nın çehresini değiştiren belediye başkanlarından biriydi." denilerek hayırla yâd edilecektir.

Çünkü makamlar geçicidir.

Siyaset geçicidir.

Seçimler geçicidir.

Ama şehre kazandırılan eserler kalıcıdır.

Yıllar sonra insanlar belediye başkanlarının kaç oy aldığını değil, şehirlerine ne kazandırdığını konuşur.

İşte gerçek belediye başkanlığı da budur.

İşte gerçek başarı da budur.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[BAŞDEĞİRMEN'İN BAŞARISI TÜRKİYE ÇAPINDA TESCİLLENDİ - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 04:18:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/basdegirmenin-basarisi-turkiye-capinda-tescillendi-072039-20260807.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/basdegirmenin-basarisi-turkiye-capinda-tescillendi-072039-20260807.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/basdegirmenin-basarisi-turkiye-capinda-tescillendi-072039-20260807.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Başkan Başdeğirmen’e ‘Yılın En Başarılı Belediye Başkanı’ ödülü]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-baskan-basdegirmene-yilin-en-basarili-belediye-baskani-odulu-581.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-baskan-basdegirmene-yilin-en-basarili-belediye-baskani-odulu-581.html</link>
                    <description><![CDATA[Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu’ndan Başkan Başdeğirmen’e ‘Yılın En Başarılı Belediye Başkanı’ ödülü verildi]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu tarafından ‘Yılın En Başarılı Belediye Başkanı’ seçildi. Başkan Başdeğirmen’e ödülünü Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Genel Başkanı Kadir Delibalta takdim etti. Delibalta, Başkan Başdeğirmen’in Türkiye’ye örnek bir başkan olduğunu belirterek, hak edene hakkını vermek amacıyla hareket ettiklerini söyledi.

Göreve geldiği günden bu yana yaptığı çalışmalar ve hizmetlerle Isparta’ya bir marka değer kazandıran Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, 50 bin muhtarın temsil edildiği Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu tarafından ‘Yılın En Başarılı Belediye Başkanı’ seçildi. Başkan Başdeğirmen’e ‘Yılın En Başarılı Belediye Başkanı’ plaketinin takdimi için Ankara’da Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu binasında bir program düzenlendi. Programa Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Türkiye Muhtarlar Konfederasyon Genel Başkanı Kadir Delibalta, Isparta Muhtarlar Derneği Başkanı Gökhan Büyükleblebi, konfederasyon yönetim kurulu üyeleri, konfederasyona bağlı federasyon temsilcileri, Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen muhtarlar ve Ispartalı muhtarlar katıldı.

Büyükleblebi: “Başkanımız Isparta başka bir hâl aldı”

Programda ilk söz alan Isparta Muhtarlar Derneği Başkanı Gökhan Büyükleblebi, kendisinin ilk kez 2009 yılında muhtarlığa seçildiğini belirterek, Başkan Başdeğirmen’in 2019 yılında göreve geldiğini söyledi. Büyükleblebi, “2019 öncesi var, ters bir şekilde yerel yönetim, muhtar camiası ve Isparta’da çalışma var. Ama Belediye Başkanımız Sayın Şükrü Başdeğirmen 2019’da göreve geldikten sonra Isparta başka bir hâl aldı. En son 7 yıl önce gelen bir misafirimiz bugün geldiğinde şehrin ne kadar değiştiğini, sosyalleştiğini, şehrin ne kadar temiz olduğunu, sosyal alanların çoğaldığını fark edip bize söylüyorlar. Biz bunu mahalle muhtarları olarak bizzat yaşadık. Başkanımızın ekibine verdiği talimat şudur; ‘bir mahallede belediye adına hizmet yapıyorsanız mahalle muhtarını bulup istişare içinde, muhtarımızın gözetiminde çalışmanızı yürütün’ dedi. Muhtarla belediye bu şekilde birleşince Isparta’da çok güzel bir hizmet ortaya geldi. Bu yüzden başarı geldi. Bu başarının konfederasyonumuz tarafından ödüllendirilmesi çok önemli. Hak edilen takdim. Genel başkanımıza teşekkür ediyorum. Sayın belediye başkanımıza da bizlerle ortak akılla Isparta’ya kattığı değerlerden dolayı tekrar tekrar teşekkür ediyorum” dedi.

Gülcü: “Hiçbir zaman desteğini esirgemedi”

Akdeniz Muhtarlar Federasyonu Başkanı Mahmut Gülcü, Akdeniz bölgesinde daha önce Hatay Valisine böyle bir ödül takdiminde bulunduklarını şimdi de Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’e ‘Yılın En Başarılı Belediye Başkanı’ ödülünü verdiklerini söyledi. Hakkı hakka teslim etmenin önemli olduğuna değinen Gülcü, “Isparta’da Şükrü Başdeğirmen başkanımızla federasyon olarak tanıştık, ondan sonra da Isparta’da her türlü etkinliğimizde talebimiz olduğunda kendisi manevi anlamda hiçbir zaman desteğini esirgemedi. Böylelikle başarı ortaya çıktı. Kıymetli belediye başkanımızın anasının ak sütü gibi teşekkürü hak ettiğini düşünmekteyim. Genel başkanımız da böyle bir tasarrufta bulunup yönetimdeki arkadaşlarla istişare neticesinde bugün bizleri davet etti” ifadelerinde bulundu.

Delibalta: “Hak edene hakkını vermek gerekir diye düşündük”

Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Genel Başkanı Kadir Delibalta da önemli bir ana şahitlik ettiklerini söyledi. Kurumlar arasında uyum olan şehirde başarının geldiğini dile getiren Delibalta, “Uyum olmayan şehirlerde hep problem var. Ben 28 yılımı bu kuruma verdim. Çok ciddi şekilde araştırma yaptım. Çok kötü örnekleri var ama iyi bir örneği var. Biz iyi örneği taçlandırmazsak o zaman bizim muhtar olarak kendimizi sorgulamamız lazım. Sayın cumhurbaşkanımızın ‘akıllı belediye başkanı muhtarı koluna takar, sağ ve soluna hâkim olur. Muhtarını üzen beni üzer, ben de onu üzerim’ diye sözü var. ‘Devletin valisini kaymakamını, tüm kurumlarını emrinize verdim’ diyen bir cumhurbaşkanımız var. Siyasi görüşünüz ne olursa olsun. Isparta modelini anlatınca herkes şöyle bir duruyor. Bu kadar olur mu diyorlar. Türkiye’nin her tarafında, kendi memleketim Rize’de bile Isparta modelini anlattım. Bu ödülün altyapısını oluşturma noktasında tüm Türkiye’yi dolaştım. Bu ödülü düşünürken hem hak edene hakkını vermek hem de muhtarların nasıl bir vefalı kurum ve&nbsp; nasıl gözlemci olduğunu anlatmak adına bunu yapıyoruz” ifadelerinde bulundu.

“Başkanımız gönüllere taht kurdu”

Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in şehre güzel hizmetler kazandırdığını ancak asıl eserinin insanların gönüllere girmek olduğunu kaydeden Kadir Delibalta, “Başkanımız gönüllere taht kurdu. Halkın, muhtarların gönlünde var olacaksın. Başkanımızı tebrik ediyor, Allah razı olsun diyoruz” dedi.

Başkan Başdeğirmen: “Muhtarlarımızla iş birliği halinde çalışıyoruz”

Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, coşkulu karşılanmasından dolayı muhtarlara teşekkür etti. Güzel sözleri duymak ve takdir edilmenin tüm belediye başkanlarının ve hizmet yapan kişilerin duymak istediği sözler olduğunu ifade eden Başkan Başdeğirmen, “Alınan hizmet, alınan destek, verilen o güzel oyların hakkının verilmesi hepimizin takdirinedir. Belediye başkanı olarak bizlere verilen oylar, muhtarlarımıza güvenilerek verilen oyların bugün kârını topluyoruz. Bunlar bizim vatandaşımıza yapmış olduğumuz hizmetin kârları. Meclis üyesi arkadaşlarımıza şunu söylüyorum; ‘Yarın bu görevler bitecek. Caddede yürürken esnaf arkadaş seni görüp dükkanına girerse sen zarar etmişsin, yoksun. Ama ayağa kalkıp gel bir çayımı iç diyorsa işte senin kârın budur. Tüm muhtarlarımız bu bilinçle çalışıyor. Bizler de bu bilinçle hizmet ediyoruz. Rabbim bu güzel görevi bize vermiş. Bizler eğer ki şehrimizi ortak akılla yönetemez ve birlik, beraberlikle istişare yapamazsak bizim başarılı olmamız mümkün değil. Özellikle Isparta Muhtarlar Dernek Başkanımız Gökhan Büyükleblebi’ye ve yanındaki 45 muhtar ile azalarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Son seçimde AK Partimizde oyunu arttırarak seçilen tek belediyemiz Isparta’dır. Bunun tek sebebi de muhtarlarımızla olan iş birliği ve diyaloğumuzdur. Bizler Isparta’da bu iş birliğinde olmasak, karşılıklı sevgi ve saygıyı sürdüremezsek belediye başkanı olarak kazanamayız, kaybederiz. Bir sonraki seçimde nasip olur aday olursam en önemli destekçim muhtarlarımız. Sorunları birlikte tespit edip yapmanın sonucudur bu. 45 muhtarımız da fedakârlık yapıyor. Biz hizmetlerimizi yapıyoruz ama bizim göremediğimiz yerlerdeki vatandaşlarımız taleplerini muhtarlarımız bize getiriyor” görüşlerinde bulundu.&nbsp;

“Eşim her gün evlere gidip ihtiyaçları tespit ediyor”

Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, konuşmasında eşi Şadiye Başdeğirmen’e de ayrı bir parantez açarak, “Eşimin mahallelerde kimsesiz, ihtiyaç sahibi olan vatandaşlarımızı tespit etme görevi var. Her gün onlarca eve gidip onların ihtiyaçlarını tespit ediyor” dedi.

“Belediye başkanlığı tek başına yapılan bir iş değil”

Belediye başkanlığının tek başına yapılan bir iş değil olmadığını vurgulayan Başkan Başdeğirmen, “Eğer belediye başkanlığında belediye başkan yardımcılarını, meclis üyelerini, mesai arkadaşlarını, muhtarlarımızı, onun dışında halkımızın bize teveccühünü göremezseniz belediye başkanlığını da yapamazsınız.&nbsp; Buraya gelmek için onları yapmak lazım. Bu masanın önünde olup bu ödülü almak benim tek başıma yaptığım bir iş değil. Bu ödül benim sadece şahsıma verilen bir ödül değil. Meclis üyelerimiz, başkan yardımcılarımız, mesai arkadaşlarımız, halkımız var. Ben bu ödülü hepsi adına alıyorum. Genel başkanımıza teşekkür ediyorum. Bizleri ve Isparta’mızı onure ettiniz. Sayın cumhurbaşkanımız, cumhurbaşkanımız nezdinde bakanlarımız, milletvekillerimiz daire başkanlarımız, müdürlerimiz bize hizmet eden kişiler. Muhtarlarımız talepte bulunuyor biz gidiyoruz bakanımızdan talep ediyoruz. O şekilde hizmet ediyoruz” diye konuştu.

Konuşmaların ardından Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Genel Başkanı Kadir Delibalta, Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’e, ‘Yılın En Başarılı Belediye Başkanı’ plaketini takdim etti.

Kandemir: “Allah sizin gibi belediye başkanlarımızın sayılarını artırsın”

Daha sonra farklı kentlerden gelen muhtarlar da söz alarak görüşlerini dile getirdi. Yalova Muhtarlar Derneği Başkanı Mustafa Kandemir, Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in kendileri için çok değerli olduğunu belirterek, “Allah sizin gibi belediye başkanlarımızın sayılarını artırsın. 94 muhtar arkadaşım adına şükranlarımı arz ediyorum” dedi.

Yapıcıoğlu: “Türkiye’de örnek bir belediye başkanısınız”

Kastamonu Muhtarlar Derneği Başkanı Muammer Yapıcıoğlu da Başkan Başdeğirmen’in Türkiye’de örnek bir belediye başkanı olduğunu söyledi. Yapıcıoğlu, “Muhtarlarla çok ilgi ve alaka içerisindesiniz. Sayınızın artmasını diliyorum. Sizleri Kastamonu’da ağırlamaktan onur duyarım” şeklinde konuştu.

“Gönüllerimizin başkanı oldunuz”

Diğer muhtarlar da söz alarak “Keşke herkes sizin gibi bir belediye başkanı olsa. Konfederasyon olarak ilk toplantımızı Isparta’da yapmıştık. Çok güzel ağırlamıştınız. Her ilde sizi anlatıyoruz. Rabbim sayınızı artırsın. Sayın başkanımızın muhtarlık sürecimizde muhtarlara gösterdiği yakın ilgiden konfederasyonumuz adına teşekkür ediyorum. Gönüllerimizin başkanı oldunuz. Sizleri tanımaktan kıvanç duyduk. Halkla iç içe gönüllere dokunmak isteyen bir belediye başkanısınız. Burada sizleri ağırlamaktan onur duyduk” dediler.

“Başkanımız bizim için çok değerli”

Ispartalı muhtarlar da Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in her zaman kendilerine destek verdiğini belirterek, “Başkanımız bizim için çok değerli. Ne zaman arasak ulaşabiliyoruz” görüşlerinde bulundular.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/siyaset-haberleri">Siyaset</category><dc:creator><![CDATA[Başkan Başdeğirmen’e ‘Yılın En Başarılı Belediye Başkanı’ ödülü - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 03:11:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/baskan-basdegirmene-yilin-en-basarili-belediye-baskani-odulu-061913-20260807.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/baskan-basdegirmene-yilin-en-basarili-belediye-baskani-odulu-061913-20260807.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/baskan-basdegirmene-yilin-en-basarili-belediye-baskani-odulu-061913-20260807.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ALLAH’TAN İSTEMEK İNSANIN DEĞERİNİ YÜCELTİR]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-allahtan-istemek-insanin-degerini-yuceltir-580.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-allahtan-istemek-insanin-degerini-yuceltir-580.html</link>
                    <description><![CDATA[Avukat Mustafa Kuran (Tüm Hukukçular Birliği Genel Başkanı) yazdı…]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[  Kâinatın sahibi, her türlü noksanlıktan münezzeh olan, gören ve işiten Allah’a ne kadar şükretsek yine de azdır. Gece gündüz dua ederek bize verilen nimetlerin farkında olmak ve şükretmek, imanlı ve edepli insanın şanındandır. Şükretmek bir fazilettir. Allah’tan istemek, O’na sığınmak ve her hâlimizi O’na arz etmek ise imanımızın gereğidir. Çünkü veren de Allah’tır, alan da Allah’tır. Allah’tan başka mutlak güç ve kudret sahibi yoktur. Allah’tan istemek insanı küçültmez; aksine değerini ve kulluk şuurunu yüceltir. Dua, insanın Rabbine yönelişi; gönlünü O’na açması ve niyetini en yüce makama emanet etmesidir. KALPLER ALLAH’I ANMAKLA HUZUR BULUR Kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur ve güven bulur. Allah’ı çokça zikretmek, O’nun isimlerini anmak ve şükretmek; insanın ruhuna huzur, gönlüne güven verir. Esma-i Hüsna’yı zikretmek, Allah’ın güzel isimlerini anmak ve O’na yönelmek, insanın manevi dünyasını zenginleştirir. İnsan hangi sıkıntıyla karşılaşırsa karşılaşsın, “Ya Hakk” diyerek Allah’ın kudretine ve rahmetine sığınmalıdır. Allah’ın verdiğine de vermediğine de şükreden kul olabilmek büyük bir nimettir. Bazen istediğimizin verilmemesinde de bizim bilemediğimiz bir hikmet vardır. Kulun vazifesi; elinden geleni yapmak, sabretmek, şükretmek ve duasını eksik etmemektir. Dua, “Ben niyetimi en yüksek makama emanet ettim” demektir. İnsanoğlu fıtratı gereği hayatı boyunca iyisiyle kötüsüyle pek çok imtihandan geçer. Bu imtihanlar karşısında yalnız olmadığını bilmek, Allah’ın rahmetine sığınmak ve O’ndan yardım istemek insana güç verir. Dua en büyük nimetlerden biridir. Allah’ı anmak ve O’ndan istemek, varlığımızın anlamını ve kulluk şuurumuzu güçlendirir. Toplumsal barışın, huzurun, güvenin ve gerçek mutluluğun yolu da Allah’ı anmaktan, O’nun rahmetine sığınmaktan ve güzel ahlakı yaşamaktan geçer. Allah’ı bilen, O’na şükreden, rahmetine sığınan ve duasını eksik etmeyen kullara selam olsun. &nbsp; Avukat Mustafa Kuran Tüm Hukukçular Birliği Genel Başkanı ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[ALLAH’TAN İSTEMEK İNSANIN DEĞERİNİ YÜCELTİR - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 03:01:53 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/allahtan-istemek-insanin-degerini-yuceltir-060415-20260807.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/allahtan-istemek-insanin-degerini-yuceltir-060415-20260807.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/allahtan-istemek-insanin-degerini-yuceltir-060415-20260807.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[BAŞHEKİMLİK KOLTUĞUNDA DEVAM MI, TAMAM MI?]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-bashekimlik-koltugunda-devam-mi-tamam-mi-579.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-bashekimlik-koltugunda-devam-mi-tamam-mi-579.html</link>
                    <description><![CDATA[Müslüm Aktürk yazdı...]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Isparta Şehir Hastanesi'nde kritik süreç başladı.

Mevcut Başhekim Op. Dr. Ekrem Aytar'ın iki yıllık sözleşmesi doldu ya da dolmak üzere.

Doğal olarak sağlık camiasında da, şehirde de aynı soru konuşuluyor:

"Ekrem Aytar devam edecek mi, yoksa yeni bir isim mi gelecek?"

"Devam mı, tamam mı?"

Bu sorunun en doğru cevabını elbette Sayın Aytar verebilir. Ancak kendisine ulaşmak mümkün olmuyor.

Telefonlarımıza cevap vermedi. Mesajımıza ise yoğun olduğunu belirterek dönüş yaptı. Bu nedenle kendisine;

"Göreve yeniden talip misiniz? Yorulduğunuz ve görevi sürdürmek istemediğiniz yönünde iddialar var. Bunlar doğru mu?" sorularını yöneltemedik.

Belki de gerçekten çok yoğundur.

Belki de henüz konuşmak istemiyordur.

En doğrusu, resmi süreci beklemek olacaktır.

Göreve ilk başladığı dönemlerde Ekrem Aytar'ın iletişimi oldukça iyiydi. Telefonlara cevap verir, cevap veremediğinde mutlaka geri dönüş yapardı. Aynı hastane, aynı başhekim... Son dönemde ne değişti, bunu bilemiyoruz. Her şeyin hayırlısı diyelim.

BAŞHEKİMLİK KOLAY BİR GÖREV DEĞİL

Şunu kabul etmek gerekiyor ki hastane yönetmek, hele hele Isparta Şehir Hastanesi gibi büyük bir sağlık kuruluşunu yönetmek hiç de kolay değil.

Ne kadar başarılı olursanız olun mutlaka eleştirileceğiniz bir konu çıkıyor.

Üstelik yıllardır yüksek standartta sağlık hizmeti sunulan bir hastanede vatandaşın beklentisi de doğal olarak yükseliyor. Küçük bir aksaklık bile kısa sürede herkesin konuştuğu bir mesele hâline gelebiliyor.

Bu nedenle başhekimlik sadece idari bir görev değil; aynı zamanda büyük bir sorumluluk.

Mesai saati diye bir kavramınız kalmıyor.

Gece gündüz telefonunuz açık.

Tatilde olsanız bile aklınız hastanede.

Ailenize ayıracağınız zamandan fedakârlık yapıyorsunuz.

Kısacası başhekimlik, ciddi fedakârlık isteyen bir görev.

Ancak bir gerçek daha var...

Hamama giren terler.

Bu göreve talip olan herkes, bu yükü de göze almalıdır.

KULİSLERDE CEYHUN COŞKUN'UN İSMİ KONUŞULUYOR

Sağlık kulislerinde şu ana kadar en çok konuşulan isim ise Yalvaç Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Ceyhun Coşkun.

Biz de kendisini aradık.

"Hocam, Isparta Şehir Hastanesi Başhekimliği için isminiz geçiyor. Hayırlı olsun." dedik.

Tecrübeli bir yönetici olan Ceyhun Coşkun ise oldukça dikkatli ve devlet ciddiyetine yakışır bir cevap verdi:

"Ben devlet memuruyum. Sağlık Bakanlığımız ve yetkililerimiz nereyi uygun görürse görevden kaçmayız. Yalvaç'taki görev sürem Eylül ayına kadar devam ediyor. Başhekimlik görevi talep etmekle değil, tevdi edilince başlar. Biz de verilen görevi en iyi şekilde yapmaya çalışırız."

Bence bu açıklama, tecrübeli bir kamu yöneticisine yakışan bir cevaptı.

Ne "Ben geleceğim." dedi...

Ne de "Böyle bir şey yok." diyerek kapıyı kapattı.

Devlet terbiyesi içinde konuştu.

ŞİMDİLİK BAŞKA İSİM DUYMADIK

Kulislerden edindiğimiz bilgilere göre şu an için başka güçlü bir isim konuşulmuyor.

Elbette perde arkasında girişimlerde bulunanlar olabilir.

Belki de isimlerin erken konuşulmasını istemeyenler vardır.

Bunu önümüzdeki günlerde göreceğiz.

SAĞLIK MÜDÜRÜ İÇİN DE AYRI BİR PARANTEZ

Hazır sağlık yönetiminden söz etmişken, İl Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Serhat Küçükcoşkun'a da ayrı bir parantez açmak gerekiyor.

Kendisiyle ilgili duyduğumuz bir konu var.

Mesai saatleri dışında, hatta geceleri zaman zaman tedbir amacıyla sağlık kuruluşlarını yerinde denetlediği ifade ediliyor.

Bu da sağlık hizmetlerinin aksamaması adına gösterilen hassasiyetin önemli bir göstergesi.

Bunu önemsiyorum.

Çünkü yöneticilik, sadece makam odasında oturmakla olmuyor.

Sahada olmak gerekiyor.

Edindiğimiz bilgilere göre Sayın Küçükcoşkun'un da sözleşme süreci yaklaşıyor.

Isparta'da sağlık alanında başlatılan projelerin ve hizmetlerin kesintiye uğramaması adına, başarılı çalışmaların devam etmesini temenni ediyoruz.

Son sözü ise elbette Sağlık Bakanlığımız söyleyecek.

Biz de gelişmeleri kamuoyu adına takip etmeye devam edeceğiz.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[BAŞHEKİMLİK KOLTUĞUNDA DEVAM MI, TAMAM MI? - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 13:42:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/bashekimlik-koltugunda-devam-mi-tamam-mi-173527-20260806.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/bashekimlik-koltugunda-devam-mi-tamam-mi-173527-20260806.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/bashekimlik-koltugunda-devam-mi-tamam-mi-173527-20260806.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ADIYAMAN'IN ÜCRA KÖYÜNDEN PROFESÖRLÜĞE UZANAN AZİM HİKÂYESİ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-adiyamanin-ucra-koyunden-profesorluge-uzanan-azim-hikayesi-578.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-adiyamanin-ucra-koyunden-profesorluge-uzanan-azim-hikayesi-578.html</link>
                    <description><![CDATA[Astsubay olarak başladığı askerlik hayatında tıp eğitimini tamamladı, Türk Silahlı Kuvvetlerinde astsubaylıktan tabip subaylığa geçen ilk isimlerden biri oldu. Bugün ise Ankara'da beyin cerrahisi profesörü olarak görev yapıyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ ANKARA – Başarı hikâyeleri bazen en zor şartlarda yazılır. Prof. Dr. Abdurrahman Bakır'ın hayatı da bunun en çarpıcı örneklerinden biri. Adıyaman'ın ücra bir köyünde yoksulluk içinde başlayan yaşam yolculuğu, azim, disiplin ve eğitime olan inancıyla Türkiye'nin saygın beyin ve sinir cerrahlarından biri olarak devam ediyor. 1961 yılında Adıyaman'ın Kayatepe köyünde, 15 çocuklu yoksul bir ailenin hayatta kalan altı çocuğundan biri olarak dünyaya gelen Abdurrahman Bakır, henüz bir buçuk yaşındayken ailesiyle birlikte Kıvırcık köyüne taşındı. Çocukluk yıllarını kırsalın zorlu şartlarında geçiren Bakır, tüm imkânsızlıklara rağmen eğitiminden vazgeçmedi. İlk ve ortaöğrenimini yatılı bölge okullarında tamamlayan Bakır, gösterdiği üstün başarıyla 1979 yılında Ankara Elektronik Astsubay Hazırlama Okulunu birincilikle bitirdi. Böylece Türk Silahlı Kuvvetlerinde astsubay olarak görevine başladı. HAYALİ DAHA BÜYÜKTÜ Astsubay olarak görev yaparken eğitimini sürdürmeye karar veren Bakır, lise fark derslerini tamamladıktan sonra üniversite sınavını kazandı ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesine girdi. 1987 yılında doktor olarak mezun olan Bakır, aynı yıl tabip teğmen rütbesine nasbedildi. Böylece Türk Silahlı Kuvvetlerinde astsubaylıktan tabip subaylığa geçen ilk isimlerden biri olarak örnek gösterilen bir başarıya imza attı. Bu başarı, yalnızca mesleki bir yükseliş değil; çalışmanın, hedef belirlemenin ve kararlılığın insan hayatını nasıl değiştirebileceğinin de güçlü bir göstergesi oldu. BEYİN CERRAHLIĞINI SEÇTİ, DÜNYAYA AÇILDI 1987-1988 yıllarında GATA'da stajını tamamlayan Prof. Dr. Bakır, kıta görevinden sonra Tıpta Uzmanlık Sınavı'nı kazanarak en çok istediği bölüm olan GATA Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniğinde uzmanlık eğitimine başladı. 1996 yılında beyin ve sinir cerrahisi uzmanı olduktan sonra Diyarbakır Asker Hastanesine klinik şefi olarak atandı. Aynı yıl yabancı dil sınavlarında gösterdiği başarı sayesinde Amerika Birleşik Devletleri'ndeki George Washington Üniversitesinde 18 ay araştırma görevlisi olarak çalıştı. Burada bilimsel çalışmalar yürüten Prof. Dr. Bakır, ABD'de hekimlik yapabilmek için gerekli olan USMLE ve CSA sınavlarını başarıyla geçerek uluslararası düzeyde doktorluk yapma hakkı elde etti. TOEFL sınavını da başarıyla tamamlayan Bakır, mesleki birikimini dünya standartlarına taşıdı. BAŞHEKİMLİKLERDEN PROFESÖRLÜĞE Türkiye'ye döndükten sonra Diyarbakır ve Ankara başta olmak üzere birçok askerî hastanede beyin cerrahisi klinik şefliği görevlerinde bulunan Prof. Dr. Bakır, meslek hayatı boyunca yalnızca başarılı ameliyatlara değil, sağlık yöneticiliğinde de önemli görevlere imza attı. Ankara Mevki Asker Hastanesi, Erzurum Mareşal Çakmak Bölge Asker Hastanesi ve Kayseri Asker Hastanesinde başhekim olarak görev yapan Prof. Dr. Bakır, aynı zamanda akademik çalışmalarını da sürdürdü. 2007 yılında yüksek lisans eğitimini tamamlayan Bakır, 2010 yılında Üniversitelerarası Kurul tarafından yapılan sınavda başarılı olarak Beyin ve Sinir Cerrahisi Doçenti unvanını aldı. Uzun yıllar Türk Silahlı Kuvvetlerine hizmet eden Prof. Dr. Abdurrahman Bakır, Tabip Albay rütbesiyle emekliye ayrıldı. BİLGİ VE TECRÜBESİNİ HASTALARI İÇİN KULLANMAYA DEVAM EDİYOR Emekliliğinin ardından da mesleğini bırakmayan Prof. Dr. Abdurrahman Bakır, bugün Ankara'daki Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde beyin ve sinir cerrahisi profesörü olarak hastalarına şifa olmak için çalışmalarını sürdürüyor. Meslek hayatı boyunca binlerce hastaya umut olan Prof. Dr. Bakır'ın yaşam öyküsü, iki ayrı kitaba da konu oldu. Evli ve üç çocuk babası olan Prof. Dr. Abdurrahman Bakır'ın hayatı, imkânsızlıkların başarıya engel olmadığını gösteren en güçlü örneklerden biri olarak genç nesillere ilham veriyor. Adıyaman'ın mütevazı bir köyünde başlayan bu yolculuk, bugün sadece bir profesörün kariyerini değil; azmin, eğitimin ve kararlılığın insan hayatını nasıl değiştirebileceğini anlatan unutulmaz bir başarı hikâyesi olarak hafızalarda yer ediyor. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[ADIYAMAN'IN ÜCRA KÖYÜNDEN PROFESÖRLÜĞE UZANAN AZİM HİKÂYESİ - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 12:41:22 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/adiyamanin-ucra-koyunden-profesorluge-uzanan-azim-hikayesi-154326-20260806.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/adiyamanin-ucra-koyunden-profesorluge-uzanan-azim-hikayesi-154326-20260806.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/adiyamanin-ucra-koyunden-profesorluge-uzanan-azim-hikayesi-154326-20260806.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[MÜSLÜM ABACIOĞLU’NUN KENDİ AĞZINDAN GAZETECİLİK SERÜVENİ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-muslum-abacioglunun-kendi-agzindan-gazetecilik-seruveni-577.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-muslum-abacioglunun-kendi-agzindan-gazetecilik-seruveni-577.html</link>
                    <description><![CDATA[Derleyen, düzenleyen ve yayına hazırlayan: Ecz. Bakır YEGENOĞLU]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;  (2’NCİ BÖLÜM) Röportaj metni: Müslüm ABACIOĞLU Derleyen, düzenleyen ve yayına hazırlayan: Ecz. Bakır YEGENOĞLU &nbsp; KIYMETLİ DOSTLARIM, DEĞERLİ OKUYUCULARIM… Yukarıda hayatı, hizmetleri ve eserleri hakkında bilgi vermeye çalıştığım Müslüm Abacıoğlu Hocamız, gazetecilik serüvenini ve meslek hatıralarını kendi ifadeleriyle de anlatmıştır. Karanlık odalarda banyo edilen siyah-beyaz filmlerden dijital fotoğraf makinelerine; daktilodan bilgisayara, PTT’den internete uzanan bu yarım asırlık yolculuğu kendisinden dinlemek, Şanlıurfa basın tarihinin yakın dönemine ışık tutması bakımından son derece değerlidir. Şimdi sözü Müslüm Abacıoğlu Hocamıza bırakalım… --- SORU: SİZİ KISACA TANIYABİLİR MİYİZ? MÜSLÜM ABACIOĞLU: 1955 yılında Şanlıurfa’nın Siverekli Mahallesi Tosun Sokak’taki müstakil evimizde dünyaya gelmişim. İlkokulu Vatan İlkokulunda, ortaokulu Merkez Ortaokulunda, lise öğrenimimi ise Şanlıurfa Lisesinde tamamladım. 1971-1972 eğitim ve öğretim yılı sonunda Urfa Lisesinden mezun oldum. 1972-1975 yılları arasında İzmir Buca Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümünde öğrenim gördüm. Daha sonra Urfa Eğitim Enstitüsünün kısa dönem eğitim sınavlarına girdim ve ilköğretime geçiş yaptım. 1979 yılından itibaren Zonguldak Ereğli, Afyon Sincanlı, Şanlıurfa merkez ve köylerinde öğretmenlik yaptım. Öğretmenlik ve gazetecilik mesleklerini uzun yıllar birlikte yürüttüm. Temmuz 2005’te, öğretmenlik mesleğimin 27’nci yılında emekli oldum. Ancak gazetecilik mesleğini bırakmadım ve imkânlarım ölçüsünde sürdürmeye devam ettim. Yaklaşık 50 yıllık gazetecilik ve 27 yıllık öğretmenlik hayatım boyunca doğruluktan ve dürüstlükten ödün vermemeye çalıştım. Hiçbir zaman kendimi ön plana çıkarmayı sevmedim. Çünkü sürekli “Ben” demeyi hiçbir zaman öğrenemedim. Maddiyatı değil, maneviyatı ön planda tuttum. Evliyim. Dördü kız, ikisi erkek olmak üzere altı çocuk babasıyım. İkisi kız, dördü erkek olmak üzere altı torunumuz bulunmaktadır. Allahu Teâlâ herkesin evlatlarını ve torunlarını bağışlasın. --- SORU: GAZETECİLİĞE NE ZAMAN VE NASIL BAŞLADINIZ? MÜSLÜM ABACIOĞLU: Gazeteciliğe lise yıllarımda, 1969-1970’li yıllarda başladım. Benden bir üst sınıfta okuyan amcaoğlumla birlikte okulda fotoğraf çekerdik. Okul dışında ise Şanlıurfa’nın tarihî yerlerini ve ilginç görüntülerini fotoğraflamaya çalışırdık. Yetkin Pasajı’nda bulunan Foto Murat’ın sahibi Mehmet Lobut’a işlerinde yardımcı olurduk. O dönemde Tercüman Gazetesi’nin Urfa muhabirliğini yapan merhum Müslüm Köylü’nün haberleri için gerekli fotoğrafları çekerek kendisine destek oluyorduk. Bu çalışmalar sırasında gazetecilik mesleğine ilgi duymaya başladım. Bazı yayın kuruluşlarıyla görüşerek kendilerine haber ve fotoğraf gönderdim. Dile kolay… Basın hayatında yarım asrı geride bıraktık. Yaşımız da şehrimizin plaka numarasını geçti. Allahu Teâlâ cümlemize hayırlı ve uzun ömürler versin. Son nefesimizi imanla vermeyi nasip eylesin. --- SORU: GAZETECİLİĞE BAŞLADIĞINIZ YILLARDA ŞANLIURFA’DA HANGİ GAZETELER VARDI? MÜSLÜM ABACIOĞLU: Hatırlayabildiğim kadarıyla o yıllarda Şanlıurfa’da Urfa’nın Sesi Matbaası ve Hizmet Matbaası bulunuyordu. Bu matbaalar aynı isimlerle yerel gazeteler çıkarıyordu. Hizmet Gazetesi’nde merhum Halit Okutan ile birlikte birçok habere gider, haber ve fotoğraf çalışmalarını gerçekleştirirdik. 1977-1978 yıllarında, Ege Üniversitesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksekokulundan mezun olarak memleketine dönen merhum Kemal Kapaklı, Güneydoğu Gazetesi’ni çıkarmaya başladı. Ben de gazetenin kuruluşundan itibaren İstihbarat Şefi olarak görev yaptım ve habercilik çalışmalarımı sürdürdüm. --- SORU: HANGİ BASIN KURULUŞLARINDA GÖREV YAPTINIZ? MÜSLÜM ABACIOĞLU: 1970’li yıllardan itibaren farklı dönemlerde Günaydın Gazetesi, Hayat Mecmuası, Hayat Spor, Türk Spor Mecmuası, Anadolu Ajansı, Dünya Gazetesi, Millî Gazete, Son Havadis Gazetesi, Ulusal Basın Ajansı ve Türk Haberler Ajansında görev yaptım. 1978 yılında Son Havadis Gazetesi’nin Şanlıurfa muhabirliğini üstlendim. 1977 yılından itibaren 20 yılı aşkın süreyle Türkiye Gazetesi ve İhlas Haber Ajansı camiasında muhabirlik başta olmak üzere çeşitli görevlerde bulundum. Dolaylı olarak Türkiye Çocuk Dergisi, TGRT ve TGRT FM için de çalışmalar yaptım. 1992-1993 yıllarından itibaren Akşam Gazetesi grubunun bölge ve Şanlıurfa muhabirliğini yürüttüm. Çeşitli basın kuruluşlarında kısa veya uzun süreli görev yaptım. Ancak öğretmenlik görevim nedeniyle basın kuruluşlarında sigortalı çalışmam mümkün değildi. Gönderdiğim haberler karşılığında belirli ücretler tarafıma ulaştırılırdı. --- SORU: KENDİ GAZETELERİNİZİ DE ÇIKARDINIZ MI? MÜSLÜM ABACIOĞLU: 1998 yılında Müslüm Aktürk, Dr.Müslüm Sunay, Müslüm Abacı ve Müslüm Gözek arkadaşımızın desteğiyle haftalık yerel Yenidoğuş Gazetesi’ni çıkardık. Daha sonraki yıllarda Yenidendoğuş ve Urfa Hayat gazetelerini haftalık olarak yayımladık. O dönemde devlet memuru olduğum için gazeteler resmî olarak başka arkadaşlarımızın isimleriyle çıkarılıyordu. Daha sonra Mehmet Keşküş ve Mehmet Atlı’nın sahibi olduğu Urfa Atılım Gazetesi’nin yayımlanmasına her yönüyle destek verdik. İlerleyen yıllarda Şanlıurfa Olay Gazetesi ve GAP Gündemi Gazetesi’nde haber ve mizanpaj çalışmalarında bulundum. On beş günde bir yayımlanan GAP Gündemi Gazetesi’nin günlük yayına geçmesine katkıda bulunduk. Bir süre sonra yerimizi gençlere bıraktık. Ancak ulusal gazete muhabirliğimizi ve öğretmenlik mesleğimizi sürdürdük. 2015 yılından itibaren İstanbul’da yaşayan küçük kardeşim İbrahim Abacıoğlu’nun sahipliği ve maddi desteğiyle Güneydoğu Hakikat Gazetesi’ni haftalık olarak yayımlamaya başladık. Maddi imkânsızlıklar ve bazı teknik sorunlar nedeniyle 34’üncü sayıdan sonra gazetemizi on beş günde bir çıkardık. 39’uncu sayımızın ardından ise yayın hayatına ileriki bir tarihte devam etmek üzere ara verme kararı aldık. --- SORU: ESKİ GAZETECİLİKTE HABER VE FOTOĞRAFLAR NASIL HAZIRLANIRDI? MÜSLÜM ABACIOĞLU: 1970’li yıllarda kullandığımız fotoğraf makineleri bugün antika değerinde kabul edilebilir. Kodak, Agfa, Yashica ve Lubitel gibi makinelerin içine siyah-beyaz filmler takardık. Fotoğrafları çektikten sonra filmi banyo ettirir, ardından fotoğrafları kâğıda bastırırdık. Haber metinlerini daktiloda yazardık. Hazırladığımız haber ve fotoğrafları, çok acil değilse PTT aracılığıyla; acilse şehirlerarası otobüslerle İstanbul’daki gazete merkezlerine gönderirdik. Daha sonra haberin ulaşıp ulaşmadığını takip ederdik. Fotoğrafı olmayan acil haberleri geçirmek için PTT’ye giderdik. Çalıştığımız basın kuruluşunun yurt haberler servisini ödemeli olarak aratır, bağlantının kurulmasını beklerdik. Telefon bağlantısı sağlandığında haberi karşıdaki görevliye kelime kelime yazdırırdık. İlk yıllarda ses kayıt cihazı yoktu. Daha sonraki dönemlerde önce büyük, ardından daha küçük teypler kullanılmaya başlandı. Röportaj yaptığımız kişilerin konuşmalarını kaydeder, daha sonra kâğıda dökerek haber hâline getirirdik. Bugün internet ve cep telefonları sayesinde fotoğraf ve haberler saniyeler içerisinde dünyanın her tarafına ulaştırılabiliyor. Teknoloji elbette büyük kolaylık sağladı. Fakat eski gazeteciliğin heyecanı, emeği, sabrı ve fedakârlığı da bambaşkaydı. --- SORU: DİJİTAL FOTOĞRAF MAKİNESİNİ ŞANLIURFA’DA İLK KULLANANLARDAN BİRİ OLDUĞUNUZ DOĞRU MU? MÜSLÜM ABACIOĞLU: Dijital fotoğraf makinesini Şanlıurfa’da ilk kullananlardan birinin ben olduğumu söylersem sanırım yanlış olmaz. Singapur’a geziye giden amcaoğlum, oradan bana dijital bir fotoğraf makinesi hediye olarak getirmişti. Dijital makineler sayesinde film satın alma, filmi banyo ettirme ve fotoğrafı kâğıda bastırma masrafı ortadan kalktı. Daha sonraki yıllarda fotoğrafları diskete kaydeden makineler de piyasaya çıktı. Daktilonun yerini bilgisayar; posta, telgraf, telefon, teleks, telefoto ve otobüslerle gönderilen haberlerin yerini internet aldı. Ses kayıt cihazlarının ve fotoğraf makinelerinin görevini ise cep telefonları üstlendi. Günümüzde her şey çok daha kolay ve hızlı yapılabiliyor. --- SORU: GAZETECİLİK HAYATINIZDA UNUTAMADIĞINIZ BİR HATIRANIZ VAR MI? MÜSLÜM ABACIOĞLU: 1978 yılında kurulan Bülent Ecevit Hükûmetinde İçişleri Bakanı olan İrfan Özaydınlı, Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesindeki Devlet Üretme Çiftliğine gelmişti. Merhum Nuri Okutan ile birlikte biz de haber yapmak için Ceylanpınar’a gitmiştik. Oradaki gazetecilerin çoğunda birer fotoğraf makinesi vardı. Benim ise iki makinem bulunuyordu. Makinelerden birini boynuma asmış, kalabalığın arasından başımı uzatarak Bakan Özaydınlı’nın fotoğrafını farklı yönlerden çekmeye çalışıyordum. Diğer gazeteciler benden daha iri yapılıydı. Ben ise ufak tefek ve zayıf biriydim. Kalabalık arasında zorlandığımı gören Bakan İrfan Özaydınlı beni fark etti. Eğilip elimden tutarak: “Yahu, ne yapıyorsunuz? Çocuğu aranızda ezeceksiniz. Gel oğlum, gel böyle ön tarafa; rahat rahat çalış” diyerek beni yakınına çekti. Bu olay, gazetecilik hayatımın unutamadığım hatıralarından biridir. --- SORU: TURGUT ÖZAL’A SORDUĞUNUZ BİR SORUDAN DA SÖZ EDİYORSUNUZ. O GÜN NELER YAŞANDI? MÜSLÜM ABACIOĞLU: Merhum Turgut Özal, Anavatan Partisi’ni kurduktan sonra seçim çalışmaları sırasında Şanlıurfa’yı ziyaret etmişti. Karameydan yakınlarında, Merkez PTT’nin bitişiğindeki parti binasının önünde Turgut Özal’ın yanına yaklaştım. Kulağına eğilerek kendisine şu soruyu sordum: “Efendim, Urfa’da yetişmiş doktorlarımız, emniyet müdürlerimiz ve çok sayıda tahsilli insanımız varken siz neden köy ağalarını veya onların önerdiği kişileri milletvekili adayı gösteriyorsunuz? Hiç olmazsa onların okumuş çocuklarını aday gösterseniz daha doğru olmaz mı?” Turgut Özal bana özetle şu cevabı verdi: “Senin saydığın o değerli insanlar bize kaç oy getirir? Oy kırsalda. Bu nedenle kırsalda sözü geçen kişileri veya onların önereceği isimleri aday gösteriyorum. Bize çok sayıda milletvekili lazım ki tek başımıza iktidar olalım ve ülkemize hizmet edelim.” Bu hatıra, gazetecilik hayatım boyunca sorduğum doğrudan sorulardan biri olarak zihnimde yer etti. --- SORU: ESKİ GAZETECİLİKLE BUGÜNKÜ GAZETECİLİK ARASINDAKİ EN ÖNEMLİ FARK NEDİR? MÜSLÜM ABACIOĞLU: Bizim zamanımızda gazetecilik çok daha zor fakat çok daha heyecanlıydı. Günümüzde bilgiye ve görüntüye ulaşmak çok kolaylaştı. Ancak hızın artması, her bilginin doğru olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle günümüzde gazetecinin sorumluluğu azalmamış, tam tersine daha da artmıştır. Gazetecilik hayatım boyunca hiçbir haber veya röportaj nedeniyle mahkemelik olmadım. Çünkü doğruluğundan emin olmadığım hiçbir şeyi yazmamaya çalıştım. Haber kaynağımı asla yalancı durumuna düşürmedim. Kişi hangi görüşten olursa olsun, söylediklerini anlamını değiştirmeden yayımladım. Gazeteci doğruluktan vazgeçmemeli, haber kaynağını küstürmemeli ve kendisine duyulan güveni boşa çıkarmamalıdır. --- SORU: HABER HAZIRLARKEN HANGİ KURALLARA DİKKAT EDİLMELİDİR? MÜSLÜM ABACIOĞLU: Gazeteci, haberini hazırlarken 5N–1K olarak ifade ettiğimiz temel kurallara uymalıdır: &nbsp;  Ne oldu?  Nerede oldu?  Ne zaman oldu?  Nasıl oldu?  Neden oldu?  Kim yaptı veya kimler etkilendi? &nbsp; Haberin giriş, gelişme ve sonuç bölümleri açık ve anlaşılır olmalıdır. Başlık, spot ve haber metni birbiriyle uyumlu hazırlanmalıdır. Okuyucu; olayın nerede, ne zaman, nasıl ve neden gerçekleştiğini kolaylıkla anlayabilmelidir. --- SORU: BASININ TOPLUMDAKİ YERİNİ NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ? MÜSLÜM ABACIOĞLU: Basının toplumda çok önemli bir görevi vardır. Basın;  Toplumun bilgilenmesine,  İnsanların bilinçlenmesine,  Toplumsal barışın güçlenmesine,  Huzur ve güven ortamının oluşmasına,  Demokrasinin sağlam temeller üzerine oturmasına,  Fikir ve düşünce özgürlüğünün gelişmesine katkıda bulunur. Gazetecilik en dinamik ve en fazla fedakârlık isteyen mesleklerden biridir. Gazeteci, gerçeğin ve doğrunun peşinde koşmalı; basın meslek ahlakına bağlı kalmalı ve kamu yararını kişisel çıkarların üzerinde tutmalıdır. İnsan haklarına, farklı düşüncelere ve toplumun bütün kesimlerine saygılı olmalıdır. --- SORU: SİZCE BİR GAZETECİDE BULUNMASI GEREKEN EN ÖNEMLİ ÖZELLİKLER NELERDİR? MÜSLÜM ABACIOĞLU: Gazeteci namuslu, onurlu, ahlaklı ve dürüst olmalıdır. Gazeteci yalan yazmamalıdır. Gazeteci satılık değildir. Makam, mevki, para ve şöhret peşinde koşmamalıdır. Rüşvet almamalı, para karşılığında haber yazmamalıdır. “Yazması gereken bir haberi menfaat karşılığında yazmamalı” Ülkesinin, milletinin ve memleketinin menfaatini her şeyin üzerinde tutmalıdır. Kendi çıkarını veya birilerinin özel menfaatini toplumun menfaatinin önüne geçirmemelidir. Gazetecilik zor bir meslektir ve büyük sorumluluk ister. Gazeteci; araştıran, düşünen, yazmayı bilen, yetenekli ve sorumluluk sahibi bir insan olmalıdır. Gazeteci toplumun gözü, kulağı ve dilidir. Topluma karşı sorumluluğunu unutmamalı; adil, tarafsız, gerçekçi ve doğru olmalıdır. --- SORU: GÜNÜMÜZDE İNSANLARIN OKUMA ALIŞKANLIKLARI HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? MÜSLÜM ABACIOĞLU: Kırk yıl ve daha öncesinde insanlar bugüne göre okumayı daha çok seviyordu. Bir gazetenin haberlerini, köşe yazılarını, ilanlarını ve hatta reklam metinlerini baştan sona okuyan insanlara şahit oldum. Şimdilerde gazete okumayı sevmeyen, uzun yazılara sabır gösteremeyen ve yalnızca başlıklara bakarak kanaat oluşturan insanların sayısı arttı. Oysa doğru bilgiye ulaşmak için okumak, araştırmak, karşılaştırmak ve düşünmek gerekir. Teknoloji bize büyük kolaylıklar sağladı. Fakat okuma alışkanlığımızı, araştırma isteğimizi ve doğru bilgiyi ayırt etme sorumluluğumuzu kaybetmemeliyiz. --- SORU: GAZETECİLİK HAYATINIZI BİRKAÇ CÜMLEYLE NASIL ÖZETLERSİNİZ? MÜSLÜM ABACIOĞLU: Yaklaşık yarım asırlık gazetecilik hayatım boyunca maddi kazancı hiçbir zaman ön planda tutmadım. Gazeteciliği insanların sorunlarını duyurmak, şehrimizin eksikliklerini gündeme getirmek, güzel hizmetleri kamuoyuna anlatmak, yanlışların düzeltilmesine vesile olmak ve doğru bilgiyi halka ulaştırmak olarak gördüm. Öğretmenlik mesleğimde öğrencilerime, gazetecilik mesleğimde ise okuyucularıma karşı sorumluluk taşıdım. Her iki meslekte de temel ilkem dürüstlük, doğruluk ve insanlara faydalı olabilmekti. Yıllar geçti, makineler değişti, gazeteler değişti, iletişim araçları değişti… Fakat gazeteciliğin değişmemesi gereken temel ilkeleri vardır: Doğruluk, dürüstlük, tarafsızlık, ahlak, sorumluluk ve kamu yararı… Gazeteci bu değerlerden uzaklaştığı zaman yalnızca kendi itibarını değil, temsil ettiği mesleğin ve toplumun güvenini de zedeler. --- SON SÖZ MÜSLÜM ABACIOĞLU: Yaklaşık 50 yıllık gazetecilik ve 27 yıllık öğretmenlik hayatım boyunca imkânlarım ölçüsünde insanlara, memleketime ve ülkeme hizmet etmeye çalıştım. Kendimi hiçbir zaman ön plana çıkarmadım. Yaptığım hizmetlerin takdirini insanlardan değil, Allahu Teâlâ’dan bekledim. Eksiklerimiz ve hatalarımız elbette olmuştur. Ancak bilerek hiç kimseye haksızlık yapmamaya, doğruluktan ve dürüstlükten ayrılmamaya gayret ettim. Gazeteciliğin yalnızca haber yazmak veya fotoğraf çekmek olmadığını; vicdan, ahlak, sabır, emek ve büyük bir sorumluluk gerektirdiğini yaşayarak öğrendim. Ebediyete göçen bütün gazeteci, yazar ve basın emekçisi meslektaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Hayatta olanlara sağlık, huzur ve hayırlı uzun ömürler temenni ediyorum. Genç gazeteci kardeşlerimize de doğruluktan, dürüstlükten ve meslek ahlakından hiçbir zaman ayrılmamalarını tavsiye ediyorum. Gazetecilik zor meslektir. Gazetecilik emek ister. Gazetecilik ahlak ister. Gazetecilik cesaret ister. Her şeyden önce gazetecilik sorumluluk ister. &nbsp; Müslüm ABACIOĞLU Gazeteci – Yazar – Emekli Öğretmen --- VEFA, TEŞEKKÜR VE TAKDİR Kıymetli Müslüm Abacıoğlu Hocamızın yarım asrı aşan gazetecilik hayatı, yalnızca şahsi bir meslek hikâyesi değil; aynı zamanda Şanlıurfa’nın yakın dönem basın tarihinin önemli bir bölümüdür. Karanlık odalarda banyo edilen siyah-beyaz filmlerden dijital fotoğraf makinelerine; daktilodan bilgisayara, otobüslerle gönderilen haberlerden saniyeler içinde dünyaya ulaşan dijital yayınlara kadar büyük bir dönüşüme bizzat şahitlik etmiştir. Öğretmenlik ve gazetecilik gibi iki önemli mesleği yıllarca birlikte yürüten; meslek hayatı boyunca doğruluk, dürüstlük ve kamu yararından ayrılmamaya özen gösteren Müslüm Abacıoğlu Hocamıza, Şanlıurfa basınına, kültürüne ve eğitim hayatına yaptığı hizmetlerden dolayı gönülden teşekkür ediyoruz. Kendisinin hatıralarının, gazetecilik belgelerinin, fotoğraf arşivinin ve mesleki tecrübelerinin gelecek kuşaklara aktarılmasının son derece değerli olduğuna inanıyoruz. Kıymetli Hocamıza ailesi ve sevdikleriyle birlikte sağlıklı, huzurlu ve hayırlı uzun ömürler diliyor; kalemine, yüreğine ve emeklerine sağlık diyoruz.  ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[MÜSLÜM ABACIOĞLU’NUN KENDİ AĞZINDAN GAZETECİLİK SERÜVENİ - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 09:02:11 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/muslum-abacioglunun-kendi-agzindan-gazetecilik-seruveni-120415-20260806.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/muslum-abacioglunun-kendi-agzindan-gazetecilik-seruveni-120415-20260806.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/muslum-abacioglunun-kendi-agzindan-gazetecilik-seruveni-120415-20260806.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[METİN ÇELİK VE EKİBİ SEÇİM ÇALIŞMALARINA BAŞLADI]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-metin-celik-ve-ekibi-secim-calismalarina-basladi-576.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-metin-celik-ve-ekibi-secim-calismalarina-basladi-576.html</link>
                    <description><![CDATA[Isparta Ticaret ve Sanayi Odası (ITSO) Yönetim Kurulu Başkanı ve yeni dönem başkan adayı Metin Çelik, geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği adaylık açıklamasının ardından seçim çalışmalarına başladı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;  Mavi Liste olarak yeniden adaylığını açıklayan Çelik, ekip arkadaşlarıyla birlikte Özkanlar ve Mimar Sinan Caddesi'nde faaliyet gösteren oda üyelerini ve işletmeleri ziyaret ederek hem geride kalan dört yıllık dönemde hayata geçirilen çalışmaları anlattı hem de yeni dönem projelerini paylaştı. Ziyaretler sırasında açıklamalarda bulunan Çelik, göreve geldikleri günden bu yana en büyük önceliklerinin üyelerle güçlü bir iletişim kurmak olduğunu belirtti. Çelik, "Geçtiğimiz günlerde Isparta Ticaret ve Sanayi Odamız için Mavi Liste olarak yeniden başkan adaylığımızı açıkladık. Bugün de ekip arkadaşlarımızla birlikte üyelerimizi ziyaret ediyor, hem bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz çalışmaları paylaşıyor hem de yeni dönem hedeflerimizi anlatıyoruz." dedi. Dört yıllık görev süresi boyunca işletmeleri yerinde ziyaret ettiklerini ifade eden Çelik, sektör buluşmaları düzenlediklerini, Sütçüler'den Keçiborlu'ya, Organize Sanayi Bölgeleri'nden sanayi sitelerine kadar birçok noktada üyelerle bir araya geldiklerini söyledi. Oda bünyesinde gerçekleştirilen komite toplantılarıyla üyelerin görüş ve önerilerini dinlediklerini belirten Çelik, tüm çalışmalarda üyelerin taleplerini ve beklentilerini ön planda tuttuklarını vurguladı. Sahada olmaya devam edeceklerini ifade eden Çelik, "Biz, odacılığın sadece makamda değil, üyelerin yanında, onların iş yerlerinde ve üretimin olduğu her noktada yapılması gerektiğine inanıyoruz." ifadelerini kullandı. Yeni dönem hedeflerine de değinen Çelik, önümüzdeki dört yıl için Isparta'nın ticaretine, sanayisine ve ekonomisine değer katacak 12 büyük proje hazırladıklarını belirterek, "Yeni dönemde de üyelerimizin rekabet gücünü artıracak, şehrimizin ekonomik gelişimine katkı sağlayacak çalışmaları kararlılıkla hayata geçirmek istiyoruz." dedi. Mavi Liste olarak üyelerin yanında olmaya devam edeceklerini dile getiren Çelik, destek veren tüm üyelere teşekkür ederek, "Dün olduğu gibi bugün de yarın da üyelerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Hep birlikte daha güçlü bir Isparta için çalışmayı sürdüreceğiz." diye konuştu. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[METİN ÇELİK VE EKİBİ SEÇİM ÇALIŞMALARINA BAŞLADI - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 08:11:37 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/metin-celik-ve-ekibi-secim-calismalarina-basladi-112134-20260806.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/metin-celik-ve-ekibi-secim-calismalarina-basladi-112134-20260806.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/metin-celik-ve-ekibi-secim-calismalarina-basladi-112134-20260806.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ISPARTA’DA 19. ETAP UCI BİSİKLET YARIŞI HEYECANI]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-ispartada-19-etap-uci-bisiklet-yarisi-heyecani-575.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-ispartada-19-etap-uci-bisiklet-yarisi-heyecani-575.html</link>
                    <description><![CDATA[Isparta, uluslararası bisiklet organizasyonlarından birine daha ev sahipliği yapıyor. 19. Etap UCI Bisiklet Yarışı, kentin eşsiz doğası ve dağ manzaraları eşliğinde gerçekleştirilecek.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[    Türkiye Bisiklet Federasyonu ve Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI) iş birliğiyle düzenlenen 19. Etap UCI Bisiklet Yarışı, bisiklet sporunun önemli organizasyonlarından biri olarak Isparta’da gerçekleştirilecek. SPORCULAR ISPARTA İÇİN PEDAL ÇEVİRECEK Türkiye’nin farklı bölgelerinden ve yurt dışından bisiklet sporcularının katılması beklenen organizasyonda, sporcular Isparta’nın doğal güzellikleri arasında mücadele edecek. Yarış güzergâhında Isparta’nın kendine özgü doğası, ormanları ve dağ manzaraları sporculara eşlik edecek. Organizasyon, kentte bisiklet sporunun gelişmesine katkı sağlamasının yanı sıra Isparta’nın spor turizmi ve tanıtımı açısından da önemli bir fırsat oluşturacak. GÖL, DAĞ VE BİSİKLET AYNI KAREDE Isparta’nın doğal güzelliklerinin ön plana çıkarılacağı yarışta, sporcuların pedal çevirdiği parkurlar kentin tanıtımına da katkı sunacak. Türkiye Bisiklet Federasyonu, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile UCI iş birliğinde gerçekleştirilen organizasyonla, Isparta’nın bisiklet sporunda önemli bir merkez haline gelmesi ve daha fazla sporcunun kenti keşfetmesi hedefleniyor. Organizasyonun, bisiklet tutkunlarının yanı sıra Isparta halkına da heyecanlı bir spor deneyimi yaşatması bekleniyor.    ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/spor-haberleri">Spor</category><dc:creator><![CDATA[ISPARTA’DA 19. ETAP UCI BİSİKLET YARIŞI HEYECANI - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 16:29:16 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/ispartada-19-etap-uci-bisiklet-yarisi-heyecani-193141-20260805.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/ispartada-19-etap-uci-bisiklet-yarisi-heyecani-193141-20260805.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/ispartada-19-etap-uci-bisiklet-yarisi-heyecani-193141-20260805.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item></channel></rss>