<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
                 <rss version="2.0" 
                 xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
                 xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" 
                 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" 
                 xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
                 <channel><title>Aktürk Haber | Güncel Son Dakika Gelişmeler</title>
                      <link>https://www.akturkhaber.com/rss.xml</link>
                      <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.akturkhaber.com/rss.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                      <language>tr</language>
                      <description>Tarafsız, objektif ve en etkili organik haberleriyle Türkiyenin en iyi haber sitesidir</description>
                      <category>News</category>
                      <lastBuildDate>Fri, 23 Oct 2026 22:41:49 +0000</lastBuildDate>
                      <ttl>1</ttl>
                      <generator>Aktürk Haber | Güncel Son Dakika Gelişmeler - Haberler</generator>
                      <copyright>Copyright - 2026 - Aktürk Haber | Güncel Son Dakika Gelişmeler</copyright><item><title><![CDATA[BAKAN MEMİŞOĞLU: HEKİMLİK DUYGU MESLEĞİDİR]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-bakan-memisoglu-hekimlik-duygu-meslegidir-1026.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-bakan-memisoglu-hekimlik-duygu-meslegidir-1026.html</link>
                    <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, acil sağlık çalışanlarını sağlık ordusunun “akıncıları” olarak nitelendirdi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, acil sağlık çalışanlarını sağlık ordusunun “akıncıları” olarak nitelendirdi. Türkiye’nin acil sağlık hizmetlerinde ulaştığı kapasiteye dikkat çeken Memişoğlu, sağlık teknolojilerinde üretim ve yapay zekâ çağrısı yaptı.



Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 6. Uluslararası Acil Tıp Kongresi’nin açılışında yaptığı konuşmada hekimliğin insani yönüne, acil sağlık çalışanlarının üstlendiği sorumluluğa ve Türkiye’nin sağlık teknolojilerinde üretim hedeflerine dikkat çekti.

“HEKİM DEĞERLİ İNSANDIR”

Hekimlerin toplumun en akıllı, en çalışkan ve en özverili kesimleri arasında yer aldığını belirten Memişoğlu, mesleğin insan sevgisi ve empati üzerine kurulu olduğunu vurguladı.

Hekimliği yalnızca bilgi ve teknik beceriyle sınırlı görmediğini ifade eden Memişoğlu, “Hekim değerli insandır. İyi insandır.” dedi.

Sağlık hizmetlerinde hastayı anlamanın önemine de değinen Memişoğlu, “Hekimlik duygu mesleğidir. Sağlıkçılık duygu mesleğidir. Empati kurmazsanız, karşınızdaki insanı anlayamazsanız, onu hissedemezseniz hekimlik yapamazsınız.” ifadelerini kullandı.

ACİL SAĞLIK ÇALIŞANLARINA “AKINCI” BENZETMESİ



Acil sağlık çalışanlarının zor şartlar altında, zamanla yarışarak görev yaptığını belirten Memişoğlu, bu personelin sağlık sistemindeki önemine dikkat çekti.

Acil sağlık çalışanlarını sağlık ordusunun “akıncıları” olarak nitelendiren Bakan Memişoğlu, “Akıncılar en öndeki, en çevik, en kuvvetli ve en önemli unsurlarıdır.” sözleriyle bu alanda görev yapanların üstlendiği kritik sorumluluğu vurguladı.

“SAĞLIKTA ÜRETEN TÜRKİYE” VURGUSU



Sağlık çalışanlarının yalnızca hizmet sunan değil, aynı zamanda yeni teknolojiler geliştiren ve üretime katkı sağlayan kişiler olması gerektiğini belirten Memişoğlu, yapay zekâ ve biyoteknolojinin sunduğu imkânlara işaret etti.

Türkiye’nin bilişim altyapısı ve yazılım kapasitesinin sağlık alanında önemli fırsatlar sunduğunu ifade eden Memişoğlu, şu değerlendirmede bulundu:

“Biz bilişim anlamında, şu anda bilişim altyapısı, yazılım anlamında dünyanın en ileri ülkesiyiz. Bu veriyi kullanarak dünyaya yapay zekâyla birçok sağlık uygulamasını veya tedavi yöntemlerini çok hızlı şekilde ulaştırabiliriz.”

Memişoğlu, Üreten Sağlık Portalı aracılığıyla sağlık çalışanlarının fikirlerini paylaşmalarını, geliştirmelerini ve somut ürünlere dönüştürmelerini istedi. Sağlık teknolojilerinde yerli üretimin artırılmasının önemini vurguladı.

İKİ YILDA YAKLAŞIK 170 MEVZUAT HAZIRLANDI



Sağlık alanında yürütülen düzenleme çalışmalarına da değinen Memişoğlu, son iki yılda yaklaşık 170 mevzuat hazırladıklarını açıkladı.

Bu çalışmaların sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi ve sistemin ihtiyaçlarına cevap verilmesi bakımından önem taşıdığına dikkat çekti.

HER YIL 8 MİLYONA YAKIN KİŞİYE AMBULANS HİZMETİ



Türkiye’nin hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde ulaştığı kapasite hakkında bilgi veren Memişoğlu, ülke genelinde 3 bin 600’ü aşkın acil sağlık hizmetleri istasyonunun faaliyet gösterdiğini belirtti.

Her yıl yaklaşık 7,5-8 milyon kişiye ambulanslarla müdahale edildiğini ve hastanelere nakillerinin gerçekleştirildiğini aktaran Memişoğlu, Türkiye’nin acil sağlık hizmetleri altyapısının genişliğine dikkat çekti.

Türkiye genelinde 6 bin 300’ün üzerinde kara ambulansı ile 300’ün üzerinde hava ambulansının hizmet verdiğini kaydeden Memişoğlu, vakaya ulaşmadan hastaların kimliklerinin belirlenmesine kadar pek çok alanda çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.

Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) başta olmak üzere ilgili ekiplerin katkısıyla hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde önemli bir başarı elde edildiğini belirten Memişoğlu, Türkiye’nin bu alandaki deneyiminin uluslararası ölçekte örnek oluşturduğunu vurguladı.




 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[BAKAN MEMİŞOĞLU: HEKİMLİK DUYGU MESLEĞİDİR - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 23 Oct 2026 20:15:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/bakan-memisoglu-hekimlik-duygu-meslegidir-232959-20261023.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/bakan-memisoglu-hekimlik-duygu-meslegidir-232959-20261023.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/bakan-memisoglu-hekimlik-duygu-meslegidir-232959-20261023.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Kamu Spor Oyunları’nda kıyasıya mücadele]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-kamu-spor-oyunlarinda-kiyasiya-mucadele-1025.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-kamu-spor-oyunlarinda-kiyasiya-mucadele-1025.html</link>
                    <description><![CDATA[Isparta Belediyesi Voleybol Takımı, SGK İl Müdürlüğü Voleybol Takımı’nı 2-0 yendi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Isparta’da dördüncüsü düzenlenen Kamu Spor Oyunları’nda voleybol müsabakaları oynanıyor. Işıkkent Spor Salonu’nda gerçekleştirilen turnuvada 12 takım kıyasıya mücadele veriyor. Isparta Belediyesi Voleybol Takımı, SGK İl Müdürlüğü Voleybol Takımı’nı 2-0 yendi. Kamu kurumları arasındaki birlik ve dayanışmayı arttırmak adına bu yıl dördüncüsü düzenlenen 2026-2027 Kamu Spor Oyunları’nda voleybol müsabakaları 13 Ekim’de başladı. Kurumlar arasında dostluk ve centilmenlik anlayışıyla gerçekleştirilen turnuvada, sporun birleştirici gücü ön plana çıktı. Müsabakalar boyunca takım ruhu, dayanışma ve birliktelik mesajları verildi. Turnuvaya Isparta Belediyesi takımı da katılım sağladı. Isparta Belediyesi ikinci maçında SGK İl Müdürlüğü ile karşılaştı. Maçı Isparta Belediyesi Voleybol Takımı, 2-0 kazandı. Düzenlenen turnuva hakkında bilgi veren Isparta Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürü Mehmet Mirza, Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’e spor ve sporculara verdiği desteklerinden dolayı teşekkürlerini iletti. Mirza, “2026 - 2027 Kamu Spor Oyunları’mız bir hafta öncesinde başladı. İkinci maçımıza çıkıyoruz. Öncelikle sporun tüm branşların da olduğu gibi arkamızda olan Başkanımız Sayın Şükrü Başdeğirmen’e çok teşekkür ederim. Diğer branşlar da olduğu gibi voleybolda da sağ olsun bizi destekliyor. İlk maçımızda maalesef ki 2-0 kaybettik. İkinci maçta SGK İl Müdürlüğü ile birlikte mücadele ettik. Umarım bundan galip gelip üst lige çıkma hedefimiz var. Sonrasında da tabi diğer takımların durumuna da bakacağız. Ona göre finalde burada olmak istiyoruz. Gidebilirsek, bir üst tur olan bölge turnuvasına gideceğiz. Umarım her şey gönlümüzce olur. Takım arkadaşlarımda burada sağ olsunlar. Onlar da ellerinden geleni yapıyorlar. Gayet güzel, sorunsuz bir turnuva geçiriyoruz. Diğer takımlara da başarılar dilerim. Öncelikle kendi takımımıza başarılar dilerim. Umarım belediyemizi de en iyi şekilde temsil ederiz. Arkadaşlarımız sağ olsunlar centilmence mücadele ediyorlar. 26 Ekim’de de finaller olacak. Umarım finalde biz oluruz” dedi. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/spor-haberleri">Spor</category><dc:creator><![CDATA[Kamu Spor Oyunları’nda kıyasıya mücadele - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 23 Oct 2026 19:52:13 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/kamu-spor-oyunlarinda-kiyasiya-mucadele-225658-20261023.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/kamu-spor-oyunlarinda-kiyasiya-mucadele-225658-20261023.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/kamu-spor-oyunlarinda-kiyasiya-mucadele-225658-20261023.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Başkan Başdeğirmen: “Cumhuriyet Caddesi daha modern hale gelecek”]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-baskan-basdegirmen-cumhuriyet-caddesi-daha-modern-hale-gelecek-1024.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-baskan-basdegirmen-cumhuriyet-caddesi-daha-modern-hale-gelecek-1024.html</link>
                    <description><![CDATA[Isparta esnafı: “Caddemizi en layıkıyla yapacağınıza eminiz”]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[  Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Cumhuriyet Caddesi’ndeki yeniden düzenleme çalışmalarını yerinde inceledi, çalışmalarla ilgili esnafa bilgi verdi. Çalışmalar süresince esnaf ve vatandaşlara biraz rahatsızlık vereceklerini belirten Başkan Başdeğirmen, anlayış beklediklerini söyledi. Esnaf da çalışmalar sonucunda caddenin çok güzel bir görünüme kavuşacağına inandıklarını ifade ederek, “Bir sürü güzel iş yaptınız burayı da en layıkıyla yapacağınıza eminiz” dediler. Isparta Belediyesi, tek yön uygulaması olan Cumhuriyet Caddesi’nde sürücüler ve yayalar için trafik akışının yeniden belirlenmesi amacıyla geçtiğimiz mart ayında 4 bin 859 kişinin katılımıyla anket çalışması gerçekleştirmiş, anket sonucuna göre oy kullananların 1.301’i caddenin mevcut halinin devam etmesine evet derken, 3 bin 558 kişi ise yeni düzenleme haline evet demişti. Anketten çıkan sonuca göre orta refüjdeki ağaçlar taşınarak, refüj kaldırılacak ve trafik akışının daha rahat olması sağlanacak. Isparta Belediyesi, Cumhuriyet Caddesi’nde yeniden düzenleme çalışmalarına başladı. Çalışmalar kapsamında kaldırımların sökümleri gerçekleştiriliyor. Bölgede altyapı çalışmaların tamamlanmasının ardından kaldırımlar yenilenecek. Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, CK Akdeniz Elektrik İl Müdürü Fahim Altınordu, Torosgaz İl Müdürü Mehmet Şanlı, Yayla Mahallesi Muhtarı Mustafa Kemal Başaran, belediye başkan yardımcıları, daire müdürleri ve teknik ekibiyle birlikte çalışmaları yerinde inceleyerek, bölgedeki esnafa çalışmalarla ilgili bilgi verdi. Başkan Başdeğirmen: “Kenarlara küçük boylu, yapraklı ağaçlar dikeceğiz” Esnaf, yeniden düzenleme sonrası caddenin çok güzel bir hale geleceğini belirterek, ağaçların ne zaman taşınacağını sordu. Başkan Başdeğirmen, küçük ağaçların hemen alınacağını büyük ağaçlar için Orman Genel Müdürlüğü’nden makinelerin geleceğini, o araçların, ağaçları Park ve Bahçeler Müdürlüğü’ndeki araziye taşıyacağını söyledi. Başkan Başdeğirmen, “Buraya kenarlara küçük boylu, yapraklı ağaçlar dikeceğiz” dedi. Esnaf, “Kaldırım genişleyecek, bizim açımızdan da daha iyi olacağını düşünüyoruz. Isparta’mıza daha çok yakışacağına eminiz. Bir sürü güzel iş yaptınız burayı da en layıkıyla yapacağınıza eminiz” dediler. Başdeğirmen: “Orta refüjü kaldıracağız” Çalışmalarla ilgili açıklamalarda bulunan Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Cumhuriyet Caddesi’nin yeniden düzenlenmesiyle ilgili anket çalışması yaptıklarını, anket sonucuna göre ağaçların kaldırılarak, yolun genişletilmesi ve kaldırımların yenilenmesi kararı çıktığını söyledi. Başkan Başdeğirmen, “Ankete katılan yaklaşık 5 bin vatandaşımızdan yüzde 70’e yakını bu caddenin yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtirken, yüzde 30’a yakını mevcut haliyle kalsın diyerek görüş bildirdi. Anket sonucuna uymak durumdayız. Ağaçlar için yapraklarını dökmesini ve yeni ağaç dikim zamanını bekledik. Kaldırımlarımızı sökmeye başladık. Altyapıları yeniliyoruz. Su borularında, elektrik hatlarında, tesisatlarda eskimiş hatlar var. Bu cadde üzerinde kaldırımların altı bodrum olarak yapılmış. Kaldırımlardaki kapakları kapatıyoruz. Yeniden buraya membran serip üzerine mermer döşemesine başlayacağız. Yağmur suyu hatları ve ızgaralarımız yenilecek. Orta refüjü kaldıracağız. Modern, farklı bir altyapıyla beraber kaldırımlarımızı yenileyip vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız” dedi. “Kısa süreli rahatsızlık vereceğiz, anlayış bekliyoruz” Caddedeki çalışmaların yaklaşık 2-3 ay gibi bir zaman süreceğine değinen Başkan Başdeğirmen: “Çalışmalarımız programlı, trafiği aksatmadan her iki tarafta da dengeli şekilde olacak. Vatandaşlarımız ve esnafımızı mağdur etmemek için dikkatli bir çalışma yapıyoruz. Çok daha modern, sıkıntısız trafikle problemleri kaldırmış olacağız. Tüm problemleri çözmek için çalışma yaparken iş birliği yapmamız gereken kurumlarımız var. CK Akdeniz elektrik hatlarıyla ilgili çalışmaları yapacak. Torosgaz’ın doğalgaz hatları var. Hatların yerlerinin tespitiyle alakalı onlar da yanımızdalar. Emniyet Müdürlüğümüzden de destek istiyoruz. Burası çalışırken diğer tarafta ikinci park yapılması sorun olacak. Trafik konusunda emniyetten destek isteyeceğiz. Bizim fen işleri, ulaşım, park ve bahçeler müdürlüklerimiz çalışmalarda el birliği yaparak, bir an önce tamamlanması için çaba gösterecekler. Buraya emek veren ve bize destek veren kurumlarımıza teşekkür ediyorum. Esnaf ve vatandaşlarımıza biraz sabırlı olmalarını dileyeceğiz. Kısa süreli rahatsızlık vereceğiz. Daha sonra çok güzel memnuniyet olacağı inancındayım. Bu konuda esnaf ve vatandaşlarımızdan anlayış bekliyoruz” ifadelerinde bulundu.  &nbsp; ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[Başkan Başdeğirmen: “Cumhuriyet Caddesi daha modern hale gelecek” - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 23 Oct 2026 19:42:20 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/baskan-basdegirmen-cumhuriyet-caddesi-daha-modern-hale-gelecek-225150-20261023.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/baskan-basdegirmen-cumhuriyet-caddesi-daha-modern-hale-gelecek-225150-20261023.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/baskan-basdegirmen-cumhuriyet-caddesi-daha-modern-hale-gelecek-225150-20261023.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[NETANYAHU'DAN TÜRKİYE'YE SİNSİ HEDEF! "Sünni Elmas" Yalanıyla Ülkemizin Sınırımıza Kurulan İsrail’in Uydu Kuşatması]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-netanyahudan-turkiyeye-sinsi-hedef-sunni-elmas-yalaniyla-ulkemizin-sinirimiza-kurulan-israilin-uydu-kusatmasi-1023.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-netanyahudan-turkiyeye-sinsi-hedef-sunni-elmas-yalaniyla-ulkemizin-sinirimiza-kurulan-israilin-uydu-kusatmasi-1023.html</link>
                    <description><![CDATA[DR. İBRAHİM ÖZCAN ve PROF. DR. YAKUP CİVELEK’İN ÖZEL ANALİZİ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yeni güvenlik doktrinini kamuoyuna duyururken arka planda kullandığı ve Orta Doğu’yu renklere, bloklara ve etki alanlarına bölen harita uluslararası arenada geniş yankı uyandırdı. Aktürk Haber Ankara Ofisi, konuyla ilgi Arap ve Batı basınındaki yorumları ve&nbsp; GZT&nbsp; temsilcisi Doğukan Gezer’in sorularını yanıtlayan Topkapı Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cihat Yaycı’nın görüşlerini analiz etti

HARİTANIN MENŞEİ VE ZAMANLAMASI: "İÇ SİYASETE YÖNELİK SEÇİM HAMLESİ"



Yayında haritanın menşeine dikkat çeken Prof. Dr. Cihat Yaycı, görselin doğrudan Netanyahu tarafından çizilmediğini, kökeninin Almanya merkezli Friedrich Ebert Vakfı (FES) tarafından Mayıs 2026'da yayımlanan jeopolitik güç dengeleri çalışmasına dayandığını belirtti.

Netanyahu’nun bu haritayı seçimlere sayılı günler kala güvenlik brifinginde kullanmasını yorumlayan Yaycı, temel gayenin İsrail kamuoyunda bir "varoluşsal tehdit algısı" yaratarak içeride safları sıklaştırmak olduğunu vurguladı:

"Haritada ittifaklar, düşmanlar, dostlar gösteriliyor. Asıl mesaj şu: 'Bakın, etrafımız düşman dolu. Siz bana muhtaçsınız, bana oy verin.' İsrail muhalefeti bile bu sunumu 'yapay zekanın ücretsiz versiyonuyla hazırlanmış bir brifing' diyerek küçümsedi."

HARİTADAKİ RENKLER VE BLOKLARIN ANLAMI: "SÜNNİ ELMAS" VE MEZHEPSEL TUZAK



Haritada bölge ülkelerinin belirli renk ve geometrik kalıplarla sınıflandırılması, sahadaki jeopolitik fay hatlarını tetiklemeyi amaçlıyor:

&nbsp;Yeşil Alan ("Sünni Elmas"): Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan ve Pakistan’ı kapsayan bu dörtlü blok "Sünni Elmas" olarak tanımlanıyor.

•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Koyu Mavi Alan: Doğrudan İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ittifakını temsil ediyor.

•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Açık Mavi Alanlar: İsrail-BAE eksenine müzahir, desteklenen yapılar ve ülkeler (Doğu Akdeniz’de Yunanistan, GKRY; Afrika Boynuzu’nda Somaliland, Puntland, Etiyopya; Sudan’da Hızlı Destek Kuvvetleri - HDK).

•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sarı ve Turuncu Sınırlar: ABD’nin dost unsurları ile NATO ve NATO dışı müttefik hatları.

•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Gri/Karma Alanlar: Irak ve Yemen gibi hem Tahran hem Batı/Körfez etkisinin çatıştığı veya parçalı yapıların bulunduğu geçiş hatları.

"Mezhepsel Ayrıştırma Siyonist Bir Oyundur"

Cihat Yaycı, Türkiye’nin bu suni mezhepsel tanımlamaları asla kabul etmeyeceğini ifade ederek şu uyarıda bulundu:

"Türkiye mezhep ayrımı yapmaz; Sünni, Şii, Alevi ayrımı bizim meselemiz değildir. Netanyahu burada Türkiye’yi İran’a, İran’ı Türkiye’ye hedef göstererek bölgede sürekli kaşınan Sünni-Şii çatışma zeminini besliyor. Üstelik Hamas’ı doğrudan 'Şii/İran eksenine', Batı Şeria’yı ise 'Sünni ittifakına yakın' gösterip Filistin davasını bile kendi içinde mezhepsel ve idari olarak parçalamaya çalışıyorlar."

3. TÜRKİYE AÇISINDAN TEHDİTLER (ALEYHTE GELİŞMELER)



Amiral Yaycı, haritanın arka planındaki stratejinin Türkiye'nin güney sınırlarını ve bölgesel hareket kabiliyetini doğrudan kısıtlama hedefi taşıdığına dikkat çekti:

1.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sınırda Uydu Kuşatma Planı: Haritada Suriye’nin kuzeydoğusundaki terör koridoru (YPG/SDG işgali altındaki bölge) ile Irak’ın kuzeyindeki bölgesel yönetimin merkezi idarelerden kopuk ve İsrail eksenine müzahir bir hat şeklinde gösterilmesi, Türkiye’nin güneyinde oluşturulmak istenen "garnizon kuşağını" işaret ediyor.

2.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Suriye'yi "Arka Bahçe" Görme Çabası: Netanyahu’nun "Türkiye ile çatışmaktan kaçınmak istiyoruz ama her ihtimale karşı hazırlanıyoruz; Suriye’deki yayılmalarını engelledik" sözlerine değinen Yaycı, İsrail'in Türkiye sınırına 70 km mesafedeki Ebu Zuhur hava üssünü vurmasını hatırlatarak, Tel Aviv’in Suriye güneyini ve Lübnan’ı kendi tampon bölgesi haline getirmek istediğini belirtti.

3.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Altıgen İttifak ile Doğu Akdeniz Kuşatması: Haritada açık maviyle kodlanan Yunanistan ve GKRY’nin İsrail-BAE ekseniyle doğrudan müttefik gösterilmesi, Türkiye’nin "Mavi Vatan" haklarına karşı kurulan Doğu Akdeniz ittifakının fiilen haritalandırılması anlamına geliyor.

4.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; BAE’nin Paravan Rolü: Yaycı, yerli nüfusu birkaç yüz bin olan BAE’nin Somali’den Sudan’a kadar uzanan müdahalelerinin aslında İsrail adına yürütüldüğünü, İsrail’in bir Arap-İslam kimliğini kalkan yaparak bölgede ayrılıkçı grupları (Sudan'da HDK, Somali'de Somaliland) desteklediğini belirtti.

TÜRKİYE LEHİNE GELİŞMELER: "LİBYA'DA OYUN BOZULDU"



Haritada dikkat çeken en belirgin kırılmanın Libya olduğunu belirten Cihat Yaycı, Türkiye’nin diplomatik ve askeri hamlelerinin harita üzerinde net bir sonuç verdiğini kaydetti:

•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Libya Jeopolitiğinin Dönüşümü: Önceden tamamen İsrail ve BAE etkisi altında mavi olarak kabul edilen Doğu Libya (Hafter cephesi), Türkiye’nin kucaklayıcı ve dengeli politikaları sayesinde bu eksenden koparıldı. Haritada Libya’nın artık tek taraflı bir İsrail nüfuz alanı değil, Türkiye’nin ağırlığını hissettirdiği parçalı/dönüşen bir yapı olarak yer alması Ankara'nın sahadaki stratejik zaferini kanıtlıyor.

NETANYAHU’NUN DOKTRİNİNDEKİ KRİTİK MADDELER VE ASKERİ DEĞERLENDİRME

Netanyahu’nun açıkladığı 10 maddelik doktrinde "önleyici vuruş", "tampon bölgeler kurma" ve "algı yönetimi (yapay zeka kullanımı)" unsurlarının öne çıktığını belirten Yaycı, algı operasyonlarına karşı Türk ordusunun kudretine vurgu yaptı:

"Doktrinin bir maddesi 'düşmanın zafer inancını kırmak'. Kamuoyuna 'İsrail yenilmezdir' algısı pompalanıyor. Oysa Türk Silahlı Kuvvetleri bölgenin en güçlü ordusudur. Bir cephe savaşı durumunda Türk ordusu karşısında İsrail ordusunun hiçbir şansı yoktur. Milletimiz bu tür psikolojik harp taktiklerine ve yapay algılara kapılmamalıdır."

&nbsp;KÜRESEL YANKILAR: DIŞ BASIN VE BÖLGE DÜNYASI NASIL YORUMLUYOR?

Netanyahu’nun güvenlik doktrini ve kullandığı harita, dünya basınında ve bölgesel merkezlerde farklı açılardan eleştirildi:

•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Batı ve İsrail Muhalefeti: Harici'nin aktardığı dış analizlerde ve İsrail muhalefetinde (Yair Lapid ve Gadi Eisenkot gibi figürlerin değerlendirmelerinde), sunumun bilimsel ve istihbari bir derinlikten ziyade 27 Ekim seçimlerine dönük bir "vazgeçilmez lider" propagandası olduğu belirtildi. Muhalefet, haritayı kriz tellallığı yaparak içerideki siyasi tıkanıklığı örtbas etme çabası olarak nitelendirdi.

•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Arap ve Orta Doğu Basını: Londra merkezli The New Arab, haritanın bölgedeki Sünni çoğunluklu başkentleri "Sünni Elmas" adı altında kendi jeopolitik çıkarları için etiketleme cüretini eleştirdi. Middle East Eye ise haritanın Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ve ayrılıkçı Somaliland gibi unsurları açıkça müttefik göstermesinin, İsrail ve BAE'nin bölgedeki meşru devlet yapılarını parçalama niyetini ifşa ettiğini yazdı.

•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İslam Dünyası ve Tahran Hattı: Orta Doğu uzmanları ve analistler, Netanyahu’nun çizdiği bu tablonun İran ve müttefiklerine "İsrail'in yayılmacı ve işgalci emellerini kanıtlama" fırsatı veren tehlikeli bir kutuplaştırma aracı olduğunu vurguladı. Haritanın, Gazze ve Batı Şeria'yı birbirinden ayırarak Filistin'in birliğini hedef alması İslam dünyasındaki ortak tepkilerin odağını oluşturdu.

SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

Netanyahu’nun kürsüye taşıdığı ittifak haritası; Doğu Akdeniz’den Afrika Boynuzu’na kadar uzanan hatta Türkiye’yi çevrelemeyi, İslam coğrafyasını ise suni bir Sünni-Şii kutuplaşmasına iterek zayıflatmayı hedefleyen bir stratejinin yansımasıdır. Ancak Amiral Cihat Yaycı’nın da altını çizdiği üzere, Türkiye’nin Libya’daki denge değiştiren hamleleri, terör koridorlarına vurduğu darbeler ve caydırıcı askeri kapasitesi, masa başında çizilen bu tür harita mühendisliklerini sahada boşa çıkarmaya devam etmektedir.

Kaynak Video: GZT - Amiral Cihat Yaycı’dan ‘İsrail’ uyarısı: İlk onlar vuracak


 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[NETANYAHU'DAN TÜRKİYE'YE SİNSİ HEDEF! "Sünni Elmas" Yalanıyla Ülkemizin Sınırımıza Kurulan İsrail’in Uydu Kuşatması - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 23 Oct 2026 11:54:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/netanyahudan-turkiyeye-sinsi-hedef-sunni-elmas-yalaniyla-ulkemizin-sinirimiza-kurulan-israilin-uydu-kusatmasi-145735-20261023.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/netanyahudan-turkiyeye-sinsi-hedef-sunni-elmas-yalaniyla-ulkemizin-sinirimiza-kurulan-israilin-uydu-kusatmasi-145735-20261023.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/netanyahudan-turkiyeye-sinsi-hedef-sunni-elmas-yalaniyla-ulkemizin-sinirimiza-kurulan-israilin-uydu-kusatmasi-145735-20261023.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[PASAPORTLARDA BÜYÜK KOLAYLIK: YEŞİL VE RESMİ PASAPORTA SUUDİ ARABİSTAN KAPILARI 6 KASIM'DA AÇILIYOR!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-pasaportlarda-buyuk-kolaylik-yesil-ve-resmi-pasaporta-suudi-arabistan-kapilari-6-kasimda-aciliyor-1022.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-pasaportlarda-buyuk-kolaylik-yesil-ve-resmi-pasaporta-suudi-arabistan-kapilari-6-kasimda-aciliyor-1022.html</link>
                    <description><![CDATA[Türkiye ile Suudi Arabistan arasında ikili ilişkileri, ticareti ve turizmi yepyeni bir seviyeye taşıyacak olan diplomatik (siyah) ve hususi (yeşil) pasaportlara vize muafiyeti uygulamasında geri sayım sona erdi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Türkiye ile Suudi Arabistan arasında varılan mutabakatın ardından heyecanla beklenen vize muafiyeti sürecinde nihai tarih 6 Kasım 2026 olarak ilan edildi. Suudi Arabistan Sivil Havacılık Genel Otoritesi (GACA), 256 sayılı genelgesi ile tüm sınır kapılarına ve havayolu şirketlerine uygulamayı tebliğ etti. PROF. DR. YAKUP CİVELEK'İN ÖZEL HABERİ /ANKARA&nbsp;&nbsp; Türkiye ile Suudi Arabistan arasında ikili ilişkileri, ticareti ve turizmi yepyeni bir seviyeye taşıyacak olan diplomatik (siyah) ve hususi (yeşil) pasaportlara vize muafiyeti uygulamasında geri sayım sona erdi. İki ülkenin de en üst düzey devlet onaylarının tamamlanmasının ardından, muafiyetin fiilen başlayacağı tarih 6 Kasım 2026 olarak kesinleşti. Havalimanlarında "Doğrudan ve Vizesiz" Geçiş Dönemi Suudi Arabistan Sivil Havacılık Genel Otoritesi (GACA), Sivil Havacılık Kanunu'nun 23. maddesi kapsamındaki yetkilerine dayanarak havayolu işletmelerine resmen 256 sayılı genelgeyi gönderdi. 6 Kasım 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek olan bu genelge uyarınca; •&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kimler Yararlanacak?: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından hususi (yeşil) ve diplomatik (siyah) pasaport sahipleri, Suudi Arabistan'a seyahatlerinde vize prosedürüne tabi olmayacak. •&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Uygulama Şartları: Muafiyet, her 180 günlük dönem içerisinde toplam 90 günü aşmayan turistik, resmi veya ticari seyahatler için sınır kapılarında ve havalimanlarında doğrudan geçiş imkanı sağlayacak. •&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hava Yolu Şirketlerine Kesin Talimat: Uluslararası ve yerel tüm havayolu şirketleri, 6 Kasım'dan itibaren bu pasaport hamillerini vize kontrolü olmaksızın uçuşlara kabul etmekle yükümlü kılındı. Diplomatik ve Ticari İlişkilerde Tarihi Kazanım Aktürk Haber’e konuşan diplomasi ve seyahat uzmanları, bu kararın iki ülke arasındaki bürokratik engelleri tamamen kaldıracağını; iş insanları, kamu görevlileri, akademisyenler ve resmi heyetlerin hareket kabiliyetini zirveye çıkaracağını belirtiyor. Bordo (umuma mahsus) pasaport sahipleri ise mevcut e-vize veya kapıda vize prosedürlerini kullanmaya devam edecekler. Ankara ve Riyad arasında 6 Mayıs 2026’da imzalanıp 13 Haziran 2026’da Türkiye ve 29 Eylül 2026’da Suudi Bakanlar Kurulu’nca onaylanan bu tarihi adım, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki turizm, ticaret ve kültürel ortaklıkları çok daha güçlü bağlarla yarınlara taşıyacak. Haber Ajansı: Aktürk Haber Ankara Büro ve GACA Resmi Bülteni. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[PASAPORTLARDA BÜYÜK KOLAYLIK: YEŞİL VE RESMİ PASAPORTA SUUDİ ARABİSTAN KAPILARI 6 KASIM'DA AÇILIYOR! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 23 Oct 2026 09:25:57 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/pasaportlarda-buyuk-kolaylik-yesil-ve-resmi-pasaporta-suudi-arabistan-kapilari-6-kasimda-aciliyor-122950-20261023.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/pasaportlarda-buyuk-kolaylik-yesil-ve-resmi-pasaporta-suudi-arabistan-kapilari-6-kasimda-aciliyor-122950-20261023.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/pasaportlarda-buyuk-kolaylik-yesil-ve-resmi-pasaporta-suudi-arabistan-kapilari-6-kasimda-aciliyor-122950-20261023.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[İzmir’de suya indirim geliyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-izmirde-suya-indirim-geliyor-1021.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-izmirde-suya-indirim-geliyor-1021.html</link>
                    <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, su tarifelerinde indirime gidileceğini, toplu ulaşıma zam yapmayacaklarını açıkladı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 

İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’ni ziyaret eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, su tarifelerinde indirime gidileceğini, toplu ulaşıma zam yapmayacaklarını açıkladı.&nbsp;

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (İESOB) Başkanı Yalçın Ata, birliğe bağlı 128 odanın başkan ve yönetim kurulu üyeleriyle buluştu. İzmir’in ekonomik yaşamında önemli bir yere sahip olan esnaf ve sanatkârların sorunlarının, taleplerinin ve çözüm önerilerinin ele alındığı toplantıda Başkan Tugay, kent yönetimine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Yaklaşık 2 saat süren toplantıda İzmir’in uzun yıllardır çözülemeyen sorunlarını iş birliğiyle aşmak istediklerini vurgulayan Tugay, İnciraltı planları, ulaşım, opera binası, su tarifeleri, atık yönetimi ve Kemeraltı’nda yürütülecek çalışmalar hakkında bilgi verdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiği görüşmeyi de değerlendiren Başkan Tugay, önceliğinin siyasi tartışmalar değil, İzmir’e hizmet etmek olduğunu söyledi.

“Konuşma değil, çalışma zamanı”

İzmir’in şu anda potansiyelinin daha altında bir yere sahip olduğunu belirten Başkan Tugay, “İzmir’in sanayicisi de çiftçisi de daha fazla üretim yapabilir. Belki de bunun yolunu açmanın çözümlerini aramamız gerekir. Ben sorumlu hissediyorum” dedi. İzmir’in çözülmesi gereken her sorunuyla ilgili Ankara’da doğrudan temas kurabilecek bir konumda olduğunu ifade eden Tugay şöyle devam etti:

“Genel merkezde katılım töreninde gözden kaçtı mı bilmiyorum ama İzmir’e çok kıymet veriyorlar. Böyle bir şehre ve böyle kıymetli insanlara belediye başkanı olmak her kula nasip olmaz. Bir kez daha huzurlarınızda söylüyorum. Binlerce kez hamdolsun. Bunun için çalışacaksınız. Doğruluktan dürüstlükten ayrılmayacaksınız. Bir taraftan da Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi, Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir. Ama o Cumhuriyete eğer bir partinin genel başkanı, lideri aynı bakış açısıyla sahip çıkıyorsa ve kendi konuşmalarında kullanıyorsa, siyaset yapan insanlar da kimsesizlerin kimsesi olmak zorundadır. Ben de Allah izin verirse, sizler de benimle olursanız hep beraber bunu başaracağız. Çok şey konuşulabilir ama tekrar söylediğim gibi, konuşmak değil çalışma zamanı. Allah'ın izniyle iyi olacak ” dedi.&nbsp;

“Cemil Tugay hiçbir şekilde değişmedi”

Yaşanan sürece ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Tugay, “Kişi olarak bildiğiniz Cemil Tugay hiçbir şekilde değişmedi. Değişmez, değişebilmesi mümkün değil. Bundan önceki zamanlarda kimsem, ne isem, nasılsam aynı şekilde devam ediyorum. Bunun doğru anlaşılması benim için çok önemli. Ben sizin belediye başkanınızım, ben sizin hemşehrinizim, ben sizin kardeşinizim. Adeta ailenizden bir insan gibi görmenizi çok istiyorum. Çünkü ben buraya bir görevi yerine getirmek, insanlarımızın sorunlarına çözümler üretmek, onlara hizmet etmek üzere geldim” dedi.

“Beni siyaset yapmam için değil, belediye başkanlığı yapmam için seçtiniz”

Belediye başkanlığındaki temel sorumluluğunun İzmir’e hizmet etmek olduğunu vurgulayan Tugay, “Sistem gereği belli siyasi partilerle siyaset yapıyoruz, onların adayı oluyoruz. Ama esas konumuz bizim hizmet etmek. Yakın olduğum insanlara ‘Beni ne için seçtiniz?’ diye sordum. Belediye başkanlığı yapayım diye. ‘Sen işini yapma da siyaset yap’ diyen kaç kişi var bilmiyorum. Siyaset kıymetlidir, belli siyasi görüşleri savunmak önemlidir. Oralarda bazı değerler vardır, o değerlere ihanet etmemek lazım. Ama dikkatli baktığınız zaman hepimizin vatanını, milletini gözeten, onlara hizmeti öne koyan insanlar olduğunu bilin. Gerçek gayesi ülkesine hizmet olan insanların dönüp dolaşıp aynı noktada buluştuğunu biliyorum” diye konuştu.

“İzmir için artık bin hayalim var”

Yeni dönemde İzmir için daha büyük hedefler belirlediklerini söyleyen Başkan Tugay, kentin sorunlarını çözme konusunda daha güçlü bir iradeye sahip olduğunu ifade etti. Tugay, “İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak daha önce ne isem şu anda da aynıyım. Hiçbir şey değişmedi, değişmez. Ancak Büyükşehir Belediye Başkanı olarak daha önce İzmir’le ilgili 100 tane hayalim vardıysa şu anda İzmir’le ilgili bin tane hayalim var. Bu hayalleri kurabilmek, talepleri ortaya koyabilmek ve onlar için çaba gösterebilmek önemli. Çünkü bu hayaller benim kişisel hayallerim değil. İnsanlarımızın ihtiyaçlarını karşılamak, sorunlarını gidermek üzere aklımızda tasarladığımız ama yapmakta zorlandığımız, bugün artık yapabileceğimize inandığımız şeyler” dedi.

“Cumhurbaşkanımızın İzmir’i yakından takip ettiğini gördüm”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiği görüşmeye de değinen Başkan Tugay, görüşmenin İzmir açısından olumlu sonuçlar doğuracağına inandığını söyledi. Tugay, “Sayın Cumhurbaşkanımızla görüştüğüm zaman, onunla daha önceden böyle yakın bir diyaloğum olmamıştı. İlk defa konuşmuş oldum. İzmir’e zannettiğimden daha fazla ilgisi olduğunu, İzmir’le ilgili zannettiğimden daha fazla bilgisi olduğunu gördüm. Birlikte çalışma durumuna geldiğimizde bu ilginin hizmetler açısından bir fedakârlığa dönüşerek İzmir lehine olumlu sonuçları olacağını da kendisiyle konuşarak duymuş oldum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye’nin yetiştirdiği, özellikle son 25 yılına damgasını vurmuş en güçlü, en birikimli ve en değerli siyasetçilerinden biri olduğunu ifade eden Tugay, “Bu, kendisinin çalışmasıyla, aklıyla, becerisiyle olmuştur. 100 yıl sonra, 200 yıl sonra da yaptığı iyi şeylerle, bu ülkeye hizmetleriyle anılacaktır. Çalışkan, iyi yürekli bir insan. Ülkesini seviyor, milletine gerçekten çok özeni var” ifadelerini kullandı.

“İzmir’in kronikleşmiş sorunlarını çözeceğiz”

İzmir’in uzun yıllardır çözüm bekleyen sorunlarına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Başkan Tugay, bu süreçte iş birliğinin önemine dikkat çekti. Tugay, “Cumhurbaşkanımızın İzmir’e özel bir ilgisi var. Kronikleşmiş, çözülmemiş sorunlarımız var. Bu sorunlarla ilgili adımlarımız var. İnciraltı, ulaşım ve opera binasının revizyonuyla ilgili çalışmalarımız devam ediyor” dedi.&nbsp;

“Kemeraltı’nda 13-14 bin esnafı tek tek dinleyeceğiz”

İzmir esnafının kentin ekonomik ve sosyal yaşamındaki önemine dikkat çeken Başkan Tugay, Kemeraltı’nda kapsamlı bir saha çalışması başlattıklarını açıkladı. Tugay, “Esnaf benim için çok önemli. Bu şehrin dinamosudur. Arkadaşlarımız Kemeraltı’nda 13-14 bin esnafı tek tek ziyaret edecek. Görüşmelerin ardından bana bir rapor sunulacak. Esnaf istihdamdır, ticarettir. Vatandaşa hizmet sunduğu için bir şehrin ruhudur ve birçok değeri temsil eder. Ben İzmir esnafından razıyım” diye konuştu.&nbsp;

“Ulaşıma zam yapmayacağız, suyu ucuzlatacağız”

Ekonomik koşullara rağmen yurttaşların yaşamını kolaylaştırmayı hedeflediklerini belirten Başkan Tugay, su tarifelerinde indirim yapılacağını ve toplu ulaşıma zam gelmeyeceğini açıkladı. İzmir’in ekonomik potansiyeline dikkat çeken Tugay, “Ekonomi genel anlamda sıkıntılı. Ancak İzmir’in potansiyeli yüksek. Ekonomiyi sizlerle birlikte canlandıracağız. Yakında su indirimi için yaptığımız çalışmayı tamamlayacağız. Planladığımız tarifeyi uyguladığımızda İzmir’de su ucuzlayacak. Türkiye’nin şu anda en ucuz ulaşımı İzmir’de. Petrol fiyatları ne olursa olsun zam yapmayacağız” ifadelerini kullandı.&nbsp;

“Buca’da çöp sorununun çözümü için anlaştık”

İlçe belediyelerinin çöp toplama sorumluluğuna değinen Başkan Tugay, Buca Belediyesi ile yapılan anlaşma kapsamında belirli bölgelerde Büyükşehir Belediyesi’nin de çöp toplama çalışmalarına destek vereceğini açıkladı. Tugay, “Çöpleri toplama yetkisi tamamen ilçe belediyesinde. Müdahale edebilmem için ilçe belediyesinin talepte bulunması gerekiyor. Buca Belediyesi ile anlaştık. Çöp konusunda zor durumdaydı. Yakın zamanda belirli alanlarda çöp toplama çalışmalarını biz üstleneceğiz. Talep doğrultusunda hazırlanan karar meclisten geçti. Karşıyaka’da da benzer bir uygulama olması gerekiyor” dedi.

Ata: 235 bin esnafın sesi olmak için buradayız

İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Yalçın Ata, Başkan Tugay’ın ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek birliğe bağlı 128 odanın yaklaşık 235 bin esnaf ve sanatkârı temsil ettiğini belirtti. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile kurulacak iş birliğinin kent ekonomisine katkı sağlayacağını vurgulayan Ata, ziyareti esnaf ve sanatkârlara verilen değerin göstergesi olarak gördüklerini söyledi. Ata, “Kent yönetiminde başarının, toplumun her kesimini dinlemek ve ortak akılla hareket etmekten geçtiğine inanıyoruz. İzmir’in daha yaşanabilir, üretken ve ekonomik açıdan güçlü bir kent olması için yapılacak her yapıcı çalışmaya destek vereceğiz” diye konuştu.&nbsp;

“Küçük esnafın üzerindeki mali yük hafifletilmeli”

Esnaf ve sanatkârların ruhsat harçları, su ve katı atık bedelleri, işgaliye ücretleri ile ilan-reklam bedelleri nedeniyle ekonomik zorluk yaşadığını belirten İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Yalçın Ata, küçük işletmelerin ödeme gücünün dikkate alınması gerektiğini söyledi. Yerel yönetimlere ilişkin sorun ve çözüm önerilerini içeren 23 maddelik rapor hazırladıklarını açıklayan Ata; ruhsat süreçlerinin hızlandırılması, bürokrasinin azaltılması, ücretlerin yeniden değerlendirilmesi ve belediyelerle düzenli istişare mekanizması kurulması çağrısında bulundu. Esnafın ekonomik yaşamın yanı sıra toplumsal dayanışma ve mahalle kültürünün de önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Ata, İzmir için ortak çalışma kültürü oluşturmak istediklerini belirtti. Eylül ayında düzenlenen İzmir’in ilk Ruhsat Çalıştayı’nı önemli bir adım olarak değerlendirdiklerini Aktaran Ata, “Sorunlarımızı birlikte değerlendirelim, çözüm yollarını birlikte belirleyelim ve İzmir için ortak bir çalışma kültürü oluşturalım. Sahadaki tecrübemiz ve çözüm önerilerimizle buna hazırız. İzmir’e hizmet etmek ve esnafımızın emeğini korumak hepimizin ortak sorumluluğudur” dedi. Başkan Tugay’a ziyaretinden dolayı teşekkür eden Ata, buluşmanın yeni iş birliklerine kapı açması temennisinde bulundu.


 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[İzmir’de suya indirim geliyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 20:28:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/izmirde-suya-indirim-ulasima-zam-geliyor-233415-20261022.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/izmirde-suya-indirim-ulasima-zam-geliyor-233415-20261022.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/izmirde-suya-indirim-ulasima-zam-geliyor-233415-20261022.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[SAYIN ERDOĞAN’IN SIRTINDA KAMBUR OLMAKTAN ARTIK VAZGEÇİN]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-sayin-erdoganin-sirtinda-kambur-olmaktan-artik-vazgecin-1020.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-sayin-erdoganin-sirtinda-kambur-olmaktan-artik-vazgecin-1020.html</link>
                    <description><![CDATA[Metin Külünk yazdı...]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Peşinen ilk cümlemizi söyleyelim: Fon soygununda adı geçen, bilinen ya da ekranlarda yer aldığı hâlde henüz deşifre olmamış olanlar… Kendinizi biliyorsunuz. Sayın Erdoğan’ın sırtında kambur olmaktan artık vazgeçin. Aldığınız paraları iade edin, adalete hesap verin. Ve Sayın Cb’mız;bilelim ki bu kambur omuzlarınızda olduğu sürece sokakla mesafeniz şiddetli şekilde. açılacaktır. Görüyoruz ki;size milletimize ve devletimize kötülük zincirinin içinde olanlar çok rahat hissediyorlar kendilerini hatta adalete hesap vermek üzere demir parmaklıklar arkasındakilerde çok rahat görünüyorlar gibi. Biliyorsunuz ki 15 Temmuz gecesi milletimiz sizin çağrınızdan önce size, iradenize ve devletine sahip çıkmak üzere sokaklardaydı. 251 Şehit verildi. Siz sokağa ve meydanlara çıkın çağrısı yaptığınızda milletimizin durduğu yer ile sizin durduğunuz yer bütünleşmişti. Şimdi,bir kez daha 15 Temmuz akşamı gibi hiçbir parti ayırt etmeksizin milletimiz bir bütün olarak ülkemize milletimize devletimize ve size,&nbsp;kutsal ve kuralsız para kazanma uğruna bulundukları koltuklardan güç alarak TelavivLondra hattının tefecileri ile birlikte operasyon çekenlere karşı ayaktadır. Sizin güçlü iradenizi beklemektedir. Ve sizin bu anlamdaki toplumun bütün kesimlerinde karşılık bulacak “evet milletimizin mesajıyla bizim mesajımız aynıdır ve işin içinde kim olursa olsun hesabını vermek üzere adalete teslim edilecektir ve de milletin gasp ettikleri hakları alınıp millete iade edilecektir”&nbsp;tutum ve davranışının pratiğini beklemektedir. Bir kez daha milletimiz 15 Temmuz gibi sizinle kucaklaşmayı beklemektedir sizin o geceki büyük çağrınız gibi çağrıyı beklemektedir ve gereğini beklemektedir. Yargı süreci; toplumun bütün kesimlerinde tereddüde, şüpheye ve güvensizliğe yol açmayacak şekilde, dikkatle ve titizlikle yürütülmelidir. Şimdi gelelim asıl meselemize. Türkiye, 25 yıllık siyasi liderlik ve devlet adamlığı tecrübesiyle Recep Tayyip Erdoğan’ın şahsında tarihsel bir birikime sahip. Küresel sistemin belirsizliklerden çıkıp yeni bir düzen inşa ettiği bu süreçte, bu birikim dünya için de büyük önem taşıyor. Unuttuğumuz bir başka ana eksen var: Dünya, yapay zekâ üzerinden tekno devletin, tekno sistemin, tekno öğretimin, tekno sosyal yapının ve tekno aklın şekilleneceği yeni bir sistem değişikliğinin inşa sürecinde. Bugün ülkemizin çok değerli bir teknokratıyla konuştum. Dikkatle ve heyecanla takip ettiğim, her satırından beslendiğim ve bize öğretmenlik yapan bir isim. Şu cümleyi söyledi: “Türkiye bu süreci Sayın Erdoğan’ın liderliğinde aşmak zorunda.” Bu cümleyi söyleyen isim AK Partili değil; Sayın Erdoğan’ın çevresinde de değil, hatta kendisine çok uzak. Ancak dünyadaki değişimi doğru okuyor ve Türkiye’nin bu değişimi ıskalamaması gerektiğini söylüyor. Dünyadaki sistem değişikliğinin Türkiye’de zamanında anlaşılması ve devlet başta olmak üzere sistemin bu temelde inşa edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Ve diyor ki: “Türkiye bu sistem değişikliğinde açıkta kalmasın. 2030’dan sonra Türkiye’yi hiçbir gücün tutması mümkün değil.” Şimdi gelelim Türkiye’de sağ, sol, Atatürkçü, dindar ya da dindar olmayan kesimlerin sosyolojik zemininde fon soygununa odaklanan öfkeye… Bu haklı öfkenin anlamı çok büyük. Son derece haklı bu öfke; fon soygununda yer alan isimlerin millet tarafından bilinmesi, haksız kazançların iade edilmesi ve sorumluların adalete hesap vermesiyle dinebilir. Ancak öfke duyanların da bu konuda şapkalarını önlerine koyup bir kez daha düşünmeleri gerekiyor. Çünkü bu ülke hepimizin. Fon soygunu karşısında aynı doğrular etrafında bir araya gelebildiysek, itiraz edip hak ve adalet diyebildiysek; diğer konularda da kin ve öfkeden sıyrılıp aklıselimle doğrular etrafında buluşmalıyız. Erdoğan’ın yokluğunda küresel dengenin nasıl inşa edileceğini; Türkiye’nin bu süreçte oyunun tamamen dışında bırakılarak yeniden bir çöküşe sürüklenmesi ihtimalini hep birlikte düşünelim. x.com/asalarastirma/… x.com/finansaljoker/… https://x.com/mkulunk/status/2113320503616176526?s=46 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/siyaset-haberleri">Siyaset</category><dc:creator><![CDATA[SAYIN ERDOĞAN’IN SIRTINDA KAMBUR OLMAKTAN ARTIK VAZGEÇİN - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 19:22:26 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/sayin-erdoganin-sirtinda-kambur-olmaktan-artik-vazgecin-222631-20261022.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/sayin-erdoganin-sirtinda-kambur-olmaktan-artik-vazgecin-222631-20261022.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/sayin-erdoganin-sirtinda-kambur-olmaktan-artik-vazgecin-222631-20261022.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ENERJİ ZİRVESİ İSTANBUL’DA TOPLANIYOR: GÜNDEM ENERJİ GÜVENLİĞİ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-enerji-zirvesi-istanbulda-toplaniyor-gundem-enerji-guvenligi-1019.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-enerji-zirvesi-istanbulda-toplaniyor-gundem-enerji-guvenligi-1019.html</link>
                    <description><![CDATA[16. Türkiye Enerji Zirvesi, 26-27 Ekim’de ulusal ve uluslararası sektör temsilcilerini buluşturacak.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Enerji sektörünün önemli buluşmalarından Türkiye Enerji Zirvesi, 16’ncı yılında Avrupa-Akdeniz bölgesinin enerji güvenliği ve yatırım fırsaklarını gündemine alıyor. 26-27 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek zirveye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın da katılması bekleniyor.

Hilton İstanbul Bomonti Hotel &amp; Conference Center’da gerçekleştirilecek zirve, bu yıl “Avrupa-Akdeniz Bölgesi’nde Enerji Güvenliği ve Yatırım Fırsatları” temasıyla düzenlenecek.

ULUSLARARASI KATILIM ÖNE ÇIKIYOR

Kamu kurumları, enerji piyasası düzenleyici kuruluşları, yatırımcılar, akademisyenler ve sektörün önde gelen şirketlerinin temsilcilerini bir araya getirecek organizasyonun, 1.000’in üzerinde katılımcıya ev sahipliği yapması öngörülüyor.

Zirvenin öne çıkan başlıkları arasında enerji arz güvenliği, jeopolitik gelişmelerin piyasalara etkisi, uluslararası enerji yatırımları ve bölgesel iş birlikleri bulunuyor. Elektrik şebekeleri, dijitalleşme, yapay zekâ, enerji depolama teknolojileri ve kritik ham maddeler de toplantılarda ele alınacak konular arasında yer alıyor.

BAKAN BAYRAKTAR ÖZEL OTURUMDA

Zirvenin ilk gününde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın katılımıyla özel bir oturum düzenlenecek. Programda ayrıca Avrupa ve Akdeniz ülkelerinden enerji düzenleme otoritelerinin temsilcileri ile uluslararası kuruluşların yetkililerinin de yer alması planlanıyor.

İki gün sürecek zirvede, Türkiye’nin enerji politikalarının yanı sıra bölgesel enerji piyasalarının geleceği ve yeni yatırım olanakları değerlendirilecek. Oturumların zirvenin ve Petroturk TV’nin YouTube kanalları üzerinden canlı yayımlanması planlanıyor.

2010 yılından bu yana düzenlenen Türkiye Enerji Zirvesi, kamu ve özel sektör arasında diyalog kurulması, yeni iş bağlantılarının geliştirilmesi ve enerji piyasalarındaki dönüşümün değerlendirilmesi açısından önemli bir platform olma özelliği taşıyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[ENERJİ ZİRVESİ İSTANBUL’DA TOPLANIYOR: GÜNDEM ENERJİ GÜVENLİĞİ - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 18:46:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/enerji-zirvesi-istanbulda-toplaniyor-gundem-enerji-guvenligi-215347-20261022.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/enerji-zirvesi-istanbulda-toplaniyor-gundem-enerji-guvenligi-215347-20261022.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/enerji-zirvesi-istanbulda-toplaniyor-gundem-enerji-guvenligi-215347-20261022.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[BİR DOKTORUN GÜLER YÜZÜ, HASTAYA ŞİFA OLUYOR]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-bir-doktorun-guler-yuzu-hastaya-sifa-oluyor-1018.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-bir-doktorun-guler-yuzu-hastaya-sifa-oluyor-1018.html</link>
                    <description><![CDATA[Aktürk Haber Ankara Temsilcisi Reşat Kuşçuoğlu, Etlik Şehir Hastanesi’nde görev yapan Prof. Dr. Önder Ersan’ın hastalarına yaklaşımından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 

Sağlık hizmetlerinde başarıyı yalnızca teşhis ve tedaviyle ölçmek eksik kalır. Hastaya gösterilen ilgi, söylenen güzel bir söz ve eksik olmayan bir tebessüm de tedavi sürecinin önemli bir parçasıdır. Hele ki hastalık nedeniyle moralini kaybetmiş, endişe içinde şifa arayan insanlar için bir doktorun güler yüzü, bazen ilaç kadar kıymetlidir.

Aktürk Haber Ankara Temsilcisi Reşat Kuşçuoğlu’nun Ankara Etlik Şehir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği’nde yaşadığı deneyim, bu gerçeği bir kez daha ortaya koydu.

Ayaklarındaki ağrı nedeniyle Prof. Dr. Önder Ersan’a muayene olan Kuşçuoğlu, karşılaştığı ilgi ve yakınlıktan duyduğu memnuniyeti anlattı. Kuşçuoğlu’nun aktardığına göre Prof. Dr. Ersan, yalnızca kendisine değil, muayene ettiği bütün hastalara güler yüzle yaklaşıyor; onları sabırla dinliyor ve şikâyetlerine çözüm bulmak için gayret gösteriyor.

KİBİRDEN UZAK, HASTASINA YAKIN

Kuşçuoğlu, Prof. Dr. Ersan’ın hastalarına yaklaşımında kibirden eser görmediğini, hekimlik bilgisinin yanında insanî yönüyle de takdir topladığını ifade ediyor. Doktorun danışmanının da aynı güler yüzlü ve ilgili tutumu sergilemesi, hastanede karşılaştığı olumlu izlenimi daha da güçlendirmiş.

Muayene sırasında hastaneye yatırılması seçeneği de gündeme gelmiş. Kuşçuoğlu, kendi tercihi doğrultusunda ilaç tedavisinin uygulanmasını istemiş. Prof. Dr. Ersan ilaçlarını yazarak bir ay sonra yeniden kontrole gelmesini tavsiye etmiş.

Kuşçuoğlu’nu asıl etkileyen ayrıntılardan biri ise doktorun hastalarına gösterdiği yakınlık olmuş. Reşat Kuşçuoğlu’nun anlatımına göre, Prof. Dr. Ersan, muayenesini tamamladığı hastalarını bizzat kapıya kadar uğurluyor. Bu davranış, ilk bakışta küçük bir incelik gibi görünebilir. Ancak hastaneye ağrıyla, kaygıyla ve kimi zaman çaresizlik duygusuyla gelen bir insan için böyle bir yaklaşımın anlamı büyüktür.

Kuşçuoğlu, muayenenin ardından Prof. Dr. Ersan’dan birlikte fotoğraf çektirmek için izin istediğinde de olumlu karşılık aldığını belirtiyor. Memnuniyetini dile getirerek hastaneden ayrılan Kuşçuoğlu’nun sözleri, bir hastanın doktorundan beklediği güven ve yakınlığın sade bir ifadesi.

GÜZEL SÖZ DE TEDAVİNİN BİR PARÇASI

Hastalık, insanın yalnızca bedenini değil, ruh hâlini de etkiler. Ağrı çeken, hareket etmekte zorlanan veya tedavisinin nasıl sonuçlanacağını bilmeyen bir hastanın morali çoğu zaman iyi değildir. Böyle bir durumda doktorun hastayı dikkatle dinlemesi, anlayabileceği bir dille konuşması ve yüzünü asmak yerine tebessüm etmesi büyük önem taşır.

Elbette güler yüz tek başına hastalığı iyileştirmez. Tıbbî bilgi, doğru teşhis ve uygun tedavinin yerini hiçbir şey tutamaz. Ancak bunlara eşlik eden şefkatli bir yaklaşım, hastanın kendisini güvende hissetmesine, kaygısının azalmasına ve tedavi sürecine daha umutla bakmasına yardımcı olabilir. Bu yönüyle güzel bir söz ve samimi bir ilgi, hastaya adeta moral terapisi sunar.

Üstelik bütün bunlar için uzun uzun konuşmaya da gerek yoktur. Hastanın gözlerinin içine bakarak onu dinlemek, sorularına sabırla cevap vermek, anlayış göstermek ve muayene sonrasında birkaç sıcak söz söylemek yeterlidir. Önemli olan, hastanın karşısında yalnızca bir dosya ya da tıbbî vaka değil, duyguları ve endişeleri olan bir insan bulunduğunu unutmamaktır.

GÜZEL ÖRNEKLERİN HAKKI TESLİM EDİLMELİ

Sağlık çalışanlarının ağır iş yükü altında görev yaptığı, hastanelerde yoğunluğun zaman zaman herkesi zorladığı bilinen bir gerçek. Bu şartlar, hekimlerin ve sağlık personelinin işini kolaylaştırmıyor. Ancak bütün bu güçlüklerin arasında mesleğini insan sevgisiyle birleştiren isimlerin de görülmesi, takdir edilmesi ve örnek gösterilmesi gerekiyor.

Bu yazının amacı bir hekimi överken diğerlerini eleştirmek değil. Tam tersine, mesleğini özveriyle yapan, hastasına değer veren ve insanî yaklaşımıyla fark oluşturan sağlık çalışanlarının hakkını teslim etmek.

Prof. Dr. Önder Ersan’ın Reşat Kuşçuoğlu’nda bıraktığı olumlu izlenim, hekimlik mesleğinin yalnızca bilgi ve tecrübeden ibaret olmadığını hatırlatıyor. Hastaya gösterilen saygı, tevazu ve içtenlik de mesleğin ayrılmaz parçaları.

Başarılı hekimlerin yalnızca bilimsel çalışmalarıyla değil, hastalarına yaklaşımıyla da gündeme gelmesi önemli. Çünkü güzel örnekler anlatıldıkça çoğalır; takdir gördükçe daha fazla insana ilham verir.

Etlik Şehir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği’nde görev yapan Prof. Dr. Önder Ersan’a, hastalarına gösterdiği ilgi ve nezaket dolayısıyla teşekkür ediyor; kendisine ve bütün sağlık çalışanlarına görevlerinde başarılar diliyoruz.

Bazen bir reçete ağrıyı dindirmek için gereklidir. Bazen de o reçeteyi yazan hekimin güler yüzü, hastanın yüreğine su serper. İyi hekimlik, ikisini bir arada sunabilmektir.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[BİR DOKTORUN GÜLER YÜZÜ, HASTAYA ŞİFA OLUYOR - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 10:16:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/bir-doktorun-guler-yuzu-hastaya-sifa-oluyor-133115-20261022.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/bir-doktorun-guler-yuzu-hastaya-sifa-oluyor-133115-20261022.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/bir-doktorun-guler-yuzu-hastaya-sifa-oluyor-133115-20261022.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[HARRAN ÜNİVERSİTESİ HASTANESİNDEN ENFLAMATUAR GÖZ HASTALIKLARINDA ERKEN TANI UYARISI]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-harran-universitesi-hastanesinden-enflamatuar-goz-hastaliklarinda-erken-tani-uyarisi-1017.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-harran-universitesi-hastanesinden-enflamatuar-goz-hastaliklarinda-erken-tani-uyarisi-1017.html</link>
                    <description><![CDATA[Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Öğr. Üyesi Dr. İrfan Uzun, enflamatuar göz hastalıklarında erken tanı ve uygun tedavinin kalıcı görme kaybının önlenmesinde önemli rol oynadığını belirtti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[  19-25 Ekim Enflamatuar Göz Hastalığı Farkındalık Haftası dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Öğr. Üyesi Dr. İrfan Uzun, Üveit ve Behçet hastalığına bağlı göz tutulumunun zamanında teşhis ve tedavi edilmediğinde ciddi görme sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekti. ENFLAMATUAR GÖZ HASTALIKLARI GÖRMEYİ TEHDİT EDİYOR Üveitin gözün orta tabakasında meydana gelen iltihaplanma olduğunu belirten Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Öğr. Üyesi Dr. İrfan Uzun, hastalığın bulanık görme, gözde kızarıklık, ışığa hassasiyet, ağrı ve görüş alanında uçuşan cisimler gibi belirtilerle ortaya çıkabildiğini kaydetti. Behçet hastalığına bağlı göz tutulumunun özellikle genç erişkinlerde ani ve şiddetli ataklarla seyredebildiğine dikkat çeken Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Öğr. Üyesi Dr. İrfan Uzun, uygun tedavinin gecikmesi durumunda kalıcı görme kaybı ve görme fonksiyonlarında ciddi azalma gelişebileceğini bildirdi. Hastalığın bazı durumlarda belirgin bulgular vermeden ilerleyebildiğini aktaran Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Öğr. Üyesi Dr. İrfan Uzun, gözle ilgili şikâyetlerin erken dönemde değerlendirilmesinin tedavi başarısı açısından önem taşıdığını vurguladı. HARRAN ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ’NDE ÖZELLEŞMİŞ TANI VE TEDAVİ HİZMETİ Harran Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı bünyesinde faaliyet gösteren Uvea Behçet Birimi’nde enflamatuar göz hastalıklarının tanı ve tedavisine yönelik hizmet sunulduğunu belirten Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Öğr. Üyesi Dr. İrfan Uzun, Üveit ve Behçet hastalığı başta olmak üzere bu gruptaki hastalıkların ileri görüntüleme yöntemleri ve güncel tedavi yaklaşımlarıyla takip edildiğini ifade etti. Hastaların ihtiyaçları doğrultusunda romatoloji ve dermatoloji gibi farklı branşlarla iş birliği yapıldığını belirten Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Öğr. Üyesi Dr. İrfan Uzun, multidisipliner yaklaşımın hastalığın kontrol altına alınması ve olası komplikasyonların önlenmesi açısından önem taşıdığını belirtti. Sağlık hizmetlerinin yanı sıra eğitim faaliyetlerine ve ileri tıbbi teknolojilerin kullanımına da önem veren Harran Üniversitesi Hastanesi, robotik cerrahi uygulamalarıyla bölgesel sağlık hizmetlerinin gelişimine katkı sunmayı hedefliyor. Hastane, uzmanlaşmış tanı ve tedavi hizmetlerinin yanı sıra sağlık alanındaki eğitim çalışmalarıyla da bölgenin sağlık altyapısının güçlendirilmesine katkıda bulunuyor. ERKEN TANI GÖRME KAYBININ ÖNLENMESİNDE ÖNEMLİ Gözde ani başlayan bulanık görme, kızarıklık, ağrı, ışığa hassasiyet, uçuşan cisimler veya görüş alanında karanlık bölgeler gibi belirtiler yaşayan kişilerin gecikmeden göz hastalıkları uzmanına başvurması gerektiğini belirten Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Öğr. Üyesi Dr. İrfan Uzun, Behçet hastalığı veya diğer romatolojik ve otoimmün hastalıkları bulunan kişilerin yanı sıra daha önce üveit atağı geçirenlerin de düzenli göz kontrollerini aksatmaması gerektiğini vurguladı. Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Öğr. Üyesi Dr. İrfan Uzun, enflamatuar göz hastalıklarında erken tanı, uygun tedavi ve düzenli takibin görme fonksiyonlarının korunması ve kalıcı görme kaybı riskinin azaltılması açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[HARRAN ÜNİVERSİTESİ HASTANESİNDEN ENFLAMATUAR GÖZ HASTALIKLARINDA ERKEN TANI UYARISI - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 09:32:08 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/harran-universitesi-hastanesinden-enflamatuar-goz-hastaliklarinda-erken-tani-uyarisi-123707-20261022.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/harran-universitesi-hastanesinden-enflamatuar-goz-hastaliklarinda-erken-tani-uyarisi-123707-20261022.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/harran-universitesi-hastanesinden-enflamatuar-goz-hastaliklarinda-erken-tani-uyarisi-123707-20261022.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[CEMAL’İN AYNASI, TANSİYONUN İNADI]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-cemalin-aynasi-tansiyonun-inadi-1016.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-cemalin-aynasi-tansiyonun-inadi-1016.html</link>
                    <description><![CDATA[Dr. Müslüm Sunay yazdı...]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Muayenehaneme bir gün Cemal adlı bir hasta geldi. Şikâyetleri baş ağrısı, baş dönmesi ve ense ağrısıydı. Tansiyonunu ölçtüğümde 20’ye 15 çıktı. Yani hem büyük hem de küçük tansiyonu oldukça yüksekti.

Hipertansiyon, halk arasında bilinen adıyla yüksek tansiyon, günümüzde “sessiz katil” olarak anılıyor. Çünkü çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebiliyor; tedavi edilmediğinde felç, kalp krizi, kalp yetmezliği ve böbrek hastalıkları gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Bu nedenle tansiyon yüksekliği, hafife alınmaması gereken önemli bir sağlık sorunu.

Cemal’in tansiyonu tehlikeli derecede yüksekti. Hemen müdahale ettim. O günkü uygulamanın ardından tansiyonu yaklaşık yarım saat içinde 14’e 10’a düşünce tedavisini düzenledim. Hastayı gönderirken Cardura adlı ilacın kullanımı konusunda özellikle uyardım. Dozuna dikkat etmesini, söylediğim miktarın dışına çıkmamasını tembihledim. Çünkü bu ilacın yanlış kullanımı, tansiyonun aşırı düşmesine ve ciddi sorunlara neden olabilirdi.

Ertesi gün, dün kendi ayakları üzerinde muayenehaneme gelen Cemal’i bu kez dört kişinin yardımıyla, battaniyeye sarılı hâlde güçlükle taşıyarak getirdiler.

Hasta ne oturabiliyor ne de ayağa kalkabiliyordu.

— Cemal, ne yaptın? Ne oldu sana? diye sordum.

Anlatmaya başladı:

— Hocam, sen bana Cardura’yı yarım al demiştin ya… Ben de yatmadan önce ilacımı içecektim. Bir aynadaki 120 kiloluk cüsseme baktım, bir de elimdeki mercimek kadar hapa… Kendi kendime, “Mercimek kadar bu yarım tablet, bu cüsseye ne yapar ki?” dedim ve hapı bütün hâlde yuttum. Sabah yataktan kalkamaz duruma gelince gençler beni apar topar senin yanına getirdiler işte. Yani anlayacağın hocam, hapı yutmuşum!

Cemal, başına gelenleri öyle güzel anlatıyordu ki insan bir yandan durumuna üzülüyor, bir yandan da anlattığına gülümsemekten kendini alamıyordu.

Yattığı yerde tansiyonu 15’e 10 civarındaydı. Ancak hastanın oturur pozisyona geçmesiyle tansiyonunun belirgin biçimde düştüğünü gördük. Oturur vaziyette ölçtüğümüzde değer 10’a 8’e kadar inmişti.

Bu tablo, tansiyon düşüklüğüyle birlikte ortaya çıkan ortostatik hipotansiyon açısından değerlendirilmesi gereken bir durumdu. Özellikle bazı tansiyon ilaçları, yanlış dozda kullanıldığında veya vücudun pozisyonu değiştiğinde tansiyonun aşırı düşmesine ve baş dönmesi, güçsüzlük, hatta bayılma gibi şikâyetlere yol açabiliyordu.

Cemal’i yeniden yatırdık ve gerekli müdahaleyi yaptık. Durumu düzeldikten sonra ayağa kalkabilecek hâle geldi. Ancak kendisini gönderirken Cardura konusunda bir kez daha uyardım.

— Cemal, ilacı kullanırken söylediğim doza mutlaka uy. Sakın kendi kendine doz artırma!

Cardura üzerinde özellikle durmamın nedeni, o dönemde hastanın küçük tansiyonunu düşürmek amacıyla bu ilaçtan yararlanmayı düşünmemdi. Ne var ki ilaç tedavisinde doz kadar, hastanın ilacı nasıl kullandığı ve tedaviye ne ölçüde uyduğu da önemlidir.

Aradan bir gün geçti. Cemal’i yine dört kişi yardımıyla muayenehaneye getirdiler.

Bu kez şaşkınlığımı gizleyemedim:

— Yahu, ne oldu yine? Ne yaptınız bu adama?

Cemal söze girdi:

— Hocam, suç bende değil, suç aynada!

Ardından devam etti:

— Dediğin gibi yatmadan önce ilacımı alacaktım. Aynadaki Cemal’e baktım. O da bana sanki, “Bu koca cüsseye bu yarım hap ne yapar?” der gibi baktı. Ben de yine hapı bütün hâlde yuttum. Sabah yine yataktan kalkamadım. İşte yine senin yanındayım. Suç o aynada, suç o aynayı oraya koyanda!

Cemal, yaşadığı sıkıntıya rağmen esprisini de eksik etmiyordu.

Biz de hastanın durumunu yeniden değerlendirdik ve gerekli müdahaleyi yaptık. İyileşmesinin ardından evine gönderildi.

Sonraki kontrollerinde beslenmesine dikkat etmesi, tuz tüketimini azaltması ve tedavisini hekim kontrolünde sürdürmesiyle tansiyonunun daha iyi seviyelerde seyrettiğini gördük.

Bu olay bana bir kez daha gösterdi ki tıpta “Hastalık yoktur, hasta vardır.” Her hastanın bünyesi, alışkanlıkları, tedaviye yaklaşımı ve ilacı kullanma biçimi farklıdır. Hekimlik yalnızca hastalığı teşhis edip ilaç yazmaktan ibaret değildir; hastayı tanımayı, onu dinlemeyi ve tedaviyi doğru uygulayıp uygulamadığını takip etmeyi de gerektirir.

Bu kutsal mesleği icra ederken bunun gibi nice sürprizle karşılaştık. Kimi zaman bir hastanın yaşadığı sıkıntı bize önemli bir ders verdi, kimi zaman da insanı gülümseten bir hatıraya dönüştü.

En iyisi, sözü burada bitirip türkümüze devam edelim:

Tabip sen elleme benim yaramı
Beni bu dertlere salanı getir
Benden bu ömrümü çalanı getir

Bir kor oldu görülüyor özümden
Name name inliyor sazımdan
Dünyayı verseler yoktur gözümden
Benden bu ömrümü çalanı getir...

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[CEMAL’İN AYNASI, TANSİYONUN İNADI - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 09:14:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/cemalin-aynasi-tansiyonun-inadi-122026-20261022.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/cemalin-aynasi-tansiyonun-inadi-122026-20261022.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/cemalin-aynasi-tansiyonun-inadi-122026-20261022.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ŞUDEV BAŞKANLIĞINA FARUK BAYRAK GETİRİLDİ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-sudev-baskanligina-faruk-bayrak-getirildi-1015.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-sudev-baskanligina-faruk-bayrak-getirildi-1015.html</link>
                    <description><![CDATA[Şanlıurfa Dayanışma ve Eğitim Vakfı’nın (ŞUDEV) yeni başkanı, Şanlıurfa eski Milletvekili M. Faruk Bayrak oldu. Bayrak, eğitim, kültür ve sosyal dayanışma alanlarında kalıcı çalışmalar yapmayı hedeflediklerini açıkladı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Yusuf KÜRKÇÜOĞLU /İSTANBUL  İstanbul’da faaliyet gösteren Şanlıurfa Dayanışma ve Eğitim Vakfı (ŞUDEV) Başkanlığı görevine Şanlıurfa eski Milletvekili M. Faruk Bayrak getirildi. Şanlıurfa’nın köklü tarihini, zengin kültürünü ve dayanışma geleneğini yaşatmak amacıyla çalışmalarını sürdüren vakıf, yeni dönemde eğitim, kültür ve sosyal dayanışma alanlarına ağırlık vermeyi hedefliyor. AMAÇ, ŞANLIURFA’NIN DEĞERLERİNİ GELECEĞE TAŞIMAK ŞUDEV Başkanı M. Faruk Bayrak, vakfın hedeflerine ilişkin yaptığı açıklamada, Şanlıurfalıların dayanışma ve hayırseverlik anlayışıyla kurulan vakfın önemli sorumluluklar üstlendiğini belirtti. Eğitim, kültür ve sosyal dayanışma alanlarında kalıcı çalışmalar gerçekleştirmeyi amaçladıklarını ifade eden Bayrak, Şanlıurfa’nın tarihî ve kültürel mirasını korumak ve tanıtmak, gençlere ve araştırmacılara destek olmak istediklerini kaydetti. Bayrak, memleketin edebiyatını, folklorunu, tarihini ve sanatını yaşatmanın yanı sıra Şanlıurfalı yazar ve şairlerin eserlerini gelecek kuşaklarla buluşturmayı önemsediklerini vurguladı. Kültürel birikimin ortak bir hafıza etrafında bir araya getirilmesinin de vakfın öncelikleri arasında yer aldığını belirtti. ŞANLIURFALILARA DAYANIŞMA ÇAĞRISI Memleket sevgisinin ortak değerlere sahip çıkmak ve dayanışmayı güçlendirmekle anlam kazanacağını dile getiren Bayrak, vakfın çalışmalarında hemşehrilerinin katkı ve desteğini önemsediklerini ifade etti. ŞUDEV’in faaliyetlerini sosyal medya hesapları üzerinden de paylaşacaklarını belirten Bayrak, bütün Şanlıurfalıları vakfın çalışmalarına katkı sunmaya ve bu birlikteliğin bir parçası olmaya davet etti. ŞUDEV’İN İLETİŞİM BİLGİLERİ Adres: Şirinevler Mahallesi, Mithatpaşa Caddesi, Dere Sokak No: 4/C, Bahçelievler/İstanbul Telefon: 0552 830 9363 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[ŞUDEV BAŞKANLIĞINA FARUK BAYRAK GETİRİLDİ - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 08:46:52 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/sudev-baskanligina-faruk-bayrak-getirildi-120102-20261022.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/sudev-baskanligina-faruk-bayrak-getirildi-120102-20261022.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/sudev-baskanligina-faruk-bayrak-getirildi-120102-20261022.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Avrupa Şampiyonu Fatma Gül Çevik, Isparta’da coşkuyla karşılandı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-avrupa-sampiyonu-fatma-gul-cevik-ispartada-coskuyla-karsilandi-1014.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-avrupa-sampiyonu-fatma-gul-cevik-ispartada-coskuyla-karsilandi-1014.html</link>
                    <description><![CDATA[Avrupa şampiyonluğu elde ederek önemli bir başarıya imza atan milli sporcu, Isparta Belediyesi’ni de ziyaret etti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Arnavutluk’ta düzenlenen U23 Avrupa Halter Şampiyonası’nda Türkiye’yi ve Isparta’yı temsil ederek 2 altın ve 1 gümüş madalya kazanan Isparta Belediyesi Spor Kulübü milli sporcusu Fatma Gül Çevik, Isparta’da coşkuyla karşılandı. Avrupa şampiyonluğu elde ederek önemli bir başarıya imza atan milli sporcu, Isparta Belediyesi’ni de ziyaret etti. Arnavutluk’ta gerçekleştirilen U23 Avrupa Halter Şampiyonası’nda mücadele eden Isparta Belediyesi Spor Kulübü’nün milli sporcusu Fatma Gül Çevik, elde ettiği derecelerle hem Türkiye’nin hem de Isparta’nın gururu oldu. Şampiyonada başarılı bir performans sergileyen Çevik, kazandığı 2 altın ve 1 gümüş madalyayla Avrupa’nın zirvesine adını yazdırdı. Artı 86 kilogram kategorisinde yarışan milli sporcu, koparmada 109 kilogram, silkmede 137 kilogram kaldırarak toplamda 246 kiloluk dereceye ulaştı. Bu performansıyla Avrupa şampiyonluğunu elde eden Fatma Gül Çevik, uluslararası arenada Türkiye’yi ve Isparta’yı başarıyla temsil etti. Avrupa Şampiyonası’nda kazandığı madalyalarla Isparta’ya dönen milli sporcu Fatma Gül Çevik, kentte coşkuyla karşılandı. Başarısıyla büyük sevinç yaşatan Çevik, Isparta Belediyesi’ni ziyaret ederek başarısını paylaştı. Isparta Belediyesi Spor Kulübü bünyesinde yetişerek milli formayla uluslararası başarı elde eden Fatma Gül Çevik’in kazandığı madalyalar, kentte spora yapılan yatırımların ve sporculara verilen desteğin önemini bir kez daha ortaya koydu. Milli Halterci Fatma Gül Çevik’i Isparta Belediyesi’nde Isparta Belediye Başkanvekili Furkan Balaman, Belediye Başkan Yardımcısı Özler Erdoğan, belediye meclis üyeleri tarafından karşılandı. Milli Halterci Fatma Gül Çevik, aldığı başarıdan dolayı çok mutlu ve gururlu olduğunu belirterek, başarılarındaki desteklerinden dolayı Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’e teşekkür etti. Milli Sporcu Çevik, “Çok mutluyum. Çok gururluyum. Çünkü Türk Bayrağımız Arnavutluk’ta dalgalandırdım. Çok gurur verici bir histi. Bileğimde bir sakatlığım vardı. O sakatlığımın iyileşmesiyle Avrupa Şampiyonasına katıldım ve rekorumu kırdım. Daha önce 135 kiloluk rekorumu, 137 kiloyla yeniden kırdım. Bu başarım için öncelikle Isparta Belediye Başkanımız Şükrü Başdeğirmen olmak üzere bana destek olan herkese çok teşekkür ederim” dedi. Isparta Belediye Başkanvekili Furkan Balaman, U23 Avrupa Halter Şampiyonası’nda Avrupa şampiyonu olan milli sporcu Fatma Gül Çevik’i tebrik ederek, bir sonraki hedefin Olimpiyat Şampiyonası olduğunu söyledi. Başkanvekili Balaman, “Bugün yine geçmişte olduğu gibi Fatma Gül başarılarına bir yenisini daha ekledi ve yine bir gurur daha yaşattı bize. Fatma Gül Çevik, kategorisinde yine Avrupa Şampiyonu oldu. Bizi Avrupa’da en güzel temsil eden kardeşimiz Fatma Gül. İnşallah 2 yıl sonra Olimpiyat Şampiyonası olacak. Orada da kendisini şampiyon görmek istiyoruz” dedi. Konuşmaların ardından ziyaret hatıra fotoğrafıyla sona erdi. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/spor-haberleri">Spor</category><dc:creator><![CDATA[Avrupa Şampiyonu Fatma Gül Çevik, Isparta’da coşkuyla karşılandı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 08:38:22 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/avrupa-sampiyonu-fatma-gul-cevik-ispartada-coskuyla-karsilandi-114255-20261022.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/avrupa-sampiyonu-fatma-gul-cevik-ispartada-coskuyla-karsilandi-114255-20261022.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/avrupa-sampiyonu-fatma-gul-cevik-ispartada-coskuyla-karsilandi-114255-20261022.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[FAKIBABA HEM İYİ PARTİ’DEN HEM MİLLETVEKİLLİĞİNDEN İSTİFA ETTİ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-fakibaba-hem-iyi-partiden-hem-milletvekilliginden-istifa-etti-1013.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-fakibaba-hem-iyi-partiden-hem-milletvekilliginden-istifa-etti-1013.html</link>
                    <description><![CDATA[Müsavat Dervişoğlu’nun istifa çağrısı üzerine Ahmet Eşref Fakıbaba, hem partisinden hem de milletvekilliği görevinden ayrıldığını duyurdu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İYİ Parti’de, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin görüş ayrılığı istifayla sonuçlandı. İYİ Parti Ankara Milletvekili Ahmet Eşref Fakıbaba, Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’nun kendisine yönelik istifa çağrısının ardından hem parti üyeliğinden hem de milletvekilliğinden istifa ettiğini açıkladı. DERVİŞOĞLU’NDAN AÇIK İSTİFA ÇAĞRISI Tartışma, Fakıbaba’nın gazeteci İsmail Saymaz’a yaptığı açıklamalarla gündeme geldi. “Terörsüz Türkiye” sürecine destek verdiğini belirten Fakıbaba, İYİ Parti’nin bazı konulardaki yaklaşımından farklı düşündüğünü ifade etti. Fakıbaba’nın, “İYİ Parti’ye geçerken ‘Ne mutlu Türk’üm diyene’ dememişimdir, ‘Türkiye milliyetçisiyim’ demişimdir” sözleri ise siyasi tartışmanın merkezine yerleşti. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, bu açıklamalara tepki göstererek Fakıbaba’dan hem parti üyeliğinden hem de milletvekilliğinden istifa etmesini istedi. Dervişoğlu açıklamasında, “‘Ne mutlu Türk’üm diyene’ diyemeyen birinin aramızda yeri yoktur” ifadelerini kullandı. FAKIBABA’DAN SİYASİ ETİK VURGUSU Dervişoğlu’nun çağrısının ardından kararını açıklayan Fakıbaba, istifasını iki ayrı gerekçeyle değerlendirdi. Fakıbaba, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Sayın Genel Başkanımız Müsavat Dervişoğlu’nun isteği doğrultusunda İYİ Parti üyeliğinden; siyasi etik anlayışım gereği ise Ankara Milletvekilliği görevimden istifa ettiğimi kamuoyunun bilgisine saygılarımla sunarım.” Böylece Fakıbaba, yalnızca partisinden ayrılmakla kalmadı, milletvekilliği görevini de bıraktığını duyurdu. AK PARTİ’DEN İYİ PARTİ’YE UZANAN SİYASİ YOLCULUK Ahmet Eşref Fakıbaba, siyasi kariyerinde farklı partilerde görev aldı. 2015 ve 2018 yıllarında AK Parti’den milletvekili seçilen Fakıbaba, 2022 yılında bu partiden istifa ederek İYİ Parti’ye katıldı. 2023 seçimlerinde ise İYİ Parti Ankara Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne girdi. Son istifa kararıyla Fakıbaba’nın siyasi kariyerinde yeni bir dönem başladı. Bundan sonraki siyasi tutumunun ne olacağı ve herhangi bir partiye katılıp katılmayacağı ise henüz netleşmedi. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/siyaset-haberleri">Siyaset</category><dc:creator><![CDATA[FAKIBABA HEM İYİ PARTİ’DEN HEM MİLLETVEKİLLİĞİNDEN İSTİFA ETTİ - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 15:04:01 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/fakibaba-hem-iyi-partiden-hem-milletvekilliginden-istifa-etti-180957-20261021.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/fakibaba-hem-iyi-partiden-hem-milletvekilliginden-istifa-etti-180957-20261021.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/fakibaba-hem-iyi-partiden-hem-milletvekilliginden-istifa-etti-180957-20261021.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[KUTSALSIZ VE KURALSIZ PARA KAZANMAK]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-kutsalsiz-ve-kuralsiz-para-kazanmak-1012.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-kutsalsiz-ve-kuralsiz-para-kazanmak-1012.html</link>
                    <description><![CDATA[Metin Külünk yazdı...]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Kutsalsız ve kuralsız para kazanmak uğruna bulundukları koltuklardaki gücü kullananlar, neye hizmet ettiklerinin ülkemize yönelik nasıl bir kirli senaryonun içerisinde olduklarını fark edip oturdukları koltukları terk etmemek için bu kadar direnmelerinin sebebi nedir? FON YOLSUZLUĞUNU ESAD DÖNEMİ HAZIRLIĞI İÇİN KULLANCAKLAR, HALA ANLAMAYACAK MIYIZ? TÜRKİYE, bugünlere gelinceye kadar nice badireler atlattı. 1930’lu yılları hatırlayın, 1940’lı yılları hatırlayın, 1950’li yılları hatırlayın; oradan bugüne gelin. Yakın tarihimizde, bütün darbelerin gerekçeleri arasında “irtica” hiç unutulmamıştır. Başörtüsü tehdit olarak görülmüş, din psikolojisi ve din sosyolojisi alanındaki bütün söylemler tehdit kabul edilmiştir. Seküler Fransız aydınlanmacılığı odağında, camiyi ve İslam’ı tasfiye etmeye yönelik bir model Türkiye’de hep belirleyici rol oynamıştır. Sonuçta Anadolu’ya çekilen irfan geleneği; sabırla, metanetle, ahlakla, samimiyetle, hak ve adalet duygusuyla, paylaşma ve dayanışmayla yeniden ayağa kalkmaya çalışmıştır. En önemlisi, samimiyet ve ahlakla… Avuçlarının içinden kayıp gitmiş koca Osmanlı’dan sonra evlerinin, camilerinin ve Kur’an kurslarının etrafında kurdukları dünyayla, “Bir kez daha, yeniden!” diyerek sessiz ve sakin bir mücadeleye başlamışlardır. Ancak nice zorluklar yaşamış, cezaevleri görmüşlerdir. Bir kitap yazdığı, tek bir kelime söylediği, hakkı ve hakikati savunduğu için bedel ödeyen insanlar olmuştur. Açık ve seçik söyleyelim: Osmanlı’yı parçalayan Londra, Siyonist yapılar ve onlarla iş birliği içindeki Evanjelik akıl; sermaye gücü üzerinden Türkiye’de kendi kontrolündeki yapıları inşa etmiş, Türkiye’yi istikametinden çıkmış gördüğü her dönemde baskılamıştır. Ancak milletin kararlı yürüyüşü bu dalga boyunu aşmış ve ortaya AK Parti iktidarı çıkmıştır. Fakat dikkat edilmesi gereken bir husus var: Geçmişteki bütün baskı dönemleri ortadan kalkmış olmasına rağmen bugün yaşanan çürümüşlük; kul hakkını, hazinenin hakkını, emanet sorumluluğunu, ahlakı, samimiyeti, emeğin hakkını, akıl terini ve alın terini derinden zedelemiştir. Bütün bu kavramlar çürütülmüş, toplum çok derin bir travmanın içine sokulmuştur. Bir asrı aşkın süredir verilen mücadelenin ardından herkes şaşkınlıkla birbirine bakıyor: Ne oluyor? Çünkü Anadolu irfanı mektebinde yetişmiş hiç kimsenin derdi, iktidara geldikten sonra devletin imkânlarını kendi çıkarı için kullanmak değildi. Hazinenin imkânlarını kendisi için bir zenginlik aracına dönüştürmek diye bir kavram yoktu. “Güç bende” diyerek liyakat ve ehliyet kavramlarını anlamsızlaştırmak yoktu. Göçmen ve mazlum insanların duygularını istismar ederek onların üzerinde Jakoben bir model inşa etmek yoktu. Tek bir dert vardı: Allah’ın rızasını kazanmak ve Türkiye’yi bir kez daha dünyanın en güçlü devleti hâline getirerek insanlığın kurtuluşuna katkı sunmak. Kimin tuzağına düştük? Açık ve seçik söyleyeyim mi? Fuller bu işi 1990’lı yıllarda görmüş; hatta daha geriye giderek, 12 Eylül öncesindeki Yeşil Kuşak Projesi’yle de görmüş. Türkiye’de kendilerine karşı tek parti ve şeflik döneminde Demokrat Parti’yle ortaya çıkan Anadolu tepkisini görmüşler. İmam-ı Azam çizgisinin Anadolu’daki mücadele karakteri üzerindeki belirleyiciliğini görmüşler. Semerkant-Buhara modelinin belirleyiciliğini ve bu modelin ortaya çıkardığı insanı ve toplumsal yapıyı görmüşler. Ne yapıp edip Türkiye’deki bu modeli içeriden çürütmek için kendilerine ait FETÖ ve benzeri modellemelerle Türkiye’de operasyon gerçekleştirdiler. Gördüler ki kendilerine göre 28 Şubat’ın da 12 Eylül’ün de bir anlamı yokmuş. Neden? Çünkü İslami düşünceyi ve Türkiye’de din psikolojisi alanında kendilerini şekillendiren entelektüel aydınları, AK Parti iktidarının gücü üzerinden öyle geniş bir konfor alanına kavuşturmuşlar ki “Artık her şeyin sonu geldi, başka bir şeye gerek var mı?” demişler. @tcbestepe @RTErdogan @MHP_Bilgi @dbdevletbahceli @vasipsahin @mustafaterzi34 @azizsenpark @kureseldenyerel @TarkUys06637194 https://x.com/mkulunk/status/2112826520041345482?s=46 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/siyaset-haberleri">Siyaset</category><dc:creator><![CDATA[KUTSALSIZ VE KURALSIZ PARA KAZANMAK - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 14:33:35 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/kutsalsiz-ve-kuralsiz-para-kazanmak-173655-20261021.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/kutsalsiz-ve-kuralsiz-para-kazanmak-173655-20261021.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/kutsalsiz-ve-kuralsiz-para-kazanmak-173655-20261021.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[FON FON FON: MİLYARLARA KON]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-fon-fon-fon-milyarlara-kon-1011.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-fon-fon-fon-milyarlara-kon-1011.html</link>
                    <description><![CDATA[Ayhan Yalçın yazdı...]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Kıymetli okuyucularım, &nbsp; Müsaadenizle bugün gündemi meşgul eden bir konu hakkında tekrar bir şeyler yazma gereğini duyduk. Çünkü bu konu gerçekten oldukça&nbsp; moral bozucu ve oldukça mide bulandırıcı bir konu: Borsa ve Fon soygunu... &nbsp; KİTABIN TAM ORTASINDAN KONUŞALIM  &nbsp; "Kitabın ortasından konuşmak" diye bir deyim vardır: Lafı evirip çevirmeden, yani lafı çok uzatmadan, açık ve seçik bir şekilde doğrudan, hiç kimseden de korkmadan ve hiç kimseden çekinmeden, yalnızca gerçekleri söylemek anlamına gelen bir deyimle sizlere seslenmek istiyoruz. Tabi ki de müsaadenizle... &nbsp; RESMEN KÜÇÜK DİLİMİZİ YUTTUK DİYEBİLİRİZ  &nbsp; Yüz binlerce vatandaşımızın soyulduğu, milyar dolarların havada uçuştuğu ve birilerinin servetine servet kattığı bir soygun haline geldi Borsa ve Fon soygunu. İşin garip, üzücü ve ilginç tarafı da; devletin zirvesinde olan insanların bu soygunun tam merkezinde oluşu. Ülke olarak hepimizin nutku tutuldu desek yeridir. Çünkü olan biteni duyduğumuzda, milyar dolarların havada uçuştuğunu öğrendiğimizde resmen küçük dilimizi yuttuk diyebiliriz. &nbsp; BORSA VE FON SOYGUNU AZ BUZ BİR SOYGUN DEĞİL &nbsp; Borsa ve Fon soygunu öyle bir soygun ki, az buz gibi değil bu soygun. Bir bakıyorsunuz küçük bir belediye başkanının sevetine, bir bakıyorsunuz parti içinde görev yapan birinin servetine, bir bakıyorsunuz milletvekillerinin servetine; sahip oldukları tapular, kasalarındaki paralar... Bir de ortaya çıkmayanlar var. &nbsp; ŞAŞIRMAMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR  &nbsp; Kıymetli okuyucularım, tüm bu olanları duyduğumuzda şaşırmamak ve üzülmemek&nbsp; mümkün değil yani. Bendeniz, 35 yıldan beri çalışıyorum. Hem de üst düzey yöneticilik yaptığım halde günde 12 saat, 13 saat, belki de daha fazla zaman çalıştığım günler oldu. Hatta ve hatta iki gün hiç uyumadan çalıştığım günler de oldu. Bir de siyasette olunca haftalarca, hatta aylarca yatak yüzü görmediğimiz günler oldu. Hem de çokkk. &nbsp; SİYASETTE KOKUŞMUŞLUK VE KİRLİ BİR DÜZEN VAR  &nbsp; Ne yazık ki son yıllarda siyasette bir kokuşmuşluk ve kirli bir düzen var. Sanki birileri bilerek ve isteyerek AK PARTİ Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı zor durumda bırakmak istiyor. Böylelikle de AK PARTİ'ye büyük zararlar veriyorlar. Bunun son örneğini Borsa ve Fon soygununda yaşadık. Hem de AK PARTİ Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın en yakınındaki isimler ve en güvendiği kişiler. Bu kadar para hırsı nedendir onu da anlamış değiliz. &nbsp; AK PARTİ SEÇMENLERİ VE HALK ÖFKE KUSUYOR  &nbsp; Borsa ve Fon soygunundan sonra AK PARTİ seçmenleri ve halk AK PARTİ'ye karşı resmen öfke kusuyor. Özellikle de AK PARTİ tabanında büyük bir kızgınlık var. Özellikle de Borsa ve Fon soygunundan sonra AK PARTİ'de siyaset yapanlar da zor durumda kalıyor. Çünkü seçimlerde halkın arasına karışıp, AK PARTİ'ye oy isteyenler halkın tepkisi ile karşılaşacaktır. Bunlara ben de dahil. Çünkü Ayhan Yalçın olarak seçim olsun ya da seçim olmasın sürekli olarak halkın içinde bulunuyorum. &nbsp; BORSA VE FON SOYGUNUNDAN MUTLAKA HESAP SORULMALIDIR  &nbsp; Her olaydan ve her krizden sonra daha güçlü olarak ayağa kalkmasını bilen AK PARTİ Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, son yaşanan Borsa ve Fon soygunundan da daha da güçlenerek çıkacaktır. AK PARTİ Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK PARTİ'ye ihanet edenlerin ve partiye zarar verenlerin hesabını mutlaka soracaktır. Hem de burunlarından fitil fitil getirerek hesap soracaktır. Zaten AK PARTİ'nin içinde bulunan ve AK PARTİ'ye büyük katkıları ve büyük emekleri olan gerçekten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hayranı olan ve Recep Tayyip Erdoğan'a gönülden bağlı olan siyasetçilerin istediği de budur; hesap sorulması... Özellikle de BDDK, Pusula, SPK, Tera yöneticilerinden hesap sorulmasını bekliyorlar. Bir de Borsa ve Fon soygununda parasına paran katan milletvekillerinden, ayrıca AK PARTİ çatısı altında siyaset yaparak ve Karun gibi zengin olanlardan. AK PARTİ Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, bunlara seyirci kalamaz ve kalmamalıdır da. &nbsp; AK PARTİ SEÇMENLERİ BUNU HAK ETMEDİ  &nbsp; AK PARTİ'yi kuranlar bu PARTİ'de çok büyük katkıları ve çok büyük emekleri vardır. Gerçek AK PARTİ'li olan siyasetçiler bu uğurda büyük bedeller ödeyen siyasetçilerdir; Bu siyasetçiler yeri geldi cebindeki parayı verdi. Annelerimiz, teyzelerimiz ve bacılarımız kolundaki bileziği bile AK PARTİ'nin kuruluşunda partiye destek vermek için kolundan çıkarak AK PARTİ'ye verdiler. AK PARTİ Teşkilatlarında görev yapan siyasetçiler, seçmenler gece gündüz demeden, yaz kış demeden sahalarda bulunarak, vatandaşlarımızdan oy istediler. Kurulduğu günden beri AK PARTİ' ye canı gönülden bağlı olan Ayhan Yalçın'da dahildir. Ben de çok bedeller ödeyen bir siyasetçiyim; hem de maddi, hem de manevi olarak. Ayrıca sağlığımızda gitti: Tansiyon ve şeker hastalığı madalyasını boynumuza takarak. &nbsp; Tüm İslam aleminin umudu olan, mazlumların ve yetimlerin haklarını korumak için canını dişine takan, hatta ve hatta bu dava için sağlığından bile olan AK PARTİ Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu kutsal görevde ve zorlu yolda daha çok işi var. O yüzden de AK PARTİ Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın AK davaya gönül veren, gecesini gündüzüne katan, devlet ve millet aşkıyla yanan ve AK PARTİ'nin uğruna sağlığından olmuş siyasetçilere ihtiyacı vardır. Ayrıca Recep Tayyip Erdoğan'ın işlerini kolaylaştıran, Recep Tayyip Erdoğan'a yar ve yardımcı olacak AK kadrolara ihtiyaç vardır. O yüzden AK PARTİ'ye büyük zararlar verenler bir an önce partiden uzaklaştırması gerekiyor. Hem de çok acilen... &nbsp; Kıymetli okuyucularım, &nbsp; Benim en çok üzüldüğüm nokta şudur; AK PARTİ'ye hiç hizmet etmeyen, AK davada hiçbir emekleri olmayan, yalnızca menfaatleri için AK PARTİ'de siyaset yapanlar, sahalarda olmayan,15 Temmuz FETÖ örgütü tarafından gerçekleştirmek istenen hain darbe girişiminde bulunduğu gecede bile evlerinde bacak bacak üstüne atıp, hükümetimizin düşmesini bekleyen, daha sonra rol oynayan AKP"lilerin AK PARTİ'den acilen def edilmesi gerekiyor. AK PARTİ Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu rantçılara, bu fırsat düşkünlerine, bu AKP'lilere pabuç bırakacağını hiç sanmıyoruz. Zaten öyle de olmalıdır. Çünkü vatandaşlarımız bu günleri bekliyor. &nbsp; Buradan AK PARTİ Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'a sesleniyoruz ! &nbsp; Vatandaşlarımızın refahı için... &nbsp; Vatandaşlarımızın huzuru için... Vatandaşlarımızın AK PARTİ'ye olan güvenini sarsmamak için... &nbsp; Vatandaşlarımızın AK PARTİ'ye olan sevgisini yitirmemek için... &nbsp; Önümüzdeki seçimlerde AK PARTİ'nin oy kaybında düşüş olmaması için... &nbsp; AK davaya gönül verenleri üzmemek için... &nbsp; Gereğini fazlasıyla yapınız lütfen ! &nbsp; Hem de çok acilen... &nbsp; Saygılarımla! &nbsp; Ayhan Yalçın &nbsp; Gazeteci, Yazar, Stratejist, Köşe Yazarı, Yorumcu, Şair, İşletmeci, Satış Pazarlama Uzmanı, Eğitimci, Danışman, Genel Müdür, CEO, Eski Siyasetçi, 2019 seçimlerinde Kandıra Belediye Başkan Aday Adayı, Sivil Toplum Lideri. (Yalnızca Haddimi Bilirim) ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[FON FON FON: MİLYARLARA KON - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 13:00:01 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/fon-fon-fon-milyarlara-kon-160638-20261021.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/fon-fon-fon-milyarlara-kon-160638-20261021.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/fon-fon-fon-milyarlara-kon-160638-20261021.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Halıkent Kapalı Pazar Yerinin çatısı yenileniyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-halikent-kapali-pazar-yerinin-catisi-yenileniyor-1010.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-halikent-kapali-pazar-yerinin-catisi-yenileniyor-1010.html</link>
                    <description><![CDATA[4 bin 500 metrekarelik alanda eski saclar, yenileriyle değiştiriliyor]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[  Isparta Belediyesi tarafından Halıkent Kapalı Pazar Yerinin çatısındaki saclar, yenileriyle değiştiriliyor. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte kapalı pazar yerinin daha modern ve kullanılabilir hale getirilmesi hedefleniyor. Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in talimatları doğrultusunda Halıkent Kapalı Pazar Yerinin çatısındaki eskiyen saclar, yenileriyle değiştiriliyor. Toplam 4 bin 500 metrekarelik alandan oluşan kapalı pazar yerinin çatısında yürütülen çalışmalarda eski ve kırık saclar sökülürken, yerine yeni saclar yerleştiriliyor. Vatandaşlar, çatının yenilenmesinin ardından kötü hava koşullarından etkilenmeden, pazar yerini kullanabilecek.&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp; MUHTAR YAYLACI: PAZAR YERİMİZ DAHA MODERN VE KULLANILABİLİR HALE GELECEK Halıkent Mahallesi Muhtarı Şakir Yaylacı, çatının yenilenmesiyle birlikte pazar yerinin daha kullanılabilir hale geleceğini ifade ederek Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’e teşekkürlerini iletti. Muhtar Yaylacı, “Burası 4 bin 500 metrekarelik bir kapalı alanı olan bir pazar yeridir. Biz, ilk seçildiğimizde çatının kullanılabilir olmadığını tespit ettik. Başkanımıza da bu durumu aksettik. Sağ olsun, başkanımız bu durumu değerlendirerek çatının yenilenmesi talimatını verdi. Çatı tamiratımız başladı ve hızlı bir şekilde ilerleniyor. Önceki halinde saclar eskimiş haldeydi. Yağmur yağdığında su akması olayları vardı. Kullanılamaz durumdaydı. Sağ olsun başkanımız, bunları yerinde inceleyerek çatının tamiratının talimatını verdi. Talebimizi geri çevirmedi. Vatandaşlarımız için güzel bir hizmet. Pazar yerimiz, daha modern daha kullanılabilir hale gelecek. Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz ve başarılarının devamını diliyoruz. Mahallemiz adına daha güzel hizmetleri ve eserleri bekliyoruz” dedi. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[Halıkent Kapalı Pazar Yerinin çatısı yenileniyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 12:55:52 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/halikent-kapali-pazar-yerinin-catisi-yenileniyor-155934-20261021.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/halikent-kapali-pazar-yerinin-catisi-yenileniyor-155934-20261021.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/halikent-kapali-pazar-yerinin-catisi-yenileniyor-155934-20261021.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[HIZLI DEMİRYOLU KADAR, ADANA’NIN KENTSEL GELECEĞİ DE ÖNEMLİ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-hizli-demiryolu-kadar-adananin-kentsel-gelecegi-de-onemli-1009.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-hizli-demiryolu-kadar-adananin-kentsel-gelecegi-de-onemli-1009.html</link>
                    <description><![CDATA[TMMOB Şehir Plancıları Odası Adana Şube Yönetim Kurulu Başkanı İlker Söğüt, Mersin–Adana–Osmaniye–Gaziantep Yüksek Standartlı Demiryolu Projesi’nin yalnızca ulaşım sürelerini kısaltan ve kentler arası erişimi artıran bir yatırım olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 

ADANA - TMMOB Şehir Plancıları Odası Adana Şube Yönetim Kurulu Başkanı İlker Söğüt, Mersin–Adana–Osmaniye–Gaziantep Yüksek Standartlı Demiryolu Projesi’nin yalnızca ulaşım sürelerini kısaltan ve kentler arası erişimi artıran bir yatırım olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, projenin Adana’nın kentsel dokusu, kamusal alanları, yeşil alanları ve kent içi ulaşım sistemiyle birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı. Söğüt, “Hızlı tren kentler arasındaki mesafeyi kısaltırken kent içindeki kopuklukları artırmamalıdır. Adana’nın geleceği kamu yararını esas alan, bilimsel, şeffaf ve katılımcı bir planlama anlayışıyla şekillenmelidir” dedi.

“PLAN KARARLARININ ETKİSİ PARSELLERLE SINIRLI DEĞİL”

Adana’nın tarihsel gelişiminde demiryolunun ulaşım, üretim, ticaret ve toplumsal yaşam açısından önemli bir yere sahip olduğunu belirten İlker Söğüt, yüksek standartlı demiryolu yatırımının bölgesel erişilebilirliği ve ekonomik ilişkileri geliştirme potansiyeli taşıdığını ifade etti. Ancak böylesine büyük ölçekli bir yatırımın başarısının yalnızca tren hızları, hat kapasitesi ve seyahat süreleri üzerinden ölçülemeyeceğini kaydeden Söğüt, kentin mevcut dokusu ve gelecekteki gelişiminin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Adana Büyükşehir Belediye Meclisinin 14 Eylül 2026 tarihli ve 232 sayılı kararıyla, demiryolu projesi kapsamında Seyhan ilçesindeki karayolu ve demiryolu bağlantıları ile etkileşim alanlarını kapsayan yaklaşık 1.250 hektarlık alana ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonunun tadilen onaylandığını hatırlatan Söğüt, planın 30 Eylül 2026 tarihinde bir ay süreyle askıya çıkarıldığını belirtti.

Bu ölçekteki plan kararlarının yalnızca parsel ve kullanım kararları üzerinden değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Söğüt, yerleşim alanlarıyla ilişkilerin, ulaşım bağlantılarının, sosyal donatıların, açık ve yeşil alanların ve gelecekteki kentsel gelişme eğilimlerinin birlikte incelenmesi gerektiğini kaydetti.

“SEYHAN, YÜREĞİR, SARIÇAM VE CEYHAN BİRLİKTE PLANLANMALI”

Demiryolu projesinin Adana’daki etkilerinin Seyhan ilçesiyle sınırlandırılmaması gerektiğine dikkat çeken Söğüt, Yüreğir, Sarıçam ve Ceyhan ilçelerindeki yerleşim alanları, gelişme bölgeleri, tarımsal alanlar ve ulaşım bağlantılarının da değerlendirmeye alınmasını istedi.

İlçeler arasında bütünlük kurulmadan yapılacak değerlendirmelerin projenin toplam etkilerini ortaya koymakta yetersiz kalacağını belirten Söğüt, Adana’nın birbirinden bağımsız plan kararlarının toplamı olarak değil, ortak ulaşım, çevre ve yaşam alanlarıyla birbirine bağlı bir kent sistemi olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.

“YAYA, BİSİKLET VE ENGELSİZ ULAŞIM GÜVENCE ALTINA ALINMALI”

Demiryolu hatlarının kentlerin gelişiminde önemli ulaşım omurgaları oluşturabileceğini belirten İlker Söğüt, güzergâhların yerleşim alanlarıyla ilişkisinin yeterince değerlendirilmemesi durumunda komşuluk üniteleri arasında fiziksel ve sosyal engeller oluşabileceğini söyledi.

Hemzemin geçitler, alt ve üst geçitler ile sınırlı sayıdaki bağlantı noktalarının kentlilerin günlük hareketliliğini ve hizmetlere erişimini doğrudan etkileyebileceğine işaret eden Söğüt, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Ulaşım yatırımları kent içerisinde yeni kopukluklar yaratmanın gerekçesi olamaz. Hat güvenliği ve teknik zorunluluklar kadar kentsel erişilebilirlik ve mekânsal süreklilik de temel ölçütler arasında yer almalıdır. Yaya ve bisiklet bağlantıları kesintisiz sürdürülmeli, engelli bireylerin bağımsız hareket edebilmesi sağlanmalı; sağlık, eğitim, ticaret ve kamusal hizmet alanlarına erişim olumsuz etkilenmemelidir.”

KAMUSAL ALANLAR VE YEŞİL ALANLAR KORUNMALI

Büyük ölçekli ulaşım yatırımlarının etkilerinin raylar, istasyonlar ve teknik yapılarla sınırlı olmadığını belirten Söğüt, demiryolu güzergâhı ve çevresindeki mekânsal değişimlerin ortak kullanım alanları üzerindeki etkilerinin de incelenmesi gerektiğini kaydetti.

Adana’nın açık ve yeşil alan ihtiyacının, sosyal donatıların dağılımının ve komşuluk üniteleri arasındaki hizmet erişimi farklılıklarının göz önünde bulundurulmasını isteyen Söğüt, teknik güvenlik, mülkiyet ve işletme koşulları dikkate alınarak uygun alanlarda kamusal yaşamı destekleyen çözümler geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Söğüt, istasyonların da kent içi ulaşım sisteminden bağımsız planlanmaması gerektiğini belirterek belediye otobüsleri, mevcut ve planlanan raylı sistemler, minibüsler, bisiklet güzergâhları ve yaya ağları arasında güçlü bağlantılar kurulmasını istedi.

“ADANA ULAŞIM ANA PLANI 2035 İLE ENTEGRASYON SAĞLANDI MI?”

Yüksek standartlı demiryolu hattı ve istasyonlarının Adana Ulaşım Ana Planı (AUAP 2035) ile ilişkisinin açıkça ortaya konulması gerektiğini belirten Söğüt, istasyonlara erişimin ve ulaşım türleri arasındaki aktarma olanaklarının bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesini istedi.

Yaşlıların, çocukların, engelli bireylerin ve toplu taşımaya bağımlı yurttaşların ihtiyaçlarının planlama sürecinde gözetilmesi gerektiğini vurgulayan Söğüt, inşaat döneminde ortaya çıkabilecek gürültü, toz, trafik ve erişim sorunlarına karşı da önlem alınması çağrısında bulundu.

“KENTLİLER KARAR SÜREÇLERİNİN DIŞINDA BIRAKILMAMALI”

Demiryolu projesinin Adana üzerindeki etkilerinin sağlıklı biçimde değerlendirilebilmesi için güzergâh, bağlantı alanları, istasyonlar, teknik altyapı ve çevre düzenlemelerine ilişkin kararların kamuoyuyla açıkça paylaşılması gerektiğini belirten İlker Söğüt, ilgili kamu kurumları ve yerel yönetimler arasında güçlü bir eşgüdüm kurulmasının önemine dikkat çekti.

Seyhan’daki plan revizyonunun yanı sıra Yüreğir, Sarıçam ve Ceyhan ilçelerindeki ilgili planlama süreçlerinin de üst ölçekli planlar, ulaşım sistemi, yeşil alanlar, sosyal donatılar ve çevresel etkilerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Söğüt, meslek odalarının, üniversitelerin ve kentlilerin bilgi ve deneyimlerinin karar süreçlerine katılmasını istedi.

Projenin yalnızca fiziksel çevrede değil, kentlilerin gündelik yaşamında da değişikliklere yol açabileceğini belirten Söğüt, mevcut yerleşimlerin, ticari faaliyetlerin ve kamusal hizmetlerin erişilebilirliğinin korunmasının önemini vurguladı.

“ADANA’NIN GELECEĞİ KAMU YARARIYLA PLANLANMALI”

TMMOB Şehir Plancıları Odası Adana Şubesi olarak süreci mesleki sorumlulukları çerçevesinde izlemeyi sürdüreceklerini belirten İlker Söğüt, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Yüksek standartlı demiryolu yatırımı, Adana’nın bölgesel ulaşım ağındaki konumunu güçlendirebilir. Ancak bu yatırımın başarısı yalnızca seyahat sürelerinin kısalmasıyla ölçülemez. Kent içi ulaşımın güçlenmesi, komşuluk üniteleri arasındaki bağlantıların korunması, kamusal alanların gözetilmesi ve kentlilerin yaşam kalitesinin artırılması da aynı derecede önemlidir.

Adana’nın ihtiyacı, ulaşım altyapısını kent hakkı, kamusal yarar, çevresel duyarlılık ve yaşam kalitesiyle bütünleştiren bir planlama anlayışıdır. Hızlı tren projesi kenti bölmek yerine kentsel bütünlüğü güçlendirmeli; bugünün ulaşım ihtiyaçlarını karşılarken gelecek kuşakların yaşam alanlarını da gözetmelidir. Bilimsel, şeffaf, katılımcı ve bütüncül planlama ilkelerinin uygulanması için süreci takip etmeyi sürdüreceğiz.”
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[HIZLI DEMİRYOLU KADAR, ADANA’NIN KENTSEL GELECEĞİ DE ÖNEMLİ - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 09:13:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/hizli-demiryolu-kadar-adananin-kentsel-gelecegi-de-onemli-121535-20261021.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/hizli-demiryolu-kadar-adananin-kentsel-gelecegi-de-onemli-121535-20261021.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/hizli-demiryolu-kadar-adananin-kentsel-gelecegi-de-onemli-121535-20261021.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[SECCADEYE BASANLAR KADAR, BUNA İZİN VERENLERE DE HESAP SORULMALI!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-seccadeye-basanlar-kadar-buna-izin-verenlere-de-hesap-sorulmali-1008.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-seccadeye-basanlar-kadar-buna-izin-verenlere-de-hesap-sorulmali-1008.html</link>
                    <description><![CDATA[Milletin inancını inciten sahne geçiştirilemez. TRT yönetimi ve yapımcılar açıklama yapmalı, sorumluluk süreci aydınlatılmalı!]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Bir dizideki sahne milyonlarca insanın tepkisini çekiyorsa oturup düşünmek gerekir. Hele o sahnede Müslümanların ibadet ederken kullandığı seccade ayakkabıyla çiğneniyorsa mesele, sıradan bir senaryo tartışmasının çok ötesine geçer.

Taşacak Bu Deniz dizisinde gündeme gelen seccade sahnesi kamuoyunda yoğun tepki gördü. Görüntüde iki oyuncunun seccadenin üzerinde ayakkabılarıyla durması, tepkilerin odağına yerleşti.

Vatandaş haklı olarak şunu soruyor: Bu sahne nasıl çekildi, nasıl montajlandı ve nasıl oldu da TRT ekranlarına kadar geldi?

BİR ANLIK DİKKATSİZLİKLE AÇIKLANABİLİR Mİ?

Diyelim ki sahnede yer alan kişiler seccadenin üzerine bastıklarının farkında değillerdi. İyi niyetli davranalım, bunu bir anlık dikkatsizlik olarak değerlendirelim.

Peki, çekim sırasında orada bulunan diğer kişiler de mi fark etmedi? Yönetmen, yönetmen yardımcısı, kamera ekibi ve diğer çalışanlar ne yapıyordu?

Diyelim ki çekim ekibinden hiç kimse görmedi. Görüntüler izlenirken, sahne montajlanırken de mi farkına varılmadı?

Bir de TRT'nin yayın süreci var. Kamu yayıncılığı yapan bir kurumun ekranına gelen görüntüler hiç mi denetlenmiyor? Yayına hazırlanan bir sahneyi değerlendiren kimse, bunun toplumda nasıl karşılanabileceğini düşünmedi mi?

Elbette bu sorular, birilerinin bilerek saygısızlık yaptığı anlamına gelmez. Ancak görüntünün hangi aşamalardan geçerek ekrana geldiğinin açıklanmasını istemek de kimseye haksızlık değildir.

ÇEKİMDE GÖRÜLMEDİ, MONTAJDA FARK EDİLMEDİ, TRT DE Mİ GÖRMEDİ?

İşte kamuoyunun asıl cevap beklediği soru budur.

Bir film ya da dizi sahnesi çoğu zaman tek seferde çekilip olduğu gibi yayımlanmaz. Çekimler yapılır, görüntüler seçilir, kurgu ve montaj aşamalarından geçilir, ardından yayın süreci başlar. Dolayısıyla burada yalnızca seccadenin üzerine basan iki kişinin ne düşündüğünü konuşmak yeterli değildir.

Bu görüntünün ortaya çıkmasında ve yayımlanmasında sorumluluğu bulunan herkesin üzerine düşeni yapıp yapmadığı da araştırılmalıdır.

Kimseye peşinen suçlu demiyoruz. Fakat birden fazla aşamadan geçen bir yapımda, böylesine hassas bir görüntünün nasıl olup da fark edilmediğine ilişkin makul bir açıklama bekliyoruz.

Varsa ihmal ortaya çıkarılsın, sorumluluğu bulunan kişiler belirlensin. Kamuoyu da yaşananları kulaktan dolma bilgilerle değil, yetkililerin yapacağı açıklamalarla öğrensin.

SECCADE SIRADAN BİR HALI DEĞİLDİR!

Müslüman için seccade, üzerine basılıp geçilecek sıradan bir eşya değildir. Alnın secdeye konulduğu, Allah'ın huzurunda ibadet edilen bu özel örtü, inananlar için derin bir manevi anlam taşır. Bu nedenle seccadenin ayakkabı altında kalması, inancına bağlı insanlar için son derece incitici bir görüntüdür.

Bir senarist bu sahneyi neden yazdı? Yönetmen neden bu şekilde çekti? Yapımcı, görüntünün yayımlanmasına neden engel olmadı? TRT, yayın aşamasında nasıl bir değerlendirme yaptı?

Bu soruların cevapları bilinmeden kimsenin niyetine ilişkin kesin bir hüküm vermek doğru olmaz. Ancak toplumun manevi değerlerini ilgilendiren bir konuda gerekli özenin gösterilip gösterilmediğini sorgulamak son derece doğaldır.

Sanat ve ifade özgürlüğü elbette korunmalı. Fakat bu özgürlük, ortaya konulan her işin eleştiriden muaf olduğu anlamına gelmez.

Sanat yapmak başka, milyonlarca insanın kutsal kabul ettiği bir değeri inciten görüntüyü hiçbir açıklama yapmadan geçiştirmek başkadır.

MİLLETİN VERGİSİYLE YAYIN YAPMANIN SORUMLULUĞU VAR!

TRT, kamu hizmeti yayıncılığı yapan bir kurumdur. Faaliyetlerini kamu kaynaklarıyla sürdürmesi, topluma karşı sorumluluğunu daha da önemli hâle getirir.

Milletin vergileriyle yayın yapacaksınız, bu milletin izleyicisine ulaşacaksınız; sonra da aynı milletin inancını inciten bir görüntü karşısında sessiz kalacaksınız. Olacak iş mi bu?

Kamu kaynaklarıyla yayın yapmanın karşılığı yalnızca izlenme oranları değildir. İzleyicinin güvenini gözetmek, toplumsal hassasiyetleri dikkate almak ve gerektiğinde yapılan hatanın hesabını vermek de bu sorumluluğun içindedir.

Burada kimsenin sanatına müdahale edilmesini savunmuyoruz. İstenen şey çok açık: Kamuoyunun karşısına çıkan bir yapımda, toplumun inanç değerlerine karşı gereken özen gösterilsin.

TRT yönetimi, bu görüntünün neden yayımlandığını açıklamalıdır. Yapımcılar da sorumluluklarına ilişkin kamuoyunu bilgilendirmelidir.

Kamu kaynaklarıyla yayın yapan bir kurumun, toplumun inanç değerlerini inciten bir görüntü karşısında sessiz kalması kabul edilemez. Kamuoyunun tepkisini küçümsemek yerine bu tepkinin nedenlerini anlamak gerekir.

ÖZÜR DİLEMEK ZOR DEĞİL!

Türk Diyanet Vakıf-Sen Trabzon Şube Başkanı Mehmet Odabaşı da söz konusu sahneye tepki göstererek TRT yönetimine ve yapımcılara çağrıda bulundu. Odabaşı, sorumluların açıklama yapmasını ve benzer görüntülerin tekrarlanmaması için gerekli adımların atılmasını istedi.

Bu çağrının karşılıksız bırakılmaması gerekir.

Öncelikle sahnenin hangi gerekçeyle bu şekilde çekildiği ve yayın sürecinde nasıl değerlendirildiği açıklanmalı. Bir ihmal tespit edilirse gereği yapılmalı. Görüntü nedeniyle incinen vatandaşlardan da samimi bir özür dilenmelidir.

Özür dilemek kimseyi küçültmez. Tam tersine, hatasıyla yüzleşebilen insanların ve kurumların itibarını korur.

Üstelik kamuoyunun beklentisi yalnızca bir özürden ibaret değildir. Aynı olayın yeniden yaşanmaması için gerekli tedbirlerin alınması ve yayın sürecindeki denetimin gözden geçirilmesi de önemlidir.

BU TEPKİ NEDEN ÖNEMLİ?

Meseleyi yalnızca bir diziye yöneltilen tepki olarak görmek, toplumun hassasiyetini anlamamak demektir.

İnsanlar inançlarına, ibadetlerine ve kutsal kabul ettikleri değerlere saygı gösterilmesini istiyor. Bu talep ne sanat düşmanlığıdır ne de birilerini susturma girişimidir.

Elbette sağduyulu davranılmalı, kimse kanıtlanmamış iddialarla suçlanmamalı ve eleştiri hakaret boyutuna taşınmamalıdır. Ancak bütün bunlar, yaşananların açıkça sorgulanmasına engel değildir.

Bir sahnenin hangi amaçla çekildiği kadar, ortaya çıkan görüntünün nasıl değerlendirildiği de önemlidir. Kamuoyunun tepkisi ciddiyetle dikkate alınmalıdır.

SON SÖZÜMÜZ AÇIK VE NET

TRT yönetimine ve Taşacak Bu Deniz dizisinin yapımcılarına çağrımızdır:

Bu sahnenin nasıl yayımlandığını kamuoyuna açıklayın. Çekimden montaja, yayın hazırlığından son denetime kadar bütün süreci aydınlatın. Sorumluluğu bulunan kişiler hakkında gerekli değerlendirmeyi yapın ve inancı incinen vatandaşlardan özür dileyin.

Seccadeye basan iki kişinin kim olduğundan önce, bu görüntünün hangi aşamalardan geçerek ekrana geldiğini öğrenmek istiyoruz.

Kimseyi delilsiz suçlamıyoruz. Ancak kimsenin de sorumluluktan kaçmasına göz yumulmasını istemiyoruz.

Milletin inancını inciten bir görüntü karşısında susmak, sorunu ortadan kaldırmaz. Bu olayın üzeri örtülmemeli, kamuoyunun soruları cevapsız bırakılmamalıdır.

Kamu kaynaklarıyla yayın yapan bir kurumun sorumluluğu yalnızca yayın yapmak değil, yaptığı yayının hesabını da verebilmektir.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[SECCADEYE BASANLAR KADAR, BUNA İZİN VERENLERE DE HESAP SORULMALI! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 08:08:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/seccadeye-basanlar-kadar-buna-izin-verenlere-de-hesap-sorulmali-112931-20261021.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/seccadeye-basanlar-kadar-buna-izin-verenlere-de-hesap-sorulmali-112931-20261021.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/seccadeye-basanlar-kadar-buna-izin-verenlere-de-hesap-sorulmali-112931-20261021.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[MAKSUT KONYAR HOLDİNG'DEN KIRGIZİSTAN'DA STRATEJİK YATIRIM HAMLESİ: PROJELERDE İKİNCİ AŞAMAYA GEÇİŞ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-maksut-konyar-holdingden-kirgizistanda-stratejik-yatirim-hamlesi-projelerde-ikinci-asamaya-gecis-1007.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-maksut-konyar-holdingden-kirgizistanda-stratejik-yatirim-hamlesi-projelerde-ikinci-asamaya-gecis-1007.html</link>
                    <description><![CDATA[Bişkek'te Enerji ve Sağlık Bakanları ile Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ajansı ile üst düzey görüşmeler gerçekleştirildi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[  BİŞKEK, KIRGIZİSTAN - Maksut Konyar Holding, Kırgızistan'daki stratejik yatırımlarında ikinci aşamaya geçiş sürecini başlattı. Bu kapsamda Holding'in 10 kişilik teknik heyeti başkent Bişkek'te üst düzey temaslarda bulundu. Heyet, Kırgızistan Enerji Bakanı Rysbekov, Sağlık Bakanı Damirbek Osmonov, Cumhurbaşkanlığı Ulusal Yatırım Ajansı Başkanı Bikulov Damirbek ve Ulaştırma Bakanlığı üst düzey yetkilileri ile bir araya geldi. Görüşmelerde daha önce ilgili kurumlarla imzalanan sözleşmeler kapsamında yürütülen çalışmaların mevcut durumu ve projelerin ikinci aşamaya taşınmasına yönelik yol haritası ele alındı. ENERJİ VE SAĞLIKTA YOL HARİTASI NETLEŞTİ  Programın ilk ve en önemli gündemini Enerji Bakanlığı ile yapılan görüşme oluşturdu. Enerji Bakanı Rysbekov ile yapılan toplantıda, enerji alanındaki stratejik yatırımların uygulama aşamaları ve ikinci faza geçiş için izlenecek adımlar değerlendirildi. Ardından Sağlık Bakanı Damirbek Osmonov ve bakan yardımcıları ile bir araya gelen heyet, hastane projeleri ve sağlık altyapısının güçlendirilmesine yönelik yatırımları masaya yatırdı. Mevcut anlaşmaların uygulamaya aktarılması ve kurumlar arası koordinasyon görüşüldü. YATIRIM AJANSI VE ULAŞTIRMA BAKANLIĞI İLE KOORDİNASYON  Heyetin bir diğer durağı Cumhurbaşkanlığı Ulusal Yatırım Ajansı oldu. Başkan Bikulov Damirbek ile yapılan görüşmede, enerji, sağlık ve ulaştırma sektörlerindeki yatırımların genel koordinasyonu ve iş birliğinin sürdürülmesi ele alındı. Program kapsamında Ulaştırma Bakanlığı yetkilileriyle de temaslarda bulunan heyet, ulaştırma altyapısına yönelik projelerin mevcut durumunu ve gelecek adımları değerlendirdi. Bişkek'teki tüm temasların ortak gündemini, imzalanan sözleşmelerin uygulama sürecinin hızlandırılması ve projelerin ikinci aşamaya taşınması oluşturdu. Görüşmeler, yeni bir çalışma döneminin başlangıcı olarak değerlendirildi.  ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[MAKSUT KONYAR HOLDİNG'DEN KIRGIZİSTAN'DA STRATEJİK YATIRIM HAMLESİ: PROJELERDE İKİNCİ AŞAMAYA GEÇİŞ - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 17:35:58 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/maksut-konyar-holdingden-kirgizistanda-stratejik-yatirim-hamlesi-projelerde-ikinci-asamaya-gecis-204345-20261020.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/maksut-konyar-holdingden-kirgizistanda-stratejik-yatirim-hamlesi-projelerde-ikinci-asamaya-gecis-204345-20261020.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/maksut-konyar-holdingden-kirgizistanda-stratejik-yatirim-hamlesi-projelerde-ikinci-asamaya-gecis-204345-20261020.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item></channel></rss>