<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
                 <rss version="2.0" 
                 xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
                 xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" 
                 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" 
                 xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
                 <channel><title>Aktürk Haber | Güncel Son Dakika Gelişmeler</title>
                      <link>https://www.akturkhaber.com/rss.xml</link>
                      <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.akturkhaber.com/rss.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                      <language>tr</language>
                      <description>Tarafsız, objektif ve en etkili organik haberleriyle Türkiyenin en iyi haber sitesidir</description>
                      <category>News</category>
                      <lastBuildDate>Wed, 05 Aug 2026 22:45:40 +0000</lastBuildDate>
                      <ttl>1</ttl>
                      <generator>Aktürk Haber | Güncel Son Dakika Gelişmeler - Haberler</generator>
                      <copyright>Copyright - 2026 - Aktürk Haber | Güncel Son Dakika Gelişmeler</copyright><item><title><![CDATA[ISPARTA’DA 19. ETAP UCI BİSİKLET YARIŞI HEYECANI]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-ispartada-19-etap-uci-bisiklet-yarisi-heyecani-575.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-ispartada-19-etap-uci-bisiklet-yarisi-heyecani-575.html</link>
                    <description><![CDATA[Isparta, uluslararası bisiklet organizasyonlarından birine daha ev sahipliği yapıyor. 19. Etap UCI Bisiklet Yarışı, kentin eşsiz doğası ve dağ manzaraları eşliğinde gerçekleştirilecek.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[    Türkiye Bisiklet Federasyonu ve Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI) iş birliğiyle düzenlenen 19. Etap UCI Bisiklet Yarışı, bisiklet sporunun önemli organizasyonlarından biri olarak Isparta’da gerçekleştirilecek. SPORCULAR ISPARTA İÇİN PEDAL ÇEVİRECEK Türkiye’nin farklı bölgelerinden ve yurt dışından bisiklet sporcularının katılması beklenen organizasyonda, sporcular Isparta’nın doğal güzellikleri arasında mücadele edecek. Yarış güzergâhında Isparta’nın kendine özgü doğası, ormanları ve dağ manzaraları sporculara eşlik edecek. Organizasyon, kentte bisiklet sporunun gelişmesine katkı sağlamasının yanı sıra Isparta’nın spor turizmi ve tanıtımı açısından da önemli bir fırsat oluşturacak. GÖL, DAĞ VE BİSİKLET AYNI KAREDE Isparta’nın doğal güzelliklerinin ön plana çıkarılacağı yarışta, sporcuların pedal çevirdiği parkurlar kentin tanıtımına da katkı sunacak. Türkiye Bisiklet Federasyonu, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile UCI iş birliğinde gerçekleştirilen organizasyonla, Isparta’nın bisiklet sporunda önemli bir merkez haline gelmesi ve daha fazla sporcunun kenti keşfetmesi hedefleniyor. Organizasyonun, bisiklet tutkunlarının yanı sıra Isparta halkına da heyecanlı bir spor deneyimi yaşatması bekleniyor.    ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/spor-haberleri">Spor</category><dc:creator><![CDATA[ISPARTA’DA 19. ETAP UCI BİSİKLET YARIŞI HEYECANI - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 16:29:16 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/ispartada-19-etap-uci-bisiklet-yarisi-heyecani-193141-20260805.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/ispartada-19-etap-uci-bisiklet-yarisi-heyecani-193141-20260805.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/ispartada-19-etap-uci-bisiklet-yarisi-heyecani-193141-20260805.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[AİLEYİ İHYA ETMEK, GELECEĞİ İNŞA ETMEKTİR]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-aileyi-ihya-etmek-gelecegi-insa-etmektir-574.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-aileyi-ihya-etmek-gelecegi-insa-etmektir-574.html</link>
                    <description><![CDATA[KÜTAHYA KUVÂY-I AİLE KONGRESİ SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDI]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Kadim Vakfı ile Külünkoğlu Eğitim ve Kültür Derneği iş birliğinde düzenlenen Kütahya Kuvây-ı Aile Kongresi, aile kurumunun karşı karşıya bulunduğu güncel sorunları bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirmek; millî ve manevî değerlerimiz ışığında çözüm önerileri geliştirmek ve “güçlü aile, güçlü toplum” anlayışını yeniden tahkim etmek amacıyla akademisyenlerin, eğitimcilerin, sosyologların, araştırmacıların, yazarların, sivil toplum temsilcilerinin ve farklı kesimlerden duyarlı vatandaşlarımızın geniş katılımıyla gerçekleştirildi.

Kongrede; ailenin sosyolojik rolü, Türk aile yapısının tarihsel gelişimi, kadın ve aile, ailede mahremiyet, aile dilindeki sertleşme ve kültürel kayıp, dijital sosyoloji, çocuk ve yapay zekâ, transhümanizm, dijital dünyanın aile üzerindeki etkileri, ailede görgü ve nezaket eğitimi, değer aktarımı, karakter inşası, neslin korunması, aile-devlet ilişkisi ve medeniyet perspektifinde aile başlıkları bilimsel bir zeminde ele alındı.

Bunun yanında serbest kürsü oturumunda vatandaşlarımızın, eğitimcilerin, sivil toplum temsilcilerinin ve yerel katılımcıların görüşleri alınmış; masa çalışmalarında ortak akıl ve istişare kültürüyle çözüm önerileri geliştirildi.

Yapılan müzakereler sonucunda ortaya çıkan şu tespit, değerlendirme ve tavsiyelerin kamuoyuyla paylaşılması kararlaştırıldı:

1. Aile; yalnızca bireylerin birlikte yaşadığı sosyal bir yapı değil; milletimizin kültürel hafızasını, ahlaki değerlerini, inanç dünyasını ve medeniyet tasavvurunu geleceğe taşıyan en temel kurumdur. Ailenin korunması yalnızca bireysel bir tercih değil; toplumsal huzurun, millî güvenliğin ve kültürel sürekliliğin stratejik bir gereğidir. Yeni zamana dair bir medeniyetin inşası ancak ailenin korunmasıyla mümkündür.

2. Güçlü aile güçlü toplumun, güçlü toplum ise güçlü devletin temelidir. Aile meselesi taviz verilemez bir millî güvenlik meselesidir. Bu sebeple aile politikaları yalnızca sosyal politika kapsamında değil; eğitim, kültür, sağlık, hukuk, ekonomi ve dijital dönüşüm politikalarının merkezinde ele alınmalıdır. İlgili tüm kurumlar ve sivil toplum kuruluşları bu konudaki görev ve sorumluluklarını daha güçlü bir farkındalıkla yerine getirmek zorundadır.

3. Türk aile yapısı tarih boyunca sevgi, sadakat, fedakârlık, karşılıklı sorumluluk, istişare ve dayanışma ilkeleri üzerine inşa edilmiştir. Bu köklü miras modern dünyanın değişen şartlarına rağmen korunmalı ve yeni nesillere aktarılmalıdır. Bu konuda en büyük görev; model olma, ortam sağlama, farkındalık oluşturma ve bilinç kazandırma misyonu zayıflayan anne-babalara düşmektedir.

4. Kadın ve erkek aile içinde birbirinin rakibi değil; hayat arkadaşı, birbirini tamamlayan iki değerdir. Sağlıklı aile yapısı üstünlük mücadelesiyle değil; sevgi, şefkat, merhamet, adalet, sadakat ve karşılıklı sorumluluk bilinciyle güçlenir. Bu yaklaşımdan uzaklaşan tüm yasal ve kurumsal düzenlemeler yeniden gözden geçirilmelidir.

5. Kadın; aileyi bir arada tutan sevginin, merhametin, fedakârlığın ve değer aktarımının en güçlü taşıyıcılarından biridir. Bununla birlikte aileyi koruma sorumluluğu yalnızca kadına yüklenemez. Baba da güvenin, adaletin, sorumluluğun ve istikrarın temsilcisi olarak aile bütünlüğünün vazgeçilmez unsurudur. Güçlü aile; kadın ile erkeğin birbirini desteklediği, birbirinin yükünü hafiflettiği ve çocuklarına birlikte örnek olduğu ailedir.

6. Aile içinde hiçbir birey ötekileştirilmemeli; anne, baba, çocuklar ve aile büyükleri arasında sevgi, saygı, anlayış, empati ve şefkat esas alınmalıdır. Sağlıklı iletişim aile içi huzurun ve toplumsal barışın temelidir.

7. Günümüz dünyasında yalnızca çekirdek aile değil, geniş aile kültürü de korunmalıdır. Büyükanneler, büyükbabalar, amcalar, halalar, dayılar ve teyzeler; nesiller arasında kültür, tecrübe ve değer aktarımını sağlayan önemli şahsiyetlerdir.

8. Çocukların karakteri, kimliği ve kişiliği öncelikle aile ortamında şekillenir. Dijital platformlar bilgi sunabilir; ancak ahlakı, vicdanı, aidiyeti ve şahsiyeti inşa edemez. Meşgul edebilir ama mutlu edemez.

9. Dijitalleşme, yapay zekâ ve teknolojik gelişmeler insanlığa büyük fırsatlar sunarken; aile içi iletişim, dikkat, mahremiyet, güven ve aidiyet üzerinde ciddi riskler oluşturmaktadır. Teknoloji insanın hizmetinde kalmalı; insan teknolojinin yönlendirdiği bir nesne hâline gelmemelidir.

10. Aile bireylerinin birlikte geçirdiği nitelikli zaman artırılmalı; ortak sofralar, ortak ibadetler, ortak kültürel faaliyetler ve yüz yüze iletişim yeniden aile hayatının merkezine alınmalıdır.

11. Çocukların ve gençlerin dijital bağımlılık, siber zorbalık, çevrim içi istismar, mahremiyet ihlalleri ve zararlı içeriklerden korunması amacıyla ailelere yönelik dijital ebeveynlik eğitimleri yaygınlaştırılmalıdır.

12. Sosyal medya üzerinden oluşturulan yapay hayatlar ve ideal aile algıları; kıyas kültürünü, memnuniyetsizliği ve aile içi huzursuzlukları artırmaktadır. Gerçek mutluluk dijital görünürlükte değil; samimi ilişkilerde aranmalıdır.

13. Aile mahremiyeti korunmalı; özellikle çocuklara ait görsellerin dijital ortamlarda kontrolsüz biçimde paylaşılmaması konusunda toplumsal bilinç artırılmalıdır.

14. Eğitim sistemi yalnızca akademik başarıyı değil; karakter eğitimini, aile ve toplum bilincini, görgü ve nezaketi, dijital okuryazarlığı, sorumluluk duygusunu ve sosyal dayanışmayı da merkeze alan bütüncül bir anlayışla güçlendirilmelidir.

15. Türk ve İslam aile yapısını besleyen Kur’an-ı Kerim, Peygamberî ahlak, Dede Korkut geleneği, Ahilik, Bacıyân-ı Rûm, vakıf kültürü ve komşuluk gibi köklü medeniyet birikimi yeni nesillere aktarılmalıdır.

16. Transhümanizm, aşırı bireyselleşme, tüketim kültürü ve insanı yalnızlaştıran küresel yaklaşımlar karşısında; insan onurunu, aile bütünlüğünü ve toplumsal dayanışmayı esas alan medeniyet merkezli politikalar geliştirilmelidir.

17. Aile kurumuna dair politikaların hazırlanmasında sosyoloji, psikoloji, eğitim bilimleri, ilahiyat, hukuk, sağlık, iletişim ve teknoloji alanlarında çalışan uzmanların ortak çalışmaları esas alınmalıdır.

18. Kongrede dile getirilen dijital bağımlılık, aile içi ihmal, mahremiyet, değer eğitimi, ebeveyn otoritesi, kuşaklar arası iletişim, sosyal medya kaynaklı kıyas kültürü, çevrim içi güvenlik ve kişisel verilerin korunması gibi konular ulusal aile politikalarının öncelikli alanları olarak değerlendirilmiştir.

19. Okul-aile iş birliği güçlendirilmeli; aile danışmanlığı, evlilik öncesi eğitimler, ebeveyn okulları ve aile destek merkezleri yaygınlaştırılmalıdır. Sağlık ocakları gibi “aile ocakları” kurulmalıdır.

20. Kuvây-ı Aile Hareketi; belirli bir şehirle sınırlı olmayan, Türkiye’nin her bölgesinde ortak aklı, istişareyi ve çözüm üretmeyi esas alan sürdürülebilir bir toplumsal seferberlik hareketidir.

SONUÇ:

Kütahya Kuvây-ı Aile Kongresi, aileyi geçmişe ait bir kurum olarak değil; geleceğin inşasında vazgeçilmez bir medeniyet değeri olarak görmektedir. Bütün saldırılara ve yıpratmalara rağmen aile kurumunun toparlanabilir olduğuna inanmakta ve çözüm üretmeye sevdalı olanları birlikte hareket etmeye çağırmaktadır.

İnanıyoruz ki aileyi ayakta tutan en büyük güç; sevgi, şefkat, merhamet, adalet, sadakat, karşılıklı sorumluluk ve güven duygusudur. Kadın ile erkeği ayrıştıran değil birbirini tamamlayan; çocukları yalnızca geleceğin bireyleri değil medeniyetimizin emanetçileri olarak gören; büyükleri tecrübenin ve hikmetin kaynağı kabul eden bir aile anlayışı güçlü bir toplumun ve huzurlu bir geleceğin teminatıdır.

Bu bildirgeyle; aileyi merkeze alan, kuşaklar arası bağı güçlendiren, dijital çağın imkânlarını insan onurunu ve aile bütünlüğünü koruyarak kullanan, millî ve manevî değerlerimizi yaşatan bir toplumsal seferberlik çağrısı yapılmaktadır.

Kütahya’dan yükselen bu çağrının, ülkemizin dört bir yanında gerçekleştirilecek Kuvây-ı Aile Kongrelerine ilham vermesi; akademik çalışmalara, kamu politikalarına ve toplumsal farkındalığa katkı sunması en büyük temennimizdir.

2 Ağustos 2026 – Kütahya

Külünkoğlu Eğitim ve Kültür Derneği

KADİM Vakfı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[AİLEYİ İHYA ETMEK, GELECEĞİ İNŞA ETMEKTİR - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 10:58:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/aileyi-ihya-etmek-gelecegi-insa-etmektir-140336-20260805.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/aileyi-ihya-etmek-gelecegi-insa-etmektir-140336-20260805.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/aileyi-ihya-etmek-gelecegi-insa-etmektir-140336-20260805.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[URFA BASININDA YARIM ASRI AŞAN BİR ÇINAR: MÜSLÜM ABACIOĞLU]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-urfa-basininda-yarim-asri-asan-bir-cinar-muslum-abacioglu-573.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-urfa-basininda-yarim-asri-asan-bir-cinar-muslum-abacioglu-573.html</link>
                    <description><![CDATA[ŞANLIURFA’NIN TARİHİNİ, MANEVİ DEĞERLERİNİ VE HATIRALARINI GELECEK NESİLLERE AKTARAN EĞİTİMCİ, GAZETECİ VE YAZAR…]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ MÜSLÜM ABACIOĞLU HOCAMIZA VEFA, TEŞEKKÜR VE TAKDİR…

Doğum: 1955 – Şanlıurfa

Mesleği: Gazeteci, yazar ve emekli öğretmen

Gazetecilik hayatı: Yarım asrı aşkın

Öğretmenlik hayatı: 27 yıl

&nbsp;

Hazırlayan, derleyen ve yayına hazırlayan:&nbsp;Ecz. Bakır YEGENOĞLU

3 Ağustos 2026





KIYMETLİ DOSTLARIM, DEĞERLİ OKUYUCULARIM…

Grubumuzda bulunan kıymetli büyüklerimizi, hocalarımızı, dostlarımızı ve memleketimize hizmet etmiş değerlerimizi imkânlarım ölçüsünde tanıtmaya devam ediyorum.

Bugün de hayatını eğitime, gazeteciliğe, araştırmaya, yazmaya ve Şanlıurfa’nın değerlerini gelecek nesillere aktarmaya adamış kıymetli bir büyüğümüzü; gazeteci, yazar ve emekli öğretmen Müslüm Abacıoğlu Hocamızı sizlere tanıtmak istiyorum.

Müslüm Hocamız, grubumuzdaki yazıları büyük bir dikkat ve zevkle takip ettiğini belirterek şahsıma son derece nazik, teşvik edici ve onurlandırıcı sözler yazdı.

Hazırladığım vefa yazılarının kitap hâline getirilerek gelecek nesillere aktarılmasının faydalı olacağını ifade etti; sabır ve azmimi takdir ederek hayır dualarını iletti.

Doğrusu, ömrünü yazmaya, öğretmeye ve memleketinin kültürel değerlerini yaşatmaya adamış bir büyüğümüzden bu güzel sözleri duymak benim için büyük bir mutluluk ve manevi destek oldu.

Ancak onun hayatını ve çalışmalarını araştırdığımda gördüm ki asıl takdir, teşekkür ve vefa gösterilmesi gereken değerlerimizden biri de Müslüm Abacıoğlu Hocamızın kendisidir.

Çünkü onun yarım asrı aşan gazetecilik hayatı, yalnızca şahsi bir meslek hikâyesi değildir. Aynı zamanda Şanlıurfa’nın yakın dönem basın, kültür ve eğitim tarihinin önemli bir bölümüdür.

---

SİVEREKLİ MAHALLESİ’NDEN URFA LİSESİNE…

Müslüm Abacıoğlu Hocamız, 1955 yılında Şanlıurfa’nın Siverekli Mahallesi Tosun Sokak’taki aile evinde dünyaya geldi.

İlköğrenimini Vatan İlkokulunda, ortaöğrenimini Merkez Ortaokulunda, lise öğrenimini ise Şanlıurfa Lisesinde tamamladı.

Urfa Lisesinde okuduğu yıllarda yalnızca dersleriyle değil, fotoğrafçılığa duyduğu ilgiyle de dikkat çekti.

Okuldaki arkadaşlarının, öğretmenlerinin ve yaşanan güzel günlerin fotoğraflarını çekerek daha o yıllarda zamanın tanıklığını yapmaya başladı.

Belki de gazetecilik mesleğinin ilk tohumları, Urfa Lisesinin koridorlarında elinde fotoğraf makinesiyle dolaştığı o gençlik yıllarında atılmıştı.

Çünkü fotoğraf çekmek yalnızca bir görüntüyü kaydetmek değildir. Bir insanı, bir hatırayı, bir olayı ve yaşanmış bir dönemi geleceğe taşımaktır.

Müslüm Hocamız da daha lise yıllarında bu sorumluluğu yüreğinde hissetmişti.

---

GAZETECİLİĞE ATILAN İLK ADIMLAR

Müslüm Abacıoğlu Hocamız, gazetecilik ve fotoğrafçılık çalışmalarına 1969-1970’li yıllarda, henüz lise öğrencisiyken başladı.

Kendisinden bir üst sınıfta okuyan amcaoğluyla birlikte okulda fotoğraflar çekiyor; okul dışında ise Şanlıurfa’nın tarihî mekânlarını, sokaklarını ve ilginç görüntülerini fotoğraflıyordu.

Yetkin Pasajı’nda bulunan Foto Murat’ın sahibi Mehmet Lobut’a çalışmalarında yardımcı oluyor, o dönemde Tercüman Gazetesi’nin Urfa muhabirliğini yapan merhum Müslüm Köylü’nün haberleri için fotoğraf çekiyordu.

Bu çalışmalar sırasında gazetecilik mesleğine ilgi duymaya başladı. Hazırladığı haber ve fotoğrafları çeşitli yayın kuruluşlarına göndererek basın hayatına ilk adımlarını attı.

Fotoğraf makinesiyle başlayan bu yolculuk, zamanla yarım asrı aşan büyük bir meslek hayatına dönüştü.

---

URFA LİSESİNDEN BUCA EĞİTİM ENSTİTÜSÜNE…

Müslüm Abacıoğlu Hocamız, 1971-1972 eğitim ve öğretim yılı sonunda Urfa Lisesinden mezun oldu.

1972-1975 yılları arasında İzmir Buca Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümünde öğrenim gördü.

Daha sonra fotoğrafçılık ve gazetecilik çalışmalarını sürdürebilmek amacıyla Urfa Eğitim Enstitüsünün kısa dönem eğitim sınavlarına katıldı ve ilköğretim alanında görev yapmaya başladı.

1979 yılından itibaren Zonguldak Ereğli, Afyon Sincanlı, Şanlıurfa merkez ve köylerinde öğretmenlik yaptı.

Görev yaptığı her yerde yalnızca dersine girip çıkan bir öğretmen olmadı. Öğrencilerinin eğitimleriyle, güzel konuşmalarıyla, okumalarıyla ve düşünmeleriyle yakından ilgilendi.

Gündüzleri sınıfta öğrencilerine Türkçeyi, güzel konuşmayı, okumayı ve düşünmeyi öğretirken mesai saatleri dışında fotoğraf makinesi ve kalemiyle toplumun meselelerini dile getirdi.

Böylece öğretmenlik ve gazetecilik gibi iki önemli mesleği aynı ideal etrafında birleştirdi:&nbsp;İnsana hizmet etmek…

Öğretmen olarak öğrencilerinin zihinlerine bilgi tohumları ekerken gazeteci olarak toplumun gözü, kulağı ve sesi olmaya çalıştı.

Temmuz 2005’te, 27 yıllık öğretmenlik hizmetinin ardından emekliye ayrıldı.

Ancak gazetecilikten, araştırmaktan, yazmaktan ve toplumun meseleleriyle ilgilenmekten hiçbir zaman emekli olmadı.

---

GAZETECİLİĞİ HALKA HİZMET OLARAK GÖRDÜ

Müslüm Abacıoğlu Hocamız, gazeteciliği hiçbir zaman yalnızca bir meslek, şöhret aracı veya geçim kapısı olarak görmedi.

Onun anlayışında gazetecilik;

Halkın sorunlarını duyurmak,

Şehrin eksikliklerini gündeme getirmek,

Yapılan güzel hizmetleri kamuoyuna anlatmak,

Yanlışların düzeltilmesine vesile olmak,

Doğru bilgiyi insanlara ulaştırmak,

Memlekete ve millete hizmet etmekti.

Öğretmenlik görevi nedeniyle bulunduğu Zonguldak, Afyon ve Şanlıurfa’nın çeşitli bölgelerinde karşılaştığı sorunları haberleştirerek çalıştığı gazetelere ulaştırdı.

Bazen doğrudan, bazen de dolaylı yollarla yetkililerin dikkatini bu sorunlara çekmeye ve çözümlerine katkıda bulunmaya çalıştı.

Maddi imkânları hiçbir zaman ön planda tutmadı.

Yaptığı çalışmalarda doğruluk, dürüstlük, kamu yararı ve insanlara faydalı olabilme düşüncesini temel ilke edindi.

---

ULUSAL BASINDA VE HABER AJANSLARINDA GEÇEN YILLAR

Müslüm Abacıoğlu Hocamız, gazetecilik hayatı boyunca çok sayıda ulusal gazete, dergi ve haber ajansında görev yaptı.

Farklı dönemlerde;

Günaydın Gazetesi,

Hayat Mecmuası,

Hayat Spor,

Türk Spor Mecmuası,

Anadolu Ajansı,

Dünya Gazetesi,

Millî Gazete,

Son Havadis Gazetesi,

Ulusal Basın Ajansı,

Türk Haberler Ajansı,

Türkiye Gazetesi,

İhlas Haber Ajansı,

Akşam Gazetesi

gibi önemli yayın kuruluşlarına haber ve fotoğraf hizmeti verdi.

1977 yılından itibaren 20 yılı aşkın süreyle Türkiye Gazetesi ve İhlas Haber Ajansı camiasında muhabirlik başta olmak üzere çeşitli görevlerde bulundu.

Dolaylı olarak Türkiye Çocuk Dergisi, TGRT ve TGRT FM için de çalışmalar yaptı.

1978 yılında Son Havadis Gazetesi’nin Şanlıurfa muhabirliğini üstlendi.

1992-1993 yıllarından itibaren ise Akşam Gazetesi grubunun bölge ve Şanlıurfa muhabirliği görevini yürüttü.

Gönderdiği haberlerle Şanlıurfa’da yaşanan olayları, halkın sorunlarını, beklentilerini, kültürel zenginliklerini ve güzelliklerini ülke gündemine taşıdı.

---

ŞANLIURFA’NIN YEREL BASININA VERİLEN BÜYÜK EMEK

Müslüm Abacıoğlu Hocamız, ulusal basın kuruluşlarında görev yapmasının yanı sıra Şanlıurfa’daki yerel gazeteciliğin gelişmesine de önemli katkılarda bulundu.

Hizmet Gazetesi’nde merhum Halit Okutan ile birlikte birçok habere giderek haber ve fotoğraf çalışmaları yaptı.

Merhum Kemal Kapaklı tarafından çıkarılmaya başlanan Güneydoğu Gazetesi’nin kuruluşunda yer aldı ve gazetenin İstihbarat Şefi olarak görev yaptı.

1998 yılında birkaç arkadaşının desteğiyle haftalık yerel Yenidoğuş Gazetesi’ni çıkardı.

Daha sonraki yıllarda Yenidendoğuş ve Urfa Hayat gazetelerini haftalık olarak yayımladı.

Yenidoğuş Gazetesi’ne ortaktı ama devlet memuru olması nedeniyle gazete, Anadolu Ajansı’ndan emekli olup İstanbul’dan Urfa’ya yerleşen Müslüm Aktürk’ün adına yayınlandı. Yenidoğuş Gazetesi o dönem çok ses getirdi. Birinci ve arka sayfa renkli ve düzenli olarak haftalık basılıyordu. Tasarımı da baskısı da Diyarbakır’da yapılıyordu. Güçlü bir yayın kurulu oluşturulmuştu. Yayın kurulunda Müslüm Abacı ve Müslüm Aktürk’ün dışında Naci İpek, Dr. Müslüm Sunay, Dt. Abdi Demirtaş, Abuzer Akbıyık, Halil Besleyici, Faik Dündar gibi isimler de vardı. Müslüm Abacı, gazetenin haberlerin hazırlanmasından mizanpaja, baskıdan dağıtıma kadar her aşamasında büyük emek verdi.

Mehmet Keşküş ve Mehmet Atlı’nın sahibi olduğu Urfa Atılım Gazetesi’nin yayımlanmasına destek oldu.

Şanlıurfa Olay Gazetesi ve GAP Gündemi Gazetesi’nde haber ve mizanpaj çalışmaları yaptı.

On beş günde bir yayımlanan GAP Gündemi Gazetesi’nin günlük yayına geçmesine katkıda bulundu.

Daha sonra yerini genç meslektaşlarına bıraktı; ancak ulusal gazete muhabirliğini ve gazetecilik çalışmalarını sürdürmeye devam etti.

---

GÜNEYDOĞU HAKİKAT GAZETESİ

Müslüm Abacıoğlu Hocamız, İstanbul’da yaşayan kardeşi İbrahim Abacıoğlu’nun sahipliği ve maddi desteğiyle 2015 yılından itibaren Güneydoğu Hakikat Gazetesi’ni haftalık olarak yayımlamaya başladı.

Maddi imkânsızlıklar ve teknik sorunlar nedeniyle gazete, 34’üncü sayıdan sonra on beş günde bir yayımlandı.

39’uncu sayının ardından ise yayın hayatına ileriki bir tarihte devam etmek üzere ara verildi.

Müslüm Hocamız, toplumu ilgilendiren konular ve dinî sohbet ağırlıklı köşe yazılarını çeşitli gazetelerde ve internet sitelerinde yayımlamayı sürdürdü.

Gazetenin internet sitesi, sosyal medya hesapları ve kişisel sayfaları aracılığıyla haber, yazı ve kültürel paylaşımlarına devam etti.

Kendisini daha sakin bir hayat sürüyor gibi gösterse de kalemini hiçbir zaman tamamen bırakmadı.

---

ABDÜLKADİR EMİN ÖNEN’İN BASIN ÇALIŞMALARINA VERDİĞİ DESTEK

Müslüm Abacıoğlu Hocamız, uzun yıllar boyunca; iki dönem AK Parti Şanlıurfa Milletvekilliği, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı ve daha sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin Çin Halk Cumhuriyeti Pekin Büyükelçiliği görevlerinde bulunan kıymetli hemşehrimiz Abdülkadir Emin Önen’in basın çalışmalarında görev aldı.

Önen’in faaliyetlerinin, ziyaretlerinin ve Şanlıurfa ile ilgili çalışmalarının basına ve kamuoyuna duyurulmasında önemli sorumluluklar üstlendi.

Öğretmenlik mesleğini emeklilikle noktalamış olsa da gazetecilik çalışmalarını imkânları ölçüsünde sürdürerek basın hayatımızın içinde kalmaya devam etti.

---

SOYADI DEĞİŞTİ AMA HİZMET ANLAYIŞI DEĞİŞMEDİ

Müslüm Hocamız, uzun yıllar çevresinde ve basın camiasında Müslüm Abacı olarak tanındı.

İlkokul, ortaokul, lise ve Eğitim Enstitüsü diplomalarında soyadı Abacı olarak yazılıydı.

Nüfus cüzdanını yenilemek üzere Şanlıurfa’ya geldiğinde resmî kayıtlardaki soyadının Abacıoğlu olduğu kendisine bildirildi ve yeni kimliği bu soyadıyla düzenlendi.

Bu nedenle eski dostlarının ve basın camiasının büyük bir bölümü kendisini hâlâ Müslüm Abacı olarak tanırken resmî kayıtlarda ve yeni yayınlarda Müslüm Abacıoğlu ismi kullanılmaktadır.

Soyadındaki bu değişiklik, onun kalemindeki doğruluğu, dostluğundaki samimiyeti ve memleketine duyduğu sevgiyi elbette hiç değiştirmedi.

Öğretmenlik yapması, dinî yönünün güçlü olması ve zaman zaman cemaate imamlık yapması nedeniyle çevresinde ayrıca “Müslüm Hoca” olarak tanındı.

---

KARANLIK ODADAN DİJİTAL ÇAĞA UZANAN BİR MESLEK HAYATI

Müslüm Abacıoğlu Hocamızın gazetecilik hayatı, iletişim teknolojisinin geçirdiği büyük dönüşümün de canlı bir tanıklığıdır.

Gazeteciliğe başladığı yıllarda Kodak, Agfa, Yashica ve Lubitel gibi makineler kullanılıyor; siyah-beyaz filmler karanlık odalarda banyo ediliyor ve fotoğraflar kâğıda basılıyordu.

Haberler daktiloyla yazılıyor; fotoğraf ve haber metinleri PTT aracılığıyla veya şehirlerarası otobüslerle İstanbul’daki gazete merkezlerine gönderiliyordu.

Acil haberler için PTT’ye gidiliyor, gazetenin yurt haberler servisi ödemeli olarak aranıyor ve haber telefondaki görevliye kelime kelime yazdırılıyordu.

Ses kayıt cihazlarının yaygın olmadığı dönemlerde gazeteciler konuşulanları not alıyor, daha sonraki yıllarda ise önce büyük, ardından daha küçük teypler kullanılıyordu.

Zaman içerisinde Zenit, Leica, Polaroid, Fuji, Konica, Olympus, Asahi Pentax, Mamiya, Minolta, Nikon ve Canon gibi makineler gazetecilerin hayatına girdi.

Siyah-beyaz filmlerin ardından renkli filmler, slaytlar ve nihayet dijital fotoğraf makineleri kullanılmaya başlandı.

Müslüm Hocamız, Şanlıurfa’da dijital fotoğraf makinesini ilk kullanan gazetecilerden biri oldu.

Singapur’a giden amcaoğlunun hediye ettiği dijital fotoğraf makinesi sayesinde film, banyo ve baskı masraflarından kurtuldu.

Daha sonra diskete kayıt yapan makineler, bilgisayarlar, internet ve cep telefonları hayatımıza girdi.

Daktilonun yerini bilgisayar; posta, telgraf, teleks, telefoto ve otobüslerle gönderilen haberlerin yerini internet aldı.

Bugün bir fotoğraf veya haber saniyeler içinde dünyanın her tarafına ulaştırılabiliyor.

Ancak Müslüm Hocamızın da ifade ettiği gibi:

“Eski gazeteciliğin emeği, heyecanı, sabrı ve fedakârlığı bambaşkaydı.”

---

BASIN MÜZESİNE BAĞIŞLANAN TARİHÎ HATIRALAR

Müslüm Abacıoğlu Hocamız, geçmiş yıllarda kullandığı fotoğraf makinelerinin önemli bir bölümünü, yayımladığı ve görev yaptığı gazetelere ait arşivlerle birlikte Şanlıurfa Basın Müzesine bağışladı.

Karaköprü Belediye Başkanı Metin Baydilli’nin gayretleriyle hizmete açılan Basın Müzesinde sergilenmek üzere teslim edilen bu tarihî malzemeler; yalnızca bir gazetecinin şahsi eşyaları değil, Şanlıurfa’nın yakın dönem basın tarihine ait değerli belgelerdir.

Böylece yıllarca emek verdiği gazetecilik hayatının hatıralarının gelecek nesillere ulaşmasına katkıda bulundu.

---

GAZETECİ, EĞİTİMCİ VE AYNI ZAMANDA BİR YAZAR…

Müslüm Abacıoğlu Hocamız, yıllar içerisinde edindiği bilgi, belge, fotoğraf ve hatıraları yalnızca gazete sayfalarında bırakmadı.

Şanlıurfa’nın tarihî ve manevi değerlerini kitaplaştırarak kalıcı eserler meydana getirdi.

Kaleme aldığı eserlerden bazıları şunlardır:

Hayat Bin Kays El Harrani ve Harran

Hayat Bin Kays El Harrani ve Şeyh İmam Muhammed Bakır

Evliyalar, Enbiyalar ve Şanlıurfa

İsmi Urfa ile Anılan Peygamberler

Bu eserlerinde Şanlıurfa’nın peygamberler, evliyalar ve gönül insanlarıyla şekillenen manevi dünyasını araştırdı; yıllar boyunca topladığı belge, bilgi, hatıra ve fotoğrafları okuyucularıyla paylaştı.

Kitaplarında çok sayıda tarihî fotoğrafa yer vermesi, onun lise yıllarında başlayan fotoğraf tutkusunun yıllar sonra nasıl büyük bir kültür hizmetine dönüştüğünü göstermektedir.

Eserlerini maddi bir beklentiden ziyade insanların faydalanması ve hayır duası almak düşüncesiyle hazırladı.

Onun şu sözü, hayat anlayışını en güzel şekilde özetlemektedir:

“Bir dua alabilirsek ne mutlu bize…”

---

MESLEK KURULUŞLARINDAKİ HİZMETLERİ

Müslüm Abacıoğlu Hocamız yalnızca haber yazan bir gazeteci değil, aynı zamanda basın camiasının birlik ve dayanışmasına katkı sunan bir meslek büyüğüdür.

Şanlıurfa Gazeteciler Birliğinde yöneticilik ve Genel Sekreterlik görevlerinde bulundu.

Türkiye Yazarlar Birliği Şanlıurfa Şubesinin çalışmalarına katıldı; çeşitli kültür, sanat ve basın toplantılarında bilgi ve tecrübelerini paylaştı.

Genç gazetecilere mesleğin doğruluk, dürüstlük, ahlak ve sorumluluk gerektirdiğini anlattı.

Gazeteciliğin zor, fedakârlık isteyen ancak toplum açısından son derece önemli bir görev olduğunu her fırsatta dile getirdi.

---

AHDE VEFA DUYGUSUNU KALEMİNDE YAŞATAN BİR GÖNÜL İNSANI

Müslüm Hocamızın yazılarında en fazla dikkat çeken özelliklerden biri vefa duygusudur.

Geçmişte Urfa’ya hizmet etmiş öğretmenleri, gazetecileri, yazarları, devlet adamlarını ve gönül insanlarını yazılarıyla hatırlatmaktadır.

Çünkü o, insanları hayattayken takdir etmenin ve yaptıkları hizmetleri gelecek nesillere anlatmanın önemli bir görev olduğuna inanmaktadır.

Bugün benim hazırladığım vefa yazılarını takdir ederek kitaplaştırılması yönünde teşvikte bulunması da onun bu hassasiyetinin güzel bir göstergesidir.

Kendisinin yıllardır yaptığı çalışmalarla bizim yapmaya gayret ettiğimiz vefa çalışmaları aynı gönül pınarından beslenmektedir:

Geçmişimizi unutmamak, değerlerimizi unutturmamak ve gelecek nesillere doğru bilgiler bırakmak…

---

AİLESİNE BAĞLI BİR BABA VE DEDE

Müslüm Abacıoğlu Hocamız evli; dördü kız, ikisi erkek olmak üzere altı çocuk babasıdır.

İkisi kız, dördü erkek olmak üzere altı torunu bulunmaktadır.

Meslek hayatı boyunca gösterdiği fedakârlığı ailesine karşı da göstermiş; çocuklarının yetişmesi, eğitimleri ve hayata hazırlanmaları için büyük emek vermiştir.

Kendisinin aile fertleri için söylediği şu dua, onun şefkatli yönünü de göstermektedir:

“Allahu Teâlâ herkesin evlatlarını ve torunlarını bağışlasın.”

---

KIYMETLİ MÜSLÜM ABACIOĞLU HOCAM…

Grubumuzda yaptığımız paylaşımları ilgiyle okumanız, güzel sözlerinizle bizleri teşvik etmeniz ve hazırlanan yazıların kitaplaştırılması yönündeki değerli tavsiyeleriniz için şahsım ve grubumuz adına gönülden teşekkür ediyorum.

Siz, Urfa Lisesinin sıralarından başlayarak yarım asrı aşan gazetecilik hayatınız boyunca Şanlıurfa’nın sesini duyurdunuz.

Öğretmen olarak binlerce öğrencinin hayatına dokundunuz.

Fotoğrafçı olarak hatıraları kayıt altına aldınız.

Gazeteci olarak halkın sorunlarını dile getirdiniz.

Yazar olarak Şanlıurfa’nın tarihî ve manevi değerlerini kitaplaştırdınız.

Basın mensubu olarak şehrimizin yakın dönem tarihine tanıklık ettiniz.

Arşivlerinizi ve fotoğraf makinelerinizi müzeye bağışlayarak meslek hatıralarınızı gelecek nesillere emanet ettiniz.

Bizlere gösterdiğiniz ilgi ve söylediğiniz güzel sözler, yıllar boyunca verdiğiniz büyük emeklerin yanında küçük bir teşekkürle karşılanamayacak kadar değerlidir.

Asıl bizler; sizin gibi kalemi güçlü, hafızası zengin, gönlü vefalı ve memleket sevdalısı bir büyüğümüzle aynı grupta bulunmaktan onur duyuyoruz.

Rabb’im sizden razı olsun.

Sizlere aileniz ve sevdiklerinizle birlikte sağlıklı, huzurlu ve hayırlı uzun ömürler versin.

Kaleminiz, kelamınız, tecrübeleriniz ve hatıralarınızla daha nice yıllar bizlere ışık olmanızı nasip etsin.

Başta yetiştirdiğiniz öğrencileriniz olmak üzere, gazetecilik ve yazarlık hayatınız boyunca hizmet ettiğiniz bütün insanlardan aldığınız hayır duaları yolunuzu aydınlatsın.

İYİ Kİ VARSINIZ KIYMETLİ MÜSLÜM ABACIOĞLU HOCAM…

İYİ Kİ URFA LİSESİNİN, ŞANLIURFA BASINININ VE BU GÜZEL GRUBUMUZUN HAFIZASINDA YER ALIYORSUNUZ…

Sizi saygı, sevgi ve muhabbetle selamlıyorum.

Ecz. Bakır YEGENOĞLU








 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[URFA BASININDA YARIM ASRI AŞAN BİR ÇINAR: MÜSLÜM ABACIOĞLU - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 08:24:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/urfa-basininda-yarim-asri-asan-bir-cinar-muslum-abacioglu-113221-20260805.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/urfa-basininda-yarim-asri-asan-bir-cinar-muslum-abacioglu-113221-20260805.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/urfa-basininda-yarim-asri-asan-bir-cinar-muslum-abacioglu-113221-20260805.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[RAKAMLAR YALAN SÖYLEMEZ: TÜRKİYE EKONOMİSİNDE GERÇEKLER, RİSKLER VE YENİ YÜZYILIN FIRSATLARI]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-rakamlar-yalan-soylemez-turkiye-ekonomisinde-gercekler-riskler-ve-yeni-yuzyilin-firsatlari-572.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-rakamlar-yalan-soylemez-turkiye-ekonomisinde-gercekler-riskler-ve-yeni-yuzyilin-firsatlari-572.html</link>
                    <description><![CDATA[Maksut Konyar yazdı…]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ekonomi, yalnızca büyüme oranlarından ya da döviz kurlarından ibaret değildir. Bir ülkenin ekonomik gücü; üretim kapasitesi, teknolojik seviyesi, hukuk sistemi, eğitim kalitesi, yatırım ortamı ve vatandaşının refahıyla birlikte değerlendirilmelidir. Türkiye, son yılların en zorlu ekonomik dönemlerinden birini yaşarken, aynı zamanda tarihinin en önemli dönüşüm fırsatlarından biriyle de karşı karşıyadır.

Bugün Türkiye yaklaşık&nbsp;1,3 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğüyle&nbsp;dünyanın önde gelen ekonomileri arasında yer almaktadır. Satın alma gücü paritesine göre ise çok daha üst sıralara yükselmektedir. Bu tablo, üretim kapasitesinin küçümsenmeyecek düzeyde olduğunu göstermektedir. Ancak ekonomik büyüklük tek başına yeterli değildir. Asıl mesele, bu büyüklüğün toplumun yaşam standardına ne ölçüde yansıdığıdır.

Son yıllarda ekonominin en büyük sorunu hiç kuşkusuz yüksek enflasyon olmuştur. Enflasyon yalnızca fiyatların yükselmesi anlamına gelmez; aynı zamanda ücretlerin alım gücünün azalması, tasarrufların değer kaybetmesi, yatırım kararlarının ertelenmesi ve ekonomik belirsizliğin artması demektir. Bir ülkede fiyat istikrarı sağlanmadan sürdürülebilir refahın oluşması oldukça güçtür.

Merkez Bankası’nın sıkı para politikası ve mali disiplin adımları bu nedenle kritik önem taşımaktadır. Faiz artışları kısa vadede kredi maliyetlerini yükselterek ekonomik aktiviteyi yavaşlatabilir. Ancak uzun vadede enflasyonun kontrol altına alınması, yatırımcı güveninin yeniden tesis edilmesi ve ekonomik istikrarın sağlanması açısından bu politikalar önemli bir araç olarak görülmektedir.

İhracat cephesine bakıldığında Türkiye’nin önemli avantajları dikkat çekmektedir. Yıllık ihracat hacmi yüz milyarlarca dolara ulaşmış durumdadır. Avrupa Birliği hâlâ en büyük ticaret ortağı olmayı sürdürürken, Orta Doğu, Afrika ve Orta Asya pazarlarında da Türk ürünlerine yönelik talep artmaktadır.

Özellikle savunma sanayi, son yılların en dikkat çekici başarı hikâyelerinden biri olmuştur. İnsansız hava araçları, elektronik sistemler ve yerli savunma teknolojileri yalnızca güvenlik alanında değil, ihracat gelirleri açısından da önemli katkılar sağlamaktadır. Aynı şekilde otomotiv, beyaz eşya, makine, tekstil ve gıda sanayi Türkiye’nin üretim omurgasını oluşturmaya devam etmektedir.

Ancak küresel ekonomi artık düşük maliyetli üretimle değil, yüksek teknolojiyle rekabet etmektedir. Yapay zekâ, yarı iletken teknolojileri, biyoteknoloji, yazılım, dijital finans ve yeşil enerji yatırımları geleceğin ekonomik güç dengelerini belirlemektedir. Türkiye’nin de bu yarışta daha güçlü yer alabilmesi için katma değeri yüksek üretime yönelmesi kaçınılmazdır.

Bugün dünyanın en değerli şirketlerine bakıldığında çoğunun teknoloji şirketi olduğu görülmektedir. Bu durum yalnızca sermayenin değil, bilginin ve inovasyonun da ekonomik büyümenin temel kaynağı hâline geldiğini göstermektedir. Üniversite-sanayi iş birliği, Ar-Ge yatırımları ve girişimcilik ekosistemi bu nedenle stratejik öneme sahiptir.

Enerji konusu da ekonominin en kritik başlıklarından biridir. Türkiye her yıl enerji ithalatına milyarlarca dolar ödemektedir. Bu durum cari açığın en önemli nedenlerinden biridir. Yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılması, doğal gaz depolama kapasitesinin geliştirilmesi ve yerli enerji kaynaklarının daha etkin kullanılması dış finansman ihtiyacını azaltabilecek önemli adımlar olacaktır.

Tarım sektörü ise çoğu zaman hak ettiği kadar gündeme gelmemektedir. Oysa gıda güvenliği, enflasyon ve kırsal kalkınma açısından tarım stratejik öneme sahiptir. Modern sulama sistemleri, dijital tarım uygulamaları, kooperatifleşme ve planlı üretim modeli hem çiftçinin gelirini artıracak hem de tüketici fiyatlarının dengelenmesine katkı sağlayacaktır.

Ekonomik büyümenin toplumsal refaha dönüşebilmesi için gelir dağılımının dengelenmesi büyük önem taşımaktadır. Yüksek büyüme rakamları, vatandaşın cebine yansımadığı sürece ekonomik başarı tam anlamıyla hissedilemez. Genç işsizliğinin azaltılması, kadınların iş gücüne katılımının artırılması ve kayıt dışı ekonominin küçültülmesi kalkınmanın sosyal boyutunu güçlendirecektir.

Türkiye’nin jeopolitik konumu ise ekonomik açıdan önemli fırsatlar sunmaktadır. Avrupa ile Asya arasında doğal bir köprü olan ülkemiz, enerji koridorlarının, lojistik ağların ve uluslararası ticaret yollarının merkezinde bulunmaktadır. Küresel şirketlerin tedarik zincirlerini çeşitlendirme arayışı, Türkiye için yeni yatırım fırsatları doğurmaktadır.

Önümüzdeki yıllarda başarı yalnızca ekonomik büyüme oranlarıyla değil; dijital dönüşüm, hukuk güvenliği, eğitim kalitesi, çevresel sürdürülebilirlik ve kurumsal güvenle ölçülecektir. Güçlü kurumlar, öngörülebilir ekonomi politikaları ve nitelikli insan kaynağı, yatırımcıların en çok dikkat ettiği unsurlar arasında yer almaktadır.

Türkiye geçmişte pek çok ekonomik krizden çıkmayı başarmış bir ülkedir. Bugün de karşı karşıya bulunduğu sorunları çözebilecek üretim gücüne, girişimci ruhuna ve genç nüfusuna sahiptir. Ancak bu potansiyelin kalıcı refaha dönüşebilmesi için kısa vadeli çözümler yerine uzun vadeli yapısal reformlara ihtiyaç vardır.

Ekonomi yalnızca hükümetlerin ya da piyasanın meselesi değildir; üreticinin, sanayicinin, çiftçinin, esnafın, ihracatçının, akademisyenin ve emeğiyle geçinen her vatandaşın ortak geleceğidir. Güvenin güçlendiği, üretimin arttığı, hukukun öngörülebilir olduğu ve bilimin yol gösterdiği bir ekonomik düzen, Türkiye’nin yeni yüzyıldaki en büyük rekabet avantajı olacaktır.

Rakamlar değişebilir. Piyasalar dalgalanabilir. Küresel krizler yaşanabilir. Ancak üreten, teknolojiyi geliştiren, eğitimine yatırım yapan ve hukukun üstünlüğünü güçlendiren ülkeler uzun vadede kazanan taraf olur.

Türkiye’nin önünde zorlu bir yol vardır; fakat aynı zamanda büyük fırsatlar da bulunmaktadır. Önemli olan, bu fırsatları doğru politikalar, güçlü kurumlar ve ortak akılla kalıcı başarıya dönüştürebilmektir.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[RAKAMLAR YALAN SÖYLEMEZ: TÜRKİYE EKONOMİSİNDE GERÇEKLER, RİSKLER VE YENİ YÜZYILIN FIRSATLARI - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 07:51:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/rakamlar-yalan-soylemez-turkiye-ekonomisinde-gercekler-riskler-ve-yeni-yuzyilin-firsatlari-105247-20260805.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/rakamlar-yalan-soylemez-turkiye-ekonomisinde-gercekler-riskler-ve-yeni-yuzyilin-firsatlari-105247-20260805.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/rakamlar-yalan-soylemez-turkiye-ekonomisinde-gercekler-riskler-ve-yeni-yuzyilin-firsatlari-105247-20260805.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[MÜSİAD MERSİN’DEN 19 OKULA CUMA MESCİDİ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-musiad-mersinden-19-okula-cuma-mescidi-571.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-musiad-mersinden-19-okula-cuma-mescidi-571.html</link>
                    <description><![CDATA[Mersin Valisi Atilla Toros’un himayelerinde, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında, “Zanaatı Değere Dönüştürüyoruz, Okul Mescitlerini İyileştiriyoruz” Projesi kapsamında iş birliği protokolü imzalandı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[  Mersin Valiliği himayelerinde, MÜSİAD Mersin Şubesi ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında kent genelinde belirlenen 19 okulda öğrencilerin ibadet ihtiyaçlarını uygun şartlarda karşılayabilecekleri cuma mescitleri oluşturulacak. Mersin Valisi Atilla Toros’un himayelerinde, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında, “Zanaatı Değere Dönüştürüyoruz, Okul Mescitlerini İyileştiriyoruz” Projesi kapsamında iş birliği protokolü imzalandı. Protokol kapsamında MÜSİAD Mersin Şubesinin desteğiyle İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından belirlenen 19 okulda cuma mescitleri oluşturulacak. Yapılacak çalışmalarla öğrencilerin ibadet ihtiyaçlarını uygun şartlarda karşılayabilecekleri alanların hazırlanması ve mevcut alanların daha işlevsel hale getirilmesi amaçlanıyor. TOROS: DİĞER HAYIRSEVERLERİMİZE ÖRNEK TEŞKİL EDECEĞİNE İNANIYORUM Protokolün eğitim camiasına ve öğrencilere hayırlı olmasını temenni eden Mersin Valisi Atilla Toros, “Öğrencilerimizin eğitim hayatlarını sürdürdükleri ortamların her yönüyle daha nitelikli, işlevsel ve kullanışlı hale getirilmesini önemsiyoruz. Diğer hayırseverlerimize de örnek teşkil edeceğine inandığım bu anlamlı katkı dolayısıyla MÜSİAD ailesine ve Mersin Şubesi Başkanı Mehmet Sait Kayan’a gönülden teşekkür ediyor, projenin Mersin’imize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum” dedi. ÖZDEMİRCİ: 19 OKULUMUZDA ÇALIŞMA GERÇEKLEŞTİRİLECEK Mersin İl Milli Eğitim Müdürü Muhammed Özdemirci, proje kapsamında ihtiyaçları belirlenen 19 okulda çalışma gerçekleştirileceğini belirtti. Özdemirci, “Öğrencilerimizin ihtiyaçlarını karşılayabilecek uygun alanların oluşturulması ve mevcut alanların daha işlevsel hale getirilmesi amacıyla önemli bir iş birliğine imza attık. Proje kapsamında belirlenen 19 okulumuzda cuma mescitleri oluşturulacak. Eğitime, okullarımıza ve öğrencilerimize sundukları bu değerli katkı dolayısıyla MÜSİAD Mersin Şubemize teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. KAYAN: SORUMLULUĞMUZ YALNIZCA İKTİSADİ KALKINMAYLA SINIRLI DEĞİL MÜSİAD Mersin Şube Başkanı Mehmet Sait Kayan ise iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarının toplumsal sorumluluklarına dikkat çekti. Kayan, “İş dünyası ve sivil toplum kuruluşları yalnızca ticaretin, üretimin, istihdamın ve yatırımların gelişmesi için çalışmamalıdır. MÜSİAD Mersin ailesi olarak yaşadığımız şehre katkı sunmayı, ihtiyaçlara duyarsız kalmamayı, hayır işlerinde bulunmayı, hassasiyetlerimiz ve değerlerimizi taşıyan milli ve manevi duygularımızla toplumumuza kalıcı değerler kazandırmayı da asli sorumluluklarımız arasında görüyoruz. Bu anlayışla, ‘Zanaatı Değere Dönüştürüyoruz, Okul Mescitlerini İyileştiriyoruz’ Projesi kapsamında 19 okulumuzda cuma mescitlerinin oluşturulmasına katkı sunmaktan büyük bir onur ve mutluluk duyuyoruz. Gerçekleştirilen her hayrın yeni hayırlara vesile olacağına, hayırseverlerimize ve iş dünyamıza örnek teşkil edeceğine inanıyoruz. Böylesine anlamlı bir projeye katkı sunmamıza vesile olan Valimiz Sayın Atilla Toros’a ve İl Milli Eğitim Müdürümüz Sayın Muhammed Özdemirci’ye teşekkür ediyor, projenin öğrencilerimize, eğitim camiamıza ve Mersin’imize hayırlı olmasını diliyorum” dedi. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[MÜSİAD MERSİN’DEN 19 OKULA CUMA MESCİDİ - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 16:32:41 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/musiad-mersinden-19-okula-cuma-mescidi-193814-20260804.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/musiad-mersinden-19-okula-cuma-mescidi-193814-20260804.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/musiad-mersinden-19-okula-cuma-mescidi-193814-20260804.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[SAHTE DEĞERLEME RAPORLARIYLA VATANDAŞLIK VURGUNUNA DARBE]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-sahte-degerleme-raporlariyla-vatandaslik-vurgununa-darbe-570.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-sahte-degerleme-raporlariyla-vatandaslik-vurgununa-darbe-570.html</link>
                    <description><![CDATA[Yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanma sürecinde sahte gayrimenkul değerleme raporları düzenleyerek usulsüzlük yapan şebekeye yönelik 16 ilde gerçekleştirilen operasyonda 72 şüpheli yakalandı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanmak isteyen yabancıların başvuru, denetim ve değerlendirme süreçlerinin ilgili mevzuat kapsamında titizlikle yürütüldüğü belirtildi.

1.150 YATIRIMCININ UYGUNLUK BELGESİ İPTAL EDİLDİ

Açıklamaya göre, sahte ve usulsüz ekspertiz raporları üzerinden süreci suistimal etmeye çalışan kişilere yönelik Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen incelemeler sonucunda, muvazaalı veya usulsüz işlem yaptığı belirlenen 1.150 yatırımcının yatırım uygunluk belgesi iptal edildi.

Bu işlemler sonucunda yatırımcıların aile fertleri de dâhil olmak üzere toplam 5 bin 391 kişinin Türk vatandaşlığı kararı iptal edildi.

Bunun yanı sıra, vatandaşlık kazanılmasının ardından yapılan güvenlik değerlendirmelerinde kamu düzeni ve millî güvenlik bakımından sakıncalı olduğu tespit edilen 263 yatırımcı ve aile fertleriyle birlikte toplam 743 kişinin vatandaşlık kararı da hukuki şartların oluşmadığı gerekçesiyle geri alındı.

Böylece toplamda 1.413 yatırımcı ve aileleriyle birlikte 6 bin 134 kişinin vatandaşlık kazanma kararı iptal edildi veya geri alındı.

2026'DA 1.358 KİŞİNİN VATANDAŞLIĞI İPTAL EDİLDİ

11 Şubat 2026 tarihinden itibaren ise yatırım uygunluk belgesi iptal edilen 443 yatırımcı ve aile fertleri olmak üzere toplam 1.358 kişinin Türk vatandaşlığı iptal edildi. Ayrıca 7 kişinin vatandaşlığı, millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından sakınca bulunduğunun bildirilmesi üzerine geri alındı.

Açıklamada, operasyona konu edilen usulsüzlüklerin başvuru öncesinde kullanılan belgelere ilişkin sahtecilik girişimlerinden kaynaklandığı vurgulandı.

“PERSONELİMİZ AÇISINDAN ZAFİYET VE İHMAL YOK”

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü personelinin görev ve yetkileri kapsamında herhangi bir zafiyet veya ihmal bulunmadığı belirtilen açıklamada, suç teşkil eden tüm usulsüzlüklerin adli makamlara intikal ettirildiği ifade edildi.

Bakanlık, millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması amacıyla her türlü illegal yapı ve usulsüzlükle mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/asayis-haberleri">Asayiş</category><dc:creator><![CDATA[SAHTE DEĞERLEME RAPORLARIYLA VATANDAŞLIK VURGUNUNA DARBE - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 16:24:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/sahte-degerleme-raporlariyla-vatandaslik-vurgununa-darbe-192952-20260804.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/sahte-degerleme-raporlariyla-vatandaslik-vurgununa-darbe-192952-20260804.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/sahte-degerleme-raporlariyla-vatandaslik-vurgununa-darbe-192952-20260804.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ISPARTA İHRACATTA HIZ KESMİYOR: TEMMUZDA 71,2 MİLYON DOLAR]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-isparta-ihracatta-hiz-kesmiyor-temmuzda-712-milyon-dolar-569.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-isparta-ihracatta-hiz-kesmiyor-temmuzda-712-milyon-dolar-569.html</link>
                    <description><![CDATA[Isparta Ticaret ve Sanayi Odası (ITSO) Yönetim Kurulu Başkanı Metin Çelik, Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) açıkladığı temmuz ayı ihracat verilerini değerlendirerek, Isparta'nın ihracatta güçlü bir yükseliş ivmesi yakaladığını söyledi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TİM verilerine göre Isparta'nın temmuz ayı ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 56 artış göstererek 71 milyon 198 bin dolara ulaştı. Geçen yıl temmuz ayında 45 milyon 500 bin dolar seviyesinde gerçekleşen ihracattaki bu artışın, ilin üretim ve dış ticaret kapasitesinin güçlendiğini ortaya koyduğunu belirten Çelik, yılın ilk yedi ayında ise ihracatın 302 milyon dolara yükseldiğini ifade etti. Aynı dönemde yıllık bazda yüzde 8'lik artış kaydedildiğini dile getiren Çelik, bu tablonun memnuniyet verici olduğunu vurguladı. Temmuz ayında en fazla ihracatın yaş meyve ve sebze sektöründe gerçekleştirildiğini aktaran Çelik, bu alanda 29 milyon 838 bin dolarlık ihracat yapıldığını söyledi. Yaş meyve ve sebze sektörünü 9 milyon dolarla madencilik ürünleri, 8 milyon dolarla çimento, cam, seramik ve toprak ürünleri, 7 milyon 494 bin dolarla kimyevi maddeler ve mamulleri ile 3 milyon 779 bin dolarla hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörünün takip ettiğini kaydetti. İhracatta ülke bazında ilk sırayı 15 milyon 709 bin dolarla Almanya'nın aldığını belirten Çelik, Almanya'yı 8 milyon 514 bin dolarla Amerika Birleşik Devletleri, 5 milyon 892 bin dolarla Fransa, 5 milyon 198 bin dolarla İspanya ve 4 milyon 421 bin dolarla Rusya Federasyonu'nun izlediğini ifade etti. Son iki ayda ihracatta önemli bir toparlanma sürecine girildiğine dikkat çeken Çelik, haziran ayında da aylık bazda yüzde 60'lık artış yakalandığını hatırlattı. Temmuz ayında da yükselişin devam etmesinin Isparta'nın üretim gücü ve ihracat potansiyelinin her geçen gün arttığını gösterdiğini belirten Çelik, yılın geri kalanında da bu olumlu ivmenin sürmesini ve ihracatın yılı daha güçlü rakamlarla tamamlamasını temenni etti. Açıklamasının sonunda Isparta ekonomisine katkı sağlayan tüm ihracatçılara, firmalara ve emekçilere teşekkür eden Çelik, başarılarının artarak devam etmesini diledi. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[ISPARTA İHRACATTA HIZ KESMİYOR: TEMMUZDA 71,2 MİLYON DOLAR - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 16:22:12 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/isparta-ihracatta-hiz-kesmiyor-temmuzda-712-milyon-dolar-192452-20260804.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/isparta-ihracatta-hiz-kesmiyor-temmuzda-712-milyon-dolar-192452-20260804.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/isparta-ihracatta-hiz-kesmiyor-temmuzda-712-milyon-dolar-192452-20260804.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[HALICI'DAN DEREBOĞAZI YOLU'NDAKİ ELSAZI SAPAĞI İÇİN BAKANLIĞA 9 SORULUK ÖNERGE]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-halicidan-derebogazi-yolundaki-elsazi-sapagi-icin-bakanliga-9-soruluk-onerge-568.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-halicidan-derebogazi-yolundaki-elsazi-sapagi-icin-bakanliga-9-soruluk-onerge-568.html</link>
                    <description><![CDATA["Her kaza haberi yüreğimizi yakıyor, Elsazı Sapağı daha fazla can almadan gerekli düzenlemeler yapılmalıdır."]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Yeni Parti Isparta Milletvekili Hikmet Yalım Halıcı, Antalya-Isparta-Burdur ulaşımının en önemli güzergahlarından biri olan Dereboğazı Yolu üzerindeki Elsazı Sapağı'nda yaşanan trafik güvenliği sorunlarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na yazılı soru önergesi veren Halıcı, bölgede artan trafik yoğunluğu ve yaşanan kazalara dikkat çekti. &nbsp; Önergesinde, Dereboğazı Yolu'nun yalnızca şehirler arası ulaşım açısından değil, turizm, kırsal yerleşimlerin ulaşımı ve ticari taşımacılık bakımından da stratejik öneme sahip olduğunu belirten Halıcı, Elsazı Sapağı'nın yılda yaklaşık 350 bin ziyaretçiyi ağırlayan Yazılı Kanyon Tabiat Parkı'nın ulaşımını sağladığını hatırlattı. &nbsp; Halıcı, özellikle yaz aylarında turizm hareketliliğinin arttığını, buna Sütçüler ilçesine bağlı mahalle ve köylerin ulaşımı ile mermer ocaklarından Antalya Limanı'na yönelen yüksek tonajlı araç trafiğinin de eklendiğini belirterek, mevcut yol yapısının bu yoğunluğu karşılamakta yetersiz kaldığını ifade etti. &nbsp; Yaşanan ölümlü ve yaralanmalı trafik kazalarının artık görmezden gelinemeyeceğini vurgulayan Halıcı, can kayıplarının önlenebilmesi için Elsazı Sapağı'nda modern bir kavşak düzenlemesi yapılması, ihtiyaç duyulan kesimlerde yolun genişletilmesi ve kapsamlı trafik güvenliği önlemlerinin gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. &nbsp; Yalım Halıcı’nın önergesinde yer alan sorular şu şekilde; &nbsp; 1. Antalya-Isparta Dereboğazı Yolu'nun Elsazı Sapağı ve çevresinde son 10 yılda meydana gelen ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazalarının yıllara göre sayısı nedir? 2. Bakanlığınızın Elsazı Sapağı'nda kavşak düzenlemesi yapılmasına yönelik hazırlanmış bir proje veya yatırım programı bulunmakta mıdır? 3. Bulunuyor ise söz konusu projenin ihale ve yapım takvimi nedir? Bulunmuyor ise gerekçesi nedir? 4. Bahsi geçen güzergahta; ağır tonajlı araç trafiği ile turizm amaçlı araç trafiğinin oluşturduğu yoğunluğa ilişkin Bakanlığınız tarafından yapılmış bir trafik etüdü veya fizibilite çalışması var mıdır? 5. Yazılı Kanyon Tabiat Parkı'nı yılda yaklaşık 350 bin kişinin ziyaret ettiği dikkate alındığında, bu ziyaretçi yoğunluğunun ulaşım güvenliğine etkisine yönelik herhangi bir çalışma yapılmış mıdır? 6. Sütçüler ilçesine bağlı mahalle, köy ve yerleşim yerlerinin güvenli ulaşımını sağlamak amacıyla söz konusu yolun ihtiyaç duyulan kesimlerinde genişletme çalışması yapılması planlanmakta mıdır? Varsa ne zaman yapılacaktır?&nbsp; 7. Elsazı Sapağı başta olmak üzere, bu güzergahta sinyalizasyon, aydınlatma, dönüş cepleri, hız düşürücü önlemler, bariyerler ve diğer trafik güvenliği uygulamalarının hayata geçirilmesine yönelik bir çalışma yürütülmekte midir? 8. Bölgede faaliyet gösteren mermer ocaklarından kaynaklanan ağır tonajlı araç trafiğinin yol güvenliğine etkisi konusunda Bakanlığınızın yaptığı değerlendirmeler nelerdir? 9. Son yıllarda bu güzergahta yaşanan can kayıplarının önüne geçebilmek amacıyla Bakanlığınız tarafından kısa, orta ve uzun vadede alınması planlanan tedbirler nelerdir? ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/siyaset-haberleri">Siyaset</category><dc:creator><![CDATA[HALICI'DAN DEREBOĞAZI YOLU'NDAKİ ELSAZI SAPAĞI İÇİN BAKANLIĞA 9 SORULUK ÖNERGE - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 16:17:47 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/halicidan-derebogazi-yolundaki-elsazi-sapagi-icin-bakanliga-9-soruluk-onerge-192154-20260804.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/halicidan-derebogazi-yolundaki-elsazi-sapagi-icin-bakanliga-9-soruluk-onerge-192154-20260804.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/halicidan-derebogazi-yolundaki-elsazi-sapagi-icin-bakanliga-9-soruluk-onerge-192154-20260804.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[TÜRKİYE EKONOMİSİ: ZORLUKLARDAN FIRSATLARA UZANAN YOL]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-turkiye-ekonomisi-zorluklardan-firsatlara-uzanan-yol-567.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-turkiye-ekonomisi-zorluklardan-firsatlara-uzanan-yol-567.html</link>
                    <description><![CDATA[Maksut Konyar yazdı...]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ekonomi, ülkenin yalnızca rakamlardan oluşan bilançosu değil; üretimin, istihdamın, yatırımın ve toplumsal refahın ortak yansımasıdır. Türkiye ekonomisi ise son yıllarda küresel gelişmeler, jeopolitik riskler, yüksek enflasyon ve finansal dalgalanmalar nedeniyle önemli bir sınav vermektedir.

Dünya ekonomisinde yaşanan belirsizlikler, enerji maliyetlerindeki artışlar ve küresel ticaretin yeniden şekillenmesi, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeleri doğrudan etkilemektedir. Buna rağmen Türkiye, güçlü üretim altyapısı, genç ve dinamik nüfusu, sanayi kapasitesi ve stratejik coğrafi konumuyla önemli avantajlara sahiptir.

Son dönemde uygulanan ekonomi politikalarının temel hedefi, fiyat istikrarını sağlamak, enflasyonu kalıcı olarak düşürmek ve yatırım ortamını güçlendirmektir. Enflasyonla mücadele kısa vadede bazı ekonomik yavaşlamalara neden olsa da, uzun vadede sürdürülebilir büyümenin temel şartlarından biri olarak görülmektedir. Ekonomide güven ortamının güçlenmesi, yerli ve yabancı yatırımcıların kararlarını olumlu yönde etkileyen en önemli unsurlardan biridir.

İhracat tarafında Türkiye, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika pazarlarına olan yakınlığı sayesinde rekabet avantajını korumaktadır. Savunma sanayii, otomotiv, tekstil, beyaz eşya ve gıda sektörleri ülke ekonomisine önemli katkılar sağlamaya devam etmektedir. Bunun yanında teknoloji, yazılım, yenilenebilir enerji ve yüksek katma değerli üretim alanlarında yapılacak yatırımlar, geleceğin ekonomik büyümesinin anahtarı olacaktır.

Ancak ekonomik başarının yalnızca büyüme rakamlarıyla ölçülmesi yeterli değildir. Vatandaşın alım gücünün artması, gelir dağılımının iyileştirilmesi, genç işsizliğinin azaltılması ve üretim maliyetlerinin düşürülmesi de aynı derecede önem taşımaktadır. Ekonomik reformların toplumun tüm kesimlerine olumlu yansıması, sürdürülebilir kalkınmanın temel göstergesidir.

Önümüzdeki dönemde mali disiplinin korunması, hukuk güvenliğinin güçlendirilmesi, eğitim ve teknoloji yatırımlarının artırılması, üretim odaklı politikaların devam ettirilmesi Türkiye ekonomisinin rekabet gücünü daha da yükseltecektir. Küresel ekonomide yaşanan dönüşüm doğru okunabildiği takdirde Türkiye, bölgesel bir üretim ve lojistik merkezi olma potansiyelini daha güçlü şekilde değerlendirebilir.

Türkiye ekonomisi, önemli zorluklarla karşı karşıya olsa da güçlü potansiyelini korumaktadır. Kalıcı başarı; istikrarlı ekonomi politikaları, üretim odaklı büyüme, yüksek katma değerli yatırımlar ve toplumsal güven ortamının güçlenmesiyle mümkün olacaktır. Geleceğe umutla bakabilmek için ekonomik reformların kararlılıkla sürdürülmesi ve üretimin her alanda desteklenmesi büyük önem taşımaktadır.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[TÜRKİYE EKONOMİSİ: ZORLUKLARDAN FIRSATLARA UZANAN YOL - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 22:36:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/turkiye-ekonomisi-zorluklardan-firsatlara-uzanan-yol-013939-20260804.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/turkiye-ekonomisi-zorluklardan-firsatlara-uzanan-yol-013939-20260804.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/turkiye-ekonomisi-zorluklardan-firsatlara-uzanan-yol-013939-20260804.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[DEREBOĞAZI SORUNU ALAY KONUSU YAPILAMAZ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-derebogazi-sorunu-alay-konusu-yapilamaz-566.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-derebogazi-sorunu-alay-konusu-yapilamaz-566.html</link>
                    <description><![CDATA[Müslüm Aktürk yazdı...]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Isparta’da sokağa çıkıp “Kentinizin en önemli sorunu nedir?” diye sorulsa, halkın önemli bir bölümünün vereceği cevap bellidir: Dereboğazı Yolu.

Çeyrek asırdan beri çözüleceği söylenen Dereboğazı, hâlâ Isparta’nın gündeminde. Üstelik mesele yalnızca bir yolun tamamlanmamış olması değil. Bu güzergâhta insanlar hayatını kaybetti, yaralandı; aileler maddi ve manevi kayıplar yaşadı.

Dolayısıyla Dereboğazı Yolu, insan hayatının söz konusu olduğu ciddi bir meseledir.

AK PARTİ’NİN YUMUŞAK KARNI

AK Parti açısından bakıldığında Dereboğazı’nın ciddi bir siyasi probleme dönüştüğünü görmek gerekiyor.

Partinin milletvekilleri bu konuda gerçekten zorlanıyor. Çünkü vatandaşın karşısına çıkıp ne söyleyeceklerini onlar da şaşırmış haldeler.

“Yapılıyor” deseler, “Ne zaman bitecek?” sorusuyla karşılaşıyorlar.

“Ödenek ayrıldı” deseler, “Yıllardır ayrılıyor, neden hâlâ bitmedi?” deniliyor.

“Çalışmalar devam ediyor” deseler, vatandaşın cevabı hazır: “Zaten yıllardır devam ediyor.”

Adeta maçın son dakikalarındalar. Maçın bitmesini isteyen bir takımın kalecisi gibi topu ayağında tutuyor, zaman geçiriyorlar. Ancak hakem de artık sarı kartı göstermeye hazır.

Vatandaşa, “Ekonomik şartlar zor, devletin kaynakları sınırlı, böyle büyük bir yatırım için bugün 30 milyar lira ayırmak kolay değil; dolayısıyla biraz daha bekleyeceksiniz” demek de kolay değil.

Çünkü vatandaşın vereceği cevap belli: “Biz zaten yıllardır bekliyoruz.”

Bunlar yetmezmiş gibi Süreyya Sadi Bilgiç’in açıklaması, iktidarın Isparta’daki işini daha da zorlaştırdı.

SÜREYYA BEY’İN SÖZLERİ NEDEN TEPKİ ÇEKTİ?

Ömrünü TBMM’de geçirmiş, Isparta siyasetinde önemli görevler üstlenmiş tecrübeli bir siyasetçi olan Süreyya Sadi Bilgiç’in sosyal medyada yayınlanan bir röportajda, “Dereboğazı Yolu yapılsaydı Ispartalı Antalya’ya kahvaltıya giderdi” şeklindeki sözleri kentte ciddi tepkiyle karşılandı.

Sözün hangi niyetle söylendiğini elbette kendisi bilir. Ancak siyasette yalnızca niyet değil, sözün toplumda nasıl karşılık bulduğu da önemlidir.

Çünkü Dereboğazı, yalnızca Isparta’dan Antalya’ya gidip kahvaltı yapılacak bir yol değildir.

Bu güzergâh Antalya’nın yanı sıra Alanya’ya, Adana’ya, Mersin’e ve daha ilerideki kentlere ulaşım sağlayan önemli bir yoldur.

Bu yolu esnaf kullanıyor.

Sanayici kullanıyor.

İşçi kullanıyor.

Çiftçi kullanıyor.

Öğrenci kullanıyor.

Hastası olan kullanıyor.

Ticaret yapan kullanıyor.

Ailesini görmek isteyen kullanıyor.

İnsanların hayatını kaybettiği böyle bir yolun yıllardır tamamlanamamış olması zaten başlı başına ciddi bir sorunken, meselenin “Antalya’ya kahvaltıya gitmek” üzerinden ifade edilmesi doğal olarak tepki çekti.

“ZENGİNLER ANTALYA’YA GİTMESİN DİYE YAPILMIYOR”

Dereboğazı’nın neden bugüne kadar tamamlanamadığı konusunda Isparta’da yıllardır çeşitli iddialar ve söylentiler dolaşıyor.

Benim de bir tanıdığım, bu konuda bana şöyle demişti:

“Isparta’nın zenginleri Antalya’ya gitmesin diye Dereboğazı yapılmıyor.”

Ben de kendisine tepki göstermiştim.

“İnanma, böyle vicdansızlık olur mu? İnsan hayatından söz ediyoruz. Nice canlar gitti, insanlar yaralandı. Para gidecek diye insanların ölmesine göz yumulur mu?” demiştim.

Süreyya Bey’in sözleri basına yansıdıktan sonra aynı tanıdığım bana mesaj gönderdi:

“Gördün mü sana dediğim şeyleri…”

Ardından kendi yorumunu yaptı…

Şimdi o iddianın doğru olduğunu elbette söylemiyorum.

Ancak şunu söylüyorum: Siyasetçilerin kullandığı bazı ifadeler, toplumda yıllardır dolaşan bu tür iddiaları istemeden de olsa besleyebilir.

İşte bu nedenle, özellikle tecrübeli siyasetçilerin sözlerini seçerken daha dikkatli olmaları gerekir.

MUHALEFETE PAS VERİLDİ

Süreyya Sadi Bilgiç’in sözleri, Dereboğazı konusunda zaten savunma yapmakta zorlanan AK Parti açısından muhalefete önemli bir siyasi malzeme verdi.

Dereboğazı Isparta'da AK Parti’nin en hassas noktalarından biri.

Yıllardır tamamlanamayan yol…

Verilen sözler…

Kazalar…

Can kayıpları…

Vatandaşın beklentisi…

Bütün bunların üzerine bir de “kahvaltı” ifadesi eklenince, muhalefet açısından kullanılabilecek güçlü bir siyasi argüman ortaya çıktı.

Süreyya Bey, farkında olarak veya olmayarak, muhalefete öyle bir pas verdi ki…

Yeni Parti Isparta Milletvekili Hikmet Yalım Halıcı da adeta boş kaleyi önünde buldu.

Gol attı, ardından bir gol daha… Gol üstüne gol attı.

Çünkü Dereboğazı konusunda muhalefetin eline bundan daha rahat kullanılabilecek bir siyasi malzeme verilemezdi.

Ortada yıllardır tamamlanmayı bekleyen, insanların can güvenliğini doğrudan ilgilendiren bir yol var.

Siyaset de bunun üzerinden yapılırken sözlerin nereye gideceğine dikkat etmek gerekiyor.

BAŞDEĞİRMEN GERÇEĞİNİ DE UNUTMAMAK GEREKİR

Şunu da çok ciddi şekilde ifade etmek istiyorum:

Şükrü Başdeğirmen’in yerinde başka bir aday gösterilseydi, AK Parti’nin Isparta’daki yerel seçimi kazanma ihtimali çok daha düşük olurdu.

Seçimi Başdeğirmen kazandı.

Başdeğirmen’in toplumdaki karşılığı, siyasi gücü ve ortaya koyduğu projeler, AK Parti’nin Isparta Belediye Başkanlığı seçimini kazanmasında önemli rol oynadı.

Başdeğirmen’in kentteki karşılığı olmasaydı, bugün Isparta Belediye Başkanı başka bir partinin adayı olabilirdi.

Bunu görmezden gelmemek gerekiyor.

Çünkü önümüzde yine önemli bir genel seçim var.

Bugünden seçim sonucunu kestirmek elbette mümkün değil. Ancak görünen o ki AK Parti, seçim çalışmaları sırasında Dereboğazı sorusuyla hayli fazla karşılaşacak.

Vatandaşın milletvekillerine yönelteceği sorulardan biri büyük ihtimalle yine şu olacak: “Dereboğazı ne oldu?”

DEREBOĞAZI SADECE ISPARTA’NIN MESELESİ DEĞİL

Bir başka önemli noktayı da özellikle vurgulamak gerekiyor.

Dereboğazı’nı yalnızca “Isparta-Antalya yolu” olarak değerlendirmek eksik olur.

Bu güzergâh, Isparta’nın Akdeniz’e açılan önemli ulaşım koridorlarından biridir.

Antalya’dan Alanya’ya, Adana’dan Mersin’e ve daha ilerideki kentlere ulaşmak isteyen insanların kullandığı bir yoldur.

Dolayısıyla burada sadece Ispartalıların değil, geniş bir coğrafyada yaşayan insanların ulaşım ve can güvenliğinden söz ediyoruz.

Yolun tamamlanması; ticaret açısından önemlidir, sanayi açısından önemlidir, turizm açısından önemlidir, tarım açısından önemlidir, sağlık açısından önemlidir.

Ve hepsinden önemlisi insan hayatı açısından önemlidir.

Bu nedenle Dereboğazı’nın tamamlanmasını isteyen insanları yalnızca “Antalya’ya kahvaltıya gitmek isteyenler” şeklinde görmek, meselenin gerçek boyutunu ıskalamaktır.

SİYASETÇİLER DAHA DİKKATLİ OLMALI

Süreyya Sadi Bilgiç tecrübeli bir siyasetçi.

Dolayısıyla kendisinin de kullandığı sözlerin Isparta’da nasıl karşılık bulacağını hesap etmesini beklemek hakkımız.

Burada amacım Süreyya Bey’i hedef göstermek değil.

Ancak Dereboğazı gibi insanların canını yakan bir mesele alay konusu yapılmamalıdır.

Yolun neden bugüne kadar tamamlanamadığına ilişkin ekonomik, teknik veya bürokratik gerekçeler varsa bunlar açıkça anlatılabilir.

“Şu nedenle gecikti, şu aşamadayız, şu tarihte şu bölüm tamamlanacak” denilebilir.

Vatandaş gerçek tabloyu bilmek ister.

Ama insan hayatıyla doğrudan ilgili bir konuda, toplumda alay olarak algılanabilecek ifadeler kullanmak doğru değildir.

Ispartalıların beklentisi çok basit:&nbsp;Mazeret değil çözüm, güvenli ulaşım ve artık gerçekten bitirilmiş bir Dereboğazı Yolu.

Mesele Antalya’ya kahvaltıya gitmek değildir.

Mesele, insanların güvenli bir şekilde evlerine dönebilmeleridir.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[DEREBOĞAZI SORUNU ALAY KONUSU YAPILAMAZ - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 22:25:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/derebogazi-sorunu-alay-konusu-yapilamaz-012813-20260804.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/derebogazi-sorunu-alay-konusu-yapilamaz-012813-20260804.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/derebogazi-sorunu-alay-konusu-yapilamaz-012813-20260804.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Gösteriş Uğruna Yüzlerce İnsanın Huzurunu Çalmayın]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-gosteris-ugruna-yuzlerce-insanin-huzurunu-calmayin-565.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-gosteris-ugruna-yuzlerce-insanin-huzurunu-calmayin-565.html</link>
                    <description><![CDATA[Aşırı müzik açmak medeniyet değil, saygısızlıktır]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Gece çöktüğünde şehir sadece karanlığa değil, huzura da kavuşmalıdır. Ancak ne yazık ki bazı kişiler için gece, başkalarını rahatsız etme zamanı haline geliyor. Abartılı egzoz sesleri, son ses açılan müzikler ve "beni görün" telaşı, yüzlerce insanın huzurunu birkaç dakikada yok edebiliyor. Hiç düşündünüz mü? O seslerin ulaştığı evlerde belki ateşler içinde yatan bir hasta var. Sabah ezanıyla işine gidecek bir emekçi var. Üniversite sınavına hazırlanan bir genç, yeni uyumuş bir bebek, tansiyon hastası bir yaşlı var. Sizin eğlence dediğiniz şey, başkası için uykusuzluk, stres ve sağlık sorunu olabiliyor. Asıl düşündürücü olan ise şu: İnsanları rahatsız etmek nasıl bir mutluluk verebilir? Gürültü çıkarırken arkanızdan edilen bedduaları, söylenen sitemleri hiç mi duymuyorsunuz? Saygı görmek isteyen önce saygı göstermeyi öğrenmelidir. Bu noktada ailelere de büyük görev düşüyor. Anne, baba, ağabey, abla ve aile büyükleri gençlere sadece araç kullanmayı değil, toplum içinde nasıl davranılması gerektiğini de öğretmelidir. Çünkü edep ve görgü kuralları ceza korkusuyla değil, aile terbiyesiyle kazanılır. Elbette polis ve zabıta görevini yapacaktır. Denetimler artmalı, kuralları hiçe sayanlara gerekli cezalar uygulanmalıdır. Ancak her sorunun çözümünü sadece güvenlik güçlerinden beklemek de doğru değildir. Vicdanın olmadığı yerde ceza tek başına yeterli olmaz. Bir şehrin medeniyeti binalarıyla değil, insanlarının birbirine gösterdiği saygıyla ölçülür. Gece sessizliği kimsenin lütfu değildir; hastanın, yaşlının, bebeğin, öğrencinin ve çalışan herkesin en doğal hakkıdır. Unutmayalım; gerçek güç, gürültü çıkarmakta değil, başkalarının huzurunu koruyabilmektedir. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[Gösteriş Uğruna Yüzlerce İnsanın Huzurunu Çalmayın - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 20:27:24 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/gosteris-ugruna-yuzlerce-insanin-huzurunu-calmayin-233704-20260803.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/gosteris-ugruna-yuzlerce-insanin-huzurunu-calmayin-233704-20260803.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/gosteris-ugruna-yuzlerce-insanin-huzurunu-calmayin-233704-20260803.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[DEĞER-DER’DEN MANİFEST KONSERİ ÇAĞRISI: “İPTAL EDİLMELİDİR”]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-deger-derden-manifest-konseri-cagrisi-iptal-edilmelidir-564.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-deger-derden-manifest-konseri-cagrisi-iptal-edilmelidir-564.html</link>
                    <description><![CDATA[Bodrum İnsani Değerler Derneği (DEĞER-DER), 8 Ağustos 2026’da Bodrum’da düzenlenmesi planlanan Manifest konserinin iptal edilmesi çağrısında bulundu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Bodrum İnsani Değerler Derneği (DEĞER-DER), 8 Ağustos 2026’da Bodrum’da düzenlenmesi planlanan Manifest konserinin iptal edilmesi çağrısında bulundu. Dernek, konserin çocuklar ve gençler üzerindeki olası etkilerine dikkat çekerek kamuoyunu demokratik ve yasal yollarla tepki göstermeye davet etti.

Bodrum İnsani Değerler Derneği (DEĞER-DER), daha önce “hayasızca hareketler ve teşhircilik” suçlamalarıyla hakkında soruşturma açıldığını belirttiği Manifest grubunun 8 Ağustos 2026 tarihli Bodrum konserine ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Konserin toplumda endişeye neden olduğunu savunan DEĞER-DER, Manifest grubunun sahne performanslarının Türk kültürü ve toplumsal değerlerle bağdaşmadığını ileri sürdü.

Açıklamada, “Bu konserlerle Türk kültürünü dünyaya duyuracağız” yönündeki ifadeye atıfta bulunularak, sahne performanslarının Türk kültürünün bir parçası olup olmadığı soruldu.

“ÇOCUKLARIMIZIN ZİHİNLERİNİ KORUYALIM”

Manifest grubunun yalnızca bir müzik grubu olmadığını öne süren DEĞER-DER, grubun özellikle gençler ve çocuklar üzerindeki etkisine dikkat çekti.

Dernek açıklamasında, grubun hedef kitlesinin 4-17 yaş arasındaki çocuklar olduğunu ileri sürerek, konserin aile yapısı ve toplumsal değerler açısından değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 41. ve 58. maddelerine de atıfta bulunan DEĞER-DER, devletin aileyi ve çocukları koruma konusunda sorumlulukları bulunduğunu belirtti.

Açıklamada ayrıca “hayasızlık ve teşhircilik” olarak nitelendirilen davranışların ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmemesi gerektiği görüşü dile getirildi.

CİMER ÜZERİNDEN BAŞVURU ÇAĞRISI

DEĞER-DER, Bodrum’daki dernek, vakıf, sendika, siyasi parti ve vatandaşları konserin iptal edilmesi yönündeki taleplerini demokratik ve yasal yollarla ilgili makamlara iletmeye çağırdı.

Dernek, vatandaşların CİMER üzerinden başvuruda bulunarak taleplerini İçişleri Bakanlığı, Muğla Valiliği, Bodrum Kaymakamlığı ve Bodrum Belediyesi’ne iletebileceklerini belirtti.

Açıklama, “Çocuklarımızın tertemiz zihinlerini işgal edecek bu konsere sessiz kalmayalım” çağrısıyla sona erdi.

DEĞER-DER, açıklamasında ayrıca #ManifestKonseriİptalEdilsin, #Bodrum, #AileyiKoruyalım ve #GençliğiKoruyalım etiketlerine yer verdi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[DEĞER-DER’DEN MANİFEST KONSERİ ÇAĞRISI: “İPTAL EDİLMELİDİR” - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 20:27:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/deger-derden-manifest-konseri-cagrisi-iptal-edilmelidir-233003-20260803.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/deger-derden-manifest-konseri-cagrisi-iptal-edilmelidir-233003-20260803.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/deger-derden-manifest-konseri-cagrisi-iptal-edilmelidir-233003-20260803.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[MEHMET GÖRMEZ’DEN GAZZE ÇAĞRISI: “AHİRETTE GAZZE’DEN SORULACAĞIZ”]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-mehmet-gormezden-gazze-cagrisi-ahirette-gazzeden-sorulacagiz-563.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-mehmet-gormezden-gazze-cagrisi-ahirette-gazzeden-sorulacagiz-563.html</link>
                    <description><![CDATA[Eski Diyanet İşleri Başkanı, Türkiye Uluslararası İslam, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Görmez, Gazze’de yaşanan insani dramın artık tahammül edilemez bir noktaya ulaştığını belirterek güçlü bir çağrıda bulundu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[  Gazze’deki yetkililerden gün boyunca çok acı haberler aldığını belirten Prof. Dr. Mehmet Görmez, bölgede yaşananların dünya kamuoyunun gündeminde yeniden öncelikli hale getirilmesi gerektiğini ifade etti. Görmez, uzun süredir devam eden bombardıman, yıkım ve ağır insani koşullar nedeniyle Gazze’de su, yiyecek ve ilaç başta olmak üzere temel ihtiyaçlara erişimin son derece güçleştiğine dikkat çekti. “SÜRE TÜKENİYOR” Gazze’de çocuklar, yaşlılar ve hastaların açlık nedeniyle hayatını kaybettiğini belirten Görmez, yardımların yetersiz kalmasının da büyük bir insani kaosa yol açtığını söyledi. Yaşanan açlığın doğal bir afetin sonucu olmadığını vurgulayan Görmez, bunun “soykırım mühendisliğinin son aşaması” olduğunu savundu. Prof. Dr. Görmez, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm yetkililere ve Türk milletine çağrıda bulunarak, Gazze’nin yeniden dünyanın gündeminin merkezine taşınması gerektiğini belirtti. “Süre tükenmektedir... Hayat tükenmektedir... Onur tükenmektedir...” ifadelerini kullanan Görmez, Gazze’de yaşananların insanlığın ortak vicdanında derin bir yara bırakacağı uyarısında bulundu. “BOSNA GİBİ BİR GAZZE’MİZ OLACAK” Görmez, uluslararası toplumun Gazze’de yaşananlara derhal müdahale etmemesi halinde tarihin insanlığın karşısına ağır bir vicdan muhasebesi çıkaracağını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bu mutlak şer ve kötülüğe derhal müdahale edilmediği takdirde, tıpkı Bosna gibi, bütün insanlığın utançla anacağı bir Gazze’miz olacak!” Görmez çağrısını, Gazze’ye karşı sorumluluğun yalnızca bugünün değil, ahiretin de hesabı olduğunu vurgulayarak tamamladı: “Vallahi ahirette Gazze’den sorulacağız. Vallahi ahirette bunun hesabını veremeyeceğiz.” ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[MEHMET GÖRMEZ’DEN GAZZE ÇAĞRISI: “AHİRETTE GAZZE’DEN SORULACAĞIZ” - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 20:17:19 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/mehmet-gormezden-gazze-cagrisi-ahirette-gazzeden-sorulacagiz-232212-20260803.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/mehmet-gormezden-gazze-cagrisi-ahirette-gazzeden-sorulacagiz-232212-20260803.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/mehmet-gormezden-gazze-cagrisi-ahirette-gazzeden-sorulacagiz-232212-20260803.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[MAVİ LİSTE SAHAYA İNDİ!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-mavi-liste-sahaya-indi-562.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-mavi-liste-sahaya-indi-562.html</link>
                    <description><![CDATA[BAŞKAN METİN ÇELİK 12 DEV PROJEYLE ITSO’YA YENİDEN ADAY OLDU]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[  Isparta Ticaret ve Sanayi Odası (ITSO) Yönetim Kurulu Başkanı Metin Çelik, yeniden başkan adaylığını açıkladı. Mavi liste ile seçimlere hazırlanan Çelik, Barida Hotels'te düzenlenen tanıtım toplantısında geride kalan dört yıllık görev sürecini değerlendirirken, yeni dönemde hayata geçirilmesi planlanan 12 büyük projeyi de kamuoyuyla paylaştı. Isparta Ticaret ve Sanayi Odası üyelerinin yoğun katılımıyla gerçekleşen toplantıda konuşan Başkan Çelik, 2022 yılında göreve gelirken verdikleri sözleri yerine getirmek için yoğun bir çalışma yürüttüklerini belirterek, "ITSO'yu yalnızca belge düzenleyen bir kurum olmaktan çıkarıp proje üreten, üyelerine yol gösteren ve şehrin geleceğine yön veren güçlü bir merkez haline getirmek için çalıştık." dedi. Başkan Çelik açıklamasında; “2022 yılında sizlerin güveniyle göreve talip olurken bir söz vermiştik. Demiştik ki; "Isparta Ticaret ve Sanayi Odası sadece belge düzenleyen bir kurum olmayacak. Üreten, proje geliştiren, üyelerinin önünü açan ve şehrin geleceğine yön veren güçlü bir merkez olacak." Bugün gönül rahatlığıyla ifade ediyorum ki; bu sözü tutabilmek için dört yıl boyunca gece gündüz demeden çalıştık. Konuşan değil, üreten bir yönetim anlayışı ortaya koyduk. Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren kapımız herkese açık oldu. Her fikri dinledik, her öneriyi önemsedik. Ortak akla inandık. İstişareyi yönetim anlayışımızın merkezine koyduk ve bunun sonucunda sadece odamıza değil, Isparta'nın geleceğine değer katacak birçok projeyi hayata geçirdik. Bugün geriye dönüp baktığımızda gururla söyleyebileceğimiz eserlerimiz var.” dedi.  DÖRT YILDA HAYATA GEÇİRİLEN PROJELERİ ANLATTI Görev süreleri boyunca birçok projeyi hayata geçirdiklerini ifade eden Çelik, açıklamasında şu ifadelere yer verdi; * 620 kilovatlık Güneş Enerji Santralimizi kurduk. * 3600 metrekarelik Geçici Depolama Alanı ve Tır Garajını üyelerimizin hizmetine sunduk. * Barida Hotels Davraz'da yüzde 15 ortaklıkla odamıza kalıcı bir yatırım kazandırdık. * Isparta’mıza yaklaşık 400 bin metrekare alanda Serbest Bölge kuruyoruz, fizibilite çalışmalarını tamamladık. * Isparta Deri İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgemizin 2. ve 3. Etaplarında aktif rol üstlendik, Atabey ilçesindeki 4. Etap çalışmalarına da aynı kararlılıkla katkı sunuyoruz.&nbsp;&nbsp; * 3 kez Turizm ve Gastronomi Fuarı'nı düzenledik, 200 bini aşkın misafirimizi ağırladık. * 27 Ağustos'ta şehrimizin yeni markası olacak YAPISPARTA Fuarı'nı hayata geçiriyoruz. * Ürün Güvenliği ve Denetimleri Servisimizi kurduk. * 5 ayrı girişimcilik ofisi oluşturduk. * Süleyman Demirel Üniversitemizle birlikte Kariyer Ofislerini kurduk. * 17 farklı ülkeye 20 iş gezisi düzenleyerek üyelerimizi yeni pazarlarla buluşturduk. * Türkiye'nin yerli otomobili TOGG'u ve Trugo Şarj İstasyonunu odamıza kazandırdık. * Yüksek İstişare Kurulumuzu oluşturduk. * Kurulumuzun ilk önemli çalışması olan "Isparta'nın Dünü, Bugünü ve Yarını" sempozyumunu tüm paydaşlarımızla birlikte gerçekleştirdik. * İkinci tren seferleri olan Güller Ekspresi'nin hayata geçirilmesine öncülük ettik. Havayolu ulaşımı konusunda da Sabiha Gökçen Havalimanına seferlerin başlaması için Valimiz, milletvekillerimiz ve belediye başkanımızla çalışmalarımız sürüyor. * 80'i aşkın eğitim semineri düzenledik. * Bugün kooperatifçilik, emlakçılık, galericilik başta olmak üzere 80 farklı alanda sertifikalı eğitim verebilen sayılı odalardan biri haline geldik. Ayrıca Odamızın çalışmaları neticesinde SEGEM sınavı yapılan 22. İl olduk. * Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği ile mobilya ve kozmetik sektörlerinde UR-GE projeleri hazırladık, artık hayata geçiriyoruz. * Avrupa Birliği ve Erasmus kapsamında üç önemli uluslararası projemiz devam ediyor. * Isparta Kebabı, Ottomon Bej, Tundra Grey, Fonolit ve Nordic Grey mermer türleri, Gül Lokumu ve İslamköy Ekmeği için coğrafi işaret çalışmalarımızı sürdürüyoruz. * Seleukeia Sidera Antik Kenti kazılarına destek veriyoruz. * VakıfBank sponsorluğunda tarihi TOKA Evi'ni restore ederek Odamıza ve şehrimize kazandırıyoruz. * Odamızın 2026–2030 Stratejik Planı’nı oluşturmak amacıyla geniş katılımlı bir çalıştay gerçekleştirdik. Programda üniversiteler, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve farklı sektörlerden temsilciler, Oda tarihinde ilk kez ortak bir vizyon ve yol haritası belirlemek üzere bir araya geldi. Bunlar sadece öne çıkan çalışmalarımız... Bunların yanında eğitimden spora, sağlıktan sosyal yaşama kadar şehrimizin birçok alanına katkı sunmaya devam ettik. Antalya, Manavgat, Aksu ve ilimizin dört bir yanında üyelerimiz, bürokratlarımız ve iş insanlarımızla bir araya geldik. Son olarak ise ISVAK iş birliğiyle Ankara’da bürokratlarımız ve iş insanlarımızla buluştuk. Isparta’mızın geleceği için ortak akıl ve güçlü iş birliği anlayışıyla hep birlikte el ele verdik. Yeni dönemde de bu çalışmalarımızı artırarak devam edeceğiz.  KALICI ESERLER BIRAKTIK! BU BAŞARI HEPİMİZİN Bugün dönüp baktığımızda şunu gönül rahatlığıyla söyleyebiliyoruz; Biz dört yılda sadece projeler üretmedik. Kalıcı eserler bıraktık. Çünkü vizyon sadece geleceği hayal etmek değil, onu birlikte inşa etmektir, eser bırakmaktır. Elbette bütün bunları tek başımıza yapmadık. Bu başarı; Yönetim Kurulumuzun, Meclisimizin, Meslek Komitelerimizin, Oda personelimizin, kamu kurumlarımızın, üniversitelerimizin, belediyelerimizin, sivil toplum kuruluşlarımızın ve en önemlisi siz değerli üyelerimizin ortak başarısıdır. Hepinize yürekten teşekkür ediyorum. BAŞKAN ÇELİK, “BÜYÜK BİR HEYECANLA, GÜÇLÜ BİR EKİPLE VE YENİ HEDEFLERLE YENİDEN ADAYIM” DEDİ Geride bıraktığımız dört yıl, bizim için yalnızca tamamlanan ve devam eden projelerden ibaret değildir. Bu süreç, aynı zamanda daha büyük hedeflere ulaşabileceğimizi gösteren güçlü bir tecrübe dönemi olmuştur. Şimdi önümüzde yeni bir dönem, yeni hedefler ve Isparta'nın geleceğine değer katacak yeni projeler var. İşte bu nedenle bugün yeniden huzurlarınızdayız. Bugün büyük bir heyecanla, güçlü bir ekiple ve yeni hedeflerle 2026-2030 dönemi için Isparta Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığına yeniden aday olduğumuzu açıklıyoruz. Çünkü inanıyoruz ki; Henüz yapacak çok işimiz var. Tamamlayacağımız büyük yatırımlar var. Şehrimize kazandıracağımız yeni projeler var. Üyelerimizin rekabet gücünü artıracak yeni fırsatlar var. İŞTE YARINA DEĞER KATAN 12 BÜYÜK PROJE! Bugün sizlerle "Yarına Değer Katan 12 Büyük Projemizi" paylaşmak istiyorum. Çünkü biz sadece vaat etmiyoruz. Planlıyoruz. Hazırlıyoruz ve hayata geçiriyoruz. GENÇLER ISPARTA'DA KALSIN – KARİYERE İLK ADIM PROJESİ. En büyük zenginliğimiz gençlerimizdir. Üniversiteden mezun olan gençlerimizin başka şehirlerde iş aramak zorunda kalmasını istemiyoruz. Üniversitelerimizi, meslek liselerimizi ve iş dünyamızı aynı platformda buluşturacak güçlü bir kariyer ekosistemi oluşturacağız. E-TİCARET VE DİJİTAL İÇERİK STÜDYOSU. Artık ticaret dijitalde büyüyor. Üyelerimizin profesyonel ürün fotoğrafı, tanıtım filmi ve dijital içerik ihtiyaçlarını karşılayacak modern bir stüdyoyu ITSO bünyesinde kuracağız. SAĞLIK EKONOMİSİ VE AKTİF YAŞAM MERKEZİ. Sağlık turizmini, aktif yaşamı ve sosyal üretimi bir araya getirerek Isparta'nın yeni bir ekonomik değer kazanmasını sağlayacağız. AMBALAJ ÜRETİM VE TEDARİK MERKEZİ. Birlikten güç doğar anlayışıyla ortak üretim modeli geliştirecek, işletmelerimizin maliyetlerini azaltırken rekabet gücünü artıracağız. DUYUSAL TURİZM VE KÜLTÜR ROTALARI. Isparta sadece görülen değil… Hissedilen bir şehir olacak. Gülüyle, lavantasıyla, gölleriyle, lezzetleriyle, kültürüyle… Dört mevsim yaşayan güçlü bir turizm destinasyonu oluşturacağız. YAPAY ZEKÂ DÖNÜŞÜM MERKEZİ. Yapay zekâyı konuşan değil; Yapay zekâyı kullanan işletmeler oluşturacağız. Üretimde, pazarlamada, verimlilikte, yeni nesil teknolojileri üyelerimizle buluşturacağız. TEKNOLOJİ VE TARIM VADİSİ. Bilimi üretimle buluşturacağız. Üniversite, kamu ve özel sektör iş birliğiyle yüksek katma değerli üretimin önünü açacağız. LOJİSTİK VE İHRACAT MERKEZİ. Isparta'nın ürünleri dünyaya daha hızlı, daha düşük maliyetle ulaşacak. Firmalarımızın yeni pazarlara açılması için güçlü bir ihracat altyapısı oluşturacağız. ITSO ÜYE DESTEK KARTI. Eğitimden sağlığa… Sosyal yaşamdan ticari avantajlara kadar birçok ayrıcalığı üyelerimize sunacağız. YEŞİL DÖNÜŞÜM FONU. Avrupa Yeşil Mutabakatı artık bir tercih değil, zorunluluktur. İşletmelerimizin bu dönüşüme uyum sağlaması için eğitim, danışmanlık ve fonlara ulaşım desteği sağlayacağız. YERLİ TEDARİK PLATFORMU. Şehrimizin ticareti yine şehrimizin insanıyla büyüyecek. Üyelerimizin birbirinden alışveriş yaptığı güçlü bir ekonomik dayanışma ağı kuracağız. ISPARTA ORTAK ŞEHİR MARKASI. Artık Isparta'yı tek sesle anlatacağız. Ekonomisiyle, turizmiyle, tarımıyla, sanayisiyle, kültürüyle, güçlü bir şehir markası oluşturacağız. Bugüne kadar bize duyduğunuz güven için teşekkür ediyorum. İnşallah yeni dönemde de aynı güvene layık olmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Bugün çalışıyor, güvenle ilerliyor, yarınlara eser bırakıyoruz. Hepinize katılımlarınız, destekleriniz ve bizlere duyduğunuz güven için gönülden teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum. Sağ olun, var olun." ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[MAVİ LİSTE SAHAYA İNDİ! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 16:54:58 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/mavi-liste-sahaya-indi-200252-20260803.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/mavi-liste-sahaya-indi-200252-20260803.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/mavi-liste-sahaya-indi-200252-20260803.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[SDÜ’DEN AĞRI DAĞI BUZULUNDA DİKKAT ÇEKEN ULUSLARARASI ARAŞTIRMA]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-sduden-agri-dagi-buzulunda-dikkat-ceken-uluslararasi-arastirma-561.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-sduden-agri-dagi-buzulunda-dikkat-ceken-uluslararasi-arastirma-561.html</link>
                    <description><![CDATA[Süleyman Demirel Üniversitesi, Türkiye’nin en yüksek noktası Ağrı Dağı’ndaki buzullarda yürütülen uluslararası bilimsel araştırmaya önemli katkı sağladı. Prof. Dr. Ünsal Yalçın’ın koordinasyonundaki çalışmada, binlerce yıllık iklim geçmişine ve çevresel değişimlere ilişkin izler araştırılıyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[  Süleyman Demirel Üniversitesi ile Münster Üniversitesi ortaklığında; Heidelberg Üniversitesi, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi ve Bremerhaven Alfred Wegener Kutup ve Deniz Araştırmaları Enstitüsünün iş birliğiyle gerçekleştirilen uluslararası proje kapsamında Ağrı Dağı Buzulu’nda kapsamlı bilimsel çalışmalar yapıldı. BUZULUN FİZİKSEL YAPISI İNCELENDİ SDÜ misafir öğretim üyesi Prof. Dr. Ünsal Yalçın’ın koordinasyonunda yürütülen araştırmada, yaklaşık yarım ton ağırlığındaki jeoradar ve jeosismik ekipmanlar Ağrı Dağı’nın zirvesine taşındı. Araştırma ekibi, buzul üzerinde radar ve sismik ölçümler gerçekleştirerek buz tabakasının fiziksel yapısını, kalınlığını, iç ve alt kesimlerinde erime olup olmadığını ve genel durumunu jeofizik yöntemlerle inceledi. BUZUL, BİNLERCE YILLIK DOĞAL ARŞİV NİTELİĞİNDE Araştırmanın en dikkat çekici yönlerinden biri ise Ağrı Dağı Buzulu'nun geçmişe ilişkin önemli veriler barındırması. Prof. Dr. Yalçın, yaklaşık 25-30 bin yıl önce oluşmaya başladığı değerlendirilen buzulun, geçmiş dönemlere ilişkin doğal bir arşiv niteliği taşıdığını belirtti. Buzul katmanlarında; geçmiş dönemlerde yaşanan iklim değişiklikleri, kuraklıklar, volkanik faaliyetler, depremler, orman yangınları ve insan kaynaklı çevresel etkilerin izlerinin bulunabileceği ifade edildi. 5 BİN METREDE MİKROPLASTİK ARAŞTIRMASI Çalışmanın bir diğer önemli ayağını ise çevre kirliliği oluşturuyor. Araştırma kapsamında 5 bin, 4 bin 500 ve 4 bin metre rakımlardan alınan kar örnekleri üzerinde mikro ve nanoplastik analizleri gerçekleştirilecek. Böylece yaklaşık 5 bin metre yükseklikteki mikro ve nanoplastik yoğunluğunun ortaya çıkarılması hedefleniyor. TÜRKİYE’NİN İKLİM GEÇMİŞİNE IŞIK TUTACAK Araştırmadan elde edilecek verilerin yalnızca Doğu Anadolu'nun değil, Türkiye'nin iklim geçmişinin aydınlatılmasına da katkı sağlaması bekleniyor. Çalışmanın aynı zamanda yüksek rakımlardaki mikro ve nanoplastiklerin varlığını ortaya koyması açısından uluslararası bilim dünyası için de önemli sonuçlar ortaya çıkarabileceği değerlendiriliyor. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/bilim-teknoloji-haberleri">Bilim-Teknoloji</category><dc:creator><![CDATA[SDÜ’DEN AĞRI DAĞI BUZULUNDA DİKKAT ÇEKEN ULUSLARARASI ARAŞTIRMA - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 15:58:59 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/sduden-agri-dagi-buzulunda-dikkat-ceken-uluslararasi-arastirma-190236-20260803.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/sduden-agri-dagi-buzulunda-dikkat-ceken-uluslararasi-arastirma-190236-20260803.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/sduden-agri-dagi-buzulunda-dikkat-ceken-uluslararasi-arastirma-190236-20260803.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[HALICI: “DEREBOĞAZI YOLU’NDA AK PARTİ’NİN ÇELİŞKİLERİ İTİRAF NİTELİĞİNDE”]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-halici-derebogazi-yolunda-ak-partinin-celiskileri-itiraf-niteliginde-560.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-halici-derebogazi-yolunda-ak-partinin-celiskileri-itiraf-niteliginde-560.html</link>
                    <description><![CDATA[Yeni Parti Parti Meclisi Üyesi ve Isparta Milletvekili Hikmet Yalım Halıcı, Dereboğazı Yolu üzerinden AK Parti milletvekillerinin açıklamalarını sert sözlerle eleştirdi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Yeni Parti Parti Meclisi Üyesi ve Isparta Milletvekili Hikmet Yalım Halıcı, Dereboğazı Yolu üzerinden AK Parti milletvekillerinin açıklamalarını sert sözlerle eleştirdi. Halıcı, yolun yıllardır tamamlanamamasının Isparta’nın ulaşım, turizm, tarım ve ticaretine zarar verdiğini belirterek, “Verilen sözleri de tutulmayan vaatleri de Ispartalılar çok iyi biliyor ve hatırlıyor” dedi. “ESKİSİYLE YENİSİYLE BÜYÜK BİR ÇELİŞKİ VAR” AK Parti Isparta Milletvekili Mehmet Uğur Gökgöz’ün Dereboğazı Yolu’nun iki etap halinde ihale edileceğini ve 2027 yılında ihale sürecinin gerçekleştirileceğini açıklamasını değerlendiren Halıcı, diğer AK Parti Milletvekili Osman Zabun’un ise Isparta’nın önceliklerini şehrin ortak beklentilerinin belirlediğine yönelik açıklamasını hatırlattı. Halıcı, önceki dönem AK Parti Milletvekili ve TBMM eski Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç’in, Dereboğazı Yolu tamamlanmadan önce Isparta’nın altyapısının güçlendirilmesinin daha öncelikli olduğu yönündeki sözlerine de dikkat çekti. Halıcı, “Eskisiyle, yenisiyle AK Parti milletvekillerinin büyük bir çelişki ve kafa karışıklığı içinde olduğunu görüyoruz. Aslında bu durum bir nevi itiraf niteliğinde. Antalya yolunun, Burdur yolunun, Konya yolunun neden bitirilemediğinin itirafı” ifadelerini kullandı. “GERÇEKLERİ KONUŞALIM” “Peki gerçekler nedir?” diyerek sözlerini sürdüren Halıcı, Isparta’nın ekonomik durumuna dikkat çekti. Isparta’nın Batı Akdeniz’in en fakir illerinden biri olduğunu ve ilçelerin göç verdiğini savunan Halıcı, vatandaşların ekonomik sıkıntılar yaşadığını belirterek, “Açlık sınırı altında hayatta kalmaya çalışan emekliler, asgari ücretliler ve işsiz yurttaşlar Antalya’da değil, evinde bile kahvaltı yapamıyor” dedi. “24 YILDIR TEK BAŞINIZA İKTİDARSINIZ” AK Parti’nin uzun yıllardır iktidarda olduğunu ve Isparta Belediyesi’nin de AK Parti yönetiminde bulunduğunu belirten Halıcı, altyapı konusunda şu soruları yöneltti: “Altyapıyı güçlendirmek için ne beklediniz? Elinizi tutan mı vardı? Sen yolu yap, vatandaşı da açlık ve yoksulluk sınırından kurtar, ondan sonra kim nerede kahvaltı yaparsa yapsın!” Halıcı, Dereboğazı Yolu’nun tamamlanmamasının ekonomik gerekçelerle açıklanamayacağını savunarak, “Yol yol gidemiyor, para yok yiyemiyorken bu sözler AK Parti’nin beceriksizliğine kılıf aramaktan başka bir şey değildir” ifadelerini kullandı. “YOL YILLARDIR BİTİRİLEMEDİ” Dereboğazı Yolu’nun yıllardır tamamlanacağının söylendiğini ancak projenin bir türlü bitirilemediğini belirten Halıcı, yaşanan kazalara da dikkat çekti. “Bu yolun bitmemesi yüzünden vatandaşlarımız kazalarda can veriyor ve yaralanıyor. Maalesef bu kayıplar yol bitmediği için halen devam ediyor” diyen Halıcı, yolun yalnızca Isparta-Antalya ulaşımını sağlayan bir güzergâh olmadığını vurguladı. Halıcı, “Bu yol turizmin, tarımın, ticaretin ve bölge ekonomisinin can damarıdır. Bu yolu geciktirmek, Isparta’nın kalkınmasını da geciktirmektir” dedi. “10 BİN LİRA AYIRARAK MI BU YOLU BİTİRECEKSİNİZ?” Dereboğazı Yolu için resmi teşvik programında yalnızca 10 bin lira ayrıldığını öne süren Halıcı, yolun tamamlanması konusunda verilen eski sözleri de gündeme taşıdı. Yolun daha önce 2015 yılında tamamlanacağının söylendiğini hatırlatan Halıcı, “Bırakın ihaleyi; siz 2015 yılında bu yolun bitirileceğini söylediniz. 10 bin lira ayırarak mı bu yolu bitireceksiniz?” diye sordu. Halıcı, her seçim döneminde Dereboğazı Yolu’nun tamamlanacağı yönünde sözler verildiğini belirterek, “Siz ya Ispartalı hemşerilerimizle alay ediyorsunuz ya da onların aklını ve hafızasını küçümsüyorsunuz” dedi. “ISPARTALILAR VERİLEN SÖZLERİ UNUTMADI” Açıklamasının sonunda iktidarın harcama politikalarını da eleştiren Halıcı, “Faize, müteahhitlere, yandaşlara, uçaklara, lükse, saraylarınıza para var ama Ispartalılara yok!” ifadelerini kullandı. Ispartalıların verilen ve tutulmayan sözleri unutmadığını savunan Halıcı, sözlerini şöyle tamamladı: “Ispartalılar verilen sözleri de, tutulmayan vaatleri de çok iyi biliyor ve hatırlıyor. İlk seçimde hem Ispartalı hemşerilerim hem de Türkiye’deki tüm yurttaşlarımız sandıkta gereken yanıtı verecektir.” ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/siyaset-haberleri">Siyaset</category><dc:creator><![CDATA[HALICI: “DEREBOĞAZI YOLU’NDA AK PARTİ’NİN ÇELİŞKİLERİ İTİRAF NİTELİĞİNDE” - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 14:59:51 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/halici-derebogazi-yolunda-ak-partinin-celiskileri-itiraf-niteliginde-180215-20260803.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/halici-derebogazi-yolunda-ak-partinin-celiskileri-itiraf-niteliginde-180215-20260803.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/halici-derebogazi-yolunda-ak-partinin-celiskileri-itiraf-niteliginde-180215-20260803.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[BASIN PLATFORMU, GAZETECİLERİ ÇATALCA'DA BULUŞTURDU]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-basin-platformu-gazetecileri-catalcada-bulusturdu-559.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-basin-platformu-gazetecileri-catalcada-bulusturdu-559.html</link>
                    <description><![CDATA[Başkan Mehmet Remzi Tanış: "Güçlü Basın İçin Dayanışma ve Kamu Desteği Şart"]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İSTANBUL – 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı dolayısıyla Basın Platformu tarafından Çatalca'da düzenlenen geleneksel buluşma programı, gazeteciler, kamu temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla gerçekleştirildi. Çatalca'daki Çatal Mangal Tesisleri'nde düzenlenen etkinliğe Türkiye'nin farklı illerinden gazeteciler, medya kuruluşlarının temsilcileri, kamu kurumlarından yetkililer, siyasi parti temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri katıldı. Programın açılışında konuşan Basın Platformu Başkanı Mehmet Remzi Tanış, basın camiasında birlik ve dayanışmanın her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirterek, sektörün ortak akılla hareket etmesinin hem mesleğin gelişimi hem de toplumun doğru bilgilendirilmesi açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Basın Platformu'nun uzun yıllardır gazeteciler arasında dayanışmayı güçlendirmeye yönelik çalışmalar yürüttüğünü ifade eden Tanış, güçlü bir iletişim ağı oluşturmanın sektörün geleceği açısından önemli katkılar sağlayacağını dile getirdi. Konuşmasında basın sektörünün karşı karşıya bulunduğu ekonomik sorunlara da değinen Tanış, özellikle yazılı ve görsel medyanın artan maliyetler nedeniyle zorlu bir süreçten geçtiğini belirtti. Bağımsız ve güçlü bir basının demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Tanış, sektörün sürdürülebilirliğinin sağlanabilmesi için kamu desteklerinin artırılmasının önem taşıdığını kaydetti. Etkinlik boyunca gazeteciler mesleğin güncel sorunları, yerel medyanın geleceği, dijital dönüşüm süreci ve sektörün beklentileri konusunda görüş alışverişinde bulundu. Yoğun çalışma temposunun dışında bir araya gelen basın mensupları, mesleki dayanışmayı güçlendirme fırsatı buldu. Program sonunda katılımcılar hatıra fotoğrafı çektirirken, gelecek dönemde gerçekleştirilecek ortak projeler ve etkinliklere ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. Basın Platformu tarafından geleneksel olarak düzenlenen buluşmanın, basın camiasındaki birlik ve beraberliğin güçlendirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[BASIN PLATFORMU, GAZETECİLERİ ÇATALCA'DA BULUŞTURDU - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 14:45:35 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/basin-platformu-gazetecileri-catalcada-bulusturdu-175140-20260803.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/basin-platformu-gazetecileri-catalcada-bulusturdu-175140-20260803.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/basin-platformu-gazetecileri-catalcada-bulusturdu-175140-20260803.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ADEM OFLAZ: “TOPRAĞINI KAYBEDEN GELECEĞİNİ KAYBEDER”]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-adem-oflaz-topragini-kaybeden-gelecegini-kaybeder-558.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-adem-oflaz-topragini-kaybeden-gelecegini-kaybeder-558.html</link>
                    <description><![CDATA[Saadet Partisi Isparta İl Başkanı Adem Oflaz, Türkiye’nin ve Isparta’nın tarımsal geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, tarımın yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda milli güvenlik ve bağımsızlık meselesi olduğunu söyledi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[  Hüseyin GÖZTEPE / ISPARTA Saadet Partisi Isparta İl Başkanı Adem Oflaz, Türkiye’de tarım alanlarının son yıllarda ciddi biçimde azaldığına dikkat çekerek, üreticinin yaşadığı sorunların çözülmesi ve tarım arazilerinin korunması gerektiğini belirtti. Oflaz, 2002 yılında 26 milyon 579 bin hektar olan tarım alanlarının 2025 yılı itibarıyla 23 milyon 978 bin hektara gerilediğini ifade ederek, yaklaşık 2 milyon 601 bin hektarlık tarım arazisinin üretim dışına çıktığını kaydetti. Bu durumun üretimin azalması, ithalatın artması ve gıda fiyatlarının yükselmesi gibi sonuçlar doğurduğunu belirten Oflaz, gelecekte gıda güvenliğinin ciddi bir risk altında kalabileceği uyarısında bulundu. “ÇİFTÇİNİN EN BÜYÜK SORUNU ÜRETMEK DEĞİL, ÜRETEBİLMEK” Çiftçinin artan üretim maliyetleri karşısında zorlandığını belirten Oflaz, “Bugün çiftçimizin en büyük sorunu üretmek değil; üretebilmektir” değerlendirmesinde bulundu. Mazot, gübre, yem ve elektrik maliyetlerinin üreticiyi zorladığını ifade eden Oflaz, gençlerin de tarımı geleceğini kurabilecekleri bir alan olarak görmediğini söyledi. Oflaz, bu durumun yalnızca üreticilerin değil, Türkiye’nin üretim kültürünün de geleceğini tehdit ettiğini vurguladı. ISPARTA TARIMINDA ÖNE ÇIKAN SORUNLAR Isparta’nın tarımsal yapısına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Oflaz, kırsal nüfusun yaşlanması, gençlerin kentlere göç etmesi, küçük aile işletmelerinin yaygınlığı, arazi parçalanması ve tarımsal eğitim eksikliğinin önemli sorunlar arasında bulunduğunu belirtti. Oflaz; kadın emeğinin kayıt dışı kalması, mevsimlik işçi ihtiyacı, elma ve gül üretiminde ürün çeşitliliğinin sınırlı olması, iklim değişikliği, su kaynaklarının azalması, yüksek girdi maliyetleri, pazarlama sorunları ve tarımsal sanayinin yetersizliğine de dikkat çekti. “ISPARTA’NIN TARIMSAL POTANSİYELİ GÜÇLENDİRİLMELİ” Isparta’nın önemli elma ve gül üretim merkezlerinden biri olduğuna, tarımsal bilgi birikimine ve gelişmiş bir meyvecilik kültürüne sahip bulunduğuna dikkat çeken Oflaz, mevcut potansiyelin daha yüksek katma değere dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti. Bu kapsamda alternatif ürünlerin, organik ve iyi tarım uygulamalarının, tarımsal ihracatın, dijital tarım teknolojilerinin ve kırsal turizmin desteklenmesi gerektiğini belirtti. Oflaz ayrıca genç çiftçilerin desteklenmesi, kırsal kalkınma yatırımlarının artırılması, arazi toplulaştırmasının hızlandırılması, kooperatifçiliğin güçlendirilmesi, modern sulama yöntemlerinin yaygınlaştırılması ve tarımsal sanayinin geliştirilmesi gerektiğini kaydetti. “GÜÇLÜ TÜRKİYE’NİN YOLU, GÜÇLÜ TARIMDAN GEÇER” Saadet Partisi olarak tarımı milli güvenlik meselesi olarak gördüklerini ifade eden Oflaz, üretim merkezli bir kalkınma anlayışının önemine vurgu yaptı. Tarım politikalarının genç çiftçilerin sektöre kazandırılması, kadın üreticilerin güçlendirilmesi, dijitalleşme, su yönetimi ve katma değerli üretim üzerine odaklanması halinde Isparta’nın tarımsal rekabet gücünün önemli ölçüde artabileceğini belirten Oflaz, şu ifadeleri kullandı: “Biz inanıyoruz ki, toprağını koruyan millet geleceğini korur. Saadet Partisi olarak, ‘Önce Ahlâk ve Maneviyat’ anlayışıyla, insanı merkeze alan Milli Görüş vizyonu doğrultusunda; üreticinin emeğini koruyan, gıda güvenliğini önceleyen, kendi kendine yeten ve tarımda yeniden güçlü bir Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki; toprağını kaybeden geleceğini kaybeder. Üreten Türkiye ise her zaman güçlü Türkiye’dir.” ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/siyaset-haberleri">Siyaset</category><dc:creator><![CDATA[ADEM OFLAZ: “TOPRAĞINI KAYBEDEN GELECEĞİNİ KAYBEDER” - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 13:25:04 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/adem-oflaz-topragini-kaybeden-gelecegini-kaybeder-164904-20260803.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/adem-oflaz-topragini-kaybeden-gelecegini-kaybeder-164904-20260803.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/adem-oflaz-topragini-kaybeden-gelecegini-kaybeder-164904-20260803.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[SAADET PARTİSİ ISPARTA TEŞKİLATI ŞARKİKARAAĞAÇ’TA ESNAF VE VATANDAŞLARIN TALEPLERİNİ DİNLEDİ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-saadet-partisi-isparta-teskilati-sarkikaraagacta-esnaf-ve-vatandaslarin-taleplerini-dinledi-557.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-saadet-partisi-isparta-teskilati-sarkikaraagacta-esnaf-ve-vatandaslarin-taleplerini-dinledi-557.html</link>
                    <description><![CDATA[Hüseyin Göztepe'nin haberi]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Saadet Partisi Isparta İl Teşkilatı, Şarkikaraağaç ilçesinde gerçekleştirdiği teşkilat çalışması kapsamında esnaf, vatandaş ve sanayici iş insanlarıyla bir araya gelerek ilçenin sorun ve taleplerini dinledi.



İlçe genelinde yoğun katılımla gerçekleştirilen programda vatandaşların ekonomik sıkıntıları, esnafın yaşadığı sorunlar ve sanayi sitesindeki iş yerlerinin yetersizliği gündeme geldi.

SANAYİ ESNAFININ İŞ YERİ VE KİRA SORUNU

Saadet Partisi Isparta İl Teşkilatı tarafından yapılan açıklamada, özellikle sanayi esnafının iş yeri bulmakta zorlandığı ve mevcut iş yerlerinin kiralarının yüksek olduğu belirtildi.

Sanayi esnafının taleplerinin yerinde dinlendiği ifade edilen açıklamada, “İş yerlerinin yetersiz yapıldığını, esnafımızın iş yeri bulmakta zorlandığını ve kiraların çok yüksek olduğunu gördük. Esnafımız bu sorunların ilgili mercilere acilen iletilmesini talep etti. Vatandaşlarımızın taleplerini gerekli mercilere bildirerek konunun takipçisi olacağız” denildi.

Esnafın ekonomik durumuna da dikkat çekilen açıklamada, bazı işletmelerin siftah yapmakta dahi zorlandığının görüldüğü belirtilerek, “Esnaflarımızın işlerinin çok kötü olduğunu gördük. Siftah yapamayan esnaflarımız olduğunu bizzat gördük. Onların dertleri bizim dertlerimizdir” ifadelerine yer verildi.

“MAHMUT ARIKAN’I GELECEĞİN CUMHURBAŞKANI OLARAK GÖRMEK İSTİYORUZ”

Saadet Partisi Isparta Teşkilatı açıklamasında, Şarkikaraağaç ziyaretinde vatandaşlardan Genel Başkan Mahmut Arıkan’a yönelik olumlu değerlendirmeler aldıklarını da belirtti.

Açıklamada, Şarkikaraağaç halkının Mahmut Arıkan’ın TBMM’de yaptığı konuşmaları takip ettiğinin ifade edildiği belirtilerek, “Vatandaşlarımız Genel Başkanımız Mahmut Arıkan’ı çok beğendiklerini ve kendisini geleceğin Cumhurbaşkanı olarak görmek istediklerini dile getirdiler” denildi.

Teşkilat tarafından bu ilgiden duyulan memnuniyet de dile getirilerek, vatandaşların Genel Başkan Arıkan’ı yakından takip etmesinin Saadet Partisi’nin toplumdaki karşılığının ve yükselişinin önemli bir göstergesi olduğu ifade edildi.

Saadet Partisi Isparta İl Teşkilatı, program boyunca kendilerini ilgiyle karşılayan ve taleplerini paylaşan Şarkikaraağaç halkına teşekkür etti.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/siyaset-haberleri">Siyaset</category><dc:creator><![CDATA[SAADET PARTİSİ ISPARTA TEŞKİLATI ŞARKİKARAAĞAÇ’TA ESNAF VE VATANDAŞLARIN TALEPLERİNİ DİNLEDİ - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 12:48:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/saadet-partisi-isparta-teskilati-sarkikaraagacta-esnaf-ve-vatandaslarin-taleplerini-dinledi-155348-20260803.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/saadet-partisi-isparta-teskilati-sarkikaraagacta-esnaf-ve-vatandaslarin-taleplerini-dinledi-155348-20260803.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/saadet-partisi-isparta-teskilati-sarkikaraagacta-esnaf-ve-vatandaslarin-taleplerini-dinledi-155348-20260803.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[KAPI KAPI DOLAŞTI, GÖNÜLLERE DOKUNDU]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-kapi-kapi-dolasti-gonullere-dokundu-556.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-kapi-kapi-dolasti-gonullere-dokundu-556.html</link>
                    <description><![CDATA[Keçiborlu’da 148 iş yerini ziyaret eden İmam Hatip Erkan Afet, esnafa “Ailem” kitabını hediye ederek aile değerlerinin önemine dikkat çekti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 

Keçiborlu Merkez Çorak Camii İmam Hatibi Erkan Afet, cami ile toplum arasındaki gönül bağını güçlendiren anlamlı bir çalışmaya imza attı.

İlçede faaliyet gösteren iş yerlerini kapı kapı dolaşarak ziyaret eden Afet, 148 esnafla bir araya geldi. Ziyaretlerinde Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan “Ailem” kitabını esnafa ücretsiz olarak hediye eden Afet, aynı zamanda hayırlı ve bereketli kazançlar temennisinde bulundu.

Esnafla sohbet eden Erkan Afet, aile kurumunun toplumun temel taşı olduğuna dikkat çekerek aile bağlarının korunması ve güçlendirilmesine yönelik tavsiyelerini de paylaştı.

“GÖNÜL HİZMETİNİN GÜZEL BİR ÖRNEĞİ”

Gerçekleştirdiği ziyaretlerle dikkat çeken Erkan Afet, yalnızca bir kitap dağıtmakla kalmayıp esnafla birebir iletişim kurarak önemli bir gönül köprüsü oluşturdu.

Diyanet-Sen Isparta Şube Başkanı Mevlüt Tosun da Erkan Afet’i bu anlamlı ve özverili çalışmasından dolayı ziyaret ederek tebrik etti ve kendisine hediye takdiminde bulundu.

Tosun, Afet’in çalışmasının örnek teşkil ettiğini belirterek, “Hocamızı bu örnek davranışından dolayı kutluyoruz. Keçiborlu’da gerçekleştirdiği bu özverili çalışma, gönül hizmetinin güzel bir örneğidir.” dedi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[KAPI KAPI DOLAŞTI, GÖNÜLLERE DOKUNDU - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 12:31:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/kapi-kapi-dolasti-gonullere-dokundu-153631-20260803.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/kapi-kapi-dolasti-gonullere-dokundu-153631-20260803.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/kapi-kapi-dolasti-gonullere-dokundu-153631-20260803.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item></channel></rss>