<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
                 <rss version="2.0" 
                 xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
                 xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" 
                 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" 
                 xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
                 <channel><title>Aktürk Haber | Güncel Son Dakika Gelişmeler</title>
                      <link>https://www.akturkhaber.com/rss.xml</link>
                      <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.akturkhaber.com/rss.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                      <language>tr</language>
                      <description>Tarafsız, objektif ve en etkili organik haberleriyle Türkiyenin en iyi haber sitesidir</description>
                      <category>News</category>
                      <lastBuildDate>Thu, 22 Oct 2026 18:28:32 +0000</lastBuildDate>
                      <ttl>1</ttl>
                      <generator>Aktürk Haber | Güncel Son Dakika Gelişmeler - Haberler</generator>
                      <copyright>Copyright - 2026 - Aktürk Haber | Güncel Son Dakika Gelişmeler</copyright><item><title><![CDATA[BİR DOKTORUN GÜLER YÜZÜ, HASTAYA ŞİFA OLUYOR]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-bir-doktorun-guler-yuzu-hastaya-sifa-oluyor-1018.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-bir-doktorun-guler-yuzu-hastaya-sifa-oluyor-1018.html</link>
                    <description><![CDATA[Aktürk Haber Ankara Temsilcisi Reşat Kuşçuoğlu, Etlik Şehir Hastanesi’nde görev yapan Prof. Dr. Önder Ersan’ın hastalarına yaklaşımından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 

Sağlık hizmetlerinde başarıyı yalnızca teşhis ve tedaviyle ölçmek eksik kalır. Hastaya gösterilen ilgi, söylenen güzel bir söz ve eksik olmayan bir tebessüm de tedavi sürecinin önemli bir parçasıdır. Hele ki hastalık nedeniyle moralini kaybetmiş, endişe içinde şifa arayan insanlar için bir doktorun güler yüzü, bazen ilaç kadar kıymetlidir.

Aktürk Haber Ankara Temsilcisi Reşat Kuşçuoğlu’nun Ankara Etlik Şehir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği’nde yaşadığı deneyim, bu gerçeği bir kez daha ortaya koydu.

Ayaklarındaki ağrı nedeniyle Prof. Dr. Önder Ersan’a muayene olan Kuşçuoğlu, karşılaştığı ilgi ve yakınlıktan duyduğu memnuniyeti anlattı. Kuşçuoğlu’nun aktardığına göre Prof. Dr. Ersan, yalnızca kendisine değil, muayene ettiği bütün hastalara güler yüzle yaklaşıyor; onları sabırla dinliyor ve şikâyetlerine çözüm bulmak için gayret gösteriyor.

KİBİRDEN UZAK, HASTASINA YAKIN

Kuşçuoğlu, Prof. Dr. Ersan’ın hastalarına yaklaşımında kibirden eser görmediğini, hekimlik bilgisinin yanında insanî yönüyle de takdir topladığını ifade ediyor. Doktorun danışmanının da aynı güler yüzlü ve ilgili tutumu sergilemesi, hastanede karşılaştığı olumlu izlenimi daha da güçlendirmiş.

Muayene sırasında hastaneye yatırılması seçeneği de gündeme gelmiş. Kuşçuoğlu, kendi tercihi doğrultusunda ilaç tedavisinin uygulanmasını istemiş. Prof. Dr. Ersan ilaçlarını yazarak bir ay sonra yeniden kontrole gelmesini tavsiye etmiş.

Kuşçuoğlu’nu asıl etkileyen ayrıntılardan biri ise doktorun hastalarına gösterdiği yakınlık olmuş. Reşat Kuşçuoğlu’nun anlatımına göre, Prof. Dr. Ersan, muayenesini tamamladığı hastalarını bizzat kapıya kadar uğurluyor. Bu davranış, ilk bakışta küçük bir incelik gibi görünebilir. Ancak hastaneye ağrıyla, kaygıyla ve kimi zaman çaresizlik duygusuyla gelen bir insan için böyle bir yaklaşımın anlamı büyüktür.

Kuşçuoğlu, muayenenin ardından Prof. Dr. Ersan’dan birlikte fotoğraf çektirmek için izin istediğinde de olumlu karşılık aldığını belirtiyor. Memnuniyetini dile getirerek hastaneden ayrılan Kuşçuoğlu’nun sözleri, bir hastanın doktorundan beklediği güven ve yakınlığın sade bir ifadesi.

GÜZEL SÖZ DE TEDAVİNİN BİR PARÇASI

Hastalık, insanın yalnızca bedenini değil, ruh hâlini de etkiler. Ağrı çeken, hareket etmekte zorlanan veya tedavisinin nasıl sonuçlanacağını bilmeyen bir hastanın morali çoğu zaman iyi değildir. Böyle bir durumda doktorun hastayı dikkatle dinlemesi, anlayabileceği bir dille konuşması ve yüzünü asmak yerine tebessüm etmesi büyük önem taşır.

Elbette güler yüz tek başına hastalığı iyileştirmez. Tıbbî bilgi, doğru teşhis ve uygun tedavinin yerini hiçbir şey tutamaz. Ancak bunlara eşlik eden şefkatli bir yaklaşım, hastanın kendisini güvende hissetmesine, kaygısının azalmasına ve tedavi sürecine daha umutla bakmasına yardımcı olabilir. Bu yönüyle güzel bir söz ve samimi bir ilgi, hastaya adeta moral terapisi sunar.

Üstelik bütün bunlar için uzun uzun konuşmaya da gerek yoktur. Hastanın gözlerinin içine bakarak onu dinlemek, sorularına sabırla cevap vermek, anlayış göstermek ve muayene sonrasında birkaç sıcak söz söylemek yeterlidir. Önemli olan, hastanın karşısında yalnızca bir dosya ya da tıbbî vaka değil, duyguları ve endişeleri olan bir insan bulunduğunu unutmamaktır.

GÜZEL ÖRNEKLERİN HAKKI TESLİM EDİLMELİ

Sağlık çalışanlarının ağır iş yükü altında görev yaptığı, hastanelerde yoğunluğun zaman zaman herkesi zorladığı bilinen bir gerçek. Bu şartlar, hekimlerin ve sağlık personelinin işini kolaylaştırmıyor. Ancak bütün bu güçlüklerin arasında mesleğini insan sevgisiyle birleştiren isimlerin de görülmesi, takdir edilmesi ve örnek gösterilmesi gerekiyor.

Bu yazının amacı bir hekimi överken diğerlerini eleştirmek değil. Tam tersine, mesleğini özveriyle yapan, hastasına değer veren ve insanî yaklaşımıyla fark oluşturan sağlık çalışanlarının hakkını teslim etmek.

Prof. Dr. Önder Ersan’ın Reşat Kuşçuoğlu’nda bıraktığı olumlu izlenim, hekimlik mesleğinin yalnızca bilgi ve tecrübeden ibaret olmadığını hatırlatıyor. Hastaya gösterilen saygı, tevazu ve içtenlik de mesleğin ayrılmaz parçaları.

Başarılı hekimlerin yalnızca bilimsel çalışmalarıyla değil, hastalarına yaklaşımıyla da gündeme gelmesi önemli. Çünkü güzel örnekler anlatıldıkça çoğalır; takdir gördükçe daha fazla insana ilham verir.

Etlik Şehir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği’nde görev yapan Prof. Dr. Önder Ersan’a, hastalarına gösterdiği ilgi ve nezaket dolayısıyla teşekkür ediyor; kendisine ve bütün sağlık çalışanlarına görevlerinde başarılar diliyoruz.

Bazen bir reçete ağrıyı dindirmek için gereklidir. Bazen de o reçeteyi yazan hekimin güler yüzü, hastanın yüreğine su serper. İyi hekimlik, ikisini bir arada sunabilmektir.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[BİR DOKTORUN GÜLER YÜZÜ, HASTAYA ŞİFA OLUYOR - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 10:16:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/bir-doktorun-guler-yuzu-hastaya-sifa-oluyor-133115-20261022.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/bir-doktorun-guler-yuzu-hastaya-sifa-oluyor-133115-20261022.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/bir-doktorun-guler-yuzu-hastaya-sifa-oluyor-133115-20261022.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[HARRAN ÜNİVERSİTESİ HASTANESİNDEN ENFLAMATUAR GÖZ HASTALIKLARINDA ERKEN TANI UYARISI]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-harran-universitesi-hastanesinden-enflamatuar-goz-hastaliklarinda-erken-tani-uyarisi-1017.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-harran-universitesi-hastanesinden-enflamatuar-goz-hastaliklarinda-erken-tani-uyarisi-1017.html</link>
                    <description><![CDATA[Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Öğr. Üyesi Dr. İrfan Uzun, enflamatuar göz hastalıklarında erken tanı ve uygun tedavinin kalıcı görme kaybının önlenmesinde önemli rol oynadığını belirtti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[  19-25 Ekim Enflamatuar Göz Hastalığı Farkındalık Haftası dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Öğr. Üyesi Dr. İrfan Uzun, Üveit ve Behçet hastalığına bağlı göz tutulumunun zamanında teşhis ve tedavi edilmediğinde ciddi görme sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekti. ENFLAMATUAR GÖZ HASTALIKLARI GÖRMEYİ TEHDİT EDİYOR Üveitin gözün orta tabakasında meydana gelen iltihaplanma olduğunu belirten Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Öğr. Üyesi Dr. İrfan Uzun, hastalığın bulanık görme, gözde kızarıklık, ışığa hassasiyet, ağrı ve görüş alanında uçuşan cisimler gibi belirtilerle ortaya çıkabildiğini kaydetti. Behçet hastalığına bağlı göz tutulumunun özellikle genç erişkinlerde ani ve şiddetli ataklarla seyredebildiğine dikkat çeken Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Öğr. Üyesi Dr. İrfan Uzun, uygun tedavinin gecikmesi durumunda kalıcı görme kaybı ve görme fonksiyonlarında ciddi azalma gelişebileceğini bildirdi. Hastalığın bazı durumlarda belirgin bulgular vermeden ilerleyebildiğini aktaran Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Öğr. Üyesi Dr. İrfan Uzun, gözle ilgili şikâyetlerin erken dönemde değerlendirilmesinin tedavi başarısı açısından önem taşıdığını vurguladı. HARRAN ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ’NDE ÖZELLEŞMİŞ TANI VE TEDAVİ HİZMETİ Harran Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı bünyesinde faaliyet gösteren Uvea Behçet Birimi’nde enflamatuar göz hastalıklarının tanı ve tedavisine yönelik hizmet sunulduğunu belirten Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Öğr. Üyesi Dr. İrfan Uzun, Üveit ve Behçet hastalığı başta olmak üzere bu gruptaki hastalıkların ileri görüntüleme yöntemleri ve güncel tedavi yaklaşımlarıyla takip edildiğini ifade etti. Hastaların ihtiyaçları doğrultusunda romatoloji ve dermatoloji gibi farklı branşlarla iş birliği yapıldığını belirten Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Öğr. Üyesi Dr. İrfan Uzun, multidisipliner yaklaşımın hastalığın kontrol altına alınması ve olası komplikasyonların önlenmesi açısından önem taşıdığını belirtti. Sağlık hizmetlerinin yanı sıra eğitim faaliyetlerine ve ileri tıbbi teknolojilerin kullanımına da önem veren Harran Üniversitesi Hastanesi, robotik cerrahi uygulamalarıyla bölgesel sağlık hizmetlerinin gelişimine katkı sunmayı hedefliyor. Hastane, uzmanlaşmış tanı ve tedavi hizmetlerinin yanı sıra sağlık alanındaki eğitim çalışmalarıyla da bölgenin sağlık altyapısının güçlendirilmesine katkıda bulunuyor. ERKEN TANI GÖRME KAYBININ ÖNLENMESİNDE ÖNEMLİ Gözde ani başlayan bulanık görme, kızarıklık, ağrı, ışığa hassasiyet, uçuşan cisimler veya görüş alanında karanlık bölgeler gibi belirtiler yaşayan kişilerin gecikmeden göz hastalıkları uzmanına başvurması gerektiğini belirten Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Öğr. Üyesi Dr. İrfan Uzun, Behçet hastalığı veya diğer romatolojik ve otoimmün hastalıkları bulunan kişilerin yanı sıra daha önce üveit atağı geçirenlerin de düzenli göz kontrollerini aksatmaması gerektiğini vurguladı. Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Öğr. Üyesi Dr. İrfan Uzun, enflamatuar göz hastalıklarında erken tanı, uygun tedavi ve düzenli takibin görme fonksiyonlarının korunması ve kalıcı görme kaybı riskinin azaltılması açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[HARRAN ÜNİVERSİTESİ HASTANESİNDEN ENFLAMATUAR GÖZ HASTALIKLARINDA ERKEN TANI UYARISI - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 09:32:08 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/harran-universitesi-hastanesinden-enflamatuar-goz-hastaliklarinda-erken-tani-uyarisi-123707-20261022.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/harran-universitesi-hastanesinden-enflamatuar-goz-hastaliklarinda-erken-tani-uyarisi-123707-20261022.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/harran-universitesi-hastanesinden-enflamatuar-goz-hastaliklarinda-erken-tani-uyarisi-123707-20261022.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[CEMAL’İN AYNASI, TANSİYONUN İNADI]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-cemalin-aynasi-tansiyonun-inadi-1016.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-cemalin-aynasi-tansiyonun-inadi-1016.html</link>
                    <description><![CDATA[Dr. Müslüm Sunay yazdı...]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Muayenehaneme bir gün Cemal adlı bir hasta geldi. Şikâyetleri baş ağrısı, baş dönmesi ve ense ağrısıydı. Tansiyonunu ölçtüğümde 20’ye 15 çıktı. Yani hem büyük hem de küçük tansiyonu oldukça yüksekti.

Hipertansiyon, halk arasında bilinen adıyla yüksek tansiyon, günümüzde “sessiz katil” olarak anılıyor. Çünkü çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebiliyor; tedavi edilmediğinde felç, kalp krizi, kalp yetmezliği ve böbrek hastalıkları gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Bu nedenle tansiyon yüksekliği, hafife alınmaması gereken önemli bir sağlık sorunu.

Cemal’in tansiyonu tehlikeli derecede yüksekti. Hemen müdahale ettim. O günkü uygulamanın ardından tansiyonu yaklaşık yarım saat içinde 14’e 10’a düşünce tedavisini düzenledim. Hastayı gönderirken Cardura adlı ilacın kullanımı konusunda özellikle uyardım. Dozuna dikkat etmesini, söylediğim miktarın dışına çıkmamasını tembihledim. Çünkü bu ilacın yanlış kullanımı, tansiyonun aşırı düşmesine ve ciddi sorunlara neden olabilirdi.

Ertesi gün, dün kendi ayakları üzerinde muayenehaneme gelen Cemal’i bu kez dört kişinin yardımıyla, battaniyeye sarılı hâlde güçlükle taşıyarak getirdiler.

Hasta ne oturabiliyor ne de ayağa kalkabiliyordu.

— Cemal, ne yaptın? Ne oldu sana? diye sordum.

Anlatmaya başladı:

— Hocam, sen bana Cardura’yı yarım al demiştin ya… Ben de yatmadan önce ilacımı içecektim. Bir aynadaki 120 kiloluk cüsseme baktım, bir de elimdeki mercimek kadar hapa… Kendi kendime, “Mercimek kadar bu yarım tablet, bu cüsseye ne yapar ki?” dedim ve hapı bütün hâlde yuttum. Sabah yataktan kalkamaz duruma gelince gençler beni apar topar senin yanına getirdiler işte. Yani anlayacağın hocam, hapı yutmuşum!

Cemal, başına gelenleri öyle güzel anlatıyordu ki insan bir yandan durumuna üzülüyor, bir yandan da anlattığına gülümsemekten kendini alamıyordu.

Yattığı yerde tansiyonu 15’e 10 civarındaydı. Ancak hastanın oturur pozisyona geçmesiyle tansiyonunun belirgin biçimde düştüğünü gördük. Oturur vaziyette ölçtüğümüzde değer 10’a 8’e kadar inmişti.

Bu tablo, tansiyon düşüklüğüyle birlikte ortaya çıkan ortostatik hipotansiyon açısından değerlendirilmesi gereken bir durumdu. Özellikle bazı tansiyon ilaçları, yanlış dozda kullanıldığında veya vücudun pozisyonu değiştiğinde tansiyonun aşırı düşmesine ve baş dönmesi, güçsüzlük, hatta bayılma gibi şikâyetlere yol açabiliyordu.

Cemal’i yeniden yatırdık ve gerekli müdahaleyi yaptık. Durumu düzeldikten sonra ayağa kalkabilecek hâle geldi. Ancak kendisini gönderirken Cardura konusunda bir kez daha uyardım.

— Cemal, ilacı kullanırken söylediğim doza mutlaka uy. Sakın kendi kendine doz artırma!

Cardura üzerinde özellikle durmamın nedeni, o dönemde hastanın küçük tansiyonunu düşürmek amacıyla bu ilaçtan yararlanmayı düşünmemdi. Ne var ki ilaç tedavisinde doz kadar, hastanın ilacı nasıl kullandığı ve tedaviye ne ölçüde uyduğu da önemlidir.

Aradan bir gün geçti. Cemal’i yine dört kişi yardımıyla muayenehaneye getirdiler.

Bu kez şaşkınlığımı gizleyemedim:

— Yahu, ne oldu yine? Ne yaptınız bu adama?

Cemal söze girdi:

— Hocam, suç bende değil, suç aynada!

Ardından devam etti:

— Dediğin gibi yatmadan önce ilacımı alacaktım. Aynadaki Cemal’e baktım. O da bana sanki, “Bu koca cüsseye bu yarım hap ne yapar?” der gibi baktı. Ben de yine hapı bütün hâlde yuttum. Sabah yine yataktan kalkamadım. İşte yine senin yanındayım. Suç o aynada, suç o aynayı oraya koyanda!

Cemal, yaşadığı sıkıntıya rağmen esprisini de eksik etmiyordu.

Biz de hastanın durumunu yeniden değerlendirdik ve gerekli müdahaleyi yaptık. İyileşmesinin ardından evine gönderildi.

Sonraki kontrollerinde beslenmesine dikkat etmesi, tuz tüketimini azaltması ve tedavisini hekim kontrolünde sürdürmesiyle tansiyonunun daha iyi seviyelerde seyrettiğini gördük.

Bu olay bana bir kez daha gösterdi ki tıpta “Hastalık yoktur, hasta vardır.” Her hastanın bünyesi, alışkanlıkları, tedaviye yaklaşımı ve ilacı kullanma biçimi farklıdır. Hekimlik yalnızca hastalığı teşhis edip ilaç yazmaktan ibaret değildir; hastayı tanımayı, onu dinlemeyi ve tedaviyi doğru uygulayıp uygulamadığını takip etmeyi de gerektirir.

Bu kutsal mesleği icra ederken bunun gibi nice sürprizle karşılaştık. Kimi zaman bir hastanın yaşadığı sıkıntı bize önemli bir ders verdi, kimi zaman da insanı gülümseten bir hatıraya dönüştü.

En iyisi, sözü burada bitirip türkümüze devam edelim:

Tabip sen elleme benim yaramı
Beni bu dertlere salanı getir
Benden bu ömrümü çalanı getir

Bir kor oldu görülüyor özümden
Name name inliyor sazımdan
Dünyayı verseler yoktur gözümden
Benden bu ömrümü çalanı getir...

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[CEMAL’İN AYNASI, TANSİYONUN İNADI - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 09:14:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/cemalin-aynasi-tansiyonun-inadi-122026-20261022.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/cemalin-aynasi-tansiyonun-inadi-122026-20261022.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/cemalin-aynasi-tansiyonun-inadi-122026-20261022.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ŞUDEV BAŞKANLIĞINA FARUK BAYRAK GETİRİLDİ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-sudev-baskanligina-faruk-bayrak-getirildi-1015.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-sudev-baskanligina-faruk-bayrak-getirildi-1015.html</link>
                    <description><![CDATA[Şanlıurfa Dayanışma ve Eğitim Vakfı’nın (ŞUDEV) yeni başkanı, Şanlıurfa eski Milletvekili M. Faruk Bayrak oldu. Bayrak, eğitim, kültür ve sosyal dayanışma alanlarında kalıcı çalışmalar yapmayı hedeflediklerini açıkladı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Yusuf KÜRKÇÜOĞLU /İSTANBUL  İstanbul’da faaliyet gösteren Şanlıurfa Dayanışma ve Eğitim Vakfı (ŞUDEV) Başkanlığı görevine Şanlıurfa eski Milletvekili M. Faruk Bayrak getirildi. Şanlıurfa’nın köklü tarihini, zengin kültürünü ve dayanışma geleneğini yaşatmak amacıyla çalışmalarını sürdüren vakıf, yeni dönemde eğitim, kültür ve sosyal dayanışma alanlarına ağırlık vermeyi hedefliyor. AMAÇ, ŞANLIURFA’NIN DEĞERLERİNİ GELECEĞE TAŞIMAK ŞUDEV Başkanı M. Faruk Bayrak, vakfın hedeflerine ilişkin yaptığı açıklamada, Şanlıurfalıların dayanışma ve hayırseverlik anlayışıyla kurulan vakfın önemli sorumluluklar üstlendiğini belirtti. Eğitim, kültür ve sosyal dayanışma alanlarında kalıcı çalışmalar gerçekleştirmeyi amaçladıklarını ifade eden Bayrak, Şanlıurfa’nın tarihî ve kültürel mirasını korumak ve tanıtmak, gençlere ve araştırmacılara destek olmak istediklerini kaydetti. Bayrak, memleketin edebiyatını, folklorunu, tarihini ve sanatını yaşatmanın yanı sıra Şanlıurfalı yazar ve şairlerin eserlerini gelecek kuşaklarla buluşturmayı önemsediklerini vurguladı. Kültürel birikimin ortak bir hafıza etrafında bir araya getirilmesinin de vakfın öncelikleri arasında yer aldığını belirtti. ŞANLIURFALILARA DAYANIŞMA ÇAĞRISI Memleket sevgisinin ortak değerlere sahip çıkmak ve dayanışmayı güçlendirmekle anlam kazanacağını dile getiren Bayrak, vakfın çalışmalarında hemşehrilerinin katkı ve desteğini önemsediklerini ifade etti. ŞUDEV’in faaliyetlerini sosyal medya hesapları üzerinden de paylaşacaklarını belirten Bayrak, bütün Şanlıurfalıları vakfın çalışmalarına katkı sunmaya ve bu birlikteliğin bir parçası olmaya davet etti. ŞUDEV’İN İLETİŞİM BİLGİLERİ Adres: Şirinevler Mahallesi, Mithatpaşa Caddesi, Dere Sokak No: 4/C, Bahçelievler/İstanbul Telefon: 0552 830 9363 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[ŞUDEV BAŞKANLIĞINA FARUK BAYRAK GETİRİLDİ - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 08:46:52 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/sudev-baskanligina-faruk-bayrak-getirildi-120102-20261022.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/sudev-baskanligina-faruk-bayrak-getirildi-120102-20261022.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/sudev-baskanligina-faruk-bayrak-getirildi-120102-20261022.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Avrupa Şampiyonu Fatma Gül Çevik, Isparta’da coşkuyla karşılandı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-avrupa-sampiyonu-fatma-gul-cevik-ispartada-coskuyla-karsilandi-1014.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-avrupa-sampiyonu-fatma-gul-cevik-ispartada-coskuyla-karsilandi-1014.html</link>
                    <description><![CDATA[Avrupa şampiyonluğu elde ederek önemli bir başarıya imza atan milli sporcu, Isparta Belediyesi’ni de ziyaret etti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Arnavutluk’ta düzenlenen U23 Avrupa Halter Şampiyonası’nda Türkiye’yi ve Isparta’yı temsil ederek 2 altın ve 1 gümüş madalya kazanan Isparta Belediyesi Spor Kulübü milli sporcusu Fatma Gül Çevik, Isparta’da coşkuyla karşılandı. Avrupa şampiyonluğu elde ederek önemli bir başarıya imza atan milli sporcu, Isparta Belediyesi’ni de ziyaret etti. Arnavutluk’ta gerçekleştirilen U23 Avrupa Halter Şampiyonası’nda mücadele eden Isparta Belediyesi Spor Kulübü’nün milli sporcusu Fatma Gül Çevik, elde ettiği derecelerle hem Türkiye’nin hem de Isparta’nın gururu oldu. Şampiyonada başarılı bir performans sergileyen Çevik, kazandığı 2 altın ve 1 gümüş madalyayla Avrupa’nın zirvesine adını yazdırdı. Artı 86 kilogram kategorisinde yarışan milli sporcu, koparmada 109 kilogram, silkmede 137 kilogram kaldırarak toplamda 246 kiloluk dereceye ulaştı. Bu performansıyla Avrupa şampiyonluğunu elde eden Fatma Gül Çevik, uluslararası arenada Türkiye’yi ve Isparta’yı başarıyla temsil etti. Avrupa Şampiyonası’nda kazandığı madalyalarla Isparta’ya dönen milli sporcu Fatma Gül Çevik, kentte coşkuyla karşılandı. Başarısıyla büyük sevinç yaşatan Çevik, Isparta Belediyesi’ni ziyaret ederek başarısını paylaştı. Isparta Belediyesi Spor Kulübü bünyesinde yetişerek milli formayla uluslararası başarı elde eden Fatma Gül Çevik’in kazandığı madalyalar, kentte spora yapılan yatırımların ve sporculara verilen desteğin önemini bir kez daha ortaya koydu. Milli Halterci Fatma Gül Çevik’i Isparta Belediyesi’nde Isparta Belediye Başkanvekili Furkan Balaman, Belediye Başkan Yardımcısı Özler Erdoğan, belediye meclis üyeleri tarafından karşılandı. Milli Halterci Fatma Gül Çevik, aldığı başarıdan dolayı çok mutlu ve gururlu olduğunu belirterek, başarılarındaki desteklerinden dolayı Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’e teşekkür etti. Milli Sporcu Çevik, “Çok mutluyum. Çok gururluyum. Çünkü Türk Bayrağımız Arnavutluk’ta dalgalandırdım. Çok gurur verici bir histi. Bileğimde bir sakatlığım vardı. O sakatlığımın iyileşmesiyle Avrupa Şampiyonasına katıldım ve rekorumu kırdım. Daha önce 135 kiloluk rekorumu, 137 kiloyla yeniden kırdım. Bu başarım için öncelikle Isparta Belediye Başkanımız Şükrü Başdeğirmen olmak üzere bana destek olan herkese çok teşekkür ederim” dedi. Isparta Belediye Başkanvekili Furkan Balaman, U23 Avrupa Halter Şampiyonası’nda Avrupa şampiyonu olan milli sporcu Fatma Gül Çevik’i tebrik ederek, bir sonraki hedefin Olimpiyat Şampiyonası olduğunu söyledi. Başkanvekili Balaman, “Bugün yine geçmişte olduğu gibi Fatma Gül başarılarına bir yenisini daha ekledi ve yine bir gurur daha yaşattı bize. Fatma Gül Çevik, kategorisinde yine Avrupa Şampiyonu oldu. Bizi Avrupa’da en güzel temsil eden kardeşimiz Fatma Gül. İnşallah 2 yıl sonra Olimpiyat Şampiyonası olacak. Orada da kendisini şampiyon görmek istiyoruz” dedi. Konuşmaların ardından ziyaret hatıra fotoğrafıyla sona erdi. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/spor-haberleri">Spor</category><dc:creator><![CDATA[Avrupa Şampiyonu Fatma Gül Çevik, Isparta’da coşkuyla karşılandı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 08:38:22 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/avrupa-sampiyonu-fatma-gul-cevik-ispartada-coskuyla-karsilandi-114255-20261022.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/avrupa-sampiyonu-fatma-gul-cevik-ispartada-coskuyla-karsilandi-114255-20261022.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/avrupa-sampiyonu-fatma-gul-cevik-ispartada-coskuyla-karsilandi-114255-20261022.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[FAKIBABA HEM İYİ PARTİ’DEN HEM MİLLETVEKİLLİĞİNDEN İSTİFA ETTİ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-fakibaba-hem-iyi-partiden-hem-milletvekilliginden-istifa-etti-1013.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-fakibaba-hem-iyi-partiden-hem-milletvekilliginden-istifa-etti-1013.html</link>
                    <description><![CDATA[Müsavat Dervişoğlu’nun istifa çağrısı üzerine Ahmet Eşref Fakıbaba, hem partisinden hem de milletvekilliği görevinden ayrıldığını duyurdu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İYİ Parti’de, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin görüş ayrılığı istifayla sonuçlandı. İYİ Parti Ankara Milletvekili Ahmet Eşref Fakıbaba, Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’nun kendisine yönelik istifa çağrısının ardından hem parti üyeliğinden hem de milletvekilliğinden istifa ettiğini açıkladı. DERVİŞOĞLU’NDAN AÇIK İSTİFA ÇAĞRISI Tartışma, Fakıbaba’nın gazeteci İsmail Saymaz’a yaptığı açıklamalarla gündeme geldi. “Terörsüz Türkiye” sürecine destek verdiğini belirten Fakıbaba, İYİ Parti’nin bazı konulardaki yaklaşımından farklı düşündüğünü ifade etti. Fakıbaba’nın, “İYİ Parti’ye geçerken ‘Ne mutlu Türk’üm diyene’ dememişimdir, ‘Türkiye milliyetçisiyim’ demişimdir” sözleri ise siyasi tartışmanın merkezine yerleşti. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, bu açıklamalara tepki göstererek Fakıbaba’dan hem parti üyeliğinden hem de milletvekilliğinden istifa etmesini istedi. Dervişoğlu açıklamasında, “‘Ne mutlu Türk’üm diyene’ diyemeyen birinin aramızda yeri yoktur” ifadelerini kullandı. FAKIBABA’DAN SİYASİ ETİK VURGUSU Dervişoğlu’nun çağrısının ardından kararını açıklayan Fakıbaba, istifasını iki ayrı gerekçeyle değerlendirdi. Fakıbaba, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Sayın Genel Başkanımız Müsavat Dervişoğlu’nun isteği doğrultusunda İYİ Parti üyeliğinden; siyasi etik anlayışım gereği ise Ankara Milletvekilliği görevimden istifa ettiğimi kamuoyunun bilgisine saygılarımla sunarım.” Böylece Fakıbaba, yalnızca partisinden ayrılmakla kalmadı, milletvekilliği görevini de bıraktığını duyurdu. AK PARTİ’DEN İYİ PARTİ’YE UZANAN SİYASİ YOLCULUK Ahmet Eşref Fakıbaba, siyasi kariyerinde farklı partilerde görev aldı. 2015 ve 2018 yıllarında AK Parti’den milletvekili seçilen Fakıbaba, 2022 yılında bu partiden istifa ederek İYİ Parti’ye katıldı. 2023 seçimlerinde ise İYİ Parti Ankara Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne girdi. Son istifa kararıyla Fakıbaba’nın siyasi kariyerinde yeni bir dönem başladı. Bundan sonraki siyasi tutumunun ne olacağı ve herhangi bir partiye katılıp katılmayacağı ise henüz netleşmedi. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/siyaset-haberleri">Siyaset</category><dc:creator><![CDATA[FAKIBABA HEM İYİ PARTİ’DEN HEM MİLLETVEKİLLİĞİNDEN İSTİFA ETTİ - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 15:04:01 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/fakibaba-hem-iyi-partiden-hem-milletvekilliginden-istifa-etti-180957-20261021.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/fakibaba-hem-iyi-partiden-hem-milletvekilliginden-istifa-etti-180957-20261021.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/fakibaba-hem-iyi-partiden-hem-milletvekilliginden-istifa-etti-180957-20261021.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[KUTSALSIZ VE KURALSIZ PARA KAZANMAK]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-kutsalsiz-ve-kuralsiz-para-kazanmak-1012.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-kutsalsiz-ve-kuralsiz-para-kazanmak-1012.html</link>
                    <description><![CDATA[Metin Külünk yazdı...]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Kutsalsız ve kuralsız para kazanmak uğruna bulundukları koltuklardaki gücü kullananlar, neye hizmet ettiklerinin ülkemize yönelik nasıl bir kirli senaryonun içerisinde olduklarını fark edip oturdukları koltukları terk etmemek için bu kadar direnmelerinin sebebi nedir? FON YOLSUZLUĞUNU ESAD DÖNEMİ HAZIRLIĞI İÇİN KULLANCAKLAR, HALA ANLAMAYACAK MIYIZ? TÜRKİYE, bugünlere gelinceye kadar nice badireler atlattı. 1930’lu yılları hatırlayın, 1940’lı yılları hatırlayın, 1950’li yılları hatırlayın; oradan bugüne gelin. Yakın tarihimizde, bütün darbelerin gerekçeleri arasında “irtica” hiç unutulmamıştır. Başörtüsü tehdit olarak görülmüş, din psikolojisi ve din sosyolojisi alanındaki bütün söylemler tehdit kabul edilmiştir. Seküler Fransız aydınlanmacılığı odağında, camiyi ve İslam’ı tasfiye etmeye yönelik bir model Türkiye’de hep belirleyici rol oynamıştır. Sonuçta Anadolu’ya çekilen irfan geleneği; sabırla, metanetle, ahlakla, samimiyetle, hak ve adalet duygusuyla, paylaşma ve dayanışmayla yeniden ayağa kalkmaya çalışmıştır. En önemlisi, samimiyet ve ahlakla… Avuçlarının içinden kayıp gitmiş koca Osmanlı’dan sonra evlerinin, camilerinin ve Kur’an kurslarının etrafında kurdukları dünyayla, “Bir kez daha, yeniden!” diyerek sessiz ve sakin bir mücadeleye başlamışlardır. Ancak nice zorluklar yaşamış, cezaevleri görmüşlerdir. Bir kitap yazdığı, tek bir kelime söylediği, hakkı ve hakikati savunduğu için bedel ödeyen insanlar olmuştur. Açık ve seçik söyleyelim: Osmanlı’yı parçalayan Londra, Siyonist yapılar ve onlarla iş birliği içindeki Evanjelik akıl; sermaye gücü üzerinden Türkiye’de kendi kontrolündeki yapıları inşa etmiş, Türkiye’yi istikametinden çıkmış gördüğü her dönemde baskılamıştır. Ancak milletin kararlı yürüyüşü bu dalga boyunu aşmış ve ortaya AK Parti iktidarı çıkmıştır. Fakat dikkat edilmesi gereken bir husus var: Geçmişteki bütün baskı dönemleri ortadan kalkmış olmasına rağmen bugün yaşanan çürümüşlük; kul hakkını, hazinenin hakkını, emanet sorumluluğunu, ahlakı, samimiyeti, emeğin hakkını, akıl terini ve alın terini derinden zedelemiştir. Bütün bu kavramlar çürütülmüş, toplum çok derin bir travmanın içine sokulmuştur. Bir asrı aşkın süredir verilen mücadelenin ardından herkes şaşkınlıkla birbirine bakıyor: Ne oluyor? Çünkü Anadolu irfanı mektebinde yetişmiş hiç kimsenin derdi, iktidara geldikten sonra devletin imkânlarını kendi çıkarı için kullanmak değildi. Hazinenin imkânlarını kendisi için bir zenginlik aracına dönüştürmek diye bir kavram yoktu. “Güç bende” diyerek liyakat ve ehliyet kavramlarını anlamsızlaştırmak yoktu. Göçmen ve mazlum insanların duygularını istismar ederek onların üzerinde Jakoben bir model inşa etmek yoktu. Tek bir dert vardı: Allah’ın rızasını kazanmak ve Türkiye’yi bir kez daha dünyanın en güçlü devleti hâline getirerek insanlığın kurtuluşuna katkı sunmak. Kimin tuzağına düştük? Açık ve seçik söyleyeyim mi? Fuller bu işi 1990’lı yıllarda görmüş; hatta daha geriye giderek, 12 Eylül öncesindeki Yeşil Kuşak Projesi’yle de görmüş. Türkiye’de kendilerine karşı tek parti ve şeflik döneminde Demokrat Parti’yle ortaya çıkan Anadolu tepkisini görmüşler. İmam-ı Azam çizgisinin Anadolu’daki mücadele karakteri üzerindeki belirleyiciliğini görmüşler. Semerkant-Buhara modelinin belirleyiciliğini ve bu modelin ortaya çıkardığı insanı ve toplumsal yapıyı görmüşler. Ne yapıp edip Türkiye’deki bu modeli içeriden çürütmek için kendilerine ait FETÖ ve benzeri modellemelerle Türkiye’de operasyon gerçekleştirdiler. Gördüler ki kendilerine göre 28 Şubat’ın da 12 Eylül’ün de bir anlamı yokmuş. Neden? Çünkü İslami düşünceyi ve Türkiye’de din psikolojisi alanında kendilerini şekillendiren entelektüel aydınları, AK Parti iktidarının gücü üzerinden öyle geniş bir konfor alanına kavuşturmuşlar ki “Artık her şeyin sonu geldi, başka bir şeye gerek var mı?” demişler. @tcbestepe @RTErdogan @MHP_Bilgi @dbdevletbahceli @vasipsahin @mustafaterzi34 @azizsenpark @kureseldenyerel @TarkUys06637194 https://x.com/mkulunk/status/2112826520041345482?s=46 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/siyaset-haberleri">Siyaset</category><dc:creator><![CDATA[KUTSALSIZ VE KURALSIZ PARA KAZANMAK - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 14:33:35 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/kutsalsiz-ve-kuralsiz-para-kazanmak-173655-20261021.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/kutsalsiz-ve-kuralsiz-para-kazanmak-173655-20261021.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/kutsalsiz-ve-kuralsiz-para-kazanmak-173655-20261021.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[FON FON FON: MİLYARLARA KON]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-fon-fon-fon-milyarlara-kon-1011.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-fon-fon-fon-milyarlara-kon-1011.html</link>
                    <description><![CDATA[Ayhan Yalçın yazdı...]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Kıymetli okuyucularım, &nbsp; Müsaadenizle bugün gündemi meşgul eden bir konu hakkında tekrar bir şeyler yazma gereğini duyduk. Çünkü bu konu gerçekten oldukça&nbsp; moral bozucu ve oldukça mide bulandırıcı bir konu: Borsa ve Fon soygunu... &nbsp; KİTABIN TAM ORTASINDAN KONUŞALIM  &nbsp; "Kitabın ortasından konuşmak" diye bir deyim vardır: Lafı evirip çevirmeden, yani lafı çok uzatmadan, açık ve seçik bir şekilde doğrudan, hiç kimseden de korkmadan ve hiç kimseden çekinmeden, yalnızca gerçekleri söylemek anlamına gelen bir deyimle sizlere seslenmek istiyoruz. Tabi ki de müsaadenizle... &nbsp; RESMEN KÜÇÜK DİLİMİZİ YUTTUK DİYEBİLİRİZ  &nbsp; Yüz binlerce vatandaşımızın soyulduğu, milyar dolarların havada uçuştuğu ve birilerinin servetine servet kattığı bir soygun haline geldi Borsa ve Fon soygunu. İşin garip, üzücü ve ilginç tarafı da; devletin zirvesinde olan insanların bu soygunun tam merkezinde oluşu. Ülke olarak hepimizin nutku tutuldu desek yeridir. Çünkü olan biteni duyduğumuzda, milyar dolarların havada uçuştuğunu öğrendiğimizde resmen küçük dilimizi yuttuk diyebiliriz. &nbsp; BORSA VE FON SOYGUNU AZ BUZ BİR SOYGUN DEĞİL &nbsp; Borsa ve Fon soygunu öyle bir soygun ki, az buz gibi değil bu soygun. Bir bakıyorsunuz küçük bir belediye başkanının sevetine, bir bakıyorsunuz parti içinde görev yapan birinin servetine, bir bakıyorsunuz milletvekillerinin servetine; sahip oldukları tapular, kasalarındaki paralar... Bir de ortaya çıkmayanlar var. &nbsp; ŞAŞIRMAMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR  &nbsp; Kıymetli okuyucularım, tüm bu olanları duyduğumuzda şaşırmamak ve üzülmemek&nbsp; mümkün değil yani. Bendeniz, 35 yıldan beri çalışıyorum. Hem de üst düzey yöneticilik yaptığım halde günde 12 saat, 13 saat, belki de daha fazla zaman çalıştığım günler oldu. Hatta ve hatta iki gün hiç uyumadan çalıştığım günler de oldu. Bir de siyasette olunca haftalarca, hatta aylarca yatak yüzü görmediğimiz günler oldu. Hem de çokkk. &nbsp; SİYASETTE KOKUŞMUŞLUK VE KİRLİ BİR DÜZEN VAR  &nbsp; Ne yazık ki son yıllarda siyasette bir kokuşmuşluk ve kirli bir düzen var. Sanki birileri bilerek ve isteyerek AK PARTİ Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı zor durumda bırakmak istiyor. Böylelikle de AK PARTİ'ye büyük zararlar veriyorlar. Bunun son örneğini Borsa ve Fon soygununda yaşadık. Hem de AK PARTİ Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın en yakınındaki isimler ve en güvendiği kişiler. Bu kadar para hırsı nedendir onu da anlamış değiliz. &nbsp; AK PARTİ SEÇMENLERİ VE HALK ÖFKE KUSUYOR  &nbsp; Borsa ve Fon soygunundan sonra AK PARTİ seçmenleri ve halk AK PARTİ'ye karşı resmen öfke kusuyor. Özellikle de AK PARTİ tabanında büyük bir kızgınlık var. Özellikle de Borsa ve Fon soygunundan sonra AK PARTİ'de siyaset yapanlar da zor durumda kalıyor. Çünkü seçimlerde halkın arasına karışıp, AK PARTİ'ye oy isteyenler halkın tepkisi ile karşılaşacaktır. Bunlara ben de dahil. Çünkü Ayhan Yalçın olarak seçim olsun ya da seçim olmasın sürekli olarak halkın içinde bulunuyorum. &nbsp; BORSA VE FON SOYGUNUNDAN MUTLAKA HESAP SORULMALIDIR  &nbsp; Her olaydan ve her krizden sonra daha güçlü olarak ayağa kalkmasını bilen AK PARTİ Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, son yaşanan Borsa ve Fon soygunundan da daha da güçlenerek çıkacaktır. AK PARTİ Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK PARTİ'ye ihanet edenlerin ve partiye zarar verenlerin hesabını mutlaka soracaktır. Hem de burunlarından fitil fitil getirerek hesap soracaktır. Zaten AK PARTİ'nin içinde bulunan ve AK PARTİ'ye büyük katkıları ve büyük emekleri olan gerçekten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hayranı olan ve Recep Tayyip Erdoğan'a gönülden bağlı olan siyasetçilerin istediği de budur; hesap sorulması... Özellikle de BDDK, Pusula, SPK, Tera yöneticilerinden hesap sorulmasını bekliyorlar. Bir de Borsa ve Fon soygununda parasına paran katan milletvekillerinden, ayrıca AK PARTİ çatısı altında siyaset yaparak ve Karun gibi zengin olanlardan. AK PARTİ Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, bunlara seyirci kalamaz ve kalmamalıdır da. &nbsp; AK PARTİ SEÇMENLERİ BUNU HAK ETMEDİ  &nbsp; AK PARTİ'yi kuranlar bu PARTİ'de çok büyük katkıları ve çok büyük emekleri vardır. Gerçek AK PARTİ'li olan siyasetçiler bu uğurda büyük bedeller ödeyen siyasetçilerdir; Bu siyasetçiler yeri geldi cebindeki parayı verdi. Annelerimiz, teyzelerimiz ve bacılarımız kolundaki bileziği bile AK PARTİ'nin kuruluşunda partiye destek vermek için kolundan çıkarak AK PARTİ'ye verdiler. AK PARTİ Teşkilatlarında görev yapan siyasetçiler, seçmenler gece gündüz demeden, yaz kış demeden sahalarda bulunarak, vatandaşlarımızdan oy istediler. Kurulduğu günden beri AK PARTİ' ye canı gönülden bağlı olan Ayhan Yalçın'da dahildir. Ben de çok bedeller ödeyen bir siyasetçiyim; hem de maddi, hem de manevi olarak. Ayrıca sağlığımızda gitti: Tansiyon ve şeker hastalığı madalyasını boynumuza takarak. &nbsp; Tüm İslam aleminin umudu olan, mazlumların ve yetimlerin haklarını korumak için canını dişine takan, hatta ve hatta bu dava için sağlığından bile olan AK PARTİ Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu kutsal görevde ve zorlu yolda daha çok işi var. O yüzden de AK PARTİ Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın AK davaya gönül veren, gecesini gündüzüne katan, devlet ve millet aşkıyla yanan ve AK PARTİ'nin uğruna sağlığından olmuş siyasetçilere ihtiyacı vardır. Ayrıca Recep Tayyip Erdoğan'ın işlerini kolaylaştıran, Recep Tayyip Erdoğan'a yar ve yardımcı olacak AK kadrolara ihtiyaç vardır. O yüzden AK PARTİ'ye büyük zararlar verenler bir an önce partiden uzaklaştırması gerekiyor. Hem de çok acilen... &nbsp; Kıymetli okuyucularım, &nbsp; Benim en çok üzüldüğüm nokta şudur; AK PARTİ'ye hiç hizmet etmeyen, AK davada hiçbir emekleri olmayan, yalnızca menfaatleri için AK PARTİ'de siyaset yapanlar, sahalarda olmayan,15 Temmuz FETÖ örgütü tarafından gerçekleştirmek istenen hain darbe girişiminde bulunduğu gecede bile evlerinde bacak bacak üstüne atıp, hükümetimizin düşmesini bekleyen, daha sonra rol oynayan AKP"lilerin AK PARTİ'den acilen def edilmesi gerekiyor. AK PARTİ Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu rantçılara, bu fırsat düşkünlerine, bu AKP'lilere pabuç bırakacağını hiç sanmıyoruz. Zaten öyle de olmalıdır. Çünkü vatandaşlarımız bu günleri bekliyor. &nbsp; Buradan AK PARTİ Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'a sesleniyoruz ! &nbsp; Vatandaşlarımızın refahı için... &nbsp; Vatandaşlarımızın huzuru için... Vatandaşlarımızın AK PARTİ'ye olan güvenini sarsmamak için... &nbsp; Vatandaşlarımızın AK PARTİ'ye olan sevgisini yitirmemek için... &nbsp; Önümüzdeki seçimlerde AK PARTİ'nin oy kaybında düşüş olmaması için... &nbsp; AK davaya gönül verenleri üzmemek için... &nbsp; Gereğini fazlasıyla yapınız lütfen ! &nbsp; Hem de çok acilen... &nbsp; Saygılarımla! &nbsp; Ayhan Yalçın &nbsp; Gazeteci, Yazar, Stratejist, Köşe Yazarı, Yorumcu, Şair, İşletmeci, Satış Pazarlama Uzmanı, Eğitimci, Danışman, Genel Müdür, CEO, Eski Siyasetçi, 2019 seçimlerinde Kandıra Belediye Başkan Aday Adayı, Sivil Toplum Lideri. (Yalnızca Haddimi Bilirim) ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[FON FON FON: MİLYARLARA KON - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 13:00:01 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/fon-fon-fon-milyarlara-kon-160638-20261021.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/fon-fon-fon-milyarlara-kon-160638-20261021.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/fon-fon-fon-milyarlara-kon-160638-20261021.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Halıkent Kapalı Pazar Yerinin çatısı yenileniyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-halikent-kapali-pazar-yerinin-catisi-yenileniyor-1010.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-halikent-kapali-pazar-yerinin-catisi-yenileniyor-1010.html</link>
                    <description><![CDATA[4 bin 500 metrekarelik alanda eski saclar, yenileriyle değiştiriliyor]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[  Isparta Belediyesi tarafından Halıkent Kapalı Pazar Yerinin çatısındaki saclar, yenileriyle değiştiriliyor. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte kapalı pazar yerinin daha modern ve kullanılabilir hale getirilmesi hedefleniyor. Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in talimatları doğrultusunda Halıkent Kapalı Pazar Yerinin çatısındaki eskiyen saclar, yenileriyle değiştiriliyor. Toplam 4 bin 500 metrekarelik alandan oluşan kapalı pazar yerinin çatısında yürütülen çalışmalarda eski ve kırık saclar sökülürken, yerine yeni saclar yerleştiriliyor. Vatandaşlar, çatının yenilenmesinin ardından kötü hava koşullarından etkilenmeden, pazar yerini kullanabilecek.&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp; MUHTAR YAYLACI: PAZAR YERİMİZ DAHA MODERN VE KULLANILABİLİR HALE GELECEK Halıkent Mahallesi Muhtarı Şakir Yaylacı, çatının yenilenmesiyle birlikte pazar yerinin daha kullanılabilir hale geleceğini ifade ederek Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’e teşekkürlerini iletti. Muhtar Yaylacı, “Burası 4 bin 500 metrekarelik bir kapalı alanı olan bir pazar yeridir. Biz, ilk seçildiğimizde çatının kullanılabilir olmadığını tespit ettik. Başkanımıza da bu durumu aksettik. Sağ olsun, başkanımız bu durumu değerlendirerek çatının yenilenmesi talimatını verdi. Çatı tamiratımız başladı ve hızlı bir şekilde ilerleniyor. Önceki halinde saclar eskimiş haldeydi. Yağmur yağdığında su akması olayları vardı. Kullanılamaz durumdaydı. Sağ olsun başkanımız, bunları yerinde inceleyerek çatının tamiratının talimatını verdi. Talebimizi geri çevirmedi. Vatandaşlarımız için güzel bir hizmet. Pazar yerimiz, daha modern daha kullanılabilir hale gelecek. Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz ve başarılarının devamını diliyoruz. Mahallemiz adına daha güzel hizmetleri ve eserleri bekliyoruz” dedi. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[Halıkent Kapalı Pazar Yerinin çatısı yenileniyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 12:55:52 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/halikent-kapali-pazar-yerinin-catisi-yenileniyor-155934-20261021.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/halikent-kapali-pazar-yerinin-catisi-yenileniyor-155934-20261021.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/halikent-kapali-pazar-yerinin-catisi-yenileniyor-155934-20261021.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[HIZLI DEMİRYOLU KADAR, ADANA’NIN KENTSEL GELECEĞİ DE ÖNEMLİ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-hizli-demiryolu-kadar-adananin-kentsel-gelecegi-de-onemli-1009.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-hizli-demiryolu-kadar-adananin-kentsel-gelecegi-de-onemli-1009.html</link>
                    <description><![CDATA[TMMOB Şehir Plancıları Odası Adana Şube Yönetim Kurulu Başkanı İlker Söğüt, Mersin–Adana–Osmaniye–Gaziantep Yüksek Standartlı Demiryolu Projesi’nin yalnızca ulaşım sürelerini kısaltan ve kentler arası erişimi artıran bir yatırım olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 

ADANA - TMMOB Şehir Plancıları Odası Adana Şube Yönetim Kurulu Başkanı İlker Söğüt, Mersin–Adana–Osmaniye–Gaziantep Yüksek Standartlı Demiryolu Projesi’nin yalnızca ulaşım sürelerini kısaltan ve kentler arası erişimi artıran bir yatırım olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, projenin Adana’nın kentsel dokusu, kamusal alanları, yeşil alanları ve kent içi ulaşım sistemiyle birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı. Söğüt, “Hızlı tren kentler arasındaki mesafeyi kısaltırken kent içindeki kopuklukları artırmamalıdır. Adana’nın geleceği kamu yararını esas alan, bilimsel, şeffaf ve katılımcı bir planlama anlayışıyla şekillenmelidir” dedi.

“PLAN KARARLARININ ETKİSİ PARSELLERLE SINIRLI DEĞİL”

Adana’nın tarihsel gelişiminde demiryolunun ulaşım, üretim, ticaret ve toplumsal yaşam açısından önemli bir yere sahip olduğunu belirten İlker Söğüt, yüksek standartlı demiryolu yatırımının bölgesel erişilebilirliği ve ekonomik ilişkileri geliştirme potansiyeli taşıdığını ifade etti. Ancak böylesine büyük ölçekli bir yatırımın başarısının yalnızca tren hızları, hat kapasitesi ve seyahat süreleri üzerinden ölçülemeyeceğini kaydeden Söğüt, kentin mevcut dokusu ve gelecekteki gelişiminin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Adana Büyükşehir Belediye Meclisinin 14 Eylül 2026 tarihli ve 232 sayılı kararıyla, demiryolu projesi kapsamında Seyhan ilçesindeki karayolu ve demiryolu bağlantıları ile etkileşim alanlarını kapsayan yaklaşık 1.250 hektarlık alana ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonunun tadilen onaylandığını hatırlatan Söğüt, planın 30 Eylül 2026 tarihinde bir ay süreyle askıya çıkarıldığını belirtti.

Bu ölçekteki plan kararlarının yalnızca parsel ve kullanım kararları üzerinden değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Söğüt, yerleşim alanlarıyla ilişkilerin, ulaşım bağlantılarının, sosyal donatıların, açık ve yeşil alanların ve gelecekteki kentsel gelişme eğilimlerinin birlikte incelenmesi gerektiğini kaydetti.

“SEYHAN, YÜREĞİR, SARIÇAM VE CEYHAN BİRLİKTE PLANLANMALI”

Demiryolu projesinin Adana’daki etkilerinin Seyhan ilçesiyle sınırlandırılmaması gerektiğine dikkat çeken Söğüt, Yüreğir, Sarıçam ve Ceyhan ilçelerindeki yerleşim alanları, gelişme bölgeleri, tarımsal alanlar ve ulaşım bağlantılarının da değerlendirmeye alınmasını istedi.

İlçeler arasında bütünlük kurulmadan yapılacak değerlendirmelerin projenin toplam etkilerini ortaya koymakta yetersiz kalacağını belirten Söğüt, Adana’nın birbirinden bağımsız plan kararlarının toplamı olarak değil, ortak ulaşım, çevre ve yaşam alanlarıyla birbirine bağlı bir kent sistemi olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.

“YAYA, BİSİKLET VE ENGELSİZ ULAŞIM GÜVENCE ALTINA ALINMALI”

Demiryolu hatlarının kentlerin gelişiminde önemli ulaşım omurgaları oluşturabileceğini belirten İlker Söğüt, güzergâhların yerleşim alanlarıyla ilişkisinin yeterince değerlendirilmemesi durumunda komşuluk üniteleri arasında fiziksel ve sosyal engeller oluşabileceğini söyledi.

Hemzemin geçitler, alt ve üst geçitler ile sınırlı sayıdaki bağlantı noktalarının kentlilerin günlük hareketliliğini ve hizmetlere erişimini doğrudan etkileyebileceğine işaret eden Söğüt, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Ulaşım yatırımları kent içerisinde yeni kopukluklar yaratmanın gerekçesi olamaz. Hat güvenliği ve teknik zorunluluklar kadar kentsel erişilebilirlik ve mekânsal süreklilik de temel ölçütler arasında yer almalıdır. Yaya ve bisiklet bağlantıları kesintisiz sürdürülmeli, engelli bireylerin bağımsız hareket edebilmesi sağlanmalı; sağlık, eğitim, ticaret ve kamusal hizmet alanlarına erişim olumsuz etkilenmemelidir.”

KAMUSAL ALANLAR VE YEŞİL ALANLAR KORUNMALI

Büyük ölçekli ulaşım yatırımlarının etkilerinin raylar, istasyonlar ve teknik yapılarla sınırlı olmadığını belirten Söğüt, demiryolu güzergâhı ve çevresindeki mekânsal değişimlerin ortak kullanım alanları üzerindeki etkilerinin de incelenmesi gerektiğini kaydetti.

Adana’nın açık ve yeşil alan ihtiyacının, sosyal donatıların dağılımının ve komşuluk üniteleri arasındaki hizmet erişimi farklılıklarının göz önünde bulundurulmasını isteyen Söğüt, teknik güvenlik, mülkiyet ve işletme koşulları dikkate alınarak uygun alanlarda kamusal yaşamı destekleyen çözümler geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Söğüt, istasyonların da kent içi ulaşım sisteminden bağımsız planlanmaması gerektiğini belirterek belediye otobüsleri, mevcut ve planlanan raylı sistemler, minibüsler, bisiklet güzergâhları ve yaya ağları arasında güçlü bağlantılar kurulmasını istedi.

“ADANA ULAŞIM ANA PLANI 2035 İLE ENTEGRASYON SAĞLANDI MI?”

Yüksek standartlı demiryolu hattı ve istasyonlarının Adana Ulaşım Ana Planı (AUAP 2035) ile ilişkisinin açıkça ortaya konulması gerektiğini belirten Söğüt, istasyonlara erişimin ve ulaşım türleri arasındaki aktarma olanaklarının bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesini istedi.

Yaşlıların, çocukların, engelli bireylerin ve toplu taşımaya bağımlı yurttaşların ihtiyaçlarının planlama sürecinde gözetilmesi gerektiğini vurgulayan Söğüt, inşaat döneminde ortaya çıkabilecek gürültü, toz, trafik ve erişim sorunlarına karşı da önlem alınması çağrısında bulundu.

“KENTLİLER KARAR SÜREÇLERİNİN DIŞINDA BIRAKILMAMALI”

Demiryolu projesinin Adana üzerindeki etkilerinin sağlıklı biçimde değerlendirilebilmesi için güzergâh, bağlantı alanları, istasyonlar, teknik altyapı ve çevre düzenlemelerine ilişkin kararların kamuoyuyla açıkça paylaşılması gerektiğini belirten İlker Söğüt, ilgili kamu kurumları ve yerel yönetimler arasında güçlü bir eşgüdüm kurulmasının önemine dikkat çekti.

Seyhan’daki plan revizyonunun yanı sıra Yüreğir, Sarıçam ve Ceyhan ilçelerindeki ilgili planlama süreçlerinin de üst ölçekli planlar, ulaşım sistemi, yeşil alanlar, sosyal donatılar ve çevresel etkilerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Söğüt, meslek odalarının, üniversitelerin ve kentlilerin bilgi ve deneyimlerinin karar süreçlerine katılmasını istedi.

Projenin yalnızca fiziksel çevrede değil, kentlilerin gündelik yaşamında da değişikliklere yol açabileceğini belirten Söğüt, mevcut yerleşimlerin, ticari faaliyetlerin ve kamusal hizmetlerin erişilebilirliğinin korunmasının önemini vurguladı.

“ADANA’NIN GELECEĞİ KAMU YARARIYLA PLANLANMALI”

TMMOB Şehir Plancıları Odası Adana Şubesi olarak süreci mesleki sorumlulukları çerçevesinde izlemeyi sürdüreceklerini belirten İlker Söğüt, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Yüksek standartlı demiryolu yatırımı, Adana’nın bölgesel ulaşım ağındaki konumunu güçlendirebilir. Ancak bu yatırımın başarısı yalnızca seyahat sürelerinin kısalmasıyla ölçülemez. Kent içi ulaşımın güçlenmesi, komşuluk üniteleri arasındaki bağlantıların korunması, kamusal alanların gözetilmesi ve kentlilerin yaşam kalitesinin artırılması da aynı derecede önemlidir.

Adana’nın ihtiyacı, ulaşım altyapısını kent hakkı, kamusal yarar, çevresel duyarlılık ve yaşam kalitesiyle bütünleştiren bir planlama anlayışıdır. Hızlı tren projesi kenti bölmek yerine kentsel bütünlüğü güçlendirmeli; bugünün ulaşım ihtiyaçlarını karşılarken gelecek kuşakların yaşam alanlarını da gözetmelidir. Bilimsel, şeffaf, katılımcı ve bütüncül planlama ilkelerinin uygulanması için süreci takip etmeyi sürdüreceğiz.”
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[HIZLI DEMİRYOLU KADAR, ADANA’NIN KENTSEL GELECEĞİ DE ÖNEMLİ - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 09:13:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/hizli-demiryolu-kadar-adananin-kentsel-gelecegi-de-onemli-121535-20261021.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/hizli-demiryolu-kadar-adananin-kentsel-gelecegi-de-onemli-121535-20261021.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/hizli-demiryolu-kadar-adananin-kentsel-gelecegi-de-onemli-121535-20261021.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[SECCADEYE BASANLAR KADAR, BUNA İZİN VERENLERE DE HESAP SORULMALI!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-seccadeye-basanlar-kadar-buna-izin-verenlere-de-hesap-sorulmali-1008.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-seccadeye-basanlar-kadar-buna-izin-verenlere-de-hesap-sorulmali-1008.html</link>
                    <description><![CDATA[Milletin inancını inciten sahne geçiştirilemez. TRT yönetimi ve yapımcılar açıklama yapmalı, sorumluluk süreci aydınlatılmalı!]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Bir dizideki sahne milyonlarca insanın tepkisini çekiyorsa oturup düşünmek gerekir. Hele o sahnede Müslümanların ibadet ederken kullandığı seccade ayakkabıyla çiğneniyorsa mesele, sıradan bir senaryo tartışmasının çok ötesine geçer.

Taşacak Bu Deniz dizisinde gündeme gelen seccade sahnesi kamuoyunda yoğun tepki gördü. Görüntüde iki oyuncunun seccadenin üzerinde ayakkabılarıyla durması, tepkilerin odağına yerleşti.

Vatandaş haklı olarak şunu soruyor: Bu sahne nasıl çekildi, nasıl montajlandı ve nasıl oldu da TRT ekranlarına kadar geldi?

BİR ANLIK DİKKATSİZLİKLE AÇIKLANABİLİR Mİ?

Diyelim ki sahnede yer alan kişiler seccadenin üzerine bastıklarının farkında değillerdi. İyi niyetli davranalım, bunu bir anlık dikkatsizlik olarak değerlendirelim.

Peki, çekim sırasında orada bulunan diğer kişiler de mi fark etmedi? Yönetmen, yönetmen yardımcısı, kamera ekibi ve diğer çalışanlar ne yapıyordu?

Diyelim ki çekim ekibinden hiç kimse görmedi. Görüntüler izlenirken, sahne montajlanırken de mi farkına varılmadı?

Bir de TRT'nin yayın süreci var. Kamu yayıncılığı yapan bir kurumun ekranına gelen görüntüler hiç mi denetlenmiyor? Yayına hazırlanan bir sahneyi değerlendiren kimse, bunun toplumda nasıl karşılanabileceğini düşünmedi mi?

Elbette bu sorular, birilerinin bilerek saygısızlık yaptığı anlamına gelmez. Ancak görüntünün hangi aşamalardan geçerek ekrana geldiğinin açıklanmasını istemek de kimseye haksızlık değildir.

ÇEKİMDE GÖRÜLMEDİ, MONTAJDA FARK EDİLMEDİ, TRT DE Mİ GÖRMEDİ?

İşte kamuoyunun asıl cevap beklediği soru budur.

Bir film ya da dizi sahnesi çoğu zaman tek seferde çekilip olduğu gibi yayımlanmaz. Çekimler yapılır, görüntüler seçilir, kurgu ve montaj aşamalarından geçilir, ardından yayın süreci başlar. Dolayısıyla burada yalnızca seccadenin üzerine basan iki kişinin ne düşündüğünü konuşmak yeterli değildir.

Bu görüntünün ortaya çıkmasında ve yayımlanmasında sorumluluğu bulunan herkesin üzerine düşeni yapıp yapmadığı da araştırılmalıdır.

Kimseye peşinen suçlu demiyoruz. Fakat birden fazla aşamadan geçen bir yapımda, böylesine hassas bir görüntünün nasıl olup da fark edilmediğine ilişkin makul bir açıklama bekliyoruz.

Varsa ihmal ortaya çıkarılsın, sorumluluğu bulunan kişiler belirlensin. Kamuoyu da yaşananları kulaktan dolma bilgilerle değil, yetkililerin yapacağı açıklamalarla öğrensin.

SECCADE SIRADAN BİR HALI DEĞİLDİR!

Müslüman için seccade, üzerine basılıp geçilecek sıradan bir eşya değildir. Alnın secdeye konulduğu, Allah'ın huzurunda ibadet edilen bu özel örtü, inananlar için derin bir manevi anlam taşır. Bu nedenle seccadenin ayakkabı altında kalması, inancına bağlı insanlar için son derece incitici bir görüntüdür.

Bir senarist bu sahneyi neden yazdı? Yönetmen neden bu şekilde çekti? Yapımcı, görüntünün yayımlanmasına neden engel olmadı? TRT, yayın aşamasında nasıl bir değerlendirme yaptı?

Bu soruların cevapları bilinmeden kimsenin niyetine ilişkin kesin bir hüküm vermek doğru olmaz. Ancak toplumun manevi değerlerini ilgilendiren bir konuda gerekli özenin gösterilip gösterilmediğini sorgulamak son derece doğaldır.

Sanat ve ifade özgürlüğü elbette korunmalı. Fakat bu özgürlük, ortaya konulan her işin eleştiriden muaf olduğu anlamına gelmez.

Sanat yapmak başka, milyonlarca insanın kutsal kabul ettiği bir değeri inciten görüntüyü hiçbir açıklama yapmadan geçiştirmek başkadır.

MİLLETİN VERGİSİYLE YAYIN YAPMANIN SORUMLULUĞU VAR!

TRT, kamu hizmeti yayıncılığı yapan bir kurumdur. Faaliyetlerini kamu kaynaklarıyla sürdürmesi, topluma karşı sorumluluğunu daha da önemli hâle getirir.

Milletin vergileriyle yayın yapacaksınız, bu milletin izleyicisine ulaşacaksınız; sonra da aynı milletin inancını inciten bir görüntü karşısında sessiz kalacaksınız. Olacak iş mi bu?

Kamu kaynaklarıyla yayın yapmanın karşılığı yalnızca izlenme oranları değildir. İzleyicinin güvenini gözetmek, toplumsal hassasiyetleri dikkate almak ve gerektiğinde yapılan hatanın hesabını vermek de bu sorumluluğun içindedir.

Burada kimsenin sanatına müdahale edilmesini savunmuyoruz. İstenen şey çok açık: Kamuoyunun karşısına çıkan bir yapımda, toplumun inanç değerlerine karşı gereken özen gösterilsin.

TRT yönetimi, bu görüntünün neden yayımlandığını açıklamalıdır. Yapımcılar da sorumluluklarına ilişkin kamuoyunu bilgilendirmelidir.

Kamu kaynaklarıyla yayın yapan bir kurumun, toplumun inanç değerlerini inciten bir görüntü karşısında sessiz kalması kabul edilemez. Kamuoyunun tepkisini küçümsemek yerine bu tepkinin nedenlerini anlamak gerekir.

ÖZÜR DİLEMEK ZOR DEĞİL!

Türk Diyanet Vakıf-Sen Trabzon Şube Başkanı Mehmet Odabaşı da söz konusu sahneye tepki göstererek TRT yönetimine ve yapımcılara çağrıda bulundu. Odabaşı, sorumluların açıklama yapmasını ve benzer görüntülerin tekrarlanmaması için gerekli adımların atılmasını istedi.

Bu çağrının karşılıksız bırakılmaması gerekir.

Öncelikle sahnenin hangi gerekçeyle bu şekilde çekildiği ve yayın sürecinde nasıl değerlendirildiği açıklanmalı. Bir ihmal tespit edilirse gereği yapılmalı. Görüntü nedeniyle incinen vatandaşlardan da samimi bir özür dilenmelidir.

Özür dilemek kimseyi küçültmez. Tam tersine, hatasıyla yüzleşebilen insanların ve kurumların itibarını korur.

Üstelik kamuoyunun beklentisi yalnızca bir özürden ibaret değildir. Aynı olayın yeniden yaşanmaması için gerekli tedbirlerin alınması ve yayın sürecindeki denetimin gözden geçirilmesi de önemlidir.

BU TEPKİ NEDEN ÖNEMLİ?

Meseleyi yalnızca bir diziye yöneltilen tepki olarak görmek, toplumun hassasiyetini anlamamak demektir.

İnsanlar inançlarına, ibadetlerine ve kutsal kabul ettikleri değerlere saygı gösterilmesini istiyor. Bu talep ne sanat düşmanlığıdır ne de birilerini susturma girişimidir.

Elbette sağduyulu davranılmalı, kimse kanıtlanmamış iddialarla suçlanmamalı ve eleştiri hakaret boyutuna taşınmamalıdır. Ancak bütün bunlar, yaşananların açıkça sorgulanmasına engel değildir.

Bir sahnenin hangi amaçla çekildiği kadar, ortaya çıkan görüntünün nasıl değerlendirildiği de önemlidir. Kamuoyunun tepkisi ciddiyetle dikkate alınmalıdır.

SON SÖZÜMÜZ AÇIK VE NET

TRT yönetimine ve Taşacak Bu Deniz dizisinin yapımcılarına çağrımızdır:

Bu sahnenin nasıl yayımlandığını kamuoyuna açıklayın. Çekimden montaja, yayın hazırlığından son denetime kadar bütün süreci aydınlatın. Sorumluluğu bulunan kişiler hakkında gerekli değerlendirmeyi yapın ve inancı incinen vatandaşlardan özür dileyin.

Seccadeye basan iki kişinin kim olduğundan önce, bu görüntünün hangi aşamalardan geçerek ekrana geldiğini öğrenmek istiyoruz.

Kimseyi delilsiz suçlamıyoruz. Ancak kimsenin de sorumluluktan kaçmasına göz yumulmasını istemiyoruz.

Milletin inancını inciten bir görüntü karşısında susmak, sorunu ortadan kaldırmaz. Bu olayın üzeri örtülmemeli, kamuoyunun soruları cevapsız bırakılmamalıdır.

Kamu kaynaklarıyla yayın yapan bir kurumun sorumluluğu yalnızca yayın yapmak değil, yaptığı yayının hesabını da verebilmektir.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[SECCADEYE BASANLAR KADAR, BUNA İZİN VERENLERE DE HESAP SORULMALI! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 08:08:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/seccadeye-basanlar-kadar-buna-izin-verenlere-de-hesap-sorulmali-112931-20261021.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/seccadeye-basanlar-kadar-buna-izin-verenlere-de-hesap-sorulmali-112931-20261021.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/seccadeye-basanlar-kadar-buna-izin-verenlere-de-hesap-sorulmali-112931-20261021.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[MAKSUT KONYAR HOLDİNG'DEN KIRGIZİSTAN'DA STRATEJİK YATIRIM HAMLESİ: PROJELERDE İKİNCİ AŞAMAYA GEÇİŞ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-maksut-konyar-holdingden-kirgizistanda-stratejik-yatirim-hamlesi-projelerde-ikinci-asamaya-gecis-1007.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-maksut-konyar-holdingden-kirgizistanda-stratejik-yatirim-hamlesi-projelerde-ikinci-asamaya-gecis-1007.html</link>
                    <description><![CDATA[Bişkek'te Enerji ve Sağlık Bakanları ile Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ajansı ile üst düzey görüşmeler gerçekleştirildi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[  BİŞKEK, KIRGIZİSTAN - Maksut Konyar Holding, Kırgızistan'daki stratejik yatırımlarında ikinci aşamaya geçiş sürecini başlattı. Bu kapsamda Holding'in 10 kişilik teknik heyeti başkent Bişkek'te üst düzey temaslarda bulundu. Heyet, Kırgızistan Enerji Bakanı Rysbekov, Sağlık Bakanı Damirbek Osmonov, Cumhurbaşkanlığı Ulusal Yatırım Ajansı Başkanı Bikulov Damirbek ve Ulaştırma Bakanlığı üst düzey yetkilileri ile bir araya geldi. Görüşmelerde daha önce ilgili kurumlarla imzalanan sözleşmeler kapsamında yürütülen çalışmaların mevcut durumu ve projelerin ikinci aşamaya taşınmasına yönelik yol haritası ele alındı. ENERJİ VE SAĞLIKTA YOL HARİTASI NETLEŞTİ  Programın ilk ve en önemli gündemini Enerji Bakanlığı ile yapılan görüşme oluşturdu. Enerji Bakanı Rysbekov ile yapılan toplantıda, enerji alanındaki stratejik yatırımların uygulama aşamaları ve ikinci faza geçiş için izlenecek adımlar değerlendirildi. Ardından Sağlık Bakanı Damirbek Osmonov ve bakan yardımcıları ile bir araya gelen heyet, hastane projeleri ve sağlık altyapısının güçlendirilmesine yönelik yatırımları masaya yatırdı. Mevcut anlaşmaların uygulamaya aktarılması ve kurumlar arası koordinasyon görüşüldü. YATIRIM AJANSI VE ULAŞTIRMA BAKANLIĞI İLE KOORDİNASYON  Heyetin bir diğer durağı Cumhurbaşkanlığı Ulusal Yatırım Ajansı oldu. Başkan Bikulov Damirbek ile yapılan görüşmede, enerji, sağlık ve ulaştırma sektörlerindeki yatırımların genel koordinasyonu ve iş birliğinin sürdürülmesi ele alındı. Program kapsamında Ulaştırma Bakanlığı yetkilileriyle de temaslarda bulunan heyet, ulaştırma altyapısına yönelik projelerin mevcut durumunu ve gelecek adımları değerlendirdi. Bişkek'teki tüm temasların ortak gündemini, imzalanan sözleşmelerin uygulama sürecinin hızlandırılması ve projelerin ikinci aşamaya taşınması oluşturdu. Görüşmeler, yeni bir çalışma döneminin başlangıcı olarak değerlendirildi.  ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[MAKSUT KONYAR HOLDİNG'DEN KIRGIZİSTAN'DA STRATEJİK YATIRIM HAMLESİ: PROJELERDE İKİNCİ AŞAMAYA GEÇİŞ - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 17:35:58 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/maksut-konyar-holdingden-kirgizistanda-stratejik-yatirim-hamlesi-projelerde-ikinci-asamaya-gecis-204345-20261020.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/maksut-konyar-holdingden-kirgizistanda-stratejik-yatirim-hamlesi-projelerde-ikinci-asamaya-gecis-204345-20261020.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/maksut-konyar-holdingden-kirgizistanda-stratejik-yatirim-hamlesi-projelerde-ikinci-asamaya-gecis-204345-20261020.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[İSTANBUL’DA SEL FELAKETİNİN ACI BİLANÇOSU: 7 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-istanbulda-sel-felaketinin-aci-bilancosu-7-kisi-hayatini-kaybetti-1006.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-istanbulda-sel-felaketinin-aci-bilancosu-7-kisi-hayatini-kaybetti-1006.html</link>
                    <description><![CDATA[İstanbul’da günlerdir aranan Ahmet Derin’in cansız bedeni Haliç’te bulundu. İstanbul ve Kocaeli’deki sel felaketlerinde can kaybı 9’a yükseldi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İstanbul’da 14 Ekim’de etkili olan şiddetli sağanağın ardından yaşanan sel felaketinden bir acı haber daha geldi. Sel sularına kapılarak kaybolan Ahmet Derin’in cansız bedeni, 20 Ekim Salı günü Haliç’te bulundu. Böylece İstanbul’daki sel felaketinde hayatını kaybedenlerin sayısı 7’ye çıktı. GÜNLERDİR SÜREN ARAMA ÇALIŞMALARI SONA ERDİ İstanbul Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü ile Polis Arama Kurtarma ekipleri, selde kaybolan Ahmet Derin’i bulmak için çalışmalarını sürdürüyordu. İstanbul Valiliğinin açıklamasına göre, 20 Ekim günü saat 11.00 sıralarında Eyüpsultan ilçesindeki Altın Boynuz Sosyal Tesisleri açıklarında bir kişinin cansız bedenine ulaşıldı. Yapılan incelemede, bulunan kişinin sel nedeniyle kaybolan Ahmet Derin olduğu belirlendi. Valilik, bu gelişmeyle İstanbul’daki can kaybının 7’ye yükseldiğini ve kayıp kişi kalmaması nedeniyle arama kurtarma çalışmalarının sona erdirildiğini bildirdi. İSTANBUL VE KOCAELİ’DE TOPLAM 9 CAN KAYBI Sel felaketi İstanbul’un yanı sıra Kocaeli’de de can aldı. Kocaeli’nin Gebze ilçesinde dereye düşen ve sel sularına kapılan araçla bağlantılı olayda kaybolan iki kişinin de cansız bedenlerine ulaşıldı. Böylece İstanbul’da 7, Kocaeli’de 2 kişi olmak üzere toplam can kaybı 9’a yükseldi. Her iki kentte yaşanan olaylar, şiddetli yağışların kısa sürede nasıl ağır sonuçlara yol açabileceğini bir kez daha ortaya koydu. 80 YILIN EN AĞIR SEL FELAKETLERİNDEN BİRİ Associated Press’in 16 Ekim tarihli haberinde, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin İstanbul’daki afeti 1942’den bu yana yaşanan en büyük sel felaketi olarak nitelendirdiği aktarıldı. Haberde, 48 saatlik yağış miktarının eylül ve ekim aylarının uzun dönem ortalamalarının toplamını aştığı bilgisine de yer verildi. Çok sayıda ev ve iş yerini su basarken araçlar sürüklendi, cadde ve sokaklarda ciddi hasar meydana geldi. Bu tablo, aşırı yağışların kent yaşamı üzerindeki etkisini ve afetlere hazırlığın önemini yeniden gündeme taşıdı. ALTYAPI VE AFET HAZIRLIĞI YENİDEN GÜNDEMDE Felaketin ardından yalnızca hasarın giderilmesi değil, benzer olayların etkilerini azaltacak önlemler de tartışılmalı. Yağmur suyu drenaj sistemlerinin kapasitesi, dere yataklarının durumu, suyun akışını engelleyebilecek yapılaşma ve riskli bölgelerde erken uyarı mekanizmaları kapsamlı biçimde değerlendirilmeli. Bunlar, olayın nedenlerine ilişkin kesinleşmiş bir tespit değil; benzer felaketlerin zararlarını azaltmak için ele alınması gereken temel başlıklar. Uzman incelemeleri ve resmî değerlendirmeler, hangi bölgelerde hangi önlemlerin gerekli olduğunu ortaya koyacaktır. GERİYE ACI KAYIPLAR VE CEVAP BEKLEYEN SORULAR KALDI İstanbul’daki arama kurtarma çalışmalarının sona ermesiyle kayıp kişilere ulaşma süreci tamamlandı. Ancak yaşanan can kayıplarının ardından, kentlerin aşırı yağışlara karşı ne ölçüde hazırlıklı olduğu sorusu önemini koruyor. Sel felaketlerinde can kayıplarını azaltmak için erken uyarı sistemlerinden altyapı yatırımlarına, dere yataklarının korunmasından afet bilincinin güçlendirilmesine kadar pek çok alanda kalıcı önlemler gerekiyor. İstanbul ve Kocaeli’de yaşanan acı olaylar, afetlere hazırlığın yalnızca kriz anında müdahaleden ibaret olmadığını bir kez daha hatırlattı. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[İSTANBUL’DA SEL FELAKETİNİN ACI BİLANÇOSU: 7 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 17:23:59 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/istanbulda-sel-felaketinin-aci-bilancosu-7-kisi-hayatini-kaybetti-202653-20261020.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/istanbulda-sel-felaketinin-aci-bilancosu-7-kisi-hayatini-kaybetti-202653-20261020.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/istanbulda-sel-felaketinin-aci-bilancosu-7-kisi-hayatini-kaybetti-202653-20261020.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Milas Belediyesine yönelik soruşturmada 29 kişi gözaltına alındı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-milas-belediyesine-yonelik-sorusturmada-29-kisi-gozaltina-alindi-1005.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-milas-belediyesine-yonelik-sorusturmada-29-kisi-gozaltina-alindi-1005.html</link>
                    <description><![CDATA[Soruşturma, bazı şirketlerin iş deneyim belgeleri için sunduğu evraklara ilişkin. Belediye, şüpheli bulduğu belgelerle ilgili daha önce suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 20 Ekim’de 13 ilde düzenlenen operasyonla Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz’un da aralarında bulunduğu 29 kişi gözaltına alındı. Soruşturma, bazı şirketlerin iş deneyim belgeleri için sunduğu evraklara ilişkin. Belediye, şüpheli bulduğu belgelerle ilgili daha önce suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı. Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada 35 kişi hakkında gözaltı kararı verildiği, operasyon günü 29 kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Dosya, şirketler adına düzenlenen iş deneyim belgeleri ve bu belgelere dayanak oluşturan evrakların usulüne uygun olup olmadığına odaklanıyor. Soruşturma kapsamında rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, resmî belgede sahtecilik ve kamu kurumlarının zararına nitelikli dolandırıcılık gibi suçlamalar inceleniyor. Bunlar soruşturma aşamasındaki iddialar; gözaltı, suçluluğun kanıtlandığı anlamına gelmiyor. Belediyenin açıklaması Milas Belediyesi, soruşturmaya konu belgelerin belediyenin yaptığı ihalelerle ilgili olmadığını ve Milas’ta yürütülen bir iş için düzenlenmediğini belirtti. Belediyenin açıklamasına göre bazı şirketler tarafından sunulan iş deneyim belgeleri, ilgili mevzuat kapsamında belediyenin yetkili birimlerince onaylanıp EKAP’a kaydedildi. Sonraki incelemede şüpheli bulunan belgeler iptal edilerek sistemden çıkarıldı. Belediye ayrıca, belgelerle ilgili 30 Mart 2026’da savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu ve soruşturmanın bu başvuru üzerine başladığını bildirdi. Bu, belediyenin kendi açıklamasıdır; soruşturmanın kapsamını ve sorumlulukları belirleyecek olan adli süreçtir. Süreçte sırada ne var? 20 Ekim itibarıyla kamuya açıklanan bilgiler operasyon ve gözaltılarla sınırlı. Soruşturmanın sonraki aşamalarında şüphelilerin ifadeleri, savcılığın değerlendirmesi ve olası mahkeme kararları belirleyici olacak. Şu an için suçlamalar hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmuyor. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/asayis-haberleri">Asayiş</category><dc:creator><![CDATA[Milas Belediyesine yönelik soruşturmada 29 kişi gözaltına alındı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 17:13:32 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/milas-belediyesine-yonelik-sorusturmada-29-kisi-gozaltina-alindi-201808-20261020.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/milas-belediyesine-yonelik-sorusturmada-29-kisi-gozaltina-alindi-201808-20261020.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/milas-belediyesine-yonelik-sorusturmada-29-kisi-gozaltina-alindi-201808-20261020.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[HİND RAJAB’IN SESİ ISPARTA'DA YANKILANDI]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-hind-rajabin-sesi-ispartada-yankilandi-1004.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-hind-rajabin-sesi-ispartada-yankilandi-1004.html</link>
                    <description><![CDATA[Gazze’de İsrail saldırısında hayatını kaybeden 6 yaşındaki Hind Rajab’ın hikâyesi Isparta’da yürekleri dağladı. Kızının acısını yüreğinde taşıyan anne Wissam Hamada’nın sözleri, salondaki herkesi derinden etkiledi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 

Isparta’da düzenlenen “Ailesinin Dilinden Hind Rajab’ın Sesi” programı, Gazze’de yaşanan insanlık dramını bir kez daha gözler önüne serdi. Henüz 6 yaşındayken hayattan koparılan Hind Rajab’ın hikâyesi, annesinin acısı ve salondaki duygusal anlarla hafızalara kazındı.

Isparta Valiliği, Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi ve Filistin’e Destek Platformu iş birliğiyle düzenlenen program, 20 Ekim Salı günü Isparta Belediyesi Kültür Merkezi Gül Salonu’nda gerçekleştirildi.

Programa Isparta Valisi Abdullah Erin, Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yılmaz Çatal, protokol üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda öğrenci katıldı.

KÜÇÜK BİR ÇOCUĞUN SESİ, BÜYÜK BİR ACI



Programın açılışında Vali Abdullah Erin ve Rektör Prof. Dr. Yılmaz Çatal, Hind Rajab’ın hikâyesinin insanlık vicdanında bıraktığı derin izlere ve Filistin halkıyla dayanışmanın önemine dikkat çekti.

Ardından, Gazze’de İsrail saldırısı sırasında bir araçta mahsur kalan ve yaşamını yitiren Hind Rajab’ın gerçek hikâyesini konu alan ödüllü Hind Rajab’ın Sesi filminin gösterimi yapıldı.

Küçük Hind’in yardım çağrılarının duyulduğu anlarda salonda derin bir sessizlik hâkim oldu. Bir çocuğun korkusu, çaresizliği ve yaşama tutunma çabası, izleyenlerin yüreğine dokundu. Gözyaşlarını tutamayanlar oldu.

O anlarda salondakiler yalnızca bir film izlemiyordu. Bir çocuğun yarım kalan hayatına, bir annenin dinmeyen acısına ve Gazze’de yaşanan tarifsiz trajediye tanıklık ediyordu.

BİR ANNENİN YÜREĞİNDE DİNMEYEN ACI



Programın en dokunaklı anlarından biri, Hind Rajab’ın annesi Wissam Hamada ile dayısı Beşar Hamada’nın salona davet edilmesiyle yaşandı. Katılımcılar, Hind’in ailesini ayakta alkışlarla karşıladı.

Kızını kaybeden anne Wissam Hamada’nın konuşması, salondaki duygusal atmosferi daha da yoğunlaştırdı. Bir annenin evladını kaybetmesinin acısını kelimelerle anlatmak mümkün değildi. Ancak Hamada’nın sözleri, bu büyük acının yanında taşıdığı direnci ve kızının hatırasını yaşatma kararlılığını da ortaya koydu.

Hamada, kızının anısını yaşatmak ve Filistinli çocuklara umut olmak amacıyla bir vakıf kurmayı planladığını ifade etti.

Bir annenin kendi evladının acısını başka çocukların geleceği için mücadeleye dönüştürme düşüncesi, programın en anlamlı mesajlarından biri oldu.

Çünkü Hind Rajab’ın hikâyesi artık yalnızca ailesinin değil, onun sesini duyan ve unutmamaya karar veren herkesin hafızasında yer ediniyor.

ISPARTA’DAN FİLİSTİNLİ ÇOCUKLARA DAYANIŞMA MESAJI



Programın sonunda Vali Abdullah Erin ve Rektör Prof. Dr. Yılmaz Çatal, Hind Rajab’ın annesi Wissam Hamada’ya hediyeler takdim etti. Katılımcılar da Hamada ile bir araya gelerek dayanışma ve desteklerini gösterdi.

Isparta’daki bu buluşma, bir anma programının ötesinde anlam taşıdı. Hind Rajab’ın hikâyesi üzerinden savaşın en ağır yükünü taşıyan çocuklar, evlatlarını kaybeden aileler ve insanlığın ortak sorumluluğu yeniden gündeme geldi.

Bir çocuğun hayatı, hangi ülkede doğduğuna, hangi dili konuştuğuna ya da hangi inanca mensup olduğuna göre değer kazanmaz. Her çocuğun yaşama hakkı vardır. Her çocuk korkmadan büyümeyi, ailesine sarılmayı ve geleceğe umutla bakmayı hak eder.

Hind Rajab artık hayatta değil. Ancak onun sesinin duyulması, yaşananların unutulmaması ve başka çocukların aynı acıları yaşamaması için gösterilen çaba büyük önem taşıyor.

Isparta’da yükselen o ses, hepimize aynı soruyu hatırlattı: Bir çocuğun yardım çağrısına kulak vermek için daha kaç hayatın sona ermesi gerekiyor?


 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[HİND RAJAB’IN SESİ ISPARTA'DA YANKILANDI - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 13:38:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/ispartada-hind-rajabin-sesi-yankilandi-165249-20261020.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/ispartada-hind-rajabin-sesi-yankilandi-165249-20261020.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/ispartada-hind-rajabin-sesi-yankilandi-165249-20261020.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[BAŞKAN ÇELİK MAZBATASINI ALDI]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-baskan-celik-mazbatasini-aldi-1003.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-baskan-celik-mazbatasini-aldi-1003.html</link>
                    <description><![CDATA[.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Isparta Ticaret ve Sanayi Odası’nda 2026-2030 dönemi organ seçimlerinin tamamlanmasının ardından Yönetim Kurulu Başkanlığına yeniden seçilerek güven tazeleyen Metin Çelik, mazbatasını aldı. Isparta Ticaret ve Sanayi Odasında seçim süreci, mazbata töreniyle tamamlandı. Isparta Merkez İlçe Seçim Kurulu Başkanı Hâkim Mehmet Uysal’dan mazbatasını teslim alan Başkan Çelik, yeni görev dönemine başlamış oldu. Yeni dönemin Isparta iş dünyası için hayırlı olmasını dileyen Başkan Metin Çelik, önceki dönemde hayata geçirilen çalışmaların üzerine yenilerini ekleyerek Isparta’nın ticaret ve sanayi hayatına katkı sağlayacak projeleri hayata geçirmeye devam edeceklerini ifade etti. Başkan Çelik, yeni dönemde de üyelerin beklenti ve ihtiyaçlarını gözeterek Isparta’nın ekonomik gelişimine katkı sunacak çalışmalara odaklanacaklarını belirtti. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[BAŞKAN ÇELİK MAZBATASINI ALDI - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 13:35:59 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/baskan-celik-mazbatasini-aldi-163802-20261020.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/baskan-celik-mazbatasini-aldi-163802-20261020.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/baskan-celik-mazbatasini-aldi-163802-20261020.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[HİND RECEP’İN ANNESİ ISPARTA’DA]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-hind-recepin-annesi-ispartada-1002.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-hind-recepin-annesi-ispartada-1002.html</link>
                    <description><![CDATA[Soykırımcı İsrail’in saldırılarında henüz 6 yaşındayken şehit edilen Hind Recep’in annesi Wissam Hamada, Isparta Valisi Abdullah Erin tarafından ağırlandı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[  Gazze’de henüz 6 yaşındayken hayattan koparılan Hind Recep’in son yardım çağrısı, aradan zaman geçse de insanlığın vicdanında yankılanmaya devam ediyor. Küçük Hind’in annesi Wissam Hamada, Isparta Valisi Abdullah Erin’in konuğu oldu. Vali Erin, acılı anneyi ve beraberindeki misafirleri Valilikte ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirtti. HİND’İN SON YARDIM ÇAĞRISI UNUTULMUYOR Soykırımcı İsrail’in Gazze’deki saldırılarında hayatını kaybeden küçük Hind Recep’in annesiyle yaptığı son telefon görüşmesinde duyulan korkusu ve çaresizliği, hafızalara kazınan en acı olaylardan biri oldu. Henüz 6 yaşındaki bir çocuğun yardım çığlığı, yalnızca annesine ulaşmaya çalışan küçük bir evladın sesi değildi. O ses, savaşın ortasında hayatta kalma mücadelesi veren binlerce masum çocuğun sessiz çığlığına dönüştü. Hind’in sesi sustu ama geride bıraktığı acı dinmedi. Küçük kızın hikâyesi, bir annenin yüreğinde kapanmayan yara, insanlığın vicdanında ise unutulmaması gereken bir dram olarak yaşamaya devam ediyor. VALİ ERİN’DEN ACI ANNENİN AİLESİNE TAZİYE Isparta Valisi Abdullah Erin, Wissam Hamada’yı ve beraberindeki misafirleri Valilikte ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek Hind Recep’in yaşadıklarının hafızalardan silinmeyeceğini vurguladı. Vali Erin, açıklamasında Hind’in son telefon görüşmesindeki çaresizliğin, Gazze’de şehit edilen binlerce masum çocuğun sesi olarak insanlığın vicdanına kazındığını ifade etti. Erin, Hind Recep’in annesine ve ailesine başsağlığı dileklerini ileterek Gazze’de zulüm altında yaşayan Filistinliler için dua etti. “MASUM ÇOCUKLARIN GÖZYAŞLARI DİNSİN” Vali Abdullah Erin, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Soykırımcı İsrail’in saldırılarında henüz 6 yaşındayken şehit edilen Gazzeli Hind Recep’in kıymetli annesi Sayın Wissam Hamada Hanımefendi’yi ve beraberindeki değerli misafirlerimizi Valiliğimizde ağırlamaktan büyük memnuniyet duydum. Hind Recep’in annesiyle yaptığı son telefon görüşmesindeki çaresizliği ve yardım çağrısı, Gazze’de şehit edilen binlerce masum çocuğun sessiz çığlığı olarak hafızalarımıza kazındı. O küçücük yüreğin sesi, insanlığın vicdanında yaşamaya devam ediyor. Sayın Wissam Hamada Hanımefendi’ye ve ailesine başsağlığı diliyor; Rabbimizden Gazze’de zulüm altında yaşayan kardeşlerimize yardım etmesini ve masum çocukların gözyaşlarını dindirmesini niyaz ediyorum.” BİR ANNENİN ACISI, İNSANLIĞIN ORTAK YARASI Bir annenin evladını kaybetmesi, kelimelerle anlatılması mümkün olmayan bir acı. Hele ki o evladın son anlarında yardım isteyen küçücük bir çocuk olması, bu acıyı daha da derinleştiriyor. Hind Recep’in hikâyesi, Gazze’de yaşanan insanlık dramının unutulmaması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor. Dileğimiz, hiçbir çocuğun korkuyla yardım istemek zorunda kalmadığı, hiçbir annenin evladının ardından gözyaşı dökmediği bir dünyanın kurulması. Hind’in sesi unutulmasın, Gazze’de çocukların gözyaşları dinsin. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[HİND RECEP’İN ANNESİ ISPARTA’DA - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 09:01:11 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/hind-recepin-annesi-ispartada-120510-20261020.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/hind-recepin-annesi-ispartada-120510-20261020.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/hind-recepin-annesi-ispartada-120510-20261020.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[YUNUS EMRE ENSTİTÜSÜ BAŞKANI SELİM ARGUN’A HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-yunus-emre-enstitusu-baskani-selim-arguna-hayirli-olsun-ziyareti-1001.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-yunus-emre-enstitusu-baskani-selim-arguna-hayirli-olsun-ziyareti-1001.html</link>
                    <description><![CDATA[Prof. Dr. Yakup Civelek ve Dr. İbrahim Özcan, Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Selim Argun’a yeni görevi dolayısıyla başarı dileklerini iletti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Edurese Akademi Başkanı ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yakup Civelek ile Edurese Akademi Başkan Yardımcısı Dr. İbrahim Özcan, Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Selim Argun’u ziyaret etti. Yeni görevi dolayısıyla Prof. Dr. Argun’a hayırlı olsun dileklerini ileten Civelek ve Özcan, Enstitünün uluslararası alandaki çalışmaları ve özellikle Arap ülkeleri başta olmak üzere İslam coğrafyasındaki faaliyetleri üzerine görüş alışverişinde bulundu. YUNUS EMRE ENSTİTÜSÜ İÇİN BÜYÜK HEDEFLER Ziyaretin ardından değerlendirmelerini paylaşan Prof. Dr. Yakup Civelek, Prof. Dr. Selim Argun’un Yunus Emre Enstitüsünü daha ileriye taşımak ve büyük hedeflere ulaştırmak için ortaya koyduğu samimi gayretleri yakından görmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. GÖNÜL COĞRAFYASINA YÖNELİK ÖNERİLER PAYLAŞILDI Yunus Emre Enstitüsünün Türkiye’nin uluslararası alandaki önemli kültür markalarından biri olduğunu vurgulayan Civelek, Arap ülkeleri başta olmak üzere İslam dünyası ve gönül coğrafyasındaki çalışmalara ilişkin görüş ve önerilerini paylaşma fırsatı bulduklarını belirtti. Görüşlerinin Başkan Prof. Dr. Selim Argun tarafından dikkatle dinlenmesinden duyduğu memnuniyeti ifade eden Civelek, nazik ve samimi kabulleri dolayısıyla kendisine teşekkür ederek yeni görevinde başarılar diledi. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[YUNUS EMRE ENSTİTÜSÜ BAŞKANI SELİM ARGUN’A HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 08:32:01 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/yunus-emre-enstitusu-baskani-selim-arguna-hayirli-olsun-ziyareti-113326-20261020.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/yunus-emre-enstitusu-baskani-selim-arguna-hayirli-olsun-ziyareti-113326-20261020.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/yunus-emre-enstitusu-baskani-selim-arguna-hayirli-olsun-ziyareti-113326-20261020.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Cumhuriyet Caddesi’nde kaldırımlar yenilenecek]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-cumhuriyet-caddesinde-kaldirimlar-yenilenecek-1000.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-cumhuriyet-caddesinde-kaldirimlar-yenilenecek-1000.html</link>
                    <description><![CDATA[Çalışma boyunca trafik tek şeritten kontrollü olarak sağlanacak]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Isparta Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü tarafından, kent genelinde yaya ulaşımının daha güvenli ve konforlu hale getirilmesi amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, eski Çarşı Polis Karakolu önünden Cumhuriyet Caddesi üzerindeki 1612. Sokak başlangıcına kadar uzanan güzergahta kaldırım yenileme çalışması gerçekleştirilecek. 21 Ekim 2026 (Yarın) tarihinde başlayacak kaldırım yenileme çalışmaları nedeniyle Cumhuriyet Caddesi’nde trafik akışı tek şeritten kontrollü olarak sağlanacak. Sürücülerin çalışma süresince ulaşımda herhangi bir aksaklık yaşanmamaları adına trafik işaret ve yönlendirmelerine dikkat etmeleri istendi. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Cumhuriyet Caddesi’nde kaldırımlar yenilenecek - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 08:19:32 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/cumhuriyet-caddesinde-kaldirimlar-yenilenecek-112238-20261020.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/cumhuriyet-caddesinde-kaldirimlar-yenilenecek-112238-20261020.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/cumhuriyet-caddesinde-kaldirimlar-yenilenecek-112238-20261020.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[SARIGÜL SORUŞTURMASINDA 15 TUTUKLAMA!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-sarigul-sorusturmasinda-15-tutuklama-999.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-sarigul-sorusturmasinda-15-tutuklama-999.html</link>
                    <description><![CDATA[Ömer Sarıgül ve gazeteci Murat Ağırel’in de aralarında bulunduğu 15 şüpheli tutuklandı. Soruşturma, kara para aklama ve dolandırıcılık iddiaları üzerine yürütülüyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen, kamuoyunda Sarıgül ailesiyle ilişkilendirilen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 17 şüpheliden 15’i tutuklandı, 2 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verildi. ÖMER SARIGÜL VE MURAT AĞIREL TUTUKLANDI Tutuklananlar arasında Mustafa Sarıgül’ün oğlu Ömer Sarıgül, gazeteci Murat Ağırel ve Mustafa Sarıgül’ün eski eşi Aylin Kotil de bulunuyor. Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılık ifadelerinin tamamlanması üzerine 15 kişi tutuklama talebiyle, 2 kişi ise adli kontrol talebiyle sulh ceza hâkimliğine gönderildi. Hâkimlik, 15 şüphelinin tutuklanmasına, diğer 2 şüpheli hakkında adli kontrol uygulanmasına karar verdi.  EMİR SARIGÜL EMNİYETE TESLİM OLDU Soruşturma kapsamında hakkında gözaltı kararı bulunan Emir Sarıgül, avukatıyla birlikte emniyete giderek teslim oldu. Emir Sarıgül’ün işlemlerinin sürdüğü bildirildi. Milletvekili Mustafa Sarıgül hakkındaki iddiaların ise ayrı değerlendirilmek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderileceği belirtildi.  SORUŞTURMANIN MERKEZİNDE MİLYONLARCA EUROLUK İDDİALAR VAR Soruşturma, iki Alman vatandaşının şikâyeti üzerine başlatıldı. İddialar arasında yurt içi ve yurt dışında kurulan şirketler aracılığıyla kaynağı belirsiz yüksek miktardaki paranın aklanması, 80 milyon avroluk sözleşme, 100 milyon avroluk para transferi ve 1 milyar avroluk fon vaadi bulunuyor. Şikâyetçiler ayrıca, ellerindeki bilgi ve belgeleri gazeteci Murat Ağırel’e ilettikten sonra tehdit edildiklerini öne sürdü. Soruşturma kapsamında bu iddialar ve sunulan deliller değerlendiriliyor. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/asayis-haberleri">Asayiş</category><dc:creator><![CDATA[SARIGÜL SORUŞTURMASINDA 15 TUTUKLAMA! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 20:55:57 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/sarigul-sorusturmasinda-15-tutuklama-235907-20261019.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/sarigul-sorusturmasinda-15-tutuklama-235907-20261019.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/sarigul-sorusturmasinda-15-tutuklama-235907-20261019.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item></channel></rss>