<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
                 <rss version="2.0" 
                 xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
                 xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" 
                 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" 
                 xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
                 <channel><title>Aktürk Haber | Güncel Son Dakika Gelişmeler</title>
                      <link>https://www.akturkhaber.com/rss.xml</link>
                      <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.akturkhaber.com/rss.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                      <language>tr</language>
                      <description>Tarafsız, objektif ve en etkili organik haberleriyle Türkiyenin en iyi haber sitesidir</description>
                      <category>News</category>
                      <lastBuildDate>Thu, 09 Jul 2026 20:55:27 +0000</lastBuildDate>
                      <ttl>1</ttl>
                      <generator>Aktürk Haber | Güncel Son Dakika Gelişmeler - Haberler</generator>
                      <copyright>Copyright - 2026 - Aktürk Haber | Güncel Son Dakika Gelişmeler</copyright><item><title><![CDATA[KKTC’den TİNGADER ve Isparta Platformu’na davet]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-kktcden-tingader-ve-isparta-platformuna-davet-463.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-kktcden-tingader-ve-isparta-platformuna-davet-463.html</link>
                    <description><![CDATA[TİNGADER Genel Başkanı Mehmet Ali Çelik ile Genel Başkan Yardımcısı ve Isparta Platformu Koordinatörü Müslüm Aktürk, KKTC'de düzenlenecek 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı Resepsiyonu’na davet edildi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 

TİNGADER (Tüm İnternet Gazeteciliği ve Gazeteciler Derneği) Genel Başkanı Mehmet Ali Çelik ile Genel Başkan Yardımcısı ve Isparta Platformu Koordinatörü Müslüm Aktürk, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde düzenlenecek 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı Resepsiyonu’na davet edildi.

Programın uygun olması hâlinde resepsiyona katılım sağlanmayı planladıklarını belirten Çelik ve Aktürk, davetin kendileri için büyük bir onur olduğu ifade etiler. Çelik ve Aktürk, kardeş ülkedeki soydaşların sevinçlerine ve anlamlı günlerine ortak olmanın kendileri açısından özel bir değer taşıdığını da belirtti.

RESMÎ VE SİVİL TEMASLAR GÜNDEMDE

Heyetin KKTC’ye gitmesi hâlinde, program kapsamında çeşitli resmî ve sivil temaslarda bulunulması öngörülüyor. Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki köklü kardeşlik ilişkilerine katkı sunabilecek ortak çalışma alanlarının değerlendirilmesi hedefleniyor.

Yapılması planlanan görüşmelerde medya, iletişim, eğitim, kültür, turizm, sivil toplum faaliyetleri ve ortak proje geliştirme konuları ele alınacak. İki ülkenin kurumları arasında kurulabilecek iş birlikleri, ortak organizasyonlar ve bilgi paylaşımına yönelik çalışmalar hakkında fikir alışverişinde bulunulacak.

YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ ZİYARET PROGRAMINDA ÖNE ÇIKIYOR

Hazırlanan program çerçevesinde KKTC’de faaliyet gösteren bazı siyasi partiler ve bakanlıkların yanı sıra Yakın Doğu Üniversitesi’ne de ziyaret gerçekleştirilmesi planlanıyor.

KKTC’nin köklü yükseköğretim kurumlarından biri olan Yakın Doğu Üniversitesi’nin, yalnızca gençlerin eğitimine sunduğu katkılarla değil, aynı zamanda ülke ekonomisine sağladığı destekle de ön planda olduğuna dikkat çekiliyor. Ziyaret kapsamında üniversitenin akademik birikimi, uluslararası vizyonu ve KKTC’ye kazandırdığı ekonomik hareketlilik yerinde değerlendirilecek.

TİNGADER’İN KKTC YAPILANMASI DA GÜNDEMDE OLACAK

Ziyaretin gerçekleşmesi hâlinde, TİNGADER’in Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki yapılanmasına ilişkin görüşmeler de gündeme gelecek.

Bu kapsamda KKTC’de TİNGADER temsilciliği veya şube yapılanmasının hayata geçirilebilmesine yönelik değerlendirmeler yapılması, internet gazeteciliğinin gelişimine katkı sağlayacak ortak çalışmaların planlanması ve yerel medya temsilcileriyle istişarelerde bulunulması öngörülüyor.

TİNGADER’in bir medya kuruluşu olarak faaliyetlerini haberleştirerek, girişimcilerin Türkiye ve KKTC’de karşılıklı olarak neler yapabileceklerine vesile olmayı amaçladığı da vurgulanıyor.

TÜRKİYE-KKTC İLİŞKİLERİNE KATKI SAĞLAYACAK PROJELER DEĞERLENDİRİLECEK

Heyet, ziyaret süresince yalnızca medya alanındaki iş birliklerini değil, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki ekonomik, eğitim, kültür ve turizm alanlarındaki potansiyel iş birliği fırsatlarını da incelemeyi planlıyor.

Karşılıklı yatırım imkânlarının geliştirilmesi, akademik iş birliklerinin artırılması, kültürel etkinliklerin yaygınlaştırılması, turizm hareketliliğinin desteklenmesi ve sivil toplum kuruluşları arasında sürdürülebilir ortaklıkların oluşturulmasına yönelik görüş alışverişinde bulunulacak.

Isparta’nın tarım, gül ve lavanta üretimi, tıbbi ve aromatik bitkiler, turizm, yükseköğretim, sağlık ve doğal güzellikler gibi değerlerinin KKTC’de daha etkin tanıtılması konusunda da yapılabilecek çalışmalar değerlendirilecek.

ISPARTA PLATFORMU DA TEMASLARDA BULUNACAK

Henüz kuruluş çalışmalarını sürdüren Isparta Platformu da ziyaret gerçekleşirse çeşitli temaslarda bulunarak şehirler ve kurumlar arasında kurulabilecek iş birliklerine yönelik görüşmeler yapacak.

Platformun temel hedeflerinden biri olan “Ortak Akıl, Güçlü Isparta” anlayışı doğrultusunda, Isparta’nın ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımına katkı sağlayacak projeler üzerinde değerlendirmelerde bulunulacak.

“DAVET EDİLMEK BİZİM İÇİN ONURDUR”

TİNGADER Genel Başkanı Mehmet Ali Çelik ile Genel Başkan Yardımcısı Müslüm Aktürk, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki ilişkilerin yalnızca diplomatik değil; tarihî, kültürel ve gönül bağına dayanan güçlü bir kardeşlik hukuku olduğuna dikkat çekerek, davetin kendileri için büyük bir anlam taşıdığını ifade etti.

Çelik ve Aktürk, “Böylesine önemli bir kutlamaya davet edilmemiz bizim için onurdur. Kardeş ülkemizdeki soydaşlarımızın mutluluklarına, onur günlerine ortak olmaktan, birlikte aynı duyguları yaşamaktan elbette mutluluk duyarız” diyerek, programın uygun olması hâlinde KKTC’de bulunmayı arzu ettiklerini belirtti.

Heyet, ziyaretin gerçekleşmesi durumunda medya kuruluşları, üniversiteler, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları arasında kurulacak kalıcı iş birliklerinin hem Türkiye’ye hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne önemli kazanımlar sağlayacağına inandıklarını vurguladı.

20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı vesilesiyle yapılacak davetin, iki kardeş ülke arasındaki dostluk ve dayanışmanın güçlenmesine, yeni ortak projelerin gündeme gelmesine ve medya ile sivil toplum alanında kalıcı iş birliklerinin oluşmasına katkı sağlaması bekleniyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[KKTC’den TİNGADER ve Isparta Platformu’na davet - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 17:23:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/kktcden-tingader-ve-isparta-platformuna-davet-202710-20260709.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/kktcden-tingader-ve-isparta-platformuna-davet-202710-20260709.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/kktcden-tingader-ve-isparta-platformuna-davet-202710-20260709.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[İŞKUR'DAN ISPARTA'DA 12 KİŞİLİK İSTİHDAM FIRSATI]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-iskurdan-ispartada-12-kisilik-istihdam-firsati-462.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-iskurdan-ispartada-12-kisilik-istihdam-firsati-462.html</link>
                    <description><![CDATA[Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü bünyesinde 10 ay süreyle İşgücü Uyum Programı uygulanacak]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 



Isparta Çalışma ve İş Kurumu (İŞKUR) İl Müdürlüğü ile Isparta Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü iş birliğinde, kamuya ait alanların temizlik, bakım ve onarım çalışmalarına destek sağlamak amacıyla 12 kişilik İşgücü Uyum Programı (İUP) hayata geçirilecek.

10 ay süreyle uygulanacak program kapsamında katılımcılar, Isparta Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ile Kızıldağ ve Kovada Gölü Milli Parklarında görev alacak.

Başvurular 10 Temmuz'da başlıyor

Programa başvurular 10-14 Temmuz 2026 tarihleri arasında yapılabilecek. Adaylar başvurularını e-Devlet, ALO 170, İŞKUR e-Şube sistemi veya doğrudan İŞKUR İl Müdürlüğü üzerinden gerçekleştirebilecek.

Katılımcılar 17 Temmuz 2026 Cuma günü saat 14.00'te Isparta Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğünde gerçekleştirilecek liste yöntemiyle belirlenecek.

Program ise 3 Ağustos 2026 tarihinde başlayacak ve 28 Mayıs 2027 tarihinde sona erecek. Program numarası 20777 olarak açıklandı.

Görev yapılacak yerler

İşgücü Uyum Programı kapsamında;


	
	Isparta Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğünde 6 kişi,
	
	
	Kızıldağ Milli Park Şefliğinde (Şarkikaraağaç) 3 kişi,
	
	
	Kovada Gölü Milli Park Şefliğinde (Eğirdir) 3 kişi
	


olmak üzere toplam 12 kişi istihdam edilecek.

Amaç işsizlerin istihdam edilebilirliğini artırmak

İŞKUR tarafından yürütülen İşgücü Uyum Programları; özellikle işsiz bireylerin bilgi, beceri, çalışma disiplini ve iş alışkanlığı kazanmalarını sağlayarak istihdam edilebilirliklerini artırmayı amaçlıyor. Programlar kamu kurum ve kuruluşlarıyla iş birliği içerisinde uygulanıyor.

Kimler başvurabilecek?

Programa başvuracak adayların;


	
	Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması (kanuni istisnalar hariç),
	
	
	İŞKUR'a kayıtlı bulunması,
	
	
	18 yaşını tamamlamış olması,
	
	
	Yaşlılık veya malullük aylığı almıyor olması,
	
	
	Son bir yıl içinde programı düzenleyen kurum veya bağlı kuruluşlarında çalışmamış olması,
	
	
	Son bir ay içerisinde sigortalı olarak çalışmamış olması,
	
	
	Başvuru tarihinde ilgili sigortalılık şartlarını taşıması,
	
	
	Aynı hanede yaşayan kişilerin toplam aylık gelirinin net asgari ücretin iki katını, yani 56 bin 151 lirayı aşmaması,
	
	
	İŞKUR'un aktif işgücü veya işsizlik sigortası programlarından yararlanmıyor olması
	


gerekiyor.

En fazla 140 gün yararlanılabilecek

İŞKUR tarafından yapılan açıklamada, bir kişinin İşgücü Uyum Programlarından toplamda en fazla 140 fiili gün yararlanabileceği de hatırlatıldı.

Yetkililer, başvuru yapmak isteyen vatandaşların belirtilen tarihler içerisinde işlemlerini tamamlamaları gerektiğini belirterek, detaylı bilgilere İŞKUR İl Müdürlüğünden ve İŞKUR'un elektronik başvuru kanallarından ulaşılabileceğini ifade etti.


 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[İŞKUR'DAN ISPARTA'DA 12 KİŞİLİK İSTİHDAM FIRSATI - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 11:29:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/iskurdan-ispartada-12-kisilik-istihdam-firsati-143626-20260709.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/iskurdan-ispartada-12-kisilik-istihdam-firsati-143626-20260709.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/iskurdan-ispartada-12-kisilik-istihdam-firsati-143626-20260709.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[KAYAN: ÇUKUROVA İÇİN ŞEHİRLERİN BİRLİKTE YARIŞTIĞI KALKINMA MODELİ GELİŞTİRİLMELİ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-kayan-cukurova-icin-sehirlerin-birlikte-yaristigi-kalkinma-modeli-gelistirilmeli-461.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-kayan-cukurova-icin-sehirlerin-birlikte-yaristigi-kalkinma-modeli-gelistirilmeli-461.html</link>
                    <description><![CDATA[MÜSİAD Mersin Şube Başkanı Mehmet Sait Kayan, Mersin, Adana, Osmaniye ve Hatay ekseninde şekillenen Çukurova Havzası’nın yalnızca tek tek şehirlerin kalkınma gündemi üzerinden ele alınamayacağını söyledi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ MÜSİAD Mersin Şube Başkanı Mehmet Sait Kayan, Mersin, Adana, Osmaniye ve Hatay ekseninde şekillenen Çukurova Havzası’nın yalnızca tek tek şehirlerin kalkınma gündemi üzerinden ele alınamayacağını belirterek, bölgenin ortak geleceğini esas alan stratejik bir bölgesel kalkınma planına ihtiyaç olduğunu söyledi. Çukurova bölgesine yapılan her yatırımın, bölgedeki tüm şehirlere yapılmış yatırım olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Kayan, firmaların ve şehirlerin önce kendi üretim, ticaret, yatırım, ihracat ve kurumsal kapasitelerini güçlendirmesi, ardından bu gücün Çukurova Havzası ölçeğinde birlikte büyüme modeline dönüşmesi gerektiğini ifade etti. Kayan, hedefin şehirlerin birbiriyle değil, birlikte yarıştığı, rekabetin şehirler arasında değil ortak kalkınma gücüyle daha büyük pazarlara taşındığı bir model olması gerektiğini belirtti. Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Mersin Şube Başkanı Mehmet Sait Kayan, Çukurova Havzası’nın Türkiye ekonomisi açısından yüksek potansiyel taşıyan stratejik bir bölgesel kalkınma alanı olduğunu belirtti. Kayan, Mersin, Adana, Osmaniye ve Hatay’ın üretim, sanayi, ticaret, yatırım, lojistik, tarım ve ihracat kabiliyetleriyle aynı ekonomik havzanın güçlü parçaları olduğunu ifade etti. Kalkınma yaklaşımının yalnızca il bazlı gündemler üzerinden şekillenmesinin bölgenin gerçek kapasitesini sınırladığını söyleyen Kayan, Çukurova Havzası’nın ortak geleceğini önceleyen daha güçlü, daha bütüncül ve daha uygulanabilir bir ekonomik yol haritasına ihtiyaç olduğunu kaydetti. Mersin, Adana, Osmaniye ve Hatay ekseninde şekillenen Çukurova Havzası’nın yalnızca tek tek şehirlerin kalkınma gündemi üzerinden okunamayacağının altını çizen Başkan Kayan, “Mesele, bu şehirlerin ayrı ayrı hedefleri kadar, aynı havza içinde ortak geleceği nasıl planlayacağımızdır. Bu bölgenin ekonomik potansiyeli, şehirlerin birbirinden kopuk çabalarıyla sınırlı kalmamalı, ortak bir stratejik kalkınma anlayışıyla daha büyük bir değere dönüştürülmelidir” dedi. “YEREL GÜÇ BÖLGESEL BÜYÜMEYE DÖNÜŞMELİ” Kayan, bölgesel kalkınmanın sağlam bir zemine oturması için şehirlerin ve firmaların önce kendi kapasitelerini güçlendirmesi gerektiğini vurguladı. Başkan Kayan üretim altyapısı, ticaret hacmi, yatırım ortamı, ihracat kabiliyeti, finansmana erişim, insan kaynağı ve kurumsallaşmanın bu sürecin temel başlıkları olduğunu belirtti. Kayan, “Firmalarımız ve şehirlerimiz önce kendi üretim, ticaret, yatırım, ihracat ve kurumsal kapasitelerini güçlendirmelidir. Ancak bu tek başına nihai hedef değildir. Asıl hedef, yerelde oluşan bu gücün Çukurova Havzası ölçeğinde birlikte büyüme modeline dönüşmesidir. Güçlü firmalar güçlü şehirleri, güçlü şehirler de birlikte hareket eden güçlü bir havza ekonomisini ortaya çıkarır” ifadelerini kullandı. REKABET DEĞİL, ŞEHİRLER ARASI TAMAMLAYICILIK Çukurova Havzası’nda kalkınma modelinin şehirler arası rekabet üzerine değil, şehirler arası tamamlayıcılık üzerine kurulması gerektiğini belirten Kayan, bölgedeki her ilin sanayi, üretim, ticaret ve yatırım açısından ciddi bir birikime sahip olduğuna dikkat çekti. Kayan şehirlerin birbirinin alternatifi gibi değil, aynı ekonomik değer zincirinin birbirini güçlendiren halkaları olarak değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizerek, şunları kaydetti: “Çukurova Havzası’nın geleceğini şehirler arası rekabet diliyle kuramayız. Mersin, Adana, Osmaniye ve Hatay aynı ekonomik havzanın birbirini tamamlayan güçlü şehirleridir. Burada esas mesele, hangi şehrin öne çıkacağı değildir. Esas mesele, şehirlerin sahip olduğu üretim, ticaret, yatırım, ihracat ve kurumsal kapasitenin ortak kalkınmaya nasıl taşınacağıdır. Bu nedenle birbiriyle değil, birlikte yarışan şehirler anlayışıyla rekabeti değil, şehirler arası tamamlayıcılığı esas alan bir kalkınma modeli oluşturulmalıdır.” HAVZA ÖLÇEĞİNDE STRATEJİK PLANLAMA ŞART Kayan, Çukurova Havzası’nın yalnızca mevcut ekonomik hareketliliğiyle değil, gelecekte üstlenebileceği rolüyle de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Başkan Kayan, bölgenin sanayi alanları, organize sanayi bölgeleri, liman bağlantıları, demiryolu ve karayolu hatları, enerji altyapısı, depolama kapasitesi, tarımsal üretim, dış ticaret kanalları ve ihracat hedeflerinin aynı kalkınma perspektifi içinde planlanması gerektiğini ifade etti. Parçalı planlama anlayışının yatırım kararlarını, üretim verimliliğini ve bölgesel rekabet gücünü sınırladığını belirten Kayan, havza ölçeğinde hazırlanacak stratejik kalkınma planının kamu, yerel yönetimler, iş dünyası, üniversiteler, meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarının ortak aklıyla şekillenmesi gerektiğini kaydetti. Başkan Kayan, “Sanayi planlamasını lojistikten, lojistiği limanlardan, ihracat hedeflerini üretim kapasitesinden, yatırım ortamını da kurumsal altyapıdan bağımsız ele alamayız. Çukurova Havzası için güçlü bir kalkınma planı, bütün bu başlıkları aynı ekonomik sistemin parçaları olarak değerlendirmelidir. Ortak plan yoksa potansiyel dağınık kalır. Dağınık potansiyel ise büyük bir ekonomik sıçramaya dönüşemez” diye konuştu. FİRMALARIN KURUMSAL KAPASİTESİ KRİTİK EŞİK MÜSİAD Mersin Şube Başkanı Mehmet Sait Kayan, bölgesel kalkınma modelinin yalnızca altyapı yatırımlarıyla sınırlı görülemeyeceğini belirterek, firmaların kurumsal kapasitesinin de bu sürecin merkezinde yer alması gerektiğini söyledi. Üretim kabiliyetini artıran, ihracata yönelen, yeni pazarlara erişen, teknoloji kullanımını geliştiren, verimlilik yatırımı yapan ve kurumsal yapısını güçlendiren işletmelerin Çukurova Havzası’nın rekabet gücünü doğrudan artıracağını ifade eden Kayan, özel sektör ölçek büyütmeden bölgesel kalkınma hedeflerinin kalıcı başarıya ulaşamayacağını vurguladı. Kayan, “Bölgesel kalkınmanın sahadaki taşıyıcısı firmalardır. Firmalar üretimden ihracata, finansmandan insan kaynağına, teknolojiden kurumsallaşmaya kadar güçlenirse şehirler de güçlenir. Bu güç, havza ölçeğinde ortak bir stratejiyle buluştuğunda Çukurova Havzası daha yüksek katma değer üreten, daha rekabetçi ve daha dayanıklı bir ekonomik yapıya kavuşur” dedi. BİRLİKTE BÜYÜME MODELİ TÜRKİYE EKONOMİSİNE DEĞER KATAR Kayan, Mersin, Adana, Osmaniye ve Hatay’ın ortak ekonomik geleceğinin güçlü bir planlama disipliniyle ele alınması halinde Çukurova Havzası’nın Türkiye ekonomisi içinde daha etkin bir konuma ulaşabileceğini belirtti. Birlikte büyüme modelinin yalnızca bölge illeri için değil, Türkiye’nin üretim, ticaret, yatırım ve ihracat kapasitesi açısından da stratejik sonuçlar doğuracağını söyleyen Başkan Kayan, şunları kaydetti “Çukurova Havzası’nın ortak geleceği, şehirlerin birbirini tüketen bir rekabet anlayışıyla değil, birbirini tamamlayan kapasitesini büyüten bir modelle kurulmalıdır. Şehirlerin ayrı ayrı sahip olduğu güç, birlikte hareket edildiğinde bölgesel bir kalkınma ivmesine dönüşür. Bu anlayışla hazırlanacak stratejik plan, hem Mersin, Adana, Osmaniye ve Hatay için hem de Türkiye ekonomisi için daha güçlü bir değer üretir.” ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[KAYAN: ÇUKUROVA İÇİN ŞEHİRLERİN BİRLİKTE YARIŞTIĞI KALKINMA MODELİ GELİŞTİRİLMELİ - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 11:17:24 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/kayan-cukurova-icin-sehirlerin-birlikte-yaristigi-kalkinma-modeli-gelistirilmeli-142623-20260709.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/kayan-cukurova-icin-sehirlerin-birlikte-yaristigi-kalkinma-modeli-gelistirilmeli-142623-20260709.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/kayan-cukurova-icin-sehirlerin-birlikte-yaristigi-kalkinma-modeli-gelistirilmeli-142623-20260709.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Başkan Başdeğirmen taraftara seslendi: “Ispartaspor’umuz ortada kalmayacak”]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-baskan-basdegirmen-taraftara-seslendi-ispartasporumuz-ortada-kalmayacak-460.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-baskan-basdegirmen-taraftara-seslendi-ispartasporumuz-ortada-kalmayacak-460.html</link>
                    <description><![CDATA[Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Isparta’da bu kadar duyarsız ve ilgisiz olunacağını hiç tahmin etmediğini belirterek, bu konuda üzgün olduğunu söyledi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Yeni sezona Davraz’da hazırlanan Rusya Premier Ligi takımlarından Baltika FK ile Makedonya 1. Ligi ekiplerinden GFK Tikves arasında oynanan hazırlık maçını tribünden takip eden Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Isparta32 Spor’un yöneticilerine yönelik daha önceki hakarete varan yorum ve eleştirilerden dolayı yeni yönetim için talipli çıkmadığını belirterek, taraftara daha hassasiyetli olmaları çağrısında bulundu. Başkan Başdeğirmen, “Ispartaspor’umuz ortada kalmayacak. En kısa zamanda sonuca ulaşacağız” dedi. Rusya Premier Ligi takımlarından Baltika FK ile Makedonya 1. Ligi ekiplerinden GFK Tikves, yeni sezon hazırlıklarını Davraz’da sürdürürken, Atatürk Stadyumu’nda hazırlık maçında karşı karşıya geldi. Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen de maçı tribünden takip etti. Maçta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başkan Başdeğirmen’e şu anda olağanüstü kongre sürecinde olan Isparta 32 Spor’un durumu soruldu. Gazeteci Levent Doğan, Isparta32 Spor’un olağan kongre sürecinde yönetim oluşturulamadığını, şu anda geçici bir yönetimin olduğunu ve kulübün olağanüstü kongre gerçekleştireceğini belirterek, “Takıma şu anda talip olan yok. Sizler de takıma bugüne kadar büyük destekler verdiniz. Ama takımın durumu ortada. Bununla ilgili nasıl bir değerlendirmelerde bulunursunuz? dedi. “Hiçbir zaman zor duruma düşen takım olmadık” Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Isparta’da bu kadar duyarsız ve ilgisiz olunacağını hiç tahmin etmediğini belirterek, bu konuda üzgün olduğunu söyledi. Isparta32 Spor’un bugünlere vatandaşların ve iş insanlarının desteğiyle geldiğine değinen Başkan Başdeğirmen, “Bugüne kadar çok güzel birlik ve beraberlik Ispartaspor’umuzun 2. lig gibi önemli bir yerde tutunmasına sebep oldu. Son 4 dönemdir bir ekibimiz, Gültekin başkan yönetiminde gayet güzel şekilde bugünlere getirdi. Onlar da üst seviyede bir mücadele verdiler. Hiçbir zaman zor duruma düşen takım olmadık, her lig döneminde ortanın üstünde sonuca ulaştık. Bu bizim için önemli. Bu futbol sonuçta, yenen de oluyor yenilen de oluyor. Düşen de oluyor lig atlayan da oluyor. Önemli olan düşen tarafta olmamak ve üstlerde oynamak. Bu bizim için değerli olandır” dedi. “En ufak olumsuzlukta hakaret görüyorlar, o yüzden talipli çıkmıyor” Isparta32 Spor’un bugüne kadar gerçekleştirdiği kongre süreçlerinde hiçbir taliplinin çıkmamasının kendisini de üzdüğünü ifade eden Başkan Başdeğirmen, “Burada yöneticilerimize uzanan suçlamalar, kötü yorumlar, hakarete varan konuşmaların bazı arkadaşlarımızı üzdüğünü de biliyorum. Çünkü o arkadaşlarımız fedakarlık yapıyorlar. Vakit ve nakitlerini ayırıyorlar. Bu işi yaparken ev ve işlerinden ayrı kalıyorlar. Talep görmemesinin birinci nedeni olarak yöneticilerimize karşı davranışlar olduğunu düşünüyorum. Yöneticilerimiz ‘vaktimi ve nakdimi ayırıyorum. Gecemi gündüzüme katıyorum ama takımdaki küçük bir olumsuzlukta birçok yorum ve hakaretlerle karşılaşıyoruz’ diyorlar. Böyle olunca kimse yönetici olmak istemiyor” ifadelerinde bulundu. “Ispartaspor’u gönülden seven kişileriz” Kulübe bugüne kadar ne destek verdiyseler aynı desteği sürdüreceklerini vurgulayan Başkan Başdeğirmen, “Belediye ve şahsım olarak bu işe emek veren arkadaşlar olarak Ispartaspor’u gönülden seven kişileriz. Burada hem maddi hem de manevi desteği vermeye hazırız. Gelen yönetici bir önceki dönemde alınan destekleri yine bizden alacak. Ispartaspor bizim. Yöneticilerimizi, hocamızı, futbolcularımızı kötü yorumlarla yargılayan, ağır ithamlarda bulunanlara diyorum ki iyi niyetli düşünün. Bu bir oyun. Maçın galibi de var mağlubiyeti de var. 4 maç kazanmışız alkış, 5’inci maçı kaybetmişiz hakaret ediliyor. Bunlar bize yakışmıyor. Öyle olunca talipli gelmiyor. Bu işi eğlence olarak görmek gerekiyor” dedi. “Talipli çıkmadı ama bu takım ortada kalacak değil” Isparta 32 Spor’un geçen sezonda küçük bir şansızlıkla play-off’u kaçırdığına değinen Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, “Play-Off oynayabilir miydik, oynayabilirdik. Üst lige çıkabilir miydik, çıkabilirdik. Bu konuda Isparta halkımızın desteğine ihtiyacımız var. &nbsp;En son genel kurul toplantısı önümüzdeki günlerde yapılacak. Şu ana kadar herhangi bir talipli çıkmadı. Ama bu takım ortada kalacak değil. Çaresini bulacağız ve güzel bir sezon geçireceğimiz umudundayım. Yönetimimizi en kısa sürede oluşturacağımız umudundayım. Ispartaspor’umuz ortada kalmaz. Aynı başarıyla bu sezonda mücadelesini verecektir. Taraftarlarımızdan bu konuda hassasiyet bekliyorum. Bu takım ortada kalmaz. En kısa zamanda sonuca ulaşacağız” şeklinde konuştu. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/spor-haberleri">Spor</category><dc:creator><![CDATA[Başkan Başdeğirmen taraftara seslendi: “Ispartaspor’umuz ortada kalmayacak” - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 12:28:24 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/baskan-basdegirmen-taraftara-seslendi-ispartasporumuz-ortada-kalmayacak-153311-20260708.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/baskan-basdegirmen-taraftara-seslendi-ispartasporumuz-ortada-kalmayacak-153311-20260708.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/baskan-basdegirmen-taraftara-seslendi-ispartasporumuz-ortada-kalmayacak-153311-20260708.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[YÜZYILDIR BAZI TARİKAT,CEMAAT VE CEMEVLERİ TARAFINDAN UNUTTURULAN SEYYİDLERİ VE EHL-İ BEYT’İ ARIYORUZ!!!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-yuzyildir-bazi-tarikatcemaat-ve-cemevleri-tarafindan-unutturulan-seyyidleri-ve-ehl-i-beyti-ariyoruz-458.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-yuzyildir-bazi-tarikatcemaat-ve-cemevleri-tarafindan-unutturulan-seyyidleri-ve-ehl-i-beyti-ariyoruz-458.html</link>
                    <description><![CDATA[Dr. Seyyid Hüseyin Zerraki yazdı: Yüzyıllık unutturmaya Son! Seyyidleri ve Ehl-i Beyt'i Ariyoruz!]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur. Salât ve selâm, Hz. Muhammed Mustafa'ya (sallallâhu aleyhi ve sellem), O'nun tertemiz Âl-i Beyt'ine, ashâb-ı kirâmına ve kıyamete kadar onların izinden giden bütün müminlerin üzerine olsun.

Ehl-i Beyt Konuşuluyor, Peki Ehl-i Beyt'in Temsilcileri Nerede?

Türkiye'de televizyon ekranlarında, ilmî panellerde, konferanslarda, sempozyumlarda ve çeşitli toplantılarda Ehl-i Beyt sevgisi sıkça dile getirilmekte; Hz. Ali'nin (kerremallâhu vechehû) faziletleri anlatılmakta ve Ehl-i Beyt'e duyulan muhabbet ifade edilmektedir.

Ancak dikkat çeken önemli bir husus vardır: Bu programların önemli bir bölümünde, Resûlullah Efendimiz'in (sallallâhu aleyhi ve sellem) mübarek neslinden gelen Seyyid ve Şerifler, yani günümüzde yaşayan Ehl-i Beyt mensupları ve bu alanda ilmî çalışmaları bulunan temsilciler yeterince yer almamaktadır.

Bu durum, Ehl-i Beyt'in ilmî mirasının ve tarihî birikiminin doğrudan kendi mensupları tarafından aktarılması bakımından bir temsil eksikliği oluşturduğu yönünde değerlendirmelere yol açmaktadır.

Nebevî Miras kıyamete kadar devam edecektir

Yüce Allah, Kur'ân-ı Kerîm'de şöyle buyurmaktadır:

"De ki: Ben buna karşılık sizden yakınlarıma (Ehl-i Beyt'ime) sevgiden başka hiçbir ücret istemiyorum." (Şûrâ Sûresi, 42/23).

Bu ayet, Ehl-i Beyt sevgisinin İslâmî gelenekteki önemine işaret etmektedir.

İslâm inancına göre Resûlullah Efendimiz'in (sallallâhu aleyhi ve sellem) mübarek nesli kıyamete kadar devam edecek ilahî bir emanettir. Bu sebeple Ehl-i Beyt'e mensup ilim insanlarının ilmî, tarihî ve kültürel çalışmalara katkı sunmaları hem akademik hem de toplumsal açıdan önem arz etmektedir.

Tarihî Birikim ve İlmî Potansiyel

Osmanlı Devleti döneminde faaliyet gösteren Nakîbü'l-Eşrâflık müessesesi, Ehl-i Beyt nesebinin korunması ve kayıt altına alınması bakımından önemli görevler üstlenmiştir.

Bu tarihî miras çerçevesinde, Türkiye'de nesebi kayıtlı çok sayıda Seyyid ve Şerif ailesinin bulunduğu ifade edilmektedir. Bu aileler içerisinde ilahiyat, tarih, hukuk, sosyoloji ve diğer akademik alanlarda görev yapan çok sayıda akademisyen, araştırmacı ve ilim insanı da bulunmaktadır.

Temsilin güçlendirilmesi için bir teklif

Ehl-i Beyt üzerine gerçekleştirilen ilmî çalışmaların ve kamuoyuna yönelik programların daha kapsayıcı bir yapıya kavuşması amacıyla, nesebi Ehl-i Beyt'e ulaşan ve aynı zamanda ilmî yeterliliğe sahip uzmanlardan oluşacak bir "Ehl-i Beyt İlim Heyeti" kurulması değerlendirilebilir.

Böyle bir heyetin;

Ulusal televizyon programlarında,

Üniversite sempozyumlarında,

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın ilmî faaliyetlerinde,

Vakıf ve derneklerin düzenlediği panellerde,

Medreselerde ve dinî eğitim kurumlarında

görev alması, Ehl-i Beyt tarihinin, kültürünün ve ilmî mirasının doğrudan alanında uzman kişiler tarafından kamuoyuna aktarılmasına katkı sağlayabilir.

Amaç ayrışma değil, sahih temsil

Bu teklif; herhangi bir kurum, cemaat veya topluluğu dışlama amacı taşımamaktadır. Bilakis, Ehl-i Beyt'in yaşayan temsilcilerinin bilgi ve tecrübelerinden istifade edilmesini, ilmî temsilin güçlendirilmesini ve Nebevî mirasın daha geniş kitlelere sahih kaynaklardan ulaştırılmasını hedeflemektedir.

Ehl-i Beyt sevgisi, İslâm ümmetinin ortak değerlerinden biridir. Bu ortak değerin, ilmî liyakat sahibi Ehl-i Beyt mensuplarının katkılarıyla daha güçlü şekilde temsil edilmesi; hem dinî ilimlere hem de toplumsal birlik ve kardeşliğe katkı sunacaktır.

Yüce Allah'tan niyazımız; ümmet-i Muhammed'i Kur'ân ve Sünnet çizgisinden ayırmaması, Ehl-i Beyt sevgisini gönüllerde daim kılması ve birlik, beraberlik ve kardeşlik içerisinde yaşamayı hepimize nasip etmesidir.

Âmin.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[YÜZYILDIR BAZI TARİKAT,CEMAAT VE CEMEVLERİ TARAFINDAN UNUTTURULAN SEYYİDLERİ VE EHL-İ BEYT’İ ARIYORUZ!!! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 12:13:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/yuzyildir-bazi-tarikatcemaat-ve-cemevleri-tarafindan-unutturulan-seyyidleri-ve-ehl-i-beyti-ariyoruz-151641-20260708.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/yuzyildir-bazi-tarikatcemaat-ve-cemevleri-tarafindan-unutturulan-seyyidleri-ve-ehl-i-beyti-ariyoruz-151641-20260708.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/yuzyildir-bazi-tarikatcemaat-ve-cemevleri-tarafindan-unutturulan-seyyidleri-ve-ehl-i-beyti-ariyoruz-151641-20260708.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Turizmde Yarını Olmayan Bir Hırsın Sonu]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-turizmde-yarini-olmayan-bir-hirsin-sonu-459.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-turizmde-yarini-olmayan-bir-hirsin-sonu-459.html</link>
                    <description><![CDATA[Turizmde Yarını Olmayan Bir Hırsın Sonu]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Bugün Türkiye’de turizmin gerilemesini sadece küresel krizlerle, kur hareketleriyle ya da dış politikayla açıklamaya çalışmak, aynaya bakmaktan kaçınmaktır. Evet, bir gerileme var ve bu gerilemenin arkasındaki en büyük fail; sahil şeritlerini, turistik kentleri birer "av sahası", yerli ve yabancı turisti ise "yolunacak kaz" olarak gören pervasız zihniyettir. Dün gece, komşu ülkelerdeki restoranlarda 4 kişilik mükellef bir akşam yemeğinin fiyatını gören Türk tatilci, kendi ülkesinde bunun iki-üç katı bir hesapla masadan kalkıyorsa burada bir sistem hatası değil, bir ahlak hatası vardır. Market raflarında 5 TL olan 500 ml'lik sıradan bir suyun, tatil beldesinde serinlemek isteyen bir aileye 50 TL’ye satılması, bir kepçe dondurma için 200-300 TL talep edilmesi ticaret değil, düpedüz fırsatçılıktır. Direksiyona geçtiğinde "Ooo, turist yakaladım!" diyerek takometreyi açmayıp 3-5 katı fiyat çeken bazı taksicilerin yarattığı itibar kaybını, milyon dolarlık reklam kampanyaları bile toparlayamaz. Sorumluluktan Kaçma Kolaycılığı: Peki Yine mi Sadece Devlet Suçlu? Burada sormamız gereken en can alıcı soru şudur: Peki yine devlet mi suçlu? Denetlemeyi sadece devlet veya belediye mi yapacak? Biz vicdanımızla bunu hiç sorgulamayacak mıyız? Her sıkıştığımızda "Devlet nerede, belediye niye ceza kesmiyor?" kolaycılığına kaçıyoruz. Elbette kamusal denetim şarttır ve en ağır şekilde uygulanmalıdır. Ancak zabıtanın, müfettişin her masanın başına bir polis dikmesi imkansızdır. Asıl denetim, esnafın kendi terazisinde, otel patronunun kendi cüzdanında ve her birimizin kendi vicdanında başlamalıdır. Ticaret ahlakını kaybetmiş, ahilik kültürünü tamamen unutup yerine "Bugün ne koparırsam kârdır" mantığını koymuş bir esnaf yapılanmasını hangi ceza düzeltebilir? Bu sektörden ekmek yatan patronların ve milyonlarca çalışanın durup bunu tekrar gözden geçirmesi hayati bir zorunluluktur. Rakamlar Yalan Söylemez: Boş Kalan Odalar Kimin Eseri? "Bu sene çok kâr edeyim" derken, seneye müşteri, yazlıkçı, tatilci bulamayıp "Nerede bu devlet, turizm bitti!" diye ağlamanın hiçbir anlamı yok. Nitekim turizm verileri ve otel doluluk oranları, bu fahiş fiyat politikasının ve kalitesizleşmenin faturasını şimdiden önümüze koymaya başladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile sektör raporlarına bakıldığında, turizmin altın yılları ile bugünün tablosu arasındaki uçurum net bir şekilde görülüyor: Geçmişin Zirvesi: Pandemi öncesi son normal yıl olan 2019’da Türkiye genelinde otel doluluk oranları yıllık bazda %58,9 seviyelerindeydi ve temmuz gibi pik dönemlerde Ege ve Akdeniz'deki işletmelerde boş oda bulmak imkansızdı, doluluklar %82,7 civarındaydı. Kademeli Düşüş: Pandemi sonrasındaki toparlanma evresinde, 2022 yılının Temmuz ayında işletme belgeli otellerin doluluk oranı %78 ile güçlü bir dönüş sinyali vermişti. Ancak fahiş fiyatların ve denetimsizliğin baş gösterdiği sonraki yıllarda bu ivme tamamen tersine döndü. Son Yılların Acı Tablosu: Yıllık ortalama otel dolulukları 2024 yılında %51,91 seviyesindeyken, son verilere göre bu oran %49,54’e kadar geriledi. Temmuz Ayı Alarmları: Özellikle Bodrum, Marmaris, Çeşme gibi fahiş fiyat algısının zirve yaptığı Muğla ve İzmir bölgelerinde, yaz sezonunun kalbi sayılan temmuz ve nisan dönemi doluluk oranları bazı turistik ilçelerde %25 ila %30’ların altına kadar düştü. Eskiden iğne atsan yere düşmeyen sahiller, yerli turistin vize kolaylığıyla komşu Yunan adalarına ya da alternatif ülkelere kaçmasıyla sessizliğe büründü. Sonuç: Yarını Olmayan Bir Hırsın Sonu Bu veriler, Türk turizminin kapasite yetersizliğinden değil; açgözlülükten ve kendi insanını, kendi misafirini küstürmesinden dolayı kan kaybettiğini kanıtlıyor. Turist salak değildir; bir kez kazıklanır, ikinci kez gelmez ve bunu tüm dünyaya anlatır. Eğer sahil kenarındaki otelciler, pansiyoncular, restoran sahipleri ve taksiciler bu hırslarını vicdan terazisine vurmazlarsa; bugün kazandıklarını sandıkları o fahiş paralar, yarın bomboş kalan tesislerin, kilit vurulan dükkanların borçlarını ödemeye yetmeyecektir. Yayınlar manipüle edilmiş, kurallar esnetilmiş olabilir ama serbest piyasa adı altında yapılan bu vicdansızlığın cezasını yine o piyasanın kendisi keser. Şimdi sorma sırası bizde: Yeşil sahalardan turizm sahillerine kadar uzanan bu doymak bilmez hırs ve adalet terazisinin bozulması hakkında siz ne düşünüyorsunuz? ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Turizmde Yarını Olmayan Bir Hırsın Sonu - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 12:02:56 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/turizmde-yarini-olmayan-bir-hirsin-sonu-152020-20260708.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/turizmde-yarini-olmayan-bir-hirsin-sonu-152020-20260708.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/turizmde-yarini-olmayan-bir-hirsin-sonu-152020-20260708.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[NATO ZİRVESİ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-nato-zirvesi-457.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-nato-zirvesi-457.html</link>
                    <description><![CDATA[Metin Külünk yazdı...]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İLK SÖZ: Bugünden itibaren, İsrail’i kuran petrodolar aklının “Büyük İsrail Projesi”ni savunan ve bu uğurda bölgeyi sürekli kaosa sürüklemekten çekinmeyen güçler açısından yeni bir dönem başlamaktadır. Türkiye’yi bu coğrafyada tasfiye etmek isteyen merkezler, Ankara merkezli yeni güç denkleminde ciddi bir gerileme sürecine girmiştir. Artık Türkiye, bu oyunda yalnızca izleyen değil, oyunu değiştiren merkez güçtür. KALDIRAÇ GÜÇTÜR, DURDUĞU YER DÜNYAYI BELİRLEME GÜCÜNDEDİR Bu nedenle Netanyahu yönetimi ve İsrail’deki mevcut güvenlik aklı büyük bir baskı altındadır. İsrail iç siyasetinde önümüzdeki dönemde yaşanabilecek değişimler, yalnızca Tel Aviv’in iç dengelerini değil, bölgesel güç mimarisini de etkileyecektir. Türkiye’nin kuzeyden güneye uzanan etki kapasitesine doğrudan karşı çıkmayacak yeni unsurların İsrail siyasetinde öne çıkıp çıkmayacağını zaman gösterecektir. Ankara’daki temaslar henüz tamamlanmadan Hürmüz hattında yeni bir savaş iklimi oluşturmak isteyen güçlerin sahneye çıkması, tablonun ne kadar tehlikeli olduğunu göstermektedir. Dünyanın farklı bölgelerinde yeni krizler üretmek isteyen aktörler, eski düzeni ayakta tutmak için savaş baltalarını yeniden çıkarmaktadır. İsrail ve Yunanistan’ın rahatsızlığı da buradan kaynaklanmaktadır. Türkiye’nin savunma sanayii alanında ulaştığı seviye ve bundan sonra ulaşacağı kapasite, bu ülkelerin bölgesel hareket alanını daraltmaktadır. F-35 süreciyle birlikte bu endişenin daha da artması şaşırtıcı değildir. ÇOK DİKKAT ETMELİYİZ, PKK’NIN VE SİYASİ KANADININ İÇİNDEKİ ÇIKIŞLARA DİKKAT Fotoğraf giderek netleşmektedir. Büyük İsrail Projesi’nden bekledikleri sonucu alamayacaklarını görenler, bundan tamamen vazgeçmeyecek; aksine Türkiye içinde siyasi, sosyal, ekonomik ve psikolojik baskı alanları oluşturmaya çalışacaktır. Petrodolar gücüyle medya, finans, siyaset ve toplumsal fay hatları üzerinden yeni hamleler denenebilir. Bu nedenle dikkatli olmak zorundayız. Avrupa açısından da yeni bir kırılma dönemine girilmektedir. Ukrayna savaşının seyri, enerji krizi, ekonomik daralma ve halkların refah beklentilerindeki bozulma, Avrupa’da ciddi toplumsal hareketleri beraberinde getirebilir. Avrupa halkları, ülkelerini petrodolar düzenine teslim eden ve refahın sonsuza kadar süreceği yanılgısıyla hareket eden siyaset anlayışını sorgulamak zorunda kalacaktır. Dünya tarihinde dengeler bazen çok kısa sürede değişir. Bugün de böyle bir eşikteyiz. Elbette dikkatli olmalıyız; ancak paniğe kapılmamalıyız. Türkiye artık merkez güç olma yolunda ilerlemektedir. Fakat bu gücün kalıcı olabilmesi için içeride yeni bir dile, yeni bir üsluba, yeni bir iletişim anlayışına ve toplumsal bütünlüğü güçlendirecek yeni bir sosyolojik paradigmaya ihtiyaç vardır. Aksi hâlde, çöken Birinci Dünya Savaşı sonrası düzeni ayakta tutmaya çalışan güçler, Türkiye’yi de içeriden zayıflatmak için her türlü yöntemi deneyecektir. Bu yüzden asıl mesele yalnızca dış politikada güçlü olmak değil, içeride de toplumsal dayanıklılığı büyütmektir. Dikkatli olalım; çünkü yeni dönem başlamıştır. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[NATO ZİRVESİ - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 12:01:36 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/nato-zirvesi-150836-20260708.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/nato-zirvesi-150836-20260708.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/nato-zirvesi-150836-20260708.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ŞANLIURFA VAKFI'NDAN SAHTE HESAP UYARISI]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-sanliurfa-vakfindan-sahte-hesap-uyarisi-456.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-sanliurfa-vakfindan-sahte-hesap-uyarisi-456.html</link>
                    <description><![CDATA[.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Şanlıurfa Vakfı, son günlerde sosyal medya platformu X'te "ANKARA'DA BİR KUŞ" adıyla faaliyet gösteren ve profilinde "Urfalı Emekli Ankara'da Vakıf Yöneticisi" ifadelerine yer veren hesapla ilgili kamuoyunu bilgilendirdi.

Vakıf tarafından yapılan açıklamada, söz konusu hesabın Şanlıurfa Vakfı ile hiçbir ilgisinin bulunmadığı belirtilerek, hesap üzerinden yapılan paylaşımların Vakıf yönetimini temsil etmediği vurgulandı.

Açıklamada, Vakıf yöneticilerinin bu hesap üzerinden herhangi bir paylaşım yapmadığı ifade edilerek, kamuoyunun yalnızca Vakfın resmî internet sitesi ve resmî iletişim kanallarında yayımlanan açıklamaları dikkate alması istendi.

Şanlıurfa Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı M. Kemal Alataş, kamuoyuna yaptığı duyuruda, söz konusu hesapla Vakıf arasında herhangi bir bağ bulunmadığını yineleyerek vatandaşların yanıltıcı paylaşımlara itibar etmemelerini istedi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/asayis-haberleri">Asayiş</category><dc:creator><![CDATA[ŞANLIURFA VAKFI'NDAN SAHTE HESAP UYARISI - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 11:05:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/sanliurfa-vakfindan-sahte-hesap-uyarisi-141513-20260708.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/sanliurfa-vakfindan-sahte-hesap-uyarisi-141513-20260708.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/sanliurfa-vakfindan-sahte-hesap-uyarisi-141513-20260708.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[KARKON Stratejik Eylem Planını kamuoyuna duyurdu]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-karkon-stratejik-eylem-planini-kamuoyuna-duyurdu-455.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-karkon-stratejik-eylem-planini-kamuoyuna-duyurdu-455.html</link>
                    <description><![CDATA[Karadeniz'in ortak geleceği için ekonomik kalkınma, uluslararası iş birliği ve sürdürülebilirlik hedefi]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Dünya Karadeniz Konfederasyonu (KARKON), Karadeniz havzasının ekonomik, sosyal, kültürel, akademik ve stratejik potansiyelini en üst düzeyde değerlendirmek amacıyla hazırladığı Stratejik Eylem Planını kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan yol haritasında, bölgesel kalkınmayı destekleyecek projelerden uluslararası iş birliklerine kadar birçok başlık yer aldı. Konfederasyondan yapılan açıklamada, KARKON'un temel hedefinin Karadeniz coğrafyasını küresel ölçekte daha güçlü, rekabetçi ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmak olduğu belirtildi. Plan kapsamında çevrenin korunması, bölgesel iş birliğinin geliştirilmesi ve ortak kalkınma anlayışının güçlendirilmesinin öncelikli hedefler arasında bulunduğu ifade edildi. Ekonomiden turizme geniş kapsamlı hedefler Stratejik Eylem Planı doğrultusunda; Uluslararası Karadeniz Ekonomik Zirvesi ve Fuarı'nın düzenlenmesi, bölgesel kalkınmayı destekleyecek ekonomik projelerin geliştirilmesi, yatırım ve ticaret ağlarının güçlendirilmesi ile girişimciliğin desteklenmesi amaçlanıyor. Bunun yanı sıra Karadeniz kültürünün ve ortak tarihî mirasının dünya çapında tanıtılması, gençler ve kadın girişimcilere yönelik eğitim ve istihdam projelerinin hayata geçirilmesi, dijital dönüşüm, yapay zekâ ve inovasyon alanlarında çalışmaların desteklenmesi de planın önemli başlıkları arasında yer alıyor. Ayrıca çevre, iklim değişikliği ve sürdürülebilir kalkınma alanlarında ortak projelerin geliştirilmesi; turizm, eğitim, sağlık, spor, tarım, enerji ve lojistik sektörlerinde uluslararası iş birliklerinin artırılması hedefleniyor. Zirveler, forumlar, spor organizasyonları, festivaller, termal ve kış turizmi projeleri, doğa turizmi etkinlikleri, çalıştaylar ve fuarların da bu vizyon doğrultusunda gerçekleştirileceği bildirildi. "Ortak vizyonun parçası olmaya davet ediyoruz" Dünya Karadeniz Konfederasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Sıtkı Ada, yaptığı açıklamada Karadeniz'in yalnızca bir coğrafya olmadığını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: "Karadeniz sadece bir coğrafya değil; ortak tarihimizin, kültürümüzün, ekonomik gücümüzün ve geleceğimizin buluşma noktasıdır. Stratejik Eylem Planımız, bölgesel dayanışmayı güçlendirecek, uluslararası iş birliklerini artıracak ve gelecek nesillere daha güçlü bir Karadeniz bırakacak önemli bir yol haritasıdır. Tüm kurumlarımızı, iş dünyamızı, akademisyenlerimizi ve sivil toplum kuruluşlarımızı bu ortak vizyonun bir parçası olmaya davet ediyoruz." Türkiye'nin kalkınmasına katkı hedefi KARKON, açıklamasında yalnızca Karadeniz bölgesine değil, Türkiye'nin tamamına katkı sağlayacak projeler geliştirmeyi amaçladığını da belirtti. Konfederasyonun; katılımcılık, şeffaflık ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda hareket ederek federasyonlar ve diğer konfederasyonlarla iş birliğini güçlendirmeyi hedeflediği ifade edildi. KARKON, belirlenen stratejik hedefler doğrultusunda ulusal ve uluslararası düzeyde yeni ortaklıklar geliştirerek Karadeniz'in ekonomik, sosyal ve kültürel gelişimine katkı sunma çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceğini açıkladı. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[KARKON Stratejik Eylem Planını kamuoyuna duyurdu - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 10:51:41 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/karkon-stratejik-eylem-planini-kamuoyuna-duyurdu-140222-20260708.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/karkon-stratejik-eylem-planini-kamuoyuna-duyurdu-140222-20260708.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/karkon-stratejik-eylem-planini-kamuoyuna-duyurdu-140222-20260708.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[İletişim Başkanı Duran: “Türkiye, diplomasinin merkezinde yer almaya devam edecektir”]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-iletisim-baskani-duran-turkiye-diplomasinin-merkezinde-yer-almaya-devam-edecektir-454.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-iletisim-baskani-duran-turkiye-diplomasinin-merkezinde-yer-almaya-devam-edecektir-454.html</link>
                    <description><![CDATA[.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımla NATO Liderler Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yürüttüğü diplomasi trafiğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İletişim Başkanı Duran mesajında şu ifadelere yer verdi: “Bugün, NATO Liderler Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yürüttüğü diplomasi trafiğine eşlik ettik. Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, Kanada Başbakanı Mark Carney ve Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb ile gerçekleştirilen görüşmelerde; ikili ilişkilerin geliştirilmesi, savunma sanayiinde iş birliğinin güçlendirilmesi, ticaret, enerji ve güvenlik alanlarındaki ortak çalışmalar ile bölgesel ve küresel gelişmeler kapsamlı şekilde değerlendirildi. Cumhurbaşkanımız, Türkiye’nin bölgesel barış ve istikrar için yürüttüğü diplomasiye, Gazze’de kalıcı ateşkesin sağlanmasına, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ve İran ile ABD arasındaki sürecin diyalog yoluyla çözüme kavuşmasına yönelik kararlı duruşunu bir kez daha ortaya koydu. Savunma sanayiinde iş birliğinin geliştirilmesine yönelik mesajlar da görüşmelerin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Sayın Cumhurbaşkanımız ve eşi Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi, Zirve vesilesiyle Ankara’da bulunan devlet ve hükûmet başkanları ile eşleri onuruna Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde bir resepsiyon ve resmî akşam yemeği verdi. Program, liderler arasındaki samimi diyaloğun ve müttefikler arasındaki dayanışma ruhunun güçlendirilmesine önemli katkı sağladı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye; diplomasinin merkezinde yer almaya, müttefikleriyle iş birliğini güçlendirmeye, bölgesel ve küresel barışa katkı sunmaya kararlılıkla devam edecektir.” ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[İletişim Başkanı Duran: “Türkiye, diplomasinin merkezinde yer almaya devam edecektir” - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 09:53:17 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/iletisim-baskani-duran-turkiye-diplomasinin-merkezinde-yer-almaya-devam-edecektir-125553-20260708.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/iletisim-baskani-duran-turkiye-diplomasinin-merkezinde-yer-almaya-devam-edecektir-125553-20260708.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/iletisim-baskani-duran-turkiye-diplomasinin-merkezinde-yer-almaya-devam-edecektir-125553-20260708.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ISPARTA'DAN GAZZE'YE 8 MİLYON TL'Yİ AŞAN İYİLİK KÖPRÜSÜ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-ispartadan-gazzeye-8-milyon-tlyi-asan-iyilik-koprusu-453.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-ispartadan-gazzeye-8-milyon-tlyi-asan-iyilik-koprusu-453.html</link>
                    <description><![CDATA[Isparta'da öğretmen ve akademisyenlerin başlattığı gönüllü hareket, binlerce mazlumun umudu oldu]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Isparta'da öğretmen ve akademisyenlerden oluşan Isparta İyilikte Yarışanlar gönüllü ekibi, 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de savaşın en ağır yükünü taşıyan yetim çocuklara, annelere ve ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılmak üzere yürüttüğü yardım çalışmalarıyla örnek bir dayanışmaya imza attı. Gönüllülerin, hayırsever vatandaşların ve destek veren kurumların katkılarıyla 30 Haziran 2026 tarihi itibarıyla toplam 8.035.163,76 TL (192.558,29 ABD Doları) tutarında yardım Gazze'ye ulaştırıldı. Bu desteklerle sıcak yemek dağıtımları gerçekleştirildi, acil gıda ve hijyen paketleri ulaştırıldı, yetim çocuklara düzenli destek sağlandı, eğitim ve sağlık alanlarında önemli ihtiyaçlar karşılandı. BİR ŞEHRİN VİCDANI GAZZE İÇİN BİR ARAYA GELDİ Bu başarının arkasında yalnızca gönüllüler değil, Isparta'nın tüm hayırsever insanları bulunuyor. Kurulduğu günden bu yana şeffaflık anlayışıyla çalışmalarını sürdüren gönüllü ekip, her bağışı emanet bilinciyle yerine ulaştırırken, toplumun her kesiminden büyük destek gördü. Özellikle Gazze gönüllülerinin büyük fedakârlıkla yürüttüğü kermesler, stantlar, yardım organizasyonları ve farkındalık çalışmaları sayesinde binlerce insan bu iyilik hareketinin bir parçası oldu. DESTEK VEREN HERKESE TEŞEKKÜR Isparta İyilikte Yarışanlar Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Toker, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Gazze için yapılan her yardım, sadece bir gıda kolisi ya da sıcak yemek değildir. O yardım; bir annenin duası, bir yetimin tebessümü, umudunu kaybetmek üzere olan bir ailenin yeniden ayağa kalkmasıdır. Bu iyilik hareketine katkı sunan tüm gönüllülerimize, bağışçılarımıza ve dualarıyla yanımızda olan herkese gönülden teşekkür ediyoruz." VALİ ERİN VE BAŞKAN BAŞDEĞİRMEN'E TEŞEKKÜR Yürütülen yardım faaliyetlerinde her zaman yapıcı yaklaşım gösteren ve sosyal dayanışmayı destekleyen; Isparta Valisi Sayın Abdullah Erin'e ve Isparta Belediye Başkanı Sayın Şükrü Başdeğirmen'e iyilik çalışmalarına verdikleri destek, kolaylaştırıcı yaklaşımları ve toplumsal dayanışmaya sundukları katkılar dolayısıyla teşekkür edildi. İYİLİK DEVAM EDİYOR Gazze'de yaşanan insani dram ne yazık ki devam ediyor. Bu nedenle Isparta İyilikte Yarışanlar gönüllüleri, yardım çalışmalarını artırarak sürdürmeyi hedefliyor. Yetkililer, "Bir çocuğun daha yüzünün gülmesine vesile olmak isteyen herkesi bu iyilik halkasına davet ediyoruz." çağrısında bulundu. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[ISPARTA'DAN GAZZE'YE 8 MİLYON TL'Yİ AŞAN İYİLİK KÖPRÜSÜ - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 09:44:33 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/ispartadan-gazzeye-8-milyon-tlyi-asan-iyilik-koprusu-125012-20260708.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/ispartadan-gazzeye-8-milyon-tlyi-asan-iyilik-koprusu-125012-20260708.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/ispartadan-gazzeye-8-milyon-tlyi-asan-iyilik-koprusu-125012-20260708.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Polis Helikopterine Bayrak Sallayan Çocuğa Bisiklet Hediye edildi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-polis-helikopterine-bayrak-sallayan-cocuga-bisiklet-hediye-edildi-452.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-polis-helikopterine-bayrak-sallayan-cocuga-bisiklet-hediye-edildi-452.html</link>
                    <description><![CDATA[Şanlıurfa’da gerçekleştirilen narko-kapan uygulamasında, polis helikopterine Türk bayrağı sallayan çocuğa bisiklet hediye edildi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Şanlıurfa’da gerçekleştirilen narko-kapan uygulamasında, polis helikopterine Türk bayrağı sallayan çocuğa bisiklet hediye edildi.  Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, kent genelinde hava destekli uyuşturucu operasyonu gerçekleştirdi. Operasyona polis helikopterleri de destek verdi. Helikoptere Türk bayrağı salladı  Operasyon esnasında bir evin damındaki küçük bir çocuk, polis helikopterine Türk bayrağı salladı. Çocuğa ulaşan İl Emniyet Müdürü Atilla Aksoy, onu makamında ağırladı. Abdullah Emre ile yakından ilgilenen Aksoy, kendisine bir de bisiklet ve oyuncak araba hediye etti. &nbsp; &nbsp; &nbsp;   ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Polis Helikopterine Bayrak Sallayan Çocuğa Bisiklet Hediye edildi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 19:59:07 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/polis-helikopterine-bayrak-sallayan-cocuga-bisiklet-hediye-edildi-230112-20260707.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/polis-helikopterine-bayrak-sallayan-cocuga-bisiklet-hediye-edildi-230112-20260707.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/polis-helikopterine-bayrak-sallayan-cocuga-bisiklet-hediye-edildi-230112-20260707.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile bir araya geldi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-cumhurbaskani-erdogan-abd-baskani-trump-ile-bir-araya-geldi-451.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-cumhurbaskani-erdogan-abd-baskani-trump-ile-bir-araya-geldi-451.html</link>
                    <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi öncesi Türkiye’ye resmî ziyaret gerçekleştiren Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde bir araya geldi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Konuşmasında, bu ziyaretin önemli olduğunu özellikle ifade etmek istediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "NATO Liderler Zirvesi'nin bugün Ankara'da yapılıyor olması ve tüm liderlerin şu anda ülkemizde bir araya gelmesi, yarın değerli dostum Sayın Trump'la birlikte olması bizlere ayrı bir güç katacaktır. Kendilerine tekrar hoş geldiniz diyorum" diye konuştu. İRAN-ABD MÜZAKERE SÜRECİ Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gazetecinin, "İran'daki savaşın sona erdirilmesi için çaba sarf ettiniz. Müzakere süreci devam ediyor, ancak nihai anlaşma olmadı. Bundan sonraki süreçte müzakere sürecinin olumlu neticelenmesi için Türkiye nasıl adım atacak?" sorusunu şöyle cevapladı: "Bu süreçte, yine aynı şekilde bizler, İran-Amerika ilişkilerini nasıl bir düzleme kavuştururuz onun gayreti içerisindeyiz. Elimizden geleni yapmak suretiyle dünya barışına bir adım atalım diye gerek şahsım gerek arkadaşlarım hep birlikte çalışıyoruz, çalışacağız" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gazze'de 80 bine yakın insan hayatını kaybetti. Çok büyük bir yıkım var. Ateşkes sağlandı ama yer yer ihlaller devam ediyor. İhlallerin önlenmesi ve insani yardımların Gazze'ye girmesi ve Gazze'nin yeniden inşası için ortak atılabilecek adımları değerlendirecek misiniz?" sorusu üzerine, şunları söyledi: "Gazze konusunda, tabii değerli dostumla bunları da konuşarak özellikle bu bölgedeki barışı sağlamak için bu Liderler Zirvesi'ni çok çok önemsiyoruz. Bu Liderler Zirvesi'nden aynı şekilde bir kararın çıkmasını da hayra yorumluyoruz. Bunun olabileceğine de ihtimal veriyorum." “F-35 KONUSUNDA LİDERLER ZİRVESİ'NDEN HAYIRLI BİR KARAR ÇIKACAĞINA İNANIYORUM” Cumhurbaşkanı Erdoğan, F-35, KAAN savaş uçaklarının motorlarının teslimatıyla ilgili bir soruya, şu cevabı verdi: "F-35 konusu bizim için yeni bir konu değil. Bunu Amerika ile daha önce de görüştük. Biz beş uçağın da sözünü aldık. Sayın Trump'ın bu konuda bize ayrıca sözü var. Şimdi Liderler Zirvesi'nde yapacağımız görüşmelerde F-35 ile ilgili kendilerinden bu daha önce aldığımız sözün geleceğe yönelik olumlu şekilde test ettiğimizi biliyorum. Sayın Trump her zaman sözünün arkasındadır. Burada yine F-35 konusunda bu Liderler Zirvesi'nden hayırlı bir karar çıkacağına inanıyorum." Küresel sisteme dair eleştirilerinin hatırlatılıp bu konuda ABD ile ortak bir adımın atılmasının söz konusu olup olmadığı sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, "NATO'da iki önemli ülke olarak bizler, bu Liderler Zirvesi'nde de dayanışma içerisinde güçlü bir çıkışı sağlayacağız, bunu da başaracağımıza inanıyorum" karşılığını verdi. Arabuluculuk çalışmaları anımsatılıp Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sonlanmasıyla ilgili hangi aşamada olunduğunun sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz Rusya-Ukrayna arasındaki bu gelişmeleri de yine değerli dostumla burada görüşeceğiz. Ona göre de adımları atacağız" ifadelerini kullandı. "F-35 ve KAAN savaş uçaklarının motorlarının teslimi konusunda görüşmeden bir sonuç bekleyebilir miyiz?" sorusunu Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle cevapladı: "Ben bunu daha önce değerli dostumla görüştüm ve KAAN ile ilgili, onun motorları noktasında bu Liderler Zirvesi'nde değerli dostumla tekrar görüşeceğiz. İnanıyorum ki bize verdiği müjdeyi, burada da tekrar edecektir. Bu müjdeyle de herhâlde Liderler Zirvesi'nde kendisine teşekkür edeceğiz." ABD Başkanı Trump, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde askerî açıdan çok güçlü ülke hâline geldiğini ve&nbsp; Cumhurbaşkanı Erdoğan'a büyük saygı duyduğunu belirterek "Bu gerçekten de iki ülkenin faydasına" diye konuştu. ABD BAŞKANI TRUMP: "ŞU ANDA TÜRKİYE İLE İLİŞKİLERİMİZİN HİÇ OLMADIĞI KADAR İYİ OLDUĞUNU SÖYLEYEBİLİRİM" ABD Başkanı Trump, "Şu anda Türkiye ile ilişkilerimizin hiç olmadığı kadar iyi olduğunu söyleyebilirim" ifadesini kullanarak Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında, "Tüm dünyada saygı gören bir lidersiniz" dedi. ABD Başkanı Trump, F-35'ler hakkındaki soruya cevabında, Türkiye'nin diğerlerine kıyasla çok daha vefalı bir ortak olduğunu vurguladı. ABD Başkanı Trump, "Dolayısıyla bu kesinlikle dikkate alacağımız bir konu. Bu harika bir uçak, en iyisi, şu anda açık ara en iyi uçak ve bu kesinlikle dikkate alacağımız bir seçenek" dedi. NATO konusunda "hayal kırıklığına uğradığını" belirten ABD Başkanı Trump, "(NATO Zirvesi) Açıkçası, Türkiye'de düzenlenmemiş olsaydı ve dostum olan çok güçlü bir lider, çok güçlü bir kişi burada olmasaydı muhtemelen katılmayabilirdim" diye konuştu. ABD Başkan Trump, "(CAATSA yaptırımları) Yaptırımları kaldırabileceğimizi söyleyebilirim" değerlendirmesinde de bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ABD Başkanı Trump, baş başa görüşmelerinin ardından heyetler arası görüşmeye başkanlık ettiler. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile bir araya geldi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 19:12:16 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/cumhurbaskani-erdogan-abd-baskani-trump-ile-bir-araya-geldi-221536-20260707.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/cumhurbaskani-erdogan-abd-baskani-trump-ile-bir-araya-geldi-221536-20260707.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/cumhurbaskani-erdogan-abd-baskani-trump-ile-bir-araya-geldi-221536-20260707.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Op. Dr. Buğra Eraslan, Düziçi Devlet Hastanesi'nde göreve başladı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-op-dr-bugra-eraslan-duzici-devlet-hastanesinde-goreve-basladi-450.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-op-dr-bugra-eraslan-duzici-devlet-hastanesinde-goreve-basladi-450.html</link>
                    <description><![CDATA[OP. DR. ERASLAN: "DÜZİÇİ HALKINA HİZMET ETMEK BENİM İÇİN BÜYÜK BİR GURUR"]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Sağlık Bakanlığı tarafından Osmaniye'nin Düziçi Devlet Hastanesi'ne atanan Op. Dr. Buğra Eraslan, ilk görev yerinde hasta kabulüne başladı. Genç yaşına rağmen aldığı nitelikli eğitim ve mesleki birikimiyle dikkat çeken Eraslan, Düziçi halkına en iyi sağlık hizmetini sunabilmek için büyük bir heyecanla görevine başladığını ifade etti. Göreve başlamasının ardından Gaziantep Şehir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Abdullah Duman da üniversite arkadaşı Op. Dr. Buğra Eraslan'ı ziyaret ederek hayırlı olsun dileklerini iletti. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde birlikte eğitim gören iki hekim, öğrencilik yıllarına ilişkin hatıraları paylaşırken meslek hayatındaki hedefleri ve sağlık alanındaki gelişmeler üzerine de sohbet etti. "DÜZİÇİ HALKINA HİZMET ETMEK BENİM İÇİN BÜYÜK BİR GURUR" Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Op. Dr. Buğra Eraslan, ilk görev yerinin Düziçi Devlet Hastanesi olmasının kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını belirtti. Eraslan, "Hekimlik mesleği, büyük bir sorumluluk ve özveri gerektiriyor. İlk görev yerim olan Düziçi'nde vatandaşlarımıza en iyi sağlık hizmetini sunabilmek için bilgi ve birikimimi en verimli şekilde kullanacağım. Hastalarımızın sağlıklarına kavuşmalarına katkı sağlayabilmek ve şifa olmaya vesile olmak en büyük mutluluğumuz olacaktır. Kapımız, ihtiyaç duyan tüm vatandaşlarımıza sonuna kadar açıktır." dedi. ABDULLAH DUMAN'DAN BAŞARI DİLEĞİ Gaziantep Şehir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Abdullah Duman ise üniversite yıllarından bu yana birlikte yol yürüdüğü arkadaşının meslek hayatına başarılı bir başlangıç yapacağına inandığını söyledi. Duman, "Buğra hocamız öğrencilik yıllarında çalışkanlığı, disiplini ve insan ilişkileriyle her zaman örnek gösterilen arkadaşlarımızdan biriydi. Mesleğini aynı titizlikle sürdüreceğine yürekten inanıyorum. Düziçi önemli bir sağlık merkezlerinden biri. Vatandaşlarımızın kendisinden memnun kalacağına şüphem yok. Kendisine yeni görevinde üstün başarılar diliyorum." ifadelerini kullandı. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[Op. Dr. Buğra Eraslan, Düziçi Devlet Hastanesi'nde göreve başladı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 19:07:34 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/op-dr-bugra-eraslan-duzici-devlet-hastanesinde-goreve-basladi-220947-20260707.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/op-dr-bugra-eraslan-duzici-devlet-hastanesinde-goreve-basladi-220947-20260707.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/op-dr-bugra-eraslan-duzici-devlet-hastanesinde-goreve-basladi-220947-20260707.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[YÜZYILLIK BÜYÜK SIR: PEYGAMBER’İN HAKİKİ SOYU NEDEN VE KİMLER TARAFINDAN GİZLENİYOR?]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-yuzyillik-buyuk-sir-peygamberin-hakiki-soyu-neden-ve-kimler-tarafindan-gizleniyor-449.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-yuzyillik-buyuk-sir-peygamberin-hakiki-soyu-neden-ve-kimler-tarafindan-gizleniyor-449.html</link>
                    <description><![CDATA[Dr. Seyyid Hüseyyin Zerraki yazdı...]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Havada, karada, denizde, meydanlarda, mitinglerde, kapalı salonlarda, medreselerde, bütün kurumlarda ve televizyonlarda… Ehl-i Beyt konuşulurken gerçek Peygamber neslinden Seyyid ve Şerifler davet edilmiyor. Ülkemizde 10 bine yakın Seyyidimiz mevcuttur. Bunların içinde en az 1000 kişi ilmi ehliyete sahiptir.50 kişilik ‘Ehl-i Beyt İlim Heyeti’ kurulsun. Ülkemizde televizyon kanallarında, panellerde ve toplantılarda Ehl-i Beyt konuşulurken, Hz. Ali’nin&nbsp;(k.v.)&nbsp;mübarek ismi anılırken, temsili Zülfikar’lar birbirine hediye edilirken yüreklerimiz buruklaşmaktadır. Çok acıdır ki; bu meclislerde Peygamber Efendimiz&nbsp;(s.a.v.)’in mübarek nesli olan Ehl-i Beyt’in hakiki temsilcileri aralarına davet edilmemektedir. BU MÜBAREKLER NEREDELER? Elhamdülillah Hz. Peygamber Efendimiz’in&nbsp;(s.a.v.)&nbsp;mübarek nesli,ilahi bir lütuf ve emanet olarak kıyamete kadar devam edecektir. Peki bu mübarekler neredeler? Bugün kitle iletişim araçlarında, üniversitelerde, vakıflarda, derneklerde, bakanlıklarda ve Diyanet İşleri Başkanlığımız bünyesinde sık Ehl-i Beyt toplantıları yapılmakta, Ehl-i Beyt’in, Hz. Ali’nin, Hz. Hasan’ın ve Hz. Hüseyin’in faziletleri anlatılmaktadır. Ne var ki bu yoğun gündeme rağmen, günümüzdeki hakiki ve yetkin Seyyidlerimizin temsilcileri toplumsal alanda yeterince yer bulamıyorlar. TESPİT: 10 BİN SEYYİD,1000 ÂLİM Osmanlı döneminde kurulmuş bulunan Nakibü’l-Eşraflık kurumunun tuttuğu tarihi şecere kayıtlarıyla da malum olduğu üzere; Türkiye’de yaklaşık 10.000 civarında Seyyid ve Şerif kardeşlerimiz yaşamaktadır. Bu mübarek nüfusun içerisinde ilahiyat, tarih ve sosyoloji gibi alanlarda akademik unvana veya ulema vasfına sahip en az&nbsp;1000&nbsp;civarında yetkin isim bulunmaktadır. İLMİ VE AMELİ TEKLİF: “EHL-İ BEYT İLİM HEYETİ” Toplumsal bilincin sahih kaynaklarla beslenmesi amacıyla; bu 1000 kişilik ilim havuzundan ehliyet ve liyakat sahibi&nbsp;en az 50 şahsiyet&nbsp;belirlenerek ulusal medya organlarına, akademik ve dini programlara davet edilmelidir. Böylelikle Ehl-i Beyt kültürü, tarihi ve irfanı birinci elden, en doğru kaynaklardan kamuoyuna aktarılmış olacaktır. Bu adım hem toplumun sahih dini bilgiye ulaşmasını sağlayacak hem de Nebevî mirasın sesi ehil ve birinci ağızlardan duyulacaktır. SONUÇ İslam dünyasının ortak değeri olan Ehl-i Beyt ve Hz. Ali&nbsp;(k.v.), Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in sevgisi bugün her platformda gündeme getirilmektedir. Ancak yapılan yayın ve sohbetlerde, konunun doğrudan Ehl-i Beyt şeceresine vakıf ve bu alanda akademik yetkinliğe sahip uzmanlar tarafından temsil edilmesi noktasında ciddi bir boşluk yaşandığı müşahede edilmektedir. Bu kurumsal boşluğun doldurulması ancak Ehl-i Beyt tarihinin, kültürünün ve tefekkürünün dezenformasyondan uzak, ilmi bir metodolojiyle topluma aktarılmasını sağlayacaktır. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[YÜZYILLIK BÜYÜK SIR: PEYGAMBER’İN HAKİKİ SOYU NEDEN VE KİMLER TARAFINDAN GİZLENİYOR? - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 12:32:49 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/yuzyillik-buyuk-sir-peygamberin-hakiki-soyu-neden-ve-kimler-tarafindan-gizleniyor-153744-20260707.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/yuzyillik-buyuk-sir-peygamberin-hakiki-soyu-neden-ve-kimler-tarafindan-gizleniyor-153744-20260707.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/yuzyillik-buyuk-sir-peygamberin-hakiki-soyu-neden-ve-kimler-tarafindan-gizleniyor-153744-20260707.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[TÜRKİYE’SİZ BİR AVRUPA STRATEJİSİ ARTIK DÜŞÜNÜLEMEZ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-turkiyesiz-bir-avrupa-stratejisi-artik-dusunulemez-448.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-turkiyesiz-bir-avrupa-stratejisi-artik-dusunulemez-448.html</link>
                    <description><![CDATA[Dr. Egemen Bağış yazdı… Jeopolitik gerçekler, ideolojik önyargılardan çok daha güçlüdür.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Jeopolitik gerçekler, ideolojik önyargılardan çok daha güçlüdür. Artık soru, Türkiye’nin Avrupa için önemli olup olmadığı değildir. Asıl soru, Avrupa’nın bu gerçeğin gereğini yapmaya hazır olup olmadığıdır.



Tarih, çoğu zaman sessiz ilerler.

Geçtiğimiz hafta İstanbul’da, Avrupa Birliği adına Ekonomi ve Verimlilikten, Uygulama ve Basitleştirmeden Sorumlu Komiser Valdis Dombrovskis ile Türkiye adına Hazine ve Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’in eş başkanlığında gerçekleştirilen Avrupa Birliği–Türkiye Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyalog Toplantısı belki manşetleri süslemedi; ancak Avrupa’nın stratejik bakışında önemli bir dönüşümün habercisi niteliğindeydi. Jeopolitik parçalanmanın derinleştiği, ekonomik belirsizliklerin arttığı ve güvenlik risklerinin çoğaldığı bir dönemde Brüksel ile Ankara, aslında uzun zamandır bilinen bir gerçeği yeniden keşfediyor: Avrupa’nın güvenliği, rekabet gücü ve refahı ile Türkiye’nin istikrarı ve başarısı artık birbirinden ayrı düşünülemez.

Uzun yıllardır Türkiye–AB ilişkileri büyük ölçüde üyelik müzakereleri ekseninde değerlendirildi. Oysa bu yaklaşım, hızla değişen küresel jeopolitiği ve Avrupa’nın karşı karşıya olduğu yeni güvenlik denklemine artık cevap vermiyor.

Toplantı sonunda yayımlanan ortak bildiri de bu değişimin açık bir göstergesi. Bildiri, Türkiye’nin aday ülke statüsünü ve Avrupa Birliği için kilit bir ortak olduğunu yeniden teyit ederken; ekonomik güvenlik, finansal iş birliği, bağlantısallık ve yatırımı ön plana çıkarıyor. Bunlar teknik ayrıntılar değil; AB–Türkiye ilişkilerinin daha gerçekçi, daha stratejik ve daha pragmatik bir zemine taşındığını gösteren önemli işaretlerdir.

Aslında bu dönüşüm çoktan gerçekleşmeliydi.

Avrupa bugün Soğuk Savaş’ın sona ermesinden bu yana belki de en karmaşık güvenlik ve ekonomik sınamalarla karşı karşıya. Rusya-Ukrayna savaşı, Gazze’de yaşanan ve uluslararası toplumun önemli bir kesimi tarafından soykırım olarak nitelendirilen ağır insani trajedi, Orta Doğu’daki istikrarsızlık, büyük güçler arasındaki rekabet, enerji güvenliği ve teknolojik üstünlük yarışı Avrupa’nın daha güçlü, daha işlevsel ve daha dayanıklı ortaklıklara ihtiyaç duyduğunu açıkça ortaya koyuyor.

İşte tam bu noktada Türkiye’nin sahip olduğu stratejik avantajlar öne çıkıyor.

Türkiye; Avrupa, Asya, Karadeniz ve Doğu Akdeniz’in kesişim noktasında yer alıyor. Güçlü sanayi altyapısı, geniş iç pazarı ve Avrupa tedarik zincirleriyle bütünleşmiş üretim kapasitesi sayesinde Avrupa ekonomisinin ayrılmaz bir parçası konumunda bulunuyor. Aynı zamanda NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip olması, İttifak’ın caydırıcılık ve kriz yönetimi kapasitesindeki merkezi rolünü daha da önemli hale getiriyor.

Bunlar birbirinden bağımsız özellikler değildir.

Tam tersine, birlikte değerlendirildiğinde Avrupa’nın geleceği açısından stratejik bir bütün oluştururlar.

Avrupa’nın ekonomik dayanıklılığı artık güvenli tedarik zincirlerine ve çeşitlendirilmiş üretim ağlarına bağlıdır. Enerji dönüşümü güvenilir ulaşım koridorları gerektiriyor. Savunma sanayisinin güçlendirilmesi üretim kapasitesine dayanıyor. Dijital rekabet ise güvenli ve entegre altyapılarla mümkün olabiliyor.

Türkiye bu alanların hiçbirinde Avrupa’nın alternatifi değildir; Avrupa’nın stratejik kapasitesinin ayrılmaz bir parçasıdır.

Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyalog Toplantısı da tam olarak bu gerçeği ortaya koyuyor.

Yatırım, rekabetçilik, ulaştırma, enerji ve dijital bağlantısallık alanlarında yürütülen görüşmeler ile uluslararası finans kuruluşlarının sürece aktif katılımı, ekonomik güvenlik ile ulusal güvenliğin artık birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini gösteriyor. Türkiye’nin Tek Avrupa Ödeme Alanı’na (SEPA) katılım yönünde attığı adımlar ise ticaret ve yatırımları kolaylaştıracak daha derin bir finansal entegrasyonun kapısını aralıyor.

Diğer taraftan Türkiye’nin son dönemde açıkladığı kapsamlı yatırım reformları da ülkemizi sermaye, üretim ve inovasyon açısından bölgesel bir merkez haline getirmeyi hedefliyor. Bu hedef, Avrupa’nın tedarik zincirlerini yakın coğrafyaya taşıma ve ekonomik dayanıklılığını artırma arayışıyla da birebir örtüşüyor.

Elbette bu tablo, tüm görüş ayrılıklarının ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.

Avrupa Birliği; hukukun üstünlüğü, temel haklar, demokratik standartlar ve medya özgürlüğü konularındaki hassasiyetini sürdürmektedir. Bu ilkeler, uzun vadeli ortaklıkların güvenilirliği açısından önem taşımaya devam edecektir. Dolayısıyla bu alanlardaki yapıcı ve samimi diyalog da sürdürülmelidir.

Ancak stratejik ortaklıklar hiçbir zaman mutlak fikir birliği üzerine kurulmaz.

Onları güçlü kılan ortak çıkarlar, ortak sorumluluklar ve ortak tehditlerdir.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın son dönemde yaptığı açıklamalar, Türkiye’nin Avrupa perspektifini koruduğunu açık biçimde ortaya koymaktadır. Aynı şekilde Avrupa Birliği de içinde bulunduğumuz jeopolitik ortamın köklü biçimde değiştiğinin giderek daha fazla farkına varmaktadır. Artık tartışılması gereken konu iş birliğinin gerekliliği değil, bunun nasıl daha ileri taşınacağıdır.

NATO açısından da tablo son derece nettir.

İttifak’ın güney ve doğu kanadının güvenliği, Türkiye’nin aktif katkısı olmadan düşünülemez. Karadeniz’den Doğu Akdeniz’e, terörle mücadeleden enerji güvenliğine kadar uzanan geniş coğrafyada Türkiye, NATO’nun vazgeçilmez sütunlarından biri olmayı sürdürmektedir. Dolayısıyla AB ile Türkiye arasında kurulacak daha güçlü bir ortaklık, yalnızca Avrupa’nın rekabet gücünü değil, NATO’nun caydırıcılığını ve kolektif güvenliğini de güçlendirecektir.

Türkiye’nin NATO içindeki yükselen rolünü anlamak için geçmişe kısa bir yolculuk yapmakta fayda var. Ülkemizin ev sahipliği yaptığı ilk NATO Zirvesi 2004 yılında İstanbul’da düzenlenmişti. O günlerde gündemin merkezinde Irak, Afganistan ve NATO’nun genişlemesi vardı. Dönemin Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a refakat ederken, ABD heyetinin Boeing, Avrupalı müttefiklerin ise Airbus satabilmek için yoğun diplomatik çaba göstermelerini dün gibi hatırlıyorum.

Bugün ise tablo tamamen değişmiş durumda. Artık müttefiklerimiz Türkiye’ye yalnızca yolcu uçağı satmaya çalışmıyor; aksine Türkiye’de geliştirilen insansız hava araçları, deniz platformları, füze sistemleri ve diğer yerli savunma teknolojileri NATO’nun güvenlik mimarisinin ayrılmaz unsurları haline geliyor. Bu dönüşüm, savunma sanayiimizin geçen yirmi yılı aşkın sürede kat ettiği mesafenin en somut göstergelerinden biri ve hepimiz için haklı bir gurur kaynağıdır.

Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi de bu dönüşümün yeni bir kilometre taşı olacaktır. Zirvede savunma harcamalarının artırılması, caydırıcılığın güçlendirilmesi, Rusya-Ukrayna savaşı, Avrupa-Atlantik güvenliği, NATO’nun güney kanadı ve NATO-AB iş birliğinin geleceği ele alınacaktır. ABD ile Avrupa arasında süregelen stratejik özerklik tartışmalarında Türkiye’nin üstlenebileceği dengeleyici ve uzlaştırıcı rol de zirvenin en önemli başlıklarından biri olacaktır.

Savunma sanayiindeki kısıtlamaların kaldırılmasına yönelik beklentilerin de gündemde olduğu bu zirve; yalnızca daha fazla savunma harcamasının değil, aynı zamanda daha fazla üretimin, daha güçlü caydırıcılığın ve daha sağlam bir transatlantik dayanışmanın da zirvesi olmaya adaydır.

Avrupa’nın artık şu gerçeği görmesi gerekiyor:

Ekonomik güvenlik ile kolektif güvenlik birbirinden ayrı düşünülemez. Tedarik zincirleri, savunma sanayii, enerji koridorları, dijital altyapılar ve askerî hazırlık kapasitesi artık aynı stratejik denklemin parçalarıdır. Türkiye ise bu denklemin dışında değil, tam merkezinde yer almaktadır.

Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyalog Toplantısı, Türkiye’nin ekonomik reformları ve NATO içindeki kritik rolü birbirinden bağımsız gelişmeler değildir. Bunların tamamı, Avrupa ile Türkiye ilişkilerinde yeni ve daha stratejik bir dönemin işaretlerini vermektedir.

Avrupa bugün bir tercih yapmak zorunda.

Ya Türkiye’yi hâlâ yalnızca üyelik dosyaları ve siyasi tartışmalar üzerinden değerlendirmeye devam edecek ya da değişen küresel dengeleri doğru okuyarak Türkiye’yi Avrupa’nın güvenliği, rekabet gücü ve refahının ayrılmaz bir stratejik ortağı olarak konumlandıracaktır.

İçinden geçtiğimiz dönem, eski ezberlerin değil, yeni stratejik ortaklıkların dönemidir.

Jeopolitik gerçekler, ideolojik önyargılardan çok daha güçlüdür.

Artık soru, Türkiye’nin Avrupa için önemli olup olmadığı değildir.

Asıl soru, Avrupa’nın bu gerçeğin gereğini yapmaya hazır olup olmadığıdır.

***

Büyükelçi Dr. Egemen Bağış
Türkiye Cumhuriyeti Eski Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[TÜRKİYE’SİZ BİR AVRUPA STRATEJİSİ ARTIK DÜŞÜNÜLEMEZ - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 10:31:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/turkiyesiz-bir-avrupa-stratejisi-artik-dusunulemez-133502-20260707.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/turkiyesiz-bir-avrupa-stratejisi-artik-dusunulemez-133502-20260707.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/turkiyesiz-bir-avrupa-stratejisi-artik-dusunulemez-133502-20260707.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[BAŞKAN ÇELİK, İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN SESİ OLDU]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-baskan-celik-insaat-sektorunun-sesi-oldu-447.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-baskan-celik-insaat-sektorunun-sesi-oldu-447.html</link>
                    <description><![CDATA[12 GÜNDEM MADDESİNİN 8’İ ITSO’DAN]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[  Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) İnşaat ve Taahhüt Hizmetleri Kurulu Üyesi, Isparta Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Metin Çelik, TOBB İkiz Kuleler’de gerçekleştirilen kurul toplantısında inşaat sektörünün yaşadığı sorun ve talepleri gündeme taşıdı. TOBB İnşaat ve Taahhüt Hizmetleri Kurulu, Halil İbrahim Aktepe başkanlığında TOBB İkiz Kuleler Sosyal Tesisleri’nde toplandı. Toplantıya kurul üyesi olarak katılan ITSO Başkanı Metin Çelik, sektör temsilcilerinden gelen talep ve beklentileri çözüm odaklı bir yaklaşımla kurul gündemine taşıdı. Toplantıda değerlendirilen 12 gündem maddesinin 8’inin Başkan Metin Çelik tarafından sunulması dikkat çekti. Başkan Çelik; yapı müteahhitlerinin sınıflandırılması ve kayıt süreçleri, kamu ihale uygulamaları, yetişmiş eleman ihtiyacı ve müteahhitlik yetki belgeleri, tarım arazilerine ilişkin düzenlemeler, yapı denetim sistemi, sektörde yaşanan yapısal sorunlar, finansmana erişim ile kooperatifçilik alanında yaşanan sorunları kurul üyeleriyle paylaştı. Kurul toplantısında ele alınan diğer 4 gündem maddesi ise diğer Odalar tarafından sunuldu. Bu kapsamda; altyapı sorunları ve kurumlar arası farklı uygulamalar, kamuya iş yapan müteahhitlerin talepleri ile deprem bölgelerinde karşılaşılan sorunlar ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği hakkında değerlendirmeler kurul üyeleriyle paylaşıldı. Başkan Metin Çelik, Isparta iş dünyasının ve inşaat sektörünün taleplerini ilgili platformlarda dile getirmeye devam edeceklerini belirterek, sektörün sürdürülebilir büyümesi ve yaşanan sorunların çözümü adına çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti.&nbsp; ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[BAŞKAN ÇELİK, İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN SESİ OLDU - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 20:49:11 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/baskan-celik-insaat-sektorunun-sesi-oldu-235140-20260706.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/baskan-celik-insaat-sektorunun-sesi-oldu-235140-20260706.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/baskan-celik-insaat-sektorunun-sesi-oldu-235140-20260706.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[SDÜ'den Tıp Fakültesi sınavlarıyla ilgili açıklama: Usulsüzlük şüphesi yargıya taşındı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-sduden-tip-fakultesi-sinavlariyla-ilgili-aciklama-usulsuzluk-suphesi-yargiya-tasindi-446.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-sduden-tip-fakultesi-sinavlariyla-ilgili-aciklama-usulsuzluk-suphesi-yargiya-tasindi-446.html</link>
                    <description><![CDATA[Üniversite yönetimi, akademik dürüstlük, liyakat ve sınav güvenliği ilkelerinden taviz verilmediğini belirterek, usulsüzlük şüphesi taşıyan sınavın iptal edildiğini ve konunun adli makamlara intikal ettirildiğini duyurdu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[   Süleyman Demirel Üniversitesi, Tıp Fakültesi'nde geçmiş dönem sınav süreçlerine ilişkin bazı basın organlarında yer alan haberler üzerine kamuoyunu bilgilendiren yazılı bir açıklama yayımladı. Üniversite yönetimi, akademik dürüstlük, liyakat ve sınav güvenliği ilkelerinden taviz verilmediğini belirterek, usulsüzlük şüphesi taşıyan sınavın iptal edildiğini ve konunun adli makamlara intikal ettirildiğini duyurdu. Rektörlükten yapılan açıklamada, Tıp Fakültesi bünyesinde gerçekleştirilen geçmiş dönem sınav süreçlerine ilişkin ulaşılan bulgular ve yapılan ihbarlar doğrultusunda idari inceleme başlatıldığı ifade edildi. İnceleme sonucunda sınav güvenliğini tehlikeye düşüren ve usulsüzlük şüphesi oluşturan bazı işlemlerin tespit edildiği belirtilirken, konunun 16 Nisan 2026 tarihinde Rektörlük tarafından ilgili adli makamlara bildirildiği kaydedildi. Açıklamada, söz konusu tarihten itibaren Isparta İl Emniyet Müdürlüğü ile koordineli şekilde adli tahkikat ve teknik çalışmaların yürütüldüğü, iddiaların tüm yönleriyle araştırıldığı bildirildi. Şüpheli sınav iptal edildi Üniversite yönetimi, sınav süreçlerine duyulan güvenin korunması ve fırsat eşitliğinin sağlanması amacıyla usulsüzlük şüphesi bulunan sınavın iptal edildiğini açıkladı. Telafi kapsamında düzenlenen sınavların ise 3 Temmuz 2026 tarihinde üst düzey güvenlik tedbirleri altında sorunsuz şekilde gerçekleştirildiği ifade edildi. Adli ve idari süreçler ayrı yürütülüyor Rektörlük açıklamasında, adli makamlar tarafından yürütülen soruşturma ile üniversite bünyesindeki disiplin sürecinin birbirinden bağımsız olarak sürdürüldüğü vurgulandı. İdari işlemlerin yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde, adli sürecin sonucundan bağımsız ve objektif şekilde devam ettiği belirtildi. Açıklamanın sonunda, Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörlüğü, adli ve idari süreçlerin sonuçlanmasına kadar konunun tüm yönleriyle takipçisi olacaklarını belirterek, akademik kültüre ve kurum itibarına zarar verebilecek hiçbir girişime müsamaha gösterilmeyeceğini kamuoyuna saygıyla duyurdu.   ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/egitim-haberleri">Eğitim</category><dc:creator><![CDATA[SDÜ'den Tıp Fakültesi sınavlarıyla ilgili açıklama: Usulsüzlük şüphesi yargıya taşındı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 20:43:02 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/sduden-tip-fakultesi-sinavlariyla-ilgili-aciklama-usulsuzluk-suphesi-yargiya-tasindi-234544-20260706.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/sduden-tip-fakultesi-sinavlariyla-ilgili-aciklama-usulsuzluk-suphesi-yargiya-tasindi-234544-20260706.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/sduden-tip-fakultesi-sinavlariyla-ilgili-aciklama-usulsuzluk-suphesi-yargiya-tasindi-234544-20260706.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[MÜSİAD’IN “İZMİR BULUŞMALARI”NDA TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNE GÜÇLÜ DESTEK]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-musiadin-izmir-bulusmalarinda-terorsuz-turkiye-surecine-guclu-destek-445.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-musiadin-izmir-bulusmalarinda-terorsuz-turkiye-surecine-guclu-destek-445.html</link>
                    <description><![CDATA[MÜSİAD'ın düzenlediği “İzmir Buluşmaları”nda kanaat önderleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve iş dünyasının önde gelen isimleri bir araya geldi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Müstakil Sanayici İş adamları Derneği İzmir Şubesin (MÜSİAD İzmir) ev sahipliğinde düzenlenen “İzmir Buluşmaları”nda kanaat önderleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve iş dünyasının önde gelen isimleri bir araya geldi. Toplantıda sivil toplumun güçlendirilmesi, ortak akıl ve istişare kültürünün geliştirilmesi ile Terörsüz Türkiye sürecinde sivil toplumun üstleneceği sorumluluklar kapsamlı şekilde ele alındı.  MÜSİAD İzmir, şehrin kanaat önderleri ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerini “İzmir Buluşmaları” programında bir araya getirdi. MÜSİAD İzmir Başkanı Gökhan TEMUR’un ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda; sivil toplum kuruluşlarının daha etkin hale getirilmesi, kurumlar arası iş birliğinin artırılması, ortak projelerin geliştirilmesi ve toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesine yönelik istişarelerde bulunuldu. ORTAK AKIL VE GÜÇLÜ SİVİL TOPLUM VURGUSU Programın açılışında konuşan MÜSİAD İzmir Başkanı Gökhan TEMUR, güçlü bir Türkiye’nin temelinde güçlü bir sivil toplum yapısının bulunduğunu ifade ederek, farklı düşüncelerin ortak akıl çerçevesinde buluşmasının toplumsal birlik ve beraberliği pekiştireceğini söyledi. Toplantıda; özelde İzmir, genelde ise ülke gündemine ilişkin görüş ve önerilerini paylaşırken, sivil toplum kuruluşları arasındaki işbirliği ve koordinasyonun artırılması, ortak çalışma alanlarının oluşturulması ve topluma fayda sağlayacak projelerin birlikte hayata geçirilmesi konusunda fikir alışverişinde bulunuldu. TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNE TAM DESTEK  Toplantının önemli gündem başlıklarından birini de 'Terörsüz Türkiye' süreci oluşturdu. Katılımcılar, Türkiye’nin huzuru, güvenliği ve kardeşlik ikliminin güçlenmesine yönelik atılan her olumlu adımın toplumun tüm kesimleri tarafından desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Sivil toplum kuruluşlarının, kanaat önderlerinin, iş dünyasının ve vatandaşlarımızın bu süreçte üstleneceği yapıcı rolün önemine dikkat çekilerek; terörün her türlüsünün karşısında durmanın ortak bir vicdani ve milli sorumluluk olduğu vurgulandı. Toplumsal dayanışmayı güçlendirecek, birlik ve beraberlik duygusunu pekiştirecek her türlü çalışmanın desteklenmesi gerektiği yönünde görüş birliği oluştu. Katılımcılar, Terörsüz Türkiye hedefinin yalnızca güvenlik politikalarıyla değil; birlik ve beraberlik ruhu, ekonomik kalkınma, sivil toplumun aktif katkısı ve ortak akıl anlayışıyla daha da güçleneceğini ifade etti. Türkiye’nin huzuru, kardeşliği ve ortak geleceği adına yürütülen bu sürece katkı sunmanın herkesin ortak sorumluluğu olduğu belirtildi. &nbsp; İZMİR BULUŞMALARI SÜREKLİLİK KAZANACAK Samimi ve verimli bir istişare ortamında gerçekleşen İzmir Buluşmaları, katılımcıların görüş ve önerilerini paylaştığı değerlendirme bölümüyle sona erdi. Programın sonunda MÜSİAD İzmir tarafından yapılan açıklamada, İzmir Buluşmaları programının farklı kesimleri ortak akıl etrafında buluşturan önemli bir istişare platformu olarak sürdürüleceği belirtilerek, İzmir’in ve Türkiye’nin maddi ve manevi kalkınması için çalışmalara kararlılıkla devam edileceği ifade edildi.  MÜSİAD İzmir Başkanı Gökhan Temur’un başkanlığında ve ev sahipliğinde gerçekleştirilen MÜSİAD İzmir Buluşmaları programına; İzmir Şanlıurfa Federasyonu Başkanı Ferit Mızraklı, Ege Şanlıurfa Federasyonu Genel Başkanı Koçali Al, Muş Dernekler Birliği Başkanı Muhittin Kaya, İzmir Konfederasyonu Genel Başkanı Ferhan Ademhan, Anadolu Birliği Başkanı Erhan Kahraman, Uluslararası Balkan Federasyonu Başkanı Ekrem Selimler, İzmir Mardinliler Federasyonu Genel Başkanı Beşir Tunç, İzmir Ege Medya Platformu Başkanı Ahmet Kaplan, Sıpkililer Kültür ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı Menderes Öztürk, Ege Bölgesi Ağrı Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Tekin Yalçın, Ege Ağrı Kültür Federasyonu Başkanı Erdal Alaca, Ege Bölgesi Yörük ve Türkmen Derneği Başkanı Zeliha Aydoğmuş, Konyalılar Dernekleri Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Aydoğan, Ege Bölgesi Kars Ardahan Iğdır Dernekleri Federasyonu Genel Sekreteri Ramiz Öncü, Aydın Muşlular Derneği Başkanı Orhan Aşık, Dikili Muşlular Derneği Başkanı Aydın Durdi, Osmanlı Ocakları 1299 İzmir İl Başkanı Mehmet Serdar Başak, Ege Bölgesi Erzincan Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Sıtkı Şimşek, Ege Vanlılar Federasyonu Genel Başkanı Turgut Yaz, Manisa Vanlılar Derneği Başkanı Abuzer Altın, kanaat önderleri Mehmet Payikucuk, Yasin Yıldız, Murat Baran Güneş ve Cevdet Sun, İş İnsanı Hasan Kaya ile Ege Manisalılar Federasyonu Başkan Yardımcısı İpek Baltaoğlu katılım sağladı. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[MÜSİAD’IN “İZMİR BULUŞMALARI”NDA TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNE GÜÇLÜ DESTEK - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 20:30:07 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/musiadin-izmir-bulusmalarinda-terorsuz-turkiye-surecine-guclu-destek-233519-20260706.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/musiadin-izmir-bulusmalarinda-terorsuz-turkiye-surecine-guclu-destek-233519-20260706.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/musiadin-izmir-bulusmalarinda-terorsuz-turkiye-surecine-guclu-destek-233519-20260706.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Şanlıurfa’nın Timur Sokağında Yetişen Kıymetli Bir Hekim; Dr. M. Nazif KUTLUOĞLU…]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.akturkhaber.com/haber-sanliurfanin-timur-sokaginda-yetisen-kiymetli-bir-hekim-dr-m-nazif-kutluoglu-444.html</guid>
                    <link>https://www.akturkhaber.com/haber-sanliurfanin-timur-sokaginda-yetisen-kiymetli-bir-hekim-dr-m-nazif-kutluoglu-444.html</link>
                    <description><![CDATA[Hazırlayan: Ecz. Bakır YEĞENOĞLU]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ ÖMRÜNÜ İNSANA, SAĞLIĞA, AİLESİNE, MAHALLESİNE VE URFA’YA ADAYAN DR. M. NAZİF KUTLUOĞLU’NA BİR VEFA, TEŞEKKÜR VE ONUR YAZISI…



Kıymetli Dostlarım;

Bugün sizlere, grubumuzda bulunan, Şanlıurfa’mızın yetiştirdiği çok kıymetli bir doktor hemşerimizi, aynı zamanda benim de akrabam olan değerli büyüğümüzü, Dr. M. Nazif KUTLUOĞLU Hocamızı vefa, saygı ve muhabbetle takdim etmek istiyorum.

Nazif Hocamız yalnızca bir doktor değildir.

O; Çocukluğunu Urfa’nın kadim sokaklarında yaşamış, yoklukları görmüş, ailesinin yükünü genç yaşta omuzlamış, okuyarak, çalışarak, mücadele ederek bugünlere gelmiş, ömür boyu insanlara kol kanat germiş, Urfa’nın derdiyle dertlenmiş, mahallesinin, akrabasının, dostunun ve hemşehrisinin yanında olmuş kıymetli bir hizmet insanıdır.

ÇOCUKLUĞU, MAHALLESİ VE TİMUR SOKAK HATIRALARI

Dr. M. Nazif Kutluoğlu, 1952 yılında Şanlıurfa’da dünyaya gelmiştir. Çocukluğu, Kadıoğlu Mahallesi Timur Sokakta, o eski avlulu Urfa evlerinde geçmiştir. Timur Sokak, sıradan bir sokak değildi.

O sokak; komşuluğun gerçek anlamda yaşandığı, insanların birbirine damdan dama gidecek kadar yakın olduğu, büyüklerin çocuklara yalnız kendi evladı gibi değil, bütün mahallenin evladı gibi sahip çıktığı, saygının, edebin, mahremiyetin ve mahalle terbiyesinin yaşandığı kadim bir Urfa sokağıydı.

Bizler o dönemlerde Timur Sokak’taki büyüklerimizi, hocalarımızı, amcalarımızı görünce kendimize çeki düzen verirdik. Çünkü o insanlar sadece komşu değil; aynı zamanda yol gösteren, uyaran, koruyan, sahiplenen büyüklerimizdi.

EĞİTİM HAYATI VE BAŞARISI

Nazif Hocamız İlkokulu, eski adıyla Basmahane, halk arasındaki adıyla Masmahana olarak bilinen Şehit Nusret İlkokulunda okumuştur.

O dönem Okul Müdürü rahmetli Ali Galip Bey’dir.

Ortaokul ve Lise eğitimini ise Urfa Lisesinde tamamlamıştır.

1968–1969 döneminde Urfa Lisesini birincilikle bitirmiş, ardından üniversite imtihanında Hacettepe Tıp Fakültesini kazanmıştır.

Bu başarı, o günün şartlarında kolay elde edilmiş bir başarı değildir.

Yoklukların, imkânsızlıkların, maddi sıkıntıların içinde; azimle, çalışkanlıkla, inançla kazanılmış büyük bir başarıdır.

1977 yılında Hacettepe Tıp Fakültesinden mezun olmuş, aldığı eğitimle sadece kendisi için değil, ailesi ve memleketi için de bir umut olmuştur.

AİLE SORUMLULUĞU VE MÜCADELE DOLU YILLAR

Nazif Hocamızın hayatında fedakârlık çok önemli bir yer tutar.

Babasının maddi durumu iyi olmadığı için üniversite yıllarında Sağlık Bakanlığından burs alarak eğitimini sürdürmüştür. Mecburi hizmet için Urfa’ya dönmüş, 1977 yılının Ekim ayında evlenmiştir.

1979 yılının 1 Mayıs günü babasını kalp krizinden kaybetmiştir.

Altı (6) erkek, üç (3) kız kardeşten oluşan kalabalık bir ailenin en büyük çocuğu olarak, babasının vefatından sonra ailenin yükü büyük ölçüde onun omuzlarına binmiştir.

Kardeşlerini okutmak, yetiştirmek, aileyi ayakta tutmak kendisine düşmüştür.

İşte bu yüzden ihtisas yapma imkânı varken, ailesini tercih etmiş; mesleki hayallerinin bir kısmını ailesinin geleceği için ertelemiştir.

Bu yönüyle Nazif Bey Hocamız, yalnızca başarılı bir doktorluğunun yanında; aynı zamanda fedakâr bir evlat, sorumluluk sahibi bir ağabey ve ailesinin direği olmuştur.

MESLEK HAYATI, ASKERLİK VE URFA’YA HİZMETİ

Nazif Hocamız, Hacettepe Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra mecburi hizmet için memleketi Şanlıurfa’ya dönmüştür.

Askere gitmeden önce bir süre Tılfındır Sağlık Ocağı’nda görev yapmış; burada halkın içinde, doğrudan insanla temas eden Hekimlik hizmetinin en samimi örneklerinden birini vermiştir.

Daha sonra iki yıl süreyle Sağlık Müdürlüğü görevinde bulunmuş; yalnızca Hekim olarak değil, idari alanda da Şanlıurfa’nın sağlık hizmetlerine katkı sunmuştur.

12 Eylül döneminde askere gitmiş, 16 aylık Yedek Subaylık görevinden sonra tekrar Urfa’ya dönmüştür.

Daha sonra serbest muayenehanesini açarak Hekimlik hizmetine başlamıştır.

O günden bugüne kadar mesleğini büyük bir sorumluluk ve insan sevgisiyle sürdürmüştür. Halen muayenehanesinde çalışmakta, sağlığı elverdiği sürece Urfa’ya ve hemşehrilerine hizmet etmeye devam etmektedir.

Bir hekim için en büyük şeref, insanların duasını almaktır.

Nazif Hocamız da yıllar boyunca yalnız reçete yazmamış; insanların derdini dinlemiş, kapısını çalanı geri çevirmemiş, akrabaya, komşuya, dosta ve hemşehrilerine elinden geldiğince yardımcı olmuş, Urfa’nın nabzını tutan, insanını tanıyan, halkın içinde yaşayan bir doktor olmuştur.

AKRABALIK, KOMŞULUK VE GÖNÜL BAĞIMIZ

Kutluoğlu ailesiyle bizim ailemizin çok eskiye dayanan bir komşuluk ve akrabalık bağı vardır.

Rahmetli dedem Edip, nenem Emine idi.

Eskiden Urfa’da hanımlar çoğu zaman eşlerinin mesleğiyle veya adıyla anılırdı.

Mesela benim neneme, Emineler karışmasın diye: Nacar Edip Eminesi derlerdi.

Komşu evde eşinin mesleği sıvacılık olan bir hanım için de: Sıvacı Zeliha gibi ifadeler kullanılırdı.

Bu ifadeler; o eski Urfa kültürünün, mahalle hafızasının ve insanların birbirini ne kadar yakından tanıdığının güzel örnekleriydi.

Rahmetli dedem ve nenem, 1900’lü yıllardan beri Timur Sokak’ta, Su Meydanı tarafından girişte sağ tarafta bulunan haçlı kapıda otururlardı.

Nazif Hocamızın rahmetli babası İsmail Amca ve annesi Zarif Dayze de dedemlere birkaç kapı ileride otururlardı.

Nenem akşamları eline fanusunu alır, akrabası olan Zarif Dayzelere sık sık gezmeye gider, orada huzur bulur gelirdi.

Nazif Bey doktor olunca, bundan en büyük faydayı görenlerden biri de benim rahmetli nenem oldu.

Allah kendisinden razı olsun; nenem Hacı Edip Eminesi’nin sağlığıyla ölünceye kadar ilgilendi.

Nenemin bir sağlık sorunu olduğunda, gözünü çoğu zaman doğru Dr. Nazif Bey’in yanında açardı. Ne de olsa hem akrabaydı, hem doktordu, hem de gönlü geniş bir insandı.

SADECE AİLESİNE DEĞİL, BÜTÜN URFA’YA KOL KANAT GEREN BİR İNSAN

Nazif Hocamız yalnız bizim ailemizle değil; tüm Timur Sokaklılarla, Urfa’daki hemşehrileriyle, dostlarıyla ve hastalarıyla yakından ilgilenmiş bir insandır.

Bilgi birikimi yüksek, insan ilişkileri kuvvetli, Urfa’yı iyi tanıyan, Urfa’nın nabzını iyi tutan değerli bir hekimdir.

Kendisi aynı zamanda aile hayatıyla da örnek bir insandır.

Bir (1) kız, iki (2) erkek evlat babasıdır. Altı (6) torun sahibidir.

Hem aile büyüklerine sahip çıkmış, hem kardeşlerine kol kanat germiş, hem çocuklarını yetiştirmiş, hem de yıllarca Urfa insanına hizmet etmiştir.

SİVİL TOPLUM, VAKIF, SAĞLIK KURULLARI VE SİYASİ HİZMETLERİ

Nazif Bey Hocamız, yalnız sağlık alanında değil; sivil toplum, vakıf çalışmaları, sağlık kurulları ve siyaset alanında da memleketine hizmet etmiş bir isimdir.

12 yıl süreyle MÜSİAD Şanlıurfa üyeliğinde bulunmuştur.

Halen Şanlıurfa Eyyübiye İlçesi Hıfzıssıhha Kurulu üyeliği ve Şanlıurfa Valiliği Hıfzıssıhha Kurulu üyeliği devam etmektedir.

Bu görevler, onun halk sağlığına yalnız hekimlik mesleğiyle değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluk bilinciyle de katkı sunduğunun güzel bir göstergesidir.

Ayrıca Hazreti İbrahim Halilullah Kültür ve Eğitim Vakfı’nda tam 30 yıl boyunca Mütevelli Heyeti üyeliği ve Başkanlık görevlerinde bulunmuştur.

Bu uzun soluklu hizmet, onun Urfa’nın manevi, kültürel ve eğitim hayatına verdiği değerin en açık göstergelerinden biridir.

Nazif Hocamız, siyasi hayatın içinde de memleketine hizmet etmeye gayret etmiştir.

Refah Partisinde siyasete başlamış, daha sonra AK Parti Şanlıurfa kurucu üyeleri arasında yer almıştır.

Uzun yıllar Başkan Yardımcılığı yapmış, halen AK Parti Yönetim Kurulu üyesi ve Sağlıktan Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak görevine devam etmektedir.

Bu da onun yalnız muayenehanesinde değil, sosyal hayatın, kültürel hizmetlerin, halk sağlığının ve şehir sorumluluğunun içinde de Urfa’ya hizmet etme gayretinin bir göstergesidir.

Bir süre önce de Mali Müşavir olarak Şanlıurfa’da başarıyla hizmet etmeyi sürdüren ve bir süre Mali Müşavirler Odası Başkanlığı da yapmış olan kardeşi Şeyh Müslüm Kutluoğlu Hakkın rahmetine kavuştu.

İnna lillahahi ve inna ileyhi raci’un. Allahu Teâlâ rahmet eylesin, sevenlerine sabır ihsan eylesin…

SON SÖZ

Kıymetli dostlarım;

Dr. M. Nazif Kutluoğlu Hocamızın hayatına baktığımızda;

Azim vardır,

Emek vardır,

Fedakârlık vardır,

Aile sorumluluğu vardır,

Mahalle terbiyesi vardır,

Hekimlik onuru vardır,

Sivil toplum hizmeti vardır,

Vakıf kültürü vardır,

Halk sağlığına adanmışlık vardır,

Urfa sevgisi vardır.

Kendisi;&nbsp;Timur Sokak’tan yetişmiş, Urfa Lisesi’nden Hacettepe Tıp Fakültesi’ne uzanmış, oradan tekrar memleketine dönerek ömrünü Urfa insanına adamış kıymetli bir hemşehrimizdir.




 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.akturkhaber.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[Şanlıurfa’nın Timur Sokağında Yetişen Kıymetli Bir Hekim; Dr. M. Nazif KUTLUOĞLU… - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 12:34:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/sanliurfanin-timur-sokaginda-yetisen-kiymetli-bir-hekim-dr-m-nazif-kutluoglu-154227-20260705.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/sanliurfanin-timur-sokaginda-yetisen-kiymetli-bir-hekim-dr-m-nazif-kutluoglu-154227-20260705.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.akturkhaber.com/images/haber/sanliurfanin-timur-sokaginda-yetisen-kiymetli-bir-hekim-dr-m-nazif-kutluoglu-154227-20260705.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item></channel></rss>