Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Mehmet Fethi Aktürk
Köşe Yazarı
Mehmet Fethi Aktürk
 

Eğlenmek Çocuklarımızın Hakkı

Yaz geldi... Güneş, tüm sıcaklığıyla ülkemizin üzerine çöktü. Özellikle Güneydoğu Anadolu'da ve Akdeniz'in birçok noktasında termometreler 40 derecenin üzerine çıkıyor. Böyle havalarda çalışan insanlar için mesai saati adeta bitmek bilmiyor. Herkesin aklında aynı düşünce var: "Bir an önce eve gidip serinleyebilsem..." Peki ya çocuklar? Bizler en azından çalışıyor, farklı insanlarla karşılaşıyor, hayatın içinde yer alıyoruz. Çocuklarımız ise çoğu zaman dört duvar arasında, tablet ve telefon ekranlarının karşısında saatlerini geçiriyor. Elbette ekonomik şartlar herkes için aynı değil. Kimileri yazlığında ya da tatil beldelerinde çocuklarına unutulmaz bir yaz yaşatabiliyor. Ancak milyonlarca aile için böyle bir imkân bulunmuyor. Bu durum, çocuklarımızın yazı sadece evde geçirmek zorunda olduğu anlamına gelmemeli. Çünkü çocukluk; klimanın karşısında değil, parkta koşarken, salıncakta sallanırken, top oynarken, çimenlere uzanırken yaşanır. Bilim insanları yıllardır aynı gerçeği dile getiriyor. Açık havada oyun oynayan çocukların fiziksel gelişimleri daha sağlıklı oluyor. Doğayla vakit geçiren çocuklarda dikkat eksikliği, kaygı ve stres daha az görülüyor. Hareket eden çocukların bağışıklık sistemi güçleniyor, kas ve kemik gelişimi destekleniyor. Gün ışığı sayesinde D vitamini üretimi artarken, akşamları daha kaliteli uyku uyuyabiliyorlar. Ama belki de en önemlisi... Çocuklar insan olmayı, insanın içinde öğreniyor. Paylaşmayı, beklemeyi, arkadaş edinmeyi, empati kurmayı, kaybetmeyi ve yeniden denemeyi ekran başında değil; oyun alanlarında öğreniyorlar. Hayatın gerçek okulunun duvarları yoktur. Elbette sıcak saatlerde dışarı çıkmak doğru değil. Uzmanlar özellikle 11.00 ile 16.00 saatleri arasında güneşten korunmayı öneriyor. Ancak sabah erken saatlerde veya akşam serinliğinde yapılacak bir park gezisi, kısa bir yürüyüş ya da ailece yenilecek mütevazı bir piknik bile çocuklarımızın hafızasında yıllarca yaşayacak güzel anılar bırakabilir. Çocuklar bizden pahalı oyuncaklar istemiyor. Onlar bizim zamanımızı, ilgimizi ve sevgimizi istiyor. Bugün birlikte çıkılan kısa bir park gezisi, yarın anlatacakları en güzel çocukluk hatıralarından biri olabilir. Bu yaz çocuklarımızı eve mahkûm etmeyelim. İmkânımız ölçüsünde onları doğayla buluşturalım. Parklara götürelim, oyun oynamalarına fırsat verelim, yeni arkadaşlıklar kurmalarını sağlayalım. Çünkü bugünün çocukları, yarının öğretmeni, doktoru, polisi, çiftçisi, mühendisi ve yöneticisi olacak. Onlara bırakacağımız en değerli miras; sadece iyi bir eğitim değil, mutlu ve dolu dolu yaşanmış bir çocukluktur. Çocuk gülerse aile mutlu olur. Aile mutlu olursa toplum güçlenir. Güçlü bir Türkiye'nin yolu da mutlu çocuklardan geçer.
Ekleme Tarihi: 09 Temmuz 2026 -Perşembe

Eğlenmek Çocuklarımızın Hakkı

Yaz geldi...
Güneş, tüm sıcaklığıyla ülkemizin üzerine çöktü. Özellikle Güneydoğu Anadolu'da ve Akdeniz'in birçok noktasında termometreler 40 derecenin üzerine çıkıyor. Böyle havalarda çalışan insanlar için mesai saati adeta bitmek bilmiyor. Herkesin aklında aynı düşünce var: "Bir an önce eve gidip serinleyebilsem..."
Peki ya çocuklar?
Bizler en azından çalışıyor, farklı insanlarla karşılaşıyor, hayatın içinde yer alıyoruz. Çocuklarımız ise çoğu zaman dört duvar arasında, tablet ve telefon ekranlarının karşısında saatlerini geçiriyor.
Elbette ekonomik şartlar herkes için aynı değil. Kimileri yazlığında ya da tatil beldelerinde çocuklarına unutulmaz bir yaz yaşatabiliyor. Ancak milyonlarca aile için böyle bir imkân bulunmuyor. Bu durum, çocuklarımızın yazı sadece evde geçirmek zorunda olduğu anlamına gelmemeli.
Çünkü çocukluk; klimanın karşısında değil, parkta koşarken, salıncakta sallanırken, top oynarken, çimenlere uzanırken yaşanır.
Bilim insanları yıllardır aynı gerçeği dile getiriyor. Açık havada oyun oynayan çocukların fiziksel gelişimleri daha sağlıklı oluyor. Doğayla vakit geçiren çocuklarda dikkat eksikliği, kaygı ve stres daha az görülüyor. Hareket eden çocukların bağışıklık sistemi güçleniyor, kas ve kemik gelişimi destekleniyor. Gün ışığı sayesinde D vitamini üretimi artarken, akşamları daha kaliteli uyku uyuyabiliyorlar.
Ama belki de en önemlisi...
Çocuklar insan olmayı, insanın içinde öğreniyor.
Paylaşmayı, beklemeyi, arkadaş edinmeyi, empati kurmayı, kaybetmeyi ve yeniden denemeyi ekran başında değil; oyun alanlarında öğreniyorlar. Hayatın gerçek okulunun duvarları yoktur.
Elbette sıcak saatlerde dışarı çıkmak doğru değil. Uzmanlar özellikle 11.00 ile 16.00 saatleri arasında güneşten korunmayı öneriyor. Ancak sabah erken saatlerde veya akşam serinliğinde yapılacak bir park gezisi, kısa bir yürüyüş ya da ailece yenilecek mütevazı bir piknik bile çocuklarımızın hafızasında yıllarca yaşayacak güzel anılar bırakabilir.
Çocuklar bizden pahalı oyuncaklar istemiyor. Onlar bizim zamanımızı, ilgimizi ve sevgimizi istiyor. Bugün birlikte çıkılan kısa bir park gezisi, yarın anlatacakları en güzel çocukluk hatıralarından biri olabilir.
Bu yaz çocuklarımızı eve mahkûm etmeyelim.
İmkânımız ölçüsünde onları doğayla buluşturalım. Parklara götürelim, oyun oynamalarına fırsat verelim, yeni arkadaşlıklar kurmalarını sağlayalım. Çünkü bugünün çocukları, yarının öğretmeni, doktoru, polisi, çiftçisi, mühendisi ve yöneticisi olacak.
Onlara bırakacağımız en değerli miras; sadece iyi bir eğitim değil, mutlu ve dolu dolu yaşanmış bir çocukluktur.
Çocuk gülerse aile mutlu olur. Aile mutlu olursa toplum güçlenir. Güçlü bir Türkiye'nin yolu da mutlu çocuklardan geçer.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve akturkhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.