Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam

DAVA ADAMI: PROF. DR. CÜNEYT YÜKSEL

Siyaset 27.07.2026 - 10:42, Güncelleme: 27.07.2026 - 10:42 200 kez okundu.
 

DAVA ADAMI: PROF. DR. CÜNEYT YÜKSEL

Müslüm Aktürk yazdı...

Hayatım boyunca çok sayıda siyasetçi tanıdım. Kimi makamıyla büyüdü, kimi makamını büyüttü. Bazıları ise görev alsın ya da almasın aynı çizgide yürümeyi başardı. İnsan karakteri, en çok makam elinden gittiğinde ortaya çıkar. O günlerde sergilenen duruş, yıllarca yapılan konuşmalardan çok daha kıymetlidir. İşte bu yüzden dava adamlığı kolay değildir. Bu unvan; sloganlarla, alkışlarla ya da kişinin kendisini öyle tanıtmasıyla kazanılmaz. Aynı istikamette yürümeyi, inandığı değerlere sadık kalmayı, fedakârlığı göze almayı ve gerektiğinde hiçbir karşılık beklemeden hizmet etmeyi gerektirir. Benim yakından tanıdığım ve bu tanıma uyan isimlerden biri de Prof. Dr. Sayın Cüneyt Yüksel'dir. ÇİZGİSİNİ HİÇ DEĞİŞTİRMEDİ Prof. Dr. Cüneyt Yüksel'i uzun yıllardır tanıyorum. Milletvekili olduğu dönemleri de biliyorum, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin dışında kaldığı yılları da... İnsanları tanımak için en doğru zaman, sahip oldukları makamlar değil; o makamların bulunmadığı dönemlerdir. Sayın Yüksel, 2007 yılında AK Parti Mardin Milletvekili olarak Gazi Meclis'te görev aldı. Daha sonra yaklaşık on beş yıl boyunca parlamentonun dışında kaldı. Siyasette böyle süreçler, birçok insanın kırıldığı, küstüğü ve kenara çekildiği dönemlerdir. Cüneyt Yüksel ise aynı inançla yoluna devam etti. Ne sitem etti... Ne kırgınlığını öne çıkardı... Ne de mücadelesinden vazgeçti. Bilgisini artırdı, akademik çalışmalarını sürdürdü, konferanslar verdi, hukuk alanındaki birikimini geliştirdi ve partisine hizmete devam etti. MAKAMA GÜÇ KATAN OLDU İstanbul'da bulunduğumuz yıllarda birçok programda birlikte olduk. Katıldığı konferansları, sivil toplum kuruluşlarının etkinliklerini takip ettim. Özellikle 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından gerçekleştirilen demokrasi nöbetlerinde yaptığı konuşmalar, millete moral veren, birlik ve beraberlik ruhunu güçlendiren hitaplardı. Yakından tanıyan herkesin üzerinde birleştiği bazı özellikleri vardır. Nezaketi... Mütevazılığı... Devlet ciddiyeti... Sorumluluk duygusu... Bazen insanın unvanı büyür; karakteri aynı ölçüde gelişmez. Cüneyt Yüksel'de ise bunun tam tersini gördüm. Akademik başarıları arttıkça tevazusu da arttı. Görev üstlendikçe sorumluluk duygusu daha da güçlendi. DÜNYA ÇAPINDA BİR HUKUKÇU Akademik hayatına bakıldığında bunun tesadüf olmadığı açıkça görülüyor. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Yüksek lisansını Harvard Üniversitesi Hukuk Fakültesinde tamamladı. Doktorasını Stanford Üniversitesi Hukuk Fakültesinde yaptı ve burada başarı ödülüne layık görüldü. Harvard ve Stanford Üniversitelerinde ders verdi. Uluslararası hukuk, anayasa hukuku, insan hakları, etik ve hukuk reformları alanlarında önemli akademik çalışmalara imza attı. ABD'de Silikon Vadisi ve Washington D.C.'de uluslararası şirketlere ve devlet kurumlarına hukuk danışmanlığı yaptı. Boğaziçi ve İstanbul Üniversitelerinde öğretim üyeliği görevinde bulundu. Bugün sahip olduğu uluslararası hukuk birikimi, yılların emeğinin ve disiplinli çalışmasının ürünüdür. DEVLETİN İHTİYAÇ DUYDUĞU KADROLAR 28.Dönemde AK Parti İstanbul Milletvekili olarak yeniden Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne seçildi. Bugün ise TBMM Adalet Komisyonu Başkanlığı görevini yürütüyor. Uluslararası hukuk alanındaki birikimi, Lahey'de Türkiye'nin Güney Afrika Cumhuriyeti'nin Uluslararası Adalet Divanı'nda İsrail aleyhine açtığı soykırım davasına müdahillik başvurusunda üstlendiği görevle uluslararası platformda da değerlendirildi. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın çeşitli dönemlerde kendisine önemli sorumluluklar vermesi de yıllar içinde oluşan güvenin doğal bir sonucudur. Devletlerin en büyük gücü; yetişmiş insan kaynağıdır. Bilgisiyle örnek olan, devlet terbiyesini özümsemiş, uluslararası birikime sahip, hukuku iyi bilen, temsil kabiliyeti yüksek ve sorumluluk almaktan kaçınmayan insanlar, güçlü devletlerin en önemli sermayesidir. Türkiye'nin bugün de yarın da böyle nitelikli devlet insanlarına ihtiyaç duyduğuna inanıyorum. Prof. Dr. Cüneyt Yüksel'in bugüne kadar üstlendiği her görevi başarıyla yerine getirdiğini düşünüyorum. Bu sebeple, önümüzdeki yıllarda kendisini devletimizin çok daha önemli kademelerinde, çok daha büyük sorumluluklar üstlenirken görürsek bunun kimse için şaşırtıcı olmayacağı kanaatindeyim. Çünkü liyakat, bilgi, sadakat ve temsil kabiliyeti bir araya geldiğinde devlet, o birikimi mutlaka değerlendirir. Her insan bir şekilde bir makama gelebilir. Önemli olan, o makama kalıcı bir eser bırakabilmektir. Benim nazarımda Prof. Dr. Cüneyt Yüksel, makamların arkasına sığınanlardan değil; bulunduğu her göreve değer katan, duruşuyla güven veren ve devletine hizmet etmeyi hayatının merkezine koyan isimlerden biridir. Yazının başında söyledim, sonunda da aynı inançla tekrar ediyorum: Dava adamlığı kolay değildir. Bu sıfatı ancak yıllar boyunca aynı çizgide yürüyen, şartlar ne olursa olsun inandığı değerlerden ayrılmayan ve milletine hizmet etmeyi her türlü kişisel hesabın üzerinde tutabilen insanlar hak eder. İşte bu nedenlerden dolayı “Prof. Dr. Sayın Cüneyt Yüksel bu vasıfları taşıyan, devletimizin bugün olduğu gibi gelecekte de daha önemli görevlerde değerlendireceğine inandığım kıymetli devlet ve siyaset adamlarından biridir.” diyorum…
Müslüm Aktürk yazdı...

Hayatım boyunca çok sayıda siyasetçi tanıdım.

Kimi makamıyla büyüdü, kimi makamını büyüttü. Bazıları ise görev alsın ya da almasın aynı çizgide yürümeyi başardı.

İnsan karakteri, en çok makam elinden gittiğinde ortaya çıkar. O günlerde sergilenen duruş, yıllarca yapılan konuşmalardan çok daha kıymetlidir.

İşte bu yüzden dava adamlığı kolay değildir.

Bu unvan; sloganlarla, alkışlarla ya da kişinin kendisini öyle tanıtmasıyla kazanılmaz. Aynı istikamette yürümeyi, inandığı değerlere sadık kalmayı, fedakârlığı göze almayı ve gerektiğinde hiçbir karşılık beklemeden hizmet etmeyi gerektirir.

Benim yakından tanıdığım ve bu tanıma uyan isimlerden biri de Prof. Dr. Sayın Cüneyt Yüksel'dir.

ÇİZGİSİNİ HİÇ DEĞİŞTİRMEDİ

Prof. Dr. Cüneyt Yüksel'i uzun yıllardır tanıyorum.

Milletvekili olduğu dönemleri de biliyorum, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin dışında kaldığı yılları da...

İnsanları tanımak için en doğru zaman, sahip oldukları makamlar değil; o makamların bulunmadığı dönemlerdir.

Sayın Yüksel, 2007 yılında AK Parti Mardin Milletvekili olarak Gazi Meclis'te görev aldı.

Daha sonra yaklaşık on beş yıl boyunca parlamentonun dışında kaldı.

Siyasette böyle süreçler, birçok insanın kırıldığı, küstüğü ve kenara çekildiği dönemlerdir.

Cüneyt Yüksel ise aynı inançla yoluna devam etti.

Ne sitem etti...

Ne kırgınlığını öne çıkardı...

Ne de mücadelesinden vazgeçti.

Bilgisini artırdı, akademik çalışmalarını sürdürdü, konferanslar verdi, hukuk alanındaki birikimini geliştirdi ve partisine hizmete devam etti.

MAKAMA GÜÇ KATAN OLDU

İstanbul'da bulunduğumuz yıllarda birçok programda birlikte olduk.

Katıldığı konferansları, sivil toplum kuruluşlarının etkinliklerini takip ettim.

Özellikle 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından gerçekleştirilen demokrasi nöbetlerinde yaptığı konuşmalar, millete moral veren, birlik ve beraberlik ruhunu güçlendiren hitaplardı.

Yakından tanıyan herkesin üzerinde birleştiği bazı özellikleri vardır.

Nezaketi...

Mütevazılığı...

Devlet ciddiyeti...

Sorumluluk duygusu...

Bazen insanın unvanı büyür; karakteri aynı ölçüde gelişmez.

Cüneyt Yüksel'de ise bunun tam tersini gördüm.

Akademik başarıları arttıkça tevazusu da arttı.

Görev üstlendikçe sorumluluk duygusu daha da güçlendi.

DÜNYA ÇAPINDA BİR HUKUKÇU

Akademik hayatına bakıldığında bunun tesadüf olmadığı açıkça görülüyor.

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu.

Yüksek lisansını Harvard Üniversitesi Hukuk Fakültesinde tamamladı.

Doktorasını Stanford Üniversitesi Hukuk Fakültesinde yaptı ve burada başarı ödülüne layık görüldü.

Harvard ve Stanford Üniversitelerinde ders verdi.

Uluslararası hukuk, anayasa hukuku, insan hakları, etik ve hukuk reformları alanlarında önemli akademik çalışmalara imza attı.

ABD'de Silikon Vadisi ve Washington D.C.'de uluslararası şirketlere ve devlet kurumlarına hukuk danışmanlığı yaptı.

Boğaziçi ve İstanbul Üniversitelerinde öğretim üyeliği görevinde bulundu.

Bugün sahip olduğu uluslararası hukuk birikimi, yılların emeğinin ve disiplinli çalışmasının ürünüdür.

DEVLETİN İHTİYAÇ DUYDUĞU KADROLAR

28.Dönemde AK Parti İstanbul Milletvekili olarak yeniden Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne seçildi.

Bugün ise TBMM Adalet Komisyonu Başkanlığı görevini yürütüyor.

Uluslararası hukuk alanındaki birikimi, Lahey'de Türkiye'nin Güney Afrika Cumhuriyeti'nin Uluslararası Adalet Divanı'nda İsrail aleyhine açtığı soykırım davasına müdahillik başvurusunda üstlendiği görevle uluslararası platformda da değerlendirildi.

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın çeşitli dönemlerde kendisine önemli sorumluluklar vermesi de yıllar içinde oluşan güvenin doğal bir sonucudur.

Devletlerin en büyük gücü; yetişmiş insan kaynağıdır.

Bilgisiyle örnek olan, devlet terbiyesini özümsemiş, uluslararası birikime sahip, hukuku iyi bilen, temsil kabiliyeti yüksek ve sorumluluk almaktan kaçınmayan insanlar, güçlü devletlerin en önemli sermayesidir.

Türkiye'nin bugün de yarın da böyle nitelikli devlet insanlarına ihtiyaç duyduğuna inanıyorum.

Prof. Dr. Cüneyt Yüksel'in bugüne kadar üstlendiği her görevi başarıyla yerine getirdiğini düşünüyorum.

Bu sebeple, önümüzdeki yıllarda kendisini devletimizin çok daha önemli kademelerinde, çok daha büyük sorumluluklar üstlenirken görürsek bunun kimse için şaşırtıcı olmayacağı kanaatindeyim.

Çünkü liyakat, bilgi, sadakat ve temsil kabiliyeti bir araya geldiğinde devlet, o birikimi mutlaka değerlendirir.

Her insan bir şekilde bir makama gelebilir.

Önemli olan, o makama kalıcı bir eser bırakabilmektir.

Benim nazarımda Prof. Dr. Cüneyt Yüksel, makamların arkasına sığınanlardan değil; bulunduğu her göreve değer katan, duruşuyla güven veren ve devletine hizmet etmeyi hayatının merkezine koyan isimlerden biridir.

Yazının başında söyledim, sonunda da aynı inançla tekrar ediyorum: Dava adamlığı kolay değildir.

Bu sıfatı ancak yıllar boyunca aynı çizgide yürüyen, şartlar ne olursa olsun inandığı değerlerden ayrılmayan ve milletine hizmet etmeyi her türlü kişisel hesabın üzerinde tutabilen insanlar hak eder.

İşte bu nedenlerden dolayı “Prof. Dr. Sayın Cüneyt Yüksel bu vasıfları taşıyan, devletimizin bugün olduğu gibi gelecekte de daha önemli görevlerde değerlendireceğine inandığım kıymetli devlet ve siyaset adamlarından biridir.” diyorum…

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve akturkhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.