DEREBOĞAZI SORUNU ALAY KONUSU YAPILAMAZ
DEREBOĞAZI SORUNU ALAY KONUSU YAPILAMAZ
Müslüm Aktürk yazdı...
Müslüm Aktürk yazdı...
Isparta’da sokağa çıkıp “Kentinizin en önemli sorunu nedir?” diye sorulsa, halkın önemli bir bölümünün vereceği cevap bellidir: Dereboğazı Yolu.
Çeyrek asırdan beri çözüleceği söylenen Dereboğazı, hâlâ Isparta’nın gündeminde. Üstelik mesele yalnızca bir yolun tamamlanmamış olması değil. Bu güzergâhta insanlar hayatını kaybetti, yaralandı; aileler maddi ve manevi kayıplar yaşadı.
Dolayısıyla Dereboğazı Yolu, insan hayatının söz konusu olduğu ciddi bir meseledir.
AK PARTİ’NİN YUMUŞAK KARNI
AK Parti açısından bakıldığında Dereboğazı’nın ciddi bir siyasi probleme dönüştüğünü görmek gerekiyor.
Partinin milletvekilleri bu konuda gerçekten zorlanıyor. Çünkü vatandaşın karşısına çıkıp ne söyleyeceklerini onlar da şaşırmış haldeler.
“Yapılıyor” deseler, “Ne zaman bitecek?” sorusuyla karşılaşıyorlar.
“Ödenek ayrıldı” deseler, “Yıllardır ayrılıyor, neden hâlâ bitmedi?” deniliyor.
“Çalışmalar devam ediyor” deseler, vatandaşın cevabı hazır: “Zaten yıllardır devam ediyor.”
Adeta maçın son dakikalarındalar. Maçın bitmesini isteyen bir takımın kalecisi gibi topu ayağında tutuyor, zaman geçiriyorlar. Ancak hakem de artık sarı kartı göstermeye hazır.
Vatandaşa, “Ekonomik şartlar zor, devletin kaynakları sınırlı, böyle büyük bir yatırım için bugün 30 milyar lira ayırmak kolay değil; dolayısıyla biraz daha bekleyeceksiniz” demek de kolay değil.
Çünkü vatandaşın vereceği cevap belli: “Biz zaten yıllardır bekliyoruz.”
Bunlar yetmezmiş gibi Süreyya Sadi Bilgiç’in açıklaması, iktidarın Isparta’daki işini daha da zorlaştırdı.
SÜREYYA BEY’İN SÖZLERİ NEDEN TEPKİ ÇEKTİ?
Ömrünü TBMM’de geçirmiş, Isparta siyasetinde önemli görevler üstlenmiş tecrübeli bir siyasetçi olan Süreyya Sadi Bilgiç’in sosyal medyada yayınlanan bir röportajda, “Dereboğazı Yolu yapılsaydı Ispartalı Antalya’ya kahvaltıya giderdi” şeklindeki sözleri kentte ciddi tepkiyle karşılandı.
Sözün hangi niyetle söylendiğini elbette kendisi bilir. Ancak siyasette yalnızca niyet değil, sözün toplumda nasıl karşılık bulduğu da önemlidir.
Çünkü Dereboğazı, yalnızca Isparta’dan Antalya’ya gidip kahvaltı yapılacak bir yol değildir.
Bu güzergâh Antalya’nın yanı sıra Alanya’ya, Adana’ya, Mersin’e ve daha ilerideki kentlere ulaşım sağlayan önemli bir yoldur.
Bu yolu esnaf kullanıyor.
Sanayici kullanıyor.
İşçi kullanıyor.
Çiftçi kullanıyor.
Öğrenci kullanıyor.
Hastası olan kullanıyor.
Ticaret yapan kullanıyor.
Ailesini görmek isteyen kullanıyor.
İnsanların hayatını kaybettiği böyle bir yolun yıllardır tamamlanamamış olması zaten başlı başına ciddi bir sorunken, meselenin “Antalya’ya kahvaltıya gitmek” üzerinden ifade edilmesi doğal olarak tepki çekti.
“ZENGİNLER ANTALYA’YA GİTMESİN DİYE YAPILMIYOR”
Dereboğazı’nın neden bugüne kadar tamamlanamadığı konusunda Isparta’da yıllardır çeşitli iddialar ve söylentiler dolaşıyor.
Benim de bir tanıdığım, bu konuda bana şöyle demişti:
“Isparta’nın zenginleri Antalya’ya gitmesin diye Dereboğazı yapılmıyor.”
Ben de kendisine tepki göstermiştim.
“İnanma, böyle vicdansızlık olur mu? İnsan hayatından söz ediyoruz. Nice canlar gitti, insanlar yaralandı. Para gidecek diye insanların ölmesine göz yumulur mu?” demiştim.
Süreyya Bey’in sözleri basına yansıdıktan sonra aynı tanıdığım bana mesaj gönderdi:
“Gördün mü sana dediğim şeyleri…”
Ardından kendi yorumunu yaptı…
Şimdi o iddianın doğru olduğunu elbette söylemiyorum.
Ancak şunu söylüyorum: Siyasetçilerin kullandığı bazı ifadeler, toplumda yıllardır dolaşan bu tür iddiaları istemeden de olsa besleyebilir.
İşte bu nedenle, özellikle tecrübeli siyasetçilerin sözlerini seçerken daha dikkatli olmaları gerekir.
MUHALEFETE PAS VERİLDİ
Süreyya Sadi Bilgiç’in sözleri, Dereboğazı konusunda zaten savunma yapmakta zorlanan AK Parti açısından muhalefete önemli bir siyasi malzeme verdi.
Dereboğazı Isparta'da AK Parti’nin en hassas noktalarından biri.
Yıllardır tamamlanamayan yol…
Verilen sözler…
Kazalar…
Can kayıpları…
Vatandaşın beklentisi…
Bütün bunların üzerine bir de “kahvaltı” ifadesi eklenince, muhalefet açısından kullanılabilecek güçlü bir siyasi argüman ortaya çıktı.
Süreyya Bey, farkında olarak veya olmayarak, muhalefete öyle bir pas verdi ki…
Yeni Parti Isparta Milletvekili Hikmet Yalım Halıcı da adeta boş kaleyi önünde buldu.
Gol attı, ardından bir gol daha… Gol üstüne gol attı.
Çünkü Dereboğazı konusunda muhalefetin eline bundan daha rahat kullanılabilecek bir siyasi malzeme vermek gerçekten kolay değil.
Ortada yıllardır tamamlanmayı bekleyen, insanların can güvenliğini doğrudan ilgilendiren bir yol var.
Siyaset de bunun üzerinden yapılırken sözlerin nereye gideceğine dikkat etmek gerekiyor.
BAŞDEĞİRMEN GERÇEĞİNİ DE UNUTMAMAK GEREKİR
Şunu da çok ciddi şekilde ifade etmek istiyorum:
Şükrü Başdeğirmen’in yerinde başka bir aday gösterilseydi, AK Parti’nin Isparta’daki yerel seçimi kazanma ihtimali çok daha düşük olurdu.
Seçimi Başdeğirmen kazandı.
Başdeğirmen’in toplumdaki karşılığı, siyasi gücü ve ortaya koyduğu projeler, AK Parti’nin Isparta Belediye Başkanlığı seçimini kazanmasında önemli rol oynadı.
Başdeğirmen’in kentteki karşılığı olmasaydı, bugün Isparta Belediye Başkanı başka bir partinin adayı olabilirdi.
Bunu görmezden gelmemek gerekiyor.
Çünkü önümüzde yine önemli bir genel seçim var.
Bugünden seçim sonucunu kestirmek elbette mümkün değil. Ancak görünen o ki AK Parti, seçim çalışmaları sırasında Dereboğazı sorusuyla hayli fazla karşılaşacak.
Vatandaşın milletvekillerine yönelteceği sorulardan biri büyük ihtimalle yine şu olacak: “Dereboğazı ne oldu?”
DEREBOĞAZI SADECE ISPARTA’NIN MESELESİ DEĞİL
Bir başka önemli noktayı da özellikle vurgulamak gerekiyor.
Dereboğazı’nı yalnızca “Isparta-Antalya yolu” olarak değerlendirmek eksik olur.
Bu güzergâh, Isparta’nın Akdeniz’e açılan önemli ulaşım koridorlarından biridir.
Antalya’dan Alanya’ya, Adana’dan Mersin’e ve daha ilerideki kentlere ulaşmak isteyen insanların kullandığı bir yoldur.
Dolayısıyla burada sadece Ispartalıların değil, geniş bir coğrafyada yaşayan insanların ulaşım ve can güvenliğinden söz ediyoruz.
Yolun tamamlanması; ticaret açısından önemlidir, sanayi açısından önemlidir, turizm açısından önemlidir, tarım açısından önemlidir, sağlık açısından önemlidir.
Ve hepsinden önemlisi insan hayatı açısından önemlidir.
Bu nedenle Dereboğazı’nın tamamlanmasını isteyen insanları yalnızca “Antalya’ya kahvaltıya gitmek isteyenler” şeklinde görmek, meselenin gerçek boyutunu ıskalamaktır.
SİYASETÇİLER DAHA DİKKATLİ OLMALI
Süreyya Sadi Bilgiç tecrübeli bir siyasetçi.
Dolayısıyla kendisinin de kullandığı sözlerin Isparta’da nasıl karşılık bulacağını hesap etmesini beklemek hakkımız.
Burada amacım Süreyya Bey’i hedef göstermek değil.
Ancak Dereboğazı gibi insanların canını yakan bir mesele alay konusu yapılmamalıdır.
Yolun neden bugüne kadar tamamlanamadığına ilişkin ekonomik, teknik veya bürokratik gerekçeler varsa bunlar açıkça anlatılabilir.
“Şu nedenle gecikti, şu aşamadayız, şu tarihte şu bölüm tamamlanacak” denilebilir.
Vatandaş gerçek tabloyu bilmek ister.
Ama insan hayatıyla doğrudan ilgili bir konuda, toplumda alay olarak algılanabilecek ifadeler kullanmak doğru değildir.
Ispartalıların beklentisi çok basit:
Mazeret değil çözüm, güvenli ulaşım ve artık gerçekten bitirilmiş bir Dereboğazı Yolu.
Mesele Antalya’ya kahvaltıya gitmek değildir.
Mesele, insanların güvenli bir şekilde evlerine dönebilmeleridir.
Isparta HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.




