GİZLİ PROJELERE DİKKAT!!!
GİZLİ PROJELERE DİKKAT!!!
Ahmet Karataş yazdı...
Ahmet Karataş yazdı...
Yunanistan’ın 1919’dan 1922’ye kadar süren Batı Anadolu işgali sırasında yaptığı katliamlar, sistematik işkence ve tecavüzler nedense tarih kitaplarında üstünkörü geçiştiriliyor. Kime şirin görünmek istiyoruz anlamış değilim. Boşuna sormuyorum; bizim tarih kitabını kim yazdı, diye.
Tarihi belgelerde (resmi raporlar, fotoğraflar ve görgü şahitleri) ve uluslararası kaynaklarda köy yakmalar, yağma, tecavüz, işkence, zorunlu göçe zorlama ve katliamlar bu kadar net belgelenmişken bunları resmi okul kitaplarında niye anlatamıyoruz?
Üstelik bir de dünya vatandaşlığı, hümanizm ve evrensel kardeşlik teraneleriyle gençlerimizin beynini yıkarsak, asla istemeyiz ama Allah korusun bir Türk-Yunan savaşı çıktığında bu gençleri hangi gerekçeyle cepheye göndereceksiniz?
Gelelim katliam rakamlarına. Justin Mc. Carthy’e ve diğer batılı tarihçilere göre Yalova’dan Aydın’a kadar Anadolu’da 640 bin sivil müslüman Türk, Yunan çapulcuları tarafından katledildi.
Araştırmacılar, Dönemin kaotik ortamında göçler ve sivil kayıplar tam olarak kaydedilemediğinden sivil zayiatının 1 milyona dayandığını belirtiyor.
Tüm bu belgeler gün gibi ortada iken uluslararası platformlarda savaş suçu işlemiş eli kanlı soykırımcı Yunanistan’a hala özür dilemeye mahkum ve mecbur bırakamadıysak, hatta bir tazminat davası açmaya cesaret edemediysek bu Türkiye’nin 103 yıllık ayıbıdır.
Niçin? Yoksa 1923 önceki geçmişimizi yok mu sayıyoruz? Aslımızı neslimizi inkar mı ediyoruz?
Bu topraklarda tekrar kanla kurduğumuz, gözbebeğimiz Türkiye Cumhuriyetimiz, binlerce yıllık tarih yolculuğumuzun son şerefli halkasıdır.
Selçukluyu yok sayıp, Osmanlıya çamur atan ve şanlı Türk tarihini Cumhuriyetle başlatan tarih okumaları kesinlikle iyi niyetli değildir. Bu; Gazze’de tekrar zuhur eden Siyonist-Haçlı ittifakının sinsi bir projesidir.
Bizi köksüz bir “veled-i zina” gibi gösteren bu proje mutlaka deşifre edilmelidir.
Bu tür toplum mühendisliklerine karşı milletçe topyekün uyanık olmazsak bu coğrafyada bizi yaşatmazlar. Tekrar ediyorum; “geçmişi inkar, geleceğin intiharıdır.”
İyisiyle kötüsüyle, acısıyla tatlısıyla kendi tarihimizi ve kültür değerlerimizi, medeniyet kodlarımızı yeniden keşfetme ve yeniden bir olma kararlığımızı hep birlikte gösterebilirsek ancak var olabiliriz.
Bu vesileyle Hayırlı cumalar diliyorum.
2 Ekim 2026. Ahmet Karataş
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

