KUTSALSIZ VE KURALSIZ PARA KAZANMAK
KUTSALSIZ VE KURALSIZ PARA KAZANMAK
Metin Külünk yazdı...
Metin Külünk yazdı...
Kutsalsız ve kuralsız para kazanmak uğruna bulundukları koltuklardaki gücü kullananlar, neye hizmet ettiklerinin ülkemize yönelik nasıl bir kirli senaryonun içerisinde olduklarını fark edip oturdukları koltukları terk etmemek için bu kadar direnmelerinin sebebi nedir?
FON YOLSUZLUĞUNU ESAD DÖNEMİ HAZIRLIĞI İÇİN KULLANCAKLAR, HALA ANLAMAYACAK MIYIZ?
TÜRKİYE, bugünlere gelinceye kadar nice badireler atlattı. 1930’lu yılları hatırlayın, 1940’lı yılları hatırlayın, 1950’li yılları hatırlayın; oradan bugüne gelin. Yakın tarihimizde, bütün darbelerin gerekçeleri arasında “irtica” hiç unutulmamıştır. Başörtüsü tehdit olarak görülmüş, din psikolojisi ve din sosyolojisi alanındaki bütün söylemler tehdit kabul edilmiştir. Seküler Fransız aydınlanmacılığı odağında, camiyi ve İslam’ı tasfiye etmeye yönelik bir model Türkiye’de hep belirleyici rol oynamıştır.
Sonuçta Anadolu’ya çekilen irfan geleneği; sabırla, metanetle, ahlakla, samimiyetle, hak ve adalet duygusuyla, paylaşma ve dayanışmayla yeniden ayağa kalkmaya çalışmıştır. En önemlisi, samimiyet ve ahlakla… Avuçlarının içinden kayıp gitmiş koca Osmanlı’dan sonra evlerinin, camilerinin ve Kur’an kurslarının etrafında kurdukları dünyayla, “Bir kez daha, yeniden!” diyerek sessiz ve sakin bir mücadeleye başlamışlardır.
Ancak nice zorluklar yaşamış, cezaevleri görmüşlerdir. Bir kitap yazdığı, tek bir kelime söylediği, hakkı ve hakikati savunduğu için bedel ödeyen insanlar olmuştur.
Açık ve seçik söyleyelim: Osmanlı’yı parçalayan Londra, Siyonist yapılar ve onlarla iş birliği içindeki Evanjelik akıl; sermaye gücü üzerinden Türkiye’de kendi kontrolündeki yapıları inşa etmiş, Türkiye’yi istikametinden çıkmış gördüğü her dönemde baskılamıştır.
Ancak milletin kararlı yürüyüşü bu dalga boyunu aşmış ve ortaya AK Parti iktidarı çıkmıştır.
Fakat dikkat edilmesi gereken bir husus var: Geçmişteki bütün baskı dönemleri ortadan kalkmış olmasına rağmen bugün yaşanan çürümüşlük; kul hakkını, hazinenin hakkını, emanet sorumluluğunu, ahlakı, samimiyeti, emeğin hakkını, akıl terini ve alın terini derinden zedelemiştir. Bütün bu kavramlar çürütülmüş, toplum çok derin bir travmanın içine sokulmuştur. Bir asrı aşkın süredir verilen mücadelenin ardından herkes şaşkınlıkla birbirine bakıyor: Ne oluyor?
Çünkü Anadolu irfanı mektebinde yetişmiş hiç kimsenin derdi, iktidara geldikten sonra devletin imkânlarını kendi çıkarı için kullanmak değildi. Hazinenin imkânlarını kendisi için bir zenginlik aracına dönüştürmek diye bir kavram yoktu. “Güç bende” diyerek liyakat ve ehliyet kavramlarını anlamsızlaştırmak yoktu. Göçmen ve mazlum insanların duygularını istismar ederek onların üzerinde Jakoben bir model inşa etmek yoktu.
Tek bir dert vardı: Allah’ın rızasını kazanmak ve Türkiye’yi bir kez daha dünyanın en güçlü devleti hâline getirerek insanlığın kurtuluşuna katkı sunmak.
Kimin tuzağına düştük? Açık ve seçik söyleyeyim mi? Fuller bu işi 1990’lı yıllarda görmüş; hatta daha geriye giderek, 12 Eylül öncesindeki Yeşil Kuşak Projesi’yle de görmüş. Türkiye’de kendilerine karşı tek parti ve şeflik döneminde Demokrat Parti’yle ortaya çıkan Anadolu tepkisini görmüşler. İmam-ı Azam çizgisinin Anadolu’daki mücadele karakteri üzerindeki belirleyiciliğini görmüşler. Semerkant-Buhara modelinin belirleyiciliğini ve bu modelin ortaya çıkardığı insanı ve toplumsal yapıyı görmüşler.
Ne yapıp edip Türkiye’deki bu modeli içeriden çürütmek için kendilerine ait FETÖ ve benzeri modellemelerle Türkiye’de operasyon gerçekleştirdiler. Gördüler ki kendilerine göre 28 Şubat’ın da 12 Eylül’ün de bir anlamı yokmuş. Neden? Çünkü İslami düşünceyi ve Türkiye’de din psikolojisi alanında kendilerini şekillendiren entelektüel aydınları, AK Parti iktidarının gücü üzerinden öyle geniş bir konfor alanına kavuşturmuşlar ki “Artık her şeyin sonu geldi, başka bir şeye gerek var mı?” demişler.
@tcbestepe @RTErdogan
@MHP_Bilgi @dbdevletbahceli @vasipsahin @mustafaterzi34 @azizsenpark @kureseldenyerel @TarkUys06637194
https://x.com/mkulunk/status/2112826520041345482?s=46
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

