MAREV: BİR VAKIFTAN ÇOK DAHA FAZLASI
MAREV: BİR VAKIFTAN ÇOK DAHA FAZLASI
Müslüm Aktürk MAREV'i yazdı...
Müslüm Aktürk MAREV'i yazdı...

Mesleğim gereği yıllar boyunca çok sayıda vakfın, derneğin ve sivil toplum kuruluşunun haberini yaptım. Toplantılarına, davetlerine, kahvaltılarına, iftarlarına, açılışlarına ve çeşitli törenlerine katıldım. Kimi kuruluşların faaliyetlerini uzaktan takip ettim, kimileriyle daha yakın ilişkiler kurdum. Bütün bu tecrübelerimin ardından şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Mardinliler Eğitim ve Dayanışma Vakfı (MAREV), bende iz bırakan, kurumsal ağırlığı bulunan ve devletle toplum nezdinde karşılığı olan Türkiye’nin önemli vakıfları arasında yer alıyor.
Mardin’i İstanbul’da da Ankara’da da başarıyla temsil eden Mardinliler Eğitim ve Dayanışma Vakfı (MAREV), benim gözümde sıradan bir hemşehri kuruluşunun çok ötesinde bir yere sahip. Ankara’daki merkezini bir kez ziyaret etme fırsatım oldu. İstanbul’daki genel merkezinde ve Bakırköy şubesinde ise çok sayıda etkinliğe katıldım. Düzenlenen programların niteliğine, davet edilen konukların ağırlığına ve vakfın temsil gücüne yakından şahitlik ettim.
MAREV’i ilk kez Sayın Fehmi Tahincioğlu’nun genel başkanlığı döneminde tanıdım. Ancak vakıfla yakınlığım, Sayın M. Haluk Eldem’in başkanlığı döneminde gelişti.
Burada Haluk Eldem’e ayrı bir parantez açmak gerekiyor.
HALUK ELDEM’İN GÖNÜL KAZANAN YÖNETİMİ

Haluk Bey’in insanlarla iletişimi, davetlerindeki samimiyet ve kurduğu ilişkiler gerçekten dikkat çekiciydi. Avrupa Yakası’nda, Halkalı’da oturmama rağmen her ay salı sabahları düzenlenen kahvaltılı programlara katılmak için yollara düşüyordum.
Toplu taşıma araçlarını kullandığım için kahvaltıya yetişmek amacıyla sabah namazı vaktinde evden çıkmam gerekiyordu. Yol uzundu, yolculuk yorucuydu. Ancak MAREV’e vardığımda önemli isimleri tanıma ve dinleme fırsatı buluyor, programın ardından haberimi hazırlıyordum. İşimi tamamladığımda yolun yorgunluğu da geride kalıyordu.
Beni o mesafeden MAREV’e götüren yalnızca gazetecilik değildi. Haluk Eldem’in insanlara verdiği değer, davetlerindeki sıcaklık ve vakfın faaliyetlerine kazandırdığı hareketlilik de bu bağlılığımda etkiliydi.
Bir yöneticinin başarısı, yalnızca yürüttüğü işlerle ölçülmez. İnsanları bir araya getirebilmesi, onlara kendilerini değerli hissettirmesi ve kurduğu bağları sürdürebilmesi de en az diğerleri kadar önemlidir. Haluk Eldem’in MAREV’deki döneminde bunların karşılığını gördüm.
Üstelik vakfın etkinlikleri, ayda bir düzenlenen salı kahvaltılarından ibaret değildi. MAREV’in genel merkezi, farklı alanlardan önemli isimlerin buluştuğu, kültürel ve sosyal faaliyetlerin gerçekleştirildiği bir merkez işlevi görüyordu.
Türkiye’nin gururu, Nobel Kimya Ödülü sahibi Prof. Dr. Aziz Sancar’ın MAREV’de ağırlanması, bu buluşmaların önemini gösteren örneklerden biriydi. Konferanslar, söyleşiler ve çeşitli kültürel programlar, vakfın faaliyetlerine ayrı bir değer katıyordu.
MAREV, yalnızca sevinçlerin paylaşıldığı bir adres de değildi. Acı günlerde Mardinlileri bir araya getiriyor, taziye buluşmalarına ev sahipliği yapıyor, hemşehrilerin birbirlerine destek olmasına imkân sağlıyordu. İstanbul’da yaşayan Mardinliler için bu dayanışmanın anlamı büyüktü.
MAREV bünyesinde hizmet veren SAHAN da bu birlikteliğin önemli adreslerinden biri. Özellikle iftar programlarında Mardinlileri aynı sofrada buluşturan SAHAN, vakfın sosyal hayatla kurduğu bağın bugün de önemli bir parçası.
EMEK VE SABIRLA GELEN KURUMSAL AĞIRLIK

MAREV’in geçmişine ve faaliyetlerine baktığımızda, bu kurumsal ağırlığın büyük emek, öngörü ve sabırla ortaya çıktığını görüyoruz.
İstanbul’da yaşayan Mardinlilerin doğdukları topraklara hizmet etme arzusuyla bir araya gelmesi sonucunda, 1990 yılında 130 kurucunun katılımıyla Mardinliler Eğitim ve Dayanışma Vakfı kuruldu. Kurucu Başkan Bedii Ensari’nin öncülüğünde yola çıkan vakıf, aradan geçen yıllarda eğitimden sosyal yardımlaşmaya, kültürden sanat faaliyetlerine kadar geniş bir alanda çalışmalar yürüttü.
Mardin, farklı dinlerin, dillerin ve kültürlerin yüzyıllar boyunca bir arada yaşadığı kadim bir şehir. Böyle bir şehrin insanlarını ortak değerler etrafında buluşturmak, kültürel mirasını yaşatmak ve genç kuşaklara aktarmak başlı başına önemli bir sorumluluk.
MAREV bu sorumluluğu üstlenirken eğitim konusunu da öncelikleri arasına aldı. İmkânları sınırlı öğrencilere burs desteği sağladı; ihtiyaç sahibi ailelere yardım ulaştırdı; okulların eksiklerinin giderilmesine katkıda bulundu. Mardin’in Derik ilçesinde kendi adını taşıyan bir ilköğretim okulunun yapılmasına da öncülük etti.
Vakfın çalışmaları bunlarla sınırlı kalmadı. Mardin’in tarihî ve kültürel değerlerinin korunması, şehrin Türkiye’de ve dünyada daha iyi tanıtılması, turizmin gelişmesi ve restorasyon çalışmalarının desteklenmesi gibi konular da faaliyet alanlarına eklendi.
Bütün bunlar, MAREV’in Mardin’le bağını yalnızca memleket hasretine dayandırmadığını gösteriyor. Vakıf, bu bağı eğitime, kültüre, dayanışmaya ve şehrin geleceğine yönelik çalışmalara dönüştürmeye gayret ediyor.
ORTAK DEĞERLERLE BULUŞMAK

MAREV’in üzerinde durulması gereken özelliklerinden biri de farklı inanç ve kültürlerden insanları aynı çatı altında buluşturabilmesi.
Müslüman ve Süryani Mardinlilerin kurucu iradesinde yer aldığı vakıf, din, dil, ırk ve mezhep ayrımı gözetmeden faaliyet yürütmeyi; farklı siyasi görüşlere eşit mesafede durmayı temel ilkeleri arasında benimsedi.
Bu yaklaşım, Mardin’in tarihsel birikimiyle de örtüşüyor. Farklılıkların ayrışma nedeni olmaktan çıkıp ortak bir zenginliğe dönüşmesi, hemşehrilik bağlarının güçlenmesine de katkı sağlıyor.
MAREV’in yıllar içinde oluşturduğu kurumsal kimlikte, bu anlayışın önemli bir payı olduğunu düşünüyorum.
MARDİN’İN KÜLTÜRÜNÜ YAŞATAN ÇALIŞMALAR

MAREV’in eğitim ve dayanışma faaliyetlerinin yanında kültür ve sanat alanında da dikkat çekici çalışmaları bulunuyor.
2009 yılında kurulan MAREV Kültürler Korosu, bu çalışmaların güzel örneklerinden biri. Kurucu Başkan Bedii Ensari’nin öncülüğünde, Yönetmenler Kurulu üyesi Sait Hiçbezmez’in gayretleri ve Ümit Atalay’ın şefliğinde çalışmalarına başlayan koro, farklı kültürlerin müziklerini aynı repertuvarda buluşturdu.
Türkçe, Arapça, Kürtçe, Süryanice ve Ermenice eserleri seslendiren koro, Mardin’in çok kültürlü yapısını müzik aracılığıyla yaşatmayı amaçladı. Haliç Kongre Merkezi ve Cemal Reşit Rey gibi önemli salonlarda konserler veren koro, yurt içindeki etkinliklerin yanı sıra uluslararası organizasyonlarda da MAREV’i ve Mardin’i temsil etti. Antalya’daki G20 Zirvesi kapsamında yabancı delegasyona verilen konser ile Kültür ve Turizm Bakanlığının Belçika’da düzenlediği etkinlikteki temsil, bu çalışmaların öne çıkan örnekleri arasında yer aldı.
Vakfın kültürel faaliyetleri yayıncılık ve sergilerle de desteklendi. Mardin ve çevresini tanıtmaya yönelik kitap çalışmaları, şehri ziyaret edenler için bilgi kaynağı oluşturdu. Vakıf binasında düzenlenen sergiler ise Mardin’in geçmişini, kültürel değerlerini ve MAREV’in birikimini ziyaretçilerle buluşturdu. Kalıcı olarak sergilenen “Dünden Bugüne MAREV” çalışması da vakfın tarihine ışık tutuyor.
Öte yandan Mardin’deki okullardan gelen yardım talepleri değerlendirilerek kitap, kırtasiye, bilgisayar, projeksiyon cihazı ve soba gibi ihtiyaçların karşılanmasına katkı sağlanıyor. Öğrencilere yönelik giyim yardımları da bu çalışmaların bir parçasını oluşturuyor.
Kısacası MAREV, bir yandan öğrencilerin eğitim hayatına destek olurken diğer yandan Mardin’in kültürel hafızasının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması için çalışıyor.
BAYRAK YARIŞI ŞEVKET ÇELİK’LE SÜRÜYOR

Bir sivil toplum kuruluşunun başarısı, geçmişte gerçekleştirdiği hizmetlerin yanında bu birikimi geleceğe ne ölçüde taşıyabildiğiyle de ilgilidir.
MAREV, kuruluşundan bugüne farklı dönemlerde görev yapan başkanların ve yönetimlerin katkılarıyla gelişti. Bedii Ensari ile başlayan yolculukta Fehmi Tahincioğlu ve M. Haluk Eldem dönemlerinin de kendine özgü katkıları oldu.
Bugün vakfın genel başkanlığını Av. Şevket Çelik yürütüyor. Her yeni yönetim, kendisinden önce oluşturulan birikimi korurken değişen ihtiyaçlara cevap verecek adımlar atma sorumluluğunu da üstleniyor.
Genç başkan Şevket Çelik’in önünde, MAREV’in eğitim ve dayanışma çalışmalarını güçlendirmek, genç kuşaklarla daha sağlam bağlar kurmak ve vakfın Mardin’in kültürel değerlerini tanıtma yönündeki faaliyetlerini geliştirmek gibi önemli fırsatlar bulunuyor. Bu alanlarda atılacak yeni adımların, vakfın toplumsal etkisini daha da artıracağına inanıyorum.
Şevket Çelik’in yönetiminde MAREV’in geçmişten gelen kurumsal birikimini koruyarak yeni projelere yönelmesi, hem vakıf hem de Mardinliler açısından değerli olacaktır.
MAREV’in İstanbul Ataşehir’deki genel merkezi ile Ankara, Bakırköy ve Mardin’deki şubeleri, bu çalışmaların farklı bölgelerde devam etmesine imkân sağlıyor. Ancak bir vakfın gerçek gücü yalnızca binalarıyla, şube sayısıyla veya düzenlediği programlarla ölçülemez. O kuruma duyulan güven, oluşturduğu dayanışma ve topluma sağladığı fayda da en az bunlar kadar önemlidir.
MAREV’in yıllar içinde edindiği saygınlığın temelinde de bu unsurların bulunduğunu düşünüyorum.
MAREV, MARDİNLİLER İÇİN BÜYÜK BİR ŞANS

Meslek hayatım boyunca çok sayıda vakfı ve sivil toplum kuruluşunu tanıma fırsatım oldu. Bu tecrübeyle söylüyorum: MAREV, kurumsal yapısı, faaliyet alanları, insan ilişkileri ve Mardin’le kurduğu bağ bakımından özel bir yere sahip.
Çünkü MAREV’in hikâyesi, yalnızca bir vakfın hikâyesi değil; memleketine bağlılığın, dayanışmanın ve ortak değerler etrafında buluşabilmenin de hikâyesi.
Mardin için, Mardinliler için önemli bir şans. Çünkü doğdukları topraklardan uzakta yaşayan insanları bir araya getiriyor; gençlere eğitim desteği sağlıyor; ihtiyaç sahiplerine el uzatıyor; kültürel mirası yaşatıyor ve hemşehrilik bağlarını güçlendiriyor.
Bütün bunları yıllar içinde biriken emeklerle başardı. Bu emeğin arkasında kurucuların, başkanların, yönetim kurullarının, gönüllülerin ve destek veren hayırseverlerin katkısı var. Hiçbir vakfın başarısını tek bir kişiye bağlamak doğru olmaz. Bununla birlikte, görev yaptığı dönemde kuruma kattıklarıyla öne çıkan isimlerin hakkını teslim etmek de gazeteciliğin gereğidir.
Benim MAREV’le ilgili hatıralarımda Sayın M. Haluk Eldem’in ayrı bir yeri bulunuyor. Davetleri, insanlarla kurduğu sıcak iletişim ve vakfın faaliyetlerine kazandırdığı hareketlilik, kendisini benim açımdan unutulmaz kılan özellikler arasında.
Şimdi bu köklü vakıfta yeni bir dönem yaşanıyor. Rabbim kısmet ederse Genel Başkan Av. Sayın Şevket Çelik’le gerçekleştireceğimiz söyleşide, MAREV’in bugünkü çalışmalarını, gelecek hedeflerini ve Mardin için planlarını konuşacağız. Vakfın dünüyle bugününü buluşturan bu sohbeti de okuyucularımızla paylaşacağız.


Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

