Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam

URFA BASININDA YARIM ASRI AŞAN BİR ÇINAR: MÜSLÜM ABACIOĞLU

Yaşam 05.08.2026 - 11:24, Güncelleme: 05.08.2026 - 12:32 139 kez okundu.
 

URFA BASININDA YARIM ASRI AŞAN BİR ÇINAR: MÜSLÜM ABACIOĞLU

ŞANLIURFA’NIN TARİHİNİ, MANEVİ DEĞERLERİNİ VE HATIRALARINI GELECEK NESİLLERE AKTARAN EĞİTİMCİ, GAZETECİ VE YAZAR…

MÜSLÜM ABACIOĞLU HOCAMIZA VEFA, TEŞEKKÜR VE TAKDİR… Doğum: 1955 – Şanlıurfa Mesleği: Gazeteci, yazar ve emekli öğretmen Gazetecilik hayatı: Yarım asrı aşkın Öğretmenlik hayatı: 27 yıl   Hazırlayan, derleyen ve yayına hazırlayan: Ecz. Bakır YEGENOĞLU 3 Ağustos 2026 KIYMETLİ DOSTLARIM, DEĞERLİ OKUYUCULARIM… Grubumuzda bulunan kıymetli büyüklerimizi, hocalarımızı, dostlarımızı ve memleketimize hizmet etmiş değerlerimizi imkânlarım ölçüsünde tanıtmaya devam ediyorum. Bugün de hayatını eğitime, gazeteciliğe, araştırmaya, yazmaya ve Şanlıurfa’nın değerlerini gelecek nesillere aktarmaya adamış kıymetli bir büyüğümüzü; gazeteci, yazar ve emekli öğretmen Müslüm Abacıoğlu Hocamızı sizlere tanıtmak istiyorum. Müslüm Hocamız, grubumuzdaki yazıları büyük bir dikkat ve zevkle takip ettiğini belirterek şahsıma son derece nazik, teşvik edici ve onurlandırıcı sözler yazdı. Hazırladığım vefa yazılarının kitap hâline getirilerek gelecek nesillere aktarılmasının faydalı olacağını ifade etti; sabır ve azmimi takdir ederek hayır dualarını iletti. Doğrusu, ömrünü yazmaya, öğretmeye ve memleketinin kültürel değerlerini yaşatmaya adamış bir büyüğümüzden bu güzel sözleri duymak benim için büyük bir mutluluk ve manevi destek oldu. Ancak onun hayatını ve çalışmalarını araştırdığımda gördüm ki asıl takdir, teşekkür ve vefa gösterilmesi gereken değerlerimizden biri de Müslüm Abacıoğlu Hocamızın kendisidir. Çünkü onun yarım asrı aşan gazetecilik hayatı, yalnızca şahsi bir meslek hikâyesi değildir. Aynı zamanda Şanlıurfa’nın yakın dönem basın, kültür ve eğitim tarihinin önemli bir bölümüdür. --- SİVEREKLİ MAHALLESİ’NDEN URFA LİSESİNE… Müslüm Abacıoğlu Hocamız, 1955 yılında Şanlıurfa’nın Siverekli Mahallesi Tosun Sokak’taki aile evinde dünyaya geldi. İlköğrenimini Vatan İlkokulunda, ortaöğrenimini Merkez Ortaokulunda, lise öğrenimini ise Şanlıurfa Lisesinde tamamladı. Urfa Lisesinde okuduğu yıllarda yalnızca dersleriyle değil, fotoğrafçılığa duyduğu ilgiyle de dikkat çekti. Okuldaki arkadaşlarının, öğretmenlerinin ve yaşanan güzel günlerin fotoğraflarını çekerek daha o yıllarda zamanın tanıklığını yapmaya başladı. Belki de gazetecilik mesleğinin ilk tohumları, Urfa Lisesinin koridorlarında elinde fotoğraf makinesiyle dolaştığı o gençlik yıllarında atılmıştı. Çünkü fotoğraf çekmek yalnızca bir görüntüyü kaydetmek değildir. Bir insanı, bir hatırayı, bir olayı ve yaşanmış bir dönemi geleceğe taşımaktır. Müslüm Hocamız da daha lise yıllarında bu sorumluluğu yüreğinde hissetmişti. --- GAZETECİLİĞE ATILAN İLK ADIMLAR Müslüm Abacıoğlu Hocamız, gazetecilik ve fotoğrafçılık çalışmalarına 1969-1970’li yıllarda, henüz lise öğrencisiyken başladı. Kendisinden bir üst sınıfta okuyan amcaoğluyla birlikte okulda fotoğraflar çekiyor; okul dışında ise Şanlıurfa’nın tarihî mekânlarını, sokaklarını ve ilginç görüntülerini fotoğraflıyordu. Yetkin Pasajı’nda bulunan Foto Murat’ın sahibi Mehmet Lobut’a çalışmalarında yardımcı oluyor, o dönemde Tercüman Gazetesi’nin Urfa muhabirliğini yapan merhum Müslüm Köylü’nün haberleri için fotoğraf çekiyordu. Bu çalışmalar sırasında gazetecilik mesleğine ilgi duymaya başladı. Hazırladığı haber ve fotoğrafları çeşitli yayın kuruluşlarına göndererek basın hayatına ilk adımlarını attı. Fotoğraf makinesiyle başlayan bu yolculuk, zamanla yarım asrı aşan büyük bir meslek hayatına dönüştü. --- URFA LİSESİNDEN BUCA EĞİTİM ENSTİTÜSÜNE… Müslüm Abacıoğlu Hocamız, 1971-1972 eğitim ve öğretim yılı sonunda Urfa Lisesinden mezun oldu. 1972-1975 yılları arasında İzmir Buca Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümünde öğrenim gördü. Daha sonra fotoğrafçılık ve gazetecilik çalışmalarını sürdürebilmek amacıyla Urfa Eğitim Enstitüsünün kısa dönem eğitim sınavlarına katıldı ve ilköğretim alanında görev yapmaya başladı. 1979 yılından itibaren Zonguldak Ereğli, Afyon Sincanlı, Şanlıurfa merkez ve köylerinde öğretmenlik yaptı. Görev yaptığı her yerde yalnızca dersine girip çıkan bir öğretmen olmadı. Öğrencilerinin eğitimleriyle, güzel konuşmalarıyla, okumalarıyla ve düşünmeleriyle yakından ilgilendi. Gündüzleri sınıfta öğrencilerine Türkçeyi, güzel konuşmayı, okumayı ve düşünmeyi öğretirken mesai saatleri dışında fotoğraf makinesi ve kalemiyle toplumun meselelerini dile getirdi. Böylece öğretmenlik ve gazetecilik gibi iki önemli mesleği aynı ideal etrafında birleştirdi: İnsana hizmet etmek… Öğretmen olarak öğrencilerinin zihinlerine bilgi tohumları ekerken gazeteci olarak toplumun gözü, kulağı ve sesi olmaya çalıştı. Temmuz 2005’te, 27 yıllık öğretmenlik hizmetinin ardından emekliye ayrıldı. Ancak gazetecilikten, araştırmaktan, yazmaktan ve toplumun meseleleriyle ilgilenmekten hiçbir zaman emekli olmadı. --- GAZETECİLİĞİ HALKA HİZMET OLARAK GÖRDÜ Müslüm Abacıoğlu Hocamız, gazeteciliği hiçbir zaman yalnızca bir meslek, şöhret aracı veya geçim kapısı olarak görmedi. Onun anlayışında gazetecilik; Halkın sorunlarını duyurmak, Şehrin eksikliklerini gündeme getirmek, Yapılan güzel hizmetleri kamuoyuna anlatmak, Yanlışların düzeltilmesine vesile olmak, Doğru bilgiyi insanlara ulaştırmak, Memlekete ve millete hizmet etmekti. Öğretmenlik görevi nedeniyle bulunduğu Zonguldak, Afyon ve Şanlıurfa’nın çeşitli bölgelerinde karşılaştığı sorunları haberleştirerek çalıştığı gazetelere ulaştırdı. Bazen doğrudan, bazen de dolaylı yollarla yetkililerin dikkatini bu sorunlara çekmeye ve çözümlerine katkıda bulunmaya çalıştı. Maddi imkânları hiçbir zaman ön planda tutmadı. Yaptığı çalışmalarda doğruluk, dürüstlük, kamu yararı ve insanlara faydalı olabilme düşüncesini temel ilke edindi. --- ULUSAL BASINDA VE HABER AJANSLARINDA GEÇEN YILLAR Müslüm Abacıoğlu Hocamız, gazetecilik hayatı boyunca çok sayıda ulusal gazete, dergi ve haber ajansında görev yaptı. Farklı dönemlerde; Günaydın Gazetesi, Hayat Mecmuası, Hayat Spor, Türk Spor Mecmuası, Anadolu Ajansı, Dünya Gazetesi, Millî Gazete, Son Havadis Gazetesi, Ulusal Basın Ajansı, Türk Haberler Ajansı, Türkiye Gazetesi, İhlas Haber Ajansı, Akşam Gazetesi gibi önemli yayın kuruluşlarına haber ve fotoğraf hizmeti verdi. 1977 yılından itibaren 20 yılı aşkın süreyle Türkiye Gazetesi ve İhlas Haber Ajansı camiasında muhabirlik başta olmak üzere çeşitli görevlerde bulundu. Dolaylı olarak Türkiye Çocuk Dergisi, TGRT ve TGRT FM için de çalışmalar yaptı. 1978 yılında Son Havadis Gazetesi’nin Şanlıurfa muhabirliğini üstlendi. 1992-1993 yıllarından itibaren ise Akşam Gazetesi grubunun bölge ve Şanlıurfa muhabirliği görevini yürüttü. Gönderdiği haberlerle Şanlıurfa’da yaşanan olayları, halkın sorunlarını, beklentilerini, kültürel zenginliklerini ve güzelliklerini ülke gündemine taşıdı. --- ŞANLIURFA’NIN YEREL BASININA VERİLEN BÜYÜK EMEK Müslüm Abacıoğlu Hocamız, ulusal basın kuruluşlarında görev yapmasının yanı sıra Şanlıurfa’daki yerel gazeteciliğin gelişmesine de önemli katkılarda bulundu. Hizmet Gazetesi’nde merhum Halit Okutan ile birlikte birçok habere giderek haber ve fotoğraf çalışmaları yaptı. Merhum Kemal Kapaklı tarafından çıkarılmaya başlanan Güneydoğu Gazetesi’nin kuruluşunda yer aldı ve gazetenin İstihbarat Şefi olarak görev yaptı. 1998 yılında birkaç arkadaşının desteğiyle haftalık yerel Yenidoğuş Gazetesi’ni çıkardı. Daha sonraki yıllarda Yenidendoğuş ve Urfa Hayat gazetelerini haftalık olarak yayımladı. Yenidoğuş Gazetesi’ne ortaktı ama devlet memuru olması nedeniyle gazete, Anadolu Ajansı’ndan emekli olup İstanbul’dan Urfa’ya yerleşen Müslüm Aktürk’ün adına yayınlandı. Yenidoğuş Gazetesi o dönem çok ses getirdi. Birinci ve arka sayfa renkli ve düzenli olarak haftalık basılıyordu. Tasarımı da baskısı da Diyarbakır’da yapılıyordu. Güçlü bir yayın kurulu oluşturulmuştu. Yayın kurulunda Müslüm Abacı ve Müslüm Aktürk’ün dışında Naci İpek, Dr. Müslüm Sunay, Dt. Abdi Demirtaş, Abuzer Akbıyık, Halil Besleyici, Faik Dündar gibi isimler de vardı. Müslüm Abacı, gazetenin haberlerin hazırlanmasından mizanpaja, baskıdan dağıtıma kadar her aşamasında büyük emek verdi. Mehmet Keşküş ve Mehmet Atlı’nın sahibi olduğu Urfa Atılım Gazetesi’nin yayımlanmasına destek oldu. Şanlıurfa Olay Gazetesi ve GAP Gündemi Gazetesi’nde haber ve mizanpaj çalışmaları yaptı. On beş günde bir yayımlanan GAP Gündemi Gazetesi’nin günlük yayına geçmesine katkıda bulundu. Daha sonra yerini genç meslektaşlarına bıraktı; ancak ulusal gazete muhabirliğini ve gazetecilik çalışmalarını sürdürmeye devam etti. --- GÜNEYDOĞU HAKİKAT GAZETESİ Müslüm Abacıoğlu Hocamız, İstanbul’da yaşayan kardeşi İbrahim Abacıoğlu’nun sahipliği ve maddi desteğiyle 2015 yılından itibaren Güneydoğu Hakikat Gazetesi’ni haftalık olarak yayımlamaya başladı. Maddi imkânsızlıklar ve teknik sorunlar nedeniyle gazete, 34’üncü sayıdan sonra on beş günde bir yayımlandı. 39’uncu sayının ardından ise yayın hayatına ileriki bir tarihte devam etmek üzere ara verildi. Müslüm Hocamız, toplumu ilgilendiren konular ve dinî sohbet ağırlıklı köşe yazılarını çeşitli gazetelerde ve internet sitelerinde yayımlamayı sürdürdü. Gazetenin internet sitesi, sosyal medya hesapları ve kişisel sayfaları aracılığıyla haber, yazı ve kültürel paylaşımlarına devam etti. Kendisini daha sakin bir hayat sürüyor gibi gösterse de kalemini hiçbir zaman tamamen bırakmadı. --- ABDÜLKADİR EMİN ÖNEN’İN BASIN ÇALIŞMALARINA VERDİĞİ DESTEK Müslüm Abacıoğlu Hocamız, uzun yıllar boyunca; iki dönem AK Parti Şanlıurfa Milletvekilliği, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı ve daha sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin Çin Halk Cumhuriyeti Pekin Büyükelçiliği görevlerinde bulunan kıymetli hemşehrimiz Abdülkadir Emin Önen’in basın çalışmalarında görev aldı. Önen’in faaliyetlerinin, ziyaretlerinin ve Şanlıurfa ile ilgili çalışmalarının basına ve kamuoyuna duyurulmasında önemli sorumluluklar üstlendi. Öğretmenlik mesleğini emeklilikle noktalamış olsa da gazetecilik çalışmalarını imkânları ölçüsünde sürdürerek basın hayatımızın içinde kalmaya devam etti. --- SOYADI DEĞİŞTİ AMA HİZMET ANLAYIŞI DEĞİŞMEDİ Müslüm Hocamız, uzun yıllar çevresinde ve basın camiasında Müslüm Abacı olarak tanındı. İlkokul, ortaokul, lise ve Eğitim Enstitüsü diplomalarında soyadı Abacı olarak yazılıydı. Nüfus cüzdanını yenilemek üzere Şanlıurfa’ya geldiğinde resmî kayıtlardaki soyadının Abacıoğlu olduğu kendisine bildirildi ve yeni kimliği bu soyadıyla düzenlendi. Bu nedenle eski dostlarının ve basın camiasının büyük bir bölümü kendisini hâlâ Müslüm Abacı olarak tanırken resmî kayıtlarda ve yeni yayınlarda Müslüm Abacıoğlu ismi kullanılmaktadır. Soyadındaki bu değişiklik, onun kalemindeki doğruluğu, dostluğundaki samimiyeti ve memleketine duyduğu sevgiyi elbette hiç değiştirmedi. Öğretmenlik yapması, dinî yönünün güçlü olması ve zaman zaman cemaate imamlık yapması nedeniyle çevresinde ayrıca “Müslüm Hoca” olarak tanındı. --- KARANLIK ODADAN DİJİTAL ÇAĞA UZANAN BİR MESLEK HAYATI Müslüm Abacıoğlu Hocamızın gazetecilik hayatı, iletişim teknolojisinin geçirdiği büyük dönüşümün de canlı bir tanıklığıdır. Gazeteciliğe başladığı yıllarda Kodak, Agfa, Yashica ve Lubitel gibi makineler kullanılıyor; siyah-beyaz filmler karanlık odalarda banyo ediliyor ve fotoğraflar kâğıda basılıyordu. Haberler daktiloyla yazılıyor; fotoğraf ve haber metinleri PTT aracılığıyla veya şehirlerarası otobüslerle İstanbul’daki gazete merkezlerine gönderiliyordu. Acil haberler için PTT’ye gidiliyor, gazetenin yurt haberler servisi ödemeli olarak aranıyor ve haber telefondaki görevliye kelime kelime yazdırılıyordu. Ses kayıt cihazlarının yaygın olmadığı dönemlerde gazeteciler konuşulanları not alıyor, daha sonraki yıllarda ise önce büyük, ardından daha küçük teypler kullanılıyordu. Zaman içerisinde Zenit, Leica, Polaroid, Fuji, Konica, Olympus, Asahi Pentax, Mamiya, Minolta, Nikon ve Canon gibi makineler gazetecilerin hayatına girdi. Siyah-beyaz filmlerin ardından renkli filmler, slaytlar ve nihayet dijital fotoğraf makineleri kullanılmaya başlandı. Müslüm Hocamız, Şanlıurfa’da dijital fotoğraf makinesini ilk kullanan gazetecilerden biri oldu. Singapur’a giden amcaoğlunun hediye ettiği dijital fotoğraf makinesi sayesinde film, banyo ve baskı masraflarından kurtuldu. Daha sonra diskete kayıt yapan makineler, bilgisayarlar, internet ve cep telefonları hayatımıza girdi. Daktilonun yerini bilgisayar; posta, telgraf, teleks, telefoto ve otobüslerle gönderilen haberlerin yerini internet aldı. Bugün bir fotoğraf veya haber saniyeler içinde dünyanın her tarafına ulaştırılabiliyor. Ancak Müslüm Hocamızın da ifade ettiği gibi: “Eski gazeteciliğin emeği, heyecanı, sabrı ve fedakârlığı bambaşkaydı.” --- BASIN MÜZESİNE BAĞIŞLANAN TARİHÎ HATIRALAR Müslüm Abacıoğlu Hocamız, geçmiş yıllarda kullandığı fotoğraf makinelerinin önemli bir bölümünü, yayımladığı ve görev yaptığı gazetelere ait arşivlerle birlikte Şanlıurfa Basın Müzesine bağışladı. Karaköprü Belediye Başkanı Metin Baydilli’nin gayretleriyle hizmete açılan Basın Müzesinde sergilenmek üzere teslim edilen bu tarihî malzemeler; yalnızca bir gazetecinin şahsi eşyaları değil, Şanlıurfa’nın yakın dönem basın tarihine ait değerli belgelerdir. Böylece yıllarca emek verdiği gazetecilik hayatının hatıralarının gelecek nesillere ulaşmasına katkıda bulundu. --- GAZETECİ, EĞİTİMCİ VE AYNI ZAMANDA BİR YAZAR… Müslüm Abacıoğlu Hocamız, yıllar içerisinde edindiği bilgi, belge, fotoğraf ve hatıraları yalnızca gazete sayfalarında bırakmadı. Şanlıurfa’nın tarihî ve manevi değerlerini kitaplaştırarak kalıcı eserler meydana getirdi. Kaleme aldığı eserlerden bazıları şunlardır: Hayat Bin Kays El Harrani ve Harran Hayat Bin Kays El Harrani ve Şeyh İmam Muhammed Bakır Evliyalar, Enbiyalar ve Şanlıurfa İsmi Urfa ile Anılan Peygamberler Bu eserlerinde Şanlıurfa’nın peygamberler, evliyalar ve gönül insanlarıyla şekillenen manevi dünyasını araştırdı; yıllar boyunca topladığı belge, bilgi, hatıra ve fotoğrafları okuyucularıyla paylaştı. Kitaplarında çok sayıda tarihî fotoğrafa yer vermesi, onun lise yıllarında başlayan fotoğraf tutkusunun yıllar sonra nasıl büyük bir kültür hizmetine dönüştüğünü göstermektedir. Eserlerini maddi bir beklentiden ziyade insanların faydalanması ve hayır duası almak düşüncesiyle hazırladı. Onun şu sözü, hayat anlayışını en güzel şekilde özetlemektedir: “Bir dua alabilirsek ne mutlu bize…” --- MESLEK KURULUŞLARINDAKİ HİZMETLERİ Müslüm Abacıoğlu Hocamız yalnızca haber yazan bir gazeteci değil, aynı zamanda basın camiasının birlik ve dayanışmasına katkı sunan bir meslek büyüğüdür. Şanlıurfa Gazeteciler Birliğinde yöneticilik ve Genel Sekreterlik görevlerinde bulundu. Türkiye Yazarlar Birliği Şanlıurfa Şubesinin çalışmalarına katıldı; çeşitli kültür, sanat ve basın toplantılarında bilgi ve tecrübelerini paylaştı. Genç gazetecilere mesleğin doğruluk, dürüstlük, ahlak ve sorumluluk gerektirdiğini anlattı. Gazeteciliğin zor, fedakârlık isteyen ancak toplum açısından son derece önemli bir görev olduğunu her fırsatta dile getirdi. --- AHDE VEFA DUYGUSUNU KALEMİNDE YAŞATAN BİR GÖNÜL İNSANI Müslüm Hocamızın yazılarında en fazla dikkat çeken özelliklerden biri vefa duygusudur. Geçmişte Urfa’ya hizmet etmiş öğretmenleri, gazetecileri, yazarları, devlet adamlarını ve gönül insanlarını yazılarıyla hatırlatmaktadır. Çünkü o, insanları hayattayken takdir etmenin ve yaptıkları hizmetleri gelecek nesillere anlatmanın önemli bir görev olduğuna inanmaktadır. Bugün benim hazırladığım vefa yazılarını takdir ederek kitaplaştırılması yönünde teşvikte bulunması da onun bu hassasiyetinin güzel bir göstergesidir. Kendisinin yıllardır yaptığı çalışmalarla bizim yapmaya gayret ettiğimiz vefa çalışmaları aynı gönül pınarından beslenmektedir: Geçmişimizi unutmamak, değerlerimizi unutturmamak ve gelecek nesillere doğru bilgiler bırakmak… --- AİLESİNE BAĞLI BİR BABA VE DEDE Müslüm Abacıoğlu Hocamız evli; dördü kız, ikisi erkek olmak üzere altı çocuk babasıdır. İkisi kız, dördü erkek olmak üzere altı torunu bulunmaktadır. Meslek hayatı boyunca gösterdiği fedakârlığı ailesine karşı da göstermiş; çocuklarının yetişmesi, eğitimleri ve hayata hazırlanmaları için büyük emek vermiştir. Kendisinin aile fertleri için söylediği şu dua, onun şefkatli yönünü de göstermektedir: “Allahu Teâlâ herkesin evlatlarını ve torunlarını bağışlasın.” --- KIYMETLİ MÜSLÜM ABACIOĞLU HOCAM… Grubumuzda yaptığımız paylaşımları ilgiyle okumanız, güzel sözlerinizle bizleri teşvik etmeniz ve hazırlanan yazıların kitaplaştırılması yönündeki değerli tavsiyeleriniz için şahsım ve grubumuz adına gönülden teşekkür ediyorum. Siz, Urfa Lisesinin sıralarından başlayarak yarım asrı aşan gazetecilik hayatınız boyunca Şanlıurfa’nın sesini duyurdunuz. Öğretmen olarak binlerce öğrencinin hayatına dokundunuz. Fotoğrafçı olarak hatıraları kayıt altına aldınız. Gazeteci olarak halkın sorunlarını dile getirdiniz. Yazar olarak Şanlıurfa’nın tarihî ve manevi değerlerini kitaplaştırdınız. Basın mensubu olarak şehrimizin yakın dönem tarihine tanıklık ettiniz. Arşivlerinizi ve fotoğraf makinelerinizi müzeye bağışlayarak meslek hatıralarınızı gelecek nesillere emanet ettiniz. Bizlere gösterdiğiniz ilgi ve söylediğiniz güzel sözler, yıllar boyunca verdiğiniz büyük emeklerin yanında küçük bir teşekkürle karşılanamayacak kadar değerlidir. Asıl bizler; sizin gibi kalemi güçlü, hafızası zengin, gönlü vefalı ve memleket sevdalısı bir büyüğümüzle aynı grupta bulunmaktan onur duyuyoruz. Rabb’im sizden razı olsun. Sizlere aileniz ve sevdiklerinizle birlikte sağlıklı, huzurlu ve hayırlı uzun ömürler versin. Kaleminiz, kelamınız, tecrübeleriniz ve hatıralarınızla daha nice yıllar bizlere ışık olmanızı nasip etsin. Başta yetiştirdiğiniz öğrencileriniz olmak üzere, gazetecilik ve yazarlık hayatınız boyunca hizmet ettiğiniz bütün insanlardan aldığınız hayır duaları yolunuzu aydınlatsın. İYİ Kİ VARSINIZ KIYMETLİ MÜSLÜM ABACIOĞLU HOCAM… İYİ Kİ URFA LİSESİNİN, ŞANLIURFA BASINININ VE BU GÜZEL GRUBUMUZUN HAFIZASINDA YER ALIYORSUNUZ… Sizi saygı, sevgi ve muhabbetle selamlıyorum. Ecz. Bakır YEGENOĞLU
ŞANLIURFA’NIN TARİHİNİ, MANEVİ DEĞERLERİNİ VE HATIRALARINI GELECEK NESİLLERE AKTARAN EĞİTİMCİ, GAZETECİ VE YAZAR…

MÜSLÜM ABACIOĞLU HOCAMIZA VEFA, TEŞEKKÜR VE TAKDİR…

Doğum: 1955 – Şanlıurfa

Mesleği: Gazeteci, yazar ve emekli öğretmen

Gazetecilik hayatı: Yarım asrı aşkın

Öğretmenlik hayatı: 27 yıl

 

Hazırlayan, derleyen ve yayına hazırlayan: Ecz. Bakır YEGENOĞLU

3 Ağustos 2026

KIYMETLİ DOSTLARIM, DEĞERLİ OKUYUCULARIM…

Grubumuzda bulunan kıymetli büyüklerimizi, hocalarımızı, dostlarımızı ve memleketimize hizmet etmiş değerlerimizi imkânlarım ölçüsünde tanıtmaya devam ediyorum.

Bugün de hayatını eğitime, gazeteciliğe, araştırmaya, yazmaya ve Şanlıurfa’nın değerlerini gelecek nesillere aktarmaya adamış kıymetli bir büyüğümüzü; gazeteci, yazar ve emekli öğretmen Müslüm Abacıoğlu Hocamızı sizlere tanıtmak istiyorum.

Müslüm Hocamız, grubumuzdaki yazıları büyük bir dikkat ve zevkle takip ettiğini belirterek şahsıma son derece nazik, teşvik edici ve onurlandırıcı sözler yazdı.

Hazırladığım vefa yazılarının kitap hâline getirilerek gelecek nesillere aktarılmasının faydalı olacağını ifade etti; sabır ve azmimi takdir ederek hayır dualarını iletti.

Doğrusu, ömrünü yazmaya, öğretmeye ve memleketinin kültürel değerlerini yaşatmaya adamış bir büyüğümüzden bu güzel sözleri duymak benim için büyük bir mutluluk ve manevi destek oldu.

Ancak onun hayatını ve çalışmalarını araştırdığımda gördüm ki asıl takdir, teşekkür ve vefa gösterilmesi gereken değerlerimizden biri de Müslüm Abacıoğlu Hocamızın kendisidir.

Çünkü onun yarım asrı aşan gazetecilik hayatı, yalnızca şahsi bir meslek hikâyesi değildir. Aynı zamanda Şanlıurfa’nın yakın dönem basın, kültür ve eğitim tarihinin önemli bir bölümüdür.

---

SİVEREKLİ MAHALLESİ’NDEN URFA LİSESİNE…

Müslüm Abacıoğlu Hocamız, 1955 yılında Şanlıurfa’nın Siverekli Mahallesi Tosun Sokak’taki aile evinde dünyaya geldi.

İlköğrenimini Vatan İlkokulunda, ortaöğrenimini Merkez Ortaokulunda, lise öğrenimini ise Şanlıurfa Lisesinde tamamladı.

Urfa Lisesinde okuduğu yıllarda yalnızca dersleriyle değil, fotoğrafçılığa duyduğu ilgiyle de dikkat çekti.

Okuldaki arkadaşlarının, öğretmenlerinin ve yaşanan güzel günlerin fotoğraflarını çekerek daha o yıllarda zamanın tanıklığını yapmaya başladı.

Belki de gazetecilik mesleğinin ilk tohumları, Urfa Lisesinin koridorlarında elinde fotoğraf makinesiyle dolaştığı o gençlik yıllarında atılmıştı.

Çünkü fotoğraf çekmek yalnızca bir görüntüyü kaydetmek değildir. Bir insanı, bir hatırayı, bir olayı ve yaşanmış bir dönemi geleceğe taşımaktır.

Müslüm Hocamız da daha lise yıllarında bu sorumluluğu yüreğinde hissetmişti.

---

GAZETECİLİĞE ATILAN İLK ADIMLAR

Müslüm Abacıoğlu Hocamız, gazetecilik ve fotoğrafçılık çalışmalarına 1969-1970’li yıllarda, henüz lise öğrencisiyken başladı.

Kendisinden bir üst sınıfta okuyan amcaoğluyla birlikte okulda fotoğraflar çekiyor; okul dışında ise Şanlıurfa’nın tarihî mekânlarını, sokaklarını ve ilginç görüntülerini fotoğraflıyordu.

Yetkin Pasajı’nda bulunan Foto Murat’ın sahibi Mehmet Lobut’a çalışmalarında yardımcı oluyor, o dönemde Tercüman Gazetesi’nin Urfa muhabirliğini yapan merhum Müslüm Köylü’nün haberleri için fotoğraf çekiyordu.

Bu çalışmalar sırasında gazetecilik mesleğine ilgi duymaya başladı. Hazırladığı haber ve fotoğrafları çeşitli yayın kuruluşlarına göndererek basın hayatına ilk adımlarını attı.

Fotoğraf makinesiyle başlayan bu yolculuk, zamanla yarım asrı aşan büyük bir meslek hayatına dönüştü.

---

URFA LİSESİNDEN BUCA EĞİTİM ENSTİTÜSÜNE…

Müslüm Abacıoğlu Hocamız, 1971-1972 eğitim ve öğretim yılı sonunda Urfa Lisesinden mezun oldu.

1972-1975 yılları arasında İzmir Buca Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümünde öğrenim gördü.

Daha sonra fotoğrafçılık ve gazetecilik çalışmalarını sürdürebilmek amacıyla Urfa Eğitim Enstitüsünün kısa dönem eğitim sınavlarına katıldı ve ilköğretim alanında görev yapmaya başladı.

1979 yılından itibaren Zonguldak Ereğli, Afyon Sincanlı, Şanlıurfa merkez ve köylerinde öğretmenlik yaptı.

Görev yaptığı her yerde yalnızca dersine girip çıkan bir öğretmen olmadı. Öğrencilerinin eğitimleriyle, güzel konuşmalarıyla, okumalarıyla ve düşünmeleriyle yakından ilgilendi.

Gündüzleri sınıfta öğrencilerine Türkçeyi, güzel konuşmayı, okumayı ve düşünmeyi öğretirken mesai saatleri dışında fotoğraf makinesi ve kalemiyle toplumun meselelerini dile getirdi.

Böylece öğretmenlik ve gazetecilik gibi iki önemli mesleği aynı ideal etrafında birleştirdi: İnsana hizmet etmek…

Öğretmen olarak öğrencilerinin zihinlerine bilgi tohumları ekerken gazeteci olarak toplumun gözü, kulağı ve sesi olmaya çalıştı.

Temmuz 2005’te, 27 yıllık öğretmenlik hizmetinin ardından emekliye ayrıldı.

Ancak gazetecilikten, araştırmaktan, yazmaktan ve toplumun meseleleriyle ilgilenmekten hiçbir zaman emekli olmadı.

---

GAZETECİLİĞİ HALKA HİZMET OLARAK GÖRDÜ

Müslüm Abacıoğlu Hocamız, gazeteciliği hiçbir zaman yalnızca bir meslek, şöhret aracı veya geçim kapısı olarak görmedi.

Onun anlayışında gazetecilik;

Halkın sorunlarını duyurmak,

Şehrin eksikliklerini gündeme getirmek,

Yapılan güzel hizmetleri kamuoyuna anlatmak,

Yanlışların düzeltilmesine vesile olmak,

Doğru bilgiyi insanlara ulaştırmak,

Memlekete ve millete hizmet etmekti.

Öğretmenlik görevi nedeniyle bulunduğu Zonguldak, Afyon ve Şanlıurfa’nın çeşitli bölgelerinde karşılaştığı sorunları haberleştirerek çalıştığı gazetelere ulaştırdı.

Bazen doğrudan, bazen de dolaylı yollarla yetkililerin dikkatini bu sorunlara çekmeye ve çözümlerine katkıda bulunmaya çalıştı.

Maddi imkânları hiçbir zaman ön planda tutmadı.

Yaptığı çalışmalarda doğruluk, dürüstlük, kamu yararı ve insanlara faydalı olabilme düşüncesini temel ilke edindi.

---

ULUSAL BASINDA VE HABER AJANSLARINDA GEÇEN YILLAR

Müslüm Abacıoğlu Hocamız, gazetecilik hayatı boyunca çok sayıda ulusal gazete, dergi ve haber ajansında görev yaptı.

Farklı dönemlerde;

Günaydın Gazetesi,

Hayat Mecmuası,

Hayat Spor,

Türk Spor Mecmuası,

Anadolu Ajansı,

Dünya Gazetesi,

Millî Gazete,

Son Havadis Gazetesi,

Ulusal Basın Ajansı,

Türk Haberler Ajansı,

Türkiye Gazetesi,

İhlas Haber Ajansı,

Akşam Gazetesi

gibi önemli yayın kuruluşlarına haber ve fotoğraf hizmeti verdi.

1977 yılından itibaren 20 yılı aşkın süreyle Türkiye Gazetesi ve İhlas Haber Ajansı camiasında muhabirlik başta olmak üzere çeşitli görevlerde bulundu.

Dolaylı olarak Türkiye Çocuk Dergisi, TGRT ve TGRT FM için de çalışmalar yaptı.

1978 yılında Son Havadis Gazetesi’nin Şanlıurfa muhabirliğini üstlendi.

1992-1993 yıllarından itibaren ise Akşam Gazetesi grubunun bölge ve Şanlıurfa muhabirliği görevini yürüttü.

Gönderdiği haberlerle Şanlıurfa’da yaşanan olayları, halkın sorunlarını, beklentilerini, kültürel zenginliklerini ve güzelliklerini ülke gündemine taşıdı.

---

ŞANLIURFA’NIN YEREL BASININA VERİLEN BÜYÜK EMEK

Müslüm Abacıoğlu Hocamız, ulusal basın kuruluşlarında görev yapmasının yanı sıra Şanlıurfa’daki yerel gazeteciliğin gelişmesine de önemli katkılarda bulundu.

Hizmet Gazetesi’nde merhum Halit Okutan ile birlikte birçok habere giderek haber ve fotoğraf çalışmaları yaptı.

Merhum Kemal Kapaklı tarafından çıkarılmaya başlanan Güneydoğu Gazetesi’nin kuruluşunda yer aldı ve gazetenin İstihbarat Şefi olarak görev yaptı.

1998 yılında birkaç arkadaşının desteğiyle haftalık yerel Yenidoğuş Gazetesi’ni çıkardı.

Daha sonraki yıllarda Yenidendoğuş ve Urfa Hayat gazetelerini haftalık olarak yayımladı.

Yenidoğuş Gazetesi’ne ortaktı ama devlet memuru olması nedeniyle gazete, Anadolu Ajansı’ndan emekli olup İstanbul’dan Urfa’ya yerleşen Müslüm Aktürk’ün adına yayınlandı. Yenidoğuş Gazetesi o dönem çok ses getirdi. Birinci ve arka sayfa renkli ve düzenli olarak haftalık basılıyordu. Tasarımı da baskısı da Diyarbakır’da yapılıyordu. Güçlü bir yayın kurulu oluşturulmuştu. Yayın kurulunda Müslüm Abacı ve Müslüm Aktürk’ün dışında Naci İpek, Dr. Müslüm Sunay, Dt. Abdi Demirtaş, Abuzer Akbıyık, Halil Besleyici, Faik Dündar gibi isimler de vardı. Müslüm Abacı, gazetenin haberlerin hazırlanmasından mizanpaja, baskıdan dağıtıma kadar her aşamasında büyük emek verdi.

Mehmet Keşküş ve Mehmet Atlı’nın sahibi olduğu Urfa Atılım Gazetesi’nin yayımlanmasına destek oldu.

Şanlıurfa Olay Gazetesi ve GAP Gündemi Gazetesi’nde haber ve mizanpaj çalışmaları yaptı.

On beş günde bir yayımlanan GAP Gündemi Gazetesi’nin günlük yayına geçmesine katkıda bulundu.

Daha sonra yerini genç meslektaşlarına bıraktı; ancak ulusal gazete muhabirliğini ve gazetecilik çalışmalarını sürdürmeye devam etti.

---

GÜNEYDOĞU HAKİKAT GAZETESİ

Müslüm Abacıoğlu Hocamız, İstanbul’da yaşayan kardeşi İbrahim Abacıoğlu’nun sahipliği ve maddi desteğiyle 2015 yılından itibaren Güneydoğu Hakikat Gazetesi’ni haftalık olarak yayımlamaya başladı.

Maddi imkânsızlıklar ve teknik sorunlar nedeniyle gazete, 34’üncü sayıdan sonra on beş günde bir yayımlandı.

39’uncu sayının ardından ise yayın hayatına ileriki bir tarihte devam etmek üzere ara verildi.

Müslüm Hocamız, toplumu ilgilendiren konular ve dinî sohbet ağırlıklı köşe yazılarını çeşitli gazetelerde ve internet sitelerinde yayımlamayı sürdürdü.

Gazetenin internet sitesi, sosyal medya hesapları ve kişisel sayfaları aracılığıyla haber, yazı ve kültürel paylaşımlarına devam etti.

Kendisini daha sakin bir hayat sürüyor gibi gösterse de kalemini hiçbir zaman tamamen bırakmadı.

---

ABDÜLKADİR EMİN ÖNEN’İN BASIN ÇALIŞMALARINA VERDİĞİ DESTEK

Müslüm Abacıoğlu Hocamız, uzun yıllar boyunca; iki dönem AK Parti Şanlıurfa Milletvekilliği, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı ve daha sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin Çin Halk Cumhuriyeti Pekin Büyükelçiliği görevlerinde bulunan kıymetli hemşehrimiz Abdülkadir Emin Önen’in basın çalışmalarında görev aldı.

Önen’in faaliyetlerinin, ziyaretlerinin ve Şanlıurfa ile ilgili çalışmalarının basına ve kamuoyuna duyurulmasında önemli sorumluluklar üstlendi.

Öğretmenlik mesleğini emeklilikle noktalamış olsa da gazetecilik çalışmalarını imkânları ölçüsünde sürdürerek basın hayatımızın içinde kalmaya devam etti.

---

SOYADI DEĞİŞTİ AMA HİZMET ANLAYIŞI DEĞİŞMEDİ

Müslüm Hocamız, uzun yıllar çevresinde ve basın camiasında Müslüm Abacı olarak tanındı.

İlkokul, ortaokul, lise ve Eğitim Enstitüsü diplomalarında soyadı Abacı olarak yazılıydı.

Nüfus cüzdanını yenilemek üzere Şanlıurfa’ya geldiğinde resmî kayıtlardaki soyadının Abacıoğlu olduğu kendisine bildirildi ve yeni kimliği bu soyadıyla düzenlendi.

Bu nedenle eski dostlarının ve basın camiasının büyük bir bölümü kendisini hâlâ Müslüm Abacı olarak tanırken resmî kayıtlarda ve yeni yayınlarda Müslüm Abacıoğlu ismi kullanılmaktadır.

Soyadındaki bu değişiklik, onun kalemindeki doğruluğu, dostluğundaki samimiyeti ve memleketine duyduğu sevgiyi elbette hiç değiştirmedi.

Öğretmenlik yapması, dinî yönünün güçlü olması ve zaman zaman cemaate imamlık yapması nedeniyle çevresinde ayrıca “Müslüm Hoca” olarak tanındı.

---

KARANLIK ODADAN DİJİTAL ÇAĞA UZANAN BİR MESLEK HAYATI

Müslüm Abacıoğlu Hocamızın gazetecilik hayatı, iletişim teknolojisinin geçirdiği büyük dönüşümün de canlı bir tanıklığıdır.

Gazeteciliğe başladığı yıllarda Kodak, Agfa, Yashica ve Lubitel gibi makineler kullanılıyor; siyah-beyaz filmler karanlık odalarda banyo ediliyor ve fotoğraflar kâğıda basılıyordu.

Haberler daktiloyla yazılıyor; fotoğraf ve haber metinleri PTT aracılığıyla veya şehirlerarası otobüslerle İstanbul’daki gazete merkezlerine gönderiliyordu.

Acil haberler için PTT’ye gidiliyor, gazetenin yurt haberler servisi ödemeli olarak aranıyor ve haber telefondaki görevliye kelime kelime yazdırılıyordu.

Ses kayıt cihazlarının yaygın olmadığı dönemlerde gazeteciler konuşulanları not alıyor, daha sonraki yıllarda ise önce büyük, ardından daha küçük teypler kullanılıyordu.

Zaman içerisinde Zenit, Leica, Polaroid, Fuji, Konica, Olympus, Asahi Pentax, Mamiya, Minolta, Nikon ve Canon gibi makineler gazetecilerin hayatına girdi.

Siyah-beyaz filmlerin ardından renkli filmler, slaytlar ve nihayet dijital fotoğraf makineleri kullanılmaya başlandı.

Müslüm Hocamız, Şanlıurfa’da dijital fotoğraf makinesini ilk kullanan gazetecilerden biri oldu.

Singapur’a giden amcaoğlunun hediye ettiği dijital fotoğraf makinesi sayesinde film, banyo ve baskı masraflarından kurtuldu.

Daha sonra diskete kayıt yapan makineler, bilgisayarlar, internet ve cep telefonları hayatımıza girdi.

Daktilonun yerini bilgisayar; posta, telgraf, teleks, telefoto ve otobüslerle gönderilen haberlerin yerini internet aldı.

Bugün bir fotoğraf veya haber saniyeler içinde dünyanın her tarafına ulaştırılabiliyor.

Ancak Müslüm Hocamızın da ifade ettiği gibi:

“Eski gazeteciliğin emeği, heyecanı, sabrı ve fedakârlığı bambaşkaydı.”

---

BASIN MÜZESİNE BAĞIŞLANAN TARİHÎ HATIRALAR

Müslüm Abacıoğlu Hocamız, geçmiş yıllarda kullandığı fotoğraf makinelerinin önemli bir bölümünü, yayımladığı ve görev yaptığı gazetelere ait arşivlerle birlikte Şanlıurfa Basın Müzesine bağışladı.

Karaköprü Belediye Başkanı Metin Baydilli’nin gayretleriyle hizmete açılan Basın Müzesinde sergilenmek üzere teslim edilen bu tarihî malzemeler; yalnızca bir gazetecinin şahsi eşyaları değil, Şanlıurfa’nın yakın dönem basın tarihine ait değerli belgelerdir.

Böylece yıllarca emek verdiği gazetecilik hayatının hatıralarının gelecek nesillere ulaşmasına katkıda bulundu.

---

GAZETECİ, EĞİTİMCİ VE AYNI ZAMANDA BİR YAZAR…

Müslüm Abacıoğlu Hocamız, yıllar içerisinde edindiği bilgi, belge, fotoğraf ve hatıraları yalnızca gazete sayfalarında bırakmadı.

Şanlıurfa’nın tarihî ve manevi değerlerini kitaplaştırarak kalıcı eserler meydana getirdi.

Kaleme aldığı eserlerden bazıları şunlardır:

Hayat Bin Kays El Harrani ve Harran

Hayat Bin Kays El Harrani ve Şeyh İmam Muhammed Bakır

Evliyalar, Enbiyalar ve Şanlıurfa

İsmi Urfa ile Anılan Peygamberler

Bu eserlerinde Şanlıurfa’nın peygamberler, evliyalar ve gönül insanlarıyla şekillenen manevi dünyasını araştırdı; yıllar boyunca topladığı belge, bilgi, hatıra ve fotoğrafları okuyucularıyla paylaştı.

Kitaplarında çok sayıda tarihî fotoğrafa yer vermesi, onun lise yıllarında başlayan fotoğraf tutkusunun yıllar sonra nasıl büyük bir kültür hizmetine dönüştüğünü göstermektedir.

Eserlerini maddi bir beklentiden ziyade insanların faydalanması ve hayır duası almak düşüncesiyle hazırladı.

Onun şu sözü, hayat anlayışını en güzel şekilde özetlemektedir:

“Bir dua alabilirsek ne mutlu bize…”

---

MESLEK KURULUŞLARINDAKİ HİZMETLERİ

Müslüm Abacıoğlu Hocamız yalnızca haber yazan bir gazeteci değil, aynı zamanda basın camiasının birlik ve dayanışmasına katkı sunan bir meslek büyüğüdür.

Şanlıurfa Gazeteciler Birliğinde yöneticilik ve Genel Sekreterlik görevlerinde bulundu.

Türkiye Yazarlar Birliği Şanlıurfa Şubesinin çalışmalarına katıldı; çeşitli kültür, sanat ve basın toplantılarında bilgi ve tecrübelerini paylaştı.

Genç gazetecilere mesleğin doğruluk, dürüstlük, ahlak ve sorumluluk gerektirdiğini anlattı.

Gazeteciliğin zor, fedakârlık isteyen ancak toplum açısından son derece önemli bir görev olduğunu her fırsatta dile getirdi.

---

AHDE VEFA DUYGUSUNU KALEMİNDE YAŞATAN BİR GÖNÜL İNSANI

Müslüm Hocamızın yazılarında en fazla dikkat çeken özelliklerden biri vefa duygusudur.

Geçmişte Urfa’ya hizmet etmiş öğretmenleri, gazetecileri, yazarları, devlet adamlarını ve gönül insanlarını yazılarıyla hatırlatmaktadır.

Çünkü o, insanları hayattayken takdir etmenin ve yaptıkları hizmetleri gelecek nesillere anlatmanın önemli bir görev olduğuna inanmaktadır.

Bugün benim hazırladığım vefa yazılarını takdir ederek kitaplaştırılması yönünde teşvikte bulunması da onun bu hassasiyetinin güzel bir göstergesidir.

Kendisinin yıllardır yaptığı çalışmalarla bizim yapmaya gayret ettiğimiz vefa çalışmaları aynı gönül pınarından beslenmektedir:

Geçmişimizi unutmamak, değerlerimizi unutturmamak ve gelecek nesillere doğru bilgiler bırakmak…

---

AİLESİNE BAĞLI BİR BABA VE DEDE

Müslüm Abacıoğlu Hocamız evli; dördü kız, ikisi erkek olmak üzere altı çocuk babasıdır.

İkisi kız, dördü erkek olmak üzere altı torunu bulunmaktadır.

Meslek hayatı boyunca gösterdiği fedakârlığı ailesine karşı da göstermiş; çocuklarının yetişmesi, eğitimleri ve hayata hazırlanmaları için büyük emek vermiştir.

Kendisinin aile fertleri için söylediği şu dua, onun şefkatli yönünü de göstermektedir:

“Allahu Teâlâ herkesin evlatlarını ve torunlarını bağışlasın.”

---

KIYMETLİ MÜSLÜM ABACIOĞLU HOCAM…

Grubumuzda yaptığımız paylaşımları ilgiyle okumanız, güzel sözlerinizle bizleri teşvik etmeniz ve hazırlanan yazıların kitaplaştırılması yönündeki değerli tavsiyeleriniz için şahsım ve grubumuz adına gönülden teşekkür ediyorum.

Siz, Urfa Lisesinin sıralarından başlayarak yarım asrı aşan gazetecilik hayatınız boyunca Şanlıurfa’nın sesini duyurdunuz.

Öğretmen olarak binlerce öğrencinin hayatına dokundunuz.

Fotoğrafçı olarak hatıraları kayıt altına aldınız.

Gazeteci olarak halkın sorunlarını dile getirdiniz.

Yazar olarak Şanlıurfa’nın tarihî ve manevi değerlerini kitaplaştırdınız.

Basın mensubu olarak şehrimizin yakın dönem tarihine tanıklık ettiniz.

Arşivlerinizi ve fotoğraf makinelerinizi müzeye bağışlayarak meslek hatıralarınızı gelecek nesillere emanet ettiniz.

Bizlere gösterdiğiniz ilgi ve söylediğiniz güzel sözler, yıllar boyunca verdiğiniz büyük emeklerin yanında küçük bir teşekkürle karşılanamayacak kadar değerlidir.

Asıl bizler; sizin gibi kalemi güçlü, hafızası zengin, gönlü vefalı ve memleket sevdalısı bir büyüğümüzle aynı grupta bulunmaktan onur duyuyoruz.

Rabb’im sizden razı olsun.

Sizlere aileniz ve sevdiklerinizle birlikte sağlıklı, huzurlu ve hayırlı uzun ömürler versin.

Kaleminiz, kelamınız, tecrübeleriniz ve hatıralarınızla daha nice yıllar bizlere ışık olmanızı nasip etsin.

Başta yetiştirdiğiniz öğrencileriniz olmak üzere, gazetecilik ve yazarlık hayatınız boyunca hizmet ettiğiniz bütün insanlardan aldığınız hayır duaları yolunuzu aydınlatsın.

İYİ Kİ VARSINIZ KIYMETLİ MÜSLÜM ABACIOĞLU HOCAM…

İYİ Kİ URFA LİSESİNİN, ŞANLIURFA BASINININ VE BU GÜZEL GRUBUMUZUN HAFIZASINDA YER ALIYORSUNUZ…

Sizi saygı, sevgi ve muhabbetle selamlıyorum.

Ecz. Bakır YEGENOĞLU

Şanlıurfa HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve akturkhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.