Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam

VALİ HASAN ŞILDAK'IN VERDİĞİ DERS: UYUŞTURUCUYLA MÜCADELE SADECE OPERASYON DEĞİLDİR

Yaşam 12.07.2026 - 14:07, Güncelleme: 12.07.2026 - 14:14 15 kez okundu.
 

VALİ HASAN ŞILDAK'IN VERDİĞİ DERS: UYUŞTURUCUYLA MÜCADELE SADECE OPERASYON DEĞİLDİR

Müslüm Aktürk yazdı...

Türkiye'nin bugün en büyük güvenlik sorunu nedir? Terör mü? Ekonomi mi? Düzensiz göç mü? Hiç şüphesiz bunların hepsi önemlidir. Ama sessizce büyüyen, her gün onlarca ocağı söndüren başka bir felaket daha var... Uyuşturucu. Bu öyle bir bela ki, kurşun sıkmadan öldürüyor. Patlama olmadan aileleri dağıtıyor. Savaş çıkarmadan gençliği tüketiyor. En acısı da çoğu zaman biz bunu ancak bir evladımızı kaybettiğimizde fark ediyoruz. ANNELERİN DUASI DEĞİŞTİ Bir zamanlar aileler çocukları doktor olsun, mühendis olsun, öğretmen olsun diye mücadele ederdi. Şimdi ise nice anne babanın tek duası var: "Allah'ım yeter ki çocuğum bağımlı olmasın..." Bundan daha ağır bir toplumsal tablo olabilir mi? İşte tam da bu yüzden uyuşturucu meselesi yalnızca emniyetin, jandarmanın ya da mahkemelerin konusu değildir. Bu mesele, devletin bütün kurumlarının birlikte omuzlaması gereken bir varoluş mücadelesidir. ZEHİR TACİRLERİYLE MÜCADELE KADAR, GENÇLERİ KURTARMAK DA ŞART Uyuşturucu tacirlerini yakalamak elbette devletin görevidir. Ama asıl başarı, bağımlı olmuş bir genci yeniden hayata kazandırabilmektir. Çünkü yakaladığınız her torbacının yerine yenisi çıkabilir. Ama kurtardığınız her genç, bir daha o karanlığın parçası olmaz. İşte çoğu zaman gözden kaçan gerçek budur. ŞANLIURFA'DA FARKLI OLAN NE? Şanlıurfa Valiliğinin yürüttüğü "Umuda Kapı Açıyorum, Hayata Tutunuyorum" projesini değerli kılan da tam olarak budur. Bu çalışma sadece bir kamu projesi değildir. Bu, "Bu gençlerden vazgeçmiyoruz." diyen bir devlet iradesidir. Bugüne kadar 765 başvuru... Yüzlerce tedavi... Rehabilitasyon süreçleri... Ve bugün iş sahibi olan onlarca genç... İstatistik gibi görünen bu rakamların arkasında yeniden ayağa kalkmış hayatlar var. Uyuşturucudan kurtulan bir genç yalnızca kendisini kurtarmıyor. Annesini kurtarıyor. Babasını kurtarıyor. Kardeşlerini kurtarıyor. Hatta doğmamış çocuklarının geleceğini bile kurtarıyor. HASAN ŞILDAK MAKAMIN SINIRLARINI AŞIYOR Burada dikkat çeken nokta ise Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak'ın konuya yaklaşımıdır. Bir vali için yatırım dosyalarını takip etmek görevdir. Asayiş toplantısı yapmak görevdir. Resmî törenlere katılmak görevdir. Ama bağımlılıkla mücadeleyi kişisel bir sorumluluk gibi sahiplenmek... Mahalle mahalle dolaşmak... Ailelerle konuşmak... Tedavi görmek isteyen gençleri ikna etmek... Proje ekipleriyle sürekli sahada olmak... İşte bunlar sadece yönetmeliklerde yazan görevler değildir. Bunlar vicdanla yapılan işlerdir. ASIL ESER, KURTARILAN İNSANDIR Türkiye'de yöneticilerin başarıları genellikle asfaltın metrekaresiyle... Açılan fabrikanın sayısıyla... Yapılan binanın büyüklüğüyle ölçülüyor. Oysa bence artık yeni bir ölçümüz olmalı. Kaç genci uyuşturucudan kurtardınız? Kaç aileyi yeniden hayata bağladınız? Kaç insanın umudu oldunuz? İşte gerçek başarı budur. Çünkü beton yığını yapmak kolaydır. İnsan kazanmak zordur. BİR VALİYİ MAKAMI DEĞİL, MİLLETİN DUASI BÜYÜTÜR Makamlar geçicidir. Bugün oturursunuz. Yarın kalkarsınız. Koltuklar kimseye baki değildir. Ama geride bıraktığınız iz kalır. Şanlıurfa'da uyuşturucuyla mücadelede ortaya konulan irade, yalnızca suçla mücadele değil; insanı yeniden ayağa kaldırma iradesidir. Bu nedenle Sayın Vali Hasan Şıldak'ın ortaya koyduğu çabayı önemsemek gerekiyor. Çünkü devlet, sadece suçluyu yakaladığında değil; kaybetmek üzere olduğu evladını yeniden hayata döndürdüğünde de büyüktür. Ve unutulmaması gereken bir gerçek var: Bir şehri ayağa kaldırmak istiyorsanız, önce gençlerini ayağa kaldıracaksınız. BU BAŞARI, İNANMIŞ BİR EKİBİN ESERİDİR Ancak burada bir gerçeğin de altını çizmek gerekiyor. Hiçbir sosyal proje, tek bir kişinin gayretiyle başarıya ulaşamaz. Bu başarının arkasında; bağımlı gençleri sabırla dinleyen doktorlar, gecesini gündüzüne katan sağlık çalışanları, psikologlar, sosyal hizmet uzmanları, saha ekipleri, personeli, proje koordinatörleri, güvenlik birimleri ve sürece katkı sunan bütün kamu görevlileri bulunuyor. Kimi zaman bir gencin yeniden hayata tutunması için saatlerce emek veriliyor, kimi zaman umudunu kaybetmiş bir aileye yeniden umut aşılanıyor. Belki isimleri kamuoyunda çok bilinmiyor. Belki kameraların önünde değiller. Ama bilinmelidir ki kurtarılan her hayatın arkasında büyük bir sabır, güçlü bir inanç ve görünmeyen bir emek vardır. Bu vesileyle, bağımlılıkla mücadelede görev alan ve insan hayatına dokunabilmek için özveriyle çalışan bütün sağlık çalışanlarına, uzmanlara, güvenlik güçlerine ve projeye katkı sunan tüm kamu personeline de gönülden teşekkür etmek gerekiyor. Çünkü bazı başarılar alkışı fazlasıyla hak eder; ancak o alkış çoğu zaman perde arkasında çalışanlara ulaşmaz.  
Müslüm Aktürk yazdı...

Türkiye'nin bugün en büyük güvenlik sorunu nedir?

Terör mü?

Ekonomi mi?

Düzensiz göç mü?

Hiç şüphesiz bunların hepsi önemlidir.

Ama sessizce büyüyen, her gün onlarca ocağı söndüren başka bir felaket daha var...

Uyuşturucu.

Bu öyle bir bela ki, kurşun sıkmadan öldürüyor.

Patlama olmadan aileleri dağıtıyor.

Savaş çıkarmadan gençliği tüketiyor.

En acısı da çoğu zaman biz bunu ancak bir evladımızı kaybettiğimizde fark ediyoruz.

ANNELERİN DUASI DEĞİŞTİ

Bir zamanlar aileler çocukları doktor olsun, mühendis olsun, öğretmen olsun diye mücadele ederdi.

Şimdi ise nice anne babanın tek duası var: "Allah'ım yeter ki çocuğum bağımlı olmasın..."

Bundan daha ağır bir toplumsal tablo olabilir mi?

İşte tam da bu yüzden uyuşturucu meselesi yalnızca emniyetin, jandarmanın ya da mahkemelerin konusu değildir.

Bu mesele, devletin bütün kurumlarının birlikte omuzlaması gereken bir varoluş mücadelesidir.

ZEHİR TACİRLERİYLE MÜCADELE KADAR, GENÇLERİ KURTARMAK DA ŞART

Uyuşturucu tacirlerini yakalamak elbette devletin görevidir.

Ama asıl başarı, bağımlı olmuş bir genci yeniden hayata kazandırabilmektir.

Çünkü yakaladığınız her torbacının yerine yenisi çıkabilir.

Ama kurtardığınız her genç, bir daha o karanlığın parçası olmaz.

İşte çoğu zaman gözden kaçan gerçek budur.

ŞANLIURFA'DA FARKLI OLAN NE?

Şanlıurfa Valiliğinin yürüttüğü "Umuda Kapı Açıyorum, Hayata Tutunuyorum" projesini değerli kılan da tam olarak budur.

Bu çalışma sadece bir kamu projesi değildir.

Bu, "Bu gençlerden vazgeçmiyoruz." diyen bir devlet iradesidir.

Bugüne kadar 765 başvuru...

Yüzlerce tedavi...

Rehabilitasyon süreçleri...

Ve bugün iş sahibi olan onlarca genç...

İstatistik gibi görünen bu rakamların arkasında yeniden ayağa kalkmış hayatlar var.

Uyuşturucudan kurtulan bir genç yalnızca kendisini kurtarmıyor.

Annesini kurtarıyor.

Babasını kurtarıyor.

Kardeşlerini kurtarıyor.

Hatta doğmamış çocuklarının geleceğini bile kurtarıyor.

HASAN ŞILDAK MAKAMIN SINIRLARINI AŞIYOR

Burada dikkat çeken nokta ise Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak'ın konuya yaklaşımıdır.

Bir vali için yatırım dosyalarını takip etmek görevdir.

Asayiş toplantısı yapmak görevdir.

Resmî törenlere katılmak görevdir.

Ama bağımlılıkla mücadeleyi kişisel bir sorumluluk gibi sahiplenmek...

Mahalle mahalle dolaşmak...

Ailelerle konuşmak...

Tedavi görmek isteyen gençleri ikna etmek...

Proje ekipleriyle sürekli sahada olmak...

İşte bunlar sadece yönetmeliklerde yazan görevler değildir.

Bunlar vicdanla yapılan işlerdir.

ASIL ESER, KURTARILAN İNSANDIR

Türkiye'de yöneticilerin başarıları genellikle asfaltın metrekaresiyle...

Açılan fabrikanın sayısıyla...

Yapılan binanın büyüklüğüyle ölçülüyor.

Oysa bence artık yeni bir ölçümüz olmalı.

Kaç genci uyuşturucudan kurtardınız?

Kaç aileyi yeniden hayata bağladınız?

Kaç insanın umudu oldunuz?

İşte gerçek başarı budur.

Çünkü beton yığını yapmak kolaydır.

İnsan kazanmak zordur.

BİR VALİYİ MAKAMI DEĞİL, MİLLETİN DUASI BÜYÜTÜR

Makamlar geçicidir.

Bugün oturursunuz.

Yarın kalkarsınız.

Koltuklar kimseye baki değildir.

Ama geride bıraktığınız iz kalır.

Şanlıurfa'da uyuşturucuyla mücadelede ortaya konulan irade, yalnızca suçla mücadele değil; insanı yeniden ayağa kaldırma iradesidir.

Bu nedenle Sayın Vali Hasan Şıldak'ın ortaya koyduğu çabayı önemsemek gerekiyor.

Çünkü devlet, sadece suçluyu yakaladığında değil; kaybetmek üzere olduğu evladını yeniden hayata döndürdüğünde de büyüktür.

Ve unutulmaması gereken bir gerçek var:

Bir şehri ayağa kaldırmak istiyorsanız, önce gençlerini ayağa kaldıracaksınız.

BU BAŞARI, İNANMIŞ BİR EKİBİN ESERİDİR

Ancak burada bir gerçeğin de altını çizmek gerekiyor.

Hiçbir sosyal proje, tek bir kişinin gayretiyle başarıya ulaşamaz.

Bu başarının arkasında; bağımlı gençleri sabırla dinleyen doktorlar, gecesini gündüzüne katan sağlık çalışanları, psikologlar, sosyal hizmet uzmanları, saha ekipleri, personeli, proje koordinatörleri, güvenlik birimleri ve sürece katkı sunan bütün kamu görevlileri bulunuyor.

Kimi zaman bir gencin yeniden hayata tutunması için saatlerce emek veriliyor, kimi zaman umudunu kaybetmiş bir aileye yeniden umut aşılanıyor.

Belki isimleri kamuoyunda çok bilinmiyor.

Belki kameraların önünde değiller.

Ama bilinmelidir ki kurtarılan her hayatın arkasında büyük bir sabır, güçlü bir inanç ve görünmeyen bir emek vardır.

Bu vesileyle, bağımlılıkla mücadelede görev alan ve insan hayatına dokunabilmek için özveriyle çalışan bütün sağlık çalışanlarına, uzmanlara, güvenlik güçlerine ve projeye katkı sunan tüm kamu personeline de gönülden teşekkür etmek gerekiyor.

Çünkü bazı başarılar alkışı fazlasıyla hak eder; ancak o alkış çoğu zaman perde arkasında çalışanlara ulaşmaz.

 

Şanlıurfa HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve akturkhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.