YAZMACI’DAN TBMM’DE TARİHİ KONUŞMA: “TÜRKİYE’NİN YARININI BİZ YAZACAĞIZ”
YAZMACI’DAN TBMM’DE TARİHİ KONUŞMA: “TÜRKİYE’NİN YARININI BİZ YAZACAĞIZ”
TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmayla dikkat çeken AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Cevahir Asuman Yazmacı, Türkiye’nin terörle mücadelede yeni bir döneme girdiğine söyledi.
TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmayla dikkat çeken AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Cevahir Asuman Yazmacı, Türkiye’nin terörle mücadelede yeni bir döneme girdiğine söyledi.

ÖZLEM AĞAR / AKTÜRK HABER
Şanlıurfa Milletvekili Cevahir Asuman Yazmacı, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Türkiye’nin 40 yılı aşkın süredir devam eden terör sorununa, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarına ve “Terörsüz Türkiye” hedefinin önemine dikkat çekti. Yazmacı, “Türkiye’nin yarınını biz yazacağız. Birlikte yazacağız. Kardeşlikle yazacağız. Hukukla, demokrasiyle, milletimizin iradesiyle yazacağız. Ve o yarının adı Terörsüz Türkiye olacak” dedi.
“40 YILA YAYILMIŞ BİR ACININ ÇÖZÜMÜNE ŞAHİTLİK EDİYORUZ”
TBMM Genel Kurulu’nda kanun teklifinin görüşmeleri sırasında söz alan AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Cevahir Asuman Yazmacı, Türkiye’nin uzun yıllardır yaşadığı terör sorununda tarihi bir dönemece gelindiğini belirtti.
Yazmacı, konuşmasına Türkiye’nin 40 yıla yayılan bir acının milletin kararlı iradesiyle çözümüne şahitlik ettiğini belirterek başladı. Türkiye’nin önünde uzun yıllar sonra yeni bir ufuk açıldığını ifade eden Yazmacı, çocuklara nasıl bir ülke bırakılacağı ve yarınların korkunun mu, umudun mu şekillendireceği sorularının önemine dikkat çekti.
“BUGÜN, GAZİ MECLİSİMİZİN HAFIZASINA KAZINACAK GÜNLERDEN BİRİ”
Türkiye’nin tarihi sadece yaşayan değil, tarih yazan ve istikbale yön veren bir millet olduğunu vurgulayan Yazmacı, bazı günlerin takvim yaprakları arasında kaybolduğunu, bazı günlerin ise milletin hafızasına kazındığını söyledi.
Bugünün de Gazi Meclis’in hafızasına kazınacak günlerden biri olduğuna inandığını belirten Yazmacı, tarihin bu günü, Türkiye’nin 40 yıllık meselesini silahın gölgesinde değil, milletin çatısı altında ve ortak iradeyle çözdüğü gün olarak kaydedeceğini ifade etti.
“BU TOPRAKLAR ÇOK ACI GÖRDÜ”
Konuşmasında Güneydoğu Anadolu’nun yaşadığı acılara da dikkat çeken Yazmacı, Meclis kürsüsüne bölgenin hafızasıyla çıktığını söyledi.
Kendisini “Şanlıurfa’nın bir evladı, Güneydoğulu bir iş insanı, Kürt bir kadın” olarak tanımlayan Yazmacı, bu toprakların çok acı gördüğünü ifade etti.
Türkiye’nin kırk yılı aşkın süre boyunca enerjisini ve gücünü, Türkiye’nin ilerlemesini istemeyen karanlık güçlerin istediği şekilde boşa harcadığını belirten Yazmacı, terörün ülkeye ağır bedeller ödettiğini söyledi.
“ÇOCUKLARIMIZIN KADERİ OLMAYACAK”
Türkiye’nin terörle mücadelede şehitler verdiğini, gazilerinin olduğunu hatırlatan Yazmacı, bütün acılara rağmen vatan, birlik ve kardeşlikten vazgeçilmediğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yıllar önce ifade ettiği gibi, insanın canını yakan, Türkiye’nin enerjisini ve imkânlarını heba eden meselelerin ülkenin kaderi olmadığını belirten Yazmacı, “Acılarımız geçmişimizin bir parçası olabilir, fakat çocuklarımızın kaderi olmayacak” dedi.
“HER VATANDAŞIN EŞİT VE ONURLU BİR FERDİ OLDUĞU TÜRKİYE”
Yazmacı, hedeflerinin her vatandaşın kendisini Türkiye’nin eşit ve onurlu bir ferdi olarak gördüğü bir ülke olduğunu söyledi.
Üyesi olmaktan gurur duyduğu Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun yaklaşık yüzde 95’lik temsil gücüyle çalıştığını belirten Yazmacı, bunun milletin neredeyse tamamının iradesini yansıttığını ifade etti.
Komisyonda farklı siyasi düşüncelerin aynı masa etrafında buluştuğunu belirten Yazmacı, farklı görüşlerin ortak bir zeminde ele alındığını vurguladı.
“KONUŞULDU, DİNLENİLDİ, TARTIŞILDI”
Komisyon çalışmalarında devlet kurumlarından akademisyenlere, hukukçulardan sivil toplum kuruluşlarına, şehit ve gazi temsilcilerine kadar toplumun farklı kesimlerinin görüşlerinin karşılık bulduğunu belirten Yazmacı, binlerce sayfalık tutanak tutulduğunu söyledi.
“Konuşuldu. Dinlenildi. Tartışıldı. Farklı düşünüldü” diyen Yazmacı, bütün farklılıkların üzerinde Türkiye’nin huzuru, milletin birliği ve çocukların geleceği için ortak bir hakikatin arandığını ifade etti.
“TÜRKİYE KENDİ MESELESİNİ KENDİ HUKUK DÜZENİ İÇİNDE ÇÖZEBİLİR”
Türkiye’nin başka ülkelerin reçetelerine ihtiyaç duyan bir devlet olmadığını vurgulayan Yazmacı, ülkenin terörle mücadelede 40 yılı aşkın tecrübeye, devlet aklına, millet iradesine ve demokratik birikime sahip olduğunu söyledi.
Yazmacı, Türkiye’nin kendi meselesini kendi hukuk düzeni içinde çözebilecek kudrete sahip olduğunu dile getirdi.
“GENÇLERİMİZ ENERJİSİNİ TEKNOLOJİYE, SANATA VE ÜRETİME VERSİN”
Yazmacı, terörün olmadığı bir Türkiye’de dağlarda çocukların sesinin yankılanmasını, gençlerin enerjisini teknolojiye, sanata ve üretime vermesini istediklerini söyledi.
Türkiye’nin kaynaklarını fabrikalara, okullara, hastanelere, üniversitelere, tarıma ve kalkınmaya ayıran bir ülke olması gerektiğini ifade etti.
“BU VATAN BENİM VATANIM, BU DEVLET BENİM DEVLETİM”
Edirne’den Hakkari’ye, Sinop’tan Hatay’a, Şanlıurfa’dan İstanbul’a kadar her vatandaşın aynı güven duygusuyla yaşayabildiği bir Türkiye istediklerini belirten Yazmacı, vatandaşların “Bu vatan benim vatanım, bu devlet benim devletim, bu gelecek benim geleceğim” diyebildiği bir ülke hedeflediklerini söyledi.
Yazmacı, bunun Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına yakışan Türkiye olduğunu ifade etti.
“BİZİM MAYAMIZ KARDEŞLİKTİR”
Konuşmasında daha güçlü demokrasi, daha güçlü hukuk devleti, daha büyük kalkınma ve daha sağlam kardeşlik vurgusu yapan Yazmacı, Türk milletinin tarih boyunca büyük imtihanlar karşısında omuz omuza verdiğini söyledi.
“Bizim mayamız kardeşliktir. Bizim harcımız dayanışmadır. Bizim ortak çatımız Türkiye Cumhuriyeti’dir” ifadelerini kullanan Yazmacı, ortak geleceğe dikkat çekti.
“YARININ ADI TERÖRSÜZ TÜRKİYE OLACAK”
Türkiye’nin önünde yeni bir sayfa bulunduğunu belirten Yazmacı, bu sayfaya ne yazılacağına milletin karar vereceğini söyledi.
Geçmişin karanlığının mı büyütüleceği, yoksa geleceğin ışığının mı tercih edileceği sorusunu yönelten Yazmacı, Türkiye’nin dününü acıların yazmış olabileceğini ancak yarınını milletin yazacağını vurguladı.
Yazmacı, konuşmasının en güçlü mesajlarından birini şu sözlerle verdi:
“Türkiye’nin yarınını biz yazacağız. Birlikte yazacağız. Kardeşlikle yazacağız. Hukukla, demokrasiyle, milletimizin iradesiyle yazacağız. Ve o yarının adı Terörsüz Türkiye olacak.”
KURTULMUŞ’A TEŞEKKÜR
Yazmacı, konuşmasının sonunda TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a da teşekkür etti.
Kurtulmuş’un kuşatıcı yaklaşımı ve ortak zemini güçlendiren yönetimiyle Komisyon’a yön verdiğini belirten Yazmacı, farklı siyasi görüşlerin aynı hedef etrafında konuşabilmesine önemli katkılar sunduğunu ifade etti.
Kanun teklifinin ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını dileyen Yazmacı; tarihi süreci başlatan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli başta olmak üzere sürece katkı sunan herkese teşekkür ederek Genel Kurul’u ve milleti selamladı.
CEVAHİR ASUMAN YAZMACI’NIN TBMM GENEL KURULU’NDAKİ KONUŞMASININ TAM METNİ
Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri, Aziz Milletimiz;
Bugün, 40 yıla yayılmış bir acının, milletimizin kararlı iradesi ile çözümüne şahitlik ediyoruz.
Türkiye’nin uzun yıllar sonra önüne açılan yeni bir ufku, çocuklarımıza nasıl bir ülke bırakacağımızı, yarınlarımızı korkunun mu, umudun mu şekillendireceğini konuşuyoruz.
Bizler, tarihi sadece yaşayan değil, tarihi yazan ve istikbale yön veren bir milletin evlatlarıyız.
Bazı günler vardır, takvimden geçer gider.
Bazı günler ise milletin hafızasına kazınır.
Bugün, Gazi Meclisimizin hafızasına kazınacak günlerden biri.
İnanıyorum ki yarın tarih, bu günü kaydederken “Türkiye, 40 yıllık meselesini silahın gölgesinde değil, milletin çatısı altında, ortak iradeyle çözdü” yazacak.
Değerli milletvekilleri,
Ben bu kürsüye Güneydoğu Anadolu’nun hafızasıyla çıkıyorum.
Şanlıurfa’nın bir evladı, Güneydoğulu bir iş insanı, Kürt bir kadın olarak söylüyorum; bu topraklar çok acı gördü.
Türkiye, kırk yılı aşkın bir süre boyunca enerjisini, gücünü, farkındalığını tam da Türkiye’nin ilerlemesini istemeyen karanlık güçlerin istediği şekilde boşa harcadı.
Şehitler verdik, gazilerimiz oldu.
Ama hiçbir zaman vatanımızdan, birliğimizden, kardeşliğimizden vazgeçmedik.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yıllar önce ifade ettiği gibi, insanımızın canını yakan, enerjimizi ve imkanlarımızı heba eden bu meseleler Türkiye’nin kaderi değil.
Acılarımız geçmişimizin bir parçası olabilir, fakat çocuklarımızın kaderi olmayacak.
Bizim arzumuz her vatandaşımızın kendisini bu ülkenin eşit ve onurlu bir ferdi olarak gördüğü bir Türkiye’dir.
Üyesi olmaktan gurur duyduğum Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tam da bu sorumluluk anlayışıyla yaklaşık yüzde 95’lik bir temsil gücüyle, yani bu milletin neredeyse tamamının iradesiyle çalıştı.
Komisyonumuzda farklı siyasi düşünceler aynı masa etrafında buluştu.
Devletimizin kurumlarından akademisyenlere, hukukçulardan sivil toplum kuruluşlarına, şehit ve gazi temsilcilerine kadar toplumun farklı kesimlerinin sözü bu çatı altında karşılık buldu.
Binlerce sayfalık tutanak tutuldu.
Konuşuldu.
Dinlenildi.
Tartışıldı.
Farklı düşünüldü.
Ama bütün farklılıkların üzerinde bir hakikati birlikte aradık:
Türkiye’nin huzuru.
Milletimizin birliği.
Çocuklarımızın geleceği.
Biz başka ülkelerin reçetelerine ihtiyaç duyan bir devlet değiliz. Terörle mücadelede 40 yılı aşkın tecrübesi, devlet aklı, millet iradesi ve demokratik birikimiyle kendi meselesini kendi hukuk düzeni içinde çözebilecek kudrete sahip bir Türkiye’yiz.
Değerli milletvekilleri,
Biz dağlarında çocukların sesinin yankılandığı bir Türkiye istiyoruz.
Gençlerinin enerjisini teknolojiye, sanata ve üretime verdiği bir Türkiye istiyoruz.
Kaynaklarını fabrikalara, okullara, hastanelere, üniversitelere, tarıma ve kalkınmaya ayıran bir Türkiye istiyoruz.
Edirne’den Hakkari’ye,
Sinop’tan Hatay’a,
Şanlıurfa’dan İstanbul’a kadar her vatandaşımızın aynı güvenle,
“Bu vatan benim vatanım,
Bu devlet benim devletim,
Bu gelecek benim geleceğim” diyebildiği bir Türkiye istiyoruz.
Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına yakışan Türkiye budur.
Daha güçlü bir demokrasi
Daha güçlü bir hukuk devleti
Daha büyük bir kalkınma
Daha sağlam bir kardeşlik
Biz yüzyıllardır ne zaman büyük bir imtihanla karşılaşsak omuz omuza verdik, aynı istikamete yürüdük, aynı geleceği savunduk. O yürüyüşte kaderlerimiz hiç ayrışmadı.
Bizim mayamız kardeşliktir. Bizim harcımız dayanışmadır.
Bizim ortak çatımız Türkiye Cumhuriyeti’dir.
Şimdi önümüzde yeni bir sayfa var.
Bu sayfaya ne yazılacağına biz karar vereceğiz.
Geçmişin karanlığını mı büyüteceğiz, geleceğin ışığını mı?
Türkiye’nin dününü acılar yazmış olabilir.
Ama Türkiye’nin yarınını biz yazacağız.
Birlikte yazacağız.
Kardeşlikle yazacağız.
Hukukla, demokrasiyle, milletimizin iradesiyle yazacağız.
Ve o yarının adı Terörsüz Türkiye olacak.
Bu süreçle ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş’a da özellikle teşekkür etmek istiyorum.
Sayın Başkanımız kuşatıcı yaklaşımı ve ortak zemini güçlendiren yönetimiyle Komisyonumuza yön vermiş, farklı siyasi görüşlerin aynı hedef etrafında konuşabilmesine önemli katkılar sunmuştur.
Bu duygularla, kanun teklifinin ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu tarihi süreci başlatan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli başta olmak üzere, sürece katkı sunan herkese şükranlarımı sunuyor, Genel Kurulu ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.




