Ayhan Yalçın
Köşe Yazarı
Ayhan Yalçın
 

Terörsüz Türkiye (Barış Süreci)

Ekim 2024'te MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin çağrısı ile başlayan "Terörsüz Türkiye, diğer adıyla İkinci Çözüm Süreci" olarak ifade edilen "Barış Süreci", yasal altyapısı oluşturularak, uzun mesailerin ardından hazırlanan çerçeve yasa, TBMM Genel Kurulu’nda 10 Ağustos 2026 tarihinde, tüm partilerin katılımıyla, rekor seviyede alınan oylarla kabul edilmişti. YPG ve SDG, Suriye ordusuna katılma kararı aldı Bunun üzerine Suriye’de konuşlanan YPG ve SDG, örgüt faaliyetlerine son vererek, Suriye ordusuna katılma kararını almıştı. YPG ve SDG'nin kendilerini lağvedmesi üzerine, doğal olarak bölgedeki dengeler de değişti. Tabi ki bu durumdan en çok etkilenen ve en çok rahatsız olan İsrail oldu. YPG ve SDG'nin kendini lağvedmesini gazetelerde manşete taşıyan İsrail basını, YPG ve SDG örgütlerinin  Suriye ordusuna katılmasının sonucunu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın büyük bir diplomatik zaferi olarak tüm Dünya'ya servis etti. Hatta ve hatta  Tel Aviv yönetimini  stratejik bir yenilgi, stratejik çöküş ve stratejik dayak olarak yorumlandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dik duruşu büyük ses getirdi Türkiye'nin, özellikle de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kararlı ve dik duruşu, ayrıca Türkiye'nin yoğun diplomatik baskıları, bununla birlikte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dış sahalardaki kararlılık ifadeleri, Suriye’de, özellikle de Orta Doğu'da dengeleri yeniden şekillendi. Tabi caizse; Orta Doğu'da kartlar yeniden karıldı desek yeridir. Türkiye'nin Kuzey Suriye’de yaptığı bu son hamle, Tel Aviv'in bu bölgedeki tüm hesaplarını bozdu. Deyim yerindeyse; İsrail,  Türkiye tarafından resmen tokatlandı diyebiliriz. "Bedeli ne olursa olsun..." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2015 yılında ifade ettiği, 11 yıl sonra gerçekleşen  ve üzerinde basa basa vurgu yaptığı, " bedeli ne olursa olsun, Suriye’nin kuzeyinde, Türkiye’nin güneyinde bir devlet kurulmasına asla müsaade etmeyeceğiz..." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu net ve keskin ifadeleri başta İsrail olmak, tüm Dünya'da  Türkiye'nin zaferi olarak nitelendirildi. İsrail, çaresiz kaldı ve panik yaptı YPG ve SDG'nin Suriye ordusuna katılması, ayrıca İsrail'in Suriye’deki  üstleri bombalaması, bununla birlikte İsrail'in birden fazla bölgede ve birden farklı cephede savaşmak zorunda kalması  İsrail yönetimini çaresiz bırakarak, panik yaptırdı. Tüm bu gelişmeler üzerine  İsrail, "Türkiye,  artık doğrudan bir düşman değil, çatışma halindeki güçlü bir bölgesel aktör" demeye başladı. “Buraya atımızın  kuyruğunu bağlayarak geldik..." Malazgirt Zaferi'nin 955 'inci yıl dönümünde, Malazgirt  ve Ahlat'ta katıldığı programda vatandaşlarımıza seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, " Terörsüz Türkiye " sürecinin hedefine vurgu yaparak, tüm Dünya'ya çok önemli mesajlar verdi; "Biz bugün buraya sadece bir yıl dönümü kutlamaya gelmedik. Biz, bugün buraya, Türkiye Yüzyılı'nı inşa etmek, bölgemizi terör kamburundan tamamen kurtarmak için adeta atımızın kuyruğunu bağlayarak geldik. Bu yoldan geri dönüş yoktur" diyerek,  bu uğurda kararlı olduklarını söyledi. Türk'lerin savaşçı bir millet olduğunu da ifade eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, her türlü  saldırıya karşı Türkiye olarak  hazır  olduklarını ifade etti. Saygılarımla! Ayhan Yalçın Gazeteci, Yazar, Stratejist, Köşe Yazarı, Yorumcu, Şair, İşletmeci, Satış Pazarlama Uzmanı, Eğitimci, Danışman, Genel Müdür, CEO, Eski Siyasetçi, 2019 seçimlerinde Kandıra Belediye Başkan Aday Adayı, Sivil Toplum Lideri. (Yalnızca Haddimi Bilirim)
Ekleme Tarihi: 29 Ağustos 2026 -Cumartesi

Terörsüz Türkiye (Barış Süreci)

Ekim 2024'te MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin çağrısı ile başlayan "Terörsüz Türkiye, diğer adıyla İkinci Çözüm Süreci" olarak ifade edilen "Barış Süreci", yasal altyapısı oluşturularak, uzun mesailerin ardından hazırlanan çerçeve yasa, TBMM Genel Kurulu’nda 10 Ağustos 2026 tarihinde, tüm partilerin katılımıyla, rekor seviyede alınan oylarla kabul edilmişti.

YPG ve SDG, Suriye ordusuna katılma kararı aldı

Bunun üzerine Suriye’de konuşlanan YPG ve SDG, örgüt faaliyetlerine son vererek, Suriye ordusuna katılma kararını almıştı. YPG ve SDG'nin kendilerini lağvedmesi üzerine, doğal olarak bölgedeki dengeler de değişti. Tabi ki bu durumdan en çok etkilenen ve en çok rahatsız olan İsrail oldu. YPG ve SDG'nin kendini lağvedmesini gazetelerde manşete taşıyan İsrail basını, YPG ve SDG örgütlerinin  Suriye ordusuna katılmasının sonucunu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın büyük bir diplomatik zaferi olarak tüm Dünya'ya servis etti. Hatta ve hatta  Tel Aviv yönetimini  stratejik bir yenilgi, stratejik çöküş ve stratejik dayak olarak yorumlandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dik duruşu büyük ses getirdi

Türkiye'nin, özellikle de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kararlı ve dik duruşu, ayrıca Türkiye'nin yoğun diplomatik baskıları, bununla birlikte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dış sahalardaki kararlılık ifadeleri, Suriye’de, özellikle de Orta Doğu'da dengeleri yeniden şekillendi. Tabi caizse; Orta Doğu'da kartlar yeniden karıldı desek yeridir. Türkiye'nin Kuzey Suriye’de yaptığı bu son hamle, Tel Aviv'in bu bölgedeki tüm hesaplarını bozdu. Deyim yerindeyse; İsrail,  Türkiye tarafından resmen tokatlandı diyebiliriz.

"Bedeli ne olursa olsun..."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2015 yılında ifade ettiği, 11 yıl sonra gerçekleşen  ve üzerinde basa basa vurgu yaptığı, " bedeli ne olursa olsun, Suriye’nin kuzeyinde, Türkiye’nin güneyinde bir devlet kurulmasına asla müsaade etmeyeceğiz..." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu net ve keskin ifadeleri başta İsrail olmak, tüm Dünya'da  Türkiye'nin zaferi olarak nitelendirildi.

İsrail, çaresiz kaldı ve panik yaptı

YPG ve SDG'nin Suriye ordusuna katılması, ayrıca İsrail'in Suriye’deki  üstleri bombalaması, bununla birlikte İsrail'in birden fazla bölgede ve birden farklı cephede savaşmak zorunda kalması  İsrail yönetimini çaresiz bırakarak, panik yaptırdı. Tüm bu gelişmeler üzerine  İsrail, "Türkiye,  artık doğrudan bir düşman değil, çatışma halindeki güçlü bir bölgesel aktör" demeye başladı.

“Buraya atımızın  kuyruğunu bağlayarak geldik..."

Malazgirt Zaferi'nin 955 'inci yıl dönümünde, Malazgirt  ve Ahlat'ta katıldığı programda vatandaşlarımıza seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, " Terörsüz Türkiye " sürecinin hedefine vurgu yaparak, tüm Dünya'ya çok önemli mesajlar verdi; "Biz bugün buraya sadece bir yıl dönümü kutlamaya gelmedik. Biz, bugün buraya, Türkiye Yüzyılı'nı inşa etmek, bölgemizi terör kamburundan tamamen kurtarmak için adeta atımızın kuyruğunu bağlayarak geldik.

Bu yoldan geri dönüş yoktur" diyerek,  bu uğurda kararlı olduklarını söyledi. Türk'lerin savaşçı bir millet olduğunu da ifade eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, her türlü  saldırıya karşı Türkiye olarak  hazır  olduklarını ifade etti.

Saygılarımla!

Ayhan Yalçın

Gazeteci, Yazar, Stratejist, Köşe Yazarı, Yorumcu, Şair, İşletmeci, Satış Pazarlama Uzmanı, Eğitimci, Danışman, Genel Müdür, CEO, Eski Siyasetçi, 2019 seçimlerinde Kandıra Belediye Başkan Aday Adayı, Sivil Toplum Lideri. (Yalnızca Haddimi Bilirim)

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve akturkhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.