EL SIKIŞMANIN ÖTESİNDE BİR ISPARTA FOTOĞRAFI

Gündem 07.10.2026 - 14:32, Güncelleme: 07.10.2026 - 14:34
 

EL SIKIŞMANIN ÖTESİNDE BİR ISPARTA FOTOĞRAFI

Müslüm Aktürk yazdı...

Vali Abdullah Erin ile Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in Ankara’daki buluşmada sergiledikleri samimi görüntü, iki yönetici arasındaki uyumun yanı sıra Isparta’daki birlik ve beraberliğin de dikkat çekici bir yansıması oldu. Ankara’daki Ispartalılar, bu yıl üçüncüsü düzenlenen Geleneksel Helva Gabune Gününde bir araya geldi. Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve Ispartalılar Vakfı tarafından düzenlenen buluşma, Tarım ve Orman Bakanlığı Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirildi. Etkinlikte Isparta Valisi Abdullah Erin ile Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in karşılaşma anını gösteren bir fotoğraf dikkatimi çekti. Bazen bir fotoğraf, uzun uzun anlatılabilecek bir meseleyi birkaç saniyede anlatır. Bu da onlardan biri… Vali Erin ile Başkan Başdeğirmen karşı karşıya. Yüzlerinde tebessüm, birbirlerine yönelişlerinde sıcaklık var. Sıradan bir protokol karşılaşmasından çok, birbirini uzun zamandır görmeyen iki dostun hasret giderişini andırıyor. İnsanlar karşılaştıklarında genellikle el sıkışır. Birbirine sempati duyanlar daha samimi bir selamlaşmayla yetinir. Gerçekten birbirine gönül veren, iyi niyet besleyen ve seven insanlar ise çoğu zaman sarılır. Hele konu bürokrasi olduğunda… Vali, belediye başkanı, milletvekili, üst düzey bürokratlar arasında bu tür görüntülere çok sık rastlanmaz. Protokol gereği el sıkışılır, birkaç nezaket cümlesi edilir ve yol devam eder. Vali Erin ile Başkan Başdeğirmen’in fotoğrafında ise protokolün ötesine geçen bir sıcaklık hissediliyor. Sanki iki yönetici değil, uzun zamandır görüşmeyen iki dost karşılaşıyor gibi… Fotoğrafın verdiği mesajı, sonrasında yapılan konuşmalar da tamamlıyor. Başkan Başdeğirmen, yaklaşık iki yıldır birlikte çalıştığı Vali Erin’le Isparta’nın meselelerinin çözümü için milletvekilleri ve parti teşkilatlarıyla birlikte Ankara’da mesai yaptıklarını anlatırken, “Rabbim bize güzel bir vali gönderdi” diyor. Ardından önemli bir noktaya dikkat çekiyor: “Tek başına gittiğin zaman alabileceğin farklıdır. Birlik beraberlik içerisinde gittiğin zaman kazanacağın çok farklıdır.” Üzerinde durulmaya değer bir söz... Çünkü bir şehrin Ankara’daki ağırlığı, yalnızca bir kişinin gayretiyle oluşmuyor. Vali başka telden, belediye başkanı başka telden, milletvekilleri başka telden çalarsa bundan en fazla şehir zarar görür. Oysa aynı mesele için birlikte hareket edildiğinde, Ankara’da kapıların daha güçlü çalındığı bir gerçek. Başdeğirmen’in Vali Erin için söylediği sözler de bu nedenle sıradan bir nezaket ifadesi olarak görülmemeli. VALİ ERİN’İN SÖZLERİ DE DİKKAT ÇEKİCİ Vali Abdullah Erin’in Başkan Başdeğirmen hakkındaki sözleri de en az fotoğraf kadar dikkat çekici. 35 yıllık mülki idare amirliği geçmişinden söz eden Erin, Türkiye’nin farklı il ve ilçelerinde görev yaptığını, Ankara’da çeşitli görevlerde bulunduğunu, çok sayıda seçilmiş ve belediye başkanıyla birlikte çalıştığını anlatıyor. Sonra şu cümleyi kuruyor: “Ama inanın Isparta’da Şükrü Başkanımla severek ve heyecan duyarak çalıştığım ilk ildir Isparta.” Bunun devamında Başkan Başdeğirmen’in gecesini gündüzüne katarak hemşehrilerinin sorunlarıyla ilgilendiğini, yaşam kalitesini yükseltmek için samimiyetle çalıştığını ve bunun halkta karşılık bulduğunu söylüyor. Şimdi fotoğrafa bir kez daha bakın. Başkanın valisi hakkında söyledikleri… Valinin başkan hakkındaki değerlendirmeleri… Ve bütün bunların yanında birbirlerine bakışları. Sözler ile fotoğraf birbirini tamamlıyor. BİR ŞEHİRDE HUZUR, YÖNETİCİLERİN UYUMUYLA BAŞLAR Vali ile belediye başkanı her konuda aynı düşünmek zorunda değil. Milletvekiliyle belediye başkanının farklı görüşleri olabilir. Bürokrasi ile siyasetin zaman zaman farklı değerlendirmeleri de gayet normaldir. Önemli olan, farklı düşüncelerin kişisel çekişmeye dönüşmemesidir. Çünkü yöneticiler birbirleriyle uğraşmaya başladığında şehir kaybeder. Birbirlerinin önünü kesmeye çalıştıklarında yatırım bekler. Enerji şehrin meselelerinden çıkar, kişisel hesaplaşmalara harcanır. Bunun örneklerini çevremizde zaman zaman görüyoruz. Yanı başımızdaki Burdur’la ilgili geçtiğimiz günlerde bir milletvekilinin vali hakkında dile getirdiği iddiaları da hayretle okuduk. Isparta açısından baktığımızda ise bugün kamuoyuna yansıyan tablo farklı. Birlikte çalışan, birbirine güvenen ve şehrin meselelerinde aynı istikamete bakan bir yönetim görüntüsü var. Bu uyum her şehre nasip olmaz. “ŞÜKRÜ ABİ” DİYE ANILMAK Şükrü Başdeğirmen’e gelince… Yaptığım sohbetlerde dikkatimi çeken bir ayrıntı var. Başkan Başdeğirmen’den söz ederken bazı insanların “Başkan” demek yerine “Şükrü Abi” demesi… Küçük bir ayrıntı gibi görünebilir ama bence önemli. Çünkü makamın verdiği bir sıfatla insanların gönülden verdiği sıfat aynı şey değildir. Başkan olmak mümkün, “Abi” olmak ise kolay değil. İnsanların sizi kendilerine yakın hissetmesi, makamınızın dışında bir yere koyması yıllar içinde oluşan bir duygudur. Şükrü Başdeğirmen’le ilgili bu “Abi” meselesini başka bir yazıda daha geniş ele alırız. “ISPARTA’YA GÜL GİBİ BİR VALİ GELİYOR” DEMİŞTİM Vali Abdullah Erin’e gelince… Sayın Erin Isparta’ya atandığında, “Isparta’ya gül gibi bir vali geliyor” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Bugün geriye dönüp baktığımda, o yazının arkasında duruyorum. Çalışma temposu, iletişimi, şehirle kurduğu bağ ve meselelerin üzerine gitme biçimi Isparta’da karşılık buldu. Isparta Belediye Başkan Vekili Sayın Musa Macit’in bir keresinde Vali Erin için “Son 50 yılda gördüğümüz en çalışkan vali” şeklindeki değerlendirmesini de hatırlıyorum. Elbette hiçbir yönetici eleştiriden muaf değildir. Kamu görevi yapan herkesin yaptığı işler de aldığı kararlar da tartışılabilir. Fakat bir şehrin yöneticilerinin birbirine güvenmesi, birlikte hareket edebilmesi ve ortak meselelerde aynı masanın etrafında buluşabilmesi, hizmet açısından küçümsenecek bir avantaj değildir. Son günlerde zaman zaman Sayın Abdullah Erin’in büyükşehirlerden birine atanacağı yönünde duyumlar alıyoruz. Devletimizin takdiridir. Elbette Sayın Erin için daha büyük görevler de gündeme gelebilir. Başarılı bir mülki idare amiri açısından bundan daha doğal bir şey yok. Ama bir Isparta’da yaşayan bir gazeteci olarak Sayın Erin’in Isparta’da birkaç yıl daha görev yapmasını temenni ediyorum. Çünkü Isparta’nın bugün Vali Erin’e ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. EL SIKIŞMANIN ÖTESİNDE BİR SICAKLIK Yazımızın başlığına konu olan fotoğrafa dönecek olursak… El sıkışmanın ötesinde bir sıcaklık… Protokolün ötesinde bir samimiyet… Makamların ötesinde bir güven… Isparta’nın bu görüntüye çok ihtiyacı var. Şehir adına aynı yöne bakabilmek. Makamlar değişir, insanlar gelir geçer. Ama geriye yapılan hizmetler, kurulan gönül bağları ve şehirde bırakılan iz kalır. Isparta’nın huzuru da biraz buna bağlıdır.
Müslüm Aktürk yazdı...

Vali Abdullah Erin ile Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in Ankara’daki buluşmada sergiledikleri samimi görüntü, iki yönetici arasındaki uyumun yanı sıra Isparta’daki birlik ve beraberliğin de dikkat çekici bir yansıması oldu.

Ankara’daki Ispartalılar, bu yıl üçüncüsü düzenlenen Geleneksel Helva Gabune Gününde bir araya geldi. Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve Ispartalılar Vakfı tarafından düzenlenen buluşma, Tarım ve Orman Bakanlığı Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirildi.

Etkinlikte Isparta Valisi Abdullah Erin ile Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in karşılaşma anını gösteren bir fotoğraf dikkatimi çekti.

Bazen bir fotoğraf, uzun uzun anlatılabilecek bir meseleyi birkaç saniyede anlatır.

Bu da onlardan biri…

Vali Erin ile Başkan Başdeğirmen karşı karşıya. Yüzlerinde tebessüm, birbirlerine yönelişlerinde sıcaklık var. Sıradan bir protokol karşılaşmasından çok, birbirini uzun zamandır görmeyen iki dostun hasret giderişini andırıyor.

İnsanlar karşılaştıklarında genellikle el sıkışır.

Birbirine sempati duyanlar daha samimi bir selamlaşmayla yetinir.

Gerçekten birbirine gönül veren, iyi niyet besleyen ve seven insanlar ise çoğu zaman sarılır.

Hele konu bürokrasi olduğunda…

Vali, belediye başkanı, milletvekili, üst düzey bürokratlar arasında bu tür görüntülere çok sık rastlanmaz. Protokol gereği el sıkışılır, birkaç nezaket cümlesi edilir ve yol devam eder.

Vali Erin ile Başkan Başdeğirmen’in fotoğrafında ise protokolün ötesine geçen bir sıcaklık hissediliyor.

Sanki iki yönetici değil, uzun zamandır görüşmeyen iki dost karşılaşıyor gibi…

Fotoğrafın verdiği mesajı, sonrasında yapılan konuşmalar da tamamlıyor.

Başkan Başdeğirmen, yaklaşık iki yıldır birlikte çalıştığı Vali Erin’le Isparta’nın meselelerinin çözümü için milletvekilleri ve parti teşkilatlarıyla birlikte Ankara’da mesai yaptıklarını anlatırken, “Rabbim bize güzel bir vali gönderdi” diyor.

Ardından önemli bir noktaya dikkat çekiyor:

“Tek başına gittiğin zaman alabileceğin farklıdır. Birlik beraberlik içerisinde gittiğin zaman kazanacağın çok farklıdır.”

Üzerinde durulmaya değer bir söz...

Çünkü bir şehrin Ankara’daki ağırlığı, yalnızca bir kişinin gayretiyle oluşmuyor. Vali başka telden, belediye başkanı başka telden, milletvekilleri başka telden çalarsa bundan en fazla şehir zarar görür.

Oysa aynı mesele için birlikte hareket edildiğinde, Ankara’da kapıların daha güçlü çalındığı bir gerçek.

Başdeğirmen’in Vali Erin için söylediği sözler de bu nedenle sıradan bir nezaket ifadesi olarak görülmemeli.

VALİ ERİN’İN SÖZLERİ DE DİKKAT ÇEKİCİ

Vali Abdullah Erin’in Başkan Başdeğirmen hakkındaki sözleri de en az fotoğraf kadar dikkat çekici.

35 yıllık mülki idare amirliği geçmişinden söz eden Erin, Türkiye’nin farklı il ve ilçelerinde görev yaptığını, Ankara’da çeşitli görevlerde bulunduğunu, çok sayıda seçilmiş ve belediye başkanıyla birlikte çalıştığını anlatıyor.

Sonra şu cümleyi kuruyor:

“Ama inanın Isparta’da Şükrü Başkanımla severek ve heyecan duyarak çalıştığım ilk ildir Isparta.”

Bunun devamında Başkan Başdeğirmen’in gecesini gündüzüne katarak hemşehrilerinin sorunlarıyla ilgilendiğini, yaşam kalitesini yükseltmek için samimiyetle çalıştığını ve bunun halkta karşılık bulduğunu söylüyor.

Şimdi fotoğrafa bir kez daha bakın.

Başkanın valisi hakkında söyledikleri…

Valinin başkan hakkındaki değerlendirmeleri…

Ve bütün bunların yanında birbirlerine bakışları.

Sözler ile fotoğraf birbirini tamamlıyor.

BİR ŞEHİRDE HUZUR, YÖNETİCİLERİN UYUMUYLA BAŞLAR

Vali ile belediye başkanı her konuda aynı düşünmek zorunda değil.

Milletvekiliyle belediye başkanının farklı görüşleri olabilir.

Bürokrasi ile siyasetin zaman zaman farklı değerlendirmeleri de gayet normaldir.

Önemli olan, farklı düşüncelerin kişisel çekişmeye dönüşmemesidir.

Çünkü yöneticiler birbirleriyle uğraşmaya başladığında şehir kaybeder.

Birbirlerinin önünü kesmeye çalıştıklarında yatırım bekler.

Enerji şehrin meselelerinden çıkar, kişisel hesaplaşmalara harcanır.

Bunun örneklerini çevremizde zaman zaman görüyoruz. Yanı başımızdaki Burdur’la ilgili geçtiğimiz günlerde bir milletvekilinin vali hakkında dile getirdiği iddiaları da hayretle okuduk.

Isparta açısından baktığımızda ise bugün kamuoyuna yansıyan tablo farklı.

Birlikte çalışan, birbirine güvenen ve şehrin meselelerinde aynı istikamete bakan bir yönetim görüntüsü var.

Bu uyum her şehre nasip olmaz.

“ŞÜKRÜ ABİ” DİYE ANILMAK

Şükrü Başdeğirmen’e gelince…

Yaptığım sohbetlerde dikkatimi çeken bir ayrıntı var.

Başkan Başdeğirmen’den söz ederken bazı insanların “Başkan” demek yerine “Şükrü Abi” demesi…

Küçük bir ayrıntı gibi görünebilir ama bence önemli.

Çünkü makamın verdiği bir sıfatla insanların gönülden verdiği sıfat aynı şey değildir.

Başkan olmak mümkün, “Abi” olmak ise kolay değil.

İnsanların sizi kendilerine yakın hissetmesi, makamınızın dışında bir yere koyması yıllar içinde oluşan bir duygudur.

Şükrü Başdeğirmen’le ilgili bu “Abi” meselesini başka bir yazıda daha geniş ele alırız.

“ISPARTA’YA GÜL GİBİ BİR VALİ GELİYOR” DEMİŞTİM

Vali Abdullah Erin’e gelince…

Sayın Erin Isparta’ya atandığında, “Isparta’ya gül gibi bir vali geliyor” başlıklı bir yazı kaleme almıştım.

Bugün geriye dönüp baktığımda, o yazının arkasında duruyorum.

Çalışma temposu, iletişimi, şehirle kurduğu bağ ve meselelerin üzerine gitme biçimi Isparta’da karşılık buldu.

Isparta Belediye Başkan Vekili Sayın Musa Macit’in bir keresinde Vali Erin için “Son 50 yılda gördüğümüz en çalışkan vali” şeklindeki değerlendirmesini de hatırlıyorum.

Elbette hiçbir yönetici eleştiriden muaf değildir. Kamu görevi yapan herkesin yaptığı işler de aldığı kararlar da tartışılabilir.

Fakat bir şehrin yöneticilerinin birbirine güvenmesi, birlikte hareket edebilmesi ve ortak meselelerde aynı masanın etrafında buluşabilmesi, hizmet açısından küçümsenecek bir avantaj değildir.

Son günlerde zaman zaman Sayın Abdullah Erin’in büyükşehirlerden birine atanacağı yönünde duyumlar alıyoruz.

Devletimizin takdiridir.

Elbette Sayın Erin için daha büyük görevler de gündeme gelebilir. Başarılı bir mülki idare amiri açısından bundan daha doğal bir şey yok.

Ama bir Isparta’da yaşayan bir gazeteci olarak Sayın Erin’in Isparta’da birkaç yıl daha görev yapmasını temenni ediyorum.

Çünkü Isparta’nın bugün Vali Erin’e ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.

EL SIKIŞMANIN ÖTESİNDE BİR SICAKLIK

Yazımızın başlığına konu olan fotoğrafa dönecek olursak…

El sıkışmanın ötesinde bir sıcaklık…

Protokolün ötesinde bir samimiyet…

Makamların ötesinde bir güven…

Isparta’nın bu görüntüye çok ihtiyacı var.

Şehir adına aynı yöne bakabilmek.

Makamlar değişir, insanlar gelir geçer.

Ama geriye yapılan hizmetler, kurulan gönül bağları ve şehirde bırakılan iz kalır.

Isparta’nın huzuru da biraz buna bağlıdır.

Isparta HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve akturkhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.