Geçmişin İrfanından Geleceğin Teknolojisine, TEKNOFEST 2026 Şanlıurfa’da
Geçmişin İrfanından Geleceğin Teknolojisine, TEKNOFEST 2026 Şanlıurfa’da
Araştıran, Hazırlayan ve Kaleme Alan: Ecz. Bakır YEGENOĞLU
Araştıran, Hazırlayan ve Kaleme Alan: Ecz. Bakır YEGENOĞLU

Kıymetli Dostlarım,
Değerli Hemşehrilerim;
Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivallerinden biri olan TEKNOFEST, 30 Eylül–4 Ekim 2026 tarihleri arasında Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda gerçekleştirilecek.
Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ile T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ana yürütücülüğünde düzenlenecek bu büyük organizasyon; teknoloji yarışmalarına, insansız hava araçlarına, robotik sistemlere, yapay zekâ uygulamalarına, hava gösterilerine ve gençlerimizin birbirinden değerli projelerine ev sahipliği yapacak.
Göbeklitepe’den Harran’a, Balıklıgöl’den Halfeti’ye uzanan binlerce yıllık medeniyet mirasına sahip Şanlıurfa’mız; bu defa yalnızca tarihi, kültürü ve gastronomisiyle değil, bilim ve teknoloji alanındaki heyecanı ve geleceğe yönelik hedefleriyle de dünyanın karşısına çıkacak.
Şanlıurfa’yı dünyaya anlatırken teknolojiyi kültürümüzden, kültürümüzü de taşıdığı insanî ruhtan ayrı düşünmemeliyiz.
Çünkü Şanlıurfa; yalnızca kadim yapıların ve arkeolojik eserlerin değil; cömertliğin, misafirperverliğin, dostluğun, dayanışmanın ve gönül zenginliğinin de şehridir.
TEKNOLOJİNİN KALBİ, TARİHİN SIFIR NOKTASI ŞANLIURFA’DA ATACAK…
Bu anlayışla TEKNOFEST’te Şanlıurfa’nın kültürel ve gastronomik değerlerinin teknolojiyle buluşturulması son derece anlamlı olacaktır.
Örneğin Şanlıurfa’nın tescilli lezzeti çiğ köfteyi geleneksel tarifine uygun biçimde yoğurabilen; malzemeleri hassas şekilde ölçen, yoğurma süresini ve kıvamını takip eden bir “Robot Çiğ Köfte Ustası” tasarlanabilir.
Robot yoğursun; gerçek ustalarımız da kıvamına, lezzetine ve maharetine not versin!
Hatta bu teknolojik gösteri, geleneksel bir sıra gecesi atmosferinde, Şanlıurfa türküleri eşliğinde sunulabilir.
Böylece isotumuz, bulgurumuz, türkülerimiz ve köklü mutfak kültürümüz; robotik sistemler ve yapay zekâyla aynı ortamda buluşabilir.
Ancak TEKNOFEST’i yalnızca robotların, insansız hava araçlarının ve yeni teknolojik ürünlerin sergilendiği bir festival olarak değerlendirmek eksik olacaktır.
Dünyanın savaşlar, bölgesel çatışmalar, salgınlar, siber saldırılar, enerji ve gıda krizleriyle karşı karşıya bulunduğu günümüzde teknoloji artık bir tercih veya gösteriş unsuru değil; ülkelerin güvenliği, bağımsızlığı ve geleceği açısından vazgeçilmez bir ihtiyaçtır.
Savunma sanayisinden sağlık teknolojilerine, yapay zekâdan siber güvenliğe; tarımdan enerjiye, ulaşımdan afetlerle mücadeleye kadar her alanda kendi teknolojisini geliştiren ve üreten ülkeler, gelecekte çok daha güçlü ve bağımsız olacaktır.
Bu nedenle devletimizin ve hükümetimizin Millî Teknoloji Hamlesi kapsamında yürüttüğü çalışmaları; gençlerimizi bilime, araştırmaya, üretmeye ve yenilikçi düşünmeye teşvik eden çok önemli bir gelecek yatırımı olarak görüyorum.
Ülkemizin yapay zekâ, havacılık, uzay, yazılım, haberleşme, robotik sistemler, sağlık ve savunma teknolojilerinde dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer almasını gönülden diliyorum.
Elbette teknolojideki hedefimiz yalnızca başka ülkelerle yarışmak veya daha güçlü silahlar üretmek olmamalıdır.

Asıl hedef; geliştirdiğimiz teknolojiyi ülkemizin savunulması, insan hayatının korunması, hastalıkların teşhis ve tedavisi, afetlerin önlenmesi, tarımsal üretimin artırılması ve toplumumuzun refahı için kullanmak olmalıdır.
Güçlü bir Türkiye; teknolojisini kendisi geliştiren, kritik alanlarda dışa bağımlılığını azaltan, barışı savunan ve sahip olduğu bilimsel imkânları insanlığın yararına kullanan bir Türkiye’dir.
Bu çalışmalar yalnızca hükümetin veya belirli kurumların değil, milletimizin ortak meselesidir.
Siyasi düşüncemiz ne olursa olsun; ülkemizin bilimde, yapay zekâda, savunma sanayisinde ve ileri teknolojilerde güçlenmesini desteklemeli, yapılan başarılı çalışmaların hakkını teslim etmeliyiz.
Aynı zamanda bilim ve teknoloji alanındaki çalışmaların uzun vadeli bir devlet politikası olarak sürdürülmesini; üniversitelerimizin, bilim insanlarımızın, araştırmacılarımızın, mühendislerimizin, girişimcilerimizin ve özellikle gençlerimizin daha güçlü biçimde desteklenmesini temenni ediyorum.
Teknoloji, geleneksel üretim yöntemlerimizin tanıtılmasını kolaylaştırabilir, kültürel değerlerimizin kayıt altına alınmasına yardımcı olabilir ve bunların gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağlayabilir. Fakat kültürün taşıdığı ruhu, muhabbeti ve insan sıcaklığını tek başına meydana getiremez.
Sıra geceleri de yalnızca türkülerin söylendiği, yemeklerin yenildiği ve çiğ köftenin yoğrulduğu toplantılar olarak görülmemelidir.
Bu güzel gelenek; insanların aynı sofranın çevresinde buluştuğu, dostlukların pekiştiği, sohbetin ve musikinin gönülleri birleştirdiği önemli bir kültür mirasıdır.
Çiğ köftenin değeri de yalnızca kullanılan malzemelerde veya lezzetinde değildir.
Onu değerli kılan; emekle ve sabırla hazırlanması, dostlarla paylaşılması ve aynı sofranın çevresinde gönülleri buluşturmasıdır.
Bir robot çiğ köfteyi ölçülü, hızlı ve teknik bakımdan kusursuz şekilde yoğurabilir.
Fakat ustanın el emeğini, türküler arasındaki samimi sohbeti, dostların aynı sofrada buluşmasının verdiği mutluluğu ve Şanlıurfa insanının gönülden gelen misafirperverliğini bütünüyle taklit edemez.
Bu nedenle gayemiz teknolojiye karşı çıkmak değil; teknolojiyi kültürümüzü koruyan, ülkemizi güçlendiren, insanımızın hayatını kolaylaştıran ve değerlerimizi geleceğe taşıyan güçlü bir imkân olarak değerlendirmektir.
Gelin, TEKNOFEST’i yalnızca teknolojik araçların sergilendiği bir festival olarak değil; Şanlıurfa’nın geçmişiyle geleceğinin buluştuğu büyük bir bilim, kültür ve medeniyet şöleni olarak görelim.
Robotlarımız çiğ köfte yoğursun, gençlerimiz yeni teknolojiler geliştirsin, mühendislerimiz dünya çapında projelere imza atsın; fakat ustalarımızın emeği, türkülerimizin ruhu, sıra gecelerimizin nezaketi, misafirperverliğimiz ve paylaşma kültürümüz daima yaşatılsın.
Çünkü teknoloji sürekli değişir ve gelişir; fakat bir ülkeyi güçlü, bir şehri gerçek anlamda şehir yapan asıl değer; onun tarihî hafızası, kültürü, yetişmiş insan gücü ve millî birlik ruhudur.
Bu önemli organizasyonun Şanlıurfa’da gerçekleştirilmesini sağlayan devletimize, hükümetimize, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfına, katkı sunan bütün kamu kurumlarımıza, üniversitelerimize, teknoloji kuruluşlarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
TEKNOFEST’in Şanlıurfa’mıza, gençlerimize, esnafımıza, turizmimize, bilim dünyamıza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.
Şanlıurfa TEKNOFEST’e, TEKNOFEST de Şanlıurfa’ya çok yakışacak…

Şanlıurfa HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

