YESAM’DAN YUNAN GAZETESİNİN SALDIRI SENARYOSUNA TEPKİ
YESAM’DAN YUNAN GAZETESİNİN SALDIRI SENARYOSUNA TEPKİ
YESAM Yönetim Kurulu Başkanı Ersan Ergür, Yunan basınında yer alan Türkiye’ye yönelik “24 saatte önleyici saldırı” senaryosunun askerî gerçekleri yansıtmadığını belirterek, Ege’de kalıcı barışın yolunun tehditlerden değil, diplomasi ve karşılıklı güvenden geçtiğini vurguladı.
YESAM Yönetim Kurulu Başkanı Ersan Ergür, Yunan basınında yer alan Türkiye’ye yönelik “24 saatte önleyici saldırı” senaryosunun askerî gerçekleri yansıtmadığını belirterek, Ege’de kalıcı barışın yolunun tehditlerden değil, diplomasi ve karşılıklı güvenden geçtiğini vurguladı.
Yunanistan’da yayımlanan Ta Nea gazetesinin 27 Eylül 2026 tarihli haberinde, olası bir Türk-Yunan krizinde Türkiye’ye yönelik dört aşamalı bir “önleyici saldırı” senaryosu gündeme getirildi. Senaryoda, Türkiye’nin radar ve haberleşme altyapısının baskılanması, hava üsleri ile askerî unsurlarının hedef alınması ve 24 saat içinde askerî üstünlük sağlanarak müzakere masasına oturulması öngörülüyor.
Yeditepe Stratejik Araştırmalar Merkezi (YESAM) Yönetim Kurulu Başkanı Ersan Ergür, söz konusu senaryoyu askerî-stratejik açıdan değerlendirerek Türkiye’nin savunma kapasitesinin kısa sürede etkisiz hâle getirilebileceği varsayımının gerçekçi olmadığını ifade etti.
TÜRKİYE’NİN SAVUNMA KAPASİTESİNE DİKKAT ÇEKTİ
Türkiye’nin gelişen radar teknolojileri, katmanlı hava savunma sistemleri, siber güvenlik altyapısı ve yerli savunma sanayisiyle önemli bir caydırıcılık kapasitesine sahip olduğunu belirten Ergür, farklı sistemlerin birlikte çalışmasının savunma gücünü artırdığına dikkat çekti.
Ergür, Türkiye’nin hava savunma mimarisinde yer alan KORKUT, HİSAR ve SİPER sistemlerinin yanı sıra erken ihbar radarları ve komuta-kontrol altyapısının da önem taşıdığını vurguladı. Hiçbir savunma sisteminin mutlak koruma sağlamadığını belirten Ergür, Türkiye’nin askerî kapasitesinin sınırlı bir saldırıyla kısa sürede ortadan kaldırılabileceği düşüncesinin savaşın karmaşık gerçekleriyle bağdaşmadığını kaydetti.
“24 SAATTE SONUÇ” İDDİASI GERÇEKÇİ DEĞİL
Modern savaşların yalnızca uçak ve silah sayısıyla değerlendirilemeyeceğini belirten Ergür, orduların hazırlık seviyesinin, savunma sistemlerinin etkinliğinin, güvenli haberleşmenin ve karşılık verme kapasitesinin belirleyici olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin geniş coğrafyası, güçlü askerî teşkilatı ve farklı alanlarda görev yapabilen kuvvetleriyle değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Ergür, ilk saldırının tek başına savaşın sonucunu belirlemeyeceğini vurguladı.
ÇÖZÜM DİPLOMASİ VE KARŞILIKLI GÜVENDE
Türkiye ve Yunanistan’ın NATO üyesi olduğunu hatırlatan Ergür, iki ülke arasında yaşanabilecek bir çatışmanın yalnızca tarafları değil, bölgesel güvenliği de olumsuz etkileyeceğine işaret etti.
Yunanistan’ın saldırı senaryoları yerine askerî iletişim kanallarını açık tutması, karşılıklı güveni güçlendirmesi ve sorunların uluslararası hukuk çerçevesinde çözümüne öncelik vermesi gerektiğini belirten Ergür, Türkiye’nin savunma kapasitesinin bölgesel barışın korunması açısından da önem taşıdığını ifade etti.
Ergür, gerçek caydırıcılığın savaşa başvurmadan olası saldırıları önleyebilmek olduğunu belirterek, Ege’de kalıcı barışın iyi komşuluk ilişkileri, diyalog ve karşılıklı güvenle mümkün olacağını kaydetti.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

