ITSO’DA SEVİYELİ YARIŞ

Ekonomi 11.09.2026 - 10:53, Güncelleme: 11.09.2026 - 10:53
 

ITSO’DA SEVİYELİ YARIŞ

Müslüm Aktürk yazdı...

Isparta Ticaret ve Sanayi Odası’nda (ITSO) başkanlık seçimi için çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. Mevcut Başkan Metin Çelik ‘Mavi Liste’, Alettin Ünal Turgut ‘Yeşil Liste’, Yunus Karabulut ise ‘Beyaz Liste’ ile başkanlık yarışında. Yüksek bütçelerin ve yoğun bir çalışmanın söz konusu olduğu bir seçim süreci yaşıyoruz. Yalnızca adaylar değil, ekiplerinde yer alan isimler de adeta gece gündüz çalışıyor. Nitekim ekiplerden bir isimle seçim çalışmalarının nasıl gittiğini, şanslarını konuşurken, “Evimizin yolunu unuttuk” demişti. Bu söz bile yarışın ne kadar ciddi ve yoğun geçtiğini anlatmaya yetiyor. KAVGA YOK, CENTİLMENLİK VAR Ancak bu yoğunluğa rağmen dikkatimizi çeken çok önemli bir ayrıntı var: Adaylar, yüksek tempolu bir çalışma yürütmelerine rağmen nezaketten ve seviyeden taviz vermiyor. Şimdiye kadar üç adayın da birbirlerini suçlayan, küçük düşüren veya rencide eden açıklamalardan uzak durduğunu görüyoruz. “Bu proje benimdi, kopyaladın”, “Sen bunu yapamazsın”, “Beceremezsin” gibi seçim atmosferini gerecek ifadeler yerine kendi projelerini, düşüncelerini ve hedeflerini anlatmayı tercih ediyorlar. Bence asıl takdir edilmesi gereken nokta da bu. Çünkü seçim kazanmak kadar seçimi nasıl yürüttüğünüz de önemlidir. KARABULUT’TAN ÖNEMLİ MESAJ Yunus Karabulut’un seçim ofisinin açılışında yaptığı konuşma bu açıdan dikkat çekiciydi. Karabulut şöyle dedi: “Biz, Beyaz Liste olarak diğer aday arkadaşlarımızı da saygıyla selamlıyoruz. Onların da Isparta sevgisine ve iyi niyetine inanıyoruz. Ayrıca katkılarına, hizmetlerine teşekkür ediyoruz.” Karabulut, seçim yarışının seviyeli ve yapıcı bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini belirterek, ortak paydanın Isparta olduğunu vurguladı. Ve şu ifadeyi kullandı: “Çünkü asıl kazananın Isparta’mız olması inancına sahibiz.” Bu yaklaşımın altına imza atılır. Metin Çelik ve Alettin Ünal Turgut’un da aynı anlayışı sürdüreceğine inanıyorum. ÜNAL TURGUT’UN İLGİSİ Alettin Ünal Turgut ile Isparta Belediyesi’nin otogar yanında hizmete açtığı akaryakıt istasyonunun açılışında tanıştık. Açılışa biraz geç katıldım. Protokol konuşmaları yapılıyordu. Ben de geride durup programı izliyordum. O sırada Ünal Turgut’un protokolde durmak yerine sürekli davetlilerle iletişim kurduğunu gördüm. Bir kişiyle el sıkışıyor, sohbet ediyor; ardından başka bir davetlinin yanına geçiyordu. Kalabalığı iyi değerlendiren, insanlarla temas kurmaya önem veren bir görüntü çiziyordu. Bir süre sonra yanına giderek kendimi tanıttım. Isparta Platformu olarak ITSO’nun üç başkan adayını da ağırlamak, kendileriyle söyleşi yapmak ve bu söyleşileri haber kanallarımız aracılığıyla Isparta kamuoyuyla paylaşmak istediğimizi söyledim. Telefonumu aldı ve beni ofisine davet etti. Çalışmalarıyla ilgili yetkili bir isimle görüşeceğini, programına bakıp daha sonra dönüş yapacağını ifade etti. KÜÇÜK AMA ÖNEMLİ BİR AYRINTI Burada küçük ama önemli bir ayrıntının altını çizmek istiyorum. Daha önce Metin Çelik’i destekleyen bir yazı kaleme almıştım. Alettin Ünal Turgut’un bu yazıyı okuyup okumadığını bilmiyorum. Okumuşsa, buna rağmen benimle iletişim kurmaya açık olması ve beni ofisine davet etmesi gerçekten takdir edilmesi gereken bir davranıştır. Rakibini destekleyen bir yazı yazmış olan gazeteciye kapısını kapatmamak, farklı düşüncelere karşı hoşgörülü davranmak ve iletişim kurmaktan kaçınmamak, yöneticiler açısından örnek alınması gereken bir tavırdır. Hele ki bir kurumun başkanlığına aday olan kişiler açısından bu yaklaşımın ayrı bir değeri var. Çünkü seçimler gelip geçer; asıl önemli olan, farklı düşüncelere sahip insanlarla aynı şehir ve aynı kurum çatısı altında sağlıklı iletişim kurabilmektir. Biz gazeteci olarak, kimin hangi adayı desteklediğinden önce ortaya konulan tavra bakarız. Olumlu bir davranış gördüğümüzde hakkını teslim etmek, yanlış gördüğümüzde de bunu yine gazetecilik ölçüleri içinde dile getirmek görevimizdir. Bu nedenle Alettin Ünal Turgut’un o günkü yaklaşımını olumlu bulduğumu özellikle belirtmek isterim. Farklı düşünene kapıyı kapatmamak, aslında yöneticilikte önemli bir olgunluk göstergesidir. SEÇİM BİTER, GÖREV BAŞLAR Kentin dinamiklerinin, özellikle de yönetime ve liderliğe talip olan insanların böyle davranması gerektiğini düşünüyorum. Yönetici olmak, hele ki bir kurumun başkanlığına talip olmak kolay değil. Eleştiriye açık olmak lazım. Gazetecinin eleştirisi nedeniyle köprüleri atmak yerine, eleştiriyi dinleyebilmek, gerektiğinde cevap verebilmek ve farklı düşüncelere saygı gösterebilmek yöneticilik açısından çok daha kıymetlidir. Bir de işin seçim sonrasını düşünmek gerekiyor. Bugün aynı şehirde yaşayan, aynı ticaret hayatının içinde bulunan, aynı insanların düğününde, cenazesinde, toplantısında bir araya gelecek üç adaydan söz ediyoruz. Seçim günü gelip geçecek. Sandık kapanacak, sonuç açıklanacak. Kazanan bir kişi olacak ama diğer iki aday da bu şehrin insanları olarak hayatlarına devam edecek. İşte bugün sergilenen seviyeli ve centilmence tavır, seçim sonrasında birbirlerinin yüzüne rahatlıkla bakabilmelerinin de önünü açıyor. Aksi halde ağır sözler, kırıcı ithamlar ve kişisel tartışmaların yaşandığı bir seçimden sonra insanların birbirine hasım gibi bakması kaçınılmaz hale gelebilir. Bence üç adayın bugüne kadar sergilediği tutum, böyle bir riski de ortadan kaldırıyor. Bu nedenle Sayın Metin Çelik’i, Sayın Alettin Ünal Turgut’u ve Sayın Yunus Karabulut’u yalnızca seçim çalışmalarındaki performansları için değil, seçim sonrasını da düşünerek hareket ettikleri için ayrıca takdir etmek gerekir. Çünkü Isparta’nın buna ihtiyacı var. AYNI SEVİYE KORUNSUN Daha seçime bir ay var. Tarih yaklaştıkça saflar biraz daha belirginleşecek, yarışın heyecanı artacak. Temennimiz, bugün gördüğümüz bu seviyenin son güne kadar korunması. Isparta insanının yapısında fazla kavga, fazla gürültü yoktur. Bu özelliğini hep takdir etmişimdir. ITSO seçimlerinin de Isparta’nın bu karakterine yakışır şekilde sonuçlanmasını diliyorum. Metin Çelik’i, Alettin Ünal Turgut’u ve Yunus Karabulut’u; bugüne kadar sergiledikleri seviyeli, yapıcı ve centilmence seçim yarışından dolayı kutluyorum. Kim kazanırsa kazansın, sandıktan çıkacak sonuç Isparta’nın ticaret ve sanayi hayatına katkı sağlamalı. Seçim biter, dostluk ve hemşehrilik devam eder. Sandıkta rakip olmak başka, seçimden sonra aynı şehir için yan yana gelebilmek başka… ITSO seçimlerinin Isparta’ya, iş dünyasına ve şehrin geleceğine hayırlı olmasını temenni ediyorum.
Müslüm Aktürk yazdı...

Isparta Ticaret ve Sanayi Odası’nda (ITSO) başkanlık seçimi için çalışmalar tüm hızıyla sürüyor.

Mevcut Başkan Metin Çelik ‘Mavi Liste’, Alettin Ünal Turgut ‘Yeşil Liste’, Yunus Karabulut ise ‘Beyaz Liste’ ile başkanlık yarışında.

Yüksek bütçelerin ve yoğun bir çalışmanın söz konusu olduğu bir seçim süreci yaşıyoruz. Yalnızca adaylar değil, ekiplerinde yer alan isimler de adeta gece gündüz çalışıyor.

Nitekim ekiplerden bir isimle seçim çalışmalarının nasıl gittiğini, şanslarını konuşurken, “Evimizin yolunu unuttuk” demişti.

Bu söz bile yarışın ne kadar ciddi ve yoğun geçtiğini anlatmaya yetiyor.

KAVGA YOK, CENTİLMENLİK VAR

Ancak bu yoğunluğa rağmen dikkatimizi çeken çok önemli bir ayrıntı var:

Adaylar, yüksek tempolu bir çalışma yürütmelerine rağmen nezaketten ve seviyeden taviz vermiyor.

Şimdiye kadar üç adayın da birbirlerini suçlayan, küçük düşüren veya rencide eden açıklamalardan uzak durduğunu görüyoruz.

Bu proje benimdi, kopyaladın”, “Sen bunu yapamazsın”, “Beceremezsin” gibi seçim atmosferini gerecek ifadeler yerine kendi projelerini, düşüncelerini ve hedeflerini anlatmayı tercih ediyorlar.

Bence asıl takdir edilmesi gereken nokta da bu.

Çünkü seçim kazanmak kadar seçimi nasıl yürüttüğünüz de önemlidir.

KARABULUT’TAN ÖNEMLİ MESAJ

Yunus Karabulut’un seçim ofisinin açılışında yaptığı konuşma bu açıdan dikkat çekiciydi.

Karabulut şöyle dedi:

“Biz, Beyaz Liste olarak diğer aday arkadaşlarımızı da saygıyla selamlıyoruz. Onların da Isparta sevgisine ve iyi niyetine inanıyoruz. Ayrıca katkılarına, hizmetlerine teşekkür ediyoruz.”

Karabulut, seçim yarışının seviyeli ve yapıcı bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini belirterek, ortak paydanın Isparta olduğunu vurguladı.

Ve şu ifadeyi kullandı:

“Çünkü asıl kazananın Isparta’mız olması inancına sahibiz.”

Bu yaklaşımın altına imza atılır.

Metin Çelik ve Alettin Ünal Turgut’un da aynı anlayışı sürdüreceğine inanıyorum.

ÜNAL TURGUT’UN İLGİSİ

Alettin Ünal Turgut ile Isparta Belediyesi’nin otogar yanında hizmete açtığı akaryakıt istasyonunun açılışında tanıştık.

Açılışa biraz geç katıldım. Protokol konuşmaları yapılıyordu. Ben de geride durup programı izliyordum.

O sırada Ünal Turgut’un protokolde durmak yerine sürekli davetlilerle iletişim kurduğunu gördüm.

Bir kişiyle el sıkışıyor, sohbet ediyor; ardından başka bir davetlinin yanına geçiyordu.

Kalabalığı iyi değerlendiren, insanlarla temas kurmaya önem veren bir görüntü çiziyordu.

Bir süre sonra yanına giderek kendimi tanıttım.

Isparta Platformu olarak ITSO’nun üç başkan adayını da ağırlamak, kendileriyle söyleşi yapmak ve bu söyleşileri haber kanallarımız aracılığıyla Isparta kamuoyuyla paylaşmak istediğimizi söyledim.

Telefonumu aldı ve beni ofisine davet etti.

Çalışmalarıyla ilgili yetkili bir isimle görüşeceğini, programına bakıp daha sonra dönüş yapacağını ifade etti.

KÜÇÜK AMA ÖNEMLİ BİR AYRINTI

Burada küçük ama önemli bir ayrıntının altını çizmek istiyorum.

Daha önce Metin Çelik’i destekleyen bir yazı kaleme almıştım. Alettin Ünal Turgut’un bu yazıyı okuyup okumadığını bilmiyorum. Okumuşsa, buna rağmen benimle iletişim kurmaya açık olması ve beni ofisine davet etmesi gerçekten takdir edilmesi gereken bir davranıştır.

Rakibini destekleyen bir yazı yazmış olan gazeteciye kapısını kapatmamak, farklı düşüncelere karşı hoşgörülü davranmak ve iletişim kurmaktan kaçınmamak, yöneticiler açısından örnek alınması gereken bir tavırdır.

Hele ki bir kurumun başkanlığına aday olan kişiler açısından bu yaklaşımın ayrı bir değeri var. Çünkü seçimler gelip geçer; asıl önemli olan, farklı düşüncelere sahip insanlarla aynı şehir ve aynı kurum çatısı altında sağlıklı iletişim kurabilmektir.

Biz gazeteci olarak, kimin hangi adayı desteklediğinden önce ortaya konulan tavra bakarız. Olumlu bir davranış gördüğümüzde hakkını teslim etmek, yanlış gördüğümüzde de bunu yine gazetecilik ölçüleri içinde dile getirmek görevimizdir.

Bu nedenle Alettin Ünal Turgut’un o günkü yaklaşımını olumlu bulduğumu özellikle belirtmek isterim.

Farklı düşünene kapıyı kapatmamak, aslında yöneticilikte önemli bir olgunluk göstergesidir.

SEÇİM BİTER, GÖREV BAŞLAR

Kentin dinamiklerinin, özellikle de yönetime ve liderliğe talip olan insanların böyle davranması gerektiğini düşünüyorum.

Yönetici olmak, hele ki bir kurumun başkanlığına talip olmak kolay değil.

Eleştiriye açık olmak lazım.

Gazetecinin eleştirisi nedeniyle köprüleri atmak yerine, eleştiriyi dinleyebilmek, gerektiğinde cevap verebilmek ve farklı düşüncelere saygı gösterebilmek yöneticilik açısından çok daha kıymetlidir.

Bir de işin seçim sonrasını düşünmek gerekiyor.

Bugün aynı şehirde yaşayan, aynı ticaret hayatının içinde bulunan, aynı insanların düğününde, cenazesinde, toplantısında bir araya gelecek üç adaydan söz ediyoruz.

Seçim günü gelip geçecek. Sandık kapanacak, sonuç açıklanacak.

Kazanan bir kişi olacak ama diğer iki aday da bu şehrin insanları olarak hayatlarına devam edecek.

İşte bugün sergilenen seviyeli ve centilmence tavır, seçim sonrasında birbirlerinin yüzüne rahatlıkla bakabilmelerinin de önünü açıyor.

Aksi halde ağır sözler, kırıcı ithamlar ve kişisel tartışmaların yaşandığı bir seçimden sonra insanların birbirine hasım gibi bakması kaçınılmaz hale gelebilir.

Bence üç adayın bugüne kadar sergilediği tutum, böyle bir riski de ortadan kaldırıyor.

Bu nedenle Sayın Metin Çelik’i, Sayın Alettin Ünal Turgut’u ve Sayın Yunus Karabulut’u yalnızca seçim çalışmalarındaki performansları için değil, seçim sonrasını da düşünerek hareket ettikleri için ayrıca takdir etmek gerekir.

Çünkü Isparta’nın buna ihtiyacı var.

AYNI SEVİYE KORUNSUN

Daha seçime bir ay var.

Tarih yaklaştıkça saflar biraz daha belirginleşecek, yarışın heyecanı artacak.

Temennimiz, bugün gördüğümüz bu seviyenin son güne kadar korunması.

Isparta insanının yapısında fazla kavga, fazla gürültü yoktur. Bu özelliğini hep takdir etmişimdir.

ITSO seçimlerinin de Isparta’nın bu karakterine yakışır şekilde sonuçlanmasını diliyorum.

Metin Çelik’i, Alettin Ünal Turgut’u ve Yunus Karabulut’u; bugüne kadar sergiledikleri seviyeli, yapıcı ve centilmence seçim yarışından dolayı kutluyorum.

Kim kazanırsa kazansın, sandıktan çıkacak sonuç Isparta’nın ticaret ve sanayi hayatına katkı sağlamalı.

Seçim biter, dostluk ve hemşehrilik devam eder.

Sandıkta rakip olmak başka, seçimden sonra aynı şehir için yan yana gelebilmek başka…

ITSO seçimlerinin Isparta’ya, iş dünyasına ve şehrin geleceğine hayırlı olmasını temenni ediyorum.

Isparta HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve akturkhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.