
Bireylerin, bireysel olarak gelişmesi için, bilinçli bir toplumun meydana gelmesi için, ayrıca toplumun gelişmesi ve kalkınması için eğitim şarttır. Toplumun temel unsurlarından birisi de eğitimdir. O yüzden de; " Eğitim şarttır..."
ÖNCELİKLE İNSANLARIN BİREYSEL OLARAK GELİŞMESİ GEREKİYOR
İnsanların öncelikli ahlaki olarak, sosyal olarak ve zihinsel olarak olgunlaşması gerekiyor. İşte burada da eğitim devreye giriyor.
TOPLUMSAL OLARAK DA EĞİTİM ÇOK ÖNEMLİDİR
Eğitim seviyesi yüksek olan toplumlarda suç oranı azdır. Çünkü eğitimli toplumlarda bireyler kurallara uyar ve birbirine empati duyarlar. Kısacası; eğitimli toplumlarda refah seviyesi yüksektir. Bununla birlikte eğitimli toplumlar sosyal, kültürel, ayrıca hukuki olarak oldukça güçlüdür. Eğitim seviyesi yüksek toplumlarda kadın ve erkek eşitliği vardır. Yani cinsiyet ayrımı yoktur. Erkekler gibi, kadınlar da siyasette, sosyal hayatta ve ekonomide etkin rol oynarlar.
EĞİTİMLİ AİLELERİN ÇOCUKLARI DA EĞİTİMLİ OLMAKTADIR
Eğitimli aileler, çocuklarını daha bilinçli yetiştirirler ve çocukları da kendileri gibi eğitimlidir. Çünkü iyi eğitim alan çocuklar, toplumun huzuru için çok etkin bir rol oynarlar. O yüzden de toplumlarda eğitim şarttır.
ŞİMDİ GELELİM ÜLKEMİZDEKİ EĞİTİM SİSTEMİNE
Maalesef ülkemizde eğitim sistemi sürekli olarak değişmektedir. Ne hikmetse ülkemizde eğitim sistemi bir türlü oturmadı. Sürekli olarak değişen bir eğitim sistemimiz var. Değişen bu eğitim sistemi öğrencileri olumsuz olarak etkiliyor. Öğrenciler, alması gereken dersler ve öğrenmesi gereken konular yerine, sırf sınavlara yönelik, ezberci düşünceye sahip bir eğitim sistemimiz var. O yüzden de okullarda eğitim gören öğrenciler hiçbir şey öğrenmeden, bom boş olarak mezun oluyorlar. Bom boş mezun olan gençler maalesef iş bulamıyor ve bunalıma giriyorlar.
ÜLKEMİZDE FIRSAT EŞİTLİĞİ YOK
Ülkemizde köylerle merkez arasında, Doğu ile Batı bölgeleri arasında da büyük bir farklılıklar var. Taşrada eğitim gören öğrenciler okullara ulaşım açısından daha rahat gidip, gelemiyor. Çünkü bir çok taşrada hala ulaşım sorunu var. Bununla birlikte merkezde bulunan öğretmenlerle taşrada bulunan öğretmenler arasında da büyük farklılıklar var. Tam donanımlı okullarda, yabancı dili ana dili gibi konuşan ve laboratuvar ortamında eğitim gören öğrencilerle taşrada eğitim gören öğrenciler bir olur mu hiç...?
Maalesef bu iki tip öğrenciler aynı sınava tabi tutuluyor. Bu durum ülkemizde fırsat eşitsizliği yaratmaktadır. Tabi ki sonuç ortada.
OKULLARA VERİLEN ÖDENEK YETERSİZDİR
Taşradaki okullarda bütçe eksikliği ve yardımcı personel eksikliği varken , merkezde bulunan okullar bütçe açısından daha rahattır. O yüzden de merkezde bulunan okullarda yardımcı personeller bulunmaktadır. Günümüzde velilerden yardımcı personel çalıştırmak ve temizlik malzemeleri için velilerden para istenmektedir. Hatta okullara ilk kayıt yaptıranlardan kayıt parası altında para toplanmaktadır.
EĞİTİM SİSTEMİ İÇİN NELER YAPILMALIDIR
Ülkemizdeki eğitim sisteminin düzelmesi için öncelikle eğitim sisteminin sürekli olarak değişmemesi gerekiyor. Ayrıca eğitimin uzun süreli, bilimsel verilere dayalı, laboratuvar ortamında ve iyi bir dil eğitimli olmalıdır. Bununla birlikte taşrada eğitim gören öğrencilerle, merkezde eğitim gören öğrenciler eşit şartlarda eğitim görmelidir. Özellikle de bütçe açısından eşit bütçeye sahip olmaları gerekmektedir.
EZBERE DAYALI DEĞİL, ÖĞRENMEYE DAYALI SİSTEM KURULMALIDIR
Öğrenciler, ezbere dayalı olarak eğitilmemelidir. Ezberciliği kaldırıp, öğrencilere düşünme, öğrenme yeteneklerini kazandırmak, bu sayede öğrencilerin becerilerini ortaya çıkarmak gerekmektedir.
OKULLARA BÜTÇE DESTEĞİNİN ARTTIRILMASI GEREKİYOR
Okullarda yardımcı personellerin çalıştırılması için ve temizlik malzemelerinin temini için devletimizin yeterli bütçe desteği sağlaması gerekmektedir. Eğitim kalitesini artırmak için eğitime ayrılan bütçenin de arttırılması gerekmektedir. Çünkü okullara destek şarttır.
LİYAKAT VE ÖĞRETMEN HAKLARI ÖNEMLİDİR
Okul ve öğrenciler bir yandan, diğer yandan da öğretmenlerin de haklarını unutmamak gerekiyor. Öğretmen atamalarında ve yönetici atamalarında hakkaniyet ve liyakat çok önemlidir. Asıl esas alınması gereken de budur; hakkaniyet ve liyakat...
Son olarak; öğretmenlerin metropolde daha rahat yaşaması ve geçim sıkıntısı çekmemesi için özlük haklarının iyileştirilmesi gerekmektedir.
Not: Aslında bu konuda bir kitap yazabilirim. Lakin köşe yazılarında konuları özetleyerek, kısa bir şekilde yazmak gerekiyor.
Bizlerin daha iyi bir eğitim almamız için canını dişine takan, gece gündüz demeden, bizleri en iyi şekilde eğiten başta çok kıymetli öğretmenim Ülkü Onat olmak üzere, Şadan Şenyaz Taşçıkaran, Selma Eşkin, Gülşen Velet, İbrahim Sarı, Turgay Güdü, Ertuğrul Gazi Lisesi Müdürü rahmetli Hidayet Kumtepe, Macide Arıkan, ayrıca aklıma gelmeyen tüm öğretmenlerime saygılarımı sunuyor, vefat eden öğretmenlerime de rahmet diliyorum.
Saygılarımla!
Ayhan Yalçın
Gazeteci, Yazar, Stratejist, Köşe Yazarı, Yorumcu, Şair, İşletmeci, Satış Pazarlama Uzmanı, Eğitimci, Danışman, Genel Müdür, CEO, Eski Siyasetçi, 2019 seçimlerinde Kandıra Belediye Başkan Aday Adayı, Sivil Toplum Lideri. (Yalnızca Haddimi Bilirim)
