Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Maksut Konyar
Köşe Yazarı
Maksut Konyar
 

15 Temmuz: Milletin İradesi, Demokrasinin Sorumluluğu

  Maksut Konyar Tarih boyunca milletler, birlik ve beraberliklerini sınayan zor dönemlerden geçmiştir. Türkiye için de 15 Temmuz 2016 gecesi, demokrasiye, milli iradeye ve anayasal düzene yönelik en ağır tehditlerden biri olarak tarihe geçmiştir. O gece yaşananlar, yalnızca bir darbe girişimi değil; devletin kurumlarını, milletin iradesini ve ülkenin geleceğini hedef alan karanlık bir teşebbüstü.   Milletimiz, farklı siyasi görüşlerden, yaşam tarzlarından ve toplumsal kesimlerden insanlarla ortak bir duruş sergileyerek demokratik düzene sahip çıkmıştır. Demokrasiye yönelik tehdide karşı gösterilen bu tavır, Türkiye’nin yakın tarihindeki en önemli toplumsal dayanışma örneklerinden biri olarak hafızalarda yerini almıştır. O gece hayatını kaybeden şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyor; onların fedakârlığını daima saygıyla yad ediyoruz.   Ancak demokrasiyi korumak yalnızca olağanüstü zamanlarda gösterilen cesaretle sınırlı değildir. Asıl başarı, darbelerin konuşulmadığı, hukuk devletinin güçlü olduğu, kurumların şeffaf ve hesap verebilir şekilde işlediği bir düzen kurabilmektir. Güçlü demokrasiler, kriz anlarında değil; günlük hayatta hukukun üstünlüğüne bağlılıklarıyla ayakta kalırlar.   Demokratik toplumlarda farklı düşünceler bir zenginlik olarak görülür. Fikir ayrılıkları çatışmanın değil, ortak aklın gelişmesinin vesilesi olmalıdır. Siyasetin çözüm üretme zemini, parlamentolar ise millet iradesinin en güçlü temsil mekânıdır. Her vatandaşın düşüncesini özgürce ifade edebildiği, hukukun herkes için eşit uygulandığı ve devletin tüm kurumlarının anayasal sınırlar içinde hareket ettiği bir sistem, demokrasinin en sağlam teminatıdır.   15 Temmuz’un bıraktığı en önemli derslerden biri de devlet kurumlarının liyakat, şeffaflık ve hukuka bağlılık ilkeleriyle sürekli güçlendirilmesi gerektiğidir. Kamu yönetiminde hesap verebilirlik, bağımsız yargı, etkin denetim mekanizmaları ve güçlü demokratik kurumlar, benzer tehditlerin tekrar yaşanmaması için vazgeçilmez unsurlardır.   Türkiye’nin geleceği; kutuplaşmanın değil uzlaşmanın, ötekileştirmenin değil kardeşliğin, korkuların değil özgürlüklerin hâkim olduğu bir anlayışla inşa edilebilir. Ortak hedefimiz, farklılıklarımızı koruyarak birlik içinde yaşayabildiğimiz; ekonomik, sosyal ve hukuki açıdan güçlü bir Türkiye olmalıdır.   Milletimiz, 15 Temmuz gecesi demokrasiye sahip çıkma iradesini ortaya koymuştur. Bundan sonraki sorumluluk ise bu iradeyi güçlü kurumlarla, hukukun üstünlüğüyle, insan haklarına saygıyla ve demokratik değerlerle kalıcı hâle getirmektir. Çünkü güçlü devlet; gücünü hukuktan alan, vatandaşına güven veren ve millet iradesini daima en üstte tutan devlettir.   15 Temmuz’u anarken, acıları unutmadan; demokrasiyi, hukuku ve milli birlik ruhunu daha da güçlendirme kararlılığımızı yenilemeliyiz. Gelecek nesillere bırakılacak en büyük miras, darbe girişimlerinin tarihin karanlık sayfalarında kaldığı, özgürlüklerin güvence altında olduğu, huzurlu ve demokratik bir Türkiye olacaktır. Maksut KONYAR 
Ekleme Tarihi: 15 Temmuz 2026 -Çarşamba

15 Temmuz: Milletin İradesi, Demokrasinin Sorumluluğu

 

Maksut Konyar

Tarih boyunca milletler, birlik ve beraberliklerini sınayan zor dönemlerden geçmiştir. Türkiye için de 15 Temmuz 2016 gecesi, demokrasiye, milli iradeye ve anayasal düzene yönelik en ağır tehditlerden biri olarak tarihe geçmiştir. O gece yaşananlar, yalnızca bir darbe girişimi değil; devletin kurumlarını, milletin iradesini ve ülkenin geleceğini hedef alan karanlık bir teşebbüstü.

 

Milletimiz, farklı siyasi görüşlerden, yaşam tarzlarından ve toplumsal kesimlerden insanlarla ortak bir duruş sergileyerek demokratik düzene sahip çıkmıştır. Demokrasiye yönelik tehdide karşı gösterilen bu tavır, Türkiye’nin yakın tarihindeki en önemli toplumsal dayanışma örneklerinden biri olarak hafızalarda yerini almıştır. O gece hayatını kaybeden şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyor; onların fedakârlığını daima saygıyla yad ediyoruz.

 

Ancak demokrasiyi korumak yalnızca olağanüstü zamanlarda gösterilen cesaretle sınırlı değildir. Asıl başarı, darbelerin konuşulmadığı, hukuk devletinin güçlü olduğu, kurumların şeffaf ve hesap verebilir şekilde işlediği bir düzen kurabilmektir. Güçlü demokrasiler, kriz anlarında değil; günlük hayatta hukukun üstünlüğüne bağlılıklarıyla ayakta kalırlar.

 

Demokratik toplumlarda farklı düşünceler bir zenginlik olarak görülür. Fikir ayrılıkları çatışmanın değil, ortak aklın gelişmesinin vesilesi olmalıdır. Siyasetin çözüm üretme zemini, parlamentolar ise millet iradesinin en güçlü temsil mekânıdır. Her vatandaşın düşüncesini özgürce ifade edebildiği, hukukun herkes için eşit uygulandığı ve devletin tüm kurumlarının anayasal sınırlar içinde hareket ettiği bir sistem, demokrasinin en sağlam teminatıdır.

 

15 Temmuz’un bıraktığı en önemli derslerden biri de devlet kurumlarının liyakat, şeffaflık ve hukuka bağlılık ilkeleriyle sürekli güçlendirilmesi gerektiğidir. Kamu yönetiminde hesap verebilirlik, bağımsız yargı, etkin denetim mekanizmaları ve güçlü demokratik kurumlar, benzer tehditlerin tekrar yaşanmaması için vazgeçilmez unsurlardır.

 

Türkiye’nin geleceği; kutuplaşmanın değil uzlaşmanın, ötekileştirmenin değil kardeşliğin, korkuların değil özgürlüklerin hâkim olduğu bir anlayışla inşa edilebilir. Ortak hedefimiz, farklılıklarımızı koruyarak birlik içinde yaşayabildiğimiz; ekonomik, sosyal ve hukuki açıdan güçlü bir Türkiye olmalıdır.

 

Milletimiz, 15 Temmuz gecesi demokrasiye sahip çıkma iradesini ortaya koymuştur. Bundan sonraki sorumluluk ise bu iradeyi güçlü kurumlarla, hukukun üstünlüğüyle, insan haklarına saygıyla ve demokratik değerlerle kalıcı hâle getirmektir. Çünkü güçlü devlet; gücünü hukuktan alan, vatandaşına güven veren ve millet iradesini daima en üstte tutan devlettir.

 

15 Temmuz’u anarken, acıları unutmadan; demokrasiyi, hukuku ve milli birlik ruhunu daha da güçlendirme kararlılığımızı yenilemeliyiz. Gelecek nesillere bırakılacak en büyük miras, darbe girişimlerinin tarihin karanlık sayfalarında kaldığı, özgürlüklerin güvence altında olduğu, huzurlu ve demokratik bir Türkiye olacaktır.

Maksut KONYAR 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve akturkhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.