Sınırımızın 70 Kilometre Ötesinde Türkiye – İsrail Gerilimi: Arap Medyası Ebu Zuhur Hava Üssü Saldırısını Nasıl Okudu?
Sınırımızın 70 Kilometre Ötesinde Türkiye – İsrail Gerilimi: Arap Medyası Ebu Zuhur Hava Üssü Saldırısını Nasıl Okudu?
İsrail'in Suriye'deki Ebu Zuhur Askerî Hava Üssü'ne düzenlediği hava saldırıları, Arap medyası yalnızca Suriye'ye yönelik yeni bir İsrail operasyonu olarak değerlendirilmedi.
İsrail'in Suriye'deki Ebu Zuhur Askerî Hava Üssü'ne düzenlediği hava saldırıları, Arap medyası yalnızca Suriye'ye yönelik yeni bir İsrail operasyonu olarak değerlendirilmedi.

İsrail'in Suriye'deki Ebu Zuhur Askerî Hava Üssü'ne düzenlediği hava saldırıları, Arap medyası yalnızca Suriye'ye yönelik yeni bir İsrail operasyonu olarak değerlendirilmedi. Arap Medyası saldırıyı, İsrail ile Türkiye arasındaki Suriye merkezli stratejik gerilimin yeni bir aşaması olarak ele aldı.
YAKUP CİVELEK - ANKARA / ARAP MEDYASI
İsrail'in Suriye'nin kuzeybatısındaki İdlib kırsalında bulunan Ebu Zuhur Askerî Hava Üssü'ne düzenlediği hava saldırıları, Arap basınında yalnızca Suriye'ye yönelik yeni bir İsrail operasyonu olarak değerlendirilmedi. Arapça yayın yapan çok sayıda önemli medya kuruluşu saldırıyı, İsrail ile Türkiye arasındaki Suriye merkezli stratejik gerilimin yeni bir aşaması olarak ele aldı.
18 Ağustos'ta gerçekleşen saldırılarda Ebu Zuhur Hava Üssü'nün pistleri ve bazı tesisleri hedef alındı. Üs, Türkiye sınırına yaklaşık 70 kilometre mesafede bulunuyor. İsrail saldırının ardından, Suriye'nin Türkiye askerlerinin üsse konuşlandırılmasına izin vermesinin İsrail açısından kabul edilemez bir güvenlik değişikliği oluşturacağını savundu.

Ancak olayın asıl dikkat çekici boyutu, Arap medyasının saldırıya yüklediği anlam oldu.
el-Arabiya: “İsrail Suriye'de kırmızı çizgilerini çiziyor... Türkiye'ye mesajlar”
Suudi Arabistan merkezli Al Arabiya, 19 Ağustos tarihli analizinin başlığını doğrudan Türkiye'yi merkeze alarak verdi:
“إسرائيل ترسم خطوطها الحمراء في سوريا.. «برسائل إلى تركيا»” “İsrail Suriye'de kırmızı çizgilerini çiziyor: Türkiye'ye mesajlarla.”
Al Arabiya'nın haberinde, İsrail'in Ebu Zuhur'a sekiz hava saldırısı düzenlediği ve saldırıların pist ile depolama tesislerini hedef aldığı belirtilirken, operasyonun Türkiye'ye yönelik mesaj boyutu özellikle öne çıkarılıyor.
Bu başlık bile Arap basınının olayı nasıl çerçevelediğini göstermesi bakımından son derece önemli. Çünkü burada saldırının muhatabı yalnızca Şam değildir. Arap medyasının bir bölümü saldırının ikinci muhatabının Ankara olduğunu açıkça ifade etmektedir.
el Hurre: “Ebu Zuhur'un bombalanması... Suriye'de İsrail-Türkiye karşılaşması”
ABD destekli Arapça yayın kuruluşu el-Hurra, haberini çok daha doğrudan bir çerçeveye yerleştirdi:
“قصف «أبو الظهور».. مواجهة إسرائيلية تركية في سوريا” “Ebu Zuhur'un bombalanması... Suriye'de İsrail-Türkiye karşılaşması.”
el Hurre 'nin haberinde İsrail'in, Türkiye'nin desteğiyle Suriye'nin askerî kapasitesinin geliştirilmesini kendisi açısından tehdit olarak gördüğü belirtiliyor. Haber, Ebu Zuhur saldırısını iki ülke arasındaki Suriye merkezli nüfuz ve güvenlik rekabeti çerçevesinde değerlendiriyor.
Bu başlık, Arap basınındaki yaklaşımın belki de en açık ifadelerinden biri:
مواجهة إسرائيلية تركية Yani: “İsrail-Türkiye karşılaşması.” Buradaki “مواجهة” kelimesi sıradan bir diplomatik anlaşmazlığı değil, doğrudan karşı karşıya gelme/çatışma ihtimalini ifade eden güçlü bir kelimedir.
eş-Şark: “İsrail kabul etti: Türkiye güçlerinin konuşlandırılması konusunda defalarca uyardık”
Suudi Arabistan merkezli Asharq News ise gelişmeyi daha haberci ve doğrudan bir başlıkla verdi:
“إسرائيل تقر بقصف مطار عسكري في سوريا: حذرنا مراراً من نشر قوات تركية” “İsrail Suriye'deki askerî havaalanını bombaladığını kabul etti: Türk güçlerinin konuşlandırılması konusunda defalarca uyardık.”

eş-Şark 'ın haberinde İsrail'in saldırının sorumluluğunu kabul ettiği ve saldırının gerekçesini Türkiye askerlerinin konuşlandırılması ihtimaliyle ilişkilendirdiği aktarılıyor. Aynı haberde ABD'nin Türkiye-İsrail-Suriye arasında çatışmayı önleyici bir mekanizma oluşturmak üzere çalıştığı da vurgulanıyor.
Burada özellikle iki kelime önemlidir:
حذرنا مراراً “Defalarca uyardık.” İsrail'in kendi açıklamasını aktaran Arap medyası, böylece saldırının öncesinde Ankara ve Şam'a yönelik bir İsrail uyarı süreci bulunduğu anlatısını öne çıkarıyor.
el- Halic: “Ebu Zuhur Havaalanı saldırısı... Tel Aviv'den Ankara'ya mesaj Washington'u endişelendiriyor”
Birleşik Arap Emirlikleri merkezli Al Khaleej ise haberi daha da ileri taşıyarak şu başlığı kullandı:
“ضربة مطار أبو الضهور.. رسالة تل أبيب إلى أنقرة تُقلق واشنطن” “Ebu Zuhur Havaalanı saldırısı... Tel Aviv'in Ankara'ya mesajı Washington'u endişelendiriyor.”
Bu başlık, haberimizin merkezine koyabileceğimiz en çarpıcı Arapça başlıklardan biridir.
Çünkü üç başkenti aynı cümlede birleştiriyor: Tel Aviv → Ankara → Washington
Al Khaleej'in yaklaşımına göre mesele artık yalnızca Suriye'deki bir askerî hedef değildir. İsrail'in Türkiye'ye verdiği mesajın ABD'yi de kaygılandıran bir bölgesel tırmanma riski oluşturduğu düşünülmektedir.
el-Ahbar: Ankara İsrail'in iddialarını reddetti
Lübnan merkezli Al-Akhbar ise Türkiye'nin açıklamasını merkeze alarak şu başlığı kullandı:
“أنقرة تنفي ادعاءات تل أبيب: لا وجود لقوات تركية في قاعدة أبو الظهور” “Ankara Tel Aviv'in iddialarını reddetti: Ebu Zuhur Üssü'nde Türk kuvvetleri bulunmuyor.”
Bu İsrail'in “Türk askerî konuşlandırması” gerekçesi ile Ankara'nın bunu reddetmesi arasında açık bir bilgi ve anlatı çatışması bulunması açısından dikkat çeken önemli bir bilgidir.
el -Cezire: “Şam'a ve Ankara'ya İsrail mesajı”
Katar merkezli el -Cezire, olaya doğrudan analiz çerçevesinden yaklaşarak, ingilizce yayınında şu başlığı kullandı: “Analysis: Syrian airbase attack is an Israeli message to Damascus, Ankara” – Analiz: Suriye hava üssüne saldırı, İsarilden Şam ve Ankaraya bir mesajdır. Arapça yayınında ise Ebu Zuhur saldırısının Şam'a ve Ankara'ya verilmiş bir mesaj olduğu değerlendirmesi öne çıkıyor. “
el -Cezire 'nin analizinde saldırının önemli amaçlarından birinin Suriye'nin hava gücünü yeniden oluşturmasını engellemek olduğu belirtiliyor. Ancak haberin başlığında Ankara'nın özellikle zikredilmesi, Türkiye'nin artık Suriye'deki askerî denklemde İsrail tarafından dikkate alınan temel aktörlerden biri olduğunu gösteriyor.

el -Cezire 'nin dikkat çektiği ikinci mesele: Suriye'nin askerî kapasitesi
Al Jazeera'nın analizindeki temel soru şudur: İsrail neden Ebu Zuhur'u vurdu? Yanıt, yalnızca “Türkiye” değildir. Bir diğer neden, yeni Suriye yönetiminin askerî kapasitesini yeniden oluşturması ihtimalidir.
Bu nokta Türkiye açısından son derece önemlidir. Çünkü Suriye ordusunun yeniden yapılandırılması ve Suriye'nin hava savunmasının geliştirilmesi konusunda Türkiye'nin rolü arttıkça, İsrail'in Suriye'ye yönelik askerî hareket serbestisi de bundan etkilenebilir.
Dolayısıyla Arap basınındaki analizleri birlikte okuduğumuzda üç katman ortaya çıkıyor:
Birinci katman: İsrail → Suriye'nin askerî kapasitesini yeniden oluşturmasını istemiyor.
İkinci katman: İsrail → Türkiye'nin Suriye'nin askerî yapılanmasındaki rolünün büyümesini istemiyor.
Üçüncü katman: Türkiye → İsrail'in Suriye'deki askerî hareket alanını sınırlayabilecek bir aktör hâline geliyor.
Ebu Zuhur saldırısı bu üç başlığın kesiştiği noktada gerçekleşti.

Arap devletlerinden ortak tepki
Arap medyasındaki haberlerin bir diğer ortak noktası ise Arap devletlerinin İsrail saldırısına yönelik tepkileri şöyle gerçekleşti:
Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün, Katar ve Kuveyt saldırıyı kınadı. Suudi Dışişleri Bakanlığı saldırının Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğüne yönelik olduğunu açıkladı. Suudi Arabistan merkezli eş-Şark el-Avsat da gelişmeyi: “Suudi Arabistan ve Arap ülkelerinden İsrail'in Suriye'nin egemenliğini ihlaline sert kınama” başlığıyla verdi.
Arapça haber başlığının özü: “السعودية ودول عربية تدين بشدة انتهاك إسرائيل سيادة سوريا” “Suudi Arabistan ve Arap ülkeleri İsrail'in Suriye'nin egemenliğini ihlalini sert biçimde kınıyor.”
Burada dikkat edilmesi gereken husus şudur: Arap devletlerinin açıklamaları doğrudan “Türkiye'nin yanında İsrail'e karşı askerî tutum” anlamına gelmemektedir. Ancak İsrail'in Suriye topraklarına yönelik saldırılarının Arap devletleri tarafından da egemenlik ihlali ve tehlikeli tırmanma olarak görüldüğü açıktır.
Özetle Arap medyasının önemli bir bölümü Ebu Zuhur saldırısını artık yalnızca “İsrail-Suriye” çatışması olarak okumuyor. Haberlerin önemli bir bölümünde yeni denklem: إسرائيل – تركيا – سوريا yani: İsrail – Türkiye – Suriye şeklinde kuruluyor.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

