TERÖRLE NASIL SULH OLACAĞIZ!

Gündem 14.08.2026 - 23:21, Güncelleme: 14.08.2026 - 23:21
 

TERÖRLE NASIL SULH OLACAĞIZ!

Mehmet Sıtkı Aloğlu

Gerçekten aranılan bir sulh olur mu, diye sorguluyorsanız; İsrail’in, Almanya’nın, İngiltere’nin, Fransa’nın ve Yunanistan’ın bu projeye nasıl baktığını lütfen inceleyin, diyorum. Bu ülkelerin Türkiye’ye, bölgemize ve yaşanan gelişmelere yönelik geçmişten bugüne taşıdıkları politikaları da göz önünde bulundurun. Türkiye’nin terör meselesini kendi iradesiyle ve kalıcı biçimde çözmesinin kimlerin işine yarayacağını, kimlerin bundan rahatsız olabileceğini de sorgulayın, diyorum. 2009 yılındaki açılım sürecinden edinilen tecrübeyle, bu defa daha dikkatli bir süreç uygulanacak. Kimsenin bundan kuşkusu olmasın. Geçmişte yaşananların ortaya çıkardığı sonuçlar ortadadır. Devletimizin, milletimizin ve güvenlik güçlerimizin tecrübeleri de ortadadır. Bu nedenle bugün yürütülen sürecin, geçmişteki hatalardan ders çıkarılarak ve çok daha dikkatli hesaplar yapılarak yürütüleceğine inanıyorum. TARİHİMİZİ UNUTMADAN BUGÜNE BAKALIM Osmanlı’nın yıkılış yüz yılına bakın, diyorum. Balkanları, Ortadoğu’yu, Kuzey Afrika’yı ve Arap coğrafyasını nasıl kaybettik, lütfen bir bakınız. Kimler vardı o günkü ayrılıkçı güçlerin yanında, lütfen bir bakın. Hangi hesapların yapıldığını, hangi güçlerin devreye girdiğini ve büyük bir devletin nasıl parçalara ayrıldığını anlamaya çalışalım. Bugün yaşananları değerlendirirken tarihimizden gerekli dersleri çıkarmamız gerektiğini düşünüyorum. Çünkü tarih tekerrür etmesin istiyorsak, geçmişte yapılan hataları ve o dönem yaşanan gelişmeleri çok iyi anlamamız gerekir. TÜRKİYE BU MÜCADELEDE ÇOK AĞIR BEDELLER ÖDEDİ Kaybedilen yıllara, vefat eden insanlara ve şehadet şerbeti içen güvenlik güçlerine bir bakın, diyorum. Yıllar boyunca terör nedeniyle nice insanımız hayatını kaybetti. Nice aileler evlat acısıyla, nice çocuklar baba hasretiyle büyüdü. Güvenlik güçlerimiz, bu ülkenin birlik ve bütünlüğünü korumak için çok ağır bedeller ödedi. Şehitlerimizi, gazilerimizi ve geride bıraktıkları ailelerini hiçbir zaman unutmamalıyız. Terörün Türkiye’ye sadece can kaybı olarak değil, zaman, huzur ve ekonomik kaynak açısından da çok büyük bir maliyeti oldu. Milli bütçeden kaybedilen paraları bir hesap edin, diyorum. Yıllarca terörle mücadele için harcanan kaynakların ne kadar büyük olduğunu, bu kaynakların ülkemizin kalkınmasına, eğitimine, sağlığına, üretimine ve refahına ne kadar katkı sağlayabileceğini bir düşünün. DOĞU’DA YAŞAYAN VATANDAŞLARIMIZI DA GÖRMEK GEREKİR Ve... Doğu’da yaşayan halkın maruz kaldığı eziyete bir bakın, diyorum. Terörün en ağır yükünü taşıyanlardan biri de bölge halkı oldu. Yıllarca insanlar korku içinde yaşadı. Çocuklar eğitimlerinden, aileler huzurlarından, insanlar işlerinden ve geleceklerine dair umutlarından mahrum kaldı. Bölge insanının yaşadığı sıkıntıları da görmek, onların beklentilerini de anlamak zorundayız. Çünkü terör sadece güvenlik güçlerine karşı değil, aynı zamanda bölgede yaşayan vatandaşlarımızın hayatına, huzuruna ve geleceğine de zarar verdi. Bugün yapılması gereken; geçmişte yaşananları unutmadan, şehitlerimizin emanetine sahip çıkarak, ülkemizin birlik ve beraberliğini daha da güçlendirecek bir geleceği düşünmektir. Bu nedenle “Bu çözüm süreci nedir?”, “Terörle nasıl sulh olacağız?”, “Gerçekten aranılan bir sulh olur mu?” diye sorarken, bütün bu soruların cevabını yalnızca bugünün gelişmelerinde değil, geçmişte yaşadığımız acılarda, kaybettiğimiz yıllarda ve bölgemizde yaşanan büyük sıkıntılarda da aramak gerektiğini düşünüyorum. Türkiye’nin artık terörle anılmadığı, insanlarımızın korkmadan yaşadığı, çocuklarımızın huzur içinde büyüdüğü ve ülkemizin enerjisini kalkınmaya ayırdığı bir geleceğe ihtiyacımız var. Bunun için yürütülen sürecin çok dikkatli takip edilmesi, devletin ve milletin menfaatlerinin her şeyin üzerinde tutulması gerektiğine inanıyorum. Geçmişi unutmayalım, yaşananlardan ders çıkaralım ve geleceğimizi buna göre şekillendirelim, diyorum. Saygılarımla.  @aloglu1453
Mehmet Sıtkı Aloğlu

Gerçekten aranılan bir sulh olur mu, diye sorguluyorsanız; İsrail’in, Almanya’nın, İngiltere’nin, Fransa’nın ve Yunanistan’ın bu projeye nasıl baktığını lütfen inceleyin, diyorum.

Bu ülkelerin Türkiye’ye, bölgemize ve yaşanan gelişmelere yönelik geçmişten bugüne taşıdıkları politikaları da göz önünde bulundurun. Türkiye’nin terör meselesini kendi iradesiyle ve kalıcı biçimde çözmesinin kimlerin işine yarayacağını, kimlerin bundan rahatsız olabileceğini de sorgulayın, diyorum.

2009 yılındaki açılım sürecinden edinilen tecrübeyle, bu defa daha dikkatli bir süreç uygulanacak. Kimsenin bundan kuşkusu olmasın.

Geçmişte yaşananların ortaya çıkardığı sonuçlar ortadadır. Devletimizin, milletimizin ve güvenlik güçlerimizin tecrübeleri de ortadadır. Bu nedenle bugün yürütülen sürecin, geçmişteki hatalardan ders çıkarılarak ve çok daha dikkatli hesaplar yapılarak yürütüleceğine inanıyorum.

TARİHİMİZİ UNUTMADAN BUGÜNE BAKALIM

Osmanlı’nın yıkılış yüz yılına bakın, diyorum.

Balkanları, Ortadoğu’yu, Kuzey Afrika’yı ve Arap coğrafyasını nasıl kaybettik, lütfen bir bakınız.

Kimler vardı o günkü ayrılıkçı güçlerin yanında, lütfen bir bakın.

Hangi hesapların yapıldığını, hangi güçlerin devreye girdiğini ve büyük bir devletin nasıl parçalara ayrıldığını anlamaya çalışalım.

Bugün yaşananları değerlendirirken tarihimizden gerekli dersleri çıkarmamız gerektiğini düşünüyorum. Çünkü tarih tekerrür etmesin istiyorsak, geçmişte yapılan hataları ve o dönem yaşanan gelişmeleri çok iyi anlamamız gerekir.

TÜRKİYE BU MÜCADELEDE ÇOK AĞIR BEDELLER ÖDEDİ

Kaybedilen yıllara, vefat eden insanlara ve şehadet şerbeti içen güvenlik güçlerine bir bakın, diyorum.

Yıllar boyunca terör nedeniyle nice insanımız hayatını kaybetti. Nice aileler evlat acısıyla, nice çocuklar baba hasretiyle büyüdü.

Güvenlik güçlerimiz, bu ülkenin birlik ve bütünlüğünü korumak için çok ağır bedeller ödedi. Şehitlerimizi, gazilerimizi ve geride bıraktıkları ailelerini hiçbir zaman unutmamalıyız.

Terörün Türkiye’ye sadece can kaybı olarak değil, zaman, huzur ve ekonomik kaynak açısından da çok büyük bir maliyeti oldu.

Milli bütçeden kaybedilen paraları bir hesap edin, diyorum.

Yıllarca terörle mücadele için harcanan kaynakların ne kadar büyük olduğunu, bu kaynakların ülkemizin kalkınmasına, eğitimine, sağlığına, üretimine ve refahına ne kadar katkı sağlayabileceğini bir düşünün.

DOĞU’DA YAŞAYAN VATANDAŞLARIMIZI DA GÖRMEK GEREKİR

Ve...

Doğu’da yaşayan halkın maruz kaldığı eziyete bir bakın, diyorum.

Terörün en ağır yükünü taşıyanlardan biri de bölge halkı oldu. Yıllarca insanlar korku içinde yaşadı. Çocuklar eğitimlerinden, aileler huzurlarından, insanlar işlerinden ve geleceklerine dair umutlarından mahrum kaldı.

Bölge insanının yaşadığı sıkıntıları da görmek, onların beklentilerini de anlamak zorundayız.

Çünkü terör sadece güvenlik güçlerine karşı değil, aynı zamanda bölgede yaşayan vatandaşlarımızın hayatına, huzuruna ve geleceğine de zarar verdi.

Bugün yapılması gereken; geçmişte yaşananları unutmadan, şehitlerimizin emanetine sahip çıkarak, ülkemizin birlik ve beraberliğini daha da güçlendirecek bir geleceği düşünmektir.

Bu nedenle “Bu çözüm süreci nedir?”, “Terörle nasıl sulh olacağız?”, “Gerçekten aranılan bir sulh olur mu?” diye sorarken, bütün bu soruların cevabını yalnızca bugünün gelişmelerinde değil, geçmişte yaşadığımız acılarda, kaybettiğimiz yıllarda ve bölgemizde yaşanan büyük sıkıntılarda da aramak gerektiğini düşünüyorum.

Türkiye’nin artık terörle anılmadığı, insanlarımızın korkmadan yaşadığı, çocuklarımızın huzur içinde büyüdüğü ve ülkemizin enerjisini kalkınmaya ayırdığı bir geleceğe ihtiyacımız var.

Bunun için yürütülen sürecin çok dikkatli takip edilmesi, devletin ve milletin menfaatlerinin her şeyin üzerinde tutulması gerektiğine inanıyorum.

Geçmişi unutmayalım, yaşananlardan ders çıkaralım ve geleceğimizi buna göre şekillendirelim, diyorum.

Saygılarımla. 

@aloglu1453

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve akturkhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.