Doç. Dr. Yüksel Turğut Akın
Köşe Yazarı
Doç. Dr. Yüksel Turğut Akın
 

SAVUR’DAN NOBEL’E: AZİZ SANCAR’IN BİLİM, VEFA VE İNSANLIK MİRASI..

Doç. Dr. Yüksel Turğut Akın yazdı...   SAVUR’DAN NOBEL’E: AZİZ SANCAR’IN BİLİM, VEFA VE İNSANLIK MİRASI Bir bilim insanının başarısı, yalnızca kazandığı ödüllerle değil, ardında bıraktığı umutlarla ölçülür. Bazı insanlar başarılarıyla tarihe geçer, bazıları ise insanlığa bıraktıkları değerlerle gönüllerde yer edinir. Prof. Dr. Aziz Sancar, bu iki özelliği bir arada taşıyan, milletimizin yetiştirdiği kıymetli bilim insanlarından biridir. Mardin’in kadim ilçesi Savur’dan dünyanın en saygın bilim çevrelerine uzanan hayatı, yalnızca bir başarı hikâyesi değildir. Bu yolculuk; azmin, sabrın, eğitimin, çalışkanlığın ve köklerine bağlılığın evrensel bir örneğidir. 2015 yılında Nobel Kimya Ödülü’ne layık görülen Aziz Sancar, DNA onarımı üzerine yaptığı çalışmalarla insanlığın bilimsel birikimine önemli katkılar sunmuştur. Ancak onun hikâyesini daha anlamlı kılan, bilimsel başarısını gelecek nesillere duyduğu sorumlulukla birleştirmesidir. 2016 yılında yaptığı açıklamada, Nobel Ödülü’nden kendisine kalan 315 bin doları ABD’deki Carolina Türk Evi’ne bağışladığını ifade etmiştir. Bu davranış, gerçek başarının yalnızca kişinin kendi hayatını değiştirmesiyle değil, başkalarının hayatına da ışık tutmasıyla anlam kazandığını göstermektedir. Savur’da bir ev, dünyaya açılan bir bilim kapısı 21 Ekim 2026 tarihinde Mardin’in Savur ilçesinde anlamlı bir gelişme yaşandı. Prof. Dr. Aziz Sancar’ın doğup büyüdüğü tarihî konak, Kültür ve Turizm Bakanlığının yürüttüğü restorasyon çalışmalarının ardından Aziz Sancar Müzesi olarak ziyarete açıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla gerçekleştirilen açılış töreninde Prof. Dr. Aziz Sancar da yer aldı. Bu tarihî yapı artık yalnızca geçmişin hatıralarını taşıyan bir aile evi değil; bilimin, emeğin, azmin ve başarının gelecek kuşaklara aktarılacağı bir kültür mirasıdır. Müzede Aziz Sancar’ın yaşamına ait fotoğraflar, diplomalar, bilimsel çalışmalarına ilişkin belgeler, tıp aletleri, ödüller ve kişisel hatıralar sergilenmektedir. Yapının diğer bölümlerinin ise okuma salonu ve bilim merkezi olarak değerlendirilmesi planlanmaktadır. Bir zamanlar küçük bir çocuğun hayaller kurduğu bu evin, bugün başka çocukların hayallerine kapı açacak olması son derece anlamlıdır. Dün bir çocuğun dünyayı değiştirme hayaliyle büyüdüğü ev, bugün binlerce çocuğun geleceğe umutla bakabileceği bir bilim yuvasına dönüşmektedir. Bir müze, bir milletin geleceğine bırakılan emanet Bir sosyolog ve pedagog olarak özellikle vurgulamak isterim ki çocuklarımızın ve gençlerimizin yalnızca başarılı insanların isimlerini öğrenmeleri yeterli değildir. Bu insanların hangi şartlarda yetiştiklerini, hangi zorluklarla mücadele ettiklerini ve başarıya ulaşmak için nasıl emek verdiklerini de bilmeleri gerekir. Başarı hikâyeleri doğru anlatıldığında, çocukların özgüvenini güçlendiren önemli eğitim araçlarına dönüşür. Savur’daki Aziz Sancar Müzesi’ni bu açıdan son derece kıymetli buluyorum. Mardin’in bir köyünde, ilçesinde veya mahallesinde büyüyen bir çocuk bu müzeyi ziyaret ettiğinde kendisine şu soruyu sorabilmelidir: “Aziz Sancar başardıysa ben neden başaramayayım?”  Bir çocuğun zihninde oluşan bu umut, bazen en büyük yatırımlardan bile daha değerlidir. Bu nedenle müzenin yalnızca ziyaret edilen bir mekân olarak kalmaması; öğrencilerin bilimle buluştuğu, araştırmaya teşvik edildiği ve yeteneklerini keşfettiği yaşayan bir eğitim merkezine dönüşmesi büyük önem taşımaktadır. Vatan sevgisi sözde değil, eserde yaşar Aziz Sancar’ın yaşamı, vatan sevgisinin yalnızca güzel sözlerle ifade edilmediğini göstermektedir. İnsan doğduğu topraklardan binlerce kilometre uzaklaşabilir, dünyanın farklı ülkelerinde yaşayabilir ve büyük başarılara ulaşabilir. Ancak önemli olan, yetiştiği toplumla bağını koparmaması ve sahip olduğu bilgi birikimini insanlığın yararına sunabilmesidir. Aziz Sancar’ın Amerika’daki Carolina Türk Evi’ne verdiği destek ile Savur’da adına açılan müze, aynı büyük hikâyenin iki anlamlı parçasıdır. Biri dünyanın öteki ucunda Türk kültürünün ve gençlerin gelişiminin desteklenmesine katkı sunarken, diğeri doğduğu topraklarda yeni nesillere bilim sevgisi aşılayacaktır. Carolina Türk Evi ile Savur’daki Aziz Sancar Müzesi, farklı coğrafyalarda aynı ortak değeri yaşatmaktadır: Eğitim, bilim ve gelecek nesillere duyulan sorumluluk. Geleceğin Aziz Sancar’larını yetiştirmek Bugün bizlere düşen görev, Aziz Sancar’ın başarılarıyla gurur duymakla sınırlı kalmamalıdır. Onun bilimsel merakını, çalışma disiplinini, kararlılığını ve eğitime verdiği önemi gelecek nesillere aktarabilmeliyiz. Özellikle kız çocuklarımızın ve gençlerimizin eğitimine daha fazla önem vermeli, imkânları sınırlı bölgelerdeki yetenekli çocuklarımızın önünü açmalıyız. Bilimin dili evrenseldir. Başarının doğum yeri, sınırı ve ayrıcalığı yoktur. Mardin’in Savur ilçesinden bir Nobel bilim insanı yetişebiliyorsa, Anadolu’nun ve ülkemizin her köşesinden yeni bilim insanları da yetişebilir. Yeter ki çocuklarımıza inanalım, onlara fırsat tanıyalım ve hayallerinin önüne engeller koymayalım. Son söz: Bir insanın en büyük mirası.   Aziz Sancar’ın en büyük mirası yalnızca Nobel Ödülü, bilimsel makaleleri veya adına açılan müze değildir. Onun asıl mirası, bir çocuğun yüreğine yerleştirdiği “Ben de başarabilirim” inancıdır. Savur’daki tarihî evin bilim ve kültür adına kapılarını açması, geçmişe duyulan saygının geleceğe yapılan yatırımla buluşmasıdır. Bu anlamlı eserin hayata geçirilmesinde emeği geçen Kültür ve Turizm Bakanlığımıza, yerel yöneticilerimize, bilim ve eğitim dünyasının temsilcilerine ve katkı sağlayan herkese teşekkürlerimizi sunarız. Kıymetli hocamız Prof. Dr. Aziz Sancar’ı bilim dünyasına kazandırdığı değerler, gençlere verdiği destek ve ülkemize yaşattığı gurur nedeniyle gönülden kutluyoruz. Unutmayalım ki bir ülkenin gerçek zenginliği, yetiştirdiği bilim insanları ve onların izinden yürüyen aydınlık nesillerdir. Çünkü bilim, bir insanın zihninde doğar; fakat bir milletin geleceğini aydınlatır. Savur’da yanan bu bilim ışığının bütün ülkemizi aydınlatması dileğiyle…. Doç. Dr. Yüksel Turğut Akın Sosyolog - Pedagog- Araştırmacı Yazar
Ekleme Tarihi: 23 Ekim 2026 -Cuma

SAVUR’DAN NOBEL’E: AZİZ SANCAR’IN BİLİM, VEFA VE İNSANLIK MİRASI..

Doç. Dr. Yüksel Turğut Akın yazdı...

 

SAVUR’DAN NOBEL’E: AZİZ SANCAR’IN BİLİM, VEFA VE İNSANLIK MİRASI

Bir bilim insanının başarısı, yalnızca kazandığı ödüllerle değil, ardında bıraktığı umutlarla ölçülür.

Bazı insanlar başarılarıyla tarihe geçer, bazıları ise insanlığa bıraktıkları değerlerle gönüllerde yer edinir. Prof. Dr. Aziz Sancar, bu iki özelliği bir arada taşıyan, milletimizin yetiştirdiği kıymetli bilim insanlarından biridir.

Mardin’in kadim ilçesi Savur’dan dünyanın en saygın bilim çevrelerine uzanan hayatı, yalnızca bir başarı hikâyesi değildir. Bu yolculuk; azmin, sabrın, eğitimin, çalışkanlığın ve köklerine bağlılığın evrensel bir örneğidir.

2015 yılında Nobel Kimya Ödülü’ne layık görülen Aziz Sancar, DNA onarımı üzerine yaptığı çalışmalarla insanlığın bilimsel birikimine önemli katkılar sunmuştur. Ancak onun hikâyesini daha anlamlı kılan, bilimsel başarısını gelecek nesillere duyduğu sorumlulukla birleştirmesidir.

2016 yılında yaptığı açıklamada, Nobel Ödülü’nden kendisine kalan 315 bin doları ABD’deki Carolina Türk Evi’ne bağışladığını ifade etmiştir. Bu davranış, gerçek başarının yalnızca kişinin kendi hayatını değiştirmesiyle değil, başkalarının hayatına da ışık tutmasıyla anlam kazandığını göstermektedir.

Savur’da bir ev, dünyaya açılan bir bilim kapısı

21 Ekim 2026 tarihinde Mardin’in Savur ilçesinde anlamlı bir gelişme yaşandı. Prof. Dr. Aziz Sancar’ın doğup büyüdüğü tarihî konak, Kültür ve Turizm Bakanlığının yürüttüğü restorasyon çalışmalarının ardından Aziz Sancar Müzesi olarak ziyarete açıldı.

Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla gerçekleştirilen açılış töreninde Prof. Dr. Aziz Sancar da yer aldı.

Bu tarihî yapı artık yalnızca geçmişin hatıralarını taşıyan bir aile evi değil; bilimin, emeğin, azmin ve başarının gelecek kuşaklara aktarılacağı bir kültür mirasıdır.

Müzede Aziz Sancar’ın yaşamına ait fotoğraflar, diplomalar, bilimsel çalışmalarına ilişkin belgeler, tıp aletleri, ödüller ve kişisel hatıralar sergilenmektedir. Yapının diğer bölümlerinin ise okuma salonu ve bilim merkezi olarak değerlendirilmesi planlanmaktadır.

Bir zamanlar küçük bir çocuğun hayaller kurduğu bu evin, bugün başka çocukların hayallerine kapı açacak olması son derece anlamlıdır. Dün bir çocuğun dünyayı değiştirme hayaliyle büyüdüğü ev, bugün binlerce çocuğun geleceğe umutla bakabileceği bir bilim yuvasına dönüşmektedir.

Bir müze, bir milletin geleceğine bırakılan emanet

Bir sosyolog ve pedagog olarak özellikle vurgulamak isterim ki çocuklarımızın ve gençlerimizin yalnızca başarılı insanların isimlerini öğrenmeleri yeterli değildir. Bu insanların hangi şartlarda yetiştiklerini, hangi zorluklarla mücadele ettiklerini ve başarıya ulaşmak için nasıl emek verdiklerini de bilmeleri gerekir.

Başarı hikâyeleri doğru anlatıldığında, çocukların özgüvenini güçlendiren önemli eğitim araçlarına dönüşür. Savur’daki Aziz Sancar Müzesi’ni bu açıdan son derece kıymetli buluyorum.

Mardin’in bir köyünde, ilçesinde veya mahallesinde büyüyen bir çocuk bu müzeyi ziyaret ettiğinde kendisine şu soruyu sorabilmelidir:

“Aziz Sancar başardıysa ben neden başaramayayım?” 

Bir çocuğun zihninde oluşan bu umut, bazen en büyük yatırımlardan bile daha değerlidir. Bu nedenle müzenin yalnızca ziyaret edilen bir mekân olarak kalmaması; öğrencilerin bilimle buluştuğu, araştırmaya teşvik edildiği ve yeteneklerini keşfettiği yaşayan bir eğitim merkezine dönüşmesi büyük önem taşımaktadır.

Vatan sevgisi sözde değil, eserde yaşar

Aziz Sancar’ın yaşamı, vatan sevgisinin yalnızca güzel sözlerle ifade edilmediğini göstermektedir.

İnsan doğduğu topraklardan binlerce kilometre uzaklaşabilir, dünyanın farklı ülkelerinde yaşayabilir ve büyük başarılara ulaşabilir. Ancak önemli olan, yetiştiği toplumla bağını koparmaması ve sahip olduğu bilgi birikimini insanlığın yararına sunabilmesidir.

Aziz Sancar’ın Amerika’daki Carolina Türk Evi’ne verdiği destek ile Savur’da adına açılan müze, aynı büyük hikâyenin iki anlamlı parçasıdır. Biri dünyanın öteki ucunda Türk kültürünün ve gençlerin gelişiminin desteklenmesine katkı sunarken, diğeri doğduğu topraklarda yeni nesillere bilim sevgisi aşılayacaktır.

Carolina Türk Evi ile Savur’daki Aziz Sancar Müzesi, farklı coğrafyalarda aynı ortak değeri yaşatmaktadır: Eğitim, bilim ve gelecek nesillere duyulan sorumluluk.

Geleceğin Aziz Sancar’larını yetiştirmek

Bugün bizlere düşen görev, Aziz Sancar’ın başarılarıyla gurur duymakla sınırlı kalmamalıdır. Onun bilimsel merakını, çalışma disiplinini, kararlılığını ve eğitime verdiği önemi gelecek nesillere aktarabilmeliyiz.

Özellikle kız çocuklarımızın ve gençlerimizin eğitimine daha fazla önem vermeli, imkânları sınırlı bölgelerdeki yetenekli çocuklarımızın önünü açmalıyız.

Bilimin dili evrenseldir. Başarının doğum yeri, sınırı ve ayrıcalığı yoktur. Mardin’in Savur ilçesinden bir Nobel bilim insanı yetişebiliyorsa, Anadolu’nun ve ülkemizin her köşesinden yeni bilim insanları da yetişebilir.

Yeter ki çocuklarımıza inanalım, onlara fırsat tanıyalım ve hayallerinin önüne engeller koymayalım.

Son söz: Bir insanın en büyük mirası.  

Aziz Sancar’ın en büyük mirası yalnızca Nobel Ödülü, bilimsel makaleleri veya adına açılan müze değildir. Onun asıl mirası, bir çocuğun yüreğine yerleştirdiği “Ben de başarabilirim” inancıdır.

Savur’daki tarihî evin bilim ve kültür adına kapılarını açması, geçmişe duyulan saygının geleceğe yapılan yatırımla buluşmasıdır.

Bu anlamlı eserin hayata geçirilmesinde emeği geçen Kültür ve Turizm Bakanlığımıza, yerel yöneticilerimize, bilim ve eğitim dünyasının temsilcilerine ve katkı sağlayan herkese teşekkürlerimizi sunarız.

Kıymetli hocamız Prof. Dr. Aziz Sancar’ı bilim dünyasına kazandırdığı değerler, gençlere verdiği destek ve ülkemize yaşattığı gurur nedeniyle gönülden kutluyoruz.

Unutmayalım ki bir ülkenin gerçek zenginliği, yetiştirdiği bilim insanları ve onların izinden yürüyen aydınlık nesillerdir. Çünkü bilim, bir insanın zihninde doğar; fakat bir milletin geleceğini aydınlatır.

Savur’da yanan bu bilim ışığının bütün ülkemizi aydınlatması dileğiyle….

Doç. Dr. Yüksel Turğut Akın
Sosyolog - Pedagog- Araştırmacı Yazar

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve akturkhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.