
Dç.Dr. Yüksel Turğut Akın Yazdı..
ÜÇ DEVLET ADAMI, BİR TARİHÎ KIRILMA: HİZMETTEN YASSIADA’YA, YASSIADA’DAN İDAMA”
Menderes döneminde tarımın makineleşmesi, çiftçinin kredi ve üretim imkânlarının geliştirilmesi, karayollarının yaygınlaştırılması, sulama tesisleri, barajlar, enerji yatırımları ve altyapı çalışmalarının hızlandırılması dönemin belirgin kalkınma başlıkları arasında yer aldı. Bu döneme baktığımızda, özellikle Anadolu insanının gündelik hayatına dokunan bir kalkınma anlayışını görüyoruz.
Çünkü kalkınma yalnızca büyük şehirlerde yükselen yapılar değildir. Köyüne yol ulaşan çiftçinin ürününü pazara götürebilmesi de kalkınmadır. Tarlanın suyla buluşması, üreticinin makine kullanabilmesi, şehirlerin ve köylerin birbirine bağlanması da kalkınmadır. Adnan Menderes döneminin en güçlü izlerinden biri, devlet hizmetlerinin Anadolu’nun daha geniş kesimlerine ulaştırılmasına verilen önemdir.
Ancak o dönemi yalnızca Adnan Menderes üzerinden anlatmak eksik kalır. Onunla aynı siyasi kaderi paylaşan Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan da Türkiye’nin yakın tarihinde önemli görevler üstlenmiş iki devlet adamıdır.
Fatin Rüştü Zorlu, dış politika ve diplomasi alanında görev yapmış, Demokrat Parti hükümetlerinde Dışişleri Bakanlığı görevini yürütmüştür. Hasan Polatkan ise Maliye Bakanı olarak devletin maliye ve ekonomi politikalarının yürütülmesinde sorumluluk üstlenmiştir. TBMM kaynaklarında da Zorlu’nun Dışişleri Bakanı, Polatkan’ın ise Maliye Bakanı olduğu ve her ikisinin de Menderes ile birlikte Yassıada yargılamaları sonucunda ölüm cezasına mahkûm edildiği belirtilmektedir.
27 Mayıs 1960 askerî müdahalesinin ardından başlayan Yassıada yargılamalarının sonunda verilen idam hükümlerinden üçü infaz edildi. Fatin Rüştü Zorlu ile Hasan Polatkan 16 Eylül 1961’de, Adnan Menderes ise 17 Eylül 1961’de idam edildi.
Aradan geçen yıllara rağmen bu üç ismin birlikte anılması tesadüf değildir. Çünkü onların hikâyesi yalnızca üç siyasetçinin hayat hikâyesi değil, Türkiye’nin demokrasi tarihindeki önemli bir kırılma noktasının da hikâyesidir.
Geçmişe baktığımda, siyasi görüşler ve dönemler değişse de bir gerçeğin değişmemesi gerektiğine inanıyoruz: Siyasi iradenin ve iktidarın meşruiyet zemini millet, hukuk ve sandık olmalıdır. Demokrasiye sahip çıkmak, yalnızca seçim günlerinde oy kullanmak değil; millet iradesinin hukuk dışı müdahaleler karşısında korunmasını da savunmaktır.
Adnan Menderes’in devlet ve millet için yaptığı hizmetleri, Fatin Rüştü Zorlu’nun diplomasi alanında üstlendiği sorumlulukları ve Hasan Polatkan’ın maliye yönetimindeki görevlerini değerlendirirken; yaşadıkları dönemin bütün yönleriyle ele alınması gerektiğini düşünüyoruz. Tarih, yalnızca övgülerden veya eleştirilerden ibaret değildir. Tarih, geçmişten ders çıkararak geleceğe daha sağlam adımlarla yürüyebilmenin hafızasıdır.
Bugün onları anarken, aynı zamanda demokrasinin, hukukun üstünlüğünün ve millet iradesinin kıymetini yeniden hatırlıyoruz.
Adnan Menderes’i, Fatin Rüştü Zorlu’yu ve Hasan Polatkan’ı rahmet, saygı ve dualarla yâd ediyor. Ruhları şad, mekânları cennet olsun.
Tarihe Not:
“ Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan; Türkiye’nin siyasi tarihinde derin izler bırakmış isimlerdir. 27 Mayıs 1960 askerî darbesinin ardından Yassıada’da yargılanmış; Zorlu ve Polatkan 16 Eylül 1961’de, Menderes ise 17 Eylül 1961’de idam edilmiştir.
Tarih yalnızca insanların yaptıklarını değil, onlara yapılanları da kaydeder. Geçmişi hatırlamak; demokrasinin, hukukun ve millet iradesinin değerini gelecek nesillere aktarmaktır.”
Doç. Dr. Yüksel Turğut Akın
Sosyolog -Pedagog - Araştırmacı Yazar
Doğu ve Güneydoğu Kültür ve Sanat Derneği
Kadın Kolları Genel Başkanı
